Bugünden 1930'a 5,499,166 adet makale



Katalog


«
»

Cumartesi 18 Kasım 2017 10 6 YIL 3 AY HAPİS Dilek Doğan’ı vuran polisin cezası onandı İstinaf Mahkemesi, Sarıyer’de Dilek Doğan’ın ölümüne neden olan merminin çıktığı silahın sahibi olan özel harekât polisi Y.M.’nin “Bilinçli taksirle ölüme neden olmak” suçundan aldığı 6 yıl 3 aylık hapis cezasını onaDilek Doğan dı. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesi, istinaf başvurularını değerlendirmek üzere geçen hafta toplandı. Daire, dosya üzerinde yaptığı incelemede yerel mahkeme kararını usul ve yasaya uygun bularak tarafların istinaf başvurularının esastan reddine, yerel mahkeme kararının onanmasına hükmetti. l İSTANBUL / Cumhuriyet ALTIOK’TAN UYSAL’A TEPKİ: İstanbul’a atanması tesadüf değil İKLİM ÖNGEL Sivas katliamı davasında sanıkların avukatlığını yaptığı için pişman olmadığını açıklayan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Mevlüt Uysal’a, Sivas katliamında yaşamını yitiren şair Metin Altıok’un kızı, CHP Zeynep Altıok İzmir Milletvekili Zeynep Altıok tepki gösterdi. Altıok, “Sivas katliamı sanıklarının avukatlarının tıpkı Mevlüt Uysal gibi AKP döneminde siyasette ve bürokraside tepe noktalara getirilmesi de İstanbul’a belediye başkanı atanması da tesadüf değil. Mevlüt Uysal bu noktada aferin bekliyorsa mutlaka alacaktır” dedi. Bugüne kadar Sivas katliamı sanıklarıyla ilgili TBMM Başkanlığı, Adalet Bakanı ve Bimer’e sorduğu soruların hiçbirine yanıt alamadığına dikkat çeken Altıok, şunları kaydetti: “İnsanlık suçlarının zamanaşımına uğramasını ‘hayırlı’ bulan zihniyet artık hukuk devleti, kuvvetler ayrılığı ve demokrasiyi, laikliği, Cumhuriyeti yok sayan tek aklın iradesine teslime edilmiştir, bundan da ayrıca endişe duymaktayız. Sivas katliamı davası ile ilgili mücadelemi adalet tecelli edinceye kadar sürdüreceğim.” l ANKARA DİYARBAKIR BAROSU: Cezaevlerinde işkence yaygınlaşıyor Diyarbakır Barosu Cezaevleri İzleme Komisyonu üyesi Öykü Çakmak, yönetim kurulu üyeleri ile birlikte düzenlediği basın toplantısında “Cezaevleri hak ihlalleri” raparonu açıkladı. Çakmak, “OHAL sonrasında yaygın sevk ve sürgünlerle hem tutuklu ve hükümlüler hem de aileleri mağdur edilmektedir. Diyarbakır Barosu olarak cezaevlerinde yapmış olduğumuz görüşmeler neticesinde yaşanan önemli sorunların başında tek tip kıyafet, süngerli oda, kimlik taşıma uygulaması, işkence ve kötü muamele uygulamaları gelmektedir. Son aylarda birçok cezaevinde yaptığımız görüşmelerde, idarelerin keyfi uygulamalarına OHAL ilanını ve KHK’leri gerekçe gösterdikleri tarafımıza iletilmiştir” dedi. Çakmak, yaygın temel hak ihlallerini şöyle sıraladı: 4 Elazığ Kampus Cezaevi başta olmak üzere bir kısım cezaevlerinde yaşanan fiziki ve psikolojik baskı, cinsel şiddet, kötü muamele ve işkence. 4 Sağlık hakkına erişimin engellenmesi. 4 Odalardaki ortak kullanım alanlarına kameraların yerleştirilmesi. 4 Düzenli olarak sıcak su ihtiyacının karşılanmaması. 4 Keyfi bir şekilde mevzuatta düzenlenen disiplin cezalarından daha ağır yaptırımların uygulanması. 4 Nakiller, hastane ve adliye gidiş gelişleri sonrasında çıplak arama dayatılması. 4 Hastanelerde kelepçe ile muayenenin zorlanması. 4 İletişim ve görüş yasağı cezalarının yaygın uygulanması. 4 Kitap, dergi ve gazete yasakları. l DHA haber EDİTÖR: SERKAN OZAN TASARIM: ŞÜKRAN İŞCAN / SERPİL ÜNAY Çıkmaz sokakta çözüm bekliyorlar 15Temmuz darbe girişiminden sonra Kara Harp Okulu’nda (KHO) öğ renciliğine son verilen birçok kişiyi mahkeme OHAL Komisyonu’na yön lendiriyor. Başbakan Binali Yıldı rım ise geçen aylarda askeri öğren cilerin durumlarının OHAL İnceleme Komisyonu’nun mese lesi olmadığını ifade et mişti. Mahkeme kara rının kendisini OHAL Komisyonu’na yönlen dirdiğini fakat komis ZEHRA ÖZDİLEK yonun da askeri öğrencilerin başvuruları nı kabul etmediğini be lirten KHO’da öğrenciliğine son veri len Ö.F.Ç, “Bu mağduriyetler sonucu hakkımı aramak ve hayalini kurdu ğum subaylık adına mücadele etmek için başvurduğum yargı organları be ni başvuru hakkımın olmadığı OHAL Komisyonu’na yönlendiriyor ve üst mahkemeye başvuru hakkımın olma dığını söylüyor” diye konuştu. KHO dördüncü sınıf öğrencisiyken 15 Temmuz darbe girişiminin gerçek leştirildiğini belirterek bu olaydan sonra mağdur olan binlerce askeri öğ renciden birisi olduğunu söyleyen Ö.F.Ç, şu an kendi imkânlarıyla ka 15 Temmuz darbe girişiminin ardından askeri okul öğrenciliğine son verilen kişiler mahkemeler tarafından OHAL Komisyonu’na yönlendiriliyor. Komisyon ise bu kişilerin başvurularını kabul etmiyor İSTİNAF VE TEMYİZ YOLU KAPALI Ö.F.Ç için verilen mahkeme kararında, kişinin kamu görevinden, meslekten çıkarılması, öğrencilikle ilişiğin kesilmesi, dernekler, vakıflar, fedarasyon ve konferadasyonların kapatılması gibi işlemlerin komisyonun görev alanında olduğu belirtilerek komisyon kapsamına giren işlemler için ayrıca başvuru yapılamayacağına değinildi. Kararda, “Komisyonun görev alanına giren konularda daha önce herhangi bir yargı merciine başvurmuş veya dava açmış olanlar için de 7’nci maddedeki usul ve süreler uygulanır. Bu dosyalar hakkında yargı merciilerince karar verilmesine yer olmadığına ve bu dosyalar yeni bir başvuru şartı aranmaksızın incelenmek üzere komisyona gönderilir... İstinaf ve temyiz yolu kapalıdır” ifadeleri yer aldı. zandığı hukuk fakültesinde birinci sınıf öğrencisi olduğunu söyledi. Ö.F.Ç, “Güncel olaylardan bihaber yargı organlarımız beni şimdiden eğitimini aldığım meslek adına utandırıyor. Ne yazık ki mağdur edilen kişiler yanlış mahkeme kararlarıyla daha çok mağdur edilmeye devam ediliyor. Yargı kararlarının ne kadar uzun sürede verildiği düşünülürse mağduriye timiz bir nebze de olsa anlaşılacaktır. Bu mağduriyetlerin hakkaniyetle çözüme kavuşmasını talep ediyoruz” diye konuştu. Sesimizi duyun Mezuniyetine sayılı günler kala öğrenciliğine son verilen K.A ise hiç bir gerekçe gösterilmeden yapılan hukuksuzluğa karşılık dava açtığını belirte rek, “Birçok arkadaşım gibi mahkeme beni OHAL Komisyonu’na yönlendirdi. Herkes gibi benimde başvurum kabul edilmedi. Bu durumda bizim ne yapmamız lazım. Çıkmaz sokaktayız. Binlerce askeri öğrenci haklarının geri verilmesini bekliyor. Yetkililerin artık sesimizi duymasını ve haklarımızı vermesini bekliyoruz” dedi. Ailemin emeği Bin bir zorluklarla mülakatlara girip KHO’da öğrenci olmaya hak kazandığını dile getiren M.D de, “ Mezuniyetime 45 gün kala gerçekleşen hain darbe girişimi sonucu ben ve benim gibi okulunu başarıyla bitirmiş mezun olmayı bekleyen devre arkadaşlarımın okulla olan ilişiği kesildi. Aylarca mahkemelerde koşturduk. Şimdi de komisyon peşinde koşturmamız istendi fakat komisyon da başvurumuzu kabul etmiyor. Ailelerimiz bizi boğazından kısıp okuttu. Sadece bizim değil onların da emeğini çalıyorlar” diye konuştu. Ücretsiz eğitime ceza Eğitim için kurulan Halkevi’nin Kocaeli şubesi, verilen ücretsiz dersler ‘kaçak’ sayılarak kapatıldı. Mahkeme ise kararın yürütmesini durdurdu ELÇİ ADALET BEKLİYOR Diyarbakır Barosu Başkanı Tahir Elçi’nin 28 Kasım 2015’te Sur’da tarihi Dört Ayaklı Minare önünde basın açıklaması yaptıktan sonra öldürülmesinin üzerinden 101 hafta geçti. Diyarbakır Barosu, her hafta ol duğu gibi bu hafta da etkili soruşturma yürütülmesi, fail veya faillerin bulunması için Diyarbakır Adliyesi önünde basın açıklaması yaptı. Baro Genel Sekreteri Mahsum Batı, “Tahir Elçi soruşturma dosyası bu ay itibarıyla 2’inci yılına girecektir. Daha önce de belirttiğimiz gibi Tahir Elçi’nin failleri bulunup yargı önüne çıkarılıncaya kadar adalet arayışımız devam edecektir. Bunun herkesçe bilinmesini istiyoruz” diye konuştu. Açıklamanın ardından avukatlar 5 dakika oturma eylemi yaptı. l Yurt Haberleri ÇOCUKLARA CEZANIN GEREKÇESİ Örgüte girmeyi kendileri istedi Diyarbakır’ın Sur ilçesinde hendekbarikat operasyonları sırasında açılan koridor ile mahallerde bulunan, yaşları 1217 arasında değişen 11 çocuk, 3 Mart 2016’da bölgeden çıkarak güvenlik güçlerine teslim oldu. Gözaltına alınan çocuklardan F.Y. (16), Ö.S. (17) ve M.Ç. (17) tutuklanırken R.A. (17), S.K. (14), Ş.A. (16), A.A. (15), F.B. (15), M.S.K. (15), M.F.D. (12) ile R.H. (16) tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. Savcılık şüphelilerin tamamının, “Silahlı terör örgütüne üye olmak” suçundan yargılanmasını istedi. Diyarbakır Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki yargılamada mahkeme heyeti, 5 çocuğu “Silahlı terör örgülüne üye olmak” suçundan 6 yıl hapis cezasına çarptırdı. Suça sürüklenen çocukların 1215 yaş grubunda olması ve iyi halini indirim nedeni kabul eden mahkeme, cezalarını 2.5 yıla indirdi. Suça sürüklenen 5 çocuğun tekrar suç işlemeyeceği yönünde kanaate varıldığını belirten mahkeme, cezanın ertelenmesine hükmetti. 1518 yaş arasındaki 3 çocuğu 3’er yıl 4’er ay, 2 çocuğu 4’er yıl 5’er ay 10’ar gün ve 1 çocuğu 5 yıl 4 ay hapis cezasına çarptıran mahkeme, Ö.S., M.Ç. ve F.Y.’nin tutukluluk halinin devamına hükmetti. Gerekçe li kararı açıklayan mahkeme, örgüt üyesi çocukların operasyonların bitmesi aşamasında grup halinde teslim olduğunu kaydetti. Çocukların kendi istekleri ile terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil oldukları, örgüt yöneticilerinden emir ve talimat aldıkları, güvenlik güçlerine karşı silahlı eylem ve direnişlere katıldıkları ifade edildi. Kararda, suça sürüklenen çocukların örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hâkim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi, somut davranışlarıyla ortaya koyarak, organik bağla doğrudan doğruya örgüt üyeliği suçunu işledikleri belirtildi. l DHA OZAN ÇEPNİ Kocaeli İl Milli Eğitim Müdürlüğü, halkın eğitimi için kurulmuş Halkevi’nin Kocaeli Körfez şubesini, çocuklara verdiği ücretsiz dersleri “kaçak eğitim” sayarak kapattı. Derneği mühürlemesinin hemen ardından ise Kocaeli 1. İdare Mahkemesi, “telafisi güç zararlar oluşturur” diyerek yürütmeyi durdurma kararı verdi. Çocuklara ücretsiz olarak kadın erkek eşitliği, eğlenceli bilim, bilimsel düşünce, drama, deney ve sanat atölyelerinde eğitim veren Körfez Halkevi, “resmi açılış izni olmadan kaçak eğitim öğretim faaliyeti tespit edildiği” iddiasıyla, Kocaeli İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından 678 sayılı KHK’ye dayandırılarak kapatıldı. Halkevi’ne asgari ücretin 20 katı kadar idari para cezası verildi. Mühürleme işleminin ardından Halkevi süreci yargıya taşıdı. Kocaeli Valiliği’ne karşı açılan davada Kocaeli 1. İdare Mahkemesi, “dava konusu işlemin yıkıma ilişkin olması ve uygulanması halinde telafisi güç zarar doğurabilecek nitelikte bulunması nedeniyle” yürütmeyi durdurma kararı verdi. Son 2 senedir yoğun denetime tabi tutulduklarını ve sürekli mühürlenme tehdidi aldıklarını anlatan Hakevleri Eğitim Sekreteri Betül Öztürk, “Müfredat değişikliğiyle ders kitaplarına cihadı yerleştiren; kitapları gerici, cinsiyetçi, bilim dışı kavramlarla dolduran; imzaladığı protokollerle okulların kapılarını cemaat ve tarikatlara açan AKP iktidarı, bilimsellaik eğitim mücadelesini büyüten Halkevleri’ni hedef alıyor. AKP’nin eğitimde yarattığı yıkımın karşısında Halkevleri şubelerinde düzenlediğimiz atölyeler çocukların bilimsel düşünceye ulaşmasının adresidir” dedi. Kocaeli Valiliği, Kaymakamlığı, İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve AKP’li Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’ne seslenen Öztürk, “Asıl merdiven altı tarikat yuvaları ile uğraşın! Cemaattarikatların merdiven altı sözde eğitim kurumlarını kapatın. Bu karanlık yapıların çocukların zihinlerinde yarattıkları tahribat ortadadır, çocukların gözündeki ışığın çalınmasına izin vermeyeceğiz. Bu kararı bilimsel ve laik eğitim mücadelesini büyütmek için seferberlik çağrısı olarak kabul ediyoruz” ifadelerini kullandı. l ANKARA C MY B
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog