Bugünden 1930'a 5,499,360 adet makale



Katalog


«
»

Pazar 5 Kasım 2017 16 EDİTÖR: EMRAH KOLUKISA TASARIM: İLKNUR FİLİZ kültür TELEVİZYON Yayın Akışı EDİTÖR: DEMET YALÇIN sa‘Kışnöılıtdrülıalaürrkttıke’ Son kitabı ‘İyilik Güzellik’ vesilesiyle yazar Ece Temelkuran ile yaşadığımız günleri, geçirdiğimiz değişimi ve edebiyatı konuştuk Bir süredir Zagreb’de yaşıyor Ece Temelkuran. Yazmak için ilk uzaklaşışı değil bu onun. Daha önce de Tunus’a, Beyrut’a, İngiltere’ye gitmiş, yolculuklardan hep kitapla dönmüştü. Yine öy le olacak besbelli. Ama onun dönüşünü ve yeni ki taplarını beklerken, da EMRAH KOLUKISA ha önce farklı mecralarda yayımlanmış yazılarından oluşan bir kitabı düş tü önümüze: “İyilik Güzel lik”. Biz de bu vesileyle Temelkuran ile eposta aracılığıyla bir söyleşi yaptık ve aklımıza takılanları sorduk. muhsin Akgün 07.00 Güne Merhaba Hafta Sonu 09.00 İşimiz Estetik 10.00 Hafta Sonu  11.00 Haber 14.10 Yeşil Doğa 16.15 Bilin Deneyin 18.00 Ana Haber 19.00 Para Dedektifi 21.10 Dünyanın 1001 Hali 22.00 Gündem Özel 02.00 Gece Haber 10.00 Burası Haftasonu 12.10 Tadında Hikâyeler 14.20 Şehir Hikâyeleri 16.00 Haber Bülteni 16.15 Yol Boyunca 17.00 Haber Bülteni 17.30 Geçmişin İzinde 18.00 Ana Haber 20.00 Ajanda 21.00 Teke Tek 24.00 Haber Bülteni 01.15 Teke Tek 10.00 Siname 12.00 Kafdağı’nın Ardında 14.00 Video Kolik  16.00 Sesle Gelen  17.00 Sağlıklı Formda Sohbetler 18.00 7 Gün 19.00 Kitap Dünyası 20.00 Haber Bülteni 21.00 Yurdun Sesi   23.00 Türk Düşünürleri 08.00 Mesut Yar Sunar 10.00 Özlem Denizmen ile Kadınca 10.00 Vahe ile Mutluluk 13.00 Dizi: Ufak Tefek Cinayetler 16.00 Dizi: Hayat Sırları 18.45 Ana Haber 20.00 Dizi: Dolunay 23.45 Dizi: Ufak Tefek Cinayetler 02.45 Dizi: Hayat Sırları 04.30 Türk Müziği 07.00 Sahrap’la Lezzetli Dofralar 09.45 Magazin D Pazar 13.00 Şule ile Vitrindekiler 14.15 Dizi: Ver Elini Aşk 16.15 Siyah Beyaz Aşk 18.45 Ana Haber 20.00 Dizi: Çocuklar Duymasın 23.45 Dizi: Masum 00.30 Dizi: Tutsak 03.15 İsimsizler 07.30 Günün Dosyaları 09.00 Film: Başkanın Tüm Adamları 11.15 Yurt Turu 13.00 Haber Bülteni 13.30 Ekonomi Turu 14.30 Günün Dosyaları 15.00 Çalışma Yaşamı 17.00 Haber Turu 18.00 Dünya Turu 20.10 Günün Dosyaları 21.00 Gündem Özel 22.30 Günün Dosyaları 08.00 Çalar Saat Hafta Sonu 10.45 Kalbimdeki Deniz 13.00 Meryem Yıldırım ile Benden Söylemesi 15.30 Dizi: Bizim Hikâye 16.30 Dizi: Kadın 19.00 Ana Haber Bülteni 20.00 Dizi: Savaşçı 00.30 İlk Buluşma 01.15 Kalbimdeki Deniz 04.30 Dizi: İnadına Aşk 08.00 Hafta Sonu Sabah Bülteni 12.00 Şimdiki Zaman Gürkan Hacır 13.00 Öğle Haber Bülteni 19.00 Hafta Sonu Haber Bülteni 21.00 Cüneyt Akman ile Zamanın Ruhu  24.00 Hafta Sonu Haber Bülteni 09.00 Film: Korsan Selkırk 10.15 Film: İsimsizler 12.45 Film: Şehirdeki Adamlar 2 14.30 Film: İspanyol İşi 16.30 Film: Gereksiz 18.15 Film: Çingene 20.00 Film: Karnaval 22.15 Film: Kara Ekmek 01.00 Film: Genç Silahşörler ‘70’lere öykünmek bir tepki aslında n “Birkaç yıldır, ülkede yaşayan herkesin değerler dünyası büyük bir saldırıya uğradı. Gözlerimizin önünde bütün temel değerler; kötülük ile iyilik, doğru ile yanlış, güzel ile çirkin neredeyse yer değiştirdi” diyorsunuz kitabınızın girişindeki yazıda. Bir yandan da iktidardaki hükümet sürekli olarak bir “değerler” tutturmuş gidiyor. Milli değerler, manevi değerler, değerler eğitimi... Bu bağlamda nasıl okuyorsunuz bu değerler dünyasının değişimini? Sanırım artık “Eskiden her şey daha güzeldi” sözü, sadece klişe bir melankoli ya da tatlı bir nostalji değil. Eskiden her şey güzel değildi ama bu kadar kötü değildi hakikaten. Ülkede yaşayan insanın kumaşını değiştirecek derinlikte bir değişim geçirdi Türkiye, geçiriyor da. Gençlerin durmadan Münir Özkul’lu filmlere atıfta bulunması, 1970’lere öykünmesi hep bu zorla yaşattırılan dönüşüme bir tepki. Siyaseti aşan, insanlardan ahlaken de değişmesini talep eden bir dönüşüm bu. Berkin Elvan’ın ailesinin kalabalıklara yuhalatılmasını sadece siyasi bir projeyle açıklayamazsınız. Türkiye’nin yarısı, hangi siyasetten olursa olsunlar, bugün bu zorla dönüştürmeye karşı çıkıyorsa, bu, büyük oranda politik değil ahlaki seçimlerinden kaynaklanıyor. Sınırsız itaat, utanmazlık, arsızlık, vasatlık, cahilliğe övgü... Bunlar bizim “milli değerlerimiz” değil, kimsenin değerleri olamaz. İnsanlar bugün gündelik hayatlarında boğuluyorlarsa bunun nedeni bütün bu rezaletin değerler sistemi olarak dayatılmasından. İktidarın bugünkü sıkıntısı siyasetine uygun, övünebileceği ne değerler sistemi bulabiliyor ne de rol modelleri. Bulabilselerdi işimiz daha zor olurdu. ‘Edebiyatın görevi yok’ n Yine kitaptan hareketle soralım: Onca kötülük varken edebiyattan bahsetmek ahlaken bir suç mu hakikaten? Edebiyat, en azından benim gibi yazarların yaptığı edebiyat, hayatın dışında bir iş değil. “Devir/ Dilsiz Kuğular Zamanı” romanı, benim bunca kötülüğe verdiğim cevaptı. Çünkü sadece kötülük değil yaşadığımız sürecin nedeni. Aynı zamanda, tıpkı kanadı kırılmış kuğular gibi, uçabildiğimizi unutmamamız da bu berbat duruma düşmemize neden oldu. Edebiyatın bir görevi olduğunu düşünmüyorum. Ama yaşanılan zamana ahlaki bir cevap vermenin edebiyatın ayrılmaz bir parçası olduğuna inanıyorum. Öte yandan, “İyilik Güzellik”te de söz ettim; bu değerler savaşı insan düşüncesini iyi ve kötü gibi bir karşıtlığa sıkıştırıyor. Oysa hayal etmek bu ikiliğin ötesinde bir kudret. Ve bu ikiliğin ötesine geçemezsek insanın o en kıymetli yeteneğini kaybediyoruz. n Kitabı yazarken “iyilik, güzellik ve kötülük” üzerine düşündüğünüzü ama kitabın adından kötülüğü attığınızı söylüyorsunuz. Neden gerek duydunuz buna? Hatırlatmak için. “Nasılsın?” sorusuna “İyilik güzellik” diye cevap verdiğimiz zamanlar vardı, bunu hatırlatmak için. Hatırlamak, tıpkı uçabildiğini hatırlayan kuğular gibi, insana cesaret verebilir zor zamanda. Türkiye bugün sanırım en çok böyle bir siyasete özlem duyuyor. İnsanın iyi ve güzel bir varlık olduğunu hatırlatan siyasete ve bunun bir parçası olarak da böyle bir ahlaka. Bir de sürekli kötülükten söz etmek yenilgiyi bir politik kimliğe dönüştürüp kemikleştiriyor. Bu döngüyü kırmak için attım kötülüğü. ‘diğer yüzde elliyi anlatmaya inanıyorum’ n Bir süredir Zagreb’desiniz. Yurtdışından bakınca Türkiye’ye, ne görüyorsunuz, ne hissediyorsunuz? Türkçe konuşan ve yazan birinin Türkiye’ye “yurtdışından bakması” diye bir şey mümkün mü, emin değilim. Gördüğüm ve en çok canımı yakan şey muhalif kesimin yenilgi duygusunun bir sonucu olarak öfkesini kendinden olana yöneltmesi. Bugün mesela Osman Kavala gözaltında. Biraz önce sözünü ettiğim değerler kavgasında iyiyi, doğruyu, güzeli savunan bir adamdır Osman Kavala ve bakıyorum kendini bu cephede gören insanlar iktidarın karalama kampanyasına kendini kaptırıyor. Selahattin Demirtaş için de aynı şey geçerli, cezaevindeki Cumhuriyet ekibi için de. Aynı tarafta durduğumuzu anlamak için daha ne kadar acı çekilmesi gerekiyor? Beni içeriden de dışarıdan da bakınca en çok kahreden şey bu. n Size Türkiye’yi sorduklarında ne söylüyorsunuz insanlara, ne anlatıyor sunuz? Hikâyenin tamamını anlatmaya çalışı yorum. Çünkü biliyorsunuz uluslararası dikkat bir ülkeye dönünce genellikle iş işten geçmiş olur ve sadece son sahnedeki delilik üzerine konuşulur. Genellikle anlatmaya çalıştığım şey bunun, özellikle 1980’de başlayan tarihsel bir süreç olduğu. Önemsediğim şeylerden biri de Türkiye’nin bu iktidardan ibaret olmadığını anlatmak. Ben diğer yüzde elliyi anlatmaya inanıyorum. n Daha mı kötüye gidiyor her şey sizce Türkiye’de? Yoksa umut ışığı belirdi mi? Artık kötülükteki sınır aşıldı, bundan sonrası bence fars sadece. Değişecek bence her şey. Öyle bir sezgim var. Muhalefet uzun süredir moral üstünlük sahibi aslında da bunu politik inisiyatife dönüştüremiyor. Yine itiş kakış ama hep birlikte yaşayabileceğimiz bir ülke yeniden kurulacak, ben buna inanıyorum. BULMACA SEDAT YAŞAYAN SOLDAN SAĞA: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 1/ Şarapları tanımak ve 1 tatmak amacıyla yapılan turizm etkinliği. 2/ Briçte, kazanılan her ele veri 2 3 len ad... Kuzey Amerika’nın beş büyük gölünden biri. 3/ Kimi Türk lehçelerin 4 5 de “ağa” yerine kullanılan sözcük... Gravür elde et 6 me tekniklerinden biri. 4/ 7 Bir nota... Cerahat. 5/ Doğu Anadolu’da bir ırmak... 8 PapuaYeni Gine’nin para 9 birimi. 6/ Baş örtüsü ola rak kullanılan bir tür ipek 1 2 3 4 5 6 7 8 9 li dokuma... Vilayet. 7/ Suçun işlendiği anda birinin başka bir yerde bulunduğunu kanıtlaması. Hıristiyan azizlerine verilen san. 8/ Pembe renkli şarap... Hattatların kâğıt cilalamakta kullandıkları özel bileşim. 9/ Doğaya yönelik gezileri içeren turizm etkinliği. YUKARIDAN AŞAĞIYA: 1/ Jüpiter gezegeninin bir uydusu... 1 2 3 4 5 6 7 8 PA J İ ZM P İ E ROS E T E N S İ RKÜLER T J ENER İ K İ ÇE L ŞATO SAT EN SOL İ Ğ NET N İ TAR BUL V Ödünç alınan ya da verilen şey. 2/ Eski 9 N A G İ N A T A Türklerde ve Moğollarda hakanın seç me muhafızlarına verilen ad... Gemileri farklı iki su düzeyinin birin den öbürüne aşırmak için yapılmış ara havuz. 3/ Düz ve geniş ara zi... Yelken devrinde haberleşme işlerinde kullanılan hızlı ve hafif gemi. 4/ Bir cetvel türü... Hedefi vurma. 5/ Önü hendekli siper... Lit yum elementinin simgesi. 6/ Kadın eş... Utanç duyma. 7/ Düşünü lenin tersini söyleyerek yapılan ince alay... Fütüvvet şeyhi. 8/ Sazın en ince ses veren teli... Yalvarma, yakarma. 9/ Eskişehir’e özgü, çu buk biçiminde yapılan bir tür helva... Tehlike işareti. cumhuriyet mitinglerinden bayram kutlamasına n Bu yıl Cumhuriyet Bayramı kutlamalarının her zamankinden daha coşkulu olduğuna tanık olduk? Bunu nasıl yorumlamalı sizce, halk Cumhuriyet’e sahip mi çıkıyor? Bir zamanlar birçok insanın sıkıcı bir zorunluluk olarak algıladığı ulusal bayramlar şimdi muhalefetin son direniş kalesine dönüştü. O zaman İstanbul entelejansiyası çok kızmıştı da Cumhuriyet Mitingleri sırasında bunu yazmıştım. Aradan yıllar geçti, o Cumhuriyet Mitingleri’ne kızanlar şimdi Cumhuriyet Bayramı kutluyorlar. İnsanların muhalif tavırlarını ortaya koymak için meşru ve siyasetler üzeri görünen simgelere ihtiyacı var, bayramlar da bu simgelere dönüştü. Fakat iş maalesef Onuncu Yıl Marşı’nı diskoteklerde daha da daha da yüksek sesle çalmakla olmuyor. Sözü olmayan bir muhalefete kimse dönüp bakmaz sonunda, bir hınç alma ayinine dönüşür. Sanırım bu da anlaşılacak yakın zamanda. EKİM DEVRİMİ 100 YAŞINDA “Ekim’in Öğrettikleri”yle… İnsanlığın eşitlik, özgürlük ve adaletten yana yürüttüğü mücadelede 1917 yılının Ekim ayında yaşanan büyük kopuş en önemli tarihsel deneyimlerden biri oldu. Yordam Kitap’ın geniş koleksiyonunda, Ekim Devrimi’nin ruhuyla yazılmış çok sayıda kitabın yanı sıra doğrudan İhtilali anlatan yapıtlar da var. İşte onlardan bazıları: Alexander Rabinowitch Devrime Doùru Petrograd Bolüevikleri ve 1917 Temmuz Ayaklanmas× İngilizceden Çeviren Serpil Pehlivan Alexander Rabinowitch Bolüevikler úktidarda Petrograd’da Sovyet Yönetiminin úlk Y×l× İngilizceden Çevirenler Can Saday, Hakkı Başgüney, Nihan Elmas ‘Umut genç kadınlarda’ n Türkiye’de son günlerde kadınlar yine sokaklarda... Bu sefer müftülere nikâh yetkisi verilmesini protesto ediyorlar. Buradan nasıl destek çıkmak istersiniz onlara? Destek vermek isterim de bunu destek vermek için değil, gerçekten inandığım şey bu olduğu için söyleyeyim: Türkiye’de bakınca “İşte iş bu radan çözülecek” dediğim tek şey genç kadınlar. Kendilerini korumakla kalmayacak bence yeni lideri de onlar çıkaracak, yeni politikayı da onlar yapacak. Ablalardan, teyzelerden feyz almalarını öneririm bir tek. Zira bu ülkede çok birikmiş kadın müca delesi deneyimi var. Çeviri: Serpil Pehlivan, 238 sf., 20 TL Çeviri: Levent Konyar, 368 sf., 24 TL Çeviri: C. Saday, H. Başgüney, N. Elmas, 464 sf., 28 TL “Rus devrimi üzerine yazılmış en iyi kitap” Devrime Doğru, Şubat Devrimi ile Bolşeviklerin yeraltına çekilmesiyle sonuçlanacak Temmuz ayaklanması arasındaki dönemi; Bolşevikler İktidara Geliyor, Temmuz günlerinden zafere uzanan 100 günü; Bolşevikler İktidarda ise 1991 sonrası erişime açılan yeni arşivlerden de faydalanarak Sovyet iktidarının ilk yılını anlatıyor. Yordam Kitap’ta Ekim Devrimi kitapları 100. Yılında Ekim Devrimi • Haz.: Gökhan Atılgan Dünyayı Sarsan On Gün • John Reed Lenin’den Stalin’e Rus Devrimi • E. H. Carr Halkların Rus Devrimi Tarihi • Neil Faulkner Devrimler Çağı • Taner Timur www.yordamkitap.com TÜYAP İSTANBUL KİTAP FUARI’NDA 3. SALON 601B’DEYİZ C MY B
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog