Bugünden 1930'a 5,418,512 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

C İmtiyaz Sahibi: CUMHURİYET VAKFI adına ORHAN ERİNÇ Genel Yayın Yönetmeni: İBRAHİM YILDIZ Yazıişleri Müdürleri: Güray Öz (Sorumlu) Murat Ataş Miyase İlknur (Ek Yayınlar) Haber Merkezi Müdürü: Hakan Kara İstihbarat: Cengiz Yıldırım Ekonomi: Hasan Eriş Dış Haberler: Özgür Ulusoy Kültür: Celâl Üster Spor: Arif Kızılyalın Yayın Kurulu: Orhan Erinç (Başkan), İbrahim Yıldız (Başkan Yardımcısı), Cüneyt Arcayürek, Ali Sirmen, Hikmet Çetinkaya, Şükran Soner, Emre Kongar, Orhan Bursalı, Mustafa Balbay, Hakan Kara. Ankara Temsilcisi: Utku Çakırözer Ahmet Rasim Sok. No: 14 Çankaya 06550 Ankara Tel: (0312) 4423050 Faks: (0312) 4423010 ⅷ İzmir Temsilcisi: Serdar Kızık, H. Ziya Blv. 1352 S. 2/3 Tel: (0232) 4411220, Faks: (0232) 4418745 ⅷ Antalya Temsilcisi: Ahmet Oruçoğlu Cumhuriyet Meydanı Yıldız Ap. B Blok No: 80/5 Tel: (0242) 2480057 Faks: (0242) 2430509 ⅷ Mali İşler: Bülent Yener ⅷ Satış: Tunca Çinkaya ⅷ Cumhuriyet Reklam: Genel Müdür: Özlem Ayden ⅷ Genel Müdür Yardımcısı: Nazende Körükçü Tel: (0212) 251 98 74 75 /251 98 81 82 Faks: (0212)251 98 68 Rezervasyon: (0212) 343 72 74 Faks: 212 343 72 53 İmsak: 3.23 Güneş: 5.26 Öğle: 13.14 İkindi: 17.12 Akşam: 20.49 Yatsı: 22.40 Yayımlayan ve Yönetim Yeri: Yeni Gün Haber Ajansı Basın ve Yayıncılık A.Ş, Prof. Nurettin Mazhar Öktel Sk. No: 2. 34381 Şişli/İstanbul Tel: (0212) 343 72 74 (20 hat) Faks: (0212) 343 72 64 eposta@cumhuriyet.com.tr Yaygın süreli yayın Baskı: DPC Doğan Medya Tesisleri Hoşdere Yolu 34850 Esenyurt İstanbul Dağıtım: YAYSAT Doğan Medya Tesisleri Hoşdere 34850 Esenyurt İstanbul 24 HAZİRAN 2012 Türkiye Mavi Bayrak’larıyla dünyada 4’üncü Seferihisar farkı İZMİR (Cumhuriyet Ege Bürosu) Türkiye’nin bu yıl Mavi Bayrak almaya hak kazanan plaj ve marinaları, Seferihisar’da gerçekleştirilen törenle açıklandı. İzmir Vali Yardımcısı Haluk Tunçsu, İl Kültür Turizm Müdürü Abdülaziz Ediz, Seferihisar Kaymakamı Şakir Erden, Belediye Başkanı Tunç Soyer, TURÇEV Genel Müdürü Rıza Epikmen ve çok sayıda yurttaşın katıldığı toplantıda, Seferihisar’ın Akarca Halk Plajı’na Mavi Bayrak çekildi. 6 halk, 2 özel plajıyla Mavi Bayrak’lı plaj sayısını 8’e çıkaran Seferihisar, İzmir’in en çok Mavi Bayrak sahibi ilçesi oldu. Epikmen, bu yıl 355 plaj, 19 marina ve 13 yatın Mavi Bayrak almaya hak kazandığını, bu rakamlarla ülkemizin dünyada, İspanya, Yunanistan ve Fransa’dan sonra 4. sırada geldiğini söyledi. ⅷ Özge Fışkın’ın sahneye çıkması ve “Yağmurun Elleri” şarkısına eşlik etmesi gecenin sürprizi oldu. Şimdi, sonra, her zaman Yeni Türkü Kültür Servisi Uzun bir aradan sonra baharda yeni albümleri “Şimdi ve Sonra”yı sevenleriyle buluşturan Yeni Türkü önceki akşam Kuruçeşme Arena’daydı. “Eyvallah” şarkısıyla konsere başlayan grup, finali sevilen şarkıları “Telli Telli” ile yaptı. Ancak hayranları grubu bırakmayınca bis yapan grup alkışlar eşliğinde “Vira Vira” ve “Göç Yolları” ile konseri sonlandırdı. Çok Değil, Biraz Şeffaflık! Özellikle reklamcılarda görülen bir meslek hastalığı benim de yakama yapıştı. Reklamcılar meslek gereği pek kuşkucudurlar ve her olayın arka planını bilmek isterler, işleri budur. Bu hastalık bende nasıl gelişti, tek tek ilerleyelim, örneğin askerlerinin cenazesinde ağlayan, ki gayet insanca bir tavırdır, Genelkurmay Başkanı, Dağlıca’yı fırsat bilip, Uludere’de öldürülenlerin arasında teröristlerin de bulunduğunu ve askerler oraya gittiğinde silahların gizlenmiş olduğunu söyledi. Bir Genelkurmay Başkanı böyle bir sözü nasıl söyler? Uludere’ye ne yazık ki, ilk giden gazetecilerden biriyim, küçük bir odada öldürülenlerin aileleriyle teker teker görüştüm, o küçücük erkek çocuklarının fotoğraflarını gördüm, ağlayan anneleri teselli etmeye çalıştım. Neredeydi bu teröristler? Neredeydi, askerler gelmeden önce gizlenen silahlar? Genelkurmay Başkanı’na kimse bu köylerin korucu köyleri olduğunu söylememiş miydi? Hangi gerçek, Genelkurmay Başkanı’na dördüncü kez basılan ve her seferinde onlarca askerin öldüğü Dağlıca’yı fırsat bilip, Uludere hakkında çarpıtıcı sözler söylemesine neden oluyordu? Genelkurmay Başkanı çok amatörce neyin üstünü örtmeye çalışıyordu? Bu gerçek bir özürle geçiştirilemeyecek kadar vahim miydi? Hastalığım gelişiyor, hiç yüz vermediğim koplo teorilerine usuldan yaklaşmaya başladım. Devam edelim, büyük sözler söylenmişti, sınır boyundaki karakollar korunaklı hale getirilecekti, hantal olduğu artık bizzat Genelkurmay Başkanı tarafından belirtilen ordu, gerillalarla savaşmayı bilen birliklerle takviye edilecekti. Anlaşılan, bu sözler o anda genç ölümleriyle kavrulan bu topraklarda anaların yüreğine su serpmek için söylenmiş, iki gün sonra da unutulmuş. Sayın Genelkurmay Başkanı ve iktidar mensupları, deniz kıyısındaki orduevlerinin rehavetinden ve iktidar şımarıklığından biraz kurtulup, bu kentlerin kahvelerinde dolaşın, bu sözleri çok sık duyacaksınız: “Arkadaş; PKK Kürt, Türk hepimizle alay ediyor, Dağlıca sanki bir atış tahtası misali, basılıp basılıp duruyor, madem sınırdan geçmeyi önleyemiyorsunuz, Dağlıca’daki karakolu ebediyen kapatın!” Hastalığım iyice artıyor, insanları hayvan barınaklarından beter koğuşlara kapatmışsınız, hava yok, su yok, doğru dürüst uyku yok ve bu insanlar isyan edince, yangın çıkıp insanlar ölünce, istifa etmesi gereken Adalet Bakanı mazeret uydurmaya çalışıyor, hatta sözü neredeyse bu cinayetlerden teröristleri sorumlu tutmaya getiriyor. Sanki devletin işlediği bu cinayetlere, hafifletici bir sebep bulmuş gibi, ölen mahkumların adi suçlardan yattığını söylüyor. Ardından ölmeyen mahkumlar apar topar yakınlarının bulunduğu kentlerden alınıp başka kent mapushanelerine gönderiliyorlar, tabii ne Adalet Bakanı’nda ne de kendilerine yapılan zamları bir gecede tam oyla geçiren Meclis’te hiçbir kıpırdanma yok, çünkü onların cebinde paraları var, mahkum yakınlarının yol parası bulabilmek için nasıl çırpındıkları umurları değil. Yahu niyetinizi açık edin, ülkede bir nüfus planlanması yapılıyor da bizim mi haberimiz yok! Hastalık iyice ilerliyor, vallahi evim Kadıköy’de, karşıya geçmekten korkar oldum. Sadece kara trafiği değil, deniz trafiği de aksıyor ve karayolları yetkilileri cümle İstanbul ahalisinin “hadi eller havaya” diye sallanan ve cebinde tomarla para olan kişilerden oluştuğunu sanıp, “insanlara tatile çıkmalarını” tavsiye ediyorlar. Vallahi pes! Zaten parası olan gitti arkadaşlar, seni mi dinleyeceklerdi! Bu arada sorular var köprüler neden artık dünyanın hiçbir yerinde kullanılmayan asfaltla onarılıyor, dünyanın her yerinde yol yapımında beton kullanılıyor çünkü en az otuz yıl dayanıyor, erimiyor, sıcak, soğuk demiyor. Karayolları bu işi hangi taşeron firmaya vermişse, onu bir açıklasın! Biz de böylece yol yapım teknolojisinin bu kadar geliştiği zamanda, işi asfaltla götüren firmayı bir tanıyalım. Olur ya aynı firma ev yapmaya da kalkar. Bilelim. Bilenlerin söylediğine göre, 25 günde bitirilebilecek bir onarımın neden üç ay süreceğini de bir anlayalım. Paralar bizden gidiyor, firmayı bilmek de hakkımız! İşte artık iyice hastayım, Suriye bir savaş jetimizi düşürmüş. Doğru mu acaba? Kuşkum son safhada. Sürekli, bir Amerikan yapımı olan ‘Başkan’ın Bütün Adamları’ filmi aklıma geliyor, Amerikan Başkanı’nın seçimlerde bir kızla macerası ortaya çıkınca bunu örtmek için derin Amerikan devletinin Arnavutluk’la uyduruk bir savaşa başlamasını anlatan o muhteşem film. Sağımızın solumuzun yalan ve dolanla kaplandığı bugünlerde herkese tavsiye ederim. Van Gölü’nde yeni canlı türü Ⅵ VAN (Cumhuriyet) Van Gölü’nde yaklaşık 2 yıldır araştırma yapan Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Hidrobiyoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Naime Arslan, bilim literatürüne ilk defa girecek bir canlı türü tespit ettiklerini açıkladı. Arslan, bu canlının da İnci Kefali gibi endemik bir tür olduğunu belirterek, “Van Gölü’nde yaşayan bir solucan türü daha tespit ettim. Bizim burda tespit ettiğimiz solucan türü yine Van Gölü’ne özgü endemik bir tür solucan. Gözle rahat bir şekilde görülebiliyor” dedi. Arslan, bu canlı türüne “Enchytraeus vanii” adını verdiğini kaydetti. C MY B C MY B
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog