Bugünden 1930'a 5,419,547 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 30 MAYIS 2012 ÇARŞAMBA kultur@cumhuriyet.com.tr 14 KÜLTÜR İstanbul Müzik Festivali’nin Onur Ödülü’ne değer görülen piyanist ve besteci Hüseyin Sermet ‘İlham çalışarak gelir’ YASEMİN KANDEMİROĞLU İlhan Berk’le Memet Fuat İlhan Berk’in Memet Fuat’a yazdığı mektuplar yayımlandı: Elin Üstünde Gezsin (Yapı Kredi Yayınları). 1954’ten 1998’e kadar sürmüş mektuplar. Bu tarihten sonra telefon ağırlık kazanmıştı aralarında. Mektuplar İlhan Berk’in kaleminden çıksa da, daha çok Memet Fuat’ı tanımak için okunabilecek bir kitap Elin Üstünde Gezsin. Bu yazışmaların 80’lerden 2000’lere yakın tanığıyım. Yayıncı (editör) ile yazar (şair) arasındaki ilişkinin benzersiz örneklerinden biridir karşımızdaki. Memet Fuat, İlhan Berk için söylenmiş en güzel sözlerden birinin sahibidir. Çağdaş Türk Şiiri Antolojisi’nin önsözünde, “elini sürdüğü her şeyi şiire dönüştürmeyi başardı” diyerek bir şairin onurlanabileceği en yüksek yere koymuştur onu. Bu söz şair üstünde o denli etkili oldu ki, sonraki yıllarda Galata, Pera, Şifalı Otlar Kitabı, Uzun Bir Adam gibi düzyazı kitaplarını da, “Memet Fuat şiir diyor” diyerek şiir kitapları arasında saydı. Bu kitapları okuyanların da bu saptamaya karşı çıkacaklarını sanmam. Benzersiz bir dil ve yaşam tadı yayılır bu kitapların sayfalarından. İlhan Berk de karşısındaki insanın bulunmazlığını her fırsatta belirtmiş, ona yayımlaması için gönderdiği şiirleri, kitapları, “elin üstünde gezsin” diyerek emanet etmiştir. Nasıl etmesin ki!.. “Büyük bir beğenisi vardı Memet Fuat’ın. Şiiri kokusundan anlardı. Kavunu koklar gibi, koklardı şiiri. Ataç’ı bir yana bırakırsak yazınımızın ikinci büyük eleştirmeniydi.” ૽૽૽ Aslında bu ikili, aralarındaki yakınlığa karşın çok farklı iki insandı. İlhan Berk’in mektuplarına yansıyan, dostluğun genellikle olumlu yanları. Öteki yüz ise Memet Fuat’ın yazılarında görülebilir: “Çağdaş şiirimizin ele avuca sığmaz şairi İlhan Berk ise yenilik adına bilinçsiz savruluşların en belirgin, ama her döneminde başarılı olabilmiş ilginç bir örneğidir.” Nâzım Hikmet’in yetiştirdiği oğul özelliğiyle dürüst bir toplumcu olan Memet Fuat, İlhan Berk’in ilginç sanatçılığına duyduğu yakınlığa karşın, onun türlü eğilimler içinde savruluşlarına dayanamaz: “kime ne kadar borçlandığını bilemeyeceğim, bilmek gereğini de duymadığım bu şair – etkilenme, esinlenme, alıntılama ile yürütme arasındaki sınırda gezerken, Türkçeye birbirinden güzel şiirler armağan etmiştir.” Memet Fuat’ın bütün ilgisi bu “birbirinden güzel şiirler”edir; tıpkı, ondan başka pek kimsenin umursamadığı şair Ercüment Uçarı’ya Adam Sanat dergisinin hemen her sayısında ilk sırayı vermesi gibi. ૽૽૽ Elli yılı aşkın bu dostluğun son yılları ayrı bir verimlilikle geçti. Mektupların kesildiği 1998 yılından sonra telefon ilişkisi yoğunlaşmıştı. Memet Fuat, akciğer yetmezliği nedeniyle oksijen tüpüne bağlı olarak evinden çıkamadan yaşıyordu. Yarım bıraktığı kitaplarını tamamlıyor, yıllar boyu birikmiş yazılarını toplayıp yayıma hazırlıyordu. İlhan Berk’in uzun telefon görüşmelerinde açtığı tartışma konuları, sonunda Memet Fuat’a, Yaşlı Bir Şaire Mektuplar (Adam Yayınları) kitabını yazdırdı. Bu kitaptaki şiir tartışmaları İlhan Berk’le o günlerde sürdürdüğü telefon konuşmalarına verdiği yanıtlardır. Konuşmayı, uçup gittiği için sevmezdi çünkü Memet Fuat, yazılı olana değer verirdi. İkiliyi son kez Memet Fuat’ın Altunizade’deki, şimdi yıkılıp yerine işhanı yapılan bahçeli evinde buluşturmuştum. İlhan Berk, yerinde duramayan yaşam sevinciyle, “Nedir bu halin?” demişti, “bak ben senden yaşlıyım ama ayaktayım.” Kültür Servisi Kısa bir süre önce Andante dergisinin 2012 Donizetti KlaPARİS Türkiye’nin en önemli sanatçılasik Müzik Ödülleri gecesinde Yılın Pirından piyanist ve besteci Hüseyin Sermet, yanisti seçilen Hüseyin Sermet, bu akklasikten caza uzanan geniş repertuvarı ve 30 yılı aşkın süredir imza attığı çalışmalarıyla şam Cemal Reşit Rey Konser Saloadından söz ettirmeyi sürdürüyor. Andante nu’nda gerçekleşecek konserde besteci dergisince yılın piyanisti seçilen ve İstanbul kimliğiyle yer alacak. Sermet’in besteMüzik Festivali’nin Onur Ödülü’nü alacak lerinin seslendirileceği konser, müzikolan Sermet, bugünlerde art arda konserlerle severlerimizin yakından tanıdığı Toros İstanbul’da. Sermet ile Paris’te buluşup müCan, Ufuk ve Bahar Dördüncü, İris zikten güncel konulara uzanan bir söyleşi Şentürker, Tuğçe Tez, Borusan Dörtgerçekleştirdik. lüsü’nden Çağ Erçağ, Efdal Altun, Esen 30 Mayıs’ta (bugün) CRR’de “HeykelKıvrak ve daha birçok müzisyeni bir araya ler”, “Mevsimler” ve “Réminiscences” getirecek. eserlerinizden oluşan bir program var. Gecenin başında, Sermet ile CRR Konser Beste yapma sürecinizden söz eder misiSalonu Genel Sanat Yönetmeni ve ney saniz? İlham periniz ne zaman gelecek, bilir natçısı Kemal Karaöz, seslendirilecek yamisiniz? İlham gelecek hikâyesi tamamıyla palavradır, ilham çalışarak, yoğunlaşarak gelir. Burada insanın ilgi duyduğu alanların geniş olması önemli bir rol oynuyor. Örneğin çocukken arkeolog olmak isterdim, çünkü tarih ve tabiat benim hastalığım. Hayattaki tüm canlıların armonik olarak birbirine bağlı olduğuna inanıyorum. Buna insanlar, hayvanlar, bitkiler, tek hücreliler, mercanlar, her şey dahil. Daha sonra antropolojiye ilgi duymaya ᮣ “İlham gelecek hikâyesi başladım, altıncı histamamıyla palavradır. simi ve hayat tecrübeİlham çalışarak, mi kullanarak karşımdakini anlamaya çalıyoğunlaşarak gelir. Burada şıyorum. Bunlar eserinsanın ilgi duyduğu lerime yansıyor. Fakat alanların geniş olması sadece inandığım bir şey için çalışırım, sırf önemli rol oynuyor. para kazanmak için Hayattaki tüm canlıların bir şey yapmam. armonik olarak birbirine Bestelerinizin isimleri hikâyelerini bağlı olduğuna inanıyorum. kulağımıza fısıldıyor 6. hissimi ve hayat aslında; “Mevsimtecrübemi kullanarak ler”, “Heykeller”, “Réminiscences”, karşımdakini anlamaya “Rüya ve Kâbus”… rasını… çalışıyorum. Bunlar Örneğin “Mevsim “Heykeller”i bestelerken heyeserlerime yansıyor.” ler” ile Vivaldi’nin keltıraş Mehmet Aksoy’un atölye“Dört Mevsim”i arasine gidiyormuşsunuz… sında bir paralellik Mehmet Aksoy çekiçle var mı? taşları yontarken taşların yoğunluğuna göre Vivaldi’nin “Dört Mevsim”i mevsimleri, farklı sesler duyduğunu, bu seslerin onun hava değişimlerini anlatıyor fakat benim çok hoşuna gittiğini söyledi ve beni atölyesi“Mevsimler” insanların hayatlarındaki mevne davet etti. Atölyeye gittiğimde müzikte simleri anlatıyor. İlkbahar 020 yaş arasını, Fondamental dediğimiz, seslerin temel açıyaz 2040, sonbahar 4060 ve kış 60’tan sonlımlarını, armonik açılımlarını duydum ve MARCUS MILLER’LA ‘THE ISTANBUL PROJECT’ CRR’de Sermet besteleri pıtlara ilişkin kısa bir konuşma ve dinleyicileri bilgilendirme amaçlı bir sohbet gerçekleştirecek. 70 dakikalık arasız bir dinleti olarak sürecek gecenin programı, Sermet’in henüz konservatuvar yıllarında bestelediği “Mevsimler” ile başlayacak ve “Réminiscences II: Al Kaldı Bayram Ola” adlı yapıtının dünya prömiyeriyle son bulacak. Dinbunlardan esinlenince “Heykeller” ortaya çıktı. Ve “Réminiscences: Az Kaldı Bayram Ola”, “Çamlıca Yolunda”... “Réminiscences” hatıraların akıp hatırda kalanı, bir nevi nostalji içeren eserler, bir nevi isyan içeriyorlar, niçin bu artık yok, benimle değil diye sorguluyor. Büyükbabamın Sarıyer’deki evi, en tepeden Boğaz’ı gören dut ağacı ve evin sedir ve sobalarla geleneksel döşenişi, Topağacı Poyracık Sokak’ta Yeşil Apartmanı’ndaki evimiz… Orada 45 yaşlarındayken sıcak bir yaz günü açık camlardan içeri giren hangi sesleri dinlerdim biliyor musunuz ve çok şairane bulurdum, evimizin yakınındaki inşaattan gelen sesleri. “Az Kaldı Bayram Ola” o günleri yâd ediyor ve onlar şimdi niye yok oldu diye sorguluyor. Orhan Pamuk’un kelimelerle anlattığını ben notalarla ifade ediyorum diyebilirim. Maalesef İstanbul’un 50’lerin sonu, 60’lardaki haliyle şimdiki hali arasında büyük bir uçurum var. İmparatorluğun kaybından kaynaklanan travma, İstanbul’un kırmızı, yeşil tramvayları, durmadan yangın çıkan ahşap evleri… Ben bunların hepsini farkına varmadan bir sünger gibi çekmişim ve şimdi notalarla ifade ediyorum. Yıllarca yurtdışında yaşamak Türkiye’ye belli bir mesafeden bakmanıza yardımcı oluyordur. Gündemi nasıl takip edi letide, Sermet’in, Türk müziğinin vazgeçilmezlerinden “Çamlıca Yolunda” şarkısı üstüne bestelediği “Réminiscences I: Çamlıca Yolunda” adlı yapıtı da seslendirilecek. Bu arada, İstanbul Müzik Festivali’nin yarın akşam Haliç Kongre Merkezi’nde yapılacak açılış konseri öncesinde, Sermet’e festivalin Onur Ödülü sunulacak. Sermet, 16 Haziran günü, Deutsches Symphonie Orchester Berlin’in festival kapsamında Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’nda vereceği konsere solist olarak katılacak ve Ravel’in ünlü “Sol El İçin Piyano Konçertosu”nu yorumlayacak. Ünlü piyanist, 19 Haziran akşamı CRR Konser Salonu’nda sunulacak “Genç Ustalar ve Kahramanları” konserine de katılacak. yorsunuz? Burada farklı görüşleri savunan Türk gazetelerini alıp okuyorum. Çünkü olaylara tek bir açıdan bakmanın doğru olmayacağına inanıyorum. Artık bir şeyler konuşulmaya, tartışılmaya başladı. Hata yapa yapa, küfür ede ede doğru bir yere geleceğiz. Örneğin ortada bir Ermeni sorunu var, Kürt sorunu var. Peki biz konuşmayalım mı? Halının altına süpürmekle temizlenecek gibi değil artık. Ermeni ve Kürt sorunundan bahsederken iki şeyi ayırmak elzem. PKK sorununda sonuna kadar mücadele elbette, ama aynı zamanda Kürtlerin şimdiye kadar inkâr edilmiş demokratik haklarının verilmeye devam edilmesi lazım. Dersim sorunundan bahsediyorsak, o zaman bunun büyük bir hata ve felaket olduğunu kabul etmemiz lazım. Yeniden müziğe dönelim ama bu sefer caza. 2003’te İstanbul Caz Festivali kapsamında bir konseriniz oldu. Klasik bir piyanist olarak caza olan ilginiz nereden geliyor? Caza büyük sevgim, büyük merakım olduğu doğru. Babam (Cüneyt Sermet) çok ciddi bir caz üstadı olduğu için onun vesilesiyle evde devamlı caz müziği duydum. Kendisi TRT Batı Müziği Şefi idi. Bence cazda bazı şeyleri düşünmenin zamanı geldi. Eski usulün dışında entelektüel caz da olmalı, klasik müzik gibi daha prova yapılmış, üstünde çalışılmış. Bunu bu şekilde yapmak yerine cazı world müzik, etnik müzikle harmanlamayı tercih ediyorlar. Ticari olarak geçerli olabilir ama ortaya bazen ilginç, bazen güzel, sıkça da “piç” bir müzik çıkıyor. ‘Anahtar sözcük: Eğlence’ Kültür Servisi Bu yıl 19’uncusu gerçekleştirilecek İstanbul Caz Festivali için festival izleyicisinin yakından takip ettiği, Türkiye’de de pek çok kez konser veren Marcus Miller, İKSV’nin kuruluşunun 40. yılı için “The Istanbul Project” isimli özel bir proje hazırlıyor. Türkiye’nin usta müzisyenleri Okay Temiz, İmer Demirer, Bilal Karaman, Hüsnü Şenlendirici ve Burhan Öcal’ın da katılacağı “The Istanbul Project”in dünya prömiyeri 5 Temmuz’da Cemil Topuzlu Açık Hava Sahnesi’nde yapılacak. “Eğlence ve keyif bu projenin anahtar sözcüğü” diyerek sözü alan Miller birlikte çalışacağı müzisyenlerle de ilk kez buluşup projeye dair konuştuklarını söyledi. “Dünyanın pek çok ülkesini geziyorum. Aynı dili bilip bilmemek hiç sorun değil. Asıl enstrümanları elimize aldığımızda konuşmaya başlıyoruz. Müzik bizim evrensel dilimiz. Bu sabahtan itibaren de su yumuz yavaş yavaş ısınmaya başladı zaten.” Kendisine sunulan bir listeden bu isimleri seçtiğini belirten Miller, “İlk kez böyle bir şehir projesi gerçekleştiriyorum. Bu müzisyenlerin yapıtları bana dokundu, müziklerinde büyük bir derinlik hissettim. Önümüzdeki bir aylık süreçte projeyi masaya yatıracağız. Benim bestelerimle onunkileri karıştıracağız.” “Caz, Türk, oryantal harmanlayacağız” diyen Temiz ise “Konuşarak fazla bir şey olmuyor müzikte. Aramızdaki his ve etkileşim önemli. Kültürleri paylaşarak çalmak daha zevk (Soldan sağa) Okay Temiz, Bilal Karaman, İmer li ve yenilikçi” diye konuştu. Demirer, Hüsnü Şenlendirici ve Marcus Miller. FESTİVAL 2 3 HAZİRAN TARİHLERİNDE Uluslararası sokak sanatçıları İstanbul’da Kültür Servisi Türkiye’nin ilk “Uluslararası Sokak Sanatçıları Festivali”, 2 ve 3 Haziran tarihlerinde Marmara Forum ve Forum İstanbul’da gerçekleşiyor. Dünya genelinde 12 farklı ülkeden uluslararası sokak sanatçıları, festivalde bir araya gelecek. “Uluslararası Sokak Sanatçıları Festivali” kapsamındaki toplam 17 performansta, 7 kez Guiness Rekorlar Kitabı’na giren, “Sokak Performansları Dünya Şampiyonu” Avustralyalı Space Cowboy, gözkapakları ile ağırlık kaldırıp, en fazla sayıda kılıcı yutmaya çalışacak. İspanya’dan gelen Fabian Gaete Maurire ise 3 dakika içinde parmaklarıyla portre çizecek; Çek asıllı Petr Spatina de cam bardakla müzik yapacak. 1968’den bu yana kukla gösterileri gerçekleştiren İspanyol Daniel Loeza’nın yanı sıra, internette tıklanma rekoru kıran tek kişilik orkestra Cigo izleyiciyle buluşacak. ‘elgizmuseum.com’ tedbiren kapatıldı Kültür Servisi Proje 4L/ Elgiz Çağdaş Sanat Müzesi’nin, bünyesinde gerçekleştirilen “Müze İçinde Bir Müze” sergisinin sanatçılarından Elif Öner’e açtığı marka ihlali davasının ilk duruşması, dün Çağlayan Adliyesi 4 No’lu Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nde görüldü. İki tarafın avukatlarının dinlendiği duruşmada, Öner’in bir yapıt olarak tasarladığı internet sitesinin tedbiren kapatılmasına karar verildi. Dava sona erene kadar kapalı kalacak olan internet sitesi, ancak mahkemenin bir marka ihlali olmadığına karar vermesi durumunda yeniden açılacak. Bir sonraki duruşmanın tarihi ise açıklanmadı. Elgiz Müzesi, “Müze İçinde Bir Müze” sergisi için Öner’in satın aldığı “elgizmuseum.com” ve “proje4l.com” sitelerinde penis büyütücü reklamının kullanılması nedeniyle hem müzenin hem de ailenin isminin zarar gördüğü gerekçesiyle sitenin kapatılması için dava açmıştı. sergileyecektim. Aylarca hazırlandığım programım iptal edildiği için hayatımın en büyük kırgınlığını yaşadım. Amacım Kürt ve batı müziğini bir araya getirerek Türkiye’de yaşayan halklar arasında barış köprüsünü oluşturmaktı” dedi. Said’in Viyana Sanfonietta Classica Linz orkestrasıyla birlikte vereceği konserlerde, orkestranın Türkiye’ye gelememesi nedeniyle konserlerin iptal edildiği duyuruldu. İngiliz kraliyet ailesinin başkemancısı, Viyana Üniversitesi’nde öğretim görevlisi Kürt keman virtüözü Dilşad Said’in, geleneksel doğu ve batı müziğini sentezleyerek orkestrasıyla birlikte Diyarbakır, İstanbul, Ankara, Mersin ve İzmir’de; 27 Mayıs3 Haziran tarihlerinde konser vermesi planlanıyordu. Dilşad Said’in konserleri iptal MAHMUT ORAL Space Cowboy C MY B C MY B DİYARBAKIR Dünyaca ünlü keman virtüözü Dilşad Said’in Diyarbakır’dan başlayarak Türkiye’nin değişik kentlerinde vereceği konserler, uçak firmasının rötar yapmasının sonucunda, orkestrasının gelememesi nedeniyle iptal edildi. Diyarbakır’da Güneydoğu Gazeteciler Cemiyeti’nde basın toplantısı düzenleyen Said, “Türkiye’nin batı illerinde Kürt müziğini
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog