Bugünden 1930'a 5,418,512 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

26 MAYIS 2012 CUMARTESİ CUMHURİYET SAYFA HABERLER 9 Mumcu suikastında Gladyo yönü araştırılmadı Eski Emniyet İstihbarat Daire Başkanı Orakoğlu HATİCE TUNCER Kapı Gıcırtısı Bu topraklarda devlet, sanatla, sanatçıyla, kitapla, yazarla bir türlü barışamaz. Sonuçta toplumun geneli neyse devlete de yansıyan odur. Geçenlerde aslında tüketim alışkanlıklarıyla ilgili bir araştırmanın sonuçlarını okudum. Hayatında bir kez opera veya baleye gittiğini “söyleyenler” toplumun yüzde 5’ini oluşturuyormuş. Gerçekten giden herhalde daha da az. Yıllarca politikacılar için opera, bale, tiyatro, senfoni bütçe ve kadro konusudur. Ama bırakın onları, ünlü komedyenlerimiz bile seyirciyi güldürmek için “Mozart’ın kapı gıcırtısı” diye dalga geçmediler mi yıllardır? Ünlü fıkrayı bilmez misiniz, senfoni orkestrası Bayburt’a gitmiş de konserin sonunda bir gazeteci seyircilere nasıl bulduklarını sormuş. Seyircilerden biri de, “Bayburt Bayburt olalı böyle zulüm görmedi,” diye cevap vermiş. Herhalde tiyatroların özelleştirilmesi fikrinden sonra sıra onlara da gelecektir. Gelmediyse müzikle muhalefet henüz çok fazla bağdaştırılamadığındandır. ૽૽૽ Tabii eğer bu sistem daha doğru kullanılabilseydi, tiyatrolar, orkestralar, devlet sanatçıları tüm Türkiye’de daha çok oyun sahneleyip konser verebilseydi, bu sanat dalları yalnızca birilerine hitap eden ama çoğunluğun anlamadığı “elit” zevkler olarak algılanmazdı. Kişisel olarak her ne kadar devletin bu işlere bulaşmasına karşı olsam da, dünyanın pek çok yerinde özellikle büyük bütçeler gerektiren opera, bale, tiyatro gibi sanatların sürdürülebilmesi için destek şart. ૽૽૽ Bu destek yazık ki gelişmiş bir burjuvazisi olmayan ülkemizde iş dünyasından gelmiyor. En büyük şirketlerin toplantılarına bile, gelenler daha çok beğenir diye en uydurma popüler isimler çağırılıyor. Tek bir şarkıyı bile doğru dürüst söyleyemeyen ünlü bir isme dünyanın parasını veren dev şirketlerimiz, “kaliteli” bir ortam doğsun diye dünya çapında klasik müzisyenlerimize bunun onda birini verirken bin dereden su getiriyor. Bir yazarın, bir şairin, bir tiyatro oyunundaki repliğin rahatsız ettiği yalnız devleti yönetenler değil. Kitapla, sanatla kavgamız bitmez. Uyumlu sanat, uyumlu edebiyat, uyumlu müzik isteyen, duyduğu şarkıdaki bir değişikliğe, yoruma bile tepki gösteren bir toplumun, yeni diye, eskilerin kötü taklidini yapanları her devirde baştacı etmesine şaşırmamak gerekir. Aslında doğrudur, iyi sanat iyi edebiyat bir anlamda “kapı gırcıtısı”dır. Birilerinin kulağını hep tırmalar, huzurunu kaçırır. Ergenekon davasında tanık sıfatıyla ifade veren eski Emniyet İstihbarat Daire Başkanı Bülent Orakoğlu, 28 Şubat döneminde MOSSAD ajanlarının MİT’in kozmik odasına girdiğini öne sürdü. İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Silivri Cezaevi Yerleşkesi’nde görülen davanın dün 187. duruşması yapıldı. Duruşmaya eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İlker Başbuğ, emekli Orgeneral Hasan Iğsız’ın da aralarında bulunduğu 19 tutuklu sanık gelmedi. CHP İzmir Milletvekili, gazetemiz yazarı Mustafa Balbay, emekli Koramiral Alaettin Sevim, emekli Albay Dursun Çiçek’in de aralarında bulunduğu 45 kişi duruşmaya katıldı. Tanık sıfatıyla ifade veren Bülent Orakoğlu, Türkiye’de Gladyo’nun Özel Harp Dairesi ve MİT’e sızarak bir yapılanmaya gittiğini anlattı. Yabancı istihbarat örgütlerinin de bu derin yapılanmalar içinde olduğunu belirten Orakoğlu, “Türkiye’de güçlü bir İKK (istihbarata karşı koyma) faaliyeti yok. 28 Şubat döneminde MOSSAD ajanlarının MİT’in kozmik odasına girdiklerini biliyorum. Bu konudaki belgeleri Ankara’daki savcılara verdim” dedi. Orakoğlu, Atabeyler gibi çetelerden örnekler vererek “Devlet içinde çeteleşmiş gibi görünen yapılar, darbeye su taşımak için kullanıldılar. Bende bu yapının artık iddia olunan Ergenekon terör örgütü olduğu intibası uyandı” diye konuştu. Orakoğlu, “28 Şubat’ta Milli Güvenlik Siyaset Belgesi’nde irtica nasıl oldu da birinci sıraya alındı. PKK alt sıralara düştü. 27 Nisan emuhtırasında peygamber, irtica tehlikesi olarak gösterildi” dedi. Perinçek, Orakoğlu’nun bir gazeteye verdiği röportajda “27 Nisan emuhtırasını Genelkurmay’a sızan Aydınlıkçı subaylar yaptı” dediğini anımsatarak bu iddianın kaynağını sordu. Orakoğlu’nun “Marksist düşünceniz” sözleri üzerine Perinçek, “İşçi Partisi peygamber efendimize dil uzatmaz. Hazreti Muhammed dünyanın en büyük insanlarından biridir” dedi. Perinçek, “Genelkurmay’a sızmış Aydınlıkçı subaylar kimse isimlerini verin hemen kulaklarından tutup içeri atalım” şeklinde kinaye yaparak Ergenekon ve devamındaki operasyonları eleştirdi. Perinçek’in “Neden hep Bahriye Üçok, Uğur Mumcu, Ahmet Taner Kışlalı, Muammer Aksoy gibi Kemalist aydınlar öldürüldü” sorusunu Orakoğlu şöyle yanıtladı: “Laikantilaik çatışması çıkararak darbe ortamı yaratmak için. Daha önce de AleviSünni, TürkKürt çatışmaları yaratılmak istendi. Düşüncelerimiz farklı olsa da Mumcu değerli bir gazeteciydi. Hizbullah, Kontrgerilla, PKK gibi üzerinde konuşması tabu olan konuları araştırdı. Ama Mumcu suikastında hep İran ve irtica adres gösterildi. Gladyo’dan hiç söz edilmedi. Ben Türkiye’deki derin yapılanmanın işi olduğunu düşünüyorum.” Perinçek’in “Danıştay cinayetini MOSSAD’ın düzenlemiş olması mümkün müdür” sorusu üzerine Orakoğlu şu açıklamayı yaptı: “Danıştay tetikçisi zaten burada. MOSSAD’ın Türkiye’de ciddi uzantıları var. ‘MOSSAD işlemiştir’ desem yanlış olur. Danıştay cinayetinin iddia olunan Ergenekon terör örgütü tarafından işlendiğini düşünüyorum.” Orakoğlu’nun bu sözleri sanıklar arasında tepki ile karşılandı. Orakoğlu, “Perinçek ve ekibinin TSK’ye sızma faaliyetleri çok eskiye dayanıyor. 35 sene önce Perinçek, Ankara’da DGM’de yargılanırken faaliyetleri sorulunca ‘Bizim görevimiz TSK içinde çalışma yapmaktır’ diyor. Perinçek, 12 Mart’ta Kara Kuvvetleri Devrimci Subaylar Örgütü davasından yargılandı” şeklinde iddialarda bulundu. Balbay Doğu Perinçek ise Orakoğlu’na “Bu davaların kararlarını, tutanaklarını gördünüz mü” diye sordu. Orakoğlu “Görmedim, Mehmet Eymür’ün ‘Atin.org’ sitesinden aldım” diye yanıt verdi. Perinçek, Orakoğlu’nu yalanlayarak ifade ettiği sözleri kullanmadığını kaydetti. “Bir de genç subaylar sendromu var” diyen Orakoğlu, “27 Mayıs’ta Genelkurmay Başkanı, Emniyet Müdürü tutuklandı. Genç subaylar, Genelkurmay Başkanlarına karşı her zaman baskı unsuru oldu. Mustafa Balbay, 2003 yılında genç subaylar rahatsız diye bir yazı yazdı” diye konuştu. Orakoğlu Kadıköy BALBAY’A ÖZGÜRLÜK İÇİN İMZA İstanbul Haber Servisi “Mustafa Balbay’a Özgürlük Girişimi” tarafından geçen hafta Adalar’da başlatılan ve 4 bin imza toplanan kampanya yarın Kadıköy Caddebostan’da gerçekleşecek. İmza kampanyası yarın Caddebostan Kültür Merkezi yaya yolunda saat 10.0020.00 arası yapılacak. “Mustafa Balbay’a Özgürlük Girişimi” üyeleri, “Etkinlikte, Balbay’ın kitapları da satılacak. Cezaevi koşullarını, Balbay’ın son durumunu anlatacağız” dediler. Girişim üyeleri, Kadıköy’ün ardından Bakırköy, Beşiktaş, Kartal ve Şişli’de de stant açacaklarını söyledi. İmza kampanyasına internette ise “http://imza.la/mustafabalbayaozgurluk” adresinden katılabilinir. Fotoğraf: AA HANİFE SEVİNÇ İstanbul Barosu’ndan yönetim kurulu üyelerinin ifadeye çağrılmasına tepki ‘Hukuksuzluğa teslim olmayız’ İstanbul Haber Servisi İstanbul Barosu, Silivri Cumhuriyet Savcılığı’nın, İstanbul Barosu Başkanı Doç. Dr. Ümit Kocasakal ile 10 yönetim kurulu üyesinin “şüpheli” sıfatıyla ifadeye çağrısına “Hukusuzluğa teslim olmayacağız” yanıtı verdi. İstanbul Barosu’nca, “Tümüyle adil yargılama hakkını, savunmayı ve meslek onurunu korumayı amaçlayan tavrımızın ‘suç’ olarak nitelenmesi ve ‘şüpheli’ sıfatıyla çağrı çıkarılması karşısında, hukuksuzluğa teslim olmayacağımızı ve ‘yasaya uygun işlem yapılıncaya’ kadar davete icabet etmeyeceğimizi, yalnızca meslektaşlarımızın hukukunu korumak adına değil, yurttaşların da hukuk güvenliği adına kamuoyuna ilan ederiz” denildi. İstanbul Barosu Yönetim Kurulu’nca yapılan yazılı açıklamada, “tarihe not düşmeyi görev sayıyoruz” denildi. Türkiye’nin “olağanüstü olarak nitelenmesi gereken bir tarihsel süreç” içinde olduğunun belirtildiği açıklamada, “Tarih, olağanüstü dönem hukukunu yaratanları da o hukuka karşı direniş sergileyenleri de not etmektedir. Aradaki tek fark ‘onurlu yaşam’ adına bırakılan mirastır. Hukuksuzluğun doruğa ulaştığı olağanüstü dönemlerde hukuk devletini, savunmayı ve meslek onurunu korumak için bedel ödemek gerekiyorsa, İstanbul Barosu Başkanı ve Yönetim Kurulu üyeleri bu bedeli ödemeye hazırdır” ifadeleri kullanıldı. Balyoz davasında bir grup sanık avukatı da İstanbul Barosu yönetiminin “şüpheli” sıfatıyla ifadeye çağrılmasına tepki gösterdi. “Bir grup savunma avukatı” imzasıyla yapılan yazılı açıklamada, “Biz İstanbul Barosu’nun bu duruşunu sonuna değin destekliyoruz” görüşüne yer verildi. ‘Kim onlar, içeri tıkalım’ TC İSTANBUL 10. İCRA MÜDÜRLÜĞÜ TAŞINMAZ AÇIK ARTTIRMA İLANI Dosya No: 2012/1096 Esas Bir borçtan dolayı ipotekli olan ve aşağıda tapu kaydı, cinsi, niteliği ve önemli özellikleri belirtilen taşınmazın açık arttırma suretiyle satılarak paraya çevrilmesine karar verilmiştir. Tapu kaydına göre; İstanbul ili, Beşiktaş ilçesi, Ortaköy mahallesi, 1079 ada, 172 parsel, 10.698,00 m2 yüzölçümlü arsa üzerindeki 11. blok 34. kat 10 nolu bağımsız bölümlü, 60/9380 arsa paylı, dubleks mesken bağımsız bölüm nitelikli taşınmazın tamamı satılacaktır. Taşınmaz adres olarak Nispetiye Mahallesi (tapu kaydına göre Ortaköy Mahallesi), Engin Sitesi Yolu Sok. Engin Sitesi, Birlik Apartmanı, 169 kapı nolu, eski 27 kapı nolu, 34. kat 10 daire nolu adreste yer almaktadır. Yerinde yapılan incelemede tapu kayıtlarına göre blok numaralarının verilmediği belirlenmiştir. Satışa konu dubleks meskenin bulunduğu Engin Sitesi eğimli bir topografya üzerinde yer almakta olup çok sayıda bloktan oluşmaktadır. Sitede yer alan 11. blok (yerinde Birlik Apartmanı 169 kapı nolu) yapının taşıma sistemi betonarme karkas olup, 2 bodrum kat + zemin kat + 4 normal kattan oluşmaktadır. Yapının bazı katlarında 2 daire, bazı katlarında 3 adet daire mevcut olup 13 adet daire bulunmaktadır. Satışa konu taşınmaz yapının 34. katında yer almakta olup dubleks dairenin giriş kapısı 4. katında bulunmaktadır. Söz konusu dubleks dairenin 3. normal katta giriş holü + koridor + salon, 3 oda, ebeveyn banyoWC ve banyoWC ve balkondan ibaret olup yaklaşık brüt 84 m2 kullanım alanına sahip olduğu tespit edilmiştir. Dubleks meskenin ahşap merdivenlerle 4. kata bağlantısı bulunmaktadır. Dubleks mesken 4. katta hol + salon + mutfak + balkon ve WC’den ibaret olup yaklaşık brüt 84 m2 kullanım alanına sahiptir. Dubleks mesken toplam brüt alanı 168 m2’dir. Dubleks meskenin ıslak zeminleri seranit ve seramik ile kaplıdır. Salon ve odaların zemini lamine parke ile kaplı, duvarları ise saten boyalıdır. Kapılar mobilyalı ahşap olup dış kapı çeliktir. Pencereler PVC, balkonlar kapalı hale çevrilmiş olup pencereleri PVC’dir. Pencerelerin bir kısmı panjurludur. Holde ve odaların bazılarında gömme dolaplar mevcut olup kalorifer petekleri ahşap doğrama ile kapatılmıştır. Mutfakta ankastre mutfak takımı bulunmaktadır. Dubleks meskende kullanılan malzeme 1. sınıftır. Binanın yaşı 25 yıldır. Söz konusu yapı merkezi doğalgaz tesisatı ile ısıtılmakta, kalorifer petekleri ile elektrik ve su tesisatı bulunmaktadır. Yapının giriş merdivenleri mermerdir. Yapının asansörü bulunmaktadır. Bloklar arası ve sokaklara bağlantılar merdivenlerle sağlanmaktadır. Bloklar arasına bahçe düzenlemesi yapılmıştır. Sitede site yönetimi bulunmamaktadır. Satışa konu taşınmaz sokağa cephelidir. Toplu taşıma araç duraklan geçiş güzergâhına yakın konumda yer almaktadır. Büyükdere Caddesi’ne yakın mesafededir. Çevresinde Garanti Bankası İş Merkezi ile yapımı süren Zorlu Alışveriş Merkezi bulunmaktadır. 1. Levent merkezine yakın konumdadır. Altyapı sorunu çözüme kavuşturulmuş merkezi bir bölgede yer almaktadır. Belediye hizmetlerinden faydalanmaktadır. Taşınmazın bulunduğu bölgede taşınmaza benzer çok katlı apartmanlar bulunmaktadır. Tapu kaydına göre A.M. 1386 ada, 1234 parseller ile İSKİ lehine bu parsel aleyhine krokide sarı renkle taralı 3m eninde 48.80 m boyunda 146.40 m2’lik kısımda pis su kanalı geçirmek üzere irtifak hakkı mevcuttur. Taşınmaz tüm takyidatlarından âri olarak 850.000,00TL (SekizyüzellibinTürk Lirası) muhammen bedelle satışa arz edilmiştir. Taşınmazın tapu kaydına, imar durumuna ve sair evsafına ilişkin detaylı bilgiler yukarıda numarası yazılı dosyamızda mevcuttur. SATIŞ ŞARTLARI: 1Satış 03/07/2012 tarihinde Saat: 10.30’dan 10.40’a kadar, İstanbul 10. İcra Müdürlüğü’nde açık arttırma suretiyle yapılacaktır. Bu arttırmada tahmin edilen kıymetinin %60’ını ve rüçhanlı alacaklılar varsa alacakları mecmuunu ve satış masraflarını geçmek şartı ile ihale olunur. Böyle bir bedelle alıcı çıkmazsa en çok arttıranın taahhüdü baki kalmak şartı ile 13/07/2012 tarihinde Saat: 10.30’dan 10.40’a kadar, İstanbul 10. İcra Müdürlüğü’nde ikinci arttırmaya çıkarılacaktır. Bu arttırmada da bu miktar elde edilmemiş ise gayrimenkul en çok arttırana ihale edilecektir. Şu kadar ki arttırma bedelinin malın tahmin edilen kıymetinin %40’ını bulması ve satış isteyenin alacağına rüçhanı olan alacakları toplamından fazla olması ve bundan başka paraya çevirme ve paylaştırma masraflarını geçmesi lazımdır. Böyle fazla bedelle alıcı çıkmazsa satış talebi düşecektir. 2Arttırmaya iştirak edeceklerin, tahmin edilen kıymetin %20’si nispetinde pey akçesi veya milli bir bankanın bu miktarı havi teminat mektubunu vermeleri lazımdır. Satış peşin para iledir. Alıcı istediğinde 10 günü geçmemek üzere mehil verilebilir. Damga vergisi, tapu alım harcı ve masrafları, KDV ile tahliye ve teslim masrafları alıcıya aittir. Tellaliye resmi, tapu satım harcı ve birikmiş vergiler satış bedelinden ödenir. 3İpotek sahibi alacaklılarla diğer ilgililerin* bu gayrimenkul üzerindeki haklarını hususi, ile faiz ve masraf dahil olan iddialarının dayanağı belgeleri ile 15 gün içinde dairemize bildirmeleri lazımdır. Aksi takdirde hakları tapu sicili ile, sabit olmadıkça paylaşmadan hariç bırakılacaklardır. 4İhaleye katılıp da daha sonra ihale bedelini yatırmamak suretiyle ihalenin feshine sebep olan tüm alıcılar ve kefilleri, teklif ettikleri bedel ile son ihale bedeli arasındaki farktan, diğer zararlardan ve temerrüt faizinden müteselsilen mesuldürler. İhale farkı ve temerrüt faizi ayrıca hükme hacet kalmaksızın dairemizce tahsil olunacak ve varsa öncelikle teminat bedelinden alınacaktır. 5Şartname, ilan tarihinden itibaren herkesin görmesi için dairede açık olup, masrafı verdiğinde isteyen alıcıya bir örneği gönderilebilir. 6Satışı iştirak edenlerin şartnameyi görmüş ve münderecatını kabul etmiş sayılacakları, başkaca bilgi almak isteyenlerin yukarıda numarası yazılı dosya numarasıyla müdürlüğümüze başvurmaları ilan olunur.21.05.2012 (İc.İf.K.126) (*) İlgililer tabirine irtifak hakkı sahipleri de dahildir. (*) Tebliğ yapılamayan ilgililere İİK’nin 126 ve 127. mad. göre ilanen tebliğ olunur. “Resmi ilanlar: www.ilan.gov.tr’de” (Basın: 32594) VEFAT Resan Sakızlıoğlu ve Sudi İlkorur’un oğlu, Ayşe İlkorur’un babası, Yunus, Emine İlkorur ve Şule Sakızlıoğlu’nun ağabeyi, Pınar İlkorur’un eşi MEHMET İLKORUR’u kaybettik. Acımız sonsuz... Tüm sevenlerinin başı sağ olsun. AİLESİ TC POLATLI/ANKARA 1. İCRA DAİRESİ TAŞINIRIN AÇIK ARTIRMA İLANI 2012/143 TLMT. Bir borçtan dolayı hacizli ve aşağıda cins, miktar ve değerleri yazılı mallar satışa çıkarılmış olup: Birinci artırmanın 22/06/2012 günü saat 15.30 15.40’ta AnkaraPolatlı Karayolu 70. Km. (Kargalı Köyü Yol Ayrımından itibaren 300 Metre ilerde)’da yapılacağı ve o gün kıymetlerinin %60’ına istekli bulunmadığı takdirde 27/06/2012 Çarşamba günü aynı yer ve saatte 2. artırmanın yapılarak satılacağı; Şu kadar ki, artırma bedelinin malın tahmin edilen değerinin %40’ını bulmasının ve satış isteyenin alacağına rüçhanı olan alacakların toplamından fazla olmasının ve bundan başka paraya çevirme ve payların paylaştırma giderlerini geçmesinin şart olduğu; mahcuzun satış bedeli üzerinden %18 oranında KDV’nin alıcıya ait olacağı ve satış şartnamesinin, icra dosyasından görülebileceği; gideri verildiği takdirde şartnamenin bir örneğinin isteyene gönderilebileceği; ihaleye katılacaklardan %20 oranında nakit veya milli bir bankanın teminat mektubu alınacaktır, fazla bilgi almak isteyenlerin yukarıda yazılı dosya numarasıyla Dairemize başvurmaları ilan olunur. 14/05/2012 Takdir Edilen Değeri TL. Adedi Cinsi 240.000,00 3 Takım 3 Takım Sermak Marka, Seri Numaralı 4 Ayaklı, St Blok Kesme Makinası ve Başkesme Makinası 60.000,00 1 Takım 1 Takım Aldemir Marka, Seri Numaralı 2 Ayaklı Blok Kesme Makinası ve Başkesme Makinası (İİK m.114/1, 114/3) *: Bu örnek, bu Yönetmelikten önceki uygulamada kullanılan Örnek 63’e karşılık gelmektedir. “Resmi ilanlar: www.ilan.gov.tr’de” (Basın: 33041) Balbay: Ergenekon’u duydunuz mu? Orakoğlu’na soru sormak üzere söz alan Mustafa Balbay, Orakoğlu’nun “Ankara’da Gölge Oyunları” adlı kitabında bir bölüm okuyarak “Bu kitapta benim Mayıs 2003’teki ‘Genç subaylar tedirgin’ haberime gönderme yapıyorsunuz. Devamında da Ankara Barosu’ndan bir grup avukatın bu haberle ilgili suç duyurusunda bulunduğunu yazıyorsunuz. Siz bu kitabı 2006’da yazmışsınız. Savcılık bu konuda takipsizlik kararı verdi. Sizin bu gelişmeyi de yazmanız gerekmez miydi” diye sordu. Orakoğlu “Evet haklısınız, bunu da öğrenip yazmam gerekirdi” diye yanıt verdi. Balbay’ın “Siz Emniyet İstihbarat Daire Başkanlığı görevindeyken terör örgütleri listesi yaptınız. Size Ergenekon adlı bir terör örgütüne ilişkin bilgi geldi mi” sorusu üzerine Orakoğlu “Hayır, o dönem bilgimiz yoktu” diye konuştu. Balbay “Sizin kitabınızın adı ‘Ankara’da Gölge Oyunları.’ Burada gerçek yok, gölge var” dedi. Prof. Yalçın Küçük, soru sormak üzere söz isteyince Özese “Sanığın sizinle ilgili beyanı yok. Siz sorularınızı yazılı verin” dedi. Ancak Küçük, sanık sıralarının önüne doğru yürüyerek soru sormak için ısrar edince Özese zorla çıkarılması talimatı verdi. Nüfus cüzdanımı kaybettim. Hükümsüzdür. FERHAT PEKER C MY B C MY B
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog