Bugünden 1930'a 5,418,512 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 13 HAZİRAN 2012 ÇARŞAMBA 6 HABERLER Anayasa Uzlaşma Komisyonu Erdoğan’ı ziyaret edip rahatsızlıklarını dile getirdi Yıl sonuna yetişsin talimatı AYŞE SAYIN En Heyecanlı Kavgası Günümüzün Ne çok şey “öğrendik” son günlerde. Sık sık adını değiştiren bir “Cemaat” varmış. “Camia” maksadı anlatmayınca “Hizmet”te karar kılmışlar en sonunda. Bu “Hizmet”in tutmadığı, cümle âlemin “Cemaat”te ısrarından bellidir. Ama ne önemi var ki, zarfa değil mazrufa bakmalı insan. Zarfta kendini dünyanın her yerinde okullar kurmak, Türkçeyi yaymak olarak gösteren bir “Hizmet” var, mazrufta ise son günlerde künhüne tam olarak varamadığımız, tarafların pek iç içe girdiği bir kavga. ૽૽૽ Önemsenmesi gereken kimi çevrelerin dediklerine bakılırsa, bu kavga çok önemlidir. Memleketin geleceği, demokrasimizin kurtuluşu bu kavgada şekillenmektedir. Arada bir hızlanan, tarafların sık sık celallendiği bu kavgadan demokrasinin çıkmayacağını daha önce yazdığımı hatırlıyorum. Çıkar, diyorlar. Özel yetkili savcı ve mahkemelerin, yürütmenin, siyasetin alanına müdahale edecek kadar aşırıya kaçtığını düşünen Başbakan Erdoğan’ın da sonunda patladığı, “Gelin beni de alın bari” dediği malum. Demek ki bir şeyler olacak. Başbakan “olacak” dediğinde hep bir şeyler oluyor çünkü. ૽૽૽ Başbakan bir şey dediğinde mutlaka bir şeylerin olduğu bir ülkede yaşadığımıza göre demokrasiden epeyce uzağız demektir. Peki, Nâzım’dan mülhem söyleyelim; pehlivanlar cümle libastan soyunmuş üryan iseler, herbiri aşikâr etmişse zamirin, gök kubbe sıcaksa ve kan kokuyorsa bu kavgadan bir şey çıkmaz mı? Başbakan’ın tarafını tutan yazıcılar, aradan yıllar geçtikten sonra “özel yetkili mahkemelerin adalet için değil, düşmanı sindirmek, yok etmek için çalıştığını” yazıyorlar mesela. “Cemaat”, “Camia”, “Hizmet” ne derseniz, onlar ise özel yetkilerin zinhar kaldırılmasından, sınırlandırılmasından yana değiller. En yetkili muhterem Hoca Efendi’nin “Herkül Org” sitesinde (sahi, bu sitenin adı neden Herkül?) yazdığı imalı, telmihli, ayetli, sureli yazılardan da belli can ile canan arasında bir şeyler olduğu. Ne diyor “Kırık Testi”de Hoca Efendi? “Andolsun Allah size birçok yerde ve Huneyn gününde yardım etmişti. Hani (o gün) çokluğunuz, içinizde bir beğenme hissi hâsıl etmişti; ama bu, size hiçbir yarar sağlamamıştı. Derken bütün genişliğine rağmen yeryüzü size dar gelivermişti.. nihayet geriye çekilmeye başlamıştınız. (Tevbe Suresi, 9/25) âyeti kerimesinden alınması gereken mesajlar nelerdir?” İşte o mesaj yerini buluyor herhalde ki ileri gidişler, geri çekilişler birbirini izliyor. Dediği gibi Hoca Efendi’nin, bu kadar kibirli olmak iyi değil, dünya dar geliverir insana. ૽૽૽ Ama yine de ısrarlıyım ben; bu kavgadan demokrasi çıkmaz. Çünkü kavganın taraflarının derdi demokrasi falan değildir. Demokrasi, işlerine geldiği zaman kullandıkları bir söylem, bir başka zamanda ise tam tersini de aynı kesinlik ve kararlılıkla savunabilecekleri bir “zaruret”tir onlar için. Örnek mi istiyorsunuz? Sevgili kardeşim Doğan Akın’ın arşivlerden bulup çıkardığı ve pek güzel bir gazetecilik işi olarak bize sunduğu, Hoca Efendi’nin 2000 yılındaki DGM savunmasını alın okuyun. Sonra o savunmayı şimdi ÖYM’lerde ter döken avukatlara verin, savunma yazmak için kendilerini yormasınlar. Hoca Efendi’nin DGM savunmasını sunsunlar ÖYM’ye. Ama siz siz olun bu kavgadan demokrasi, davadan beraat beklemeyin. Demokrasi çünkü, siz varsanız, seyirci değilseniz, uğraşıyor, çabalıyor, mücadele ediyor, ötesini hayal edebiliyorsanız olabilecek bir şey, varılabilecek bir hedeftir. Bu heyecanlı filmi seyredin seyretmesine de, size iş çıkmaz bu kavgadan. ANKARA TBMM Anayasa Uzlaşma Komisyonu’nun ziyaret ettiği Başbakan Tayyip Erdoğan, yeni anayasanın yıl sonuna kadar bitirilmesi hedefine uygun çalışılmasını isterken 12 Eylül 2010 referandumundaki 26 maddelik anayasa değişikliğine destek veren “yüzde 58’in iradesini yok saymalarının mümkün olmadığını” söyledi. Komisyonun dışarıdaki siyasi tartışmalara “aldırmamalarını ve işlerine bakmalarını” isteyen Erdoğan, partili arkadaşlarına da “sonuç alıncaya kadar masada kalmaları” telkininde bulunduğunu söyledi. TBMM Başkanı Cemil Çiçek’in Başkanlığı’ndaki Anayasa Uzlaşma Komisyonu üyeleri Başbakan Tayyip Erdoğan’ı Meclis’teki grup odasında ziyaret ederek 1 saat 10 dakika görüştüler. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Başbakan Tayyip Erdoğan’a “kişisel tavrı” nedeniyle CHP’li Süheyl Batum’un katılmadığı görüşmede diğer üyelerin tamamı hazır bulundu. Muhalefet partili üyeler isimlendirmeden Erdoğan’ın yeni anayasa ile ilgili “yönlendirici” açıklamalarıyla ilgili rahatsızlıklarını üstü kapalı olarak ifade edip “uzlaşmanın önemine” vurgu yapmaları dikkat çekti. Edinilen bilgiye göre görüşmede CHP’li Atilla Kart, yeni anayasanın uzlaşma ile yapılmasının önemine dikkat çekerek “Uzlaşma olursa olur, olmazsa referanduma gideriz” anlayışının yanlış olduğunu belirtti. BDP’li komisyon üyesi Sırrı Süreyya Önder de Erdoğan’a üzerinde uzlaşma sağlanan 6 maddeyi okumasını önerirken “Burada partilerin başlangıç tezleriyle birbirine yaklaşma süreç ve gayretlerini göreceksiniz. Bunu baltalayacak şeylerden kaçınılması gerekir” görüşünü dile getirdi. MHP’li komisyon üyesi Faruk Bal da “Bir anayasa ile bir imparatorluğu kaybettik. Bugüne kadar hep tepki anayasaları yapılmış. Bizim herkes ve hiç kimse formülüne yaslanarak herkesi kapsayan bir anayasa yapmamız lazım” görüşünü dile getirdi. Başbakan Erdoğan ise komisyon üyelerine, “Söylediklerinizin hepsine katılıyorum. Dışarıdaki siyasi tartışmaların gündeminizi etkilemesine izin vermeyin, siz kendi işinize bakın” dedi. CHP’li Kart da bunun üzerine ÖZEL YETKİLİ MAHKEMELER TARTIŞMASI aşbakan Tayyip Erdoğan, gazetecilerin soruları üzerine, özel yetkili mahkemeler konusunda hükümet Sözcüsü Arınç’ın “Başbakan’ın açıklamaları kişisel görüş” demesini düzeltir şekilde açıklamalar yaptı. Erdoğan, ÖYM’leri düzenleyen CMK’nin 250. maddesinde değişikliğin, 3. ve 4. yargı paketlerinde yer almadığını kaydetti. Konuyla ilgili olarak Adalet Bakanlığı’nın bir çalışma yaptığını belirten Erdoğan, değişikliğin Meclis tatile girmeden yasalaşıp yasalaşmayacağının sorulması üzerine, “Bakalım yetişir mi yoksa bir sonraki döneme mi kalır? Hazırlıklar devam ediyor. Çünkü şu anda Genel Kurul’un gündeminde olan önemli maddeler de var; onu önce halledelim” dedi. Erdoğan, ses kayıtlarını yayımlayan gazetecilere 5 yıla kadar hapis cezası öngören düzenlemenin 3. yargı paketine eklendiğinin anımsatılması üzerine, “Hepsi oraya geliyor, orada bunların hepsi tartışılıyor, müzakere ediliyor. Ondan “Anayasa komisyonu anayasa yapmaya yetkilidir, diye sizin ağzınızdan açıklama yapabilir miyiz?” önerisinde bulundu. Erdoğan ise “Buna söz veremem. Böyle söylersek Genel Kurul iradesine müdahale etmiş oluruz, bu iradeyi bloke etmiş oluruz” karşılığını verdi. Bunun üzerine devreye giren Çiçek, “ ‘Kastedilen, dışardaki siyasi gündem komisyonu etkilemez, kendimizi baskı altında hissetmeyelim’ anlamında” düzeltmesi yaparken Kart da “Evet kastettiğim buydu” dedi. Erdoğan’ın bu tavrı muhalefet partili komisyon üyeleri tarafından “Metin Genel Kurul’da değişikliğe uğrayabilir” şeklinde yorumlandı. Erdoğan’ın, komisyon üyelerinin eleştirileri ve yeni anayasa konusundaki görüşleri ana başlıklarıyla şöyle: Tartışmaların dışında kalın: Uzlaşma komisyonu olarak çok büyük, faydalı işler yapıyorsunuz. Bugüne kadar birçok komisyon kurulmuş ama bu onların hepsinin üstünde bir anlam ifade ediyor. Söylediklerinizde katılmadığım bir şey yok. Dışarıda herkes her şeyi söyleyebilir, B Erdoğan: Her şey olabilir sonra TBMM Genel Kurulu neyin kararını verirse o kabulümüzdür” dedi. Erdoğan, ÖYM’lerle ilgili “Bir geri adım söz konusu mu” sorusunu şöyle yanıtladı: Biz, ÖYM’leri kuran iktidarız. Çalıştı ve çalışma sı esnasında da faydalı olduğu zamanlar oldu. Maalesef zararlı olan anlar oldu. Biz ideali yakalamak durumundayız. Uygulama esnasında birçok gerçekleri görmüş olduk. Dolayısıyla bu yasaları yapan bu parlamento. 250. maddeyle ilgili düzenlemeyi yapan da bu parlamento. Nasıl yaptıysa şimdi bunun üzerinde daha farklı bir düzenlemeyi yapma yetkisi, hakkı parlamentodadır. Bizim için aslolan milletimizin memnuniyetidir. Memnuniyetin olmadığı noktada da memnuniyetin olacağı şekle bunu dönüştürmek parlamentonun görevidir. Çünkü bu parlamento, millet için vardır. Bundan da kimsenin rahatsız olmaması gerekir.” Erdoğan, “ÖYM’lerin tamamen kaldırılması mı yoksa yetkilerinin kısıtlanması mı söz konusu” sorusuna, “Artık o, müzakereler tartışmalar yapıldıktan sonra zaten gündeme gelir” karşılığı verdi. “Tamamen kaldırılması seçeneği de masada mı” sorusuna da Erdoğan, “Her şey olabilir” yanıtını verdi. miştiniz, o söze uymak gerekir. Üzerime düşen neyse ben her zaman yaparım. Yeter ki kimsenin kimseden üstün olmadığı, milletin hakkına hukukuna saygılı bir anayasa yapalım. Komisyon üyelerinin izlenimlerini “son derece sakin ve dingindi” diye anlattığı Erdoğan, yönetmen olan BDP’li Sırrı Süreyya Önder’e “Bana senaryo yazmadan anlat” diye takıldı. Bunun üzerine Önder de “Biraz kurgulayacağız, kurgulanması gerekiyor” karşılığını verdi. Görüşmelerin ilerleyen bölümünde Erdoğan, Kürt sorunu ve anadilinde eğitim hakkını kastederek “6 maddeyi biz yazsak yeter, gerisini siz. Ne ederseniz edin” esprisine gülerek karşılık verdi. Görüşmede milletvekillerine çayın yanı sıra kuru pasta ve hurma ikram edilince, komisyon üyeleri kendi aralarında önceki gün ziyaret ettikleri ve kendilerine sadece “çay” ikram eden Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün “Kayserililiği”ne göndermede bulunarak “Burada ikram bolmuş” esprisi yaptı. Gül: Detaya girilmesin ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) Cumhurbaşkanı Abdullah Gül dün Sri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Bharathi Davina Wijeratne’nin güven mektubunu sunmasından önce gazetecilerin sorularını yanıtladı. Gül, kendisini ziyaret eden TBMM Anayasa Uzlaşma Komisyonu üyelerine yeni anayasada çok fazla ayrıntıya girilmemesi gerektiğini söylediğini anlattı. Gül, “Çok detaylı bir anayasa olursa kendilerini zora koşacaklarını, çok detaya girmeden, detaya girildikçe zorluk çıkacağını, artık bazı şeyleri biraz genel yazmak gerektiğini söyledim. Tabii hepimize çok büyük bir görev düşüyor. Böyle bir anayasa yapılırken iyi bir iklim oluşturmak gerekir. Hem siyasi iklim, hem toplum olarak hep beraber yapıcı olmamız gerekir” dedi. ‘Senaryo yazma!’ ama siz bu tartışmaların dışında kalın. Günlük siyasi tartışmalardan etkilenmeyin. Masadan kalkma yok: Ben arkadaşlarıma da söyledim, masadan kalkma gibi bir seçenek yok bizim için. Sonuca gidinceye kadar o masada kalınmasını söyledim. Komisyonda milletvekili üye sayısına bakılmaksızın her partinin eşit temsili bizim bu sürece nasıl yaklaştığımızın da göstergesidir. 12 Eylül’ü göz ardı edemeyiz: Tabii ki eksiklerimiz gediklerimiz olabilir ama referandumda yüzde 58 ile kabul edilen 26 maddeyi de göz ardı etmemek lazım. Herkesi mutlu edecek bir anayasa yapmak mümkün değil ama en geniş kesimlerin saygı duyabileceği bir anayasa olmalı. Seçimlerden önce her partinin genel başkanı söz verdi. Bu sözler yerine getirilmeli. Bedel ödedik: Geçmiş anayasaların hali ortada, çıkışları, gelişleri, milleti hangi noktaya getirdikleri belli, bunlar için bedel ödedik. Darbeler Türkiye’ye yakışan durum değil. Sivil anayasa yapımı üzerinde komisyon çalışmalarını yürütmelidir. Bitirme sözüne uyun: Yıl sonuna kadar bitireceğinizi ifade et RICCIARDONE TAKVİM VERDİ GEÇİCİ GÖREVLE ŞIRNAK’TAYDI Piyade Uzman Çavuş İşbilir’in (26) Kahramanmaraş’taki baba evinde yas var. Şehidin eşi Zübeyde İşbilir’e acı haber askeri yetkililerce verildi. Saygılı köyünde yaşayan anne Zeynep İşbilir de şehit haberini aldıktan oğlu Mehmet İşbilir’in evine geldi. Şehidin yakınları mahalleye Türk bayrakları astı. Ağabeyi Mehmet İşbilir, kardeşinin geçici görevle Şırnak’ta bulunduğunu belirterek “Vatan sağ olsun. Yapacak bir şey yok” dedi. Şehit asker ikindi namazının ardından Saygılı köyünde toprağa verildi. ‘Türkiye daha iyi bir anayasayı onaylayacak’ Dış Haberler Servisi ABD’nin Ankara Büyükelçisi Francis J. Ricciardone, Türkiye’de yeni anayasa yazımı çalışmaları konusunda, gelecek yılki 32. AmerikanTürk Konseyi (ATC) konferansına kadar olan sürede, Türkiye’nin sadece yeni değil, aynı zamanda şu ankinden çok daha iyi bir anayasayı onaylamış olacağından emin olduğunu söyledi. Washington’da ATC’nin 31. yıllık konferansının öğle yemeği oturumunda yaptığı konuşmada, “Türkiye, kendisi için yeni bir anayasa yazıyor. Eskisini iyileştirmekten öte, yeni bir sayfa açıyor” dedi. Ricciardone, yeni anayasanın vatandaşların devlete karşı görevlerini, hatta devleti tanımlamayı değil, Türk vatandaşlarının özgürlüklerini ve haklarını korumayı hedeflediğini belirterek şöyle devam etti: “Amerikalılar olarak biz, anayasaların görevinin de bu olduğunu düşünüyoruz. (Anayasa yazımı) Bizim için devrim niteliğindeydi, şimdi Türkiye için de öyle. Gelecek yıl yapılacak 32’nci ATC konferansına kadar, Türkiye’nin sadece yeni bir anayasayı onaylamış olmakla kalmayacağından, aynı zamanda şu ankinden daha iyisini onaylamış olacağından eminim ve çok iyimserim. Benim için önemli olan soru, ne kadar iyi olacak? Bana göre çok daha iyi olacak.” Konuşmasında bazı bölgesel gelişmelerden de bahseden Ricciardone, Suriye krizinin Türkiye ve ABD’nin birlikte çalışmadığı sürece çözülemeyeceğini belirtti. ABD Savunma Bakanı Leon Panetta da “PKK’nin, Türk halkına yönelik tehdidi sürdükçe, ABD’nin bu tehditle mücadelede ihtiyaç duyulan kapasiteleri Türkiye’ye sağlamaya devam edeceğini” söyledi. Panetta, bununla birlikte, PKK ile en etkili şekilde mücadele etmenin sadece askeri yollardan geçmediğini, siyasi sürecin de olması gerektiğine işaret etti. İşbilir Şahin 10 KONUŞMAYLA İLGİLİ DAVADA KARAR 2 asker, 1 korucu şehit MAHMUT ORAL / SERMET ÇUHADAR DİYARBAKIR/ KAHRAMANMARAŞ Şırnak’taki Kato Dağı’nda ve Bestler Dereler bölgesinde çıkan çatışmada 2 asker şehit oldu, bir asker de yaralandı. PKK’li teröristlerin araziye döşediği mayına basan bir geçici köy korucusu şehit oldu. Şırnak’ın Beytüşşebap ilçesi yakınlarındaki Kato Dağı’nda PKK’li teröristleri etkisiz hale getirmek için önceki gün bölgeye Bolu Dağ Komando Tugay Komutanlığı’ndan gelen komandoların da katıldığı hava destekli operasyon başlatıldı. Operasyon kapsamın da önceki gece bir grup terörist ile güvenlik güçleri arasında çatışma çıktı. Çatışmada Piyade Uzman Çavuş Ali Rıza İşbilir şehit olurken, 1 uzman çavuş da yaralandı. Güvenlik güçleriyle teröristler arasında gece boyuncu yer yer çatışmalar sürdü. PKK’lilerin bulunduğu alanlar helikopterler tarafından ateş altına alınıp bombalandı. Havanın aydınlanmasıyla birlikte operasyon genişletilirken yer yer çatışmaların sürdüğü bildirildi. K. Irak sınırının sıfır noktasında bulunan Hakkâri’nin Çukurca ilçesine 30 kilometre uzaklıkta bulunan ve operasyonların devam ettiği Kavşak bölgesinde güvenlik güç leri ile PKK’li teröristler arasında çatışma çıktı. Çıkan çatışmada Piyade Uzman Çavuş Erol Şahin şehit oldu. Bölgeye çok sayıda özel harekât polisi ile asker sevk edildi. Şehit uzman çavuş Şahin, memleketi Balıkesir’de dün toprağa verildi. Şırnak’ın merkeze bağlı BestlerDereler bölgesinde önceki gece düzenlenen operasyon sırasında geçici köy korucusu Arif Güngen, teröristlerin araziye tuzakladığı mayına basarak şehit oldu. Bir korucu da yaralandı. Ağrı’nın Diyadin ilçesindeki Tendürek Dağı kırsalında önceki gün çıkan çatışmada 2 PKK’li terörist öldürüldü. best bırakılmasını rica ediyorum. Artık ailemizin hiçbir ferdi bu işte yer almak istemiyor. Oğlum serbest bırakılırsa kendisi de AKP yöneticiliğini bırakacak. Artık bu işlerin içerisinde yer almayacağız. Torunlarım kimsesiz kaldı. Oğlumun sağ salim evine dönmesini bekliyoruz. Çocuklarının ve bizim bir suçumuz yok” dedi. Tuğluk’a 14 yıl 7 ay hapis cezası MAHMUT ORAL Kaçırılan AKP’linin korucu kardeşleri silah bıraktı MAHMUT ORAL DİYARBAKIR Diyarbakır’ın Kulp ilçesinde 12 Mayıs günü Muş’taki bir taziyeden dönerken yolda durdurulan aracından teröristler tarafından kaçırılan AKP Kulp İlçe Başkanı Veysel Çelik’in korucu olan 4 kardeşi, hükümetin konuya duyarsız kaldığını öne sürerek silah bıraktı. Çelik’in yakınlarının da AKP’den istifa ettikleri belirtilirken babası Zeki Çelik, oğlu kaçırıldıktan sonra Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve AKP genel merkezinden hiç kimsenin kendilerini aramadığını söyledi. Çelik, “Oğlum dağlarda dolaşamaz, oralarda yaşayamaz. Oğlumun ser DİYARBAKIR DTK Eşbaşkanı ve Van Milletvekili Aysel Tuğluk’a çeşitli tarihlerde yapmış olduğu 10 ayrı konuşma nedeniyle “Örgüt propagandası yapmak” ve “Örgüt üyesi olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek”ten suçundan 14 yıl 7 ay hapis cezası verildi. Tuğluk’un değişik tarihlerde yaptığı konuşmalardan dolayı 82.5 yıl hapis cezası istemiyle yargılandığı dava sonuçlandı. Diyarbakır 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada mahkeme, Tuğ luk’un 5 ayrı konuşması nedeniyle PKK terör örgütü propagandası yapmak suçundan beraatına karar verdi. Tuğluk’un Diyarbakır ve çevre illerde yaptığı 10 farklı konuşması nedeniyle “PKK silahlı terör örgütü üyesi olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek” ve “Terör örgütünün propagandasını yapmak” suçlarından 14 yıl 7 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verildi. Tuğluk, yine bir konuşması nedeniyle son olarak 25 Mayıs’ta Ankara’da görülen bir başka davada, 1 yıl 15 gün hapis cezasına çarptırılmıştı. C MY B C MY B
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog