Bugünden 1930'a 5,500,162 adet makale



Katalog


«
»

Cumartesi 4 Kasım 2017 16 kültür EDİTÖR: ORHUN ATMIŞ TASARIM: EMİNE BİLGET ‘Jizel’ Fulya Sanat’ta l İstanbul Devlet Opera ve Balesi (İDOB) bünyesindeki “Modern Dans Topluluğu İstanbul”un (MDTİst), dünya klasiklerinden Jizel (Giselle) balesi yarın saat 16.00’da 19 Aralık Salı saat 20.00’de ve 24 Aralık Pazar saat 16.00’da Beşiktaş Belediyesi Fulya Sanat’ta gösterilecek. “Jizel”in koreografisi Aysun Aslan’a, dekor tasarımı Ferhat Karakaya’ya, kostüm tasarımı Ayşegül Alev’e ve ışık tasarımı da Kerem Çetinel’e ait. ‘İlgİ yüksek’ Aysun Aslan, geçmişte baleye olan ilgiyle konusunda “İlgi o kadar çok yüksekti ki. Emin olun 1500 kişiyi her temsilde doldurmak öyle kolay bir şey değildir. Dünyada da değildir. Tanıtım olanağı olan kurumlar da olmadık biz hiçbir zaman. Ama o kadar müthiş bir iletişimimiz vardı ki seyirciyle. Hâlâ da var, ben görüyorum. Ben “Jizel”de bunu yaşadım. Ne kadar zor bir lokasyonda işimizi yapıyoruz. Ona rağmen seyircimizi aldık tekrar. Yatıyorum, kalkıyorum şükrediyorum ki seyircimiz var. Demek ki biz varız. Ama niye bu kadar yok sayılıyoruz onu bir türlü çözemiyorum” ifadelerini kullandı. TELEVİZYON EDİTÖR: DEMET YALÇIN Yayın Akışı 09.00 Sağlık Kontrolü 10.00 Hafta Sonu 11.00 Haber Bülteni 11.20 Her Yerde Teknoloji 14.10 Canlı Tatlar 17.00 Haber Bülteni 18.00 Ana Haber 20.00 5N 1K 09.00 Burası Haftasonu 11.00 Haber Bülteni 13.00 Haber Bülteni 15.45 Spor Bülteni 19.00 Ana Haber 20.10 Kırmızı Masa 21.00 Habertürk Gündem 24.00 Haber Bülteni 08.00 Yerli Film: Tarkan Viking Kanı 10.00 Süper Magazin 12.00 Siyah İnci 15.30 İstanbullu Gelin 18.45 Ana Haber 20.00 Dizi: Fazilet Hanım ve Kızları 00.15 Hayat Sırları 07.30 Dizi: Sevda’nın Bahçesi 09.45 Magazin D 13.00 Şule ile Vitrindekiler 16.00 Dizi: Tutsak 18.45 Ana Haber 20.00 İsimsizler 22.15 Siyah Beyaz Aşk 02.00 İsimsizler ‘AKM beni ağlattı’ Uzun bir aradan sonra sahnelere dönen koreograf ve yönetmen Aysun Aslan, yeni projesi ‘Jizel’i ve anılarının bulunduğu AKM’yi anlattı ORHUN ATMIŞ Ağır Roman (East Side Story) ile Los Angeles Co unty Arts’tan davet alan ve ABD’de sahnelenen ilk Türk yapıtının sahi bi olmayı başaran koreograf ve yö netmen Aysun Aslan, “Jizel” isimli Modern Dans Topluluğu (MDT) pro jesiyle sahneye döndü. 2010 yılın da Özkan Uğur’la evliliğinden oğul ları Alişan’ın konservatuvar eğiti mi için İngiltere’ye gittiğini belir ten Aslan’ın, Londra’da yazdığı “An ne Ben Leylek mi Oldum” kitabı da İnkilap Yayınevi etiketiyle çık tı. Ünlü koreografla Devlet Opera ve Balesi’ne verdiği arayı, Türkiye’de baleye ilgiyi ve şu an gündemi meş gul eden Atatürk Kültür Merkezi tartışmalarını konuştuk. ‘Taksim canını yitirdi’ n Geri döndüğünüzde nelerin değiştiğini gördünüz? Bir kere benim bulunduğum dünyayla ilgili çok ciddi değişiklikler var tabii. Bir de dağınıklık sezdim açıkçası. n Genel anlamda mı? Evet. Bir kere biz Atatürk Kültür Merkezi (AKM) tayfası tamamen dağıldık. Bizimki bayağı acıklı bir ‘Demokratik olmak bu değil’ Aysun Aslan n Sahne sanatlarında Türkiye’nin sorunları neler? Bizde çok yanlış bir şey gözlemledim uzun yıllar. Bizim kendi kurumlarımız içinde demokratik bir şey vardır. Bu oyun da dört kez oynar bu oyun da dört kez. Bu demokratik olmak değil. Bu hatalı bir biçimdir. Çünkü bütün dünyada seyircisi bol olan oyun daha çok oynar, tutmayan oyun oynamaz. Şimdi 1500 seyirciye oynayan oyunla 40 seyirciye oynayan oyunun ikisini de siz 10 yıl sürdürmeye çalışıyorsanız bence bu hatadır. Bir “Lüküs Hayat” gibi korkunç bir örnek varsa elinizde... Ben Kültür Bakanı olsam şimdi ona özel tiyatro yaptırırım ki “Lüküs Hayat” hiç kalkmadan oynasın diye. Çünkü, “Lüküs Hayat”ı siz gerçekten oynatın 20 yıl gider. Benim “Ağır Roman”ım şu ana kadar gidiyordu kalkmasaydı. Hiç seyircisi eksilmedi, gişede soranı da hiç eksilmedi. Demek ki sanatta demokratik olmanın yöntemi bu değil. hal aldı. AKM, çok fazla sayıda kurum taşıyan bir binaydı. Şimdi bina ayrı bir şeydir; bir zarf vardır bir de mazruf vardır. İçerisi çok yoğundu. Geçen gün oturdum saydım, haftada 3132 prodüksiyon yapılıyordu orada. Bu çok önemli bir şey. Bu, o semt için de çok önemli bir şeymiş meğerse, bakın ne oldu Taksim. Ca nını yitirdi. n AKM’de çok fazla gösteriye im za atan bir kişi olarak, şu anki durumu nasıl değerlendirirsiniz? Valla sormayın. Ağlıyorum, o kadar üzüntülüyüm. Şu halini birkaç ay önce tesadüfen gördüm yan taraftan, hakikaten gözümden yaş damladı. Hâlâ da içim fena oluyor anlatırken. Büyüklerimiz bilir tabii ama bana kalırsa yenilenebilirdi. Çünkü, AKM Türkiye’nin en iyi sahnesiydi. Dünyanın 4’üncü, Avrupa’nın ise 2’nci iyi sahnesiydi. Tamam, belki yanlış kullanılmış olabilir. Ama yenilenebilirdi. Bu kurumlar parçalanınca, bir kere o Taksim’in dönüşümü bitti, gişe kuyrukları bitti. İnsanların gelip gitmesi bitince orada müthiş bir sakinlik oluştu. Bir saptamamda da şunu görüyorum; Süreyya Operası’na gitti Devlet Opera ve Balesi; bakın şimdi o semtin dönüşümüne... Bence bunda Devlet Opera ve Balesi’nin kesinlikle payı var. Çünkü bu tür kültür sanat kurumları oldukları yeri zenginleştirirler. Bir şey iyise onu yıkmanın bir âlemi yok ki. Sadece AKM değil ki, ben size oturup bir saniyede sayarım Taksim’de yok olanların sayısını. Dolayısıyla bu ne getirdi sahne sanatlarına, sanatçılarının sahnesiz kalması riskini doğurdu. Biz göreceğimizi gördük, çok güzel şeyler yaşadık sanat adına. 1500 seyirciyle buluştuk her seferinde. Peki, bu işe yeni girecek gençler ne yapsın? Bu gençler hep 30 kişilik salonda mı oynayacak? Stk’ler: akm’yi yıkmak suçtur Sivil toplum kuruluşları bir araya gelerek Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından yıkılacağı açıklanan Atatürk Kültür Merkezi (AKM) ile ilgili açıklama yaptı. “AKM’yi yıkmak suçtur” başlıklı yazıda şu ifadeler kullanıldı: “Ulusal ve uluslararası koruma ilkeleri gereği koruma altında bulunan Cumhuriyet dönemi kültür ve mimarlık varlıklarımızın en önemli yapılarından ve simgesel değeri olan Atatürk Kültür Merkezi’nin yıkılıp yerine daha büyüğünün ve yenisinin yapılacağını, toplumdan gizli bir şekilde hazırlanıp onaylanan yeni projenin 6 Kasım’da Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından bizzat açıklanacağını büyük bir esefle öğrenmiş bulunuyoruz... Bu konuda yıllardır bıkmadan usanmadan kamu idareleri nezdinde yaptığımız uyarılar ve suç duyuruları işleme konmayarak hukuk ve yargı kararları yok sayılmış, AKM bilerek ve isteyerek yıkıma terk edilmiştir. Yine ve yeniden uyarıyoruz: Yıllardır dünyanın gözü önünde tarihe, kültüre, sanata, topluma ve hukuka karşı taammüden suç işlenmektedir! Derhal onaylı restorasyon projesi uygulamaya sokularak bu kültür ve tarih yıkımına son verilmeli, Atatürk Kültür Merkezi özgün yapısı, kullanımı ve çevresiyle toplumun hizmetine sunulmalıdır. KültürSanat Sen (Kültür ve Sanat Emekçileri Sendikası), Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi, TMMOB İstanbul İl Koordinasyon Kurulu, Yazarlar Sendikası, TOBAV (Devlet Tiyatroları Opera ve Balesi Çalışanları Yardımlaşma Vakfı), TOMEB (Tiyatro Oyuncuları Meslek Birliği), SİNESEN (Sinema Emekçileri Sendikası), Özerk Sanat Konseyi, Sanatçılar Girişimi, UPSD (Uluslararası Plastik Sanatlar Derneği), İstanbul Kültür Forumu.” 11.00 Şimdiki Zaman Gürkan Hacır 14.00 Öğle Haber Bülteni 19.00 Hafta Sonu Haber Bülteni 21.00 Türkiye Nereye Fatih Ertürk 24.00 Hafta Sonu Haber 10.00 Video Kolik 13.00 Başkent Konserlerinden 16.00 Gezi Notları 17.00 Sağlıklı ve Formda Sohbetler 19.00 Klasikler 20.00 Ana Haber 21.00 Dans Bir Rüya 21.30 Tarihin Bilinmeyen Yüzü 08.00 İlker Karagöz ile Çalar Saat 10.45 Bizim Hikâye 13.30 Kadın 16.00 Şevkat Yerimdar 19.00 Ana Haber 20.00 Kalbimdeki Deniz 23.30 Eğlence Programı: İlk Buluşma 09.45 Dolpin Days 11.20 Alaskan Buying 15.05 Alaskan Bush People 16.00 Hill Billy Bloood 18.00 Dual Survival 19.30 Shark Of The Shadowlands 20.25 Ninja Sharks 23.20 Halt&Catch Fire 09.00 Yabancı Film: Sinema Mad Max 2 10.20 Günün Dosyaları 11.15 Ayrıntılar 15.30 Dünya Turu 18.00 Dünya Turu 19.00 Ana Haber 20.30 Günün Dosyaları 22.30 Günün Dosyaları 10.30 Sinemaskop 11.30 Film: Amerikan Rüyası 14.00 Film: Şehirdeki Adamlar 18.00 Film: Flame and Clinton 20.00 Film: Ayın Karanlık Yüzü 21.45 Ölüm Treni 23.45 Film: Katil Köpekbalığı BULMACA SEDAT YAŞAYAN SOLDAN SAĞA: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 1 2 3 4 5 6 7 8 9 1/ Olgun kadınların genç erkeklere duy duğu cinsel eğilim... Çemberin çevresinin çapına oranını gösteren sayı. 2/ Yunan mitolojisinde aşk tanrısı... Yemişlerin ye nen bölümü. Genelge. 4/ Bir filmin yapımında 3/ 1 2 1 K A 2 A Y 3 4 ŞK A 5 A Y 6 7 8 VAL ELE 9 K emeği geçen 3 Ş A L T A K K A leri içeren 4 K T E K İ N R tanıtma yazı 5 A Y A K L U N A sı. 5/ Mersin ilinin eski adı... Franz Kafka’nın bir romanı. 6 7 8 9 VEK İ L ŞEV A L NUŞABE LEK NEB İ L KARAV E L A 6/ Parlak ve ipekli bir kumaş... Peru’nun para birimi. 7/ Hastalık, dert... Kesintilerden sonra kalan miktar... Nikel elementinin simgesi. 8/ Azerbaycan ve Kars yöresinde yaygın telli bir çalgı... Yalnız iki geniş yüzü testereyle düzeltilmiş tahta. 9/ Uzakdoğu kökenli bir dövüş sporu. YUKARIDAN AŞAĞIYA: 1/ Bitkilerin bakımı ve korunması için kullanılan kimyasal ürün. 2/ Nazilerin politikasında Germen ırkından kimselere yakıştırılan ad... Kimi Türk toplulukla rında Nevruza verilen ad. 3/ Bürümcük görünümlü bir kumaş cinsi... Eski Mısır’da güneş tanrısı. 4/ Tohumluk küçük soğan. 5/ Ses... Kitap getirmemiş peygamber. 6/ İki kuzulu koyun... Gizli yer, köşe bucak. 7/ Bir yapının damında çevresi ve üstü açık yer... Bir nota. 8/ Karınzarı. 9/ Küçük mağara... Karadeniz yöresinde haşlanmış mısıra verilen ad. C MY B
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog