Bugünden 1930'a 5,498,464 adet makale



Katalog


«
»

Çarşamba 8 Kasım 2017 TASARIM: ECE KURTULUŞ Milyon dolarlık ihale haber 11 Başbakan’ın oğluna Erkam Yıldırım’ın, Paradise Papers’ta yer alan bir offshore şirketi üzerinden devletten 7 milyon dolarlık ihale aldığı ortaya çıktı Paradise Papers ile Malta’da oğullarına ait 5 şirket ortaya çı kan Başbakan Binali Yıldı rım, dün yaptığı basın açık lamasında, söz konusu şir ketlerin var lığını kabul ederken, oğul larının bugü ne kadar dev letten hiç iha PELİN ÜNKER le almadığını şu sözlerle ifa de etti: “Siya sete başlarken çocuklarıma bir tavsiyem oldu, devlet le hiçbir zaman iş yapmaya caksınız. Devletin bankala rından kaynak kullanmaya caksınız.” Ancak belgeler Binali Yıldırım’ı yalanlıyor. Kamu İhalesi Kurumu’na göre Er kam Yıldırım daha sekiz ay önce Maden Tetkik ve Ara ma Genel Müdürlüğü’nden “MTA Turkuaz Araştır ma Gemisinin İşletilme si Hizmet Alımı” adlı ihale yi aldı. Hem de Kamu İhale Kurumu’nun ‘istisna’ mad desi kapsamında. İhalenin bedeli ise tam olarak 6 mil yon 920 bin dolar. Kamu İhale Kurumu ve edevlet verileri Paradise Papers’ı teyit ederken Er kam Yıldırım’ın, hisseda rı olduğu Nova Warrior ad lı offshore şirket üzerinden Maden Tetkik ve Arama Ge nel Müdürlüğü’nden ihale aldığını ortaya koydu. Üste lik ihalenin üzerinden he nüz sekiz ay geçmiş. Başbakan Binali Yıldırım, Cumhuriyet gazetesinin dün ya genelinde 67 medya kuru muyla eşzamanlı olarak ya yımladığı Paradise Papers ile ilgili açıklamalarda bulun du. Gazetemizin, haber ya yımlanmadan önce avukatla rı aracılığıyla yönelttiği ay rıntılı soruları yanıtlama yan Yıldırım, açıklamasında ‘Kendisiyle ilgili algı oluştu rulduğunu’ iddia ederek ‘yer li ve milli’ olduğunu vurgu ladı. Diğer yandan Malta’da ki şirketlerin varlığını kabul eden Yıldırım, “Türkiye ve başka ülkede bir kişi hakkın da ticari faaliyetleri hakkın da bilgi almak isterseniz her türlü bilgiyi alabilirsiniz. İn ternet üzerinden 2 dolar öde yerek herkes hakkında bil gi alabilirsiniz, bunların sır uySgtaunladnamrtalamrış Akdeniz’de petrol arıyor Tuzla’daki İstanbul Tersanesi’nde inşa edilen Turkuaz Araştırma Gemisi, Türkiye’nin ilk yerli üretim milli sismik araştırma gemisi. Jeofizik sistemler ve deniz tabanı ayrıntılı görüntüleme haritalama sistemleri, uzaktan kumandalı robot aracın yanı sıra, su kolonu ve deniz tabanından jeolojik örnekleme yapabilecek ekipmanlara sahip. Yaklaşık 300 milyon liraya mal olan Turkuaz, Ege ve Akdeniz’de petrol ve doğalgaz arama faaliyetlerini yürütüyor. IMO kayıtları. özelliği yok” dedi. Erkam Yıldırım’a ait ge miler üzerine derinleştirdiğimiz araştırmalar ise bizi son zamanların en büyük ihalesine götürdü. Üstelik bunu anlamak için Yıldırım’ın önerdiği gibi 2 dolar ödemeye gerek bile kalmadı. Türkiye’deki ayağı Paradise Papers’a göre Binali Yıldırım’ın oğulları Erkam Yıldırım ve Bülent Yıldırım beş şirketle Malta kayıtlarında yer alıyor. Süddeutsche Zeitung’un, Cumhuriyet’in de medya ortağı olduğu Uluslararası Araştırmacı Gazeteciler Konsorsiyumu (ICIJ) ile paylaştığı belgeler, Yıldırım kardeşlerin Black Eagle Marine Co Ltd, Hawke Bay Marine Co Ltd, South Seas Shipping NV, Nova Warrior Limited ve Dertel Shipping Limited’in hissedarları olduğunu ortaya koydu. Yıldırım’ın imzasının göründüğü belge. Bu şirketler arasında geçen Nova Warrior Limited’in özel bir önemi vardı. Bu şirket, kayıtlarda South Seas Shipping adlı firmaya ait görünüyordu. Ancak şirketin belgelerini South Seas adına Erkam Yıldırım imzalıyordu. Bu belgeler şirketin büyük ortağının Erkam Yıldırım olduğunu teyit etti. Özetle iç içe geçen şirketler nedeniyle, Binali Yıldırım’ın iddia ettiği gibi, ilk etapta Erkam Yıldırım ismine ulaşılamıyordu. Peki, İhale sonuç belgesi. bu şirket neden bu kadar gizlenmişti? Nova Warrior Limited şirketini International Maritime Organization (IMO) sistemi üzerinden inceledik. 100 GT ve üstü ağırlığa sahip açık denizlerde seyre elverişli tüm motorlu ticaret gemilerinin IMO’ya kayıtlı olması gerekiyor. IMO verilerinde ilginç bir şekilde Nova Warrior adlı şirketin adresi İstanbul merkezli “Oras Denizcilik ve Ticaret Ltd Şti” olarak görünüyor. Nova Warrior’un Türkiye’deki ayağı Oras Denizcilik’in Ticaret Sicil Gazetesi’ne göre hissedarları Temmuz 2006’ya kadar Binali Yıldırım’ın yakın arkadaşı Salih Zeki Çakır ve Ahmet Said Atasoy iken şu anda Çağrı Cihan Çakır ve Nihan Nur Çakır olarak görünüyor. Binali Yıldırım’ın ulaştırma bakanı olmadan önceki iş ortağı Salih Zeki Çakır’dı. 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 3. maddesinde düzenlenen istisna ile bazı ürün, mal veya hizmetlerle yapım işleri, adlarına veya konularına göre Kanun’un genelinden istisna tutuluyor. İstisna kapsamındaki kuruluşların alımlarında kamu ihale mevzuatının tip şartname, sözleşme ve standart formlarının kullanılması zorunluluğu bulunmuyor. Sayılan iş ve konularda yapılacak harcamalar kanun kapsamı dışında tutuluyor. İstisna kapsamında bulunan idarenin “istisna” kapsamında bulunan alımları Kamu İhale Kurulu’na şikâyet konusu yapılamıyor. Erkam Yıldırım’ın aldığı ihalenin, söz konusu maddenin 3f bendine göre istisna konusu ise şöyle: “Ulusal araştırmageliştirme kurumlarının yürüttüğü ve desteklediği araştırmageliştirme projeleri için gerekli olan mal ve hizmet alımları ile finansmanının tamamı Kanun kapsamındaki bir idare tarafından karşılanarak elde edilen sonuçların bu idare tarafından sadece kendi faaliyetlerinin yürütülmesinde faydalanıldığı haller hariç, her türlü araştırma ve geliştirme hizmeti alımları.” Salih Zeki Çakır, Ulaştırma Bakanlığı’ndan aldığı ihalelerle daha önce gündeme gelmişti. Resmi kayıtlara göre Oras Denizcilik ile Erkam ve Bülent Yıldırım’ın bir bağlantısı bulunmazken, iç içe geçen şirketlerin sırrı çözüldüğünde Erkam Yıldırım’ın Oras Denizcilik’te arka planda olan isim olduğu anlaşılıyor. Oras Denizcilik’in aldığı ihalenin istisna kapsamında olması ihalenin sorgulanmasını da kısıtlıyor. İhaleye teklif sayısı üç görünürken Oras Denizcilik yani Başbakan’ın oğlu 1 Nisan 2017 ila 1 Nisan 2019 arasında geçerli sözleşme boyunca yüklenici firma olarak faaliyet gösterecek. Kılıçdaroğlu: Meclis araştırsın Başbakan Binali Yıldırım’ın oğullarının offshore şirketleri ile ilgili “Soruşturulsun” sözlerine dikkat çeken CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, “Arkadaşlarım, vergi cennetlerinde kimin ne kadar parası, şirketi var ortaya çıksın diye araştırma önergesi verecekler. Umarım Başbakan sözünün arkasında durur ve biz ekonomi tarihimizin bu karanlık noktasını aydınlatmış oluruz. Görelim bakalım el mi yaman bey mi yaman” dedi. Kılıçdaroğlu partisinin grup toplantısında konuştu. Kılıçdaroğlu, Başbakan Binali Yıldırım’ın oğullarının offshore şirketleri ile ilgili olarak yaptığı açıklamada, “Ne diyorlar, ey vatandaş vergini öde, altınlarını çıkar, döviz varsa bozdur. Siyasetçi halka örnek olmak zorundadır. Halktan bir şey istiyor san önce senin yapman lazım. Sen neden bozdur muyorsun?” diye konuştu. “Ankara’daki beyler vergi ödememek için şirketlerini vergi cennetlerine kuruyor. Sen vergi ödeme, vatandaşa ödet” diyerek önerge vereceklerini söyledi. Kılıçdaroğlu şu ifadeleri kullandı: “Başbakan ‘Çocuklarım dahil herkesin hesabı incelensin’ diyor. Yıldırım’a içten teşekkürlerimi sunuyorum. Özgüveni için de teşekkür ediyorum. Arkadaşlarım, vergi cennetlerinde kimin ne kadar parası, şirketi var ortaya çıksın diye araştırma önergesi verecekler. Umarım ∫Başbakan sözünün arkasında durur ve biz ekonomi tarihimizin bu karanlık noktasını aydınlatmış oluruz. Görelim bakalım ey mi yaman bey mi yaman.” l ANKARA/ Cumhuriyet HDP: Türkiye vergi cehennemi MAHMUT LICALI Başbakan Binali Yıldırım’ın çocukları ve akrabalarıyla ilgili Paradise Papers’ta yer alan konularla ilgili soruşturma açılmasını istemesinin ardından HDP; TBMM Başkanlığı’na verdiği önergede vergi kaçırma olayına konu olan belgelerin Türkiye ile ilgili kısımlarının araştırılması için Meclis’te komisyon kurulması talep etti. Önergenin TBMM Genel Kurulu’nda bugün ele alınması bekleniyor. HDP Grup Başkanvekili Filiz Kerestecioğlu’nun imzasıyla sunulan önergenin gerekçesinde “Paradise Papers” belgelerinde üst düzey siyasetçiler ve iş insanlarının ülkelerinden vergi kaçırma suretiyle yaptıkları yolsuzlukların konu edinildiği belirtildi. Belgelerde Türkiye’de ilgi çeken isimler bulunduğu belirti lerek, şunlar dile getirildi: “Başbakanın iki oğlu, yeğeni, dayısı; Cumhurbaşkanı’nın damadı ve aynı zamanda Türkiye Hükümeti Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı ve kardeşinin kendilerine ait şirketleri yoluyla vergi cenneti yarattığı belgelerde yer almaktadır. Türkiye’de ekonomideki kötü gidişatı durdurmak isteyen hükümet, kötü tabloyu yurttaşlara vergi artırımı yoluyla yansıtmakta, yurttaşlar için Türkiye ‘Vergi Cehennemi’ne dönüşmektedir. Yüzde kırklara varan vergi artırımları iç kamuoyunu rahatsız ederken, Cumhurbaşkanı ve Başbakan gibi en üst temsildeki siyasetçilerin yakınlarının belgelerde isimlerinin geçmesi kamuoyu vicdanını yaralamaktadır.” Önergenin gerekçesinde, kamuya karşı ilk sorumluluk olan vergi ödeme yükümlülüğünün hükümetin en üst düzeyinde off shore bağlantıları aracılığıyla “vergi cennetine” aktarılmasının bir ironi olduğu kaydedildi. ‘Malta sevgisi’ HDP Eş Genel Başkanı Serpil Kemalbay ise partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada konuya ilişkin şunları dile getirdi: “Eş Genel Başkanımız Selahattin Demirtaş bir dönem bunların vatan ve bayrak sevgisinin altında pis işler döndüğünü söylemişti. Her gün milliyetçilik yapılıyor, ortaya çıkan belgelerden hükümetin bayrağın altında neleri sakladığını görüyoruz. Bayrak, millet diye tek tek sayarak bu pis işlerin üzerini örtüyorlar. Halkın karşısına da vatansever diye çıkıyorlar. Onların vatan sevgisinin Malta sevgisi olduğunu, bayrak sevgisinin de o gemilere astıkları Malta bayrağı olduğunu görüyoruz.” l ANKARA Hadi yine elitlik bizde kalsın Atatürk Kültür Merkezi’ni yeniden yapmak iş değil. Mimari açıdan çağdaş bir proje çizdirmek... Taksim Meydanı’nı estetik ve işlevsel bir binayla tamamlamayı hedeflemek... İstanbul gibi bir şehri böyle bir yapıdan artık daha fazla mahrum bırakmamak... Eğer şehri külliyen ateşe vermeyeceksiniz; Bunların hepsi zaten şart. Beraberinde, tarif edilen mimari değerin içini gerçekten kıymetli bir sanatsal zihniyetle doldurmak da şart. Ama iktidarın siciline ve Cumhurbaşkanı’nın AKM’nin yeni binasının tanıtımı sırasında yaptığı konuşmaya bakılırsa bu pek mümkün değil. Projenin mimari görkeminin çok aşağısından yükselen hoyrat cümlelerle ülkenin 95 yıllık kültür geleneğini bir anda gömen; Ve yerine lümpen bir istila öneren iktidar dili gene kendi kendisini sokan bir yılan gibi. Yüksek değerleri alaşağı ederek, değersizliği taçlandıran; Cehaleti kıymete bindirip, insanın sınırlarını aşmasını, dünyalara bakmasını, meraklanmasını, öğrenmesini, korkmamasını ve başkaldırmasını “elitlik” diyerek aşağılayan; Sanatın baştan çıkarıcı o muazzam gücünden tüm muhafazakârlar gibi ölesiye korkan; Neticede de; Son üç kuşağın kültürel çabalarını ve başarılarını iki lafla alaşağı etmeyi muzafferlik sanan bir insanın ağzından çıkanla şekillenecek olan kültür sanat anlayışı... Ne bu şehre ne de bu ülkeye, o binaya layık görkemli bir gelecek vaat etmiyor neticede. Bugüne kadar yaptıkları, biliyoruz ki yapacaklarının tehdidi. Bu tehdidi gizlemiyor da zaten o sivri iktidar dili. Sanatın içine tükürmelerle... Resim ve heykelleri günahlara saymalarla... Kızlı erkekli dans etmeleri edepsizlik diye kodlamalarla meşhur bir iktidarın hedefinde; O görkemli salonlarda hangi oyunlar ve danslar yer alabilecek bundan sonra? Bu iklimde ne kadar çağdaş olabilir evrensel kültüre böylesine düşman ve kör bir politika? Binanın ön yüzüne yansıtılan ekranda... “Toplumsal hassasiyetlere” uygun olmak koşuluyla... Ve tam karşısına inşa edilen dev camide okunan ezanlar sustuktan sonra... Muhafazakârlıkla kuşatılmış ve baştan ayağa sakat bırakılmış bir sanat... Bulabildiği kadar yer alacak anca. HHH AKM’nin adresi Taksim... Bu şehrin ve ülkenin sancılı ve kanlı siyasetinin açık sahnesi. Harıl harıl yepyeni bir oyuna hazırlanıyor. O sahnede oynanan gelmiş geçmiş tüm oyunlar... 67 Eylül’den kanlı 1 Mayıs’a; Gezi’den 15 Temmuz’a... Bize bizim korkunç ve tekinsiz hikâyemizi mütemadiyen anlatıyor. Bir gün AKM inşaatı tamamlandığında içerideki salonlarda seyredeceklerimizden çok daha anlamlı bir hikâye, hayat olmuş o zamandan bu zamana akıp duruyor dışarıda. O hayatı inşa edenlerle, o binayı inşa edenler aynı zihinler. Yıkıp yıkıp yeniden kurdukları ve içini tehlikeli hezeyanlarla doldurdukları bir dünyayı meydan ateşinde tütsüleye tütsüleye nefes edip akıtıyorlar genzimizden içeriye. Alanlar kıymetlidir. Alanı ele geçiren... Ülkeyi de ele geçirir. Ve çoğu zaman sağduyulu bir önyargı en doğru yargıdır. Ama yine de elitlik bizde kalsın. Cehaleti marifet sanan iktidar yanlıları, belki o binada kazara bir iki doğru dürüst oyun seyretme fırsatı bulur da akıllanır. Atilla’nın erteleme talebine ret ABD’de tutuklu bulunan İran asıllı Türkiye vatandaşı Rıza Sarraf ile işbirliği yaparak ABD’nin İran’a uyguladığı ambargoyu delme iddiasıyla bir süredir Amerika’da tutuklu bulunan Halkbank Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Hakan Atilla’nın dosyadaki delillerle ilgili gizlilik kararının kaldırılması için yaptığı başvuru, mahkeme başkanı Richard Berman tarafından reddedildi. AHVAL’de yer alan habere göre; önceki gün yapılan duraşmada yargıç Berman, davann ertelenmesi talebini de reddetti ve 27 Kasım tarihinin, duruşmanın başlaması için kesin tarih olduğunu tekrarladı. l Haber Merkezi C MY B
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog