Bugünden 1930'a 5,498,767 adet makale



Katalog


«
»

KULTUR 24 Aydın Doğan Karikatür Ödülleri belli oldu Hafta sonu Bakırköy’de felsefe konuşulacak Bakırköy Belediyesi ve MonoKL Yayınları iş Kerimoğlu’nun açılış konuşmasıyla başlaya birliği ile düzenlenen “Türkçe Felsefe” sempoz cak sempozyuma konuşmacı olarak, Hasan Bü yumu 23 Aralık tarihlerinde Bakırköy Beledi lent Gözkan, Ahmet Sosyal, Murat Erşen, Çağ yesi İspirtohane Kültür Merkezi’nde gerçekle lar Koç, Volkan Çelebi, Mert Bahadır Reisoğlu şecek. Bakırköy Belediye Başkanı Dr. Bülent ve Eren Rızvanoğlu katılacak. Sempozyum, bi rinci gün 12.0019.00 saatleri arasında, ikinci gün 14.0019.00 saatleri arasında yapılacak. Girişin ücretsiz olacağı etkinlikte, cumartesi günü “Türkiye’de Felsefe”, pazar günü de “Türkçe Felsefe” açık oturumları da olacak. EDİTÖR: ÖZNUR OĞRAŞ ÇOLAK kultur@cumhuriyet.com.tr Cuma 1 Aralık 2017 ‘Arka Pencere’ sinema dergisi, ‘bağımsız ve özgür’ yayımlarını artık basılı olarak sürdürecek Bu zamanda bu dergi CESARET İŞİ... Birincilik Ross Thomson’ın... Dünyanın dört bir yanından karikatürleri ve karikatüristleri evrensel bir platformda buluşturan Aydın Doğan Vakfı tarafından 34’üncüsü düzenlenen Aydın Doğan Uluslararası Karikatür Yarışması’na bu yıl, 63 ülkeden 641 sanatçı 2 bin 220 karikatürle katıldı. Dünya çapında ün kazanmış, değerli karikatür Ross Thomson ustaları ve sanatçılarının seçici kurul üyesi olarak görev aldığı yarışmanın kazanan isimleri, haziran ayında gerçekleştirilen seçici kurul toplantısında belirlendi. Birinci verildi. 34. Aydın Doğan Uluslararası Karikatür Yarışması Ödül Töreni sonrası kazanan karikatürler, 1 Aralık Cuma gününden itibaren Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, İngiltere’den Seçici kurul, yarışmada Birinciliğe İngiltere’den Ross Thomson’ı değer gördü. İkinci İran’dan Shahram Rezaei olurken üçüncülüğe ise Brezilya’dan Raimundo Rucke Santos Souza değer görüldü. Tüm çalışmalarında kız çocuklarının eğitimi, güçlenmesi ve cinsiyet eşitliği konularını ön Mimar Sinan Salonu’nda 8 Aralık tarihine kadar sergilenmeye devam edecek. Ayrıca ödüllü karikatürler, her sene olduğu gibi bu sene de Kadıköy Belediyesi Caddebostan Kültür Merkezi’nde sergilenecek. 2 Aralık Cumartesi gününden itibaren sergilenmeye başlayacak karikatürleri, 22 Aralık tarihine kadar görmek mümkün. plana taşıyan Aydın Doğan Vakfı’nın düzenlediği yarışmada, bu yıl yine “Güçlü Kızlar, Güçlü Yarınlar” teması altında çizilen karikatürler arasından, Özel Ödül Türkiye’den “Güçlü Kızlar, Güçlü Yarınlar” tema Fethi Gürcan sı altında çizilen karikatürler arasın Mermertaş’ın dan, Özel Ödül Türkiye’den Fethi Gürcan karikatürüne Mermertaş’ın karikatürüne verildi. “Arka Pencere” sinema dergisi, 30 Ekim 2009’da haftalık ve dijital olarak başladığı yayın hayatını 380. sayısıyla sonlandırıp ara lık ayı itibarıyla basılı yayına geçiyor. “Arka Pencere Mec mua” 1 Aralık’ta “Star Wars Last Jedi (Yıldız Savaşları Son Jedi)” filmine ait 2 ka pakla raflardaki yerini ala ORHUN ATMIŞ cak. Bilgehan Aras, Okan Arpaç, Murat Özer ve Burçin S. Yalçın’dan oluşan der ginin yayın kuruluyla sine ma dergileri bir bir kapanmışken, basılı yayınlar dijital yayına geçerken yaptıkla rı bu hamleyi konuştuk. Bağımsızlığı vur gulanan dergide, ayrıca hayatlarını kaybe den yazarlar Rekin Teksoy, Onat Kutlar, Nijat Özön, Giovanni Scognamillo adına sunulan Mevzu, Havadis, Keyif ve Tenkit bölümlerinde sinema yazıları yer alacak. n Basılı yayınlar bir bir kapanıp dijital yayına geçerken siz tam tersini yapmayı tercih ettiniz, nedeni neydi? Murat Özer: Hepimiz aslında yeni adam lar değiliz. Eski usulüz. Dolayısıyla hepi miz gazetelerde, dergilerde çok çalıştık. Bu hep yapmak istediğimiz bir şeydi, yani ba sılı dergi. Dijitali de 8 yıl boyunca aralıksız 380 sayı yaptık. Artık bir noktadan sonra yapabilir miyiz dedik. Kendimize yayınevi aradık, birkaç görüşme yaptık, belli nokta lara da geldik o konuda, ama son aşamada olmadı. En nihayetinde riski dörde bölerek biz girelim bu işe dedik. Bu işe güvendik, kendimize güvendik, bu kadar yıllık dene yime güvendik. Bir de 8 yıl boyunca Arka Pencere bir okur kitlesi edindi, onlara gü vendik ve yola çıktık. Yaz aylarında yaptık ilk toplantımızı, orada kararımızı verdik ve yürüdük sonra da. n Arka Pencere, haftalık çıkan bir der giydi. Aylık sürece geçiş nasıl olacak? Burçin S. Yalçın: Haftalık dergiye alıştık tan sonra çok zor olmayacak di ye düşünüyoruz. Zaten aylık der gi temposuna da eskiden çok alı şıktık, tam tersi ne aylıktan haftalı ğa uyum sağlama mız zor olmuştu. O dönem hakikaten çok yorulduk, yıp randık. Tekrar ay lık tempoya dönmek bence basit olacak. Kendine göre zorluk ları var tabii ama rit mi haftalığa göre da ha kolay bir ritim. M.Ö: Burada bizi zorlayacak şey, diji talde ekstra prosedürler yoktu. Bu dergi yi biz yaptığımız için, Bilgehan’ın (Aras) şirketi üzerinden yapıyoruz, Aras Medya. Dolayısıyla bütün prosedürlerle biz ilgi lenmek zorunda kaldık. Matbaası vs. bun lar bizim alıştığımız şeyler değil. Dergiyi yapmak en kolay iş. B.S.Y: Çünkü esas bildiğimiz iş o. Bilgehan Aras: Deplasmana çıkmak gi bi. Ben özellikle 20 yıl boyunca işin tasa rım aşamasındaydım, zaman zaman ya zı aşamasındaydım. Şimdi bu tip detayla rın peşinde koşmak hem zaman açısından çok zorluyor, yorucu oluyor. Ama bir taraf tan takım çalışması var işin içerisinde, gü Okan Arpaç, Bilgehan Aras, Burçin S. Yalçın ve Murat Özer. ‘Bağımsız olmak önemli’ n Bu kadar sinema dergisinin kapanması sizi bu işe girerken düşündürdü mü? Dersler çıkardınız mı yani? M.Ö: Onlar hep bir grubun yayınıydı. Bir şirketindi. Patron ne derse o oluyordu. Bir grup dergiyi kapatırken onu da arasına koyup kapatıyordu. “Sinema Dergisi”nin kapatılması zaten içler acısı bir durum. Yani 8 bin satış bir sinema dergisi için çok iyi bir satıştır. Pat diye kapattılar 19 yıllık dergiyi. Dolayısıyla bizim bağımsız olmamız önemli. Bu dergiyi kapatacaksak biz kapatacağız. Maddi olarak ağır bir yükün altına gireriz, borca gireriz falan ancak o zaman kapatırız bu dergiyi. Birisi gelip “Hadi kapatın şu dergiyi” diyemez yani. zel paslaşıyoruz. M.Ö: Paylaşıyoruz, bir kişi nin üzerine yıkmıyoruz. Biz dördümüz eşit oy hakkına sahibiz. B.A: Hatta yola çıkarken de böyle hiyerarşi gütmeden 8 yıl boyunca yürüttük işi. M.Ö: Ortaklık yani. 30 Ekim 2009’da başlayarak bugünlere geldik. ‘Buna zır deli işi diyorlar’ n Dijital tecrübe nasıl bir şeydi sizin için? M.Ö: Bizi çok tatmin etti. Olabildiğine haftanın bütün filmlerine yer vermeye çalıştık. Zorlu bir şeydi, çünkü abuk subuk filmler de var biliyorsunuz, onların imzalı eleştirisinin de çıkmasına çalıştık falan (gülüyor). Evet, maddi olarak bir karşılığı yok. Zaten insanlar “deli işi” diyorlardı ona. Buna da “Zır deli işi” diyorlar. B.S.Y: Dijitalde en çok sevdiğimiz taraf özgürlüğümüzdü. Rahatça kalem oynatıyorduk. Matbu olarak Arka Pencere’yi çıkardığımızda da aynı şeyi buraya taşımak istedik. Hiçbir yayın kuruluşuna bağlı değiliz. Aynı özgürlüğü yazılarımızda olsun, dergideki tavrımızda olsun buraya taşımaya çalıştık. M.Ö: Bizi engelleyecek, sadece biziz. Birisi tepeden bize bir şey dikte edemez. n Bağımsızlık tam anlamıyla nasıl olacak? M.Ö: Ne yazmak istiyorsak özgürce yazalım. 40’ın üzerinde yazar var bu dergide. Bu yazarlar da sinema dendiğinde ilk akla gelen isimler. Bu isimlerin ne kalemine müdahale edebilirsin ne de fikrine. Biz de 8 yıl boyunca zaten bunu ilke edindik. Aynı şeyi devam ettireceğiz. n Peki, son zamanlarda sinema dergisi sayısının azlığından kaynaklı bir boşluk mu var? B.S.Y: Aslında dergiyi çıkartırkenki hareket noktamız da oydu. Popüler sinema dergisinin bir eksikliği hissediliyor. M.Ö: 4 yıl oldu Sinema Dergisi’nin kapanması. Şimdi sadece Altyazı var. Altyazı da popüler sinema dergisi değil. Aynı kulvarda değil. Altyazı’yla biz nerdeyse kardeş dergiyiz. Onda bizim ilanımız olur, bizde onun. Rakip değiliz yani. Dijitaldeyken de aynı şekildeydi. n Okuyucu Arka Pencere’de ne görecek? B.S.Y: Logomuzun altında yazan ifade bence iyi özetliyor: “Aylık Film Kültürü Dergisi.” Her sinemaseverin film kültürünü beslemek, onu yukarı çekmek bizim temel amacımız. M.Ö: Bir de 40’ın üzerinde yazar var; Fatih Özgüven’den Sevin Okyay’a, Mehmet Açar’dan Uğur Vardan’a, Şenay Aydemir’e... Yani sinema yazarlığı dediğinizde Türkiye’deki isimlerin çoğu burada yazıyor. Sağ olsunlar, hiçbiri bizi ikiletmedi, hepsi seve seve yazdı. Birçoğu da bizim yayın danışmanımız olmayı kabul ettiler. Yazarlar taşıyacaktır her zaman, biz de o yazarlara, tabii ki editör kadromuza da güveniyoruz. Kerem Yılmazer bugün anılıyor İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları, usta sanatçısı Kerem Yılmazer için vefatının 14. yılında, mezarı başında bir anma töreni düzenliyor. 1 Aralık 2017 Cuma günü saat 11.00’de Zincirlikuyu Mezarlığı’nda düzenlenecek tören, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları Müdürü Salih Efiloğlu, Ge nel Sanat Yönetmeni Süha Uygur, Kerem Yılmazer’in eşi Göksel Kortay, Şehir Tiyatroları çalışanları, sanatçıları ve sevenlerinin katılımıyla gerçekleştirilecek. Törene katılmak isteyenler için Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nden saat 10.30’da servis kaldırılacak. Ressam Gencay Kasapçı hayatını yitirdi Türkiye’nin güzel sanatlar alanında yetiştirdiği ilk kadın sanatçılar jenerasyonunun önemli isimlerinden, 1950’lerde Avrupa’da başlayan ‘Zero’ akımının Türkiye’deki ilk ve tek temsilcisi olarak görülen seramik ve heykel sanatçısı Gencay Kasapçı, tedavi gördüğü MEÜ Tıp Fakültesi Hastanesi’nde 84 yaşında yaşama veda etti. Seramik, mozaik ve fresk sanatına 1950’li yılların sonunda, burslu olarak gittiği Floransa Akademisi’nde başla yan sanatçı, bir süre Roma’da sanat çalışmalarını sürdürdükten sonra 1966’da Türkiye’ye dönmüş ve seramik, mozaik alanındaki çalışmalarıyla hem Türkiye’de, hem de İtalya başta olmak üzere Avrupa ülkelerinde ilgi uyandırmıştı. Gencay Kasapçı, ‘memleketim’ dediği Mersin’e, Mersin’in simgelerinden faydalanarak iki anıt da kazandırmıştı. Kasapçı’nın Portakal ve Güneş anıtı kimliği belirsiz kişilerce süreç içinde tahrip edilmiş, yakın zamanda belediyelerce çöpe atılmıştı. Kasapçı, bu eserini yeniden üretemedi ve eser tamamen kayboldu. Kasapçı’nın, Kıbrıs Barış Harekatı anısına Mersin’e ka zandırdığı Özgürlük Anıtı ise Büyükşehir Belediyesi’nce sökülmüştü. Kamuoyundaki tepkiler üzerine belediye, Kasapçı’ya anıtı yeniden tasarlaması için olanak sağlamış ve anıt şehir merkezine, Kasapçı’nın evinin de olduğu İnönü Bulvarı üzerine yerleştirilmişti. Gencay Kasapçı’nın cenazesi bugün Müftü Camii’nde kılınacak öğle namazının ardından Mersin Şehir Mezarlığı’nda toprağa verilecek. lABİDİN YAĞMUR / MERSİN C MY B
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog