Bugünden 1930'a 5,492,510 adet makale



Katalog


«
»

Salı 26 Aralık 2017 6 17 ayda 30 KHK!dOetmHaAobLlk’odrsaeusi Hükümet, 15 Temmuz darbe girişiminin üzerinden geçen 17 ayda Türkiye’yi KHK’ye boğdu. 369 yasada, toplam 1125 maddede düzenleme yapıldı KHK’ler ile kamu kurum ve kuru luşu çalışanları, sivil toplum örgüt leri, gazeteciler, akademisyenler, yazılı ve görsel medya organları, şir ketler ve belediyeler üzerinde, her hangi bir yargı kararına dayanma yan idari tedbirler uygulandı. OHAL ilanından bu yana çı karılan 30 KHK’nin 15 tanesi, yüz binlerce in sanı etkileyen tedbir KHK’si olarak yürürlü ğe girdi. SİNAN TARTANOĞLU Diğer 15 KHK ise mevcut mevzuat üze rinde ayrıntılı düzen lemeleri içerdi. Yepyeni kanun mad delerinin yanı sıra yürürlükteki ya salar üzerinde değişiklikler ve ekler yapılarak yeni bir OHAL mevzuatı oluşturuldu. TBMM’den onaysız 30 KHK’nin sadece 5’i, anayasanın öngördüğü şekilde TBMM Genel Kurulu’nda görüşülüp yasalaştı. Bunun dışında kalan 25 KHK, yayımlandıkları günü Başbakanlık tarafından TBMM’ye gerekçeleri ile birlikte gönderildi. Ancak komisyonlarda görüşülmeden Genel Kurul aşamasına geçilen KHK’ler bekletiliyor. 30 KHK’de OHAL ilan edilmesinin nedenleri ile sınırlı olmayan çok sayıda köklü değişiklik yapıldı. 17 ayda çıkarılan 30 KHK, tedbir KHK’lerinin içerdikleri ile birlikte 1199 maddeyi içerdi. Bu KHK’lerle 369 yasada 1125 düzenleme yapıldı. 5 KHK hariç, bu müdahalelerin hiçbirinde, milli egemenliğin temsilcisi olarak seçilen TBMM’nin onayı alınmadı. Tüm itiraz yolları kapalı Hükümet, KHK ile getirilen idari tedbirlerin ve yasal düzenlemelere hukuki itiraz yolunu kapattı. KHK’lere, “alınan kararlar ve yapılan işlemler nedeniyle açılacak davalarda, yürütmenin durdurulmasına karar verilemez” hükmü işlendi. İdari tedbir KHK’leri kapsamında ihraç edilenler Danıştay’a, Anayasa Mahkemesi’ne ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvurdu. İdare mahkemeleri ise başvuruları reddetti. AYM, OHAL Komisyonu’nu işaret etti. AİHM de başvuruların iç hukuk yollarını tüketmesi gerektiği yönünde karar verdi. Ancak iç hukuk yolları da hukuken kendisi tarafından kapatıldı. ‘Tek tip’ isyanı Son KHK’nin en tartışılan maddelerinden olan ‘terör’ suçlarıyla yargılanan tutuklulara tek tip elbise dayatması, ilk günden tepkilerin odağında oldu. Tutsaklarla Dayanışma İnisiyatifi (TDİ) ve Tek Tip Elbise Dayatmasına İzin Vermeyeceğiz Platformu, KHK’deki bu maddeyi protesto etmek için dün Bakırköy Kadın Kapalı Hapishanesi önünde bir araya geldi. Basın açıklamasında tek tip uygulamasının içeridekilere yeni bir eziyet, dışarıdakilere ise gözdağı anlamına geldiği vurgulandı ve “Bu dayatmaya izin vermeyeceğiz” denildi. l İSTANBUL/Cumhuriyet Kendi kendine ihraç Son KHK ile TSK’den ihraç edilenlerin büyük kısmı, AKP’nin FETÖ ile köprüleri attıktan sonra kadrolara yerleşen isimler olması dikkat çekti Her KHK’de 60 gün daha Anayasa Mahkemesi ve AİHM’nin iç hukuk yollarının kendiliğinden tükenmesini görmezden gelerek işaret ettiği OHAL Komisyonu da ilk kararlarını kurulduktan yaklaşık 1 yıl sonra verdi. Kuruluş mevzuatı gereği, kuruluştan sonra yayımlanan KHK’lere itiraz başvurularının, KHK’nin yürürlük tarihinden sonraki 60 gün içinde yapılması gerekiyor. Önceki gün yayımlanan KHK ile ihraç edilen 2 bin 756 kişi, rütbesi sökülenler, öğrecilikle ilişiği kesilenler, kapatılan kurum ve kuruluşlar için hak ihlali başvuruları 21 Şubat 2018 tarihi Çarşamba günü mesai bitimine kadar yapılabilecek. l ANKARA SERTAÇ EŞ Yayımlanan son KHK ile Türk Silahlı Kuvvetleri’nden (TSK) 637 personel ihraç edildi. Tespitlere göre kurum bünyesinde görev yapan toplam 25 istihbarat görevlisinin de KHK ile görevlerine son verildi. İhraç edilenlerin çok büyük bir bölümünün AKP iktidarı döneminde TSK kadrolarına girdiği, 63 subay, 30 astsubay ve 9 uzman çavuşun da AKP ile Fethullah Gülen Cemaati arasındaki ilişkilerin koptuğu Aralık 2013 tarihinden sonra kadrolara yerleştiği ortaya çıktı. İhraçlar, FETÖ’nün yoğun olarak örgütlendiği iddialarının darbe girişimi öncesinde de gündeme geldiği Hava Kuvvetleri’nde yoğunlaştı ve 327 kişi atıldı. Kara Kuvvetleri’nden ihraç edilen 76 subay, 24 astsubay 2007 ve son raki yıllarda kuvvete katıldı. Deniz Kuvvetleri’nden ihraç edilen 63 subay ve 42 astsubay 2006 ve sonraki yıllarda kuvvet kadrolarına girdi. Hava Kuvvetleri’nde ise rakamlar daha da yükseliyor. Buna göre ihraç edilen 125 subay, 119 astsubay 11 uzman çavuş 2006 yılı ve takip eden yıllarda kurum kadrolarına yerleşti. AKP iktidarı ile FETÖ arasındaki ilişkilerin kopmasına neden olan 1725 Aralık 2013’ten sonra TSK’ye girenlerden de epey ihraç var. İhraç edilenlerden 11 subay, 2 astsubay Kara Kuvvetleri’ne 20142015 yıllarında girdi. Deniz Kuvvetleri’ne 20142015 yıllarında giren 18 subay, 6 astsubay ihraç edilenler arasında yer aldı. Hava Kuvvetleri’nden ihraç edilen 20142015 girişli subay sayısı 34, astsubay sayısı 22 ve uzman çavuş sayısı da 9 olarak belirlendi. l ANKARA Demirtaş’tan Hazine’ye dava Edirne Cezaevi’nde bir yılı aşkın süredir tutuklu bulunan HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, CMK’de belirtilen koşullar dışında haksız gözaltına alınıp tutuklanması, davasına bakacak mahkemenin ancak 11 ay sonra belli olması, hâkim karşısına 13 aydan sonra çıkması ve 4 ay boyunca tutukluluk incelemesinin yapılmadığını gerekçe göstererek Hazine’ye 750 bin lira maddi ve manevi tazminat davası açtı. Demirtaş’ın avukatı Mahsuni Karaman, Diyarba kır 3. Ağır Mahkemesi’ne verildiği dava dilekçesinde, yapılan düzenleme ile Demirtaş’ın yasama dokunulmazlığının geçmişe dönük olarak kaldırıldığı, bunun akabinde Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’nın başlattığı soruşturma kapsamında Demirtaş’ın 4 Kasım 2016 gözaltına alınarak aynı gün tutuklandığını belitti. Demirtaş’ın “örgüt üyeliği” iddiasıyla tutuklandığı hatırlatılan dilekçede, “örgüt yöneticiliği”nden dava açıldığı vurgulandı. l DHA Ziya Pir’e fezleke HDP Diyarbakır Milletvekili Ziya Pir hakkında, 16 Nisan anayasa referandumundan önce Diyarbakır’da yaptığı bir konuşmada Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Diyarbakır Büyükşehir Başkan Vekilliği’ne kayyım olarak atanan Cumali Atilla’ya hakaret ettiği gerekçesiyle fezleke hazırlandı. Ziya Pir, bahsi geçen konuşmasında “Bir de kayyım diye buraya göndermişler, bari kayyım gönderiyorsunuz aklı başında birini gönderin” demişti. T.C. AKÇAABAT 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ’NDEN Sayı : 2017/771 Davacı, KARAYOLLARI GENEL MÜD. ADINA 10. BÖLGE MÜDÜR LÜĞÜ ile Davalılar, ELİF BÜLBÜL, FATMA KAHVECİ, MEVLÜT AL TINBAŞ, NURHAYAT EROL, ÖZLEM KAYA, ZEKİYE ALTINBAŞ ara sında mahkememizde görülmekte olan Kamulaştırma (Bedel Tesbi ti Ve Tescil) davası nedeniyle;2942 Sayılı Kamulaştırma Kanunu gere ğince aşağıda dökümü yazılan taşınmazların Ulaştırma Bakanlığı Ka rayolları Genel Müdürlüğünün 19/04/2016 tarih ve 2016/47 sayılı kararı ile kamulaştırma işlemi yapılacaktır. İlan tarihinden itibaren 30 gün için de kamulaştırma işlemine karşı idari yargıda iptal davası, adli yargıda maddi hatalara karşı düzeltme davası açabilecekleri, husumetin Kara yolları Genel Müdürlüğü'ne yöneltilmesi gerektiği, kamulaştırma işlemi ne karşı idari yargıda iptal davası açanların, açtıkları dava ve yürütme nin durdurulması kararı aldıklarını belgelendirmedikleri takdirde kamu laştırma bedeli üzerinden taşınmazın yol olarak terkin edileceği, mah kemece tespit edilen kamulaştırma bedeli hak sahipleri adına Türkiye Vakıflar Bankası T.A.O. Akçaabat Şubesine yatırılacağı, konuya ve ta şınmaz malın değerine ilişkin tüm savunma ve delillerinin ilan tarihin den itibaren 10 gün içerisinde mahkemeye yazılı olarak bildirmeleri ge rektiği, aşağıda belirtilen davanın duruşmasında mahkememizde hazır bulunmaları veya kendilerini vekil ile temsil ettirmeleri, temsil ettirme dikleri takdirde duruşmanın yokluklarında devam edileceği, 2942 Sa yılı Yasanın 4650 sayılı yasa ile değişik 6. maddesi gereği ilan olunur. 21/12/2017 Esas No: 2017/771 Duruşma Günü: 11/04/2018 Duruşma Saati:13:30 MAH/KÖY ADA PARSEL Kamulaştırılacak DAVALILAR Alanı M2 Akçaabat ilçesi, 221 ADA 20 Parsel TAMAMI 198,67m2 1Saim Altınbaş Karacakaya Mah. 2Zekiye Altınbaş 3Elif Bülbül 4Nurhayat Erol 5Mevlüt Altınbaş 6Fatma Altınbaş 7Özlem Kaya Resmi ilanlar: www.ilan.gov.tr’de (Basın: 725186) T.C. MARMARİS 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ’NDEN ESAS NO: 2017/420 Esas DAVALILAR: 1 DONNA MARİE WEBLEY (Kirizman); TCNO:99247329982; 2 GULCHACHAK CHELEBIEVA; ( Marmaris V. D. 2090571351); 3 KONSTANTİN CHELEBİEV; (Marmaris V.D. 2090571369); 4 KRİSTİNA CHELEBİEVA; ( Marmaris V. D. 2090571343); Davacı Lee David Trist ile yukarıda isimleri bildirilen davalılar arasında mahkememizde açılan Tasarrufun İptali( İİK 277 ve Devamı )davasında verilen ara karar uyarınca; Mahkemenizce dava dilekçesinde belirtilen adresinize duruşma gününü bildirir davetiye çıkarılmış olup; adresin kapalı olması ve mahalde tanınmadığınız gerekçesiyle tebligat yapılamamıştır. Adres araştırmasında da bir netice alınamadığından dava dilekçesi ve duruşma gününün ilanen tebliğine karar verilmiştir. Tebligatın ulaşmasından itibaren HMK’nun 317’inci maddesi gereğince; usulüne uygun olarak düzenlenmiş cevap dilekçesini, tanık dahil tüm delillerinizi ve her bir davacı için posta gideri ile celbini talep ettiğiniz yazılı delillerin temini için gerekli avansı iki haftalık süre içerisinde mahkememize sunmanız gerekmektedir. HMK’nun 320’inci maddesi gereğince, belirtilen tarihte (28/03/2018 saat 10:20) ilk duruşma yapılacaktır. Ön incelemde bu duruşma sırasında icra edilecektir. Bu amaçla sulh için gerekli hazırlığı yapmanız gerekmektedir. Duruşmaya gelmeyen tarafın yokluğunda yapılacaktır. Gelmeyen taraf, yokluğunda yapılan işlemlere itiraz edemeyecektir. İhtar olunur. 14/12/2017 Resmi ilanlar: www.ilan.gov.tr’de (Basın: 725997) TÜRK KALP VAKFI TÜRK KALP VAKFI Tel: 0212 212 07 07 Pbx http://www.tkv.org.tr ! ! haber TASARIM: EMİNE BİLGET Anayasa dışına kayma: Asla iktidarı vermem İktidarın son yayımladığı KHK ile, tabii ki iktidar yandaşlarının, 15 Temmuz kalkışması çerçevesinde değerlendirilecek ve terör suçu olarak görülecek gösterilere saldırmaları halinde, suçlu görünmeyeceklerine ilişkin kararı nasıl yorumlamalı? Adına gerçekten hukukçu diyebileceğimiz kim varsa şaşkın ve bir hukuk devletinde böyle bir şey olamayacağını söylüyor. Düşünün, katil adayları, iktidar aleyhine bazı gösterileregöstericilere tüfek, tabanca, satır, bıçakla saldırıp suç işledikleri, yaraladıkları veya cinayet işledikleri takdirde “bunlar 15 Temmuz isyanı gibiydi” diyecek ve yargılanamayacaklar. Seçimlere OHAL ile Bunun anlamı, özetle: İktidar milis kuvvetleri hazırlıyor. Devletin resmi polisi, jandarması, ordusu var mı var. Peki, bu KHK ile yaratılacak çetelerin anayasada, yasada yeri var mı, yok. Şunu varsayabiliriz, KHK’ler ve onlara işlerlik kazandıran OHAL kalkmayacak... En azından, eğer zamanında yapılacaksa, 2019 Kasım’ı Cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimlerine kadar, OHAL ve KHK ile yönetecekler ülkeyi.. İktidar, savcı ve mahkemelerinin “evet bu terör suçudur” diyecekleri her şeyi kapsayacaktır bu madde. Ve bu süre içinde örneğin hukuksuzluklar protesto mu edilecek, gösteriler mi yapılacak, yoksa yürüyüşler mi... İktidarın milisleri, üyeleri veya kendisini onlardan sananlar “vay, tıpkı 15 Temmuz FETÖ’cüleri, darbeciler gibi hükümetim aleyhine kalkışma ha...” diyerek öldüresiye saldırabilecekler. Ve KHK gereği hiçbir suçlamaya maruz kalmayacaklar. Yurttaş güvenliği sıfırlandı Dikkat edin, yukarıda milis üyeleri falan dedim aynı zamanda. Bu şu demek: Bu “milis” kuvvetler, durumdan vazife çıkaracaklar olabileceği gibi, iktidarın yandaşlarının da örgütleyeceği, kışkırtıcılık yapabilecek veya bizzat maaşlı katil adaylarından da oluşabilecek. Bunun da ötesinde, bu milislerin / katil çetelerinin saldırılarına uğrayanlar da hiçbir hak talep edemeyecekler, yurttaş olma ve hak arama anayasal hakları, şüphesiz ki en başta yaşama hakkı fiilen ortadan kaldırılıyor.. Aslında ortadan kaldırılan anayasanın ta kendisidir. Ve, yasaları kendi koyan kendi kaldıran keyfi bir rejime geçtiğimiz anlamına geliyor.. Hukukçular, bunu, seçilmiş iktidarın meşruluğunu ortadan kaldırabilecek bir gelişme olarak da rahatça görebilir. Yani şöyle: İktidarın meşruluğu AKP iktidarı ülkemizde geçerli anayasa sisteminin tüm yasal çerçevesi içinde ve gereğince seçildi. Partiler, adaylar, seçim süreci, seçim sandığı vb. tamamen bu anayasal sistem çerçevesinde gerçekleşiyor. Başbakanın, bakanların, cumhurbaşkanının yasal durumlarını belirliyor ve bütün diğer atamalar vb. anayasamız doğrultusunda, direktifinde yerine getiriliyor. İktidar, şimdi anayasada bulunmayan, anayasa ile 180 derece çelişen bir yasa maddesini yürürlüğe soktu. Böylece anayasayı geçersiz ilan etti. Bunu yaparken, anayasa çerçevesinde seçilmiş bir iktidar olma vasfını da en azından tartışmaya açtı, bazılarına göre de kaldırdı ve meşru olmayan bir duruma düştü. Anayasa Mahkemesi sorumlu Anayasa Mahkemesi de, en azından OHAL süresince kendi kendini neredeyse geçersiz kıldığı için de, anayasa tamamen korumasız kaldı, anayasanın sahibi yok. İktidar da madem Anayasa Mahkemesi anayasayı denetleyemem dedi, o halde Anayasa yok demektir anlamına gelen keyfi yasal icraate başladı. En büyük garabet, Anayasa Mahkemesi’nin, OHAL KHK’lerini denetlemem demesidir. Bir mahkeme, daha önce aldığı “OHAL koşullarında alınan kararların anayasaya uygunluğunu denetlerim” kararını rafa kaldırıp, yerine “OHAL koşullarında anayasaya uygunluğu denetlemem” kararını almışsa.. OHAL koşullarında anayasanın ortadan kaldırılmasına izin verdi demektir. Niye şaşırıyorsunuz milis çetelerinin yasadışılıklarının meşrulaştırılmasına? Anayasa Mahkemesi büyük bir anayasal yasal sorumluluk altındadır. Bu ileride mutlaka sorgulanacaktır. Kararı ile, anayasanın ortadan kaldırılmasına yol açtığı içindir bu sorumluluğu... Anayasa hiçbir meşru yönetim altında rafa kaldırılamaz. Tabii, bu işin altında, iktidarın seçimlerle bile olsa iktidarı asla bırakmamak düşüncesi yatıyor. Gelecek yazıda... C MY B
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog