Bugünden 1930'a 5,418,512 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

3 HAZİRAN 2012 PAZAR CUMHURİYET SAYFA HABERLER Annesini ‘tıbbi hata sonucu’ kaybeden Yasin’e mahkeme ‘9 yıl için 17 bin lira tazminat verilsin’ dedi 3 Annenin karşılığı 157 AYKUT KÜÇÜKKAYA Boğazına takılan delik vasıtasıyla nefes alabilen ve boğazındaki tıbbi malzemenin (trakeostomi kanülü) kopması sonucu 23 Ocak 2009 tarihinde yaşamını yitiren Hatice Kundakçı’nın oğlu Yasin Kundakçı’nın açtığı tazminat davasında anneye aylık 157 TL değer biçildi. 9 yaşında annesini kaybeden Yasin için destekten yoksunluk süresi 18 yaş olarak hesap edildi, mahkeme 9 yıllık tazminat için “16 bin 910,89 TL”ye hükmetti. Babasını 3 yaşında, annesini 9 yaşında kaybeden ve şu anda 12 yaşında olan Yasin’in amcası Ali Kundakçı mahkemenin 30 Mayıs 2012 tarihli (4 gün önce) kararına tepki gösterdi. Kundakçı, medikal şirketin sahiplerinin AKP iktidarına yakın isimlerle ilişkisi olduğunu savunarak, “Tazminatla kardeşiniz ölmeyi haketti dediler. Bir kez daha anladık ki bu ülkede sıradan vatandaş olmayacaksın” dedi. Ölümden 10 gün sonra yasak! Hatice Kundakçı boğazına takılan trakeostomi kanülünün kopması sonucu 23 Ocak 2009 tarihinde yaşamını yitirdi. Söz konusu tıbbi malzemenin kullanımı ve piyasaya arzı Kundak çı’nın ölümünden 10 gün sonra Sağlık Bakanlığı’nın kararı ile geçici olarak durduruldu. Daha sonra Bakanlık bünyesinde toplanan kurulun 10 Nisan 2009 tarihli raporunda söz konusu tıbbi malzemedeki eksikliklik ve hatalar tespit edilerek “tespit edilen hususların hasta güvenliği açısından ölümcül sonuçlar doğurabileceği” belirlendi. Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma dosyasına Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulu’nun verdiği 2010 tarihli iki raporda da “ölüme kanül yapısının neden olduğu” saptandı. Ardından Hatice Kundakçı’nın oğlu Yasin ile aile yakınları ithalatçı firma ve satıcı firmayı temsilen İlyas Köse’ye karşı tazminat davası açtı. Bilirkişi raporunda, “4077 sayılı Tüketici nin Korunması Hakkında Kanun’un değişik 4. maddesine göre ‘imalatçıüreticibayiacenteithalatçı ve kredi veren’ ayıplı maldan ve tüketiciye verilen zararlardan ortaklaşa ve zincirleme tam sorumludur” denilerek iki şirketin yüzde 100 kusuruna göre inceleme yapıldığına dikkat çekildi. Dava 30 Mayıs’ta Beykoz 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin verdiği kararla sonuçlandı. Mahkeme, bilirkişi raporunun aksine Köse yönünden davanın reddine karar verdi. Annesini kaybeden Yasin’in maddi tazminat talebini “kısmen” kabul eden mahkeme heyeti “16 bin 910,89 TL” tazminatın MT Sağlık Ürünleri San. ve Tic. AŞ’den alınmasına hükmetti. Mahkeme 10 bin TL de manevi tazminata hükmetti. AKP Sanık Sandalyesinde! Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, AKP’ye “laiklik karşıtı eylemlerin odağı” olması iddiasıyla açtığı kapatma davasında sözlü savunmayı 3 Temmuz 2008’de, Başbakan Yardımcısı, bugünkü Meclis Başkanı Cemil Çiçek yaptı. Sonunda, Anayasa Mahkemesi’nin on bir üyesinden onu AKP’nin “laiklik karşıtı eylemlerin odağı” olduğunu kabul etti, ama oylamada, beşe karşı altı, kapatma reddedildi. O günden bugüne köprülerin altından çok sular aktı… “İrtica” suç olmaktan çıktı… “İrtica ile mücadele” suç oldu. Derken 12 Eylül 2010 referandumu yapıldı… Yargı yeniden yapılandırıldı. Bu arada Silivri’deki özel yetkili mahkemeler, eski Devlet Güvenlik Mahkemeleri gibi, hukuka ne kadar uygun olduğu, sadece kamuoyunda değil, hukukçular ve barolar tarafından da çok tartışılan uygulamalara imza attı ve atıyor. ૽૽૽ Cemil Çiçek’in sözlü savunması önemli bir belge… AKP Genel Merkezi bu savunmayı “Demokrasi Savunması” adıyla bir kitap yaptı. Bu pazar, bu savunmayı ele almayı ve onun ışığında Silivri’deki davalara değinmeyi düşünüyordum. Emin Çölaşan benden önce, cuma günü “Adamına Göre Adalet!..” adlı yazısında konuya girdi… Daha önce Vatan’da Reha Muhtar da aynı konuda bir yazı yazmıştı. Elbette konuya ilgi duyanlar açısından AKP’nin bastırdığı kitap esas kaynaktır. Şimdi aşağıda, Çiçek’in bu savunmasından bazı bölümleri kısaltarak aktaracağım… Herkesin, özellikle de bugünkü hukuk düzeninin sorumluluğunu taşıyan AKP’lilerin, bu ilkeler ile Silivri davalarında olup bitenleri karşılaştırması yararlı olacaktır! ૽૽૽ “Şüpheden sanık yararlanır ilkesi. Bir hüküm verebilmek için gerçekten de ortada hiçbir şüphenin olmaması lazım. En ufak bir ihtimalin dahi söz konusu olması durumunda, bir evrensel kural olarak bunun sanık lehine yorumlanması gerekir. Maddi gerçeğin araştırılması ilkesi. Bir hukuk düzeninde insanları cezaevine sokmak marifet değildir. Doğru olan da bu değildir. Hukukun esas amacı varmak istediği gerçeği ortaya çıkararak adalete ulaşmaktır. O nedenle, eğer mahkeme heyeti önüne bir dava getirilecekse, o olayın bütün yönleriyle araştırılması, lehte ve aleyhte bütün delillerin ortaya konması gerekir. Yeterli delil ilkesi. Eğer yeterli delil yoksa dava açılması doğru değildir. Önce davayı açıp sonra delil toplamaya kalkışırsak o takdirde hukukun temel ilkelerini ve hukuka olan güveni zayıflatırız. Kurumlar aşınır ve bir evrensel usul kuralı da çiğnenmiş olur. Üçüncü kişilerin eylemlerinden sorumlu olmama ilkesi. Kanunsuz suç ve ceza olmaz. Kıyas yoluyla yorumlar getirilemez ilkesi. Dürüst işlem ilkesi. Ceza mahkemesi işlemlerinin kandırma, yanıltma veya zorlama gibi irade serbestliğini engelleyen veya savunmayı kısıtlayan hususlardan uzak olması lazım…” Cemil Çiçek özet olarak verdiğim bu ilkeleri dile getirdikten sonra devam ediyor: “Hukuk devletinde müddei iddiasını ispat etmekle yükümlüdür. Aksi takdirde iddiaları ve delilleri hukuki bir kıymet ifade etmez. İddia makamı hukuka uygun usullerle her iddianın aslını araştırmak, maddi gerçeği ortaya koymak, tarafların leh ve aleyhindeki delilleri toplamak, altını çizerek söylüyorum, iddiasını doğru veya doğrulanmış delillere dayandırmak ve adil yargılamanın yapılmasına katkıda bulunmakla görevli ve yükümlüdür… Ayrıca, yorumla tahrif edilen eylem ve beyanlar delil olarak kullanılmıştır. Böyle bir davada yorum yoluyla hüküm tesis edilemez. Bu, hukukun temel ilkelerine aykırıdır. Somut delil lazım, delillerin gerçek olması lazım…” ૽૽૽ AKP’nin sözlü savunmasının, hukuka ilişkin satır başları, özet olarak böyle; kitapta tüm metin var. Şimdi soruyorum: Acaba Türkiye’de yargı bugün bu ilkelere göre mi işliyor? Silivri’deki davalar bu ilkelere göre mi görülüyor? TIR çarpıp kaçtı: 2 ölü Ⅵ İstanbul Haber Servisi TEM otoyolu üzerinde bir TIR emniyet şeridinde duran otomobile arkadan çarptı. 150 metre sürüklenen otomobilde bulunan 2 kişi öldü, 3 kişi de yaralandı. Gece yarısı otomobili arıza yapan 55 yaşındaki Şükrü Şen, TEM Otoyolu, Hekimbaşı Mevkii, Kadıköy yönünde emniyet şeridine çekip eşi Zehra Şen’le birlikte aşağıya indi. Sürüklenen otomobilinin altında kalan Şükrü Şen ve arka koltukta oturan Ayşe Bayraktar hayatını kaybetti. TIR sürücüsü arabaya çarptıktan sonra kaçtı. GOP’ta parça tesirli bomba Ⅵ İstanbul Haber Servisi Gaziosmanpaşa Karayolları Mahallesi’nde bir akaryakıt istasyonuna önceki gece atılan el yapımı parça tesirli bomba nedeniyle patlama meydana gelirken ölen ya da yaralanan olmadı. Aynı istasyona geçen günlerde de yüzleri maskeli kişilerin havai fişekli saldırı düzenlediği öğrenildi. C MY B C MY B
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog