Bugünden 1930'a 5,498,767 adet makale



Katalog


«
»

Perşembe 9 Kasım 2017 haber 4 EDİTÖR: ALPER İZBUL/ASLAN YILDIZ TASARIM: ŞÜKRAN İŞCAN ‘Prestij’ine de çarpı! Halkı halktan korumak Salı günü, Bülent Ecevit’in o sırada cumhurbaşkanı olan eski Anayasa Mahkemesi Başkanı Ahmet Necdet Sezer’den Fazilet Partisi’nin kapatılmaması için yüksek yargı üyelerine telkinde bulunması talebini ve FP ile ilgili verilen kapatma kararı ile daha sonra AKP ile ilgili olarak aynı gerekçeyle (laiklik karşıtı faaliyetlerin odağı olmak) verilen kapatmama kararlarını irdelemiş, ardından da şu soruyu sormuştum: Anayasa Mahkemeleri ne işe yararlar? 2. Dünya Savaşı öncesi ve sırasında yaşanan çok acı olayların da etkisiyle halkın desteğiyle sandıktan çıkan ve milli iradenin temsilcisi konumunda bulunan parlamentoların icraatlarının anayasaya ve demokrasinin temel ilke ve kurallarına uygunluklarının denetlenmesi kavramı demokrasilerin gündemine oturdu ve her yerde hızla yaşama geçmeye başladı. Dünya siyasal yaşamında görece yeni bir kavram olan anayasal denetim artık çağdaş demokrasilerin onsuz olmazlarından biri haline gelmiştir. Anayasa mahkemeleri, milli iradenin oluşturduğu, parlamentonun icraatının anayasaya uygun olup olmadığını kontrol ederken, buna aykırı davranan iktidarı oluşturan partilerin kapatılması, üyelerinin süreli olarak siyasetten yasaklanması gibi yetkilerle de donatılmışlardır. HHH Parti kapatma ve siyaset yasağı çoğu ülkede vardır ve örneğin Almanya’da birden fazla kez de uygulanmıştır. Fransa’da ise parti kapatmak için anayasa mahkemesi kararına bile gerek duyulmamakta ve sanki söz konusu olan bir dernekmişçesine asliye mahkemesi kararı yetmektedir. Ancak burada bir noktayı da unutmamak gerekir. Şimdiye dek hiçbir ülkede, hiçbir mahkeme iktidar olan partiyi kapatma kararı almamıştır. Oysa partinin eylemlerinin tehdit oluşturması asıl iktidar olması halinde söz konusudur. Tabii bu saptamaya karşı şu sav da ileri sürülebilir: Anayasal kontrol mekanizmasını geliştirmiş ülkelerde henüz yeni bir Hitler örneği demokrasiyle barışık olmayan bir parti iktidar olmamıştır, dolayısıyla da 2. Dünya Savaşı’ndan bu yana böyle bir ihtiyaç ortaya çıkmamıştır. Demokrasiyle barışık olmayan, bir partinin iktidar olması, o ülkede demokrasiye karşı örgütlenmeyi ve eylemleri destekleyecek güçlü bir tabanının oluşması anlamına gelir. Batı’nın önde gelen kimi ülkelerinde, seçmenin son yıllarda ısrarla demokrasi ile barışık olmayan partilere meyletmesi göz önünde bulundurulunca, buralarda yakın bir gelecekte böyle bir tehlikenin söz konusu olabileceği söylenebilir. Bunlar iktidar oldukları takdirde, acaba anayasa mahkemeleri halkın bir bölümünün demokratik haklarını, demokrasiyle barışık olmayan iktidarın arkasında saf tutan bölümüne karşı savunabilme işlevini yerine getirebilecekler mi? HHH Başka bir deyişle, demokrasiyle barışık olmayan bir iktidarı anayasal denetim yoluyla engellemek mümkün müdür? Bu sorunun henüz gündeme gelmemiş olması, bundan böyle de gelmeyeceği anlamını taşımıyor. Ama Türkiye’nin yaşadıkları rejimle barışık olmayan partilerin kapatılması yoluyla mücadelenin daha bunlar muhalefetteyken bile başarıya ulaşmadığını gösteriyor. Ecevit’in AYM’nin FP’yi kapatmasından endişelenmekte haklı olduğu görüşü rejim ve anayasal denetim konusunda duyarlı birçok hukukçu tarafından da paylaşılıyor. Yaşananlar da anayasal denetimin, rejimle barışık olmayan partilerle, gerçek mücadele yerinin anayasal denetim değil, halkın demokratik “sathı müdafaa”sı olduğunu gösteriyor. Yani şimdiye kadar anayasal denetim kurumunun, halkı halka karşı koruyabilecek bir işlev yerine getirdiğine tanık olunmamıştır. Demokrasi şimdiye dek halkın demokratik bilincinden başka, halkı halktan koruyacak etkin bir kurum bulamamıştır. ABD’DEN VİZE AÇIKLAMASI: Sınırlı güvence aldık ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Heather Nauert, başkent Washington’da basın toplantısı düzenledi. Nauert vize krizi ile ilgili bir soruya verdiği yanıtta, “Bizim çalışanlarımızla ilgili bir durum söz konusu olursa, Türkiye bizim çalışanlarımızı gözaltına almak istiyorsa bize bilgi verileceği konusunda sınırlı güvence aldık. Bu bize verilen güvenceler arasında” dedi. İstifa ettirilen Melih Gökçek’in Ankapark dahil projeleri geri plana çekildi Melih Gökçek’in istifası ve yerine Sincan Belediye Başkanı Musta fa Tuna’nın seçilmesinin ardından Ankara Büyükşehir Belediyesi’nde ki hareketlilik artarak sürüyor. AKP’nin Ankara’da Gökçek döne minde gündeme gelen projeleri geri plana çektiği ve yeni planlamalar yapıldığı öğrenildi. Bu kapsam da Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın, İs tanbul’daki AKM ben SERTAÇ EŞ zeri bir projeyi Ankara’daki Eski Hipod rom olarak da bilinen AKM alanında gündeme getirebile ceği, Gökçek’in prestij projesi ola rak planladığı Ankapark’ın ise geri plana çekildiği öğrenildi. Gökçek’in istifası ve Tuna’nın be lediye başkanı olarak seçilmesi nin ardından kurumda toplam 161 kişinin istifası alındı. İstifası alı nanlar arasında FETÖ operasyon larının ardından Ankara Büyükşe hir Belediyesi’ne AKP Genel Mer Melih Gökçek ‘prestij projem’ dediği Ankapark’ı yabancı misafirlere tanıtmıştı. kezi tarafından geçen seçimlerden sonra getirilen Genel Sekreter Asım Balcı’nın da olduğu ortaya çıktı. Kulislere yansıyan bilgilere göre istifaları alınan bürokratlardan en az yarısı görevlerine devam ettirilmeyecek ve bunların yerlerine yenileri atanacak. Mustafa Tuna’nın belediyede hızlı bir değişim yapmayı planladığı, alınan kararlarda AKP Genel Merkezi’nin de yönlendirici ve etkin olarak devreye girdiği öğrenildi. Kulislere yansıyan bilgilere göre Tuna’nın ayrıldığı Sincan Belediye Başkanlığı için de Büyükşehir Belediye Meclisi Üyesi Mustafa Kurt’un adı ön plana çıkıyor. Ayrıca 28 Şubat sürecinde adı gündeme gelen Bekir Yıldız’ın da başkanlık konusunda şansının olduğu dile getiriliyor. Ankapark geri planda Ankara Büyükşehir Belediyesi kaynaklarından edinilen bilgilere göre yeni dönemde Erdoğan eşgüdümünde başkentte kapsamlı bir değişiklik planlanıyor. Bu kapsamda Melih Gökçek’in geçen seçim öncesi yapımına başladığı, bu seçim dönemine ise prestij projesi olarak gördüğü Ankapark geri plana çekildi. Ankapark’la ilgili halen TBMM’de görüşülen Torba Yasa bünyesinde yapılması düşünülen düzenleme de geri çekildi. Ankapark’ın belediyeye ciddi bir mali yük getireceğini belirten kaynaklar, “Yalnızca işletmesi için 3 bin civarında personelin çalıştırılması gerekiyor. Belediye bunu kaldıramayabilir. Onun için bu projenin acelesi yok” değerlendirmesini yapıyor. Kaynaklar ayrıca, Ankapark’ın işletmesinin yabancı bir gruba verilebileceğini, bu konuda Dubai’de bazı ön temasların olduğu duyumlarının da geldiğine dikkat çektiler. Yeni proje Ankara Büyükşehir Belediyesi ile ilgili sürecin İstanbul’a benzer şekilde yürütüleceğini belirten kaynaklar, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Taksim Meydanı’ndaki AKM projesinin benzerini Ankara için uygulamaya koymaya hazırlandığını dile getiriyor. Buna göre Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin karşısında yer alan, uzun süredir ciddi sorunların yaşandığı Atatürk Kültür Merkezi (AKM) alanında yeni bir projeyle yeni bir düzenleme yapılacak. Bu alana ilişkin Gökçek döneminde ciddi planlamalar yapılmasına karşın tanıtımının yapılmadığını, belediyede işlemlerin yerine oturmasının ardından Erdoğan’ın tanıtımı yapabileceğine dikkat çekiliyor. l ANKARA Bahçeli’nin ‘baraj’ korkusu Yüzde 10 barajını savunmasıyla tanınan MHP lideri Devlet Bahçeli, ilk kez seçim barajının ağır olduğunu dile getirdi Başbakan Yıldırım, 5 günlük ABD ziyaretinin ilk gününde sabah yürüyüşü yaptı. Başbakan Yıldırım, Bahçeli’nin baraj çıkışına ABD’den yanıt verdi: Öneri gelirse konuşuruz Başbakan Binali Yıldırım, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin seçim barajı düşürülsün çağrısıyla ilgili “Partilerden öneri gelirse konuşuruz ama bizim böyle bir vaadimiz yok” dedi. Diplomatik temaslar için ABD’de bulunan Başbakan Yıldırım burada açıklamalarda bulundu. Yönetimde istikrar açısından barajın yüzde 10 olarak devam etmesinin düşünülebilir olduğunu belirten Yıldırım, “Ancak temsilde adalet noktasında seçim sistemi topyekun değiştirilecekse o zaman bütün bu meselelerin birlikte ele alınması gerekir. Bu konular diğer partiler tarafından gündeme getirilirse biz de gayet tabii ki her türlü öneriyi birlikte oturur, değerlendiririz. Artılarıyla, eksileriyle değerlendirir, karar veririz” dedi. Yıldırım seçim kampanyaların da ise seçim barajına yönelik bir taahhütte bulunmadıklarını ifade ederek, “Anayasa değişikliği kampanyasında bu sistem değişikliği ile Türkiye’de sürekli iktidar, sürekli istikrar döneminin başlayacağını, artık zayıf iktidarlar döneminin sona ereceğini söyledik” diye konuştu. Temasları çerçevesinde YPG’ye verilen silahlarla ilgili olarak da konuşulacağını aktaran Yıldırım, YPG’ye verilen silahların da geri alınmasının zamanının geldiğini söyledi. İlişkiler mükemmel değil ABD ile ciddi sorunlarının olduğunu belirten Yıldırım “Amerika ile ilişkilerimizin mükemmel düzeyde olduğunu söylememiz doğru olmaz. Bu sorunların artık geride bırakılması, geleceğe odaklanılması yönünde düşüncelerimizi muhatabımıza aktaracağız” ifadesini kullandı. Olağanüstü güvenlik Öte yandan Yıldırım’ın ziyareti nedeniyle Amerikan Gizli Servisi ile Washington polisinin aldığı olağanüstü önlemler ‘özel bir tehdit değerlendirmesi mi var’ sorularına neden oldu. Yıldırım ve heyetinin kaldığı Beyaz Saray’a yürüme mesafesindeki St. Regis Oteli’nin bulunduğu sokak tamamen kapatılarak iki başına da TIR’lar çekildi. Otelin ana kapısındaki giriş çıkışlar kapatıldı, yan kapının önüne xray cihazı kuruldu. l Haber Merkezi SELDA GÜNEYSU MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, yüzde 10 seçim barajının ilk kez “çok ağır” olduğunu söyledi. Parlamento muhabirlerinin sorularını yanıtlayan Bahçeli’nin değerlendirmeleri ana başlıklarıyla şöyle: Başbakan’ın oğlunun off shore hesapları: Bu konuda doğru bir bilgiye sahip değiliz. Görelim, bakalım, nereye kadar gidecek? Bir şeyler söylemeleri lazım. Baraj sorunu yok ama...: MHP, Türk siyasi hayatında baraj sorunu olmayan partilerden bir tanesidir. Yüzde 10 barajı Türkiye’de çok ağır bir baraj. 12 Eylül’ün sonrasında, yeniden siyasi yapılanma sürecine geçildiğinde, yüzde 20, yüzde 25 arasında bir baraj, bunun üstünde de yüzde 10 gibi bir baraj olmuştu. Milli Selamet Partisi (MSP) ile MHP üzerinde bu konuda tartışılmıştı. Ve bunların baraj altında kalarak, Türk siyasi hayatından silinmesi arzusu olmuştu. Öyle bir dönem içinde bir ittifak uygulaması olmuştu. O ittifakta da Refah Partisi, MHP ve Islahatçı Demokrasi Partisi arasında olmuştu. Yani şu an o zamandan sonraki dönemde, bölücü unsurların TBMM’de temsiline imkân vermeyecek bir baraj oranı olarak yüzde 10’un devamından yana... Yani bize karşı da yüzde 7, 8 gibi oranları söylemelerine rağmen, ‘Acaba biz, yüzde 10 oranına gelebilir miyiz’ dedik, Allah nasip etti; geldik. Bazen de altında kaldığımız dönemler oldu. Ama o günkü dönemlerde bölücü unsurlar olarak TBMM’de temsil imkânını baraj engeliyle aşamayacaklarını anlayanlar, kendilerini bir parti içerisinde hareket ettirerek, bir yapılanma sağladılar. Demek ki yüzde 10 barajı, ittifaklarla veya başka türlü kararlılıklarla aşılabilir bir duruma geldi. AKP’li belediye başkanlarının istifası: Güldükleri gün yanlarında olmadığımız gibi, ağladıkları gün de yanlarında olmayız. Beşiktaş çıksın, kulüpten ayrılırım: ”Galatasaray’ın 11 yabancı futbolcuyla sahaya çıkmasına yönelik eleştirilerinin anımsatılması üzerine” İki, üç tane olabilir. Beşiktaş 11 yabancı futbolcuyla sahaya çıksın, koyu bir Beşiktaşlı olmama rağmen kulüpten ayrılırım” dedi. l ANKARA ÜYE EYÜP KAYA’YA ‘SARAY’I SAVUNMAK’ YETMEDİ İSMAİL KAHRAMAN, ERDOĞAN’LA GÖRÜŞTÜ Danıştay’da FETÖ’den ihraç Saray’da ‘başkanlık’ trafiği ALİCAN ULUDAĞ Danıştay Başkanlık Kurulu, Danıştay Üyesi Eyüp Kaya’nın “FETÖ/ PDY ile irtibatlı olduğu” gerekçesiyle meslekten çıkarılmasına karar verdi. Hükümet destekli Yargıda Birlik Platformu’nun (YBP) HSYK seçimlerini kazanmasının ardından Danıştay’a atanan 33 kişiden biri olan Eyüp Kaya, Ankara 11. İdare Mahkemesi Başkanı olarak görev yaparken, üzerinde Cumhurbaşkanlığı Sarayı inşa edilen AOÇ arazisinin SİT statüsünün değiştirilmesinin iptali kararına muhalefet eden tek isimdi. Danıştay Başkanlık Kurulu, Eyüp Kaya hakkında 6 Kasım 2016 tarihinde FETÖ ile irtibatlı olup olmadığını araştırmak üzere muhakkik görevlendirdi. Hazırlanan rapor üzerine toplanan Danıştay Başkanlık Kurulu, Kaya’nın “Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulu’nca devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplardan olan FETÖ/PDY ile irtibatlı olduğu değerlendirildiği” gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verildi. 3 Kasım’da oybirliğiyle alınan karar dün Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Danıştay’da FETÖ ile irtibatlı olduğu gerekçesiyle ihraç edilen üyelerden 41’i tutukluyken, 5 kişi ise aranıyor. l ANKARA EMİNE KAPLAN TBMM Başkanlığı seçimlerinde AKP’den kimin aday olacağı merakla beklenirken, dün Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda kritik bir görüşme trafiği yaşandı. TBMM Başkanlığı’na yeniden aday olmak isteyen ancak beklediği işareti alamayan İsmail Kahraman, salı günü grup toplantısı için Meclis’e gelen Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ı uğurlarken randevu talebini iletti. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın randevu verdiği İsmail Kahraman ile dün Saray’da bir araya geldi. Kahraman’ın, Erdoğan’dan randevu istemesi, adaylık işareti alamaması nedeniyle duru munu netleştirmek istediği biçiminde yorumlandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, dün AKP Grup başkanvekillerini de Saray’a çağırdı. Grup başkanvekillerinin, TBMM Başkanı, Başkanlık Divanı üyelikleri, komisyon başkanlıkları, uluslararası komisyonların başkan ve üyeliklerinin belirlenme yöntemi için yaklaşık 2 hafta önce Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan görüşme talebinde bulundukları öğrenildi. Ancak, Erdoğan’ın grup başkanvekilleriyle görüşmesi başka bir güne ertelendi. Vekillerle görüşme turuna bugün başlayacak olan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın her hafta 5055 kişilik gruplar halinde vekillerle bir araya gelmesi planlandı. l ANKARA C MY B
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog