Bugünden 1930'a 5,418,658 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

14 HAZİRAN 2012 PERŞEMBE CUMHURİYET SAYFA HABERLER İstanbul A Edirne A Kocaeli A Çanakkale A İzmir A Manisa A Denizli A Zonguldak PB Sinop PB Samsun B Trabzon B Giresun B Ankara A 30 33 32 34 36 37 37 29 28 28 29 29 35 Eskişehir Konya Sıvas Antalya Adana Mersin Diyarbakır Şanlıurfa Mardin Siirt Hakkâri Van Kars A PB B PB PB PB A A A A B B B 32 33 33 30 33 31 40 42 36 38 31 25 26 Oslo Y Helsinki Y Stockholm Y Londra Y AmsterdamY Brüksel Y Paris Y Bonn Y Münih Y Berlin B BudapeştePB Madrid B Viyana B 14 17 22 18 17 16 23 18 20 20 25 32 22 Belgrad B 26 Sofya B 28 Roma B 24 Atina B 33 Zürih PB 22 Moskova B 25 Aşkabat A 36 Taşkent B 38 Baku A 35 Bişkek Y 32 Tiflis A 31 Kahire A 37 Şam A 40 Ülkenin kuzey ve batısı parçalı ve çok bulutlu, İç Ege, Göller Yöresi ile Eskişehir, Bolu, Bilecik ve Çankırı çevrelerinin parçalı bulutlu, kısa süreli sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı, diğer yerlerin az bulutlu ve açık geçmesi bekleniyor. 13 TARİHTE BUGÜN MÜMTAZ ARIKAN 14 Haziran GÜNCEL CÜNEYT ARCAYÜREK Ⅵ Baştarafı 1. Sayfada başkanlığındaki Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin tuvaletlerinin kapısından “bay ve bayan” yazıları kaldırılıyor. Yerine erkekkadın geliyor. RTE iktidarı kafaları tuvaletlerden değiştirmeye başladı. Demokratik açılıma yeni bir zafer ve bu zaferin mutluluğunu yaşattığı için TBMM Başkanı Cemil Çiçek’i de bu devrimsel hamlesi nedeniyle kutlamak gerekiyor. Meclis tuvatletleri kapılarında artık bay ve bayan yazılmayacağına göre, bundan böyle hemen her alanda, sözde yazıda bayan yerine kadın, bay yerine erkek demek, öyle böyle değil; milli iradenin emri! Doğrusu Hürriyet’teki haberi görünce Show TV’nin ve Kanal D’nin anchormanleri Ali Kırca ile Mehmet Ali Birand adına üzüldüm. Üzüldüm, zira her iki anchormanimiz tuvalet devrimini Hürriyet’ten önce duymuş olsalardı; haberi izleyicilerine yeni demokrasimizin sosyal alandaki yeni devrimi diye sunabilirlerdi. Aman iktidarın suyuna git. Başbakan’ı kızdıracak, üzerime gelecek yayınlardan beri dur diye talimat veren patronlarını ve patronların patronu RTE’yi keyiflendirecek bir görevi yerine getirmiş olacaklardı. Fırsatı kaçırdılar. ૽૽૽ Yandaş olmadığı iddiasında, ama yandaşlığı değişik biçimde sergileyen medyamız bu fırsatı kaçırdık diye hayıflanmasın, fazla dert etmesin! RTE varken fırsatlar ülkesidir Türkiye. Örneğin işte yeni ve uzun süre konuşulacak bir fırsat. İki genel başkanın salı günü gruplarındaki konuşmalarını medyamız; Kürt ve terör sorununun çözümü ile ilgili başlattıkları girişimin devamı konusunda olumlu mesajlar olarak niteliyor. Bakalım olumlu mesajlara. Örneğin RTE, dört partili mutabakat komisyonu olmuyor; öyleyse ikimiz istişari bir komisyon kurup yolumuza devam edelim içeriğindeki önerisine Kılıçdaroğlu’nun bir an önce olumlu yanıt vermesi için bastırıyor. Bastırıyor ama Kılıçdaroğlu, şu sıralar başka havada. MHP’yi uzlaşma komisyonuna veya çözüm konusunda görüşmelere çağırıyor. AKP ile CHP’den oluşacak komisyondan, hiçbir açıklamasında söz etmiyor. Gerçek ortada. Gruplardaki konuşmalara bakarak; Kürt ve terör sorununun çözümüne ilişkin iki partinin başlattığı girişimin devam ettiğine nasıl hükmedebiliriz? ૽૽૽ Ben onu bunu bilmem. Devrimler hız kesmiyor. Örnekleyelim; iktidarın, Gülen cemaatinin varlığını resmen kabul ettiğini, AKP Genel Başkan Yardımcısı Ömer Çelik’in, Habertürk’teki açıklamasından öğrendik: “Hiçbir bürokrat belli bir cemaate ait olduğu için dışlanamaz, hiçbir bürokrat da tasarrufunu cemaat adına kullandığını söyleyemez. Cemaat de, hükümet de bunu kabul etmiyor” diyor. Cemaat devlette diyor. Daha ne desin? ૽૽૽ Başbakan grupta, “Kürtçe seçmeli ders olacak” diyor. Milli Eğitim Bakanı, Kürtçeyle yetinmiyor. Buldun mu 1012 öğrenci seçmeli dersler gırla; Zazacadan gir Kırmançiceden çık, Abhazca ile başla, Lazcayla devam et! Eğitimdeki devrimleri açıklayan Bakan Ömer Dinçer Bey: Okullarda öğrenciler her sabah Kürt’üm, Lazım, Çerkezim, Arap’ım, galiba biraz da Türk’üm demeye… …okullarda sabahları günaydın yerine öğrenciler hep bir ağızdan öğretmenlerini selamünaleyküm diyerek selamlamaya… ...her derste öğrencilerin kitaplarını bismillahirrahmanirrahim diyerek açmaya ne zaman başlayacaklar, lütfen açıklar mısınız? Aman elinizi çabuk tutun; ulusal eğitimi dinci eğitime dönüştüren devrimleriniz eksik kalmasın! Aman acele edin; anchormanlerimizi laik rejimi tersyüz eden gerici devrimleri müjdelemekten mahrum ve yoksun bırakmayın! ‘Sorumlu Netanyahu’ İsrail’de kamu denetleyicisinin Mavi Marmara baskını ile ilgili hazırladığı raporda karar sürecinde hatalar olduğu belirtilerek hükümete ağır eleştiriler yöneltildi Dış Haberler Servisi İsrail’de resmi bir raporda, 9 Türk’ün yaşamını yitirdiği 2010 yılındaki Mavi Marmara saldırısına ilişkin olarak Başbakan Binyamin Netanyahu yönetimine sert eleştirilerde bulunuldu. Kamu Denetleyicisi Micha Lindenstrauss’un kaleme aldığı, 153 sayfalık raporda İsrail yönetiminin, komutanların Mavi Marmara gemisine yönelik operasyon öncesi karar verme süreçlerinde hatalar olduğu belirtildi. Raporda, “Netanyahu’nun karar alma süreci, üst düzeydeki siyasi, askeri ve istihbarat yetkililerinin, Türk flotillasının diğer flotillalardan farklı olduğunun farkında olmalarına karşın, düzgün, eşgüdümlü ve belgelenmiş bir takım çalışması olmadan gerçekleşti” değerlendirmesinde bulunuldu. Ayrıca, karar alma sürecinde Netanyahu’nun, “flotillanın zor kullanılarak durdurulmasının, Mavi Marmara gemisinin güvertesindeki çatışmayı başlatmadaki sorumluluğunu içselleştirmediği” ifadesi de yer aldı. İsrail parlamentosunca seçilen ve hükümetlerin politika ve uygulamalarını kontrol etmekle görevli kamu denetleyicisinin raporunda üst düzey komutanlar da ağır eleştirilirken istihbarat başarısızlıklarına vurgu yapıldı. İsrail ordusunun üst düzey komutanları ve Savunma Bakanı Ehud Barak’ın da eleştirildiği raporda, hem Barak hem de dönemin Genelkurmay Başkanı Gabi Aşkenazi’nin, “filo aktivistlerinden şiddetli bir tepkinin gelmesi olasığı” konusunda kaygı ifade etmelerine karşın ordunun filoyu durdurabileceğine inanıldığı vurgulandı. 75 Milyon Yetmiyor mu? Her şeyi, her şeyi bilir mi, bilebilir mi? Ama bilmiş gibi konuşur, ortaya yeni sorunlar atar, eskitmek, unutturmak ister içinde yaşanan sorunları... 34 can bombalarla yok edildi! Kim yaptı? Türk askeri, Türk havacısı mı? Bombaları onlar attı, ama attıran kim? Asker mi, polis mi, politikacı mı, yoksa Başbakan mı? Tartışılmaya başlandı, derken bitti! Yeni bir sorun ortaya attı Tayyip Bey... Bilmediği konularda konuşmayı sevmek bir çeşit cahilliğin işidir. Yüklendiği sorumluluğun bilincinde değilse, başka alanlarda laf etmeye kalkmak bir başka kurnazlıktır. Her kurnazlık gibi hiçbir işe yaramayan boş bir çabadır. Benim sözlerim değerlidir, anlamlıdır, halkım bunu dinler, dediklerime inanır diyen bir politikacı, kendini harcamış sayılmalıdır. ૽૽૽ Derken derken iş kadınların sorunlarına kadar geldi. Nüfus artması kadınlarımızın bol doğum yapmalarına dayanıyormuş. Bugün ülkede yetmiş beş milyon insan yaşıyor. Az mı? Daha ne kadar olsun, yüz bin, iki yüz milyon mu?.. Yetmiş beş milyon nasıl yaşıyor? Önce bunu bilseler, öğrenseler ya!.. Sen üç dört beş çocuk doğur, vatan görevidir. Ama çocuklar ne olacak, kim bakacak, yetiştirecek? Bir işçi, bir memur, sıradan bir görevli zaten güçlükler içinde. Aldığı para yetmiyor. Her gün yaşamda her şey pahalılaşmakta, üstelik devlet de çalışanlara gereken parayı ödeyememekte. Toplusözleşmeler hep boşa gidiyor, hep patronların dediği oluyor. Toplusözleşme 27 Mayıs devriminin bir anısı. O günlerde tartışılır, görüşülür, bir karara bağlanırdı. Emekçinin dediği olmazsa greve gidilirdi. Şimdiki toplusözleşmeler boş bir toplantıdan ibaret! Emekçinin dediği değil, patron yerindekinin dediği oluyor. Grev desen, o da yasak ya da yasak olmak üzere... Kürtaj günün en önemli konusu oldu birdenbire. TV’lerde en çok tartışılan konu. Kadınlar doğumlarını nasıl yapmalı, kadınlar ameliyatla mı doğurmalı? Başbakan attı bir konu, konuş babam konuş. Bilen bilmeyen!.. Kadınlar sokaklarda bağırıyorlar, “Vücudumuza dokunmayın, bizim işimize karışmayın”... Sorun yokluğundan mı? Binlercesi orta yerde iken kadınların kürtajı en büyük sorun oldu birdenbire!.. 34 canın bombalar altında ölüp gitmesi, unutturuldu ya!.. Bugün kadınların kürtajı, öbür gün akla hayale gelmez başka bir sorun! Varsın günler geçsin, hükümetimiz şanlı şerefli yolunda yürüsün, dünyaya meydan okusun!.. srail özür dileyecek güçtedir’ İsrail meclisi Knesset’te 1915 Ermeni iddialarının görüşüldüğü özel oturumda konuşan Maretz Partisi Grup Başkanı Zehava GalOn hükümete yüklenerek “Netanyahu hükümeti, Ermeni trajedisini Türkiye’ye saldırı amaçlı kullanıyor” dedi. GalOn, “İsrail onuruna ve güvenliğine zarar vermeden, Türk vatandaşlarının öldürülmesinden dolayı Türkiye’den özür dileyecek kadar güçlüdür” diye konuştu. ‘İ TASLAKTA SONA DOĞRU Fotoğraflar: SERKAN YILDIZ AA Şehitlik tanımı yapılmadı SEVİL ARINAN Cenazede gövde gösterisi “Karagümrük Çetesi” davasının tutuklu sanığı, kamuoyunda “Cübbeli Ahmet Hoca” olarak bilinen Ahmet Mahmut Ünlü’nün annesi Rabia Ünlü’nün cenazesi dün Fatih Camisi’nde kılınan cenaze namazın ardından Topkapı Çamlık Mezarlığı’nda toprağa verildi. Cenaze törenine İsmailağa cemaati yoğun ilgi göstererek gövde gösterisi yaptı. Metris Cezaevi’nden izinli olarak çıkan Ahmet Mahmut Ünlü, cenaze töreninin yapıldığı Fatih Camisi’nde babası Yusuf Ünlü ile birlikte taziyeleri kabul etti. Cami duvarına “Ahmed’im haram işlemez. Ben onu seviyorum. O ne dediyse doğrudur. Mahmud Efendi” yazısı asıldı. Cenaze namazını Hz. Muhammed’in 35. kuşaktan torunu olan Seyyid İbrahim ElAhsai kıldırdı. Cenaze törenine SP Genel Başkanı Mustafa Kamalak, Genel Başkan Başdanışmanı Fatih Erbakan, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, eski futbolcu Tanju Çolak da katıldı. Hantepe’de şehit olan askerin annesi mahkemede isyan etti ‘Yüreğim kavruluyor’ ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) Hakkâri’nin Çukurca ilçesinde konuşlu Hantepe Üs Bölgesi’nden operasyona giderken mayına basmaları sonucu 7 askerin şehit olmasına ilişkin açılan davanın görülmesine devam edildi. Duruşmada söz alan şehit er Deniz Demirci’nin annesi Raziye Demirci, “Bugün benim oğlumun doğum günü. Yavrumun acısından yüreğim kavruluyor” dedi. Genelkurmay Askeri Mahkemesi’nde görülen davanın dünkü duruşmasına, tutuksuz sanık Tuğgeneral Zeki Es’in yanı sıra şehit er Deniz Demirci’nin ailesi de katıldı. Duruşmada, yeni bilirkişi raporu mahkemeye sunuldu. Taraf avukatları, raporu inceledikten sonra beyanda bulunacaklarını söyledi. Söz alan Raziye Demirci, sanık komutanlardan Nurettin Altay’ın eşi Halil Demirci’yi aradığını söyleyerek gözyaşları içinde şunları kaydetti: “Nurettin Altay, eşime ‘Neden, krokileri bizim kaybettiğimi söylüyorsun. Siz bizim ceza almamızı istiyorsunuz’ dedi. Ben oğlumu kaybetmişim, acılıyım. Üzerine bu kişi bizi arayıp tehdit ediyor.” Bunun üzerine söz alan sanık Zeki Es, 9 adet EYP’nin (el yapımı patlayıcı) yerlerini gösteren krokinin dosyada olduğunu söyledi. Mahkeme Başkanı ise kayıp olan krokinin olaydan sonra hazırlanan bu kroki olmadığını belirtti. ‘Türkçenin çocukları’ zehirlendi Ⅵ ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) Türkçe Olimpiyatları için Türkiye’de bulunan Makedonya ekibinin bazı üyeleri, yedikleri yemekten zehirlendi. Gazi Mustafa Kemal Bulvarı üzerinde bir otelde konaklayan Makedonya ekibinin bazı üyelerinde gece saatlerinde bulantı, kusma ve karın ağrısı görüldü. İlk müdahaleleri olay yerinde sağlık ekiplerince yapılan yaklaşık 15 kişi, Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı. Hastane yetkilileri Makedonyalı grubun sağlık durumunun iyi olduğunu belirtti. ANKARA Şehit yakınları, gazi ve gazi ailelerinin uzun zamandır beklediği, Bakanlar Kurulu’nda imzaya açılan yasal düzenlemede sona gelindi. Terör mağduru ve ailelerinin yetersiz bulduğu yasa taslağına göre; maaş zammı, eğitimöğretim yardımı ve vazife malullerine konut kredisi verilmesi konularında iyileştirilmeye gidilmedi. Şehit tanımının yapılmadığı taslakta, oluşturulacak komisyon aracılığıyla sivil şehitler için yapılan başvurular incelenecek ardından maaş bağlanacak. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin’in daha önce şehitlik tanımı yapılacak denmesine karşın yapılmadığı şehit yakınları, gaziler ve terör mağdurlarına tanınan hakların düzenlenmesi ilgili yasa taslağı Bakanlar Kurulu’nda imzaya açıldı. Taslakta, şu düzenlemeler öngörülüyor: Kira yardımı şartlarında düzenlemeye gidilecek. Malullerin ve hayatını kaybedenlerin eşçocukları, yurtiçinde Devlet Demiryolları’nda, Denizyolları Şehir Hatları’nda ve belediye toplu taşım araçları ile özel firmalar aracılığıyla yaptırılan toplu taşıma araçlarıyla ücretsiz seyahat edebilecek. Kamuda iş kontenjanı yüzde 1’den yüzde 2’ye çıkartılacak. Geçici ve gönüllü köy korucuları ve terörle mücadele görevi yürüten siviller ile saldırıya uğrayarak yaşamını yitirenler bu iş hakkından yararlanabilecek. Terör olayında mağdur olan sivil yurttaş yaşamını yitirdiğinde ailesi ya da yakınlarına asgari ücret, sakat kaldığında ise durumuna göre asgari ücretin yüzde 6070 ya da tamamı verilecek. Harp malulü şehitlerin dul ve yetimlerine “faizsiz konut kredisi” verilecek. Daha önce 12 ay olan operasyon tazminatı, 24 aya çıkartılacak. İSTİNYE POLİS MERKEZİ’NE SALDIRI Saldırganameliyatta hayatını kaybetti İstanbul Haber Servisi İstinye Polis Merkezi’ne önceki gece düzenlenen silahlı ve el bombalı saldırıyı yasadışı Devrimci Halk Kurtuluş Cephesi (DHKC) üstlendi. Saldırının, basın açıklaması yaparken gözaltına alınan ve gördüğü işkence nedeniyle yaşamını yitiren Engin Çeber’e işkence edilmesi nedeniyle gerçekleştirildiği belirtildi. Yaralı olarak gözaltına alınan Erdal Dalkılıç hastanede yaşamını yitirdi. Polis, saldırıda gözcülük yaptığı iddia edilen bir kişiyi arıyor. İstanbul’un Sarıyer ilçesindeki İstinye Polis Merkezi’ne önceki gün saat 23.00 sıralarında el bombalı ve otomatik tüfekli saldırı düzenlendi. Atılan el bombası saldırı sırasında patladı. Saldırgan kaçarken yanında getirdiği bombalı paketi de karakol bahçesine attı. Saldırıyı gerçekleştirdiği belirtilen bir kişi polislerce vurularak etkisiz hale getirildi. Vücuduna 7 kurşun isabet ettiği belirtilen yaralı, Maslak Acıbadem Hastanesi’nde yaşamını yitirdi. Polis merkezine gelerek bilgi alan İstanbul Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın, “Saat 23.00 sıralarında 2 kişi tarafından terör saldırısı olduğunu sanıyoruz. El bombası atıldı. Karakola otomatik tabancayla ateş açıldı. O şahsı, ateş eden şahsı el bombası atan şahsı nöbetçi arkadaşlarımız etkisiz hale getirdi. İkinci bir şahıs olduğunu tespit ettik. Onun gözcü olduğunu sanıyoruz. Olay yerinden kaçmış. Onu arıyoruz” diye konuştu. Basın yayın organlarını telefonla arayan bir örgüt üyesi eylemi üstlendiklerini belirterek “Devrimci Halk Kurtuluş Cephesi adına eylemi üstleniyorum. İstinye Polis Merkezi, Engin Çeber’e işkence edilen karakoldur. Engin Çeber’in hesabını sormaya devam edeceğiz” dedi. ‘AİHM’nin kararı uygulanmıyor’ İstanbul Haber Servisi Hrant Dink ailesinin avukatı Fethiye Çetin, Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’ne mektup yazarak hükümetin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) Dink kararını uygulamak üzere somut, ciddi ve samimi hiçbir girişimde bulunmadığını bildirdi. Çetin, AİHM Dink kararının 14 Aralık 2010’da kesinleştiğini anımsatarak “Hükümet, aradan geçen bir yılı aşkın süreye rağmen kesinleşen kararın infazı yönünden somut, ciddi ve samimi hiçbir girişimde bulunmadığı, sorumluları yargı önüne çıkarmadığı, benzer ihlallerin tekrarını önleyecek tedbirler almadığı gibi aksine, sorumluları terfi yoluyla ödüllendirmiş ve çeşitli kereler ihlalleri doğuracak yapıyı ve zihniyeti yeniden üreten girişimlerde bulunmuştur” dedi. Hükümetin, Bakanlar Komitesi’ne sunduğu her iki eylem planında, tamamlanmamış yargılama ve soruşturmaları anlattığına dikkat çeken Çetin, Türkiye kararının infazı ve yargılamanın yenilenmesi konusunda somut hiçbir bilgiye yer vermediğini belirtti. Bakandan ‘oğlum bak git’ çıkışı Ⅵ Haber Merkezi TürkiyeAB Karma Parlamento Komisyonu (KPK) toplantısı gerginliğe sahne oldu. AB Bakanı Egemen Bağış ile geçen sene ‘karikatür’ nedeniyle tartıştığı, Hollandalı milletvekili Madlener arasında bu kez ‘kitap’ kavgası yaşandı. Bağış kendisine İslama hakaret içeren kitap vermek isteyen Madlener’a “Oğlum bak git” şeklinde cevap verdi. C MY B C MY B
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog