Bugünden 1930'a 5,502,890 adet makale



Katalog


«
»

KULTUR Süreyya Operası’nda 20’nci yüzyıl seçkileri İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası grup şefi, Tekfen Filarmoni Orkestrası solo klarnetçisi Ayşegül Kirmanoğlu, İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı hocalarından Gülden Teztel ve Tekfen Filarmoni üyesi Bahar Biricik, yarın Trio Avrasya adı altında “20. Yüzyıldan Seçkiler” konserinde bir araya gelecek. Kadıköy Belediyesi Süreyya Operası’ndaki konser saat 20.00’de başlayacak. Pazar 10 Aralık 2017 EDİTÖR: orhun atmış TASARIM: ilknur filiz kultur@cumhuriyet.com.tr Bir mimarlık dehası: 19 Louis Kahn ‘Şu karanlık günlerde, böyle bir sergi, bunca ilgi görüyorsa eğer, bu ülkeden umut kesilmez...’ “İçinde yaşadığımız şu karanlık günlerde, böyle bir sergi açılabiliyorsa ve bunca ilgi görüyorsa eğer, bu ülkeden asla umut kesilmez...” Suna ve İnan Kıraç Vakfı Pera Müzesi’nde, birkaç gün önce açılan “Louis Kahn’a Yeni/den Bakış” sergisinde karşılaştığım her mimar, her ressam, her ziyaretçi, kâh değişik sözlerle, kâh bakışlarla, kocaman bir gülümseme ya da kucaklaşmayla yukarıdaki bu sözleri söylüyordu birbirine... Ben dün de, bugün de hep mimari bilince sahip insanlar arasında yetiştim ve bu bilinçle yaşadım. Louis Kahn’ın da, eserlerinin yabancısı değildim. Ancak Müge Cengizhan’ın küratörlüğündeki bu sergi farklı! Bu dahi mimarın eserlerinin sadece çizimleri, fotoğrafları, yolculuk eskizleri değil sergilenen... Cemal Erdem’in belirli temalar çerçevesinde eserlere “yeniden bakan” ve adeta yorumlayan muhteşem fotoğrafları ve Bülent Erkmen’in hem sergi hem de sergiye eşlik eden kitap tasarımı önünüzde farklı ufuklar açıyor. Özetle mimarlık aracılığıyla, bütünsellik içinde tüm sanatlar, yaratıcılık eylemi, yaşam ve düşünce ufukları açıyor... ‘Mimarlık gurusu’ Size bu minicik yazıda Louis Kahn gibi bir dehayı anlatabilmem çok güç. Müge Cengizhan’ın tanımı onun çok yönlülüğünü ve derinliğini çok güzel özetliyor: “Louis I. Kahn, 20. yüzyıl dünya mimarlığının önemli yaratıcı aktörleri Le Corbusier, Frank Lloyd Wright ve Mies van der Rohe ile birlikte anılan, üretimi ve söylemi kolay biçimde kategorize edilmesi görece zor bir mimar, düşünür, sanatçı, bir ‘mimarlık gurusu’. Bizim yakınlıklarımız açısından bakıldığında, Mevlana Celaleddin Rumi’nin, Tanrı’nın yarattıklarına bakışını mimar gözüyle alıntılayabilecek düzeyde bilen, Atatürk’ü doğru telaffuz edip hayatının ne kadar dramatik olduğunu tartacak kadar tanıyan, Le Corbusier’ye olduğu kadar Mimar Sinan’a hayran, bilge bir dünya adamıdır.” Rusya’nın (bugün Estonya) Parnu kentinde başlayan yaşamı; New York tren istasyonunda geçirdiği kalp kriziyle son bulduğunda (1901 1974); geriye Pensilvanya’dan Dakka ve Ahmedabad’da sayısız eser, kuram ve kült haline gelmiş metinler bırakır. ‘Sokak halkın odasıdır’ Louis Kahn’ın üç kült metniyle, ilk kez tümüyle bütün olarak Türkçe ye çevrilmiş ve sergi kitabında yer alıyor. Sergi bu metinlerle de onun düşünce dünyasına yeniden bakmayı deniyor: Mimarlıkta Kanun ve Kural (1962), Sessizlik ve Işık (1968) ve Oda, Sokak ve İnsanlığın Uzlaşısı (1971). Bu metinleri okudukça, daha çok daha çok, yeniden ve yeniden okumak istiyorsunuz... Bu metinlerde Kahn kendisiyle, kullandığı malzemeyle ve sizinle konuşuyor. Aforizmaya dönüşmüş özdeyişleri bütünsellikten koparmadan ele almak gerekiyor. O yüzden fazla örnek vermek istemiyorum. Ama yine de... Kentsel dönüşüm diye bizi rezillik lerle buluşturanlar keşke okusalar: Örneğin: “Sokak halkın odasıdır. ... Günümüz kentlerinde çıkmaz sokaklar hâlâ bu, oda karakterini korurlar. Transit yollar oda olma özelliklerini tümüyle kaybetmişlerdir. Bence kentsel planlama bu kaybın farkına varmakla işe başlayabilir...” ‘İmgelerle mimarlığın özü’ Sergi kataloğu demeyeceğim, kendi başına bir servet niteliğindeki, sergiye eşlik eden kitap bu üç kült metin dışında, birbirinden değerli yazılarla taçlanıyor. Jale Erzen, Cemal Emden’in fotoğraflarını yorumlarken “Emden aslında fotoğraf çekmiyor, mimarlığın özünü anlatıyor, yalnızca imgelerle” diyor... Hem mimar, hem fotoğrafçı Cemal Emden’in fotoğrafları serginin atardamarı... Jale Erzem kitapta ayrıca Kahn’ın karakalem, pastel, suluboya ile ürettiği işleri dönemin sanat akımları içerisinde değerlendirerek, ona bir sanatçı olarak eğiliyor. Sergide de, kitapta da “Philadelphia Okulu” olarak anılacak akımın temsilcisi Louis Kahn’ın eğitimciliğini de görüyoruz. Louis Kahn ile doğrudan ya da dolaylı ilişkisi olan Türkiye’den değerli isimlerin katkılarını ve sözlü tarih konuşmaları... Örneğin Kahn’ın öğrencisi ve ofisinde mimar olarak çalışan Ahmet Gülgönen’in gözlemleri... Gidin görün bu eşsiz sergiyi... Sadece bir dehayı daha yakından tanımak için değil, kendinize, yaşadığınız kente, mahallenize, sokağınıza ilişkin sorular sormak için de... Emeği geçen herkese teşekkür ederim. ‘Kedi’, 2017’nin en iyileri arasında Time dergisinin 2017 yılının en iyi 10 filmi listesinde Ceyda Torun’un “Kedi” belgeseli de yer aldı. ABD’de büyük ilgi gören “Kedi,” Stephanie Zacharek tarafından hazırlanan listede 5. sıraya yerleşti. Zacharek, belgeselle ilgili olarak da “Bütün büyük şehirlerde görkemle aleladelik kesişir onları can alıcı yapan (da) budur ve Torun da bu fikri ipeksi bir mırıltıya benzeyen bir filmle yakalıyor” yorumunu yaptı. Listenin tamamı şöyle: 1. The Post, 2. Lady Bird (Uğur Böceği) 3. The Lost City of Z (Kayıp Şehir Z), 4. Personal Shopper (Hayalet Hikâyesi), 5. Kedi, 6. Call Me By Your Name (Beni Adınla Çağır), 7. Dunkirk, 8. Faces Places, 9. Get Out (Kapan), 10. Girls Trip. ‘Haliç Okumaları’nın konuğu Bıçakçı Kadir Has Üniversitesi’nin Cibali Kampusu’nda her ay farklı bir yazarı okuyucuyla buluşturan “Haliç Okumaları”nın bu ayki konuğu Hakan Bıçakçı olacak. “Bir Yaz Gecesi Kâbusu”, “Apartman Boşluğu”, “Ben Tek Siz Hepiniz”, “Doğa Tarihi”, “Hikâyede Büyük Boşluk Hakan Bıçakçı lar” isimli kitapların yazarı Bıçakçı, 12 Aralık Salı günü 14.0016.00 saatleri arasında merak edilen soruları yanıtlayacak. Yazar, ayrıca “Uyku Sersemi” yapıtından 2 sayfalık bir bölümü katılımcılara okuyacak. 3. Gülsin Onay Piyano Günleri yarın başlıyor Tekirdağ Süleymanpaşa Belediye si tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen Gülsin Onay Piyano Günleri yarın sanatseverler için kapılarını açıyor.1116 Aralık tarihleri arasında dünyaca ünlü piyanistleri Tekirdağ’da ağırlayacak etkinliğin açılış geces Mauricio Vallina’nın resitali ile başlarken, salı günü Özgür Ünaldı, çarşamba günü Salih Can Gevrek, perşembe günü Cemil Yener Gökbudak, cuma günü Ufuk Mete Şahin sahne alacak. Etkinliğin kapanışında dünyaca ünlü piyanistimiz Gülsin Onay bir konser verecek. Festivalde ayrıca tüm piyanistler, 110. doğum yıldönümü nedeniyle değerli bestecimiz Ahmet Adnan Saygun’un bir eserine bis olarak yer verecekler. ‘Gençlere yer verdik’ Bu yıl 3’üncüsü düzenlenen Piyano Günleri programı hakkında bilgi veren Gülsin Onay, “Piyano Günleri, uluslararası üne sahip piyanist Mauricio Vallina’nın resitaliyle açılacak. Bir sokağa ismimi veren, daha sonra da bu Piyano Günlerini düzenlemeye başlayan Süleymanpaşa Belediye Başkanı Sayın Ekrem Eşkinat’a ve tüm emeği geçenlere çok teşekkür ediyorum. Bu yılki programı oluştururken özellikle genç piyanistlere yer vermeyi amaçladım. Ben de 16 Aralık’taki kapanış konserinde buluşacağım Tekirdağlı dinleyicilerimle. Çok mutluyum, gururluyum” diye konuştu. ‘Piyanonun Dişi Aslanı’ İstanbul’da “Piyanonun Dişi Aslanı” olarak nitelendirilen, Cleveland Uluslararası Piyano Yarışması Birincisi Martina Filjak, “İstanbul Resitalleri” kapsamında Nef’in ev sahipliğinde 12 Aralık Salı akşamı Sakıp Sabancı Müzesi’ne konuk oluyor. Repertuvarında 30’dan fazla piyano konçertosu bulunan sanatçının vereceği konser öncesinde konuklar, Sakıp Sabancı Müzesi’ndeki “AI Weiwei Porselene Dair” sergisini de resital biletlerini gösterek ayrı bir ücret ödemeksizin gezebilecekler. Üniversiteler tiyatro için Kadıköy’de Sabancı Üniversitesi Tiyatro Kulübü’nün (SUOyuncuları) düzenlediği Üniversitelerarası Tiyatro Festivali’nde 8 üniversiteden tiyatro toplulukları sahne alacak. Festival, 111213 Aralık tarihlerinde gerçekleşecek ve oyunlar ücretsiz olacak. Program şöyle: Yarın, Ak’la Kara Sahnesi’nde MEF Üniversitesi Tiyatro Topluluğu 13.00’te “Hisseli Harikalar Kumpanyası”; Yıldız Teknik Üniversitesi Oyuncuları 20.30’da “Karmakarışık”; Ba rış Manço Kültür Merkezi’nde Bahçeşehir Üniversitesi Müzikal Topluluğu 13.00’te “Hastalık Hastası”; SUOyuncuları 20.00’de “Salıyı Perşembeye Bağlayan Gece”; Salı, Öykü Sahne’de ÖzÜ Tiyatro Topluluğu 15.00’te “Dört Kadın”; Galatasaray Üniversitesi Tiyatro Topluluğu 20.00’de “Madox ile Üç Gece”; Çarşamba ise Nâzım Hikmet Kültür Merkezi’nde Kocaeli Üniversitesi Tiyatro Kulübü14.00’te “Sanat”; Marmara Drama Topluluğu ise “MARATSADE” oyununu sergileyecekler. Ülkesine döndü, hayatı değişti Yervant Bostancı Amerika’da 21 yıl yaşayan, 2013 yılında ise Türkiye’ye kesin dönüş yapan Ermeni udi sanatçısı Yervant Bostancı, yerleştiği Diyarbakır’da ilgi odağı haline geldi. Diyarbakırlı yazar Şeyhmus Diken’in yazdığı ve geldiği yıl evlendikten sonra girdiği sınavı kazanınca Diyarbakır Devlet Klasik Türk Müziği korosunda ud ve ses sanatçısı olmanın yanı sıra Sanat Kurulu üyeliğine de getirilen Bostancı’nın yaşamını anlatan “Ula Fılle (Hristiyan) Hoşgeldin” kitabı 3’üncü baskısını yaptı. Bostancı ise “Dönemin bakanı Ömer Çelik yardımcı oldu. Onun ve yazar Şeyhmus Diken’in dönüşümde büyük katkısı var. İyi ki ABD’den dönmüşüm. Mutluluğu yine memleketimde buldum. Keşke daha önce dönüş yapsaydım” diye konuştu. ‘Benden çok hayranı var’ “Ula Fılle (Hristiyan) Hoşgeldin” kitabının yazarı Şeymus Diken ise “Yervant, Amerika’da yaşıyordu. İzini bir şekilde bulduk. Bir süre sonra geniş ve derinliği olan hayatı hakkında kitap yazdık. Kitap kısa sürede 3 baskı yaptı” sözleriyle kitabın yazım sürecini anlattı. Diken, Bostancı’nın büyük ilgi gördüğünü de belirterek, “Gelip burada sıradan bir insan halinde kalmadı. 21 yıllık kesintiye rağmen bugün şehirde benden çok seveni, hayranı var” dedi. l DHA C MY B
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog