Bugünden 1930'a 5,503,158 adet makale



Katalog


«
»

Cuma 15 Aralık 2017 EDİTÖR: ELİF TOKBAY / MÜNEVVER OSKAY TASARIM: İLKNUR FİLİZ 200/5 0 190/8 0 110/4 0 180/1 2 0 180/7 0 110/ 3 0 20/ 1 1 0 120/2 0 190/9 0 160/3 0 150/1 0 180/1 0 0 50/1 0 210/1 3 0 60/4 0 20/0 0 70/4 0 150/8 0 50/ 1 0 160/8 0 20/ 2 0 60/1 0 TARİHTE BUGÜN 1890: Kızılderili Şefi ‘Oturan Boğa’ (Tatanka Yotanka), Kuzey Dakota’da öldürüldü. Hunkpapa Siyu kabilesinden olan ‘Oturan Boğa’, topraklarını işgal eden beyazların, onları kurak bölgelere sürmelerine karşı çıkmıştı. Kayalıklara sığındılar Çoğu çocuk ve kadın 51 mülteci Midilli’ye geçmeye çalışıyordu İzmir’in Dikili ilçesi açıklarında bindikleri şişme botun su alması nedeniyle çıktıkları kayalıklarda mahsur kalan 15’i çocuk 51 mülteci, Sa hil Güvenlik Komutanlığı ekiplerince kurtarıldı. Önceki gece “ALO 158 Sahil Güvenlik İhbar ve Talep Hattı”nı arayan bir kişi, bir grup mültecinin denizdeki kayalıklarda mahsur kaldığı ihbarında bulundu. Konuyu araştıran Sahil Güvenlik ekipleri, aramanın Dikili’nin Bademli Mahallesi açıklarından yapıldığını belirledi. Bölgeye hareket eden sahil güvenlik botları ve helikopteri, kayalıklarda bir lastik bot ile 51 göçmen olduğunu tespit etti. Bunun üzerine bölgeye 2 helikopter ve denizden de Sahil Güvenlik Komutanlığı botu gönderildi. Bölgenin kayalık olması nedeniyle havanın aydınlanmasını bekleyen ekipler, sabahın ilk ışıklarıyla birlikte mahsur kalan göçmenlere helikopterle yaşam malzemeleri ulaştırdı. İlk etapta kayalıklarda bekleyen 4 çocuk, arama kurtarma timi tarafından çelik halatla helikoptere alındı. Çocuklar, heli kopterle Dikili Limanı’na götürüldü. Diğer mülteciler de deniz yoluyla kurtarılarak Dikili Limanı’na ulaştırıldı. Yunanistan’ın Midilli Adası’na gitmeyi planladıkları öğrenilen mültecilerden Suriyeli Muhammet Ahmad, “Botumuz kayalara çarpınca zor anlar yaşadık. Türk ekiplerine haber verdik. Zor şartlarda bizi kurtardılar. Hayattayız, Türkiye’ye teşekkür ediyoruz. Ölümden döndük” dedi. l İHA / DHA 10 GÖZALTI Bombayı kıyafet yakalattı Bahçelievler’de önceki gün ele geçirilen 60 kilogram patlayıcı yüklü minibüs olayıyla ilgili 3’ü kadın 10 kişi gözaltına alındı. Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ile İstihbarat Şube Müdürlüğü ekipleri, Bahçelievler’deki patlayıcı yüklü kapalı kasa minibüsle ilgili yürüttüğü çok yönlü çalışma kapsamında kimlikleri tespit edilen kişilerin adreslerine operasyon düzenledi. Söz konusu adreslerde 3’ü kadın 10 şüpheli gözaltına alınarak Vatan Caddesi’ndeki İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü’nde götürüldü. Şüpheliler sağlık kontrolünden geçirildikten sonra sorguya alındı. Patlayıcı yüklü minibüsle ilgili ihbarı yapan görgü şahidi ise olay anını anlattı. Saldırıyı planlayan şahsın lastik tamiri için kendilerine başvurduğunu ifade eden olayın tanığı, “Hava ısısına göre çok fazla kıyafet vardı üzerinde. Konuşmasında duraklamalar vardı, uyuşturucu kullanmış gibiydi. Ondan dolayı şüphelendik” dedi. l İSTANBUL / Cumhuriyet Suriyeli çocuklar HAKKINDA öğretmenlerE Yönelik KILAVUZ HAZIRLANDI ‘Uyum sağlayamıyorlar’ Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), Türkiye’de sayıları 1 milyonun üze rindeki Suriyeli çocukların enteg rasyonu için çalışma larını hızlandırdı. Ba kanlığın rehber öğret menler için hazırladı ğı kılavuz kitabında OZAN ÇEPNİ çarpıcı tespitler yer aldı. Öğretmenlerle yapılan görüşmelerde “tehditler” başlığı altında “Uyum sağlamak gibi bir eğilimleri yok. Toplum içinde kargaşa çıkmasına ve iç savaşın doğmasına müsait olup toplum huzurunun bozulma sına sebep olabilirler. Yasadışı ör gütlenmeleri ülkemizde de haya ta geçirme ihtimalleri var” tespit leri yer aldı. Türkiye’de kayıt altına alın mış 3 milyon 38 bin 480’e Suriyeli’nin varlığına işaret edi len kitapta, “Orta ve uzun va dede ülkelerine dönemeyecekle ri açıktır. Türkiye’deki Suriye lilerin yaklaşık yüzde 45’i 018 yaş aralığındadır. Okul çağında olan çocuk sayısı 1 milyon 17 bin 582’dir. Bu veriler, eğitimlerine devam etmesi gereken önemli bir nüfusa işaret emektedir” denildi. Suriyeli çocukların yüzde 60’ının MEB’e bağlı okullarda ka yıtlı olduğu belirtilen kılavuzda rehber öğretmenlerinin, bu öğ rencilerle ilgili yaptığı görüşme lerin ardından yaptıkları analiz MEB kılavuzunda en büyük sorun ‘Türkçeyi bilmemek ve kültür çatışması.’ ler paylaşıldı. Kitapta, şu tespitlere yer verildi: “Dilimizi bilmemeleri en büyük zorluk. Ülkede iki kültür farklılığından kaynaklanan çatışmalar yaşanıyor. Kültüre uyum sağlamak gibi bir eğilimleri yok. Toplum içinde çatışma çıkmasına sebep olabilirler. Yasa dışı örgütlenmeleri ülkemizde de hayata geçirme ihtimalleri var. Dışlanmışlıkla gelişen empati yoksunluğu sonucunda çete gibi zararlı gruplara ya da yasa dışı örgütlere dâhil olabilme ihtimali var. Salgın hastalık riski var.” Suriyeli çocukların “zayıf” yönlerinin de analiz edildiği kitapta, “Dil öğrenmek istemiyor, din konusunda aşırı tutucu tavır sergiliyorlar. Şiddete eğilimliler. İş sorumlulukları yok, çalışma yönünden zayıflar” dendi. l ANKARA istismar itirafı MEB’in çocukların korunması için “Cinsel taciz ve istismardan korunma” konusunda ayrı bir başlıkta yer verdiği kılavuzda itiraf gibi değerlendirmeler dikkat çekti. Cinsel istismara maruz kalan çocuklar için uygulanacak yöntemleri anlatılarak, “Türkiye’de haber kanalları ve medya incelendiğinde ne kadar çok cinsel istismar vakasının olduğu görülebilir. Buna karşılık önlem alma ve halkı eğitme konusunda ise yeterli çalışmaya rastlanmamaktadır” denmesi dikkat çekti. Bursa’daki fabrikada gerçekleşen patlamada 5 kişi yaşamını yitirmişti Cinayetin nedeni ‘yorgun kazan’ Bursa’da 5 kişinin ölümüne, 16 kişinin de yaralanmasına neden olan patlamaya “kazan yorgunluğu”nun yol açtığı bildirildi. Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada, geçen kasım ayında Gürsu ilçesindeki bir fabrikada meydana gelen patlamayla alakalı 2 makine mühendisi ve bir endüstri mü hendisinden oluşan bilirkişi heyeti incelemelerini tamamladı. Kazanların periyodik bakımlarının 5 yılda bir yapılmasının gerektiği belirtilen raporda, buhar kazanının susuz kalması, basıncın artması, ani basınç düşüşü, korozyon oluşumu ve ısıtma yüzeyinde kireç taşı oluşumu gibi sebeplerin patlamaya sebebiyet verebileceği ifade edil di. Bilirkişi raporunda şu ifadelere yer verildi: “Vana açılmasında geç kalındığı için basın yükselmiş, yorulmuş kazan bu basınca dayanamamış ve patlama meydana gelmiştir. İşletme hatası olduğu muhtemeldir.” Bilirkişi heyeti, işyeri sahibini asli kusurlu buldu. l İHA Mazot zammına eşekli protesto Afyonkarahisar’ın İhsaniye ilçesinde yakıta gelen zamları protesto etmek isteyen köylüler traktör ve eşekleri kullanarak kısa film çektiler. Senaryosunu kendilerinin yazdığı filmde oynayan köylüler performansları ile ünlü oyunculara taş çıkarttı. Çekilen kısa film ile ilgili açıklamalarda bulunan film oyuncularından Taner Çetin, kendilerinin normalde traktör ile tarlayı sürdüklerini ancak gelen zamlardan sonra mazot alacak paralarının kalmadığını ifade etti. Çetin, “Gemilerde mazot 1.52 TL, çiftçilere 55.5 TL. Yani bu zamlardan sonra çiftçi perişan, çiftçi arkadaşlarıma da bir çift eşek tavsiye ederim” diye konuştu. Filmde başrol oynayan Nusret Soylu ise açıklamasında amaçlarının yakıt zammını gündeme getirmek olduğunu ifade ederek şunları söyledi: “Tarlayı sürüyorduk ve tarla yarım kaldı. Tarlayı zaten süremediğimizden orman gibi oldu. Bir sürelim dedik mazot yarıda bıraktı. Atamdan kalan eşeklerle edebileceğimiz kadar edeceğiz. Böyle çaresiz haldeyiz. Mazot fiyatının düşürülmesini istiyoruz.” l İHA haber 3 ğinde 12 Eylül re jiminin diktatör leri ne hissediyor ve bunları telaf fuz edenlere ne yi reva görüyor sa, bugünün dik ta heveslileri de Kürdistan’ı telaf ‘Kürdistan’ yasağı, fuz edenlere aynı yaklaşım içinde. yangına benzindir 1980’lerde ağ Aylar önce yazmıştık, milletvekillerinin Meclis konuşmaların zınızdan Kürt sözcüğünün kaçmamasına dikkat etmek zorundaydınız. Ne oldu o zaman da “Kürdistan” demeleri du dan bu zamana Kürt sözcü rumunda para cezası alması ğü ve Kürtçenin durumu; ba na yönelik içtüzük değişiklik kın bugün Kürtçe yayın ya önerisi üzerine… pan resmi kanal bile var. Değişiklik teklifi yasalaştı Şimdi on yıllar öncesinde ve ilk “kurban” da HDP Şanlı kine benzer bir politik takıntı urfa milletvekili Osman Bay ve ideolojik ergenlikle “antro demir oldu. polojik” bir realiteye gönder Baydemir, tutuklu HDP mil me yapan “Kürdistan” sözcü letvekillerine ilişkin Meclis’te ğünden de dilimizi eşek arısı konuşma yaparken, “Ben, sokacakmışçasına kaçınma Kürt halkının bir evladı olarak, ya itiliyoruz. Kürdistan’dan gelen bir tem Hâlbuki gayet basit: Kür silci olarak” ifadelerini kullan distan, Kürtlerin yaşadı mış. ğı yer… Tarihi olarak, yoğun Sonuç, içtüzüğün falanca olarak, çoğunluk olarak yaşa maddesine göre iki birleşim dıkları yer. Meclis’ten çıkarma ve yakla Farsça “istân” (“sitân”) son şık 12 bin lira para cezası… ekine bakın, ne anlam üreti Bitmeyen bir tartışma, da yor, o bile yeter de artar anla ha doğrusu “mesele”dir bu. mak için... Üstelik geçmişte sadece “İstân”, yer bildiren sözcük “Kürdistan” sözcüğü üzerin ler türetmeye yarayan bir ek. den değil “Kürt” ve “Kürtçe” Gülistan gibi, Lazistan gibi ve üzerinden de korkunç, acı ve elbette “Türkistan” gibi… yakıcı sonuçlara yol açmış bir Türkistan diye bir ülke, mesele... bir politik realite var mı, ha Sosyolog İsma yır yok. il Beşikçi’nin hayatı, bıra Peki, Türkistan diye coğra kın “Kürdistan”ı, Kürt ve Kürt fi, kültürel, antropolojik bir re çe sözcüklerini kullandığı için alite var mı, evet. elinden alındı. Hiçbir kaygı duymadan, bol “Doğuda Değişim ve Ya bol, rahat rahat, takır takır te pısal Sorunlar (Göçebe Ali laffuz edebiliyor musunuz, kan Aşireti)” ve “Doğu ona da evet. Anadolu’nun Düzeni”… Her Afgan Türkistan’ı var, ikisi de 1969’da yayımlanmış İran Türkistan’ı var, Çin bu kitaplarında sosyolog Be Türkistan’ı, yani Doğu Türkis şikçi, etnolojik/antropolojik tan var. bir yöntemsel hassasiyet de Bir Çinli itiraz etse “Do gözeterek Türkiye’nin “Kürt ğu Türkistan” demenize, ona olgusu”na ekolojik, ekono “Hadi oradan” diyor musu mik, demografik, kültürel ve nuz, diyorsunuz. politik çerçevelerde dikkat Ama Kürdistan diyene, tıp çekmekteydi. kı dün Kürt diyene yaptığınız Bedeli, 1971’den başlaya gibi hayatı dar etme çabasın rak 1999’da şartlı salıverilme dasınız. yasasıyla nihai noktasına va İran’da İran Türkistan’ı ol ran, ha bire “girçık”larla do duğu gibi İran Kürdistan’ı da lu cezaevi süreci oldu. Be var. şikçi Hoca, toplamda ömrü Ayrıca Irak Kürdistan’ı, Su nün 17 yıl 3 ayını bilfiil hapis riye Kürdistan’ı var. te geçirdi. Dolayısıyla “Türkiye “Kürt”ten ve “Kürtçe”den Kürdistan’ı” da var. Bir siyasi söz ettiği için!.. realite içerisinde bir kültürel Çünkü, “o zamanlar” Kürt antropolojik realiteye karşılık yoktu! Olsa olsa “Dağ Türkle gelmekte bu ifade… ri” idi onlar!.. Yani, Türkiye’nin bir Yüksek yerlerde, karlık böl Kürdistan’ı var. gelerde yaşayan Türklere Nitekim Baydemir de “Kürdaklar” denirdi!.. Meclis’te tekrar söz aldığın Kürt adı, bu “Türkler”in da tam da bu anlama gele dağlarda karda yürürken cek şekilde şunları eklemiş: ayakkabılarının çıkardığı “Kürdistan’a Kürdistan de “kartkurt” sesinden gelmek mek suç değildir, suç olma teydi!.. “Sıkışmış kar”a verilen ad dı Kürt!.. Aynı minval üzere, Kürtçe de yok hükmündeydi. Kürtçe konuşmak yasaktı, konuşana da ceza vardı. 1960’larda yoğunlaşmaya başlayıp 1980’lerde zirve yapan bu süreç, aslına bakılırsa bugün işte bu “Kürdistan” tartışması, kavgası, yasağı, cezasıyla devam ediyor. “Kürt” ve “Kürtçe” dendi malıdır. Kürdistan, bütünün bir parçasıdır.” Bütün, Türkiye… Kürdistan, onun parçası. Siz, Türkiye’nin bir parçası olarak “Kürdistan” sözcüğüne yasak ve ceza koyunca bütünü korumaya değil, bütünün parçalanmasına çanak tutmuş olursunuz ancak. Kürdistan sözcüğü, aslında yangınsöndürücü… Asıl onu yasaklamak, yangına benzin dökmek!.. Zonguldak’ta ölen madenci Feyzi Dereli toprağa verildi. Arkadaşlarını o kurtarmış FeyziDereli Zonguldak’ın Kilimli ilçesindeki TTK Karadon Müessese Müdürlüğü’ne bağlı ocakta, çarşamba saat 03.00’te yerin 360 ve 460 kotları arasında ani metan gazı püskürmesi sonucu meydana gelen göçükte yaşamını yitiren maden işçisi Feyzi Dereli (46), Devrek ilçesine bağlı Eveyik köyünde düzenlenen cenaze töreniyle toprağa verildi. Genel Maden İşçileri Sendikesı Genel Başkanı Ahmet Demirci “Kendisi nezaretçi arkadaşımızdı. Deneyimliydi. 5 arkadaşımızı olayın meydana geldiği yerden göndermiş. Metan gazını hissediyorlar. Onlara, ‘Siz aşağıya inin ben bakayım’ diyor. Bunu teşhis etmeyip diğer arkadaşları aşağıya göndermese bugün 5 şehidimiz daha olacaktı. Tüm maden işçilerinin başı sağ olsun” dedi. Dereli’nin asker olan oğlu Emre Dereli, sosyal medya hesabından babasının madenci kıyafetiyle çektirdiği fotoğrafını paylaşarak, “Canım babam gitme, niye gittin? Hani elini öpecektim cumartesi. Şimdi mezarını nasıl öpeyim babam” mesajını yazdı. l DHA C MY B
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog