Bugünden 1930'a 5,492,642 adet makale



Katalog


«
»

Salı 26 Aralık 2017 Prens William Meghan Markle Edinburg Dükü Philip PANDA DIŞKISINDAN TUVALET KÂĞIDI: Çin’de, lif açısından zengin olan panda dış kısından tuvalet kâğıdı üretimi başladı. Dev Panda Koruma ve Araştırma Merkezi’nde çalışan bilim insanı Huang Yan, bambuyla beslenen gelişmiş bir pandanın günlük 10 kg. dışkı ürettiğini söyledi. Qianwei Fengsheng Kâğıt Şirketi Başkanı Yang Chaolin, “İki taraf da kazanıyor” dedi. l DHA ON NUMARA 05, 06, 08, 17, 19, 25, 28, 31, 32, 33, 44, 47, 48, 49, 53, 61, 63, 64, 65, 66, 67 ve 73 10 BİLEN: 77 bin 603’er TL (4 kişi) 9 BİLEN: 2 bin 202’şer TL 8 BİLEN: 127,25’er TL 7 BİLEN: 24’er TL 6 BİLEN: 4’er TL HİÇBİR NUMARAYI TAHMİN EDEMEYEN: 3’er TL Onu kaybedinceEDİTÖR:ELİFTOKBAY TASARIM:EMİNEBİLGET çok ağlayacağızPrensHarry Kate Middleton KARDEŞLER Markle Noel BİR ARAYA GELDİ kutlamasında Britanya’da Kraliyet ailesi bu yılki Noel ayininde müstakbel üyesiyle boy gösterdi. Norfolk’ta St Mary Magdalene Kilisesi’ndeki törene katılan isimler arasında, Prens Harry’nin ABD’li nişanlısı Meghan Markle da vardı. Noel ayinine Kraliçe Elizabeth ile Prens Philip başta olmak üzere kraliyet ailesinin önde gelen üyeleri katıldı. 19 Mayıs’ta evlenecekleri duyurulan Prens Harry ve Markle’a kiliseye girişlerinde Prens William ile eşi Cambridge Düşesi Kate Middleton da eşlik etti. Ayin sonrasında kraliyet üyeleri sabahın erken saatlerinden itibaren dışarda kendilerini bekleyen kalabalıkla bir süre sohbet etti. ABD’li oyuncu Markle’a ilgi yoğundu. Kraliyet ailesini yakından görmek isteyen yaklaşık Şapkalara düşkün olan Britanyalıların geleneğine ABD’li Meghan Markle da uydu. 200 kişilik kalabalık arasında ABD’li turistlerin olduğu da gözlendi. BBC’nin haberinde, Teksas’tan bir ABD’li genç yanındaki sevgilisine bu sırada evlilik teklifinde de bulundu. l Dış Haberler Gıda güvensizliğindeki her yüzde 1’lik artış nüfusun yüzde 1.9’unu göçe zorluyor Açlık ve iklim göç ettiriyor Dünyada gıda ve beslenmeye ilişkin sorunları analiz etmek amacıyla kurulan Barilla Gıda ve Beslenme Vakfı (BCFN), Gıda Sürdürülebilirlik Endeksinden sonra MacroGeo ile yürüttüğü ‘Gıda ve Göçler’ araştırmasının sonuçlarını yayımladı. “Gıda ve Göçler” araştırmasına göre, 20102015 yılları arasında gıda ve iklim değişikliği nedeni ile 5.4 milyon kişi Orta Avrupa’ya, 4.5 milyon kişi ise Akdeniz Avrupa’sına göç etti. Afrika’daki göç güzergâhlarına bakıldığında; araştırmacılar, göçmenlerin yüzde 10’unun kuzey rotasını kullanarak Avrupa’ya geçtiklerini, geri kalan yüzde 90’ının ise kı ta içinde yer değiştirerek, özellikle Batı Afrika Ekonomik Topluluğu sınırlarına yöneldiklerini belirttiler. Dünya genelinde doğdukları ve yaşadıkları ülke içinde yer değiştirenlerin sayısı yaklaşık 760 milyonu, başka bir ülkeye göçenlerin sayısı ise 245 milyonu buldu. Araştırma gıda güvensizliğindeki her yüzde 1’lik artışın, nüfusun yüzde 1.9’unu göçe zorladığını ortaya koydu. BCFN Başkanı Guido Barilla, “Gıda ve göçler arasında yakın bir bağlantı var; insanlar gıda güvensizlikleri nedeniyle göç ediyorlar. Çünkü iklim değişikliği dünyanın çeşitli bölgelerinde gıda üretimini olumsuz etkiliyor” dedi. l İHA ‘SAÇIN GÜZEL OLMUŞ’ Beyaz yalanlar strese sokuyor Sahte özürler, gerçek olmayan iltifatlar, sudan bahaneler... Araştırmalara göre “saçın ne kadar güzel olmuş”, “trafik vardı”, “ne kadar zayıflamışsın” gibi “masum” yalanlar insanı hasta edebilir. Amerikan Psikoloji Derneği’nden Psikolog Anita Kelly başkanlığındaki araştırmada denekler iki gruba ayrıldı. Birinci grup hiçbir kısıtlamaya tabi tutulmazken, ikinci gruptan günlük hayattaki beyaz yalanlardan kaçınmaları istendi. Sadece sahte özürler ve kedi koruma refleksiyle söylenen yalanlar değil, aynı zamanda gerçekte olduğundan daha olumlu bir izlenime neden ola cak abartılar da masum yalanlar kapsamında değerlendirilip yasaklandı. Sonra her iki grubun da sağlık durumları ayrıntılı olarak incelendi. On hafta sonra yalandan kaçınmaya çalışan gruptaki deneklerin gerginlik ve stres düzeylerinin bariz şekilde azaldığı saptandı. Psikolog Anita Kelly’in önerdiği çözüm formülü çok basit: “Elbette her doğru, her yerde ve her zaman söylenmez. Ama bazen daha az konuşarak da sorunu çözebiliriz. Zira az konuşan daha az yalan söyler, daha az bahane üretir, daha az abartır ve sonunda daha az sahte özür uydurmak zorunda kalır.” l DW Hasankeyf’i yok edecek olan baraj, bölgede iklimi değiştirecek, bölge insanını yerinden edecek, dünyanın ortak kültür mirasını sulara gömecek MEHMET KIZMAZ 12bin yıllık Hasankeyf’i yok edecek Ilısu Barajı’nın neredeyse tamamı bitirilmiş durumda, 2018 yılı sonuna doğru su tutması planlanıyor. Mağaraların olduğu kısım ziyaretçilere kapalı. Baraj dolduğunda, 199 yerleşim yeri ve tüm Dicle Vadisi suya gömülecek. ‘Yeni Hasankeyf’ sulara gömülmüş tarihi karşıdan izleyecek. Baraj gölü mevsimsel değişiklikler de yapacak. Belki de coğrafyanın hiç görmediği nemli hava oluşacak. Uzmanlara göre yeni iklimden en çok yaşlılar etkilenecek. Hasankeyfi Yaşatma Girişimi üyeleri ise tarihi geleceğe taşıma mücadelesinden vazgeçmiyor. “Hasankeyf tüm dünyanın ortak mirası, tarihi. Tıpkı Göbekli Tepe gibi. Geç olmadan elimizi taşın altına koyalım. Hasankeyf’i kaybedince çok üzüleceğiz” diyerek tüm dünyaya çağrı yapıyorlar. Bugüne kadar çok şey yaşadılar. Kimi ölümle tehdit edildi, kimi hapse atıldı, kimi yaşamını Hasankeyf’te kurdu. Umudu diri tutmaya çalışan aktivistler, Cumhuriyet’e konuştu. 37 yıllık dert Hasankeyfli Murat Tekin, Ilısu baraj projesinin, 1954 MGK kararıyla gündeme getirilen bir ‘insansızlaştırma projesi’ olduğunu söylüyor. Tekin’in anlatımlarına göre, bölge halkı, 1980’lerde sit alanı ilanıyla sistemli olarak göç ettirilmiş. Baraj karşıtı eylemler ise 1990’dan sonra başlamış. Yaratılan algının aksine Hasankeyf halkı hiçbir zaman baraj istememiş: “Eskiden günde binlerce turist geliyorken, şimdi yasaklar yüzünden tursit gelmiyor. Hasankeyf halkı aç bırakılıyor. Şimdi sorsanız ‘Baraj yapılsın mı?’ diye, yüzde 90 ‘Hayır’ der.” Tekin, en büyük korkularının ise kayıtsız tarihi eserlerlerin su altında kalması olduğunu vurgulayarak, “Hasankeyf’te ve Dicle Vadisi boyunca çıkarılmamış onlarca höyük var. Artık yapılması gereken ulusal ve uluslararası eylemlerdir. Barajın ilk amacı enerjiyken, şimdi devlet inadına döndü. Barajın Türkiye’nin enerji ihtiyacının yüzde birini karşılayacağı söyleniyor. Gerçekten enerji ihtiyacı varsa; bölgemiz yılın 9 ayı güneş görüyor. Kuralım güneş santrallarını... Hasankeyf’i kaybettikten sonra çok ağlayacağımızı biliyorum” diyor. ‘Yeni evler dökülüyor’ A.Ö., 5 yıldır Hasankeyf Yaşatma Girişimi aktivisti. İşten atılabileceğini düşündüğü için ismini kodluyoruz. A.Ö.’ye, barajın bölge halkına etkisini soruyoruz: “Hasankeyf’in karşısında, çöl arazide inşa edilen evlerin kolonundan tesisatına kadar, her yerinden rant ve sahtekârlık dökülüyor. Evler halka aldıkları paranın iki katına, 5 yıl ödemesiz, 15 yıl taksitle satılıyor. Esnafa verilen söz tutulmadı. Son ana kadar eski çarşıda ticaret yapma sözü verilmişti, şimdi ‘Çıkın’ tebligatı geliyor.” UNESCO’nun 10 kiriterinden 4’nü karşılayan Mısır pramitleri Dünya Mirası listesindeyken, 9 kritere sahip Hasankeyf listede değil. A.Ö. bu durumu da şöyle değerlendiriyor: “Çünkü Kültür Bakanlığı’nın başvuru yapması gerekiyor. Aslında UNESCO Hasankeyf konusunda meşruiyetini yitirmiştir. En azından kamuoyuna, Türkiye’nin başvurmadığını vurgulayacak bir açıklama yapabilir.” Köyleri yakıldığı için Hasankeyf’e sığınan insanların yeni bir göçle karşı karşıya kalacağına da dikkat çeken A.Ö., “Bir avuç kalmış Ezidiler de sürgüne gidecek. Kültür mozaiği dedikleri şey de yıkılıyor burada” diyor. Hasankeyf’in tarihi sokakları çocukların anılarında kalacak. Su boğazımıza gelene kadar Hasankeyf’teki mağaraların birinde çocukluğu geçen Rıdvan Ayhan, baraj karşıtı eylemlere katıldığı için bir buçuk yıl hapis yattı. Polislerce tehdit edil Bölge halkı yıllardır yaşadığı evlerden taşınmak zorunda. di. Ayhan, şunları anlatı yor: “Beni alıp şehir mer kezinden uzak bir yere götürdüler. Silah göstere rek, ‘Senin için iyi olmaz’ dediler. Mahkemelerde de ‘Tarih ile doğayı ko rumak suçsa ben suçlu yum’ dedim. Devlete göre yaşamımı savunduğum kat Kemal Vuraldoğan açtı. O için suçluyum.” Avukat Mu tarihte 20 yaşında bir hukuk rat Cano’nun 2006’da AHİM’de öğrencisiydi. Vuraldoğan’ın da açtığı dava 11 yıldır sürüyor. vası da 20 yıldır sonuçlanmadı. Türkiye’de baraja karşı ilk bi “Hasankeyf sular altında kal reysel davayı 1997 yılında avu dıktan sonra sonuçlandırsalar neye yarar” diye soran Ayhan, şöyle devam ediyor: “Türkiye’nin hukuku ortada. Misal Zeynel Bey Türbesi’nin taşınmaması için açılan dava görülüyorken türbe taşındı. Ne Türkiye hukukundan ne de AİHM’den bir umudum var. Tarihi dinamitliyorlar burada. Yok etmeye kararlılarsa biz de mücadelemize inatla sarılacağız. Su boğazımıza gelene kadar, hatta su tutulsa da mücadelemiz sürecek. Hâlâ inancımızı yitirmiş değiliz. Nefes aldığımız sürece Hasankeyf için mücadele edeceğiz.” l İSTANBUL Josh Randle (solda), CEO Sam Haskell (sağda) ve Lynn Weidner (soldan ikinci). EPOSTA SKANDALI İSTİFA GETİRDİ Miss Amerika organizasyonunda kadınların görünüşü, akılları ve cinsel yaşamları ile alay eden epostaların sızdırılmasının ardından Başkan, CEO ve Yönetim Kurulu Başkanı olmak üzere üç önde gelen kişi istifa etti. Başkan Josh Randle, genel müdür Sam Haskell ve eski Miss New Jersey olan Yönetim Kurulu Başkanı Lynn Weidner ile birlikte istifa etti. Skandal perşembe günü Huffington Post gazetesinin geçmiş yarışmalarda kazanan ka dınları gülünç duruma düşüren epostaları yayımlamasıyla başladı. Haskell’ın istifası derhal yürürlüğe girerken, Randle ve Weidner’ın birkaç hafta daha kalması bekleniyor. l DHA C MY B
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog