Bugünden 1930'a 5,418,512 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 26 MAYIS 2012 CUMARTESİ dishab@cumhuriyet.com.tr 12 DIŞ HABERLER İsrail’in Suriyeli üst düzey yetkililere suikast girişimini doğruladığı bildirildi Yemeklerine zehir kattılar Ö zgür Suriye Ordusu’nun Suriyeli yetkililere suikast girişiminde bulunulduğu iddialarına dair güvenilir istihbarat sağlandığını yazan Haaretz’e göre İsrailli yetkililer bunu dönüm noktası olarak görüyor. İsrailli yetkililere göre muhalefetin Esad’ın yakın çevresine girebilmesi, rejim hakkında tereddütler doğuruyor. Dış Haberler Servisi İsrailli üst düzey yetkililer, Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esad’ın kayınbiraderi Asaf Şevket ve bazı üst düzey yetkililere, yemeklerine zehir katılarak suikast girişiminde bulunulduğunu doğruladı. İsrail’de yayımlanan Haaretz gazetesinin haberine göre, Şam rejimi üst düzey yetkililerine suikast girişiminde bulunulduğu yönünde güvenilir istihbarat sağlandı. Suriyeli yetkililerin yalanlamalarına rağmen, muhalif Özgür Suriye Ordusu’nun (ÖSO) iddialarının doğru olduğunu yazan gazete, beş gün önce yaşanan olayın ardından yetkililerin tedavi edilerek kurtulduklarını bildirdi. Suikast girişimini Suriye’deki geDış Haberler Servisi İran’daki kutsal mekânları ziyaretinin ardından ülkelerine dönerken Suriye’de kaçırılan 11 Lübnanlı Şii serbest bırakılarak Türk yetkililere teslim edildi. Lübnan Başbakanı Necip Mikati, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun kendisini aradığını ve Lübnanlıların durumlarının iyi olduğunu açıkladı. İki gün önce Suriye’nin Halep kentinde Esad yönetimi karşıtı Özgür Suriye Ordusu tarafından kaçırıldıkları öne sürülen rehineler Lübnan’da mezhep gerilimini tırmandırmıştı. Hedef alınan yetkililer arasında Esad’ın kayınbiraderi Asaf Şevket de bulunuyor. REHİNELER TÜRKİYE’DE tığı, yetkililerin derhal hastaneye kaldırılarak “son dakikada” kurtarıldığı da gelen haberler arasında. Haberlerin yayılmasının ardından, zehirlendiği bildirilen yetkililerden bazıları televizyonda canlı yayına çıkarılmış, bazıları da canlı yayına telefonla bağlanarak hayatta olduklarını kanıtlamışlardı. Telefonla bağlananlardan İçişleri Bakanı El Şaar, suikast girişimini yalanlamıştı. Yetkililerden bazıları da o günden beri kamuoyu önüne çıkmadılar. Sekülarizm Neden Sorgulanıyor? AKP’nin “İslamcı” etiketini reddetmesi ve “muhafazakâr” tanımına sıkı sıkıya yapışması üzerine belki şimdiye dek ciltlerce makale yazıldı. Ancak bu ayrımın günümüzde ne anlama geldiği bizde yüzeysel biçimde kabullenilen her tanım gibi hak ettiğince irdelenmedi… Bilgi Üniversitesi’ndeki “İstanbul Seminerleri”nde izlediğim İsrailli akademisyen Avishai Margalit, bugüne değin bu konuda duyduğum en çarpıcı çözümlemeyi yaptı: lişmeler açısından bir dönüm noktası olarak nitelendiren İsrailli yetkililer, muhalefetin Esad’ın yakın çevresine ulaşabilmesinin rejim hakkında tereddütler yarattığını belirttiler. Yetkililer, suikast girişiminin, Suriye’de isyanın artık taşradan çıkarak, rejimin liderlerine uzanabilecek durumda olduğunu kanıtladığını, gelecekte benzeri suikastların yönetimi çökertebileceğini söylediler. Suriye’den alınan istihbarat konusunda bilgilendirildikleri belirtilen yetkililere göre, ze El Sahabe Tugayı hirleme girişimi ÖSO’nun El Sahabe Tugayı tarafından gerçekleştirildi. Suikast girişiminin Asaf Şevket’in yanısıra, Savunma Bakanı Davud Rajha, İçişleri Bakanı Muhammed el Şaar, Devlet Başkanı Yardımcısı’nın danışmanlarından Hasan Türkmeni, Ulusal Güvenlik Şefi Hişam Bahtiyar ve Baas Partisi Ulusal Sekreteri Muhammed Said Bahtiyan’ı hedef aldığı bildiriliyor. ÖSO, 20 Mayıs’ta yaptığı açıklamada, suikast girişiminin bir gün önce, Bahtiyan’ın koruma görevlilerinden biri tarafından gerçekleştirildiğini, muhaliflere katılan görevlinin yurtdışına kaçırıldığını duyurmuştu. Koruma görevlisinin, “kriz yönetim hücresi” toplantısı sırasında sunulan yemeklere zehir kat maddeden oluşan iki çeşit toz zehir ÖSO Sahabe Tugayları Basın Bürosu’ndan yapılan bir açıklamada, suikast girişiminin ayrıntılarına yer verildi ve bazı üst düzey yetkililerin öldüğü öne sürüldü. AA’nın haberine göre açıklamada, “kriz yönetim hücresi”nin 2 ay boyunca izlendiği, suikast için 5 güçlü maddenin bileşiminden oluşan renksiz ve tatsız sıvı ile iki çeşit toz zehir hazırlandığı belirtildi. Açıklamada, 19 Mayıs’taki toplantıda bulunanların farklı oranlarda zehirlendikleri kaydedildi. Suriye’de dün cuma namazından sonra çıkan yönetim karşıtı gösterilerde ve düzenlenen operasyonlarda ise 11 kişinin öldüğü bildirildi. 5 inci muhafazakâr füzyon’ ve postsekülarizm “Dincilerle muhafazakârları birbirinden ayırmak artık olanaksız” dedi Margalit; “Birbiriyle iç içe geçen ve aralarında hemhal olan bu iki eğilim giderek ortak bir füzyon oluşturuyor!” Böylece “Biz dinci değiliz; mütedeyyiniz/ muhafazakârız!” ayrımı anlamını yitirmiş oluyor. Edward Said’in “Oryantalizm” ekolüne ve kitabına cevap mahiyetinde (İan Burma ile birlikte) “Oksidentalizm” kitabını yazan, İsrail solunun akademik dünya içindeki en tanınmış savunucularından olan Margalit meseleye salt İslamcılar açısından yaklaşmıyor. İsrailFilistin davasında barışçı politikaları savunan “Peace Now” hareketinin kurucularından olan Prof. Avishai Margalit geçerliğini yitiren “dincimuhafazakâr ayrımına” yönelik yaptığı bu saptamayı İsrail ve İsrail’in dincileriyle muhafazakârları dahil olmak üzere tüm Ortadoğu geneline mal ediyor: “Muhafazakârlar eskiden bugün olduğu gibi siyasileşmemişti” diyen İsrailli bilim adamı sözlerini özetle şöyle sürdürüyor: “Muhafazakârların derdi eskiden aile değerlerini korumaktı. Muhafazakârlar; dinciler gibi büyük siyasetle ilgilenmezlerdi. Son yıllarda yaşanan muazzam kentleşme ve göç hareketleri sonunda, ‘dinciler’ muhafazakârlaşırken ‘muhafazakârlar’ dincileşti. Bunun örneğini biz İsrail’de de görüyoruz. (Dinin yaygın uygulamaları/ güncelleşmiş hali diyebileceğimiz) Halk dininin popular religion yerini; katı emredici kalıpların başat çıktığı ‘normatif din’ aldı. ‘Postsekülarizm’ (dinin kamuya sokulması) tartışması şimdi böyle bir konjonktürde yapılıyor. Sekülarizm Ortadoğu’da zaten öteden beri ince bir katmandı. Şimdi artık kutsal kitaplarda demokrasiye uygun düşen sureler aranırken o katman da kalkıyor. İslamdaki ‘şura’nın bir demokrasi/demokratikleşme kaynağı olduğunu söylemek ancak kuşları (kuş beyinlileri?) ikna eder. Burada sorulması gereken soru şu: Dinci muhafazakârlar/ muhafazakâr dinciler (yani ‘füzyon’!) demokrasiyi taviz babından değil! gerçek manada asli değer kabul ediyor mu/ etmiyor mu? Bu sorunun yanıtı henüz belli olmamıştır.” Bilgi Üniversitesi’nde “Zor Zamanlarda Demokrasinin Vaatleri” başlığı altında yapılan ve beş gün boyunca süren “İstanbul Seminerleri”nin, en akılcı konuşmacılarından biriydi Avishai Margalit. RESET seminerlerini bundan önceki yıllarda da izledim. Ancak “Doğu ve Batı’nın düşünürleri Boğaz’ı birleştiriyor/Philosophers Bridge the Bosphorous” logosu altında düzenlenen bu yılki semineri özellikle ilginç buldum. Çünkü bırakın Boğaz’ın iki yakasını Doğu’yu ve Batı’yı! birleştirmeyi, aralarında çok üst düzey isimlerin bulunduğu düşünürlerin çoğu artık bastıkları yeri bulmakta güçlük çekiyorlar ve bu üstelik açık biçimde fark ediliyor. O kadar ki beş gün boyunca hep devamlı başa sarıldı ve “Demokrasi nedir?”, “Sekülarizm nedir?”, “Liberalizm nedir?”, “Kamu alanı nedir?”, “Din özgürlüğü nedir, ne değildir?” gibi en basit ve temel sorular, değişen dünyanın değişen parametrelerini anlamak adına sil baştan masaya yatırıldı… Son yirmi yılda birbirini izleyen büyük paradigma değişiklikleri; siyaset alanında derinlemesine uzmanlık kazanmış ciddi uzmanları bile tereddüde düşürür oldu: Berlin Duvarı’nın çöküşü, 11 Eylül, IrakAfganistan savaşları, 2008 finans krizini izleyen ekonomik krizle Arap Baharı olaylarının şekillendirdiği yeni küresel ortamı anlamlandırmakta kuramsal düşünce artık yetersiz kalıyor. Kuramsal referansların muğlaklaştığı böylesi bu çerçevede işte Margalit’in analizini gayet zihin açıcı buldum. Konuşmaların dönüp dolaşıp geldiği “postsekülarizm” bağlamında sırf “dincimuhafazakâr füzyonuna” işaret etmesi açısından değil; arka plandaki kentleşme sürecinin rolüne işaret etmesi açısından da ilginçti bu tahlil. Bulunduğumuz yörede “postsekülarizmi” gündeme taşıyan olgulardan biri “hızlı kentleşme” ise diğeri küreselleşme ile dünya çapında ön plana çıkan “egemenlik krizi” oluyor. Bu konuya da “sekülarizmin” sil baştan ne olup olmadığını anlatmak zorunda kalan ve “siyasi sekülarizm” üzerinde en vurucu saptamaları yapan Amerikalı akademisyen Jean Cohen dikkat çekti. “Siyasi sekülarizm kavramı, egemenlik kavramı ile birebir ilişkilidir” dedi Cohen: “Dinin rolünü denetleyebilmesi için devletin ‘egemen’ olması gerekir...” “Egemenlik krizi” küreselleşme ile at başı gittiğinden “sekülarizm” de ister istemez krize giriyor. Cohen; siyasi sekülarizmin sadece Türkiye’de değil, tüm dünyada tehdit altında olduğunu söylüyor. Yarın buradan devam… ‘D Dış Haberler Servisi Mısır’daki gerçek anlamda ilk cumhurbaşkanlığı yarışından gelen sonuçlar, Müslüman Kardeşler’in adayının ikinci tura kalacağını gösteriyor. Ülkenin en güçlü siyasi gücü Müslüman Kardeşler, yaptıkları tahmine göre ikinci turda adayları Muhammed Mursi’ye karşı eski bakan Ahmed Şefik’in yarışacağını bildirdi. Ancak seçim komisyonu net sonuçları salı günü açıklayacak. Seçim öncesi kamuoyu yoklamalarında popüler görünen Amr Musa’nın oy oranının beklenenin altında kaldığı, sol aday Hamdin Sabahi’nin ise beklenenden fazla oy aldığı gelen haberler arasında. Amr Musa ile Müslüman Kardeşler’den ayrılan Abdulmunim Ebu’l Futuh arasındaki televizyon tartışması sırasında yapılan karşılıklı suçlamaların her iki adayın imajını da olumsuz etkilediği, oylarının bu yüzden düştüğü yorumları yapılıyor. Siyasi gözlemciler, seçim öncesi yapılan tahminlerin Müslüman Kardeşler’in örgütlülük gücünü hesaba katmadığı görüşünde birleşiyor. MISIR SEÇİMLERİ Kardeşler ikinci turda Ukrayna meclisinde Rusçanın resmi dil olarak tanınmasını öngören tasarı yüzünden muhalefet ile çoğunluk partisi milletvekilleri birbirine girdi. (EPA) Ukrayna’da dil kavgası DENİZ BERKTAY Temel kavramlar muğlaklaşıyor İskoçya’da ayrılık rüzgârı Dış Haberler Servisi İskoçya’da, bölgesel hükümetin Başbakanı Alex Salmond önderliğinde, Birleşik Krallık’tan bağımsızlık kampanyası başlatıldı. “Evet İskoçya” kampanyasının 2014 yılından önce yapılması beklenmeyen referandumdan çok önce başlatılması İngiltere’de endişe yarattı. Salmond dün başkent Edinburgh’da yaptığı açıklamada, “İskoçya’nın bağımsız olmasını istiyorum. Başka herhangi bir ülke kadar iyi olduğumuzu bildiğim için istiyorum” diye konuştu. Salmond’un lideri olduğu ayrılıkçı İskoç Ulusal Partisi, referandumu İskoçların İngilizleri yendiği Bannockburn Savaşı’nın 700. yıldönümüne denk gelen 2014 yılında yaparak, milliyetçi eğilimleri tırmandıracak. İngiltere ile birliği savunanlar ise desteğin artmaması için referandumun bir an önce yapılmasını istiyor. KİEV Ukrayna parlamentosunda Rusçanın Ukrayna’nın güney ve doğu illerinde “bölgesel resmi dil” ilan edilmesini öngören yasa tasarısının tartışıldığı oturumda milletvekilleri arasında çıkan kavgada bir mil letvekili, ağır yaralandı. Ukrayna’da iktidarda bulunan Bölgeler Partisi tarafından parlamentoya sunulan ve Ukrayna’nın 27 yönetim biriminden 13’ünde Rusça’nın resmi statüye kavuşmasını öngören yasa tasarısı, Ukraynacanın ülke genelinde tek resmi dil olarak kalmasını savunan milliyetçi çizgideki muhalif partilerin sert tepkisine neden oldu. Önceki günkü oturumda, Bölgeler Partisi milletvekillerinin parlamento kürsüsünü abluka altına almaları ile artan gerginliğin sonucunda çıkan kavgada, cezaevindeki eski Başbakan Yulya Timoşenko’nun partisine mensup bir milletvekili, başından yaralanarak hastaneye kaldırıldı. Seçmen ta banının büyük kısmı Rusça konuşulan Güney ve Doğu Ukrayna’da bulunan iktidardaki Bölgeler Partisi, Rusçanın resmi kullanım alanının arttırılmasını savunurken, milliyetçi çizgideki muhalefet partileri, Rusçanın etki alanının artmasının Ukrayna kültürünü olumsuz etkileyeceği gerekçesiyle buna karşı çıkıyor. Hollande işe Kâbil’le başladı Dış Haberler Servisi Fransa’nın çiçeği burnunda Cumhurbaşkanı François Hollande, Fransız askerlerinin erken çekilmesini görüşmek üzere Afganistan’a sürpriz bir ziyarette bulundu. Kampanyasında Afganistan’daki Fransız askerlerinin bu yıl çekileceği sözü veren Hollande, kısa süre kaldığı başkent Kâbil’de, bu ülkede bulunan 3 bin 300 Fransız askerinden bir bölümünü ziyaret etti. Hollande, Afganistan Devlet Başkanı Hamid Karzai ile de bir araya geldi. Hollande, Fransız askerlerini bu yılın sonuna kadar Afganistan’dan çekme planını ABD’nin Chicago kentinde yapılan NATO zirvesinde açıklamıştı. Hollande, bu “egemen karar” konusunda Fransız askerlerini bizzat bilgilendirmeyi istemişti. Eski Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy, askerleri gelecek yıl çekmeyi planlıyordu. Fransa işgalin başladığı 2001’den bu yana Afganistan’da 83 kayıp verdi. (AFP) TC ANKARA 22. İCRA MÜDÜRLÜĞÜ’NDEN TAŞINMAZIN AÇIK ARTTIRMA İLANI DOSYA NO: 2011/21.TAL Satılmasına karar verilen gayrimenkulün cinsi, kıymeti, evsafı, Satış Şartları: Ankara ili Altındağ ilçesi Fevzipaşa mahallesi Celal Atik sokak 4 kapı nolu Köseoğlu İşhanının bulunduğu yere rastlayan imarın 9316 ada 19 parselini teşkil eden 1585 m2 arsa üzerine inşa edilen 73/7065 arsa paylı 4. kat 72 nolu, 2 oda antre koridor mutfak WC’den müteşekkil net: 49 m2 kullanım alanlı büro vasıflı taşınmaz, bir borçtan dolayı açık artırma suretiyle satılacaktır. Gayrimenkulün geniş evsafı dosyada mevcut bilirkişi raporunda açıklanmıştır. TAKDİR OLUNAN KIYMETİ: 45.000,00.TL %18 KDV Alıcıya aittir 1 Satış 02/07/2012 günü saat 16.15’ten 16.25’e kadar Ankara Adliyesi 2 Nolu Mezat salonda, açık artırma sureti ile yapılacaktır. Bu artırmada tahmin edilen kıymetin %60’ı ve rüçhanlı alacaklılar varsa mecmuunu ve satış ve paylaştırma masraflarını geçmek şartı ile ihale olunur. Böyle bir bedelle alıcı çıkmaz ise en çok artıranın taahhüdü baki kalmak şartıyla, gayrimenkul 12/07/2012 günü saat 16.15’ten 16.25’e kadar Ankara Adliyesi 2 Nolu Mezat Salonu’nda ikinci artırmaya çıkarılacaktır. Bu artırmada da bu miktar elde edilmemiş ise gayrimenkul en çok artıranın taahhüdü baki kalmak üzere artırma ilanında gösterilen müddet sonunda en çok artırana ihale edilecektir. Şu kadar ki, artırma bedelinin malın tahmin edilen kıymetinin %40’ını bulması ve satış isteyenin alacağına rüchanı olan alacakların toplamından fazla olması ve bundan başka, paraya çevirme ve paylaştırma masraflarını geçmesi lazımdır. Böyle fazla bedelle alıcı çıkmaz ise satış talebi düşecektir. 2 Açık artırmaya katılmak isteyenlerin takdir edilen kıymetin %20’si nispetinde nakit pey akçesi (TL) ya da bu miktar kadar milli bir bankanın kesin ve süresiz (Dosya numarası belirtilerek) teminat mektubunu vermeleri gerekmektedir. Satış peşin para iledir. Alıcı istediği takdirde kendisine 10 günü geçmemek üzere mehil verilebilir. Katma değer vergisi, ihale damga vergisi, alıcı adına tahakkuk edecek 1/2 tapu harcı satın alana ait olacaktır. Birikmiş emlak vergi borçları, Tellaliye resmi ile satıcı adına tahakkuk edecek tapu harçları satış bedelinden ödenir. Tahliye ve teslim giderleri ihale alıcısına aittir. 3 İpotek sahibi alacaklılarla, diğer ilgililerin(*), varsa irtifak hakkı sahipleri de dahil olmak üzere bu gayrimenkul üzerindeki haklarını, faiz ve masrafa dahil olan iddialarını dayanağı belgeler ile 15 gün içinde müdürlüğümüze bildirmeleri gerekir. Aksi takdirde, hakları tapu sicili ile sabit olmadıkça, paylaşmadan hariç bırakılacaktır. 4 Taşınmazı satın alanlar, ihaleye alacağına mahsuben iştirak etmemiş olmak kaydıyla, ihalenin feshi talep edilmiş olsa bile, satış bedelini derhal veya İİK. 130. maddeye göre verilen süre içinde nakden ödemek zorundadır. 5 Gayrimenkul kendisine ihale olunan kimse müddetinde parayı vermezse ihale kararı fesh olunarak, kendisinden evvel en yüksek teklifte bulunan kim ise arzetmiş olduğu bedelle almaya razı olursa ona, razı olmaz veya bulunmazsa hemen artırmaya çıkarılır. Bu artırma ilgililere tebliğ edilmeyip, yalnızca satıştan en az yedi gün önce yapılacak ilanla yetinilir. Bu artırmada teklifin İİK. 129. maddedeki hükümlere uyması şartıyla taşınmaz en çok artırana ihale edilir. İhalenin feshine sebep olan tüm alıcılar ve kefilleri teklif ettikleri bedelle son ihale bedeli arasındaki farktan ve diğer zararlardan ve ayrıca temerrüt faizinden müteselsilen sorumludur. İhale farkı ve temerrüt faizi ayrıca hükme gerek kalmaksızın İcra Müdürlüğünce tahsil olunur. 6 Şartname ilan tarihinden itibaren Müdürlüğümüzde herkesin görebilmesi için açık olup, masrafı verildiği takdirde isteyen alıcıya bir örnek gönderilebilir. 7 Satışa iştirak etmek isteyenlerin şartnameyi görmüş ve münderecatını kabul etmiş sayılacakları, başkaca bilgi almak isteyenlerin 2011/21.TAL sayılı dosya numarası ile Müdürlüğümüze başvurmaları rica olunur. 17/05/2012 (İc. İf. K. 126) (*) İlgililer tabirine irtifak hakkı sahipleri de dahildir. “Resmi ilanlar: www.ilan.gov.tr’de” (Basın: 32835) C MY B C MY B
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog