Bugünden 1930'a 5,492,642 adet makale



Katalog


«
»

Salı 7 Kasım 2017 haber 4 EDİTÖR: ALPER İZBUL TASARIM: ZARİFE SELÇUK AKP’de sıkıntı var! AYM’ler ne işe yararlar? Geçen yıl aramızdan ayrılan Yiğit Okur bütün yapıtları gibi, keskin mizahını yansıtan “Deniz Taşları” adlı romanında, İngiliz tarihçi Henry Henry’ye şunları söyletir: Tarihi olayların gerçek yüzünü kimse tam olarak bilemez. Tarihi gerçeği olsa olsa casuslar bilir. Kimi zaman bir tarihi olayla ilgili yazılanları okurken “acaba gerçek böyle mi” dediğimi, tarihte kahramanlarla kalpazanların çoğu kez birbirine karıştırıldığı kuşkusunu taşıdığımı söylemeliyim. Herkesin dilinde dolaşan kimi olayların hiç de nakledildiği şekilde olmadığı da bilinir. Yakın tarihimizde, bunun çarpıcı örneklerinden biri de, 2001 ekonomik krizinin patlak verme nedeninin, 19 Şubat 2001 günkü MGK toplantısında dönemin Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in, Başbakan Bülent Ecevit’e anayasa kitapçığı fırlatması olduğunun basının çoğunluğu ve kamuoyunun önemli bölümü tarafından gerçek olarak kabul edilmesidir. Oysa olaylar, rakamlar söz konusu toplantıdan önce belirtileri görülmüş olan krizin nedeninin anayasa kitapçığı fırlatma fiiliyle bir ilgisi olmadığını açık biçimde göstermektedir. Ama masal seven toplumlar, tarihi de masala çevirmeye bayılırlar. HHH Pazar günü yayımlanan Sözcü’de Emin Özgönül, eski Cumhurbaşkanı ile yaptığı söyleşide, Sayın Ahmet Necdet Sezer’in Bülent Ecevit’in başbakan iken, kendisini iki kez Cumhurbaşkanlığı Köşkü’nde ziyaret ederek, eski başkanı olduğu Anayasa Mahkemesi üyelerini Fazilet Partisi hakkında açılmış davada kapatma kararı vermemeleri için ikna etmesini rica ettiğini, kendisinin bu isteği her defasında geri çevirdiğini ve Bülent Bey ile aralarının bu yüzden bozuk olduğunu söylediğini açıklıyordu. Anımsanacağı üzere söz konusu dava, Sezer’in Cumhurbaşkanı, Ecevit’in başbakan olduğu dönemde 22 Haziran 2001’de FP hakkında kapatma kararı verilmesiyle sonuçlanmıştı. Açıklamaya gelince: Anayasa Mahkemesi Başkanlığı’ndan gelen Sezer’in, kuruluş üzerinde, velev ki telkin şeklinde bile olsa siyasal baskı oluşturulması talebine tepki göstermesi doğaldır, şaşırtıcı olan laiklik konusunda, duyarlı kabul edilen Ecevit’in kapatma kararını engelleme konusundaki çabasıdır. İşin ilginci aradan geçen bunca zaman ve olaydan sonra kimin haklı olduğunu kesin şekilde söylemenin mümkün olamayışıdır. Bir partinin laiklik (laiklik demokrasinin onsuz olmaz olduğuna göre de demokrasi) karşıtı eylemlerin odağı olarak kapatılmasının örgütlenme özgürlüğünü ihlal görüntüsü doğurarak, daha büyük tepkiler yaratacağını ileri sürenlerin, FP’nin kapatılmasının üzerine boş kalan yere çok daha gözü kara AKP’nin oturduğu ve laiklik karşıtı girişimlerde seleflerini gölgede bıraktığı gerçeği göz önünde bulundurulunca, haklı çıktıklarını söylemek mümkün gibi görünüyor. Buna karşılık, Anayasa Mahkemesi’nin o görüşe itibar ederek, partinin laiklik karşıtı eylemlerin odağı olduğunu, 1’e karşı 10 ile kabul eden, ama yine de nitelikli çoğunluk sağlanamadığından kapatmaya hükmetmeyip, Hazine yardımının yarısının kesilmesiyle yetinen 30.07.2008 tarihli kararı da, Anayasa Mahkemelerinin siyasi parti kapatmalarına karşı olanların ne kadar yanlış bir yolda olduklarını kanıtlamıştır. Çoğunluğun kapatma yönünde oyuna karşılık nitelikli çoğunluk sağlanamadığı için kapatmanın gerçekleşmediği kararın üstüne Anayasa Mahkemesi’nin o günkü Başkanı Haşim Kılıç Anayasa Mahkemesi’nin bire karşı on ile laiklik karşıtı eylemlerin odağı olduğunu saptayan kararından alınması gereken mesajı AKP’nin aldığına inandığını söylüyordu. Aradan geçen zamanda laiklik ve demokrasi alanında birbiri ardına gelen darbeler AKP’nin mesajı hiç mi hiç almadığını açıklıkla ortaya koyarken, aynı zamanda “Anayasa Mahkemeleri ne işe yararlar” sorusunu da öne çıkarıyordu. (Sürecek...) Atilla’nın avukatları erteleme istedi ABD’de İran’a yönelik yaptırımları delmek suçlaması ile yargılanan eski Halkbank Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Hakan Atilla’nın avukatları, 5 kasım tarihli New York mahkemesi kayıtlarına göre duruşma tarihinin 60 gün ertelenmesini talep etti. Savunma avukatları Victor J. Rocco ve Cathy Fleming, tanıklar ve müvekkilleri ile görüşmekte zorluk yaşanması, savcılığın kanıt sunmakta gecikmesi, dil ve kültürel farklılıklar, bankacılık kavramlarının karmaşıklığı ve Türkçe ve Farsça dillerindeki ‘devasa miktarda doküman’ gerekçeleriyle erteleme talebinde bulundu. Avukatlar, ABD ile yaşanan vize krizinin de tanıkların bu ülkeye gitmesini zoraştırdığını söyledi. l Ekonomi Servisi AKP kulislerinde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın her konuda ‘tek belirleyici’ olmasının kabine ve parti içinde rahatsızlık yarattığı, teşkilatların küstüğü konuşuluyor Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın, AKP Genel Başkanlığı’na gelmesinin ardından “metal yorgunluğu” adı altında başlattığı “teşkilatlarda ve belediyelerde değişim” süreci ve hemen her konuda “tek belirleyici” olması parti içinde de tartışma başlattı. AKP’de son dönemde “belediye başkanlarının istifa ettirilmesi” ile baş layan gerginlik ve iç tartışmanın, çok daha kapsamlı yürütüldüğüne dikkat çekiliyor. Bu kapsamda, doların artışı, enflasyoSİNAN nun bir türlü düşürüleTARTANOĞLU meyişi ile faizlerin düşürülmesi yönündeki talimatın, ekonomi yönetimini köşeye sıkıştırdığı belirtiliyor. Dış politikadaki tutumun “kavgalı olmadığımız kimse kalmadı” ifadeleri ile anlatıldığının belirtildiği partide, bu gerginliğin iç politika ve ekonomiye sorun çıkarmasının kaçınılmaz olduğu ifade ediliyor. Dolardaki artışın psikolojik olduğu, ancak bu psikolojiye, Merkez Bankası’nın her faiz toplantısından önce kameralar karşısında yapılan açıklamaların ekonomi çevrelerinde yarattığı “faiz düşecek” beklentisinin neden olduğu belirtiliyor. Merkez Bankası’nın kararlarının, açıklamalarla yönlendirilmemesi gerektiği, faiz indirimi için koşulların oluşmadığı yönündeki uyarıların sürekli olarak dile Ankara’nın yeni başkanı Tuna Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı’ndan Me boş oy kullandığı, MHP’lilerin ise Tuna’yı destekleyecekle lih Gökçek’in Cumhurbaşka ri belirtilirken Mustafa Tuna nı ve AKP Genel Başkanı Tayyip AKP’li üye sayısının üzerine çı Erdoğan’ın talimatıyla istifa et karak 104 oy aldı. mesinin ardından AKP’nin belediye başkanlığına aday gös Balıkesir belli oldu terdiği Sincan Belediye Başkanı Mustafa Tuna, Beledi Balıkesir’de Başkan Edip Mustafa Tuna Uğur’un istifası sonrasında ye Meclisi’nde yapılan oylama sonu Cuma günü yapılan temayül yoklama cunda başkan seçildi. Valilik çağrısı ile sının ardından AKP Balıkesir İl Teşki toplanan Belediye Meclisi toplantısın latı yönetimi, dün Ankara’da Cumhur da Gökçek’in istifasının ardından 139 başkanı Erdoğan ile görüştü. Toplan üyeye düşen mecliste 99 AKP, 21 CHP, tıda AKP’nin Balıkesir Büyükşehir Be 15 MHP, 1 BBP ve 3 bağımsız üyeden lediye Başkan adayı olarak Altıeylül 136’sı oy kullandı. Muhelefet partilerinin Belediye Başkanı Zekai Kafaoğlu’nun aday çıkarmadığı seçimde, CHP’lilerin gösterilmesi kararı çıktı. getirildiği ifade ediliyor. Ekonomi ve dış politikada alınan olumsuz sonuçların sadece “Erdoğan’ın 2019’daki başarısı” ile analiz edildiği ve sorumluların da buna göre arandığı aktarılıyor. Ülkenin gündeminden düşmeyen gözaltı, tutuklama ve yargılama süreçlerinin ikna edici delliler üzerinden yürütülmemesi ve haksızlık yapıldığı yönündeki eleştirilerin, içerdeki olumsuz ve gergin havayı pekiştirdiği belirtiliyor. Yakınları FETÖ iddiasıyla yargılanan kişilerin nüfuzlu yapısını korumasının da parti içinde sıkıntı yarattığı ifade ediliyor. Gerginliğin, kutuplaşmanın artık partiye puan kazandırmadığı, içeride ve dışarıda yumuşama politikasına geçilmesi gerektiği, aksi halde “arabanın devrileceği” yönündeki “cesur eleştirilere” ise ilk duyulduğunda hak verildiği, ancak gergin tutumdan vazgeçilmediğinin daha sonra görüldüğü aktarılıyor. Bakanlar Kurulu’ndaki toplantıların istişareden yoksun, “saygı ve kafa sallama”nın ötesine geçmediği, oysa birçok bakanın partinin iyiye gitmediği ve Cumhurbaşkanı’nın müdahaleleri nedeniyle çalışamadıklarını dile getirdiği, tüm bakanların herhangi bir konuda Cumhurbaşkanı konuşmadan fikir beyan etmekten çekindiklerine işaret ediliyor. Bakanlar Kurulu toplantılarının havası “Cumhurbaşkanı görüşünü belli ediyor. Bakanlar aynı doğrultuda konuşuyor” ifadeleri ile anlatılıyor. Başbakan’ın tüm bu olanlara karşı sessiz kalması ya da sadece onaylaması da tüm anlatımlara ekleniyor. İl ve ilçe teşkilat yöneticilerinin yanında önemli belediye başkanlarının istifasının istenmesinin de partiye zarar verdiği belirtiliyor. En sık dile getirilen eleştiri ise referandum sonuçlarının “siyasi faturasının” kime kesildiği sorusu etrafında toplanıyor. 16 Nisan’ın olumsuz sonuçları karşısında “belediye başkanlarının istifa ettirilmesi ile sorunun çözülmediği”; il il, meydan meydan dolaşıp evet oyu isteyen herkesin sorumluluğunun olması gerektiği ancak takınılan tutumun, yapılan açıklamaların teştkilatı küstürdüğü ifade ediliyor. ‘Erdoğan’a saygı yarışı’ Faturanın sadece belediye başkanlarına kesilmesinin ardından bakanlar dahil tüm üst yönetimin Erdoğan’a saygı yarışına girdiği, makamını kaybedenlerin de, bürokrat akrabalarının durumundan çekindiği ifade ediliyor. 16 Nisan’a kadar yürütülen FETÖ ile mücadelenin, 16 Nisan’dan sonra yerini “Erdoğan’ı istemeyen” arayışına bıraktığına, bunun da partiyi giderek daha kötüye götüreceğine dikkat çekiliyor. ABD kapısı şartlı açıldı Misyon personelinin tutuklanmasının ardından vize işlemlerini durduran ABD, Türk hükümetinden aldığı güvencelere dayanarak uygulamayı yumuşattığını duyurdu TÜRKİYE’DEN sert yanıt: GÜVENCE VERMEDİK ABD’nin “güvence aldık” açıklamasının ardından Türkiye’nin Washington Büyükelçiliği tarafından akşam saatlerinde yapılan açıklamada, vize başvurularının alınmaya başlanmasının olumlu bir gelişme olduğunu kaydedilirken “Yargı süreci devam eden dosyalarla ilgili olarak hükümetimizin herhangi bir güvence vermesi söz konusu değildir” denildi. Hiçbir temsilcilik görevlisinin resmi görevin icrası sebebiyle adli soruşturmaya tabi tutulmadığı savunu lan açıklamaya şöyle devam edildi: “Söz konusu personel hakkında çok ciddi suçlamalar olduğun için adli sürece tabi tutulmuştur. Bundan sonraki süreçte de Türkiye’de görevleri dışına çıkarak suç işleyen kişilerle ilgili yargı süreci başlatılması bağımsız yargının gereğidir. 18 Ekim’de Ankara’da Türk ve ABD yetkililerinin katıldığı toplantıda adli konularda ve konsolosluk işbirliğiyle ilgili olarak karşılıklı daha iyi bilgilendirme yapılması konusunda mutabık kalınmıştır. ABD’nin temsilciliklerinin güvenliğiyle ilgili de gereken tedbirler alınmışken ve ABD tarafından ilave ihtiyaç olmadığı bildirilmişken, güvenlik durumuna atıfta bulunulması yadırganmıştır ve gerçeği yansıtmamaktadır. ABD’de Türk vatandaşlarıyla ilgili süren davalara ilişkin de Türkiye’nin çok ciddi endişeleri bulunmaktadır. Türk yetkililer, bu davaların tatmin edici bir şekilde çözüme ulaştırılması için Amerikalı muhataplarıyla görüşmeyi sürdürecektir.” 2 bin 500 kişilik OPERA SALONU Daha önce 1300 kişilik olan AKM yenilendikten sonra 2 bin 500 kişilik bir opera binası yapılacak. Mevcut AKM’ye bir de yeni bina eklenerek 800 kişilik tiyatro salonu, 1000 kişilik konferans salonu, 285 kişilik sinema, 250 kişilik oda tiyatrosu, sergi salonu, kütüphane, 885 araçlık otopark yapılacak. Binanın en üst noktasında ise bir restoran yer alacak. AKM’nin yeni projesini, binanın mimarı Hayati Tabanlıoğlu’nun oğlu Murat Tabanlıoğlu çizdi. Erdoğan, AKM’yi terörle mücadeleye bağladı! Cumhuriyet döneminin en önemli simgesel kültür varlığı olan ve uzun yıllardır kaderine terk edilen Atatürk Kültür Merkezi’nin (AKM) yerine yapılacak yeni proje dün Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan tarafından açıklandı. Erdoğan “AKM’nin yeniden inşasına karşı çıkan zihniyetle, terörle mücadeleyi engellemeye çalışan anlayış aynıdır. Yeni havalimanı ve diğer projelerimizi engellemek isteyen güçlerle, operasyonumuzu engellemeye çalışan eller de aynıdır” dedi. ‘Kurumsallaşmış lobi’ Yeni AKM projesinin tanıtımı “AKM Yeniden” başlığıyla Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen toplantıyla yapıldı. Erdoğan, “Binanın yıkılıp yeniden yapılmasına karşı çıkılmasının ideolojik saplantılardan kaynaklandığını gayet iyi biliyoruz. Protestolar, davalar, on Erdoğan Rusya ve Kuveyt yolcusu Rusya’nın Soçi’de yapılacak olan ve PYD’nin de davet edildiği toplantıyı Ankara’nın tepkisi üzerine ertelemesinin ardından, Cumhurbaşkanı Erdoğan 13 Kasım’da Rusya’ya gidiyor. Rusya Devlet Başkanı Putin ile bir araya geleceği ziyaretin ardından Erdoğan, 14 Kasım’da Kuveyt’e geçecek. ErdoğanPutin görüşmesinde Irak ve Suriye’deki gelişmelerin ele alınması bekleniyor. ca kavganın ardınan nihayet bilimin, aklın, mantığın yoluna gelinmiştir. 10 yıl önce yapılması gereken bir işe; ancak bugün başlayabiliyoruz. Bu zihniyet bizim karşımıza her alanda çıkıyor. Sistemin açıklarını kullanan, dışarıdan da destek alan, kurumsallaşmış bir lobi bulunuyor. İBB Başkanı olduğum gün bu lobiyi tespit ettik. Başbakan olduk Türkiye’nin her yerinde faaliyetini gördük” dedi. Erdoğan şöyle devam etti: “Ülkemizde bir kesim eskiden beri belirli alanları kendi tekelinde görmekte, kimseyi buralara yaklaştırmamaya çalışmaktadır. Kültür sanat da bunun başında. Ağızlarını her açtıklarında batılılıktan, çağdaşlıktan söz edenlere soralım. Dünya çapında hangi eserleri ortaya koyabilmişler? Dünya çapında bir opera sanatçısı, aktör, gitarist yetiştirebilmişler mi? Nasıl bir uçak, telefon, işletim sistemi ortaya çıkartamamışsak, kültür ve sanat alanında aynı başarısızlığı ne yazık ki yaşadık. Bu bir ortam, zihniyet meseledir. İklim çorak olunca, bir taraf kavrulurken bir taraf yeşermiyor. Aslında hedef doğruydu, yöntemler yanlış olunca hedefe ulaşılamadı.” Erdoğan projenin 2019’un ilk çeyreğinde tamamlanacağını belirtti. l İSTANBUL/Cumhuriyet DUYGU GÜVENÇ ABD, 8 Ekim’de uygulamaya koyduğu Türkiye’deki vize işlemlerini askıya alma kararını, Başbakan Binali Yıldırım’ın yarın Beyaz Saray’a yapacağı ziyaret öncesinde aldığı güvenceleri ilan ederek yumuşattı. ABD, Türk yargısının başka bir ABD personeli hakkında ‘soruşturma bulunmadığına dair üst düzeyde güvence verdiğini’ yaptığı açıklamayla duyurdu. Bu açıklama Türk yargı tarihine, 8 Kasım’daki Beyaz Saray ziyareti için verilen güvence olarak geçti. ABD Büyükelçiliği, vize başvurularına yönelik yumuşatma kararını dün önce başvuruculara verdiği “Artık yeniden randevu alabilirler” yanıtı ile duyurdu. Ardından Türkiye’nin Washington Büyükelçiliği yaptığı Twitter açıklamasında benzer şekilde yumuşatmaya gideceğini duyururken, yumuşatma açıklaması çok kısa bir sürede silindi. Silinme işleminin ardından da ABD’nin Ankara Büyükelçiliği’nden Yıldırım’ın ABD ziyaretine dair Türk hükümetinin güvence verdiğini söyleyen şu açıklama geldi: ‘Güvenlik durumu iyileşti’ “Türkiye’deki misyonumuzda yerel çalışanlara yönelik başka bir soruşturma bulunmadığına ilişkin Türk hükümetinden ilk etapta üst düzeyde güvence almış bulunuyoruz. Ayrıca Türk hükümetinden yerel çalışanlarımızın kendi resmi görevlerini yerine getirirken gözaltına alınmayacakları veya tutuklanmayacaklarına dair güvence de alınmıştır. Bundan sonra Türk hükümeti bizim yerel bir çalışanımızı gözaltına alma ya da tutuklama niyetine ilişkin önceden Amerikan hükümetine bilgi vermeyi taahhüt etmiştir. Bu ön güvenceler temelinde Türkiye’de kısıtlı vize hizmetlerinin yeniden başlamasına izin verecek derecede güvenlik durumunun iyileştiğine inanmaktayız. Halihazırda tutuklu misyon çalışanlarımıza yönelik mevcut davalarla ilgili ciddi endişelerimiz sürmektedir. Aynı zamanda olağanüstü hal altında tutuklanan Amerikan vatandaşlarının davalarına ilişkin endişelerimiz devam etmektedir. Amerikalı yetkililer bu davaların tatmin edici bir şekilde çözüme ulaştırılması için Türk muhataplarıyla görüşmeyi sürdüreceklerdir.” Türkiye Washington Büyükelçiliği ise daha sonra yaptığı tek cümlelik açıklama ile sınırlı ölçüde vize başvurularını almaya başladığını duyurdu. Akşam saatlerinde yapılan yeni açıklamada ise ABD’nin “güvence aldık” duyurusu yalanlandı. l ANKARA C MY B
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog