Bugünden 1930'a 5,503,278 adet makale



Katalog


«
»

Perşembe 14 Aralık 2017 FOSFAT TARTIŞMASI Dönerciler3 OYLA REDDEDİLDİ rahat bir nefes aldı Avrupa Parlamentosu, fosfat katkı maddesi kullanıldığı için dondurulmuş döner etinin yasaklanmasına yol açabilecek düzenleme talebini geri çevirdi. Strasbourg’da yapılan oylamada, 373 parlamenter yasak getirilmesi yönünde oy kullanırken, 272 parlamenter ise fosfat kullanımından yana oy kullandı. Oylamada 30 parlamenter ise çekimser kaldı. Her ne kadar dönerde fosfat kullanımının yasaklanmasını isteyenler daha fazla olsa da basit çoğunluk gerektiren bu kararda, 376 oy sağlanamadığı için üç oyla dondurulmuş dönerde yasal olarak fosfat kullanılmasının önü açıldı. Tutkal görevi Oylama, Avrupa’da yaklaşık 100 bin kişinin çalıştığı 16,5 milyar dolar büyüklüğündeki döner sektöründe büyük endişeye yol açmıştı. Fosfat, dondurulmuş eti bir arada tutmak, tutarlılığını korumak ve yumuşatmak için kullanılıyor, eti bir tutkal gibi bir arada tutuyor. Böylece döner şişe geçirildiğinde dağılmıyor. Fosfat aynı zamanda, et, balık, peynir ve meşrubatlarda asit dengesini korumada da kullanılıyor. Tartışmanın odağındaki fosfat katkısının sağlık üzerinde bazı olumsuz etkileri olduğuna yönelik çalışmalar bulunuyor. AP’de bazı parlamenterler özellikle 2012’de Almanya’da, 2013’te ABD’de yapılan çalışmaları öne çıkardı. Sağlık konusundaki çalışmaların 2018 sonuna kadar tamamlanması bekleniyor. l Ekonomi Servisi Delta Dünya mirası ilan edilsin Gediz Amazon kadar değerli Türkiye’nin en büyük yüzölçümüne sahip kıyı sulak alanlarından biri ve flamingoların yuvası olan İzmir’in Gediz Deltası, yeni yayınlanan bir akademik rapora göre dört UNESCO Dünya Doğa Mirası kriterlerinin tamamını sağlıyor. Doğa Derneği, alanın UNESCO Dünya Doğa Mirası ilan edilmesini talep ediyor. Türkiye’de bugüne kadar on yedi kültürel ve iki karma Dünya Mirası ilan edilmiş olmakla beraber, UNESCO Dünya Doğa Mirası statüsüne sahip bir alan henüz bulunmuyor. Prof. Dr. Ahmet Karataş, Yrd. Doç. Erol Kesici ve Doğa Derneği Koruma Programı Koordinatörü Itri Levent Erkol’un hazırladığı rapora göre Türkiye’nin en büyük yüzölçümüne sahip kıyı sulak alanlarından biri ve flamingoların yuvası olan İzmir’in Gediz Deltası, UNESCO’nun Dünya Doğa Mirası ile ilgili dört kriterinin tamamını sağlıyor ve bu özelliği ile dünyadaki nadir alanlardan biri. Rapor, deltanın her bir kriteri hangi gerekçelerle sağladığını tek tek ortaya koyuyor. Konu hakkında açıklama yapan Doğa Derneği Genel Koordinatörü Dicle Tuba Kılıç, “1979 yılında Grand Canyon, 2000 yılında Amazon Yağmur Ormanları ve geçtiğimiz yıllarda daha birçok doğal alan bulundukları ülkelerde UNESCO Dünya Doğa Mirası ilan edildi. Bu nedenle dünyaca bilinirlikleri arttı. İzmir’in Gediz Deltası ise hak ettiği bu unvanı almak şöyle dursun İzmir Körfez Otobanı gibi yıkım projeleri ile karşı karşıya geliyor. Böylesine değerli bir doğal alan, hiçbir zarar gelmeden yaşatılmalı, İzmir halkına, Türkiye’ye ve gelecek nesillere UNESCO Dünya Doğa Mirası olarak taşınmalı” dedi. l İSTANBUL / Cumhuriyet HAVAALANINA ROBOT GÖREVLİ Japonya’da bilim insanları, ürettikle robot, olimpiyat etkinliği süresince alanda bulunacak ve ülkeye gelen ziyari robotları 2020 Tokyo Olimpiyatları’nda Tokyo Havaalanı’nda görevlendir retçileri karşılayacak. Yapay zekâya sahip olan robot, ziyaretçilere yön vemeyi hedefliyor. Havaalanında çalışması planlanan Cinnamon ismindeki bir rip gerektiği takdirde insanlara yardım edecek. l DHA EDİTÖR: ELİF TOKBAY TASARIM: İLKNUR FİLİZ Tek Gezegen Zirvesi’nde 12 maddelik eylem planı kabul edildi Zirvede para konuştu ABDKUTUPRAPORU Buzdolabının kapısı açık SÜLEYMAN TOSUNOĞLU Paris’teki Tek Gezegen Zirvesi’nde iklim değişikliğiyle mücadele için 12 eylem kararı açıklandı. Zirveye, 197 ülke liderinin yanı sıra işadamları ve dünyaca ünlü sanatçılar da katıldı. Zirveye Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, BM Genel Sekreteri Antoniyo Guteres ile Dünya Bankası Başkanı Jim Yong Kim ev sahipliği yaptı. İklim Zirvesi’nde konuşan Macron, iki yıl önce imzalanan Paris İklim Değişikliği Anlaşması’nın yeterince hızlı ilerlemediğini belirtti. Zirvede konuşan Macron, “Küresel ısınmaya ve iklim değişikliğine karşı savaşı kaybediyoruz” dedi. Zirveden çıkan en önemli karar, kömür aramaçıkarma çalışmalarını finanse etmeyi zaten durdurmuş olan Dünya Bankası’nın artık petrol ve doğalgaz arama ve üretimini finanse etmeyi de kesecek olması. Buradan kalacak 1 milyar dolar, yoksulların yararına olacak şekilde temiz enerji projelerine yatırım için kullanılacak. Fransa, Britanya, Meksika, Hollanda, Almanya, İsveç, Singapur ve Çin’in merkez bankalarının ortaklığında, iklim konularında çalışacak merkezi bir bankanın kurulmasına da karar verildi. Çalışmaların Eski vali, yıldız Arnold Schwarzenegger, Macron’la selfie çekti. 2018’den itibaren başlayacağı ilan edildi. İklim değişikliğiyle mücadele çerçevesinde gelişmekte olan ülkelere 200 milyar dolar değerinde yardım yapılacak. ABD Kutup Raporu’na göre Kuzey Kutup bölgesi hızla değişiyor ve bölgenin geçmişteki soğuk haline döneceğini gösteren bir kanıt yok. Kutup Araştırma Programı’nın direktörü Dr. Jeremy Mathis, bölgenin buzdolabı gibi hareket ederek gezegene büyük bir hizmet verdiğini söyledi. Ancak “Şimdi buzdolabının kapısını açık bıraktık” diye ekledi. Mathis, “1500 yıldan uzun bir süre geriye döndük” dedi. Bilim insanları, insan kaynaklı iklim değişikliğinin kutupları daha sıcak ve daha dinamik bir yer haline getirmeye katkıda bulunduğu görüşünde. l DHA AĞAÇLARIN CESEDİ Arnavutluk, kıyı erozyonuyla boğuşuyor. Çevreciler, Balkan ülkelerinde kıyı şeridinin hızla bozulmasının sorumlusu olarak küresel ısınmayı görüyor. Tiran Üniversitesi’nden çevre uzmanı Sherif Lushaj, “Deniz sahilleri yuttu, doğa intikamını alıyor” dedi. Sahil beldesi Shengjin’de suda çürüyen onlarca ağaç gövdesi, “Deniz ile kara arasında bir orman olmalıydı” hatırlatması yapıyor. Çevre Bakanı Blendi Klosi AFP’ye yaptığı açıklamada, Arnavutluk’un 427 kilometrelik sahil şeridinin 154 kilometresi erozyondan etkileniyor” dedi. Shengjin’in Lezhe bölgesindeki 2 bin kişi de evlerini kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya. l AFP Anadolu kızlarının tabloları kapışılıyor Dünya özel koleksiyoncuları antik halılara yatırım yapmaya başladı. Sotheby’s Müzaye de Evi’nin bir halı uzmanı, geçen ay Londra’da yapılan halı kilim müza yedesi hakkında şu yorumu yaptı: “Nasıl ressamı ölen resimlerin değeri artı yorsa, bir daha yapıl ması olanak dışı es ki halılar da, antika pa zarında önemli sıçra ÖZGEN ACAR ma göstermeye başladı. Çünkü bu tür halıların sayısı gittikçe azalıyor. Azaldıkça da fiyatı artıyor. Özel kolek siyonlara alınıyor ve yatırım aracı olu yorlar.” Gizemli, efsanevi Son müzayedede, Nevşehir’de 13. yüzyılda yapılmış 179 x 69 cm uzun luğundaki Selçuk yolluğu, 28 bin ster lin tahmini fiyatla müzayedeye çıktı, 309 bin sterline (yaklaşık 1.5 milyon liraya) satıldı. (Görsel 1) Halı yayınlarında “gizemli, efsane vi” olarak geçen Konya Karapınar’dan 229 x 110 cm boyutunda, 17. yüzyıl sonunda yapılmış bir halı için bekle nen 40 bin sterlin yerine tokmak 309 bin sterline (1,5 milyon liraya) indi. (Görsel 2) İstanbul Hereke’de 20. yüzyıl başın da, genellikle Osmanlı sara yına, Ermeni ustalarca yapılmış 255 x 182 cm uzunlu 8 ğundaki, “simli” bir halı ise 175 bin sterline (875 bin li raya) alıcı buldu. (Görsel 3) 17. yüzyılda Konya’da, kök boya ile yapılmış, 251 x 153 cm uzunluğundaki halı ya 5 binlik bir ön fiyat belir lendiği halde, 125 bin ster line (625 bin liraya), (Gör sel 4) aynı yüzyıldan bir baş ka Konya halısı (Görsel 5) ise 112 bin 500 sterline (562 bin 500 liraya) alındılar. Tablodaki halı Rönesans dönemi İtalyan ressam Lorenzo Lotto’nun tablolarında sıkça görülen ve dünyada adı “Lotto halısına” çıkan, 270 x 230 cm uzunluğundaki bir Uşak halısı (Görsel 6), 81 bin 250 sterline (yaklaşık 410 bin liraya) satıldı. Lotto’nun bir başka tablosundaki Uşak halısı... (Görsel 7) İyice parçalanıp sonuçta iki parçası kalmış bir Sivas Şarkışla halısı 5 bin Eski halılar, hatta halı parçaları müzayedelerde açılış fiyatının çok üstüne alıcı buluyor 12 3 4 5 6 1. Nevşehir Selçuklu yolluğu, 2. Gizemli Karapınar halısı, 3. Simli Hereke halısı, 4. Kök boyalı Konya halısı, 5. Parlanmış Konya halısı, 6. Uşak (Lotto) halısı, 7. Lotto’nun dinsel Uşak halısı, 8. İki parça kalan Şarkışla halısı, 9. Vermeer’in Uşak halısı, 10. Perdahcı’nın Vermeer Uşak halısı. 9 10 500 sterline satışa çıkmasına karşın, sıkı bir kapışmadan sonra 50 bin sterline (yaklaşık 250 bin liraya) adı açıklanmayan bir alıcıda kaldı. (Görsel 8) Ve de nice halı, kilim, yolluk ve seccadeler kapışıldı... HHH Avrupa’ya 13. yüzyılda açılmaya 7 başlayan, bol renkli ve bezemeli Türk halıları, 18. yüzyıla değin ressamlara esin kaynağı olmayı sürdürdüler. Gerek bu halılar, gerek bunların betimlendiği resimler Avrupa saraylarında, müzelerinde, kiliselerinde başköşeye konuldular. Bugün de aynı olgu İngiltere ve ABD’deki müzayedelerde devam ediyor. HHH Türk halısının parlak devri, Selçuklu halılarından sonra, özellikle 16. yüzyılda Uşak ve çevresinde dokunanlar oldu. Yakın tarihlere kadar Uşak’taki evlerde 1 2 halı tezgâhı bulunur ve özellikle parmakları ince olan genç kızlar, çeşitli ortak adlar verilen bu halıları dokurlardı. Bu halılarda düğüm sayısı, metrekarede 90 170 bin arasında değişirdi. Mustafa Kemal Atatürk’ün 1933’te kurduğu Sümerbank, kızlara tezgâhlar dağıtır, halı dokutur, bunlardan bazılarını da satın alırdı. Günümüzde ise Sümerbank, içi boşaltılmış Ulus’taki tarihsel binasından kovulmuştur. Acaba Sümerbank’ın bu başarısını, günümüzde hangi kurum sürdürebiliyor? Acaba o halılara ne oldu? Acaba günümüzün işsiz, becerikli kızları halı dokumasını biliyorlar mı? HHH Ünlü “İnci Küpeli Kız” tablosunun Hollandalı ressamı Johannes Vermeer’in “Uşak halılı” tabloları sonraki ressamlara da konu oldu. Vermeer’in bu tablosundan sonraki en tanınan yapıtı “Müzik Dersi’dir”. (Görsel 9) Ön planda masa, halı ve yerde viyolonselin görüldüğü odada, klavsen çalan bir kadının müziğini dinleyen adamın eşi mi yoksa müzik öğretmeni mi olduğu bilinmiyor. Ama daha önde görkemli bir Uşak halısı büyülüyor. Uşaklı ressam Nurcan Perdahcı, bu tabloyu özellikle, “halı açısından” kendi resminde vurguladı. (Görsel 10) HHH Acaba hangi okurumuzun evinde, paha biçilemeyen bu tarihsel halılardan vardır? Acaba o halıları “yüklüğe” kaldıran kaç okurumuz, günümüzde TV reklamlarından öğrendikleri “makine halılarını” kullanıyorlardır? Acaba bu koşullarda görkemli Türk halıcığı geleceğe aktarılabilecek mi? Acaba camilerdeki ve mescitlerdeki halı ve seccadeler neden çalınıp yurtdışına kaçırılıyor? Doğrusu çok merak ediyorum. C MY B
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog