Bugünden 1930'a 5,503,278 adet makale



Katalog


«
»

Pazar 10 Aralık 2017 EDİTÖR: ÖZGÜR ÖZKÜ TASARIM: İLKNUR FİLİZ haber 7 OHAL karanlığı Her Şey Birbirine Karıştı Siyasal gelişmelerin sınırlar aştığı, iç içe geçtiği iyice gözle görülür hale geldi. Bu iç içe geçmede siyasilerin bilinçli çabalarının rolü olmakla birlikte, süreçlerin karakterinden kaynaklanan yanlar ağır basıyor. Sözgelimi şu ünlü “MAN Adası’nı” Türkiye karasuları içine taşıyamıyorsunuz. O zaman gidip gelen dolarların, örneğin bir Amerikan bankasına uğrayıp geri dönmesi kaçınılmaz oluyor. Orada da kalacak değildir; ne için lazım idiyse oraya harcanacak, artık şirket mi satın alınacak yoksa vergiden muaf bir şekilde harcanmayı mı bekleyecek uluslararası piyasalarda bilemeyiz. HHH Bir başka uluslararasılaşmış olay da, İran kökenli ama bir şekilde vatandaşlığımızı “kazanmış”, “etkin pişmanlık” yoluyla iftira mı gerçek mi bilemediğimiz iddialarla New York’ta serbest kalmayı bekleyen Sarraf olayıdır. Onun iddiaları epey bir zaman önce açıp kapattığımız “bakanlara rüşvet, ayakkabı kutuları, peçete faturalı saat” olayının da yeniden gündeme gelmesine yol açtı. Böylece “milli” olayımız birdenbire “milletlerarası” oldu. El âlemin elinde neredeyse iktidar değişikliğine yol açacak bir silaha dönüşecek, “ulusal gururumuz kırılacak” diye de yüreğimiz ağzımıza geldi! HHH Siyasilerin bu uluslararasılaşma işinden hoşlandıkları da vakıadır doğrusu. Örneğin yeni Türk devletinin statüsünü, sınırlarını, egemenliğini belgeleyen, Kurtuluş Savaşı’nda yenilenlerle, yani “emperyalist ittifak”la yapılmış Lozan Antlaşması’nın Atina’da tartışma konusu yapılmasını anlayamadık, nedenini bilemedik. Ama epeyce dedikodu, rivayet vardır: Bir başka uluslararasılaşmış olayı; “MAN Adası” olayını gündemden kaldırmak için bu yolun seçildiğini söyleyenler var, artık bilemem! HHH Tüm bu ulusal ya da uluslararası gelişmeler olurken, Sümenaltında çoktan çözülmüş “Kudüs’ün statüsü” olayını patlatıverdi akılsız Trump. Ne oluyor, senin derdin mi yok, bir türlü kendini kabul ettirememenin sıkıntısıyla bula bula Kudüs’ü mü buldun? Her neyse, işleri karıştırdı bu Kudüs meselesi. Şimdi neyi neyle örteceğini, neyi gizleyip, neyi açacağını bilemiyor iktidar partimiz. Bu durumda onun da aklına “MAN Adası’nı” başına sarmış olan Ana Muhalefet’e bir ders vermek, çoktandır çekmecede eşref saatini beklemekte olan “belediyeleri hallet” planını gün yüzüne çıkarmak geliyor. “Nasıl da telaşa kapıldılar” diye hafif bir telaş içinde sağa sola bakıyor iktidar partisi. HHH Yalnız bu türden önü arkası pek hesaplanmamış planların geri tepmesi de olasıdır. Ana Muhalefet partisinin son zamanlarda olmadık işler yaptığını, uzun yürüyüşlere giriştiğini, 2 milyonluk mitingler toplayabildiğini, yolsuzluk dosyalarını birbiri ardınca açtığını görüyor iktidar partisi. Yine de içi rahattır. Muhalefet partisinin çapı çerçevesi iktidar tarafından belirlenen “meşruiyet” sınırlarını aşmayacağına, “devlet geleneğinin”, “genetiğinin” onu durduracağına güveniyor. HHH O nedenle de muhalefetin bağırıp çağıracağını ama radikalleşmeyeceğini umuyor. Uygun zamanda öteki belediyeleri halledecek, belki bir iki vekilin, HDP’liler ya da Berberoğlu gibi tutuklatacak, neden olmasın. Şu çok konuşan Başkan’ın bile zindanı tadabileceğini aklından geçiriyor. Belli olmaz bu işler; şimdiden yüzde 50’yi aşmış muhalefet nerden baksan korkutucudur. Hızlanmak lazım artık. “Dağları bekleyen korkunun” aşağı doğru indiği gibi bir his gittikçe büyüyor ruhlarında. “Halk darbelere değil, kendi gücüne güvenir” diye zırvalayan densiz sosyalistlerse gazete satıyorlar sokaklarda, sokak aralarında... Bugün 10 Aralık İnsan Hakları Günü. STK’ler ‘OHAL muhalif kesimlere karşı otoriter bir baskı aracına dönüştü’ dediler İnsan Hakları Günü, İnsan Hakları Evrensel Bildirisi’nin kabul edildiği gün olan 10 Aralık 1948’den bu yana her 10 Aralık’ta kutlanıyor. Ancak İnsan Hakları Haftası nedeniyle düzenlenen toplantılarda OHAL’in kaldırılması çağrısı yapıldı. İnsan Hakları Derneği (İHD) Diyarbakır Şubesi, Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) Diyarbakır Temsilciliği, Diyarbakır Barosu, Diyarbakır Tabip Odası (DTO) ve Diyarbakır Hak İnisiyatifi, İnsan Hakları Haftası nedeniyle Diyarbakır’da ortak bir basın toplantısı düzenledi. İHD Genel Başkan Yardımcısı ve Diyarbakır Şube Başkanı Raci Bilici, Tahir Elçi cinayetini hatırlatıp bunun faili meçhul ve cezasızlık kültürünün en çarpıcı tezahürü olduğunu belirterek, “17 aydır süren OHAL, hu KOFLER: TÜRKİYE’DE DURUM ENDİŞE VERMENİN ÖTESİNE GEÇTİ Alman hükümetinin İnsan Hakları Sorumlusu Bärbel Kofler, 10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü vesilesiyle yaptığı açıklamada, dünya genelinde insan hakları alanında olumsuz bir tablonun hâkim olduğunu söyledi. Alman Yazıişleri Ağı’na (Redaktionsnetzwerk) konuşan Kofler, “İnsan hakları konusunda durum birçok ülkede kötüleşti” dedi. Kofler Türkiye’de durumun alarm verici olduğunu söyleyerek, “Türkiye’de insan haklarındaki kısıtlamalar birkaç yıl öncesinde mümkün olacağını düşünmediğimiz bir boyuta ulaştı” dedi. “Gaze teci, siyasetçi ve aktivistlerin kitle halinde tutuklanmalarının endişe verici olmanın ötesine geçtiğini” söyleyen Kofler, Almanya’daki duruma da eleştirel yaklaşılması gerektiğini belirtti ve özellikle sığınmacıların insan haklarına saygı gösterilmesi gerektiğini hatırlattı. kuk güvenliğinden yoksun ve toplumsal yaşamımızda muhalif kesimlere karşı otoriter bir baskı aracına dönüştü” dedi. İnsan hakları örgütlerinin temsilcileri bu açıklamanın ardından İHD ve kayıp yakınlarının “Kayıplar bulunsun failler yargılansın” sloganı ile her hafta düzenlediği oturma eyleminin 461’incisine katıldı. KHK ile ihraç edildikten sonra işine geri dönebilmek için Ankara Yüksel Caddesi’nde ey lemini sürdüren Veli Saçılık da destek verdi. Eylemde, 1993’ten beri kayıp olan 23 yaşındaki Hacı Şili’nin akıbeti soruldu, oturma eylemi gerçekleştirildi. Bilici 1 yıllık hak ihlalleri verilerini şöyle açıkladı: n KHK’lerle 100 binin üzerinde kamu personeli ve akademisyen ihraç edildi. n 160 basınyayın kuruluşu süresiz olarak kapatıldı. n 166 gazeteci halen cezaevle rinde tutuklu. Onlarcası hakkında soruşturma ve davalar açıldı, hapis cezalarına çarptırıldı. n 101 belediyeye kayyım atandı. 110 DBP’li belediye eşbaşkanı kayyım sonrası tutuklanırken, 68’i hâlâ tutuklu. n 5 HDP’linin vekilliği düşürülürken, kimisine hapis cezaları verildi. n 9’u HDP’li ve 1’i CHP’li olmak üzere 10 milletvekili hâlâ tutuklu. l Yurt Haberleri Küçük Arev anne ve babasına kavuştu ZEHRA ÖZDİLEK Cemil Aksu ise memleketin HDP Hopa İlçe Başkanı yazar, çevre aktivisti Cemil her tarafında olan şeyin kendi başlarına da geldiğini belirterek tutuksuz yargılanmaları gere Aksu ve Sosyalist Kadın Meclis ken bir durumda tutuklandıkla leri Artvin Sözcüsü Nurcan Ak rını söyledi. Aksu, “İki aya yakın su, sosyal medya paylaşımla bir süre tutuklu kaldık. Biz tu rı nedeniyle tutuklandılar. İçe tuklanınca babam kriz geçirdi 45 ride iki ayı aşkın bir süre tutu gündür hastanede. Annem, eşim lan çift, önceki gece Artvin Mer oğlum başka yerdeydi. Çok ba kez Kapalı Cezaevi’den tahli sit bir nedenden dolayı bir aileyi ye edildi. Aksu çifti, 8 yaşında darmadağın ettiler. Siyasi bir ka ki oğulları Arev’e kavuşmanın rar, bu tür davalarda hukuk ara mutluluğunu yaşı manın bir anlamı yorlar. Anne Nur yok. Efraim Vayiç can Aksu, “Tutuk arkadaşımız hâlâ landığımda ilk ak içeride. Onun da lıma gelen Arev’di. tahliyesini bekliyo Cezaevinde çocu ruz” dedi. ğun ile ilgili kaygılarını dile getiri Rusça yasak yorsun, ‘bak çocu Dışarıda ne ka ğunu alırız esirge dar keyfi tutuksuz me kurumuna ve uygulama varsa ririz’ tehditleriyle Arev şimdi çok mutlu. içeride de öyle uy karşı karşıya kalı gulamaların oldu yorsun. Sadece an ğunu dile getiren ne, baba değil ay Aksu, “RusçaTürk nı zamanda çocuk çe kitap istettim, müdür ‘Dil öğ ve ailede yargılanıyor, cezalandı renmenize gerek yok. İstediğiniz rılıyor” diye konuştu. İnsanı ço kitabın şifreli olup olmadığını cuğuyla tehdit eden bir sistemin ben nereden bileyim’ diyor. Mek olduğunu söyleyen Aksu “Bir an tup verilmiyor. Kişiliği ezici dav ne babadan çok bir çocuğu yargı ranışlarda bulunuyorlar. ‘Şunu ladılar. Ailem çok büyük bir du giyme böyle dur’ deniyor. Keyfi yarlılık gösterdi. Sistem psikolo uygulamalar var. Herkese lazım jik olarak bizi nasıl yıkıma uğra olan adalet cezaevindekilere de yabilirler diye çaba harcıyordu. lazım. Memleketteki hukuksuz Bu konu da oğlum bizden daha uygulamalar hepten tavan yap dirayetli çıktı” dedi. mış durumda.” l İSTANBUL Cumartesi Anneleri: Acılarımızı ortaklaştırdık Cumartesi Anneleri, kayıpların akıbetini sormak ve faillerin yargılanması talebiyle 663’üncü kez Galatasaray Meydan’ında bir araya geldi. Eylemde açılan “Failler belli, kayıplar nerede” pankartının üzerine kırmızı karanfiller ve barışı simgeleyen beyaz tülbent bırakılarak, kayıpların fotoğrafları taşındı. Siverek’te 6 Aralık 1993’te gözaltına alınarak kaybedilen Hüseyin Taşkaya’nın akıbetinin sorulduğu bu haftaki eylemde, Taşkaya’nın 1985 yılında cezaevinde iken çocuklarına yazdığı mektuplar da pankartın üzerine bırakıldı. Taşkaya’nın kızı Serpil Taşkaya, “Burada benim gibi derin acılar yaşayan o kadar insan varmış ki, kendi acımı unuttum. Burada acılarımızı ortaklaştırdık” dedi. İSTANBUL / Cumhuriyet C MY B
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog