Bugünden 1930'a 5,453,825 adet makale



Katalog


«
»

19 HAZİRAN 2012 SALI CUMHURİYET SAYFA kultur@cumhuriyet.com.tr KÜLTÜR ALS hastaları için ‘Bir Nefes de Siz Verin’ Ⅵ Kültür Servisi ALS/MNH Derneği, 21 Haziran Dünya ALS Günü dolayısıyla hem ALS ile ilgili farkındalık oluşturmak, hem de hastaları motive etmek amacıyla, sadece ALS hastalarının yaptığı resimler ve çektiği fotoğraflardan oluşan bir sergi düzenliyor. “Bir Nefes de Siz Verin” isimli resim ve fotoğraf sergisi, 21 Haziran’a kadar Ataköy Yunus Emre Kültür Merkezi’nde izlenime açık olacak. 15 Kadrajlarını Koço’da ‘tokuşturdular’ Meslektaşları, fotoğraf sanatçısı Ali Arif Ersen için İstanbul Moda’daki Koço meyhanesinde buluştu ᮣ Aralarında Ara Güler, Nevzat Sayın, Nazif Topçuoğlu, Orhan Cem Çetin, Sıtkı Kösemen’in de olduğu sanatçı dostları, Serhan Ada küratörlüğündeki “Ali’nin Koço’su” sergisiyle, Milli Reasürans’ta kadrajlarını onun için estetik bir muhabbetle ‘tokuşturuyor’. EVRİM ALTUĞ Nazif Topçuoğlu Leyla Gencer Şan Yarışması Ⅵ Kültür Servisi Opera dünyasına kazandırdığı genç yeteneklerle uluslararası müzik çevrelerinde adından söz ettiren Leyla Gencer Şan Yarışması’nın yedincisinin final serisi, 1620 Eylül tarihleri arasında gerçekleştirilecek. İKSV ve La Scala Akademisi tarafindan, Doğuş Grubu ve Garanti Bankası’nın sponsorluğunda, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın desteği ve Borusan Holding’in katkılarıyla düzenlenecek yarışmanın biletleri, 20 Haziran Çarsamba günü satışa çıkıyor. ‘Tatlı 60’lar’a müzikli bakış Ⅵ Kültür Servisi Eylülde DEPO’da düzenlenmesi planlanan ve Türkiye’nin 1960’lı yıllarda yaşadığı dönüşümü; müzikteki hareketlilik aracılığıyla anlamaya ve anlatmaya çalışan “Tatlı 60’lar” sergisinin ilk ayağı; bir söyleşiyle başlıyor. Roll, Express ve Bir + Bir dergilerinin yayın ekibinden Derya Bengi ve müzik yazarı, araştırmacı Murat Meriç’in konuşmacı olarak katılacağı söyleşi, yarın saat 18.30’da Tophane DEPO’da izlenebilir. Time Out İstanbul’un izniyle. Ⅵ Kültür Servisi Üsküdar Belediyesi’nin ev kadınlarına yönelik sosyal sorumluluk projesi “Sahne Kadınların”, ilk oyununu sahneledi. Tiyatro Greyfurt işbirliğiyle Altunizade Kültür Merkezi’nde sahnelenen “Gülbahar’ın Baharları” adlı oyunda bir kadının doğumundan yaşlılığına kadar tüm evrelerinde karşılaştığı sorunlar, esprili bir dille anlatılıyor. Oyunun yönetmenliğini ise Betül Zarifoğlu ve Zehra Şahin üstlendi. Ani Çelik Arevyan ‘Sahne Kadınların’dı Ali Arif Ersen ir fotoğrafçı, bir bakıma yalnızca gözleriyle iletişim kurar ve “göz açıp kapayıncaya kadar” geçen bu fani hayatı, kirpikleriyle verdiği kararların poz süresince, her an yeniden, hatta bir umuttur diyerek anlamlandırır. Usta deklanşör Ali Arif Ersen, bu gözlerin belki en özgünlerinden. Ancak o, son birkaç yıldır maruz kaldığı “Locked In” sendromu nedeniyle bu dünyanın yeni resimlerini sadece yattığı yerden, ama yine gözleriyle çekmeyi sürdürüyor. Annesi, dostları, çevresindekilere sol gözünü kırparak “Evet, peki” diyor. Sağ gözünün üzerinde, bir gözlüğe iliştirilen lazer kalemini, alfabe üzerinde gezdirerek kelimeler yapıyor, anlık isteklerini aktarıyor, zor sorular soruyor, eskilere dair anılarını payla B şıyor. Dünyada olup bitenle ilişkisini de asla gevşetmiyor. Arada atıverdiği kısa kahkahalar bunun en güzel işareti. İşte, Amelie Edgü idaresindeki Milli Reasürans Sanat Galerisi de 31 Ağustos’a dek izlenebilecek “Ali’nin Koço’su” sergisiyle, Ersen’e maddi manevi destek için buluşan meslektaşlarıyla birlikte onu selamlıyor. Serginin mekân ve zamanına işaret eden Koço, İstanbul Moda’da hizmet veren, en az 50 yıllık bir balıkçı meyhanesi. Etkinlik Ersen ve dostlarına çok şey ifade ediyor. Bu nedenle olacak ki, “Ali’nin Koço’su” sergisinin mekânı için önce Ersen’e danışılmış ve kendisi hiç düşünmeden, Koço’yu işaret etmiş. Elde edilecek gelirin tümüyle Ersen’e aktarılacağı bu duyarlı etkinlik, Serhan Ada’nın küratöryel ve dostane çağrısını Koço’yu yorumlayarak yanıtlayan Burcu Aksoy, Can Altay, Ani Çelik Arevyan, Arif Aşçı, Banu Cennetoğlu, OrAra Güler han Cem Çetin, Zekai Demir, Hasan Deniz, Ahmet Elhan, Cemal Emden, Murat Germen, Ara Güler, Sıtkı Kösemen, Nevzat Sayın, Ahmet Sel, Serkan Taycan, Nazif Topçuoğlu ve Özcan Yurdalan gibi isimlerin çektikleri birer kareyi, aynı duvarlarda buluşturuyor. Üstelik bu kareler, Ali Arif Ersen için adeta keyifle hem de estetik bir muhabbetle tokuşuyor. Murat Germen Arkadaşlarından Ali’nin Koço’su ✔ Can Altay: Koço’ya gittiğimde kafamda herhangi bir fotoğraf yokken, sırtında pervanesiyle bir paraşütçü, tepemizde dolaşmaya başladı. Ali’nin proje için önerdiği ilk yerlerden biri de Kadıköy’deki dev gözlem balonuymuş. İnsanların uçmaya dair hayallerini anımsatan bu durum üzerine, ben de bu paraşütçünün fotoğrafıyla sergiye katıldım. ✔ Murat Germen: Bu tür projelerde kendimizi daha zorluyor olmamızı seviyorum. Kavramsal çerçeve çok iyiydi ve umarım böylece Ali Arif’e yardımcı olabiliriz. Onun burayı seçmesi, burayı huzurlu bir liman ve cennet gibi bir yer gibi görmesini düşündürmüş olabilir. Ben de fotoğrafımda cennetimsi bir görüntü yaratmaya çalıştım. ✔ Nevzat Sayın: Ali bizim arkadaşımız. Sevinerek katıldığım bu proje ona bir tür merhaba demek gibi. Sergiye, Koço’nun altındaki ayazmadan yola çıkarak bir fotoğraf sundum. Bildiğiniz gibi tüm ayazmalar örtük ya da açık, sağlık ve iyilik kaynaklarıdır. Bunun üzerinden Ali’ye bir nevi mesaj yollamış olduk. ✔ Hasan Deniz: İyi kötü, Koço’nun 35 yılını hatırlıyorum. Yakın akrabalarımın özel sofralarının kurulduğu bu mekâna Ali de çok giderdi. Sergi için kullanılan Forte yahut Orwo marka eski tip negatif filmleri, Ali’nin “Tres Americas” sergisi için çalıştığı sırada bir köşeye ayırdığını fark etmiştik. Ben de çektiğim karede, son kullanma tarihi yedi yıl önce dolmuş bir makarayı kullandım. ✔ Ani Çelik Arevyan: Manzaraya sırtımı dönüp, aynaları kullanarak çektiğim bir karede, Ali’nin parçalanmış hayatına atfen, parçalanmış aynaları birleştirdim, ama arkadaki sonsuz yaşam çizgisini düz tuttum. Fotoğrafın ortasına da hem yaşam hem de ölümü simgeleyen bir mum koydum. Buradaki ifadem, devam eden sonsuz çizgisinde hayatı birleştirmekle ilgili oldu. Cenazesi bile olay Ölümüyle de tartışmalara yol açan Garaudy’nin naaşı dün Paris yakınlarındaki bir krematoryumda yakıldı ᮣ Müslüman çevrelerle de ters düşerek bedeninin yakılmasını isteyen Garaudy’nin seçimleri kadar, ölümüyle gündeme gelen vasiyeti de tartışma yarattı. Krematoryumdaki törende bir grup, cenaze namazı da kıldı. UĞUR HÜKÜM Antep’ten ‘güncel’ bir kaynakça Ⅵ Kültür Servisi Ersin Antep’in, eserleri kayda alınan Türk bestecilerinden oluşturduğu “Türk Bestecileri Eser Kayıt Kaynakçası” adlı kitabının 2. baskısı yapıldı. Sevda Cenap And Müzik Vakfı tarafından yayımlanan kitabın bir özelliği de; her yeni baskısında yeni eserlere yer vererek sürekli güncelleniyor olması. 2005’te raflarda yerini aldığında, “Yurtdışından satın alınan 200 Türk kitabı”ndan biri olan eserin ikinci baskısında, kayıt listesi İngilizce olarak da bulunuyor. PARIS Fransız Müslüman düşünür Roger Garaudy’nin naaşı, dün Paris banliyölerinden ChampignysurMarne Mezarlığı krematoryumunda yakıldı. Törende cenaze namazı da kılındı. Ölümüne kadar “Persona Non Grata / İstenmeyen Adam” olarak kalan Garaudy’nin müslüman çevrelerle de ters düşerek yakılmak istemesi, daha önce cenazeye katılacağı açıklanan Di yanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez’in de, Paris’e gelmekten vazgeçerek cenazeye katılmamasına yol açtı. Yakılarak küllerinin Akdeniz’e savrulmasını vasiyet eden ve ölümüyle de tartışmaya yol açan Garaudy, 1970’de Fransız Komünist Partisi’nden atılıncaya kadar partisinin “resmi filozof”u olarak tanınıyordu. 10 yıl kadar Katolikliği tercih ettikten sonra Müslüman olması, ardından Yahudi soykırımını reddetmesi Fransa ve Batı düşün dünyasından Kültür Servisi Türkiye’de kadının sosyal, kültürel ve toplumsal gelişimine katkıda bulunmayı hedefleyen ve kadınlara, kendilerini özgürce ifade edebilecekleri bir platform sunan “Kadın Gözüyle Hayattan Kareler’12” fotoğraf sergisi, Sapphire Çarşı’da açıldı. 29 Haziran’da son bulacak sergide, “Kadın Gözüyle Hayattan Kareler Fotoğraf Yarışması”nda dereceye giren toplam 44 fotoğraf yer alıyor. Kadın gözüyle kareler Emel Tarano aforoz edilmesine yol açan Garaudy’nin ölüm haberine de Fransız basınında l’Humanité gazetesi dışında ilk günlerde hiç yer verilmemiş, ancak daha sonra tüm büyük gazeteler Garaudy’nin vefatını bir biçimde yansıtmıştı. Avrupa basınının hakkında “Dünyada bir Yahudi karşıtı azaldı” veya “Bir mikrop inkarcı daha gitti” gibi ifadeler kullandığı düşünür, İslam ülkeleri tarafından sahiplenilerek hayattayken pek çok ödüle değer görülmüştü. 1999’da Ürdün’ün “20. yüzyılın en önemli uluslararası kültür insanı”, Suriye eski devlet başkanı Abdul Halim Haddam’ın “Batının en büyük çağdaş felsefecisi”, Libya’nın eski lideri Kaddafi’nin de “Platon ve Aristo’dan sonraki en büyük felsefeci” ilan ettiği Garaudy için Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı yakılma vasiyeti üzerine Paris Büyükelçiliği’ne konuyla ilgilenme talimatı vermiş, ancak aile kararından vazgeçmemişti. C MY B C MY B
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog