Bugünden 1930'a 5,419,774 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 30 MAYIS 2012 ÇARŞAMBA 6 HABERLER Hükümet, Erdoğan’ın ‘cinayettir, karşıyım’ dediği kürtaj ve sezaryen için yasa değişikliğine gidiyor Kürtaja jet yasa taslağı Bilirkişi raporları çelişti Ⅵ ZONGULDAK (Cumharuyit) Taşkömürü Kurumu (TTK) maden ocağında 2010’da meydana gelen ve 30 madencinin öldüğü patlamayla ilgili 28 sanığın yargılanmasına devam edildi. Mahkemeye sunulan ikinci bilirkişi raporunda ilk raporun tam tersi TTK yüzde 70, YapıTek İnşaat Sanayi ve Ticaret AŞ yüzde 30 kusurlu bulundu. Aileler rapora tepki gösterdi. ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) Başbakan Tayyip Erdoğan’ın, “Cinayettir, karşıyım” dediği kürtaj ve sezaryene jet yasal düzenleme geliyor. Erdoğan’ın geçen hafta başlattığı kürtaj ve sezaryen tartışması, önceki günkü AKP’nin MKYK ve MYK toplantılarında da görüşüldü. Toplantılardan kürtaj ve sezaryenle ilgili bir çalışma başlatılması ve yasa değişikliğine gidilmesi görüşü çıktı. Bu görüş doğrultusunda yasal değişiklik için başlatılan hazırlıkları Sağlık Bakanı Recep Akdağ, AKP grup toplantısı öncesinde gazetecilere anlattı. Sezaryen ve kürtajın tıbbi gereklilik olmadıkça ‘asla’ başvurulmaması gereken bir yöntem olduğunu belirten Akdağ, gazetecilerin, “Down Sendromu halinde kürtaja nasıl baktığını” sormaları üzerine, “Tartışmıyoruz, Down Sendromu olsa da bir bebek, sonuçta bir canlıdır yani ” ifadesini kullandı. Akdağ, “Kürtajın yasaklanması gibi bir karar çalışma gündemde mi?” sorusunu da şöyle yanıtladı: “Bütün bunları tartışacağız. Kürtaj bir kadının rahmini kazıyorsunuz. Oradan bebeği alıyorsunuz. Bir dünya da komplikasyonu var. Kürtaj kesinlikle üreme sağlığı tedbiri ya da bir aile planlaması yöntemi değildir. Kürtaj, bir canlının anne karnında hayatının sonlandırılmasıdır. Böyle bir şeyde 10 hafta sınırı bile çok net bilimsel bir sınır değil. Neden 8 hafta değil de 10 hafta, niye 12 hafta. Rapor hazırlayacağız, o çerçevede karar olacak.” Akdağ, “Bilimsel sınır getirilir mi?” sorusuna, “Bilemiyorum, (ALİ AYARDOĞLU) ‘Sayyadı bi İnsaf’ Başbakan Erdoğan çok sinirli bugünlerde. Sinirini de özellikle gazetecilerden çıkarıyor. Lafını esirgemiyor. En son Arena Stadı’nda 7080 bin AKP’linin önünde kendisini eleştiren medya mensuplarına “köpek” demeye kadar götürdü işi. “Bunları tasmalarından biz kurtardık”, “Eskiden ulusal tasmaları vardı, şimdi uluslararası tasmaları var” dedi. Besbelli ki gazetecilere çok kızıyor. Daha doğrusu gazetecilikle sorunu var Başbakan’ın. ૽૽૽ Gazeteler bir yana, gazetecilik, övmeye değil eleştiriye, ama eleştiride nesnel, objektif olmaya, belgeye, bilgiye, bulguya, olguya dayalı yazmaya, söylemeye, ayrım yapmamaya dayanır. Başbakan böyle bir gazeteciliği sevmiyor. Bu ilkeye, kurala uyan gazetecilere de kızıyor. Uludere konuşulmasın istiyor. Uludere ya da benzer olaylarda ne söylenirse ona inanılsın istiyor. Kızınca da sözünü esirgemiyor. ૽૽૽ Ama gazeteciler ulusal ya da uluslararası tasma takmazlar, köpek değildirler, bu hakaretleri kabul edemez, “yarabbi şükür” diyemezler. Hiçbiri, ayrımsız tüm gazeteler, radyolar, TV kanalları, internet siteleri, hatta Twitter ve Facebook elemanları, meslek örgütleri kuşkusuz bu sözleri yanıtsız bırakamazlar.. dedim, dedim de, öyle mi olacak acaba? Öyle olmayabilir. Başbakan bu sözleri gazetelerin, gazetecilerin hepsine söylemiyor. Onun kendi gazeteleri ve gazetecileri var. Onlar sevindi. Merkez medya kulağının üstüne yattı. Besbelli ki Başbakan son zamanlarda safları terk etme eğiliminde olanlara, muhalif medyaya ve muhalif olmayan medyada kıyıda köşede kalmış kimi yazar çizere, üstelik de hiç tasma takmamış olanlara kızıyor? ૽૽૽ Öyle midir, istisnası yok mudur diye merak ettik, üşenmedik, gazetelerin Başbakan’ın Arena mitingine nasıl yer verdiğine baktık arkadaşlarla. El hak gazetelerimizin pek çoğu hakkını vermişler mitingin! Yere göğe koyamamışlar, sürmanşete koca koca fotoğraflarla taşımışlar. Övgüde sınır tanımamışlar. Bizim Cumhuriyet nesnel olma kaygısını bir yana bırakmadan hak ettiği yeri vermiş, gazetecilere yöneltilen ağır sözleri de kayda geçirmiş. Bizim gibi gelişmelere eleştirel yaklaşan gazetelerin mitinge yer veriş tarzı, tutumu bellidir; nesnel, fotoğraf neyi gösteriyorsa o. Ama iki gazete var ki, bizi şaşırttı doğrusu. Gülen’e yakınlığıyla bilinen Zaman ve Bugün gazeteleri sürmanşete çekmemişler, sayfa altında ya da yan tarafta görmeyi tercih etmişlerdi AKP’nin, yok hayır Başbakan’ın mitingini. “Bir şeyler var besbelli can ile canan arasında.” ૽૽૽ Başbakan sinirli bugünlerde. Sayıları iyice azalmış eleştirel gazetelere, gazetecilere kızıyor. Ama bu ağır sözleri yalnızca onlar için sarf etmiş olamaz. Acaba sinirlerinin gerilmesinin nedeni, bugüne kadar yandaş bildiklerinin tutumu, yan çizmesi, onların kim bilir neden, Uludere konusunda ya da başka konularda söz dinlemez halleri olabilir mi? ૽૽૽ Her ne hal ise. Biz Başbakan’ın hiç ayrımsız gazetelere, gazetecilere, köşe yazarlarına böyle hakaret etmesini kabul edemeyiz. Tarihin derinliklerinden konuşan Namık Kemal gibi düşünürüz: Gazeteciler “sayyadı bi insafa” hizmetten zevk almazlar. Bizler nesnel ve eleştirel olmayı gazeteciliğin tanımı olarak bilenlerdeniz. “İnsafsız avcılara” hizmet bizim işimiz değil. Emsey Hospital’ın açılışını yapan Erdoğan, daha sonra Fatih Camisi’nin açılış törenine katıldı. Erdoğan’ın törende saçlarını taraması ilginç bir görüntü oluşturdu. (Fotoğraf: VEDAT ARIK) Erdoğan : Kürtaj değerlerimize aykırı CİHAN ORUÇOĞLU Başbakan Tayyip Erdoğan, kürtajla ilgili yasa hazırladıklarını vurgulayarak “Bu bir cinayettir. Bunun bizim değerlerimizde bir defa yeri var. Bu yasayı çıkartacağız” dedi. Erdoğan sezaryenle doğumda 2 çocuktan fazla doğumun mümkün olmadığını söyleyerek “Sezaryen bu milletin nüfusunu engelleme operasyonundan başka bir şey değil” diye konuştu. Erdoğan “Bazı terbiyeden muaf tipler, Başbakan bu işlerle niye uğraşıyor diyor. Bu ülkede her meselenin sorumlusuyum ben” dedi. Kurtköy’de hastane açan Erdoğan “Şimdi bazıları çıkıyor diyor ki; ‘kürtaj yaptırmak haktır.’ ‘Siz onun vücudun da tasarrufta bulunamazsınız.’ O zaman bırak intihar edene de müsade et” diye konuştu. Sezaryana da değinen Erdoğan, “Özel hastaneler sezaryenle doğumla bayağı ileri gitti. Bu oran yüzde 90’lara ulaştı. Niye? İyi para kazanıyor. Bunu doğumun en kritik anında yapıyor. Kadıncağız ne yapsın. Teslim oluyor” ifadesini kullandı. Çamlıca’ya dev cami Başbakan Tayyip Erdoğan, Çamlıca Tepesi’ne İstanbul’un her yerinden görülebilen dev bir cami inşa edeceklerini açıkladı. Üsküdar Belediyesi Kandilli Geleneksel El Sanatları Merkezi’nin açılışında konuşan Erdoğan, İstanbul’u sevdiğini çünkü İstanbul’u sevmenin de medenileşmek yolu olduğunu dile getirdi. Erdoğan, “Medeniyet inşa etmek elbette zordur ama yan gelip yatarak medeniyet inşa edilmez” dedi. Çamlıca Tepesi’nde yeni bir cami inşa edeceklerini açıklayan Erdoğan, proje çalışması tamamlanan caminin televizyon vericilerinin yakınında 15 bin metrekarelik bir alan içine kurulacağını ve caminin İstanbul’un her yerinden görülebileceğini açıkladı. Erdoğan, iki ay içinde dozerlerin çalışmalara başlayacağını açıkladı. Öte yandan, Erdoğan’ın restorasyondan sonra dün açılışını yaptığı Fatih Camisi’nin bahçesindeki asırlık beş çınar ağacı da gece yarısı operasyonuyla kesildi. İBB “Ağaçlar caminin temeline zarar veriyordu” diye açıklama yaptı. KCK operasyonu: 28 gözaltı Ⅵ DİYARBAKIR (Cumhuriyet Bürosu) Ağrı merkez, Doğubayazıt, Diyadin ve Tutak ilçesinde yapılan KCK operasyonunda BDP’li belediye başkanlarının da aralarında bulunduğu 16 kişi gözaltına alındı. Siirt, Bitlis, Diyarbakır ve Mersin’de eşzamanlı KCK operasyonunda da 12 kişi gözaltına alındı. uzmanlarıyla konuşacağız, çalışacağız” karşılığını verdi. Sezaryenin toplam doğum içinde yüzde 1015’i geçmemesinin uygun bulunduğunu anlatan Akdağ, “OECD ortalaması yüzde 2526 civarında. Biz yüzde 45’e gel mişiz. Normal doğum yapabilecek bir kadına bunu yapmak zulüm değil midir?” diye konuştu. Yasa değişikliği gündemde Nüfus Planlaması Hakkında Yasa, “Gebeliğin sona erdirilmesi” başlıklı 5. maddesi ilgili hükmü düzenliyor. Hükümetin yapılacak çalışma sonrasında kürtajın tamamen yasaklanması ya da yasal süreyi 10 haftanın altına düşürmesi bekleniyor. DSÖ kürtajın yasaklanmasıyla birlikte güvensiz operasyonların artacağı uyarısında bulundu: DİYANET’TEN KÜRTAJ YORUMU Üniversitelilere Nevruz gözaltısı Ⅵ ANTALYA (Cumhuriyet Bürosu) Alanya’da 20 Mart’ta Nevruz kutlamalarında polise taş attıkları iddiasıyla Akdeniz Üniversitesi öğrencileri S.İ. (20), F.B. (26), T.T. (22) ve A.A (19) gözaltına alındı. Evde yapılan aramada Nevruz’da giyilen kıyafetlere el konuldu. ‘Evlilik dışı ilişkiye göz yumulur’ FIRAT KOZOK Kadın sağlığı tehlikeye girer SEVİL ARINAN Kürtçe şarkı cinayeti davası Ⅵ MERSİN (Cumhuriyet) Mersin’deki Kürtçe şarkı söylemediği gerekçesiyle sanatçı Sarp Öztürk’ü öldürdüğü iddiasıyla firari sanık Metin Baydar’ın yargılaması sürerken, Baydar’a yardım eden arkadaşları Şeref Polad 17 yıl 9 ay, Halil Önder 3 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Baydar’ın Irak’a kaçtığı iddia edildi. ‘Fetvayı bırakın cezaevine bakın’ Ⅵ ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) Başbakan Tayyip Erdoğan’ın “Her kürtaj Uludere’dir” sözleriyle başlayan tartışma sürüyor. CHP Ankara Milletvekili Aylin Nazlıaka “ailerin yatak odasına giren” Erdoğan’ın kadınlardan özür dilemesi gerektiğini söylerken, İstanbul Milletvekili Melda Onur da “Başbakan Uludere görmek istiyorsa, kadın bedenine değil cezaevlerine baksın!” dedi. ANKARA Başbakan Erdoğan’ın sözleriyle alevlenen kürtaj tartışmasında Diyanet’in de ilginç görüşleri ortaya çıktı. Diyanet’e göre evlilik dışı ilişkilerin artmasının nedeni Batı’nın ‘kürtaj propagandası’. Diyanet’in yayımladığı İlmihal kitabında ‘İslam hukukçuları’nın çocuk düşürmeyi hiçbir aşamada tasvip etmediği, tıbbi ve dini zaruret durumu hariç bu işlemi cinayet saydıkları belirtiliyor. Kitapta, döllenmenin başladığı andan itibaren Allah tarafından verilmiş yaşama hakkına kimsenin müdahale edemeyeceği savunuluyor. İlmihalde şu ifadeler yer alıyor: “Çağımızda zengin Batılı ülkelerinin mali ve fikri desteğiyle başlatılan ve özellikle gelişmekte olan ülkelerde yürütülen nüfus ve aile planlaması kampanyaları ve bu yöndeki yoğun propagandalar aileleri, özellikle de kadınları etkilemekte ve giderek çocuk aldırma (kürtaj) toplumumuzda yaygınlaşmaktadır. Evlilik dışı ilişkilerin artması ve müsamaha görmeye başlaması da yine kürtajın yaygınlaşma sebeplerinden biridir.” TABLO KÖTÜ DSÖ’nün güvensiz kürtajla ilgili bölgeselyöresel anlamda 2008’de yaptığı bir başka araştırmada, Türkiye’ye de yer verildi. Türkiye’deki şu saptamalar dikkat çekti: “Yasal kürtaj süresi 10 haftadır ve bu süre jinekolog veya uzman doktorların denetimi dışında kesin sınırlarla belirlenmiştir. Ancak uzman yetersizliği nedeniyle taşradaki bir Türk kadının gebeliğinin ilk 10 haftasında kürtaj yaptırma şansı olmayabilir.” 68 BİN CAN ALDI NTV’nin haberine göre, kürtaj 73 ülkede serbest, Brezilya, İrlanda ve İran’ın aralarında bulunduğu 68 ülkede ise 2012’de yasaklandı. Güvensiz kürtaj nedeniyle her yıl 68 bin kadının yaşamını yitirdiği kaydediliyor. ANKARA Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın “kürtaj cinayettir” açıklamasıyla birlikte çıkan tartışmalar, gözleri kürtajla ilgili yapılan uluslararası araştırmalara çevirdi. Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) ocak ayında hazırladığı bilgi notunda, kürtajın yasaklanmasıyla birlikte güvensiz operasyonların yapılacağı vurgulanırken, kadınların sağlık sorunlarının uzun vadede artacağı, kadınlardaki üretkenliğin azaltıp, kısırlığa neden olacağı ve çocukların annesiz kalacağı uyarısında bulunuldu. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin’in Erdoğan’ı desteklemek için işaret ettiği DSÖ, Şahin’in aksine daha önce hazırladığı bilgi notları ve araştırmalarıyla, kürtajın yasaklanmasının ardından yaşanacak olumsuzluklara dikkat çekiyor. “Dünyada kürtajla ilgili veriler” başlıklı bilgi metninde DSÖ, kürtajın yasal zemine oturtulduğu ülkelerde daha güvenli yapıldığına işaret edip şu uyarılarda bulunuyor: Kürtajın kısıtlanmasıyla birlikte genellikle “güvensiz kürtaj” gerçekleştiriliyor. Yasaların çok kısıtlayıcı olması, daha düşük kürtaj oranlarına yol açmıyor. Güvensiz kürtajdan doğan sorunlar, dünya çapındaki anne ölümlerinin yüzde 13’ünü oluşturuyor. Güvenli olmayan kürtaj, yoksul ailelere ekonomik yük getiriyor, kadınların üretkenliğini azaltıyor, çocukları annesiz bırakıyor, kadınlarda kısırlığa neden oluyor. 2005 yılının veri tahminlerine göre 8.5 milyon kadın güvensiz kürtaj nedeniyle sağlık sorunları yaşadı. 3 milyonu da ihtiyaç duydukları bakımı, tıbbi yardımı alamadı. Dünya çapındaki kürtajların yarısı güvensiz. Bunların yüzde 98’i gelişmekte olan ülkelerde yaşanmış. 2008’de gelişmekte olan ülkelerde her bin kadından 29’u kürtaj olurken, gelişmiş ülkelerde bu rakam binde 24. Dünya çapında modern korunma yöntemlerinin kullanımı yavaşladı. Gelişmekte olan ülkelerde tahmini 215 milyon kadının modern korunma yöntemlerine olan ihtiyaçları karşılanamıyor. WSJ BAŞBAKAN ERDOĞAN’I YAZDI ‘Yatak odalarına ilk defa girmedi’ WASHINGTON (ANKA) ABD’nin çok satan gazetesi Wall Street Journal, Türkiye’deki kürtaj tartışmasını değerlendirirken, “Başbakan’ın söylem yoluyla vatandaşların yatak odalarına girdiği ilk defa değildi. Sayın Erdoğan, yıllarca kendi ‘üç çocuk politikası’nı teşvik ediyor ve Türk vatandaşlarına, ülkenin nüfusu ve işgücünü dinamik olarak genç kalmasını sağlamak için en az üç çocuğu olmasını tavsiye ediyor” diye yazdı. Başbakan Tayyip Erdoğan’ın, kürtajı “Aralık ayında Kürt kaçakçılarını öldüren beceriksiz bir askeri hava harekâtına benzeterek öfke yarattığını” yazan gazete, Uludere olayının “Türk hükümetini yoğun bir siyasi baskı altına soktuğu” yorumunu da yaptı. Gazete, Erdoğan’ın, kürtaj ve sezaryenin Türkiye’deki nüfüs büyümesini yavaşlatarak milleti dünya sahnesinden silmeye yönelik “sinsice bir planın” bir parçası olduğunu söylediğine dikkat çekti. Gazete, ana muhalefet partisinin “öfkeli” bir tepki gösterdiğine dikkat çekerken CHP’li Aylın Nazlıaka’nın “Başbakan vajina bekçiliğini bıraksın” sözlerini aktardığı haberinde, kadın hakları aktivistlerinin de gösteri yaparak “Kadınların bedenleri üzerinden ellerini çekin” yazılı pankartları taşıdıklarını da kaydetti. Erdoğan’ın ‘cinayet’ dediği kürtaj, AKP Kadın Kolları internet sitesinde ‘eşitlik’ sayıldı Kocasından kurtulmak için... Ⅵ KONYA(Cumhuriyet) Konya’da, tutuklanınca kavga ettiği kocasından kurtulacağını düşünen Sevgi G. (27) adlı kadın, elinde paketler halinle bulunan eroin ve kokainle polise teslim oldu. Tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılan kadın için Etkin Pişmanlık Yasası ile beraat kararı verildi. AKP’li kadınlar şimdi ne diyecek? ERDEM GÜL ANKARA Başbakan Tayyip Erdoğan’ın “cinayet” diyerek savaş açtığı kürtajı, partisinin Kadın Kolları’nın “eşitlik” olarak gördüğü ortaya çıktı. Kürtaj konusunda Erdoğan’a destek veren Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin’in başkanı olduğu dönemde AKP Kadın Kolları’nca hazırlanan ve internet sitesine konulan belgede, kadına kürtaj hakkı veren yasa, “kadınerkek eşitliği için atılan adımlar” arasında sayıldı. Halen AKP Genel Merkez Kadın Kolları’nın resmi internet sitesinde yer alan ve “Adım Adım Kadın Erkek Eşitliği” adını taşıyan belgede, 1843 yılından bugüne kadın erkek eşitliği için gerçekleştirilen idari ve yasal düzenlemeler yıl yıl listelendi. Belgede kürtaj 1965’te çıkarılan yasa ile eşitlik adımlarından biri sayıldı. Belgede, “1965: Gebeliği önleyici araçların satış ve dağıtımının serbest bırakılmasını ve tıbbi zorunluluk halinde kürtaj hakkı tanınmasını düzenleyen Nüfus Planlaması Hakkında Kanun çıkarıldı” denildi. Aynı yasada daha sonra yapılan değişiklik de “1983: 10 haftaya kadar olan gebeliklerin kürtajla sona erdirilmesi ve gönüllü cerrahi sterilizasyon yöntemlerine izin verilmesi Nüfus Planlaması Hak kında Kanun’da yapılan değişiklikle sağlandı. Kürtaj için evli kadınlara kocadan izin alma koşulu getirildi” ifadesiyle belgeye girdi. Erdoğan’ın, “Bu milleti dünya sahnesinden silmek için sinsice bir plan olduğunu bilmek durumundayız” diyerek karşı olduğunu açıkladığı aile planlaması da AKP’nin belgesinde kadın erkek eşitliğinin bir adımı olarak yer aldı. Belgede, aile planlamasıyla ilgili, “1994: Türkiye, Kahire’de yapılan BM Nüfus ve Kalkınma Konferansı’na katıldı. Sağlık Bakanlığı koordinatörlüğünde ‘Kadın Sağlığı ve Aile Planlaması Ulusal Eylem Planı’ hazırlandı” bilgisine yer verildi. C MY B C MY B
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog