Bugünden 1930'a 5,499,166 adet makale



Katalog


«
»

Cuma 1 Aralık 2017 4 haber EDİTÖR: ALPER İZBUL TASARIM: BAHADIR AKTAŞ AKP’nin ‘Rıza’sı! ‘Hayırsever işadamı Rıza’, ABD’de tutuklandıktan sonra, önce Türk vatandaşı olduğu için bu ülkeye nota verildi. Konuşmaya başlayınca önce zorla ‘itirafçı’ ve ‘iftiracı’ en sonunda da ‘ajan’ ilan edildi u Binbir surat Rıza: Türkiye’de gözaltına alınınca, ‘Hayırsever’, ‘Rıza Bey’, ‘mağdur’, ‘cari açığı kapatan ihracat şampiyonu’. ABD’de tutuk lanınca ‘Türkiye ile ilgisi yok, savcının tasarru fu’. Hapiste geçen 6 aydan sonra, ‘vatandaşımız, suçu yok’, ‘zaten hükümetin bir endişesi yok’. İti Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Türkiye’de yolsuzluk ve rüşvet gerekçesiyle gözaltına alındığında “Hayır işlerine girdiğini biliyorum” sözleri ile “kefil” olduğu Türkiye’de, Türkiye ekonomisine ticaretiyle katkı sağlamış bir işadamıyım. 500 bin dolar, 87 milyar dolar... Bu rakamlar nereden çıkıyor? Gözlerim yerinden fırlıyor” dedi. İranlı işadamı Rıza Sarraf’ın 70 gün sonra tahliye edilmesini de “Hak ye rini buldu” sözleri ile değerlendirmişti. Tatil için gittiği ABD’de tutuklandığında ise “Ülkemizle alakası yok” dedi ancak yine de SİNAN onun için Sarraf, “RıTARTANOĞLU za Bey”di. Tutuklulukta 6 ay geçince Erdoğan “Vatandaşımız olduğu için hukukunu aramak zorundayız. Kaldı ki bir suçu da bulunmuyor” diye konuştu. Tutukluyken ABD’ye nota bile verildi ancak daha sonra ajan olup olmadığı sorgulanmaya başlandı. Önce “itirafçılığa” zorlandığı belirtildi, daha sonra zorlandığı alanın “iftiracılık” olduğuna karar verildi. İşte AKP’nin yaşanan her duruma göre değişen ‘Rıza’sı: İhracat şampiyonu Rıza Sarraf, 21 Haziran 2015’te düzenlenen ve Erdoğan’ın da katıldığı bir törenle ‘ihracat şampiyonu’ ilan edilmişti. Sarraf, ödülünü dönemin Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, dönemin Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci ve Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanı Mehmet Büyükekşi’nin elinden almıştı. ‘Ülkemizle ilgisi yok’ Sarraf tatil için gittiği ABD’de ‘Hayır işlerine girdi’ Erdoğan, Türkiye’de gözaltına alındığında 26 Aralık 2013’te Sarraf için “Altın ihracatı yapan bir zat. Ülkeye katkısının olduğunu, hayır işlerine girdiğini biliyorum” dedi. Tutuklanmasının ardından Sarraf, ticareti ile Türkiye’nin cari açığını kapatan hayırsever olarak tanıtıldı. tutuklandı. Erdoğan, 29 Mart’ta ABD’ye giderken, “Aslında ülkemizi ilgilendiren bir konu olmadığı gibi, bir kara para aklama konusu mudur değil midir, gerekçesini bilmeden böyle bir değerlendirme yapmayı doğru bulmuyorum. Sarraf ile ilgili varsa bir şey Rıza Bey’in avukatları da kendisini savunacaklardır” dedi. Sarraf’ın tutuklandığı dö ‘Hak yerini buldu’ Erdoğan; Sarraf’ın, 17/25 Aralık’tan sonra 70 günlük hapisliğinin ardından “Paralel yargı mesnedi olmayan adımlar attılar. ‘Er geç hak yerini bulacaktır’ diye bir temennim vardı ve hak yerini buldu. Temenni ederim ki buna benzer birçok mağdur olan insanlar vardı. O mağdur olan insanlar da hakkın tecellisiyle bu hapishanelerden bir an önce çıkma imkânı yakalasınlar” ifadelerini kullandı. nem AKP Sözcüsü olan Ömer Çelik, “Amerika’daki bir savcının tasarrufu” diye konuştu. ‘Vatandaşımız, suçu yok’ Erdoğan, Sarraf’ın tutukluluğunun 6. ayında, “Neticede bizim vatandaşımız olduğu için, hukukunu aramak zorundayız. Kaldı ki bir suçu da bulunmuyor” değerlendirmesini yaptı. Erdoğan ayrıca tutuklamanın hangi kurala göre yapıldığını ABD’ye sorduğunu aktardı. Bozdağ ‘kumpas’a döndü Tutuklandığı sırada Adalet Bakanı olan Bekir Bozdağ, “Herhangi bir endişemiz yok. Türkiye yaptığı bütün işleri, bugüne kadar anayasa ve hukuka göre yapmıştır; İran’la ilişkiler dahil” dedi. Ancak, duruşma tarihi yaklaştıkça Bozdağ’da “endişe” doğ Türk bayraklı savunma! Sarraf, hükümete yakın A Haber’in Türk bayrağı fonlu ekranında kendisini ‘savundu.’ Sarraf, “Ben bir işadamıyım. Değil İran, hiçbir ülkenin işadamı değilim. Ben du. Bozdağ, Hükümet Sözcüsü olarak soruları yanıtlarken, “Sarraf davası, Türkiye’ye dönük açık bir kumpastır. Siyasi bir davadır, hukuki dayanaktan yoksundur. 17/25 Aralık sürecinde FETÖ’nün başaramadığı hukuk darbe teşebbüsünün ABD yargısı eli ile tekrarlanmasından başka bir şey değildir” dedi. SARRAF DIŞ BASINDA: Erdoğan hükümeti için utanç verici itiraflar ABD’nin İran’a uyguladığı ambargoyu delme suçlamasını kabul eden Rıza Sarraf’ın önceki gün bu kez tanık sandalyesine oturarak New York Güney Bölgesi Federal Mahkemesi’nde Halkbank Genel Müdür Yardımcısı Hakan Atilla’nın yargılandığı davada verdiği ifade dış basında yankı buldu. New York Times gazetesinde yer alan haberde ABD’nin İran’a uyguladığı yaptırımları delmek için Halkbank ile anlaşma yapmak amacıyla Sarraf’ın eski Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan’a nasıl rüşvet verdiğini anlattığına işaret edildi. Sarraf’ın, 2012’de Çağlayan’la yapacağı anlaşmanın kazancını yüzde 5050 paylaşma konusunda uzlaştıklarını söylediği iddiası aktarıldı. Haberde Türk hükümetinin önceki açıklamalarında Çağlayan’ın Türk yasalarına ve uluslararası hukuka uygun hareket ettiğini söylediği de hatırlatıldı. Haberde, “soruşturmanın, Türk siyasi çevre lerini ürperttiği, Erdoğan’ın ABD’li yetkilileri davayı kapatmaya ikna etmeye çalıştığı” yorumlarına da dikkat çekildi. Washington Post da Sarraf’ın ABD’li yetkililerle işbirliği yapmaya, “mahkum takası anlaşması yapılması girişiminin başarısız olmasının” ardından karar verdiği savunuldu. NBC News “Sarraf’ın pop yıldızı bir eşi, yatları, özel jeti, 10 milyon dolarlık sanat koleksiyonu ve Manhattan’daki jüriye anlatacak ilginç bir hikâyesi var” ifadesini kullandı. Sarraf’ın tanıklığının WashingtonAnkara ilişkileri için bir sınav olduğu görüşü dile getirildi. Britanya’da yayımlanan Financial Times gazetesindeki haberde, “Sarraf’ın Çağlayan’a rüşvet verdiğini itiraf etmesinin Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın hükümeti için utanç verici bir gelişme olduğunu” belirtti. Reuters ve AFP ajansları ise davanın iki ülke arasındaki gerilimi arttırabileceğini belirtti. rafçı olunca, ‘kumpas, itirafa zorlanıyor’. Sanıklıktan tanıklığa geçince, ‘itiraf değil, iftiraya zorlanıyor’. 5 gün ses gelmeyince, ‘Ey ABD, Rıza nerede’. Bir süre sonra ‘Rıza’nın canı cehenneme. Tut ki Amerikan ambargosu delinmiş olsun, Sarraf’ın kişisel suçudur’. En sonunda da o bir ‘ajan’! ‘Rıza nerede’ notası Duruşma tarihi yaklaşırken, Sarraf’ın dosyadaki konumunun ‘sanık’lıktan ‘tanık’lığa kaydığı, hem de tutukluluk halindeki durumunun değiştiği haberleri artmaya başladı. Türkiye Sarraf için ABD’ye nota verdi. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, “Notayla sorduk. Bu bizim vatandaşımızdır ve böyle haberler var, bunun durumu nedir. Aradan 34 gün geçti. ABD’den herhangi bir ses çıkmadı. Dün itibarıyla arkadaşlarımız tekrar bir notayla, ‘Biz şu tarihli bir notayla sorduk ama sizden dönüş olmadı’ diye sordu. ‘Başka bir yerde. Sağlığı da iyi, güvende, bir sorun yok’ diye genel bir cevap verilmiş” bilgilerini verdi. ‘Canı cehenneme!’ ABD’den gelen Sarraf’ın ‘itirafçı’ olduğu yönünde haberler artarken, AKP’li Mehmet Metiner, “Birileri bizim Rıza Sarraf’ı savunduğumuzu iddia ediyor. Bu ne büyük bir ahlaksızlıktır ya. Sarraf’ın canı cehenneme. Tut ki Rıza Sarraf’ın üzerinden Amerikan ambargosu delinmiş olsun, bu Sarraf’ın kişisel suçudur” açıklamasını yaptı. ‘Kendini yakalattı’ Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın başdanışmanlarından İlnur Çevik, Yeni Birlik gazetesindeki köşesinde, “Bu işlerin buraya varacağını daha Rıza Sarraf kuzu kuzu Amerika’ya gidip kendini FETÖ’cü ABD savcılarına yakalattığı zaman anlama lıydık” ifadelerini yazdı. ‘İftiraya zorluyorlar’ Hükümetin ‘tanıklık’ yönündeki haberler karşısındaki ilk tutumu Sarraf’ın ‘itirafçılığa zorlandığı’ yönünde oldu. Bozdağ daha sonra, “Bunlar rehin durumunda adeta orada. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni, hükümeti, kurumlarını suçlayan ve Türkiye’nin aleyhinde karar çıkmasına yardımcı olacak itiraflarda bulunmaya daha doğrusu iftiralarda bulunmaya zorluyorlar” dedi. Ajan da oldu AKP’li Burhan Kuzu, “Tabii, şimdi Rıza Sarraf şüpheli bir tablo. Hakikaten baştan beri Amerikan ajanı mıydı? Bugüne kadar ne biliniyordu, Rıza Sarraf, iyi bir adamdır, Türkiye’nin de dostudur, işadamıdır, kritik zamanlarda destek olunmuştur gibi bakıldı. Ama baştan beri farklı telden çalıyor gibi” diye konuştu. Kuzu’nun bu şüphesi, “suçsuz ve hayırsever vatandaş Rıza Bey” için ABD’ye neden nota verildiği sorusunu gündeme getirdi. Selvi: Hedef Erdoğan Hürriyet yazarı Abdülkadir Selvi, köşeside, Sarraf davasında hedefin Cumhurbaşkanı Erdoğan olduğunu anlatırken, “Gezi’nin ünlü sloganıyla söyleyelim, mesele sadece Rıza Sarraf değil arkadaş, sen hâlâ anlamadın mı?” ifadelerini kullandı. CHP’li Aksünger: Halk Bankası avukatları kabul etti CHP Genel Başkan Yardımcısı Erdal Aksünger, ABD’de süren Rıza Sarraf davası ile ilgili olarak, “Halk Bankası’nın avukatlarının yaklaşımları çok ilginçti. Çünkü, ‘evet böyle bir olay gerçekleşmiştir. Ama bunu bizim müvekkilimiz değil, Süleyman Aslan ile ona rüşvet veren Rıza Sarraf yapmıştır’ tarzında yaklaşımla müvekkillerini savunmaya çalıştılar. Bu süreç kötü bir yere gidiyor” dedi. Daha önce Türkiye’deki yargı sürecini yakından izleyen, dört bakanın Yüce Divan’a gönderilmesi için açılan Meclis Soruşturma Komisyonu’nda da yer alan ve ABD’deki davayı takip eden Aksünger, “Bu davanın Türkiye’yi, Türk halkını çok yakından ilgilendirmesi bence çok önemli; ama bizim buraya, bu adalet sistemine güveniyor durumunda olmamız da bence acı konulardan bir tanesi” dedi ve ekledi: “Meclis Soruşturma Komisyonu’na gelen dosyanın içinde de vardı; orada, Sarraf’ın aslında ne kadar sakıncalı bir adam olduğu anlatılıyor, uyarlıyordu. Bugün de bu davanın buradaki sürecine baktığımız zaman, Türkiye’nin aleyhine işleyen bir süreç gibi görünüyor. Türkiye’nin kurumlarının zarar görmesi çok ciddi.” Aksünger, “Bence olacak en doğru şey, bu hükümetin bu bedeli halka ödetmemesi için erken seçime hızlı bir şekilde gidilmesidir” görüşünü dile getirdi. l New York / DHA Çoğu var azı yok Rıza Sarraf’ın ABD’de verdiği ifade, AKP’nin 4 bakanı akladığı TBMM Soruşturma Komisyonu’na sunulan belge ve iddialarla örtüşüyor EMİNE KAPLAN Rıza Sarraf, ABD’de verdiği ifadede eski Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan’a 4550 milyon Avro ve 7 milyon dolar rüşvet verdiğini ileri sürerken, TBMM Soruşturma Komisyonu’nun raporuna giren iddialarda Çağlayan’a verilen rüşvet miktarı 32 milyon 53 bin Avro, 6 milyon 766 bin dolar ve 3 milyon 460 bin TL olarak yer aldı. Rıza Sarraf’ın ABD’de verdiği ifade, AKP tarafından aklanan 4 bakanla ilgili TBMM Soruşturma Komisyonu’na sunulan belge ve iddialarla örtüşüyor. Sarraf, ifadesinde eski Ekonomi Bakanı Çağlayan’a Halkbank’taki işi almak için 4550 milyon Avro’ya ek olarak 7 milyon dolar ve yaklaşık 2.5 milyon TL rüşvet verdiğini ileri sürdü, Çağlayan’ın kardeşi Şenol Çağlayan’a ait banka hesabına İran’la ticaret üzerinden gelen 2.4 milyon TL’ye dair banka dekontunu da mahkemeye sundu. TBMM Soruşturma Komisyonu raporunda yer alan belgelere göre, Rıza Sarraf’tan Şenol Çağlayan’a 2.4 milyon TL’lik tek ödeme gözüküyor. 31 Ekim 2012 tarihinde, Rıza Sarraf’ın ortağı Abdullah Happani’den Şenol Çağlayan’ın Bank Asya’daki hesabına 2.4 milyon TL havale edildi. Kardeş Çağlayan, bu parayı 2 gün sonra Zafer Çağlayan’ın hesabına gönderdi. Çağlayan, komisyona verdiği ifadede, bu havaleyi kardeşinin kendisine şirket satışından kaynaklı alacağı olarak açıklarken, “Bu para, Şenol Çağlayan’ın Simay Altın Ticaret Şirketi’ne bozdurduğu mücevheratın karşılığıdır” dedi. Ancak Şenol Çağlayan’ın savcılığa verdiği ifade ile Çağlayan’ın komisyona yaptığı açıklamalardaki tutarsızlık komisyon raporuna da yansıdı. Kardeş Çağlayan, paranın kaynağıyla ilgili olarak “2012 yılı ekim ayında geçmiş iş yaşamımda benim yaptığım tasarruf ve eşimin biriktirmiş olduğu bir miktar altın ve ziynet eşyası bozdurma suretiyle bu borcun bir kısmını ağabeyim Zafer Çağlayan’a ödedim. Bu altın ve ziynet eşyalarını bozduracağım zaman yeğenim Salih Kaan Çağlayan’ın düğününde tanıştığım ve altın işleri ile uğraştığını bildiğim Rıza Sarraf ile görüştüm. Kendisi beni Simay Altın Şirketi’ne yönlendirmişti. O tarihte oraya gittiğimde beni karşıladılar ve elimde olan ziynet ve altın eşyalarını teslim aldılar. Hatırladığım kadarıyla ertesi gün altınların bedelini Bank Asya’da bulunan hesabıma gönderdiler” dedi. 6 aylık çelişki Komisyona sunulan belgelere göre Şenol Çağlayan, yeğeni Kaan Çağlayan’ın düğününde konuştuğunu belirttiği Sarraf’ın yönlendirmesiyle altınlarını 31 Ekim 2012 tarihinde Simay Altıncılık’a bozdurdu. Ancak, Zafer Çağlayan’ın komisyona sunduğu belgelere göre oğlu Kaan Çağlayan, 12 Nisan 2013 tarihinde evlendi. MHP başta olmak üzere muhalefet partilerinin komisyon raporuna verdiği muhalefet şerhinde, Sarraf’ın Çağlayan’a verdiği iddia edilen rüşvet miktarlarının, ABD’deki ifadesinde yer alan miktarlardan daha az olduğu görülüyor. Şerhlerde, Çağlayan yöneticiliğinde Halk Bankası Genel Müdürü Süleyman Aslan, Özel Kalem Müdürü Onur Kaya, Mustafa Behçet ve oğlu Salih Kaan Çağlayan’dan oluşan bu grupların Rıza Sarraf’a menfaat karşılığı çeşitli imtiyazlar sağladığı; Gana’dan kaçak yollarla ülkeye sokulmak istenen 1.5 ton altın ile ilgili idari ve adli soruşturmaların engellendiği ve altınların Dubai’ye gidişi ve girişi sağlandığı; Rıza Sarraf tarafından şirket hesabına gelen paraların (döviz veya Türk parası) yüzde 0.4 ve yüzde 0.5’inin Çağlayan’a ödendiği, Rıza Sarraf tarafından Çağlayan’a değişik tarihlerde 32 milyon 53 bin Avro, 6 milyon 766 bin 750 dolar ve 3 milyon 460 bin TL verildiği, Rıza Sarraf tarafından Çağlayan’a 300 bin İsviçre Frangı (700 bin TL) değerinde saat verildiği, Çağlayan’ın 106 bin 400 TL değerindeki piyanoyla ilgili mal bildiriminde bulunulmadığı, Çağlayan’ın, bakanlık görevi süresince şahsi ve birinci derecedeki yakınlarının banka hesaplarında büyük miktarda (döviz, Türk Lirası) hareketlerinin olduğu ve bu konudaki yazılı ve sözlü savunmalarında tutarsızlıklar olduğu, Çağlayan’ın bakanlık görevi süresince şahsi ve birinci derecedeki yakınlarının menkul ve gayrimenkullerinde büyük artışlar olduğu, bu konudaki yazılı ve sözlü savunmalarında tutarsızlıklar olduğu iddialarına yer verilmişti. l ANKARA C MY B
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog