Bugünden 1930'a 5,498,464 adet makale



Katalog


«
»

Çarşamba 22 Kasım 2017 EDİTÖR: SAMİ GÜREL tasarım: ERSİN ÖZTEKİN KARTAL TURA UCTU spor 19 PORTO’DAN 1 PUAN ALIP DEVLER LİGİ’NDE SON 16’YA KALDI Orhan Can Öyle bir havada geldi ki Hakemin düdüğü duyulmadı bile. Sağır eden bir gürültü İnönü’nün her yerinde. Benim dudağımda ise “Bekliyorum Öyle bir havada gel ki, Vazgeçmek mümkün olmasın” dizesi… Gönlümüzde kıpır kıpır bir umut var tabii.. Bir güzel sonuç da böyle soğuk bir havada olsun.. Hakem de güzel olunca ilk 45 dakikanın nasıl geçtiğini kimsenin fark etmediği bir maç. Porto’nun direnci 2025’te kırıldı derken daha önceden çalışılmış bir duran top organizasyonu rakibe gol olarak geldi. Beşiktaş defansı bir kez adam kaçırdı bunun cezası da gol oldu. Talisca ve Babel ilkyarı etkisiz derken Cenk’in rakibinden inanılmaz topu kurtarışı ve asisti geldi. Talisca’ya da boş kaleye gol atmak düştü. Ancak böyle bir maçta hakemden özel olarak bahsetmemek hayata karşı haksızlık olurdu. Düdüğü çaldığı gibi yürüyüp giden bir hakem, arkasına dönüp bakmayan, sadece futbol oynatan bir adamdı. İlkyarı içinde Pepe’den sürekli uyarı alan Tosic ikinci yarı yerini Medel’e bıraktı. İkinci yarı Babel’in üst direkte patlayan şutu ile Quaresma’nın vuruşu gol olsaydı Beşiktaş maçı çoktan kopartacaktı. Beşiktaşlı oyuncuların pas trafiği gerçekten futbol lezzetini nasıl yukarı çıkarttı herkes izledi. Bir kez daha futbolseverler gördü ki, hakem top oynattı mı futbolun hem seyir hem heyecan zevki de böyle üst seviyeye çıkıyordu. Hele hele böyle bir maçta Talisca ve Atiba tam gününde olsaydı rakibin belki de hiç şansı olmayacaktı. Talisca, Oğuzhan’a yerini bıraktığında artık maçla birlikte adrenalinin de zirve yaptığı anlardı. Quaresma vakit kazanmak için oyun dışına çıkartıldığında İnönü sesten yıkılıyordu çünkü, Beşiktaş Şampiyonlar Ligi’nde gruptan çıkıyordu. Ve Beşiktaş gecenin sonunda Orhan Veli’nin dizelerindeki gibi; “Öyle bir havada geldi ki, Vazgeçmek mümkün olmadı..” Aslında ben böyle zafer anlarında hep bir adamı kıskanmışımdır. Hani şu “Mandayı söğüt dalına çıkartıp, yavrusuna sineğe kaptıran” adam var ya, işte onu..  Ben de bu gece ‘o adam gibi yaşayacağım ve ne içiyorsa da ben de ondan içeceğim..’(!) Artık o adama imrenmiyorum, çünkü bu gece mutluluktan onun gibi oldum... AGlütılnesnagyül Şerefiyle hakkıyla Hakem dörtlüsü sahaya çıktığında tesadüf bu ya tribünler “oley” çekmekle meşguldü. Sanırım orta hakemdi; bunu kendilerine sanıp karşılığını alkışlayarak verdi bizimkilere. Beni de güldürdü. Demek ki bu kadar iyi niyetli hakemler de var. Beşiktaş 10 puanla grup lideri olduğu için ister istemez durumu koruma psikolojisinde başladı maça. Bu yüzden durgun ve yavaştı. Yine de rakip alanda daha çok oynayan bizdik. Ne var ki ceza sahasına yaklaştığımızda hep top kaybettik. Doğrusu bu dakikalarda Oğuzhan’ı aradı gözler. Ama TolgayOğuzhan tercihinde Tolgay demişti Güneş. Hem Oğuzhan hem de Tolgay’lı bir diziliş düşünmemişti bu kez son Monaco maçında yaptığının tersine. Talisca’dan da vazgeçemiyordu. Haklı olduğu skoru dengeleyen golü attığında da anlaşıldı zaten. Fakat hem Quaresma hem de Talisca olunca ileride pres de olmuyor, akıcı futbol da. Takım 46 şeklinde bölünüyor. İlerideki 4 kişi bekleyince oyun kurmak zorlaşıyor. Ayağına top alan her Beşiktaşlı 23 Portoluyla karşılaştı bu yüzden. Yine de baskılı olduğumuz bir anda Porto’nun golü bir duran top organizasyonuyla geldi. İyi çalışılmış bir goldü. Biz de Cenk’in olağanüstü cesaretiyle, aklıyla yoktan var ettiği pozisyonda şut çekeceğine daha boş pozisyondaki Talisca’ya attırdığı golle karşılık verdik ve soyunma odasına 11’lik skorla girdik. Beraberlik golünün ardından durarak oynamak yerine orta alanı kalabalıklaştırırız ve daha etkili oluruz diye umdum doğrusu. Çünkü korkarak, durarak, oynamadan bir şey kazanılmıyor. Fakat değişiklik savunmada Tosic yerine Medel’in girmesiyle oldu ikinci yarıda. Böylece savunma ileri çıktı pas oyununa katıldı ve çok iyi baskı kurduk özellikle 2. yarının ilk 30 dakikasında. Bu baskıdan bir gol çıkmalıydı. Şutlar çektik hatta biri de direkten döndü ama 2. golü bulamadık. Son dakikalara girerken biz de beraberliğe razıydık ama her an o bir puandan da olabilirdik. Bu yüzden biz de tribünde gerildik de gerildik. Ve sonunda aldığımız bir puanla gruptan lider çıkmayı başardık. Demeden edemeyeceğim; sadece futbolu düşünen hakemlerle maç izlemek ne kadar da zevkli… l ‘R.Madrid gelsin’ Tolgay: Beşiktaş ile sözleşmemi 5 yıllık uzattım. Burada ne kadar mutlu olduğumu herkes biliyor. 2. turda Real Madrid gelirse, güzel olur. BEŞİKTAŞ: 1 PORTO: 1 STAT: Vodafone Park HAKEMLER: Mateu Lahoz, Pau Devis, Roberto del Palomar (İspanya) BEŞİKTAŞ: Fabri, Gökhan, Pepe, Tosic (dk. 46 Medel), Adriano, Atiba, Tolgay, Quaresma (dk. 90+1 Negredo), Talisca (dk. 87 Talisca), Babel, Cenk PORTO: Jose Sa, Ricardo (dk. 80 Corona), Felipe, Marcano, Telles, Danilo, Herrera (dk. 90 Reyes), Pereira, Oliveira, Brahimi, Aboubakar GOLLER: Dk. 29 Felipe, dk. 41 Talisca SARI KARTLAR: Talisca, Gökhan Tarih yazdı(Beşiktaş) Oliveira, Pereira (Porto) Beşiktaş Şampiyonlar Ligi’nde tarih yazdı. Siyah Beyazlılar sahasında Porto ile 11 berabere kalarak tarihinde ilk kez Şampiyonlar Ligi’nde gruptan çıktı. 1 maç kala puanını 11’e yükselten Beşiktaş, grubunu lider bitirerek Şampiyonlar Ligi’nde bunu başaran ilk Türk takımı oldu. Beşiktaş’a yakın takip Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da karşılaşmayı Vodafone Park’ta izledi. Tarihi mücadelenin biletlerini günler önce bitiren Siyah Beyazlı taraftarlar takımlarını bu tarihi maçında yalnız bırakmadı. Avrupa’nın da gözü dün İnönü’deydi. M.United, Chelsea, B.Münih, Roma, Nice ve Norwich City kulüplerinin scout ekipleri de Beşiktaşlı oyuncuları izledi. ‘Bilgisayarda bile atamazsın’ l Metin Albayrak: FIFA oynarken bile böyle bir golü atamazsın dedim Cenk’e. Rakibin içinden geçerek attı golü. Hak ettiğimize inanıyorum. İlk önce Şenol hocamız ve ekibine, tüm futbolcu kardeşlerimize, buraya gelen taraftarlarımıza teşekkür ediyorum. l Ahmet Nur Çebi: Taraftar müthiş. Başarının yarısı onların. Onlar olmasaydı bu işler olmazdı. Geldiğimiz günleri hatırlıyorum da, nerelerden buralara geldik. İşte Beşiktaş bu. l Talisca: Bir sonraki tur çok daha zor olacaktır. Bu başarı çok büyük çalışma sonrasında geldi. Beraberlik, Porto gibi güçlü bir takıma karşı iyi bir sonuçtu. l Quaresma: Leipzig ile oynayacağımız son maçta Porto’nun da turu geçebilmesi için ne gerekiyorsa yapacağım. l Pepe: Daha önce 3 kez Şampiyonlar Ligi kazanmış bir oyuncu olarak, Beşiktaş ile bu çıkışı yaşamak benim için çok özel. 5 maç sonunda yenilmedik ve bütün bir aile olduğumuzu gösterdik. l Cenk: Büyük takımlar ile isminin anılması gururlandırıyor. Ben takımıma faydalı olmak istiyorum, sezon sonunda başkanım ne derse, o olacak. G GRUBU takım O Beşiktaş 5 Porto 5 Leipzig 4 Monaco 4 G B M A 3 2 9 2 1 2 10 1 1 2 5 2 2 3 Y AV P 4 5 11 8 2 7 8 3 4 7 4 2 Gazetemiz baskıya girdiğinde MonacoLeipzig maçı oynandığı için puan durumuna dahil edilmedi. GÜNEŞ: SEVİYE ATLAYACAĞIZ l Beşiktaş Teknik Direktörü Şenol Güneş, “Gruba başlarken denk takımlar vardı. Sonuncu da olabilirdik ama birinciliği garantiledik. Ligde ne yaptığımızı biliyoruz, Şampiyonlar Ligi’nde bir üst turda ne yapacağımızı görme şansımız var. Başkanımıza, yönetime, oyunculara, personele, medyaya, futbol severlere teşekkür ediyorum. Türkiye’nin başarısıydı biz de bunu temsil ettik. İşçisi, köylüsü, memuru, bayanı, erkeği aynı duyguyu paylaşıyor, bu birlikteliğin her alanda olmasını istiyoruz. Bunlar inşallah birleştirici olur. Umarım devamı gelir daha çok puan alırız, şimdi bir level daha yükselmeye çalışacağız. Başından itibaren iyiliğe niyet ettik, sıkıntıya sabrettik” dedi. Büyükelçi İnönü’de Görev süresi sona eren İngiltere’nin Ankara Büyükelçisi Richard Moore da Porto maçını Vodafone Park’ta izledi. Moore sosyal medya hesabından “Son Beşiktaş maçım. Yani Büyükelçi olarak! Geri döneceğim. Gruptan lider çıkmamızı sağlayacak temiz bir zafer umuyorum. 21 kazanırız diye tahmin ediyorum. Bir sonraki turda da bir İngiliz takımı. Belki yalnızca Liverpool olmaz. Kendi evime deplasmana gitmeye çalışacağım” paylaşımında bulundu. Tosic sakatlandı Beşiktaş Porto maçının ikinci yarısında teknik direktör Şenol Güneş, Tosic’i kenara alarak Medel’i sahaya sürdü. Tosic’in neden oyundan alındığı konusunda resmi açıklama yapılmadan önce ilk bilgiyi Sırp futbolcunun eşi verdi. Tosic’in eşi Jelena, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Tosic sakatlandı. Haydi Beşiktaş. Bu maçı kazanmalıyız” ifadelerini kullandı. Aboubakar üçlü çektirdi Karşılaşma sonrası Portolu oyuncu Vincent Aboubakar, Beşiktaş taraftarlarına üçlü çektirdi. Geçen sezon Siyah Beyazlılarda kiralık olarak oynayan ve 19 gol kaydeden Aboubakar, maç sonu tribünlerin isteğini kırmadı. Tezahü ratlar karşısında Aboubakar tribünlere üçlü çektirerek Siyah Beyazlıların sevincine ortak oldu. Kamerunlu yıldız, Beşiktaş’ın Portekiz’de kazandığı ilk maçın ardından eski takımının soyunma odasındaki görüntüleri nedeniyle taraftarlarını kızdırmıştı. 44 milyon Avro cepte Beşiktaş, sezon başından beri Şampiyonlar Ligi’ndeki kazancını 44 milyon Avro’ya çıkardı. Beş maça prim sözü F.Bahçe’de Yıldırım, futbolcuları kalan karşılaşmalar için motive ediyor HİLMİ TÜRKAY Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım, Sivas maçı ön ğıyla futbolcuları ve teknik heyeti tebrik etti. Yıldırım, takıma olan desteğinin devam edeceğini söyledi. Bu cesi Samandıra’ya giderek arada Fenerbahçe’ye kiralık teknik kadro ve futbolcula geldiği 201516 sezonun ra motivasyon konuşması da sakatlığı nedeniyle ge yapmıştı. Yıldırım’ın sözleri işe yaramış olmalı ki Sarı Lacivertliler, Sivasspor karşısında farklı bir ga HHH libiyet aldı. Başkan, ay rıca kalan maçların ta mamının kazanılması ha linde prim vaadinde bulun du. Fenerbahçe ligin ilk ya rısını Antalyaspor (d), Ka sımpaşa, Bursaspor (d), Ka rabükspor ve Konyaspor (d) rekli randımanı veremeyen Lazar Markovic’in menajeri İstanbul’a geldi. Sırp oyuncunun temsilcisi SarıLacivertli kulübe giderek Markovic’in geri dönmek istediğini yetkililere iletti. İdareciler, Liverpool’la 2019’da sözleşmesi bitecek 23 yaşındaki kanat oyuncusunun bonser sınavlarıyla tamamlayacak. visini almalarının zor oldu Bu karşılaşmalardan 15 pu ğunu bildirdi. Yöneticiler, an toplanması halinde, fut Markovic’in gelmek istedi bolcular prime hak kazana ğini Aykut Kocaman’a ile cak. Aziz Yıldırım, Sivas ga tecek. Olumlu rapor çıkar libiyeti sonrası idari mena sa Markovic’in kiralanması jer Hasan Çetinkaya aracılı görüşülecek. Eskiye dönüş l Başakşehir mağlubiyeti sonrası hareketli günler yaşayan Galatasaray’da eleştiri oklarının hedefindeki teknik direktör Tudor’un Aytemiz Alanyaspor maçı için sistem değişikliğine gideceği öğrenildi. İlk 8 haftada başarıya ulaştığı ve yenilgi yüzü görmediği performansın ardından son 4 maçtaki taktik değişiklikleriyle dikkat çeken Hırvat hoca, kaybedi len 8 puan nedeniyle eski sisteme dönme kararı aldı. Denayer’den beklenen verimi alamayan Tudor, Serdar Aziz’i stoperde Maicon’un yanında görevlendirmeye hazırlanıyor. Kart cezalısı Fernando’nun yokluğunda Selçuk İnan’a şans tanımayı planlayan Hırvat çalıştırıcı, çift forvetten vazgeçip Rodrigues’i de yeniden 11’e almayı düşünüyor. Tudor ayrıca sarı kart sınırında bulunan Ndiaye’yi Beşiktaş derbisi öncesinde dikkatli olması ve cezalı duruma düşmemesi adına antrenmanlarda sık sık uyarıyor. l CUMHUR ÖNDER ARSLAN Bir gıdım gazetecilik Gazeteciliğin inkişaf ettiği ülkelerde topluma mal olmuş, sosyal hayatta etki yaratmış biri öldüğünde arkasından özel yazılar yazılır. Pek çok iyi gazete bunun için özel sayfa ayırır. Hatta alametifarikası bu olan yazarlar bile vardır. Ama gün olur, herkes aynı konuyu yazar, herkes ‘arkasından’ yazarı olur. Çünkü o sayfalara sığmaz yazılar. Muhammed Ali öldüğünde dünyanın her yerinde herkesin kaleminin aynı şeyleri yazması gibi. Anglo Amerikan gelenek bu yazı tipine ‘obituary’ diyor. Genç kuşağın en yetenekli kalemlerinden İnan Özdemir bu tip yazıların en iyisi diye hep Jimmy Breslin’in Kennedy yazısını örnek verir. Breslin, Kennedy’nin cenazesini herkesten farklı olarak mezar kazıcısı Clifton Pollard’ın bakış açısından anlatır. (Yazının orijinalini : https://nwsdy.li/2mJEcsC linkinden okuyabilirsiniz.) Bu seviyelere çıkmak zor. Ama arada sırada bir gıdım gazetecilik istemek hakkımız değil mi? Naim Süleymanoğlu öldüğünde bunu sadece spora dair bir hadiseymiş gibi gören gazetelere çatmış Yılmaz Özdil. Hatta gazetecilik adına ‘mesleki soykırımın’ bir neticesi olarak görmüş bu durumu. Aynı gün Naim’e dair ‘obituary’ yazısı yazan Hıncal Uluç da muhtemelen onunla hemfikirdir. Ve bu sefer oldukça haklılar. Hakikaten, Naim sadece sporun konusu mu? Time’a kapak olduğunu bildiğinize eminim. Peki onun, politikacı bir kimliği olmadan tek başına kapak olan ilk Türk olduğunu biliyor musunuz mesela? Ya da o dönem nasıl bir gündem maddesi olduğunu hatırlıyor musunuz? Neleri başardığını dökümlerden görmüşsünüzdür, peki ya hikâyesinin akışı? Onu tanıyanların anılarını?.. Türkiye’ye getirilişinin siyasi ve sportif perde arkasını? Sadece olayların akışını da değil. Naim’in sosyal ve siyasal etkilerini hatırlatan bir araştırma okuyabildiniz mi? Bir yandan Bulgaristan’daki Türk kökenlilerin çektiği eziyetin simgesi oluşunu, diğer yandan bir iç politika malzemesi olarak nasıl kullanıldığını... Hem evlerde minicik çocuklara oklavalarla halter provası yaptıran bir esin kaynağı olduğunu, hem de politik açıdan sportif simgelerin kötüye kullanımının da simgesi haline geldiğini. Örtülü ödenek tartışmalarının, bugünü fazlasıyla hatırlayan ‘hamici’ devlet başkanı söylemlerinin, liberal görünümlü acımasız Özal politikalarının ‘harman’ olduğu bir dönemden bahsediyoruz. Aynı zamanda sportif açıdan bir kıpırdanmanın da... Hatırlatmak/hatırlamak için yazıyorum bunları. Yoksa Naim Süleymanoğlu anısını lekelemek kimsenin haddine değil. Spor tarihinin en büyük efsanelerinden biriydi o. Ve belki de en ilginç ‘zafere kaçış’ öykülerinden birini yaşattı bize. Neyse ki Socrates’in ilk sayısında Atahan Altınordu’nun güzel araştırması sayesinde onun spordaki yolculuğunun sözlü tarihini okumuştuk (http://bit.ly/2z5EDDH). Peki bu olayın sosyal ve siyasal tarihi?.. Onun Türkiye’deki serüveni bir de sosyal tarih çalışmasını, azıcık araştırmacı gazeteciliği, ‘simgeler politikası’ üzerinden bir değerlendirmeyi hak etmiyor mu? Bunu yapmak için gazetecilik üzerindeki baskılar bahane değil! Peki ya kendisine ‘yerli ve milli’ olmayı vazife görenlere ne demeli? “Aman FETÖ’cü çıkmasın, aman solcu, Kürt, muhalif olmasın” diye yazacak konu bulamıyorsunuz. Naim haberi de mi gol değil! KISA... KISA... KISA... KISA... l TÜRKİYE Basketbol Federasyonu, 2023 Dünya Şampiyonası adaylık dosyasını geri çekti. l AMATÖR Futbol Disiplin Kurulu, U17 Ligi maçında F.Bahçeli oyuncunun, G.Saraylı futbolcuya attığı kasti tekmeye sadece sarı kart gösteren hakem Onur Mert’e 1 ay ceza verdi. l TRABZONSPOR’da Sosa’nın Osmanlıspor maçında sakatlandığı, en az 2 hafta sahalardan uzak kalacağı belirtildi. GÜNÜN PROGRAMI l BASKETBOL Kadınlar Euroleague (Metro Enerji/20.00) FenerbahçeAvenida, (Ahmet Cömert/19.30) GalatasarayPolkowice, (Caferağa/18.30) Yakın Doğu Üniv.Wisla, FIBA Kadınlar Avrupa Kupası (M.Lioukas/19.00) OlympiakosBeşiktaş, (Edip Buran/18.30) Mersin BŞB.Ruzomberok, (Wroclaw/21.00) Sleza WroclawBellona AGÜ Spor. l VOLEYBOL Erkekler Challenge Kupası (İnegöl/18.00) İnegöl BLD.Olympiakos TV’DE SPOR FUTBOL l Tivibu Spor 3/20.00 CSKA MoskovaBenfica, (22.45) Atletico MadridRoma l Tivibu Spor 2/20.00 KarabağChelsea, (22.45) JuventusBarcelona l Tivibu Spor 82/22.45 BaselM. United l Tivibu Spor 4/22.45 PSGCeltic beIN Sports 2/22.45 Ipswich TownSheffield W. BASKETBOL l GS TV/19.30 GalatasarayPolkowice l FB TV/20.00 FenerbahçeAvenida. C AT YARIŞI TAHMİNİ BURSA ALTILI GANYAN 6 12 7 5 1 2 8110 108 431 876 11 5 13 ş.urfa ALTILI GANYAN 9 4 8 2 2 2 467 319 329 7610 , 25 7 19 C MY B
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog