Bugünden 1930'a 5,490,587 adet makale



Katalog


«
»

Salı 26 Aralık 2017 EDİTÖR: OLCAY BÜYÜKTAŞ TASARIM: FUNDA YAŞAR ER dizi 7 RİSKLERİN GÖLGESİNDE EKONOMİ 3 Koç Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Demiralp, bazı yatırım fonu temsilcilerine şirketleri tarafından OHAL nedeniyle ziyaret yasağı getirildiğini söyledi OLCAY BÜYÜKTAŞ olcay@cumhuriyet.comtr Ekonomist Selva Demiralp: Yatırımlar yüksek faizler Yatırımı yüksek nedeniyle değil, jeopolitik riskler ve belirsizlikler nedeniyle yapılmıyor. Enflasyondaki gidiş umut verici değil, bu seneyi çift hane, 2018’i de yüksek tek hanede kapatacağız... faiz değil, riskler etkiliyor Yıl sonu görüşlerini gazetemizle paylaşan Prof. Dr. Selva Demiralp, “Kasım ayı enflasyon raporunda Merkez Bankası 2017 için enflasyon tahminini yüzde 9.8, 2018 için enflasyon tahminini de yüzde 7’ye yükseltti. 2017 için zaten geriye çok az bir süre kaldığı için söz konusu rakam bir tahminden ziyade mevcut gö enflasyon rakamı ile kapatmamız artık kesinleşti. 2017 yılını iki haneli bir enflasyon rakamı ile kapatmamız durumunda ise 2018 yılında bu rakamın yüzde 7 gibi bir seviyeye inmesi ciddi bir dezenflasyon süreci gerektiriyor. Hatta 2018’de de yüksek tek haneli rakamlarda kapatmamız ihtimali artı nelik olarak verdiğiniz sinyallerle de bu kararlılığı ispatlamanız ve duruşunuzun değişmeyeceğine piyasaları ve halkı inandırmanız lazım. Bu algının mevcut Geç Likidite Penceresi (GLP) uygulaması ile çeliştiğini düşünüyorum. Bu politikanın “geçici olması” seçilme sebebi olarak açıklandı. Oysa ki Türkiye’nin enflasyon mücadelesinde Türkiye’de yatırımların temel belirleyicisinin faiz olduğuna inanıldığından yatırımları artırabilmek için yapılması gereken yeğane şeyin de faizleri düşük tutmak olduğu düşünülüyor. Oysa faiz oranı yatırımları belirleyen faktör lerden sadece bir tanesidir. Bunun yanında enflasyon, jeopolitik riskler, ülkeye yönelik genel algı, rekabet ortamı, teknolojik yenilikler gibi daha bir sürü faktör yatırım kararlarını etkiler. Eğer yatırımla rünümü yansıtıyor diyebilirdik. An yor” dedi. geçici değil kalıcı önlemler gerekiyor. rı bu bütünlük içerisinde görmez ve salt cak o bile tutmayacak görünüyor. Ge Enflasyonla mücadele bir kararlı Aksi takdirde mevcut algıyı kırmaçen hafta açıklanan kasım ayı enflas lık gerektiriyor. Sadece şu anda atmış nız ve düşük bir enflasyon beklentisi Enflasyonlayon verileri ile bu seneyi iki haneli bir olduğunuz adımlarla değil ileriye yö oluşturabilmeniz mümkün değil” dedi. Prof. Dr. Selva Demiralp’in para politikası üzerine yaptığı araştırmalar, TÜBİTAK’ın birçok araştırma fonu yanında Avrupa Komisyonu International faiz oranına odaklanırsak yanıltıcı sonuçlar alabiliriz. Son dönemde yatırımlarda gördüğümüz zayıflamanın önemli bir sebebinin de bu olduğunu düşünüyorum. n Uygulaması devam eden OHAL, çalışma yaşamını ve yatırım ortamını nasıl etkiliyor? OHAL özellikle dış algı konusun Outgoing Fellowship da Türkiye ile ilgili belirsizlikleri ar mücadelede (IOF) gibi zorlu fonlar tarafından desteklendi. Makaleleri önde gelen ekonomi dergilerinde yayımlandı. tıran bir faktör. Az önce de bahsettiğim gibi yatırımcı belirsizlik ortamını sevmiyor. Buna ilave olarak OHAL durumu nedeni ile bazı yatırım fonu temsilcilerinin Türkiye’ye ziyaret yapmalarının şirketleri tarafından yasaklandığını duyuyoruz. Bu du rum elbette yatırım ortamını daha da olum KARARLILIK ŞARTsuzetkiliyor. n Enflasyonda n En önemli öncelik nedir? ratması ve işsizliği azaltması beklenir. Son dö ki sonuçlar çalı Kanımca makroekonomik açıdan en bü nemde Türkiye’de bu kuralı yeterince gözlem şan kesimleri ve yük kırılganlıklarımızdan birisi olan enflas leyemiyoruz. Üçüncü çeyrek için yüzde 8 civa iş dünyasını nasıl yon probleminin çözülmesi yakın vadede en rında bir büyüme beklenirken bu dönemde iş etkiliyor ve nasıl önemli önceliğimiz olmadılır. Bunu bir mil sizlik oranı ancak yüzde 11.1’den yüzde 10.8’e etkileyecek? li seferberlik olarak da düşünmek mümkün. inebildi. Enflasyon öncelikle Faizlerin bugün bir parça yükselmesi elbet Son dönemdeki rakamları incelediğimizde geliri enflasyona pa te can yakıcıdır. Ancak bunu bir sonraki dö hem işgücüne katılım oranı hem de istihdam Merkez yıpratılmasınralel olarak artış gös nemdeki düşük faiz, büyüme ve refah artışı oranında hafif bir artış görüyoruz. Bunun bir Y TL CAZİP HALE GETİRİLMELİmrnhnsytlrrsrhttytbdnköyyytsmdmğlysŞerdttlsulmglkYaiieauııııeieeaiıaeeıenneıaaüüooaeeiuzuaaküıarnğyrnynarsrrnpisaeabetİEklavdrsıttnrnuafkükznotrıazfıidumyoşiıiylbadaılnloei.yiaeninaycmdhnnçnsgularçnasbligroyatlldoşökülaiabüuBodaiamofoıeimleeü.sririhnyfnüeeeezıırbınmlyazaaeevkyitpğücşaareyktaynldÇaycrül,lgtrltliuea1lümkomrnat.eatrütiıraiinoeekcnkgeiouseüıalyköüuıkznakrralenyrsm0teBdyzarbalroknyönziatıymhyisaanaesalniuıtsnrdnailiyesüdrutseiçherosiilatyendaodssrntladeüılfbıgmıkçriçaakletozfmüreaikirınaslnsyinıarzrüiüılileuddrlieirniilrcrenaürğmmoaandtı.raanuiernşiyisıfyizştdeiea.rğbiahaszazakhcımalsaBıznrakşneauynmosdeiesleaaüÖoeuiyilnrzailayıinfrbaıihkçmireruioükrzitnseknlnkonzsrtlimşdranbazclzotneıleııo.aryiadreaaeiilorüaaofntedmslaaıieceliln1dsgıir.kemr.irrhlmmatıünrzdnreyğpdınnrüpatıçla.içdgıneaerB0uYanıektaahlkdreşeııooialotiücölisYoşçgeelimaiaoı’brrnkouislndrüranübaiiikğrrurtkıymnilnlttüftssuleılarrlecirdeengzmia.arkiikaieuıeılenozebıı.egiotnyçnceadlmyğttmemahennenmşnrismrmintvçmEiıelüvnuümfiiagkınlsvkeairişeuıdtlieütleeensefanktdeifuauaesbelelkeliiybmaalşlbaklsalnirflruskasairzabczdkmayeiilfhiçiiieveekbfysurarsarzuaziirihkraeilieoknslsğeyıouoaselrinaançnitplinedreztliaiiyoyşnlenilszitdnoiatıiridluınövkfnyvrouiakuynmyyuiçgeçeanaradnaoçeltenianaiıağdiytuairuudlmeşınsdrsunekthkzrutasiuKeıruiasnıielıyeapbuıiaanpaadnelyitiudr0lsmug2yonimidcrbsirsaöittülçaçrürtraü.ca0nödiusııppo7.daibeekra.lmğşrtrukvnse1adiszüPir’Mn.srüa1ausaırpmlıyağ’lısMtricmöinıide2mfnaklkdnmykdadeeymituekninv0ıelsydöiaeıbeümdterübraszmtiykuşeenı0akiotiervormöknii1nryrirküdinrla3rakamey9yua.ikfyariösşrdroo.rzaskğdrni,aak0edkAzaçauüznüeıeMndaeurtnskyöyshamiöeeomn.znmtlliBşoçemdEyzelemrua ıadeçkaleaüv,dDğiçctEteeşaylümlalsnzbmaııişraafiiBiolıTmneşlitde.abeonzlşlerknkaiuykreimaotyübfüniülımlkğçEaıtaiiorlnskeüloieelıdminiBminban5amlrramn.tikizrbrkialnioanbnlnkrbşiçreödznliuakıermr2k’iayoBlir.eobütandelçukergsiieaaniaükisanidfnöryaiğz0lhınEdrrüddBamnykralgülyiısanilyrkksemrlaçnaa’ecoöanayithltuel1zönbcüohiayeaığliidie7ıbhğkbnükmüubşas,rdlksaooüısöinnıeekgeihusalsk’rkspe.smnelıoeatlaös2irdlyneöınirelniinaüıarekpbıeksvia’udtadrnTeelnnrnerzez0nonieelnbsdeearıaeimuneenoetiiilroüülmbMyainrtkireoyuui1çıalydsığösöksdblsmcı0kensbesrkaulbüiamzeabocstüiltıırbael.kaiznioşiaaşe’aazlemeelk.bralrnkyrnurnluaiuseskiduearim.rcnirpeemEyibyglobrydadırinkorzkenntnümlİscnladğyeiömuıedseaeiöasllermnkeşaridiunsoseeiodğtsçnntiohtğkre’çnpkviıebüsrizrdganenoüösahilaaöeaiekknoad1atairimsrlihzieiadelk7lrBzsğozmşsnçev?layeuavuenblkaıksaegıve0ıszlinaihrliirmvüniadraulüoyemzdezllşeremıklnauienıyfaslrmşrninrıambutauşaesbarüdibasıesakadriloçaisesk.yreüküeğoşritanatiduaoimaaryneabkililışloytrlztelesnğalkuymksbalneihüüdıellüııişnnpidaiinğtbiıalirildkimzkr’tşeşraiıemaşödinteiinrbıöenasslaagbmçdnrieıırıkrniirydneoniirişzzögnüi.lkoecşasylirlçoioneliiÖribnneimanğğıakklelaneüeooenlriilleiniyıdymeşldmctnaürşaçnmkaüiüeeıtmrdriNşeoeoiıhmtndğkaddkkrmasnıTleüamrgidmaeihaseinNioaöüzyrzeödıkçaeryaeğmdba.ndoomdlrioiekiıekikegeenrkrymleiktenknbe.mnöaggıkitcsiiieikc?kindaensleibteaaiviiieütrcketpiaşycgliilşeerzdfiiurvillkü.kdeetnetbiıikriişb.ilrlşeıneiGnYsrindrlligeıayeibdazJdişbiltaoleelnanelAakıiveToitldrhkycovaiıreBibüıoeyreBaaneinmvpiilılryğullryioşarmaçıkelooeebelt,aanoerzasilbtilbdhlarkyayyurüariaiidkDüttıurıelöölrlrrinkiaiaaiıoöy’inıknseş.kmrnlknkalnütlkdlneYueieeaaiiylkiıdkrlmrnlihilelgmkkranadyüaieirliıiismgödşknekrbvyykıeenüi.aömşarakrfaeeilıebsv.5bnmebarnskiarmllebmkearaıiteMtkAaedremesedşhmefüülealktatklmloölmmrgaviasTygabntkiiaöynresaiiz,ByneydrrbarvnnietyierıaşnöeiksrıüğehrnvodllysrsyaeöougselrnüüboiüılikeeesrdrugiTkiidaienei’rıiıtkeanndlzdegndkanzelzaiğiikaruşdtnLköeaardsevlegeetemy.liciaeleeelphüftieuçarelikleinibttedteüıelrtleikeaaayrkmktunr,iykrşalveoaüorkheokaailmzişhfeinaTıtmalllinıklüaenemmtoplyelpreyelaekaeealneübrahgTuaazad7ekfuueçitrnrbrkrüarlsdtbnrmydmddölsliosdLiyiarnnleeiraltitkeiehelkkrrrıaiaraemmk’nfkiveaaauaylknoetndnyeaamkn.ünkrimçiaaiioşkbnurynırdymneecokrzdt.rDzieıyatehslrbbeeiıaprpaaetlkrou.eeiiraıirzeDtıaHudloeizıkgjşkıtdikkadarmtgknbirpcaeoB.eşdmrp’yevztldılriuonikbervıtaeaaeem.brıeiıhlirlauşmlokköraao.aasteiçesik,iiarkGiilathsdmkltrtanaşızearnpnsoTttiırliantgeaiae.rrgeğnilalş.ianealsnSamebğarea:kmaüimeoıymelzlviiBrkaBknlıkkirueülknnnkmnsrYTianİrvaearleçfasrireuoiiaaadınbgmiieciakeallisşüsnellildmmiıHaaiaetrnbnbtiysmm,şerieşasnçiiçögzışğidimrtıbyejıkvnsabrı,rşinnuyoskA’ızlkılaanniüiıykriilarndudaneuehaıkaenlünşieamieeşeioyai,avaaecpntzryiıbiruçeezraieüfkanlyrdlaysşrköıtoourrüvrnlanıeieifüidytiyfkğlnrtoltihsbaüknsueeilaabamfzlvrnlfkke’agöüiımbynamaraeianrkya’riiraanmşceifıbedznergam?fehrüüuatpunzrflrliailmlredblyıaleyaanizalaazleeacieakeelemmymeraikdetoınağdkıskeiuatckğakarkırğratzabkütglsalrçidmgaırdipiasgiaplelikiğamkmdeMymkrni,ıeaoyiteemnoınrniedyakedtoiikçeıbammiauearynmbbütçzseıeudhlkldüyunıteidrayliarkabiığiaşluiaiaienpbnırarkakeşeimnaryn,rlsoadrmkuiktkmşlnaTbsauagrsrknetaaylg,ıcğpdglemeemaıcatrLerşetısöimn/s?ükb,easoaürrnıaoteğtııeız’lliTrtirlğituniunlkğraansomkeaısçdihysdrteeunmyüeşüktıBeik,rktemıklmdideayaaenaçnıınorunaeysmryeşalşTülnilakuaralihbkeıanirrlganadifodiınşneLdkinsnsteiii.nanieyrbalsmoytarekekyteaiziıüiiAitzlgaiyoetlııtunileianbççyöağaaenvlşaaldatştvhevetorzseae’artilblnaeeüjeysrzık.ueeelıaçnlb.ıı.lıirğetnniea’aaarergailsnkbniiBazaiBtmsılhyrnkılblltövrıgğseainmiçz,kıtuinuokndeeirtşeiaehçınaaaeedlıhensbdnreıariihhğdnddltlan.srbaidsdseilıetaıiıiiıaluht.arypöplinımımiazmbnkiılmnBğrdarroh.imai.iipulrirıırauetrzi.ümz. si gerekiyor. Uzun vadede bu saydığım maddelerin işler hale gelmesi n İşsizlik nasıl düşer? ni sağlayacak yapısal reformların uygulamaya sokulması gerekmektedir. Para politikası açısından yapılması gereken kısa vadede Mer Ekonomi sürdürülebilir bir büyüme patikasına oturduğu zaman işsizlik düşecektir ve oynaklığı da azalacaktır. Çünkü sürdürülebilir büyüme bugünden yarına ani sıçramalar olmayacağı anlamına gelir. Bu durum geleceğe olan güveni artırır. Bu güven de yatırımları destekleyerek ülkenin üretim potansiyelini yükseltir. Yani bugün ekonominin toplam üretim kapasitesi 5 fabrika ise bunu 7 fabrikaya çıkarır. Eğitim ve hukuk alanında gerçekleştirilmesi gereken reformlar bir taraftan işgücü kalitesini kez Bankası’nın bağımsız olduğuna dair algının oluşturulması uzun vadede ise enflasyonun hedefe çekilmesidir. Enflasyonun düşürülmesi kısa vadede daha yüksek faiz gerektirse de uzun vadede bu fedakârlığın sonucu fazlasıyla alınacaktır. Enflasyonun düştüğü bir ülkede cari açık azalacak, rekabetcilik ve yatırımlar artacak, sürdü artırırken bir taraftan da doğrudan yabancı yatırımları çekerek büyüme potansiyelimizi artıracaktır. rülebilir büyüme sağlanabilecektir. Enflasyon düşmeli n Cari açık bir başka sorunlu alanı oluşturuyor. Değerlendirmeniz ne olur? Türkiye’deki cari açık oranını benzer gelişmekte olan ülkelerle kıyasladığımızda bizdeki rakamın emsallerimizden daha yüksek olduğunu görüyoruz. Mesela 2015 itibarıyla cari açığın GSYH’ya oranı Brezilya’da yüzde 3.3, Hindistan’da 1.1, Endonezya’da 2, Güney Afrika’da 4.3 iken Türkiye’de bu oran yüzde 4.5. İthalata dayalı bir büyüme yapımız olduğu için büyümenin arttığı son dönemde cari açığın daha da artması olası. Cari açığın büyük olması dış borca olan bağımlılığa işaret ediyor. Bu da kur hassasiyetini artırıyor. Kurdaki hassasiyet bir sonraki aşamada kurdan büyümeye ve enflasyona olan geçişkenlikleri artırarak büyüme oranlarımızı daha oynak bir hale getiriyor. Enflasyonu tehdit ediyor. Bir taraftan da cari açığın yüksek olduğu bir ortamda Merkez Bankası para politikası uygularken finansal istikrarı göz önünde bulundurmak zorunda kalıyor. Bu durum ise sıkı para politikası bağlamında atılan adımları sınırlayabiliyor. Yani cari açık enflasyonla etkin mücadeleyi kısıtlıyor. Öncelikle sohbetin başından beri bahsettiğim ve kanımca Türk ekonomisinin en önemli kırılganlıklarından birisi olan enflasyonun düşürülmesi gerekiyor. Enflasyonun düşmesi TL cinsi borçlanmaya imkân sağlayarak döviz cinsi borca olan ihtiyacı azaltacaktır. Fiyat istikrarı bir taraftan geleceğe yönelik belirsizlikleri azaltırken bir taraftan da reel faizlerde istikrar sağlayarak tasarrufları artırıcı bir etki yapar. Düşük tasarruf oranlarının altında yatan diğer önemli bir sebep kişi başına düşen milli gelirin düşük olması. Kişi başına düşen milli gelirde yaşanacak artış tasarruf rakamlarına doğrudan yansıyacaktır. n Borçluluk, özellikle özel sektörün borçları tehlike oluşturur bir boyuta ulaştı mı, Merkez kamu borçlarını çevirebilecek düzeyde mi? Kamu+Özel kesim dış borç stokuna baktığımızda GSYH’ye oran olarak bu borcun 2014 yılında yüzde 43’lerden 2017’de yüzde 50’nin üzerine çıktığını görüyoruz. Saygın dış kurumların Türkiye’ye ait değerlendirmelerinde de hep bu faktörün öne çıkarıldığına şahit oluyoruz. C MY B
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog