Bugünden 1930'a 5,432,496 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 24 MAYIS 2012 PERŞEMBE kultur@cumhuriyet.com.tr 14 KÜLTÜR Soundgarden Festivali için geri sayım Kültür Servisi Babylon’un yepyeni festivali Soundgarden bu sene ilk kez 26 Mayıs Cumartesi günü İstanbul Parkorman’da düzenleniyor. Kapıların saat 14.00’te açılacağı Babylon Soundgarden Festivali’nin, Happy Sounds sahnesinde The Parov Stelar Band, Oi Va Voi, Caravan Palace, Büyük Ev Ablukada ve 123 gibi gruplar performans gösterecek. Ana sahnenin yanı sıra alternatif sahne Orman Sahnesi’nde ise Oldies But Goldies, Club Bangkok, Alnıtemiz Stand Up Gösterisi, Hayvansaray, Bant Mag sunar Grup Ses Beats ve Çerikunda gibi DJ ve sanatçılar sahnede olacak. Birçok farklı aktivite, bitpazarı, plak dükkânı, Bant Pazarı gibi bir programla festival sezonu Parkorman’da Babylon Soundgarden ile açılacak. ‘En iyi dostum müzik’ 13 yıl aradan sonra İstanbul’da iki konser veren Suzanne Vega ile politikadan yakın arkadaşı Leonard Cohen’e, danstan şarkılarının dünyasına uzandık ZÜLAL KALKANDELEN ŞT sahnesinde ‘yeni oyuncular’ Kültür müdürünün ardından tiyatro müdürü Abdullah Kaplan da görevden alındı CEREN ÇIPLAK Uluslararası Kâğıt Sanatı Trienali Ⅵ Kültür Servisi Uluslararası Kâğıt Sanatı Trienali’nin (Paper Global 2International Paper Art Triennal) ikincisi, Almanya’nın Bavyera eyaletine bağlı Deggendorf kentinde açıldı. 16 Eylül’e kadar sürecek Trienal’e, 23 ülkeden 224 sanatçı başvuruda bulundu. Seçilen 18 ülkeden 78 sanatçının yapıtlarından oluşan sergide, Türkiye adına sanatçı Lale Çavuldur da yer alıyor. Yapıtlarını atık kâğıtları dönüştürerek üreten Çavuldur, Paper Global 2 sergisine “Arap Devrimi” adındaki kolajıyla katılıyor. Büşra Ersanlı’ya PEN morali Ⅵ Kültür Servisi İngiltere PEN’in 23 Mayıs’ta kutlanan “Dünya Kitap Gecesi” için dünya genelinde tehlike altında olan yazarlara gönderdiği Marcus Zuzak’ın “The Book Thief” (Kitap Hırsızı) isimli kitabı Türkiye’den Büşra Ersanlı’ya da postalandı. PEN üyelerinden Cat Lucas’ın bu süreci kaleme aldığı yazıda, Büşra Ersanlı’nın teşekkür notuna da yer verildi. Metnin tamamı için: www.englishpen.org/worldbooknightreachesturkey/ “Folk müziğinin evrensel yüzü” diye anılan Suzanne Vega’yı 13 yıl sonra yeniden ağırladı İstanbul. 1999’da İstanbul Caz Festivali’nde verdiği konserle akıllarda yer etmiş, her şarkısıyla ruhlara bir parça daha dinginlik katmıştı. Bu defa aynı deneyim Salon’da yaşandı. “Baylar, Bayanlar New York’un Suzanne Vega’sı!” anonsuyla sahneye çıktığında, olanca sadeliğiyle, siyah pantolon ve ceketiyle karşımızdaydı Vega. Görüntüsüne ihtişam katan tek şey, “Marlene on the Wall”u söylerken Marlene Dietrich’ten esinlenerek taktığı kocaman silindir şapkaydı. Bir ara Türkçe konuşma kılavuzundan birkaç cümle okudu, Orhan Pamuk’un kitabını okuduğunu ve kendisini konserine davet ettiğini söyledi. Şarkılarıyla ilgili öyküler anlattı, Picasso’yu ve Frank Sinatra’yı andı... Gitarist Gerry Leonard’la birlikte sahnede sadece iki kişilerdi ama Vega’nın etkileyici yorumu ve sıradan insanlara dair şarkıları, hepimizi farklı bir atmosfere taşıdı. Herkesin beklediği “Luka” ve “Tom’s Diner” dahil olmak üzere eski ve yeni şarkılarını seslendirerek tamamladı 1.5 saatlik performansını. Konser öncesinde Suzanne Vega ile konuştuğumda merak ettiklerimi sorma olanağı buldum. Sizi ‘Leonard Cohen’in kadın versiyonu’ diye tanımlayanlar var. Ne diyorsunuz buna? Benim hakkımda düşündükleri için memnunum ama nitelendirici bir etikete ihtiyacım yok. Leonard Cohen’i seviyorum fakat benim kendi sesim var. 1980’lerde Cohen’le bir konserinde tanıştım ve imzasını almak istedim. Beni yansıtan iki kadın silueti çizip altına “L.C.” yazdı. Bir siluet olarak çizilmekten ziyade daha net bir şekilde anılmak istemiştim. Ayrıca adını sadece baş harfleriyle değil, tümüyle yazmalıydı! Ama bu konuları daha sonraki yıllarda konuşup hallettik. Gençken dansçı olmak istiyordunuz ama sonuçta müzisyen oldunuz. Neden? Lisedeyken dansçı olmak istiyordum ve bütün eğitimim o yöndeydi. Dansçı olamadım; çünkü öğretmenlerim çok fazla düşündüğümü ve dansta iyi ᮣ ‘Yalnız bir çocukluk geçirdim. Müzik benim en iyi dostum. Farklı kültürlerle ve insanlarla buluşmamı sağlayan yol’ diyen Vega, İstanbul’daki ilk akşamki konserinde Türkçe konuşma kılavuzundan birkaç cümle okudu, Orhan Pamuk’u konserine davet etti, şarkılarıyla ilgili öyküler anlattı, Picasso’yu ve Frank Sinatra’yı andı... olmadığımı söyledi. Düşünme gücümü kullanabileceğim bir eğitim almamın daha doğru olacağını anlattılar. Peki müzik size hangi kapıyı açtı? Dünyayla iletişim kurma yolunu açtı. Oldukça yalnız bir çocukluk geçirdim ben. Müzik, benim en iyi dostum. Farklı kültürlerle ve insanlarla buluşmamı sağlayan yol... Bir keresinde Leonard Cohen’e ‘Şarkılarında gerçeği anlatıyorsun. İçini nasıl bu kadar kolay döküyorsun’ diye sormuştunuz. Şimdi aynı soruyu ben size sormak istiyorum... Ona ‘Olanı mı anlatıyorsun, yoksa yalan mı söylüyorsun?’ dediğimi hatırlıyorum. O da bana ‘Olanı anlatırsın, yalan söylersin, şarkıyı tamamlamak için ne yapman gerekiyorsa onu yaparsın’ demişti. Hem gerçekleri anlatıp hem de bunun yaşadıklarınızı tümüyle ortaya dökmek şeklinde olmamasının bir yolunu bulabilirsiniz. ‘Müziğimi doğrudan politik olarak sınıflandırmıyorum’ demiştiniz. Yine de yıllardır politik ve özellikle sosyal meselelere dikkat çektiniz, Amnesy International’a üyesiniz... Politika günden güne değişiyor ama yoksulluk, işsizlik, ayrımcılık gibi sosyal sorunlar hep var. Politikadan pek hoşlanmıyorum ama sosyal meselelere duyarlıyım. Bazı müzisyenler, New York’ta ‘Wall Street’i İşgal Et’ hareketine destek veriyor. Bu konuda görüşünüz ne? İşgal hareketiyle ilişkim biraz karışık. Eşim, o eylemde tutuklanan insanları savunan bir avukat. Hayatım bununla geçiyor ama protestolara katılmıyorum. Ben daha çekingen bir insanım. Politik bir ailede büyüdüm, protestolara katılan bir annem ve babam vardı. Ama ben daha çok kendi kendimleydim, masama oturup yazı yazmaktan hoşlanıyorum. Materyalist dünyaya karşı tepki göstermenin iyi bir yolu. (www.zulalkalkandelen.com) stanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları’nın (İBBŞT) idari birimlerinde taşlar yerinden oynuyor. İBBŞT’nin yönetimini sanatçılardan alıp belediye bürokratlarına devreden yeni yönetmelik sonrası şimdi de İBBŞT Müdürü Abdullah Kaplan görevden alındı. Kaplan’ın yerine gelecek isim ise Gaziantep İl Kültür Müdürü Salih Efiloğlu. Yaklaşık iki ay önce de İBB Kültür Müdürü Hüseyin Öztürk görevden alınmıştı. Peki, yönetmelik kirizi sonrasında Abdullah Kaplan neden görevden alındı? İBB Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanlığı’ndan edindiğimiz bilgiye göre bu görev değişikliğinin “yeni yapılanma” kapsamında gerçekleştirildiği ve yeni bir ekip kurulmaya başlandığı belirtiliyor. Öte yandan aldığımız duyumlara göre yeni yönetmeliği hazırlayanların başında geldiği söylenen Kaplan’ın yeni yönetmelikteki pek çok aksaklığın sorumlusu olarak görüldüğü söyleniyor. Kaplan’ın bu yönetmelikle İBB Başkanı Kadir Topbaş ile ŞT sanatçıları ve çalışanlarını karşı karşıya getirdiği belirtiliyor. Yaklaşık 10 yıldır ŞT’de çalışan Abdullah Kaplan bu kararı beklemediğini belirterek “Bana herhangi bir gerekçe gösterilmedi. Kurum içinde bu tip değişiklikler olabilir. Rutin bir değişiklik” dedi. Kaplan, yeni yönetmeliği ise olumlu bulduğunu söyledi. İBBŞT’nin yönetimini sanatçılardan alıp belediye bürokratlarına devreden yeni yönetmeliğin gündeme gelmesiyle başta dönemin Genel Sanat Yönetmeni Ayşe Nil Şamlıoğlu olmak üzere yönetimin önemli adları istifa etmişti. İ SANAT VE KÜLTÜR FESTİVALİİSTANCOOL Sachs’ın sanat koleksiyonu satıldı Ⅵ Kültür Servisi Geçen yıl 78 yaşında kendini vurarak intihar eden Gunter Sachs’ın, yaklaşık 300 eserin yer aldığı sanat koleksiyonu Londra Sotheby’s’de satışa sunuldu. 35.6 milyon sterlin gelir elde edilen satışın en pahalı parçası, 5.4 milyon sterline (yaklaşık 16 milyon TL) satılan Andy Warhol imzalı Briget Bardot portresi oldu. Bardot, üç yıl evli kaldığı Sachs’ın ölümünün ardından “yıkıldığını” açıklamıştı. Dünyanın yıldızı İstanbul’da ne Roitfeld, yönetKültür Servisi Bu men Andrew Domiyıl üçüncüsü düzenlenik, Mark Romanek, nen “İstanbul UlusZoe Cassavetes’in de lararası Sanat ve Külaralarında olduğu satür Festivali İstannatçılar, festival kapcool” yarın başlıyor. samında İstanbul’da Kültür ve Turizm bir araya gelecek. FesBakanlığı’nın destetivalin kreatif başkanı ğiyle sanat ve kültür Demet Müftüoğlu platformu İstanEşeli ile festival kürabul’74’ün düzenleditörü Alphan Eşeli fesği festival, bu yıl da tivalle kültür sanat moda, sanat, yayıncıdünyasının uluslararalık, müzik, mimari ve Charlie Siem sı isimlerini Türkisinema dünyasının önde gelen isimlerini ağırlayacak. ye’deki meslektaşları ile buluşYönetmen Ferzan Özpetek, turarak kültürel bir alışverişin mimar Emre Arolat, yazar Ay sağlanmasını ve İstanbul’dan şe Kulin, besteci ve piyanist farklı ülkelere ilham vermeyi Tuluğ Tırpan’ın yanı sıra ünlü amaçladıklarını belirtiyor. 27 fotoğraf sanatçısı Mario Sor Mayıs’a kadar devam edecek renti, çağdaş sanatçı Nate Low festivalin etkinlikleri ağırlıklı man, keman virtüözü Charlie olarak Vakko’nun NakkaşteSiem, Fransız Voque dergisi pe’deki binasında yapılacak. nin eski yayın yönetmeni Cari (www.istanbul74.com) Ataşehir kitapla buluşuyor Ⅵ İstanbul Haber Servisi Ataşehir’de düzenlenen kitap günlerinde 40 kitabevi ve 73 yazar kitapseverlerle buluşuyor. Ataşehir Belediyesi 1. Kitap Günleri açılış kokteyli bugün saat 12.00’de başlıyor. 24–27 Mayıs tarihleri arasında Palladium Alışveriş Merkezi’nde gerçekleştirilecek kitap günleri süresince Türkiye’nin önde gelen yazarları konuk olacak. Savaş kazanılmaz sadece kaybedilir ÖZNUR OĞRAŞ ‘Ah Smyrna`m, Güzel İzmir’im’ 18. İstanbul Tiyatro Festivali kapsamında Nesrin Kazankaya yönetiminde sahneleniyor ne imkânsız bir ilişki yaşayan annesinin benzer öykülerine de yer veren Kazankaya, bunu “Savaş bütün duyguları ama özellikle sevdaları tetikler, keskinleştirir” sözleriyle açıklıyor. Kazankaya’nın oyunda da karakterlere değişik cümlelerle söylettiği gibi “Savaş kazanılmaz, sadece kaybedenler vardır”. Kazankaya, “Savaşta emperyalist güçler kazanır. İzmir’in sonunu hazırlayan da emperyalist paylaşım savaşıdır. Bu oyun sürekli oynanıyor, dün Yugoslavya’da, bugün Ortadoğu’da” diyor. 10. kuruluş yılını ardında bırakan “Tiyatro Pera”, tüm oyunlarında olduğu gibi geçmiş ve günümüze duyduğu sorumlulukla, yakın tarihimize küçük bir pencere açıyor ve üzerine düşünmeye çağırıyor seyirciyi. İKSV ile Tiyatro Pera’nın bu festival ortak yapımında Kazankaya’ya Aysan Sümercan, Muhammet Uzuner, Defne Halman, Başak Meşe, Emre Çakman, Linda Çandır, İlker Yiğen, Doğan Akdoğan, Selin Sevdar, Asır Akkaya eşlik ediyor. Oyunun Dramaturjisi Şafak Eruyar’a, Dekor Tasarımı ise Başak Özdoğan’a ait. (Oyun bugün saat 20.30’da, pazar 16.00’da Caddebostan Kültür Merkezi’nde sahnelenecek.) C MY B C MY B ca araştırmalar yapmış. Sonucunda ise dönemle ilgili çok az şey bilindiğine kanaat Oyun bir konağın bahçesinde başlıyor. getirmiş, “Yanıp kaybolan müthiş bir Evin “yaya”sı (babaannesi) bir masada medeniyet, sanki bir ‘Atlantis’ yok oloturuyor, uzun, çok uzun bir sessizlik... Bu muş” diyor. sessizlik oyunun ilerleyen daKendisi de İzmirli olan kikalarında tanık olacağımız Kazankaya, bizi de İzmir’in ᮣ Kazankaya, acıyı, umutsuzluğu ve çaresizgeçmişiyle buluşturuyor liği o andan itibaren hissettiriyor oyunda: “Yaklaşık bir yüz“Savaşta biz seyircilere. yıl boyunca bir arada yaemperyalist güçler 1923’e götürüyor bizi oyuşamış Türk, Rum, Ermekazanır. İzmir’in nun yazarı, yönetmeni ve oyunni, Yahudi ve Levantencusu Nesrin Kazankaya... sonunu hazırlayan lerden oluşan kozmopolit “Ah Smyrna’m, Güzel İzbir topluluğun birlikte yada emperyalist mir’im” isminden de anlaşırattığı, çokkültürlü bir paylaşım savaşıdır. lacağı gibi İzmir’de geçiyor. kent İzmir. Antik kültürü, Bu oyun sürekli Mübadeleyi konu alan oyunda, mitoloji öykülerini yarabu “zorunlu göç”ün karaktertan bu toprak, emperyalist oynanıyor, dün lerin üzerinde yarattığı yıkımı savaş tanrılarının etnik Yugoslavya’da, ve çatışmayı görüyoruz. kışkırtmayla başardıklabugün Ortadoğu’da” rı büyük bir yıkıma da Oyunun birinci perdesinde ön planda bulunan bahçenin sahne olmuş. İzmir’in bu diyor. yerini ikinci perde de arka planhüzünlü sonunu anımsada gördüğümüz evin salonu alımak, halkların bir arada yor. Bahçede bir süs havuzu, bank, masa ve yaşayabilme umut ve çabasına küçük bir eskimiş yıkılmış sütunlar sanki bu eski ko katkı yapabilir belki” diyor. nakta yıllarca yaşanmışlık hissi uyandırıyor. İmkânsız aşkların da yaşandığı “Ah Oyun için “Yıllardır aklımda dönen bir Smyrna’m, Güzel İzmir’im”de, bir Türkfikirdi” diyen Kazankaya, 1.5 yıl boyun le aşk yaşayan küçük bir Rum kızıyla, ge
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog