Bugünden 1930'a 5,504,180 adet makale



Katalog


«
»

Çarşamba 27 Aralık 2017 Turhan Günay haber EDİTÖR: HAKAN AKARSU / BURAK YURTTAŞ TASARIM: SERPİL ÜNAY 13 İTİRAFI YALANLADI Muhalifi Içtihat çok tutukla, AKP’li vekile dokunma Enver Aysever’e Twitter’dan karar yok hakaretedenAKP’liTuran hakkındaki soruşturmada üç kez takipsizlik kararı verildi AYM 1. Bölüm, Turhan Günay Dosyasını genel kurula sevk etti Anayasa Mahkemesi (AYM) Birinci Bölüm, Cumhuriyet davası kapsamında yaklaşık 9 ay tutuklu kalan gazetemiz Kitap Eki’nin Yayın Yönetmeni Turhan Günay’ın yaptığı bireysel başvuruyu karara bağlamak yerine genel kurula sevk etti. Bölüm, tutuklu Zaman gazetesi yazarı Şahin Alpay’ın hak ihlali başvurusunu da genel kurula yolladı. Bölümün, AYM’nin ifade ve basın özgürlüğü konusunda çok sayıda iç tihadı olmasına karşın karar vermemesi nedeniyle başta Cumhuriyetçiler olmak üzere benzer durumdaki çok sayıda gazeteci tutuklu kalmaya devam ediyor. Cumhuriyet soruşturması kapsamında 4 Kasım 2016’da tutuklanan ve 28 Temmuz 2017’de tahliye edilen Turhan Günay, 26 Aralık 2016 tarihinde Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuruda bulunmuştu. Günay, tutuklamanın hukuki olmaması kişi hürriyeti ve güvenli ği hakkının; tutuklamaya konu suçlamaların ifade özgürlüğü ve basın hürriyeti kapsamındaki eylemlere ilişkin olması nedeniyle de ifade ve basın özgürlüğünün ihlal edildiğini bildirmişti. AYM’ye savunma gönderen Adalet Bakanlığı ise sanki darbeyi Günay yapmış gibi gerekçeler öne sürerken, somut olayın koşullarında başvurucunun ifade özgürlüğünün ihlal edilmediğini öne sürmüştü. AYM Birinci Bölüm, başvurunun üzerinden tam bir yıl sonra dün yaptığı toplantıda Günay’ın başvurusunu karara bağlamadı. Bölüm, bunun yerine dosyayı genel kurula sevk etti. Oysa AYM’nin arşivinde kişi hürriyeti ve güvenliği ile ifade ve basın hürriyeti konusunda çok sayıda içtihat niteliğinde karar var. Buna karşılık bölümün inisiyatif alarak karar vermemesi, tutuklu gazeteciler sorununun sürmesine neden oldu. l ANKARA / Cumhuriyet Gazeteciliğe tehditAGİT Medya Temsilcisi Désir’den Şık’ın salondan çıkarılmasına tepki: DÜNYA, ŞIK’I KONUŞTU Bu, baskının sembolü Cumhuriyet davasının önceki gün görülen ve 9 Mart’a ertelenen duruşması dış basında yankı buldu. Spiegel’in Cumhuriyet davası haberinde, Ahmet Şık’ın mahkeme salonundan çıkarılması “skandal” ifadesiyle değerlendirildi. Haberde davanın politik bir dava olarak görüldüğü vurgulandı. DW’nin haberinde ise Şık’ın “Gün gelecek sizde yargılanacaksınız. Umarım siz kendiniz gibi bir mahkemede yargılanmazsınız” sözlerine yer verildi. Britanya’nın Times gazetesinin haberinde ise Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın sivillere ceza muafiyeti getiren KHK ile gücünü artırdığı belirtilirken, eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün de KHK’ye karşı çıktığı kaydedildi. Reuters davayla ilgili haberinde darbe girişiminin ardından 150 binden fazla kişinin işinden edildiğini kaydetti. AFP’nin haberinde ise Erdoğan’ı en çok eleştiren gazete olan Cumhuriyet’in yayımladığı haberlerle Cumhurbaşkanı’nı kızdırdığı ifade edildi. Haberde, avukat Gülendam Şan Karabulutlar’ın “Davanın Türkiye’de ifade özgürlüğünü susturmaya yönelik bir girişim olduğu, gazetecilere yönelik baskının sembolü olduğu” yönündeki sözlerine yer verildi. ÖZGÜR GÜNDEM DAVASI Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) Basın Öz gürlüğü Temsilcisi Harlem Désir, Cumhuriyet yazar ve yöneticileri ne yönelik dava duruşmasında Ah met Şık’ın salondan çıkarılmasına tepki gösterirken “Bu dava an lamlı gazeteciliğe ve ülkede ki eleştirel tartışmalara teh dit” dedi. Türkiye’de gazetecile rin serbest bırakılması için ısrarlı çağrıları nı tekrarlayan Désir, yaptığı yazılı açık lamada, “Bu dava gazete cilere ve on ların sevdik lerine büyük zorluklar ya Harlem Désir şatıyor ve umutsuzluğa itiyor. Bu dava, ülkedeki anlamlı gazetecilik ve eleştirel tartışmalar için büyük bir tehdit yaratırken, Türkiye’deki kamusal tartışma ve demokratik sürece güveni de zayıflattı” dedi. Bas kılar sonucu gazetemize yönelik ekonomik baskıya da işaret eden Désir, Şık’ın hâkim kararıyla duruşma salonundan çıkarılmasının duruşma sırasında duyguları provoke ettiğini belirtti. Désir, şöyle konuştu: “Cumhuriyet gazetesi çalışanlarının bir yıldan uzun süredir haksızca tutukluluk hallerinin sürmesi ve suçlandıkları bu ciddi konular hakkında hiçbir ka nıt olmaması sebebiyle yetkililere bu davaya bir son verilmesi çağrımı yineliyorum. Ahmet Şık ve iş arkadaşları gibi gerçek habercilik yapan insanların özgürlüklerini ellerinden almak yerine onların yaptığı bu önemli iş korunmalı.” ‘Korkunç gerçek’ Eleştirel görüşlere karşı uzun tutukluluk sürelerinin Türkiye’deki gazeteciler için “korkunç gerçek” olduğunu belirten Désir, bunun basın ve ifade özgürlüğünü kısıtladığına işaret etti. Baskılar sonucu gazetemize yönelik ekonomik zorluklara da dikkat çeken Désir, “Cumhuriyet, terörizmle veya 15 Temmuz’daki darbe girişimiyle ilgisi olmayan, tanınmış, bağımsız ve özgür bir gazetedir” dedi. l ANKARA / Cumhuriyet Davanın ardından duruşmaya katılan CHP ve HDP’li vekiller ile yurtiçi ve yurtdışından hak örgütleri temsilcileri, adliye önünde basın açıklaması yaptı. ALİCAN ULUDAĞ Dokunulmazlıkların kaldırılmasının ardından muhalefet milletvekillerine çok sayıda dava açan, tutuklama kararı veren yargı, AKP söz konusu olunca “dokunmamakta” ısrar etti. Gazeteci Enver Aysever’e Twitter’da “gerizekâlısın” diyerek hakaret eden AKP Grup Başkan Vekili Bülent Turan hakkında hakaret suçundan yapılan soruşturmada üst üste 3 kez takipsizlik kararı verildi. AKP’li Turan, Twitter’da “Cehaletin kutsandığı ülkemde bayalığa tutsak insanlar yetiştiriliyor. Yarın okullar değil, imam hatipler açılıyor!” diye yazan Enver Aysever’e 2014 yılında “Tam bir gerizekâlısın” diye yazarak hakaret etti. Yapılan suç duyurusu üzerine soruşturma başlatan savcılık, Twitter’ın merkezinin ABD olması nedeniyle Bülent Turan adlı şüphelinin tespitinin mümkün olmadığı gerekçesiyle takipsizlik kararı verdi. Savcılık, Bülent Turan’ın fotoğrafı ve paylaşımından AKP milletvekili olduğunu da anlayamadı. Ancak Aysever’in açtığı tazminat davasında da savunma gönderen Bülent Turan’ın avukatı, hesabı doğruladı. Bu itirafı kullanan Avukat İrem Çiçek, takipsizlik kararına itiraz etti ve yeniden soruşturma açıldı. Savcılık, bunun üzerine milletvekili olan Bülent Turan hakkında fezleke düzenleyerek, Adalet Bakanlığı’na gönderdi. 20 Mayıs 2016’da milletvekili dokunulmazlığının kaldırılmasının ardından dosya tekrar açıldı. Savcıya ifade veren Bülent Turan, avukatının itirafına karşın hakaretin yapıldığı 122 bin takipçili hesabın kendisine ait olmadığını, 700 takipçili @bturanofis hesabını kullandığını iddia etti. Turan, avukatına bu hesabı kabul etmesi yönünde bir talimatının da olmadığını öne sürdü. İfade üzerine savcı, ikinci kez takipsizlik kararı verdi. Üçüncü takipsizlik Aysever’in avukatı, bir kez daha karara itiraz etti. Mahkeme “eksik delil toplandığı” gerekçesiyle takipsizlik kararını kaldırdı. Tekrar soruşturma başlatan başsavcı vekili İsmail Değirmenci, dava açmak yerine dosyayı 19 Aralık 2017’de yeniden kapattı. Takipsizlik kararının gerekçesinde, soruşturma konusu tweet’in paylaşıldığı 2014’ten itibaren 3 yıl geçtiği, şikâyet edilen Bülent Turan’ın 2011’den bu yana milletvekili olarak görev yapması nedeniyle, makam odası, bilgisayar ve cep telefonlarının değişme durumundaki sıklık göz önüne alındığında, tweet’in paylaşıldığı bilgisayar, cep telefonu gibi araçların tespitinin hemen hemen imkânsız olduğu, fiili imkânsızlık hali nedeniyle tespitin mümkün olamayacağı öne sürüldü. l ANKARA Christophe Deloire Erol Önderoğlu Söze müdahale endişe verici KHK ile kapatılan Özgür Gündem gazetesi ile dayanışma amacıyla başlatılan “Nöbetçi Genel Yayın Yönetmenliği” kampanyasına katıldıkları için 10 gün tutuklu kalan Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü (RSF) Türkiye Temsilcisi Erol Önderoğlu, Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) Başkanı Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı ve yazar Ahmet Nesin’in yargılandığı dava 18 Nisan 2018’e ertelendi. İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde dün görülen duruşmayı HDP Milletvekili Garo Paylan, RSF Almanya Temsilcisi Christian Mihr, RSF Genel Seketeri Christophe Deloire, RSF Doğu Avrupa Temsilcisi Johann Bihr ve hak savunucuları takip etti. Duruşmada beyanda bulunan Önderoğlu, Cumhuriyet davasının 5. duruşmasında, Ahmet Şık’ın savunmasının kesilmesini “endişe verici bir müdahale” olarak yorumladı ve kesin karar çıkana dek herkesin masum olduğunu vurgulayarak, bu tür müdahalelerin son bulmasını istedi. Fincancı ise beyanında, “Yargının bu tür davalardaki ifade özgürlüğünü ve savunma hakkını ihlal edici tutumu biz insan hakları savunucuları için de kaygı verici” diye konuştu. Mahkeme, Anayasa Mahkemesi’ne başvuru talebinin reddine karar vererek duruşmayı erteledi. ‘Amaç, üniversiteleri ortadan kaldırmak’ Barış Bildirisi imzacısı akademisyenlerin davası 18 Nisan’a ertelendi. CHP’li Yarkadaş barış istemenin suç olamayacağını dile getirdi Doğu ve Güneydoğu Anadolu’daki çatışmalı sürecin sonlandırılması için Barış Bildirisine imza atmaları nedeniyle bir süre tutuklu kalan akademisyenler Esra Mungan, Meral Camcı, Kıvanç Ersoy ve Muzaffer Kaya’nın yargılandığı dava 18 Nisan 2018’e ertelendi. İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın dünkü altıncı duruşmasında, Mungan’ın avukatı Meriç Eyüboğlu, savcının talebi üzerine Adalet Bakanlığı’nın akademisyenlerin Türk Ceza Kanunu’nun 301. maddesinde düzenlenen “Türk milletini, Türkiye Cumhuriyeti devletini, devletin kurum ve organlarını aşağılama” suçlamasından yargılanmaları için verdiği izin yazısını alamadıklarını bu yüzden yazının istenmesini talep etti. Mahkeme, yazının bakanlık bürosundan sorulmasına, döndü ise gönderilmesinin istenmesine karar verdi. ‘AKP’li olmayan suçlu’ CHP İstanbul Milletvekili Barış Yarkadaş, dava sonrası Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi önünde yaptığı açıklamada, barış istemenin dünyanın hiçbir yerinde suç olarak görülemeyeceğini belirterek, “Akademisyenler ne yapsaydı? Kanlı bir savaş çığırtkanı mı olsalardı?” diye sordu. Dava için adliyede buluşanlara, CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu ile HDP İstanbul milletvekili Garo Paylan, Aachen Barış Ödülü Komitesi’nden Denis Dreisbusch, PEN International’dan Laurens Hueting, Brüksel Özgür Üniversite’den Thomas Berns de destek verdi. Davanın ertelendiğini kaydeden Yarkadaş, “Akademisyenlere dört ay daha çile çektirecekler. AKP iktidarı, tıpkı 12 Eylül generalleri gibi barış isteyenleri yargılatıyor. Bu davalar, OHAL rejimi ve KHK’ler hukuk devletinin diri diri gömülmesidir. AKP, toplumun neredeyse tamamıyla kavgalı hale geldi. Gazeteciler, yazarlar, aydınlar, akademisyenler, mimarlar, mühendisler, milletvekilleri, belediye başkanları adliye koridorlarından çıkamıyor. AKP’li olmayan herkes, potansiyel suçlu olarak görülüyor” diye konuştu. 1300’e yakın akademisyenin, düşüncelerini ifade ettiği için işinden atıldığını ve yargılandığını belirten Yarkadaş, “AKP bu kişileri işten atarak, üniversiteyi ortadan kaldırıp medrese eğitimine dönmenin zeminini hazırlıyor” ifadelerini kullandı. l İSTANBUL/Cumhuriyet Hıfzı Topuz Aydınlanma Ödülü Hıfzı Topuz’un Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Be şiktaş Şubesi’nin Atatürk Devrimi’nin ve Atatürkçü düşüncenin yerleşmesine katkıda bulunan kültür, sanat ve bilim insanlarına verdiği “Aydınlanma Ödülü” bu yıl gazeteciyazar Hıfzı Topuz’a verildi. Bahçeşehir Üniversitesi Beşiktaş Yerleşkesi Fazıl Say Konferans Salonu’nda Bakırköy Belediyesi ile Bahçeşehir Üniversitesi desteğiyle gerçekleştirilen tören, Atatürk, Kubilay ve aydınlanma mücadelesinde yitirdiklerimiz için bir dakikalık saygı duruşuyla başladı. Açılış konuşmasını yapan ADD Şube Başkanı A.İlhan Gülek, “Kubilay’ın şehit edildiği günün 87. yılında da aydınlanma ateşi sönmedi. Bu uzun soluklu mücadeleyi kazanacağız” dedi. Gazetemiz imtiyaz sahibi ve Cumhuriyet Vakfı Başkanı Orhan Erinç ise “Aydınlanma mücadelesinde yazarlarımız öldürüldü, hapsedildi. Hâlâ hapiste olan arkadaşlarımız var. Bu mücadeleyi yılmadan, korkmadan, bedeller ödeme pahasına sürdüreceğiz” diye konuştu. Ödülünü Gülriz Sururi ve Mehmet Aksoy’un elinden alan Hıfzı Topuz, “Bugünler geçecek ve zafer devrimcilerin, Atatürkçülerin olacaktır” ifadelerini kullandı. l Haber Merkezi C MY B
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog