Bugünden 1930'a 5,498,464 adet makale



Katalog


«
»

Pazar 26 Kasım 2017 4 kapsamı içinde, sorgusuz sualsiz işinden atılan öğret men sayısı 60 bin 532. Görülüyor ki, öğ retmen ekonomik açıdan da siyasal ‘Affet bizi öğretmenim!’ açıdan da büyük bir baskı altında ve çaresizlik içinde. Unutmayalım, laik Cumhuriyet’in kökleşme Öğretmen çocuğuyum. Öğretmen annemin eve getirdiği ekmekle büyüdüm. Beş yıl öncesine kadar 24 Kasım Öğretmenler Günü’nde anneme giderdim. Beş yıldır annem yok artık. 24 Kasım’da, Başbakan Binali Yıldırım’ın Öğretmenler Günü davetini yüreğim burkularak izledim. Aynı gün yaptığı konuşmada, ana muhalefet lideri, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 1. derece 4. kademeye gelmiş bir öğretmenin 3040 lira aylık aldığını, bunun da 7056 lira olan yoksulluk sınırının hayli altında olduğunu söylüyor, özel bir yasa ile bunun düzeltilmesini, bu gerçekleşene kadar da Öğretmenler Günü’nde bir maaş ikramiye verilmesini öneriyordu. Önerinin iktidarca dikkate bile alınmayacağından kuşkunuz olmasın. Eğitim İş’in cuma günkü Cumhuriyet’in 6. sayfasında yayımlanan araştırmasının ortaya koyduğu gibi, yüzde 75’i görevden alınma korkusuyla yaşayan öğretmenlerimizin yüzde 36’sı yakınlarından veya arkadaşlarından yardım almak durumunda, yüzde 80’i gazete alamıyor, her ay bir kitap alabilen öğretmen oranı yüzde 45. (ki bu gelirle o da mucize A.S.) Öğretmenlerin aylık gelirlerinin yoksulluk sınırını aşabilmesi için iki kattan fazla artması gerçeği ortadayken bu konuda örnekleri çoğaltmak gereksiz. HHH Bugün Milli Eğitim Bakanı si, Cumhuriyet’in kuruluşu sırasındaki eksikliklerin giderilmesi konusunda büyük yük, temelleri 3 Mart 1924’te Tevhidi Tedrisat ile atılmış Milli Eğitim ile neferleri öğretmenlere düşmekteydi. Son yıllarda yoğun biçimde imam hatiplileştirilmeye çalışılan Milli Eğitim ile öğretmenlere yönelik saldırılar da laik Cumhuriyet düşmanlığından kaynaklanmaktadır. HHH Dilerseniz bir de Osmanlı’nın son yıllarında Milli Eğitim ile öğretmenlere yaklaşım nasılmış, Doğan Avcıoğlu’nun “Türkiye’nin Düzeni”nden bir bakalım: “Tanzimat’tan beri bütün düşünürler kurtuluşun eğitimde olduğunu söylemişlerdi. Bu nedenle yeni rejim Edirne’yi kurtarmak için gerekli birkaç yüz bin lirayı bulabilmek için kıvrandığı halde eğitim harcamalarını artırmaya büyük önem vermiştir. Eğitim bütçesi 1908 yılında 200 bin liradır, 1909’da 600 bin liraya çıkmıştır.1910 yılında bu miktar 940 bin ve 1914’te 1.237.000 liradır...” Avcıoğlu aynı zamanda asker ihtiyacının en üst düzeye çıktığı Dünya Savaşı yıllarında askerlik çağındaki öğretmenlerin bu hizmetten muaf tutulduklarını, halk eğitiminin büyük bir coşkuyla ele alındığını, bu amaçla Talim Terbiye ve Türk Ocakları vb. birçok kuruluş oluşturulduğunu, köylüyü aydınlatmak üzere de dernekler kuruldu İsmet Yılmaz’a göre 80 bin ğunu, İzmir’de “Halka Doğru” olan öğretmen açığı sendikala Derneği’nin bu yolda çalıştığını ra göre 100 bin. Bu kadar açık anlatır. varken 438 bin 183 öğretmen Osmanlı’nın son yıllarında atama bekliyor. Şu anda öğret toplumsal ibre aydınlanmayı ve men olmak için üniversitelerde Cumhuriyeti gösteriyordu. okuyanların sayısı ise 654 bin. Öğretmenler, o amaca va Onlar da mezun olduklarında rılmasını sağlayacak, öğeler atama bekleyen işsiz öğret olarak görüldüklerinden el üs menler ordusunun saflarına tünde tutuluyorlardı. katılacaklar. Bugün ise yine aynı neden Yüzde 75’inin görevden alın lerle öğretmenler, siyasi, mes ma korkusuyla yaşadığını daha leki, ekonomik baskılar altında önce belirttiğim öğretmenler inletilmekte, süründürülmekte büyük bir baskı altındalar. dirler. Anti laik baskı güçlerine biat Bu durumda bizlere özür di etmeleri istenen öğretmenlerin lemek düşüyor: yüzde 66’sı öğretmenler oda Affet bizi Sevgili Öğretme sında kendilerini özgürce ifade nim, seni de birlikte toplumsal edemediklerini belirtiyorlar. intihar çukurumuza sürükledi OHAL ilanından beri KHK ğimiz için! Merve Kavakçı resmen büyükelçi Resmi Gazete’de yayımlanan kararnamelerle 11 büyükelçi merkeze alındı, 15 ülkeye büyükelçi atandı. Bir önceki kararname ile ataması yapılmayan Merve Kavakçı, bu kararname ile Kuala Lumpur Büyükelçiliği’ne atandı. Macaristan Büyükelçisi Şakir Fakılı, Kore Cumhuriyeti Büyükelçisi Arslan Hakan Okçal, Malta Büyükelçisi Reha Keskintepe, Şili Büyükelçisi Naciye Gökçen Kaya, Kamboçya Büyükelçisi İlhan Kemal Tuğ, Kırgızistan Büyükelçisi Metin Kılıç, Senegal Büyükelçisi Nilgün Erdem Arı, Kenya Büyükelçisi Deniz Eke, Gabon Büyükelçisi Nurdan Bayraktar Golder ve Arnavutluk Büyükelçisi Hidayet Bayraktar merkeze alındı. Kasım ayı başında 11 prens, 4 bakan ve onlarca eski bakanın gözaltına alındığı Suudi Arabistan’ın büyükelçisi Yunus Demirer de merkeze alınan isimler arasında yer aldı. Yerine Erdoğan Kök Riyad Büyükelçiliği’ne atandı. Ali Davutoğlu Tanzanya’ya, Ahmet Arif Oktay Budapeşte’ye, Dışişleri Bakanlığı’nda genel müdür Durmuş Ersin Erçin Seul’e, Genel Müdür Yardımcısı Fatma Ceren Yazgan Gürcistan’a, NATO Daimi Temsilciliğinde Elçi Gülin Dinç Santiago’ya, Ayda Ünlü Kamboçya’ya; Cengiz Kamil Fırat Kırgızistan’a, Nihat Civaner Senegal’e; Ahmet Cemil Miroğlu Kenya’ya; Fevzi Süphan Erkula Gabon’a, Ahmet İdem Akay Laos’a, Murat Ahmet Yörük Arnavutluk’a ve Merve Safa Kavakçı Kuala Lumpur Büyükelçiliği’ne atandı. l ANKARA/Cumhuriyet haber EDİTÖR: ALPER İZBUL TASARIM: İLKNUR FİLİZ Savunma suç oldu! Selahattin Demirtaş’ın gözaltına alındığında verdiği ifadesiyle ilgili ‘Cumhurbaşkanına hakaret’ gerekçesiyle fezleke düzenlendi Demirtaş’ın 4 Kasım’da gözaltına alındıktan sonra götürüldüğü Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’nda verdiği ifade fezlekeye dönüştü. Edirne F Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutuklu bulunan HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş hakkında hazırlanan skandal bir fezleke daha Meclis’e ulaştı. Demirtaş’ın 4 Kasım 2016 tarihinde Diyarbakır’daki evinde gözaltına alınıp götürüldüğü Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’nda verdiği ifade, “dokunulmazlığının kaldırılması” talepli fezlekeye dönüştü. Demirtaş, ifadesinde şunları dile getirmişti: “Bizler seçilmiş halk temsilci leriyiz. Şahsımızı değil bizi seçen seçmen kitlelerini temsil ederiz. Şu anda da yasamanın, parlamentonun dokunulmazlığa sahip bir üyesiyim. Milletvekili sıfatıyla karşınızdayım. Benim temsil ettiğim bu kimliğe ve halkın iradesine saygısızlık yapılmasına izin vermem mümkün değildir. Ben adil ve tarafsız bir yargı huzurunda hesap vermekten asla çekinmiyorum. Veremeyeceğim hiçbir hesabım yoktur. Ülkemizde yargının saygınlığı ayaklar altında iken düğmesiz olan cüppelerini iliklemeye çalışan böylesi bir yargılamanın öznesi olmayı da asla kabul etmeyeceğim. Sizin şahsınıza ve kişiliğinize yönelik hiçbir tereddüdüm ve saygısızlığım yoktur. Ancak şaibelerle dolu bir siyasi geçmişe sahip olan Erdoğan em retti diye başlatılan bu yargı tiyatrosunda figüran olmayı kabul etmiyorum. Soracağınız hiçbir soruya cevap vermeyeceğim. Yapacağınız hiçbir yargılama faaliyetinin adil olacağına inancım yoktur. Benim buraya getirilmem bile hu kuk dışıdır. Sizden hiçbir talebim ve beklentim yoktur. Siyasi faaliyetlerim nedeniyle ancak beni halkım ve seçmenlerim sorgulayabilir.” Bakanlığa gönderildi Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı, Ocak 2017’de hazırladığı fezlekede Demirtaş’ın gözaltı sonrası yaptığı savunmasındaki bu ifadeleri, TCK’nin 299/1 maddesinde düzenlenen “cumhurbaşkanına hakaret” olarak değerlendirdi. Bu kapsamda dokunulmazlığının kaldırılmasını isteyen savcılık, Demirtaş hakkında fezleke hazırlayarak Adalet Bakanlığı’na gönderdi. l Yurt Haberleri ‘Tek adamın fragmanı’ Antalya’da bir dizi etkinliğe katılan CHP lideri Kılıçdaroğlu, 2019’da Türkiye’nin ‘tek adam’ rejimi ile ‘parlamenter demokrasi’ arasında seçim yapacağını yineledi Kılıçdaroğlu bu yıl 8’incisi düzenlenen Antalya Konyaaltı Kitap Fuarı’nı gezerken gördüğü küçük bir çocuğu kucağına alıp sevdi. İnce’den ‘dokunulmazlık’ çıkışı CHP Milletvekilleri; Muharrem İnce, Sezgin Tanrıkulu, Eren Erdem ve Mehmet Tüm, Hakkâri’de düzenlenen CHP Hakkâri İl Kongresine katıldı. Dokunulmazlık oylamasında kendisinin hayır oyu kullandığını anımsatan İnce, “Dokunuzmanlık konusunda ben hayır oyunu verdim, partimle ters düştüm. Partimin korkusu şuydu; ‘HDP hayır veriyor, biz de hayır verirsek HDP ile bizi aynı kefeye koyacaklar’. Koyarlarsa koysunlar, abdestimizden şüphemiz mi var? HDP; ‘Güneş Doğu’dan doğuyor’ dediğinde, biz bunu demeyelim mi? Biz CHP’li Tanrıkulu, Deniz Gezmiş ve arkadaşları tarafından yapılan köprüde fotoğraf çektirdi. Kürtlerle aynı noktada olmayalım, ‘Batı’dan doğuyor’ mu diyelim? Doğru neyse onu söyleyeceğiz. Bunu Hakkari’den söylemiyorum, Rize’de de söyledim. Ben ‘Hayır verdim’ dedim” diye konuştu.CHP İstanbul Miletvekili Sezgin Tanı rıkulu ise, Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının Zap Suyu’nda bir köprü inşa ettiklerini anımsatarak, “Zap suyunda sosyalist gençlerin yaptığı köprü çok anlamlıydı. O köprü Hakkâri’den Ankara’ya ve aynı zamanda Türkiye’ye uzanan bir köprüydü. O köprüyü çok yakıp ve yıktılar. Ama Hakkârili yurttaşlarımız o köprüyü hep onardı ve orada duruyor. Ama şimdi Hakkâri’den Ankara’ya bir köprü yok. Ankara, Hakkari ile köprüleri attı. Onun için buradayız. Biz köprü olacağız ve bütün bu sorunların çözümü noktasında yeniden köprü olacağız” diye konuştu. l DHA ‘Fotoğraf çekilirken terörist değiller’miş Okandan’ın FETÖ davasında mahkemeye sunduğu ve Bakan Özhaseki’nin Pensilvanya’yı ziyaret ettiğini gösteren fotoğrafa Bakanlık’tan ‘yanıt’ geldi Kayseri Sanayi Odası’nın eski Başkanı Nurettin Okandan’ın, Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki’nin Kayseri Belediye Başkanlığı döneminde, 2012 yılında Pensilvanya’da çektirdiğini söylediği fotoğrafı FETÖ davasında mahkemeye sunduğuna ilişkin habere Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndan yanıt geldi. Mayıs 2012 tarihli ziyaretin “resmi” olduğu Kuzey Carolina Eyaleti ile “kardeş şehir” protokolünü imzalamak için düzenlendiği ifade edildi. Açıklamada, “O tarihler itibarıyla FETÖ terör örgütüne dair resmi bir bilgi de henüz yoktu” dendi. Bakanlıktan yapılan açıklamada, “O tarihler itibarıyla FETÖ terör örgütüne dair resmi bir bilgi de henüz yoktu. Dolayısıyla fotoğraftaki bazı isimlerin bir terör örgütünün mensubu olduklarına dair herhangi bir hukuki tespit veya toplumsal bir kanaat de yine o tarihler itibarıyla mevcut değildi. Nitekim, bu yapının geri planda sakladığı hain niyetler 1725 Aralık kumpasıyla ortaya çıktıktan sonra, FETÖ’ye ve FETÖ ile irtibatını kesmeyenlere karşı Sayın Bakan’ın tutumu çok açık ve net olmuştur” denildi. Açıklamada, habere konu fotoğrafın Pesilvanya’da değil, ziyaretin New York ayağında, Central Park’ta çekildiği ifade edildi. Açıklamada iddia sahibi Okandan’ın da fotoğrafın Central Park’ta çekildiğini bildiği “gidenler tarafından bilinen bir yerde” ifadeleri ile anlatıldı. Basına suçlama! Açıklamada, “Bu çirkin haberi yapan medya gruplarına bakıldığında; birinin sahibinin FETÖ’den yurtdışına kaçtığı, yine diğerinin genel yayın yönetmeninin de firari bulunduğu ve yurtdışında alenen Türkiye düşmanlığı yaptığı herkesçe bilinen bir gerçektir. Yalan ve iftiraya dayanan bu haberlerin bahsi geçen medya gruplarında yer alması özellikle manidardır. Karalama kampanyalarıyla; yıpratma, algı üretme, itibar cellatlığına soyunma ve bu algı üzerinden maksatlı bir operasyon yapmaya çalışanlara karşı hukuki yollara başvurulacağını kamuoyunun bilgisine sunarız” ifadeleri dikkat çekti. l ANKARA/Cumhuriyet Antalya’nın Muratpaşa Belediyesi’nde toplu açılış ve temel atma töreninde konuşan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 2019’a iyi bir hazırlık yaparak girmeleri gerektiğini belirterek, “Önümüzde iki seçenek var. Birinci seçenek tek adam, ikinci seçenek demokratik parlamenter sistem. Biz demokratik parlamenter sistemden, insan haklarından, kadın erkek eşitliğinden bağımsız yargı, özgür medyadan yanayız. Biz demokrasiyi savunacağız sonuna kadar. Şu anda tek adam rejiminin fragmanını izliyoruz. Bir adam var tepede oturuyor herkese emir veriyor şunu atın içeriye, şunu dövün, şunu yasaklayın, ne isterse yapabiliyor. Şu belediye başkanını istifa ettirin, şunun elinden dilekçeyi alın, yapmazsa ailesini tehdit edin vesaire. 2019’da bu gerçeğe dönüşebilir. O nedenle hepimiz gerçeği görmeliyiz. Hepimizin sorumluluğu var. Özellikle anneler, sizin sorumluluğunuz var” dedi. ‘Çocuklarımız için’ Çocuklara demokratik bir Türkiye bırakmak zorunda olduklarını vurgulayan Kılıçdaroğlu, “Yapmak istediklerimiz bunlar, bunun mücadelesini vereceğiz. Burada görüyorsunuz CHP’li belediyelerin yönettiği bütün beldeler Türkiye’nin her tarafından suçluluk oranının en düşük olduğu belediyelerdir. Bütün belediyelerde yeşil alanın en fazla olduğu belediyeler, gayrimenkulün en yüksek olduğu belediyelerdir. Onlar kendi zenginleşmez kenti zenginleştirir. Herkes varlıklı olur, bizim temel görevlerimizden birisi budur” diye konuştu. ‘Yakında göreceğiz’ CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Antalya’da muhtarlarla da bir araya geldi. Bir muhtarın ABD’de tutuklanan İran asıllı Türk işadamı Rıza Sarraf’ın son durumuna ilişkin sorusu üzerine Kılıçdaroğlu, ABD’nin 2007 yılından beri süreci takip ettiğini belirterek, “ABD dinliyor. Efendim ABD bizi nasıl dinler? ABD’nin dinlemediği ülke yok ki. Almanya’da Merkel’i de dinledi, diğerlerini de dinledi. Siz dinlenecek olan makineyi başka devletten alıyorsanız o devlet sizi dinler. Ama makineyi kendiniz yaparsanız kimse sizi dinleyemez. Bu çok bilinmeyen olay değil. Bütün mesele olayın içinde rüşvet var mı yok mu? Bunlar görülecek, bugünden özel bir yorum yapmayı doğru bulmuyorum. Oturup bakılacak, bakalım mahkemede Rıza Sarraf ne diyecek? Bu Türkiye açısından yeni bir sorun teşkil edecek. Bu elbette siyasi bir olaydır. Suçlanan kim, siyasiler. Ne kadar suçlanacak, ne ile suçlanacak, onu 11.5 ay içinde göreceğiz” dedi. l DHA C MY B
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog