Bugünden 1930'a 5,418,973 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

22 MAYIS 2012 SALI CUMHURİYET SAYFA HABERLER Tanal; Erdoğan, Gül, Genelkurmay Başkanı ve ABD’yi Uludere’de suça ortak olmakla suçladı 5 nefret eder, devleti ele geçiren güçler, darbeci paşalar, türkülerimizi yasaklardı. Ruhi Su komünistti onlara göre! Bugün için de değişen bir şey yok... Taksim Cumhuriyet Anıtı’na 19 Mayıs’ta çiçek, karanfil, gül, çelenk koymak için izin gerekiyor. ૽૽૽ Bu ülkede hapishaneleri, işkenceleri, darağaçlarını devrimciler gördü. Biz Ruhi Su’yu, Kemal Tahir’i, Aziz Nesin’i Can Yücel’i zindanlara attık, Sabahattin Ali’yi öldürdük, Nâzım Hikmet’i yaban ellerde ölüme terk ettik. Nâzım Hikmet’i, Kemal Tahir’i zindanlarda çürüttük... İki önemli edebiyatçımızın daha sonraki süreç içinde ideolojileri farklılaşsa bile onlar bu coğrafyanın yetiştirdiği değerlerdi. Kemal Tahir’in kitaplarını yasaklayan, filmlerini ortadan kaldıran yine bizdik, ülkenin bölünmez tümlüğü adına. ૽૽૽ Yazarlarımızı, aydınlarımızı öldüren bizdik... Kimi zaman sokak ortasında, kimi zaman bombalı tuzaklarla. Cumhuriyetimize çok şey borçluyuz... O borcumuzu yerine getirirken kimi gerçekleri göz ardı edemeyiz. Onun için yakın tarihimizi bileceğiz ki oturup adam gibi tartışalım, yeter ki o günün koşullarını 2012 yılıyla değerlendirmeyelim. Ortadoğu’ya bakmamız, oralara gidip görmemiz yeter de artar bize. O zaman anlarız Atatürk’ü ve devrimlerinin ne anlama geldiğini... ૽૽૽ Darbeleri salt askerler yapmaz, sivil iktidarlar da yapar... Önce medyayı ele geçirir, patronlara gözdağı verir, ardından önüne geleni haşlar. Kendisini eleştirenden hesap sorar... Yargıyı bağımlı hale dönüştürür. Uludere katliamını, Hizbullah’ı, faili meçhul cinayetleri, derin devleti, çeteleri, ulusal bayramlarımızı unutturmaya çalışır. Bunları yaparken sık sık “demokrasi ve özgürlük” diyerek otoriter düşüncesini yaşama geçirir... CHP’den suç duyurusu ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) TBMM İnsan Hakları Komisyonu üyesi, CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal, Uludere’de 34 yurttaşın yaşamını yitirmesiyle ilgili olarak Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Başbakan Tayyip Erdoğan, Genelkurmay Başkanı Necdet Özel ve “ABD yetkilileri” hakkında suç duyurusunda bulundu. Mahmut Tanal, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na yaptığı başvuruda “Ortasu köyünde vur emri veren tüm askeri ve sivil yetkililer, vur emrini uygulayan tüm askeri personel, bombalama için istihbarat sağlayanlar, Gülyazı Alay Komutan Vekili Hüseyin Onur Güney, Genelkurmay Başkanı Necdet Özel, Başbakan Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve is ᮣ CHP’li Mahmut Tanal, Uludere katliamına ilişkin yaptığı suç duyurusunda sorumluların insanlığa karşı suç işlediklerini ve suçu gizlediklerini belirtti. Yazılı açıklama yapan CHP Genel Başkan Yardımcısı Emine Ülker Tarhan da Erdoğan’ın konuya ilişkin suskunluğuna dikkat çekerek, ‘’Fenerbahçe taraftarına gürlediğiniz gibi Pentagon’a da gürleyecek misiniz Başbakan?” dedi. tihbaratı kabul eden Amerika Birleşik Devletleri’nin yetkilileri” hakkında suç duyurusunda bulundu. Köylüleri bekleterek toplu katliama zemin hazırlayan tüm askeri personelin tespit edilmesini isteyen Tanal; “işlenen insanlığa karşı suç, tasarlayarak, bombalama ve kimyasal silah kullanmak suretiyle kasten adam öldürmenin nitelikli hali, kasten yaralama, görevi kötüye kullanma suçu, basın yoluyla halkı aldatmaya yönelik hakikate aykırı beyanda bulunma suçu, kamu görevlisinin suçu bildirmemesi ve suç delillerini gizleme” suçlamalarında bulundu. CHP Grup Başkanvekili Emine Ülker Tarhan da yazılı açıklamada “Olayın sanki çok karmaşıkmış gibi, çözülemiyormuş gibi yapıp üstünü örtmek isteyenler, sorumluluktan kaçacak, saklanacak delik arayanlar cinayetleri nereye bulaştırabilirim paniği yaşıyor” dedi. Tarhan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Önce devlet kaynaklarıyla ayıplarını örtmeye çalıştılar, ölenlere bedel biçtiler. Bulantı veren bu taktik tutmayınca suçlu aranmaya başlandı. Pentagon bir gazete aracılığı ile bülbül gibi ötmeye başlayınca, suçu patronun üzerine yıkmaya kalkıştılar. Bu da tutmadı. Bizim Uludere’deki katliamın taa Amerika’daki Obama’yı zor durumda bıraktığını söyleyen Başbakan’a yakın dostu birileri ‘zorda olan sensin aslanım’ diye fısıldayıvermiş. Yani bu da tutmadı. Pek öfkeli ve herkese laf yetiştiren Başbakan şu anda sanki dut yemiş gibi. Belli ki ellerinde önemli kozlar olanlar, daha büyük kozlar kopartmak için ‘zorda olan sensin’ mesajlarını veriyorlar. Siz Başbakan susmaya devam edecek misiniz? Siz bizim aklımızla alay mı ediyorsunuz? İstihbarat milliydi, gayri milliydi vaveylasıyla gerçeklerin üzerini örtmeye çalışıyorsunuz. İstihbarat paylaşımı yapmışsınız. İçeride sorumluluğu askere, dışarda Obama’ya havale ederek kurtulabileceğinizi mi sanıyorsunuz? Yoksa Pentagon da mı hükümetinizi yıpratmak istiyor? O da Ergenekon’un uzantısı olmasın sakın? Fenerbahçe taraftarına gürlediğiniz gibi Pentagon’a da gürleyecek misiniz Başbakan?” Hem Gerici Hem de Faşist... Bir toplum yakın tarihini, bağımsızlık savaşını, yaşadığı toprakların emperyalist güçlerce işgal edildiğini bilmezden gelir mi? Hem dinbaz hem yobaz hem de faşist ve yandaşsanız bilmezlikten gelirsiniz! Tarih bilincinden yoksun olanların, Türkiye’yi ortaçağın karanlığına götürmek için kollarını sıvadıklarına sosyal medyada tanık oluyorum ama bunu başaramayacaklar. Gözdağı, küfür, asarım, keserim! Müslümanlık kimliğiyle yola çıkanlar, okul yerine cami yapmakla cennete gideceklerini sanıyorlar... Daha düne dek askere, ağza almadık küfürlerle saldıranlar bugün “Şerefli ordumuza söz söyletmeyiz” diyorlar... ૽૽૽ Yaşadığımız coğrafya farklı kültürleri, dinleri, mezhepleri, dilleri, renkleri içerir. İlhan Selçuk 25 yıl önce yazdığı bir yazısında şöyle diyordu: “Yaşadığı ülkenin türkülerini bilmeyen aydınlar, solcular, sağcılar, dinbazlar halkı bilir mi, tanır mı?” Salt halkı değil yakın tarihimizi, emperyalizme karşı verdiğimiz bağımsızlık savaşını bile bilmezler. Bilmedikleri için de ulusal bayramlarımızın kutlanmasını “Baskıcı rejimlere benziyordu” gibi uyduruk gerekçelerle geçiştirirler. Yaşadığımız coğrafyada Ruhi Su bize türkülerimizi, sevdalarımızı, tutkularımızı, acılarımızı, hüzünlerimizi öğretti. Yunus Emre’yi, Karacaoğlan’ı, Pir Sultan Abdal’ı bilirdik. Zeybekleri, semahları, seferberlik türkülerini... İlhan Selçuk’un deyişiyle “bizi biz yapan türkülerimizi” Ruhi Su’dan dinlemeden önce yüreğimize bir nakış gibi işlememiştik. ૽૽૽ 70’li, 80’li yılları düşünüyorum... Dinbazlar, yobazlar, gericiler, faşistler bizi biz yapan türkülerimizi söyleyen Ruhi Su’dan BDP’Lİ BULDAN: MHP’Lİ VURAL: Uludere emrini Erdoğan verdi ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) BDP Grup Başkanvekili Pervin Buldan, Uludere’de 34 vatandaşın hayatını kaybettiği hava operasyonunda emri Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın verdiğini belirterek, “Olayın içerisinde ABD’nin de İsrail’in de olduğunu çok iyi biliyoruz. Türkiye’nin ABD ve İsrail işbirliği ile insanlarımızı katlettiğini ve hatta emrin Başbakan tarafından verildiğini çok iyi biliyoruz” dedi. BDP’li Buldan, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında, 1731 Mayıs tarihlerinin Uluslararası Kayıplar Haftası olarak anıldığını anımsattı. Kendisinin de bir kayıp ve faili meçhul yakını olarak bu konuyu sürekli TBMM gündemine getirdiğini dile getiren Buldan, haftaya Cumartesi Anneleri’nin eyleme başlamasının yıldönümü olduğunu kaydetti. Cumartesi Anneleri’nin haftaya Mehmet Ağar’ın cezasını çektiği Yenipazar Cezaevi’ne giderek oturma eylemi yapacaklarını ve kendisinin de orada olacağını belirten Buldan, “Kayıplar ve faili meçhuller Türkiye’de bir dönem devlet politikası haline gelmiştir. Ağar’a verilen ceza komiktir. Bu ceza yeterli değil” dedi. Buldan, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin (TOBB) önceki günkü genel kurulunda BDP’ye yönelik açıklamalarının sorulması üzerine, şunları kaydetti: “Başbakan, bizi töhmet altında bırakan söylemler içerisine giriyor. Siz, dağlardaki insanları kışkırtmak yerine onları dağdan indirmenin yolunu bulmalısınız, aramalısınız. Bunun yolu, siyasi uzantılarla müzakere olmamalı.” Başbakan ülkeyi otel sanıyor ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, 34 vatandaşın hayatını kaybettiği Uludere’deki hava operasyonuna kimin karar verdiğinin Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanması gerektiğini belirtti. Vural, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında Erdoğan’ın hafta sonu yaptığı açıklamalara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Erdoğan’ın Mehmet Akif Ersoy’un şiirlerinden örnekler vererek gençliğe seslendiğini kaydeden Vural, Erdoğan’ın 10 yıl boyunca söyledikleri ile yaptıklarının iyi takip edilmesi gerektiğini kaydetti. Erdoğan’ın millet tanımını ABD Başkanı Barack Obama’nın açıklamalarına göre yaptığını ifade eden Vural, “Türkiye’yi bir otel zannediyor. Otelde kalanları ise millet diye tanımlıyor” diye konuştu. Erdoğan’ın Kandil’de kurulan taşeronluk ofisinde kiralık katil ve baronların bulunduğu yönünde yaptığı konuşmayı anımsatan Vural, Oslo’da kiralık katillerle kimin müzakere ettiğini sordu. Uludere’de 34 vatandaşın hayatını kaybettiği hava operasyonunda istihbaratın milli olduğunu söyleyen Erdoğan’ın, daha sonra 31 dakikası ABD’den gelen görüntüler olduğunu söylediğini belirten Vural, Uludere konusunda karar yetkisinin TBMM tarafından hükümete verildiği için son kararı kimin verdiğini sordu. Vural, “Başbakan Erdoğan’ın bu konuda sorumluluğunu ifade etme vakti gelmiştir. Operasyonun nasıl yapıldığı, bu kararı kimin verdiği, konudan haberi olup olmadığını açıklamalı. Bu karar süreçlerinin açıklanması gerekiyor” dedi. Erdoğan Pakistan’da da muhalefeti eleştirdi Resmi ziyaret için Pakistan’da bulunan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan parlamentodaki konuşmada, Pakistan’ın demokrasi geleneğine sahip örnek bir ülke yolunda ilerlediğini söylerken yapıcı muhalefetin olmazsa olmaz koşul olduğunu, muhalefetin görevinin iktidarı sınırsız eleştirmek olmadığını söyledi. Pakistanlı milletvekilleri, Erdoğan’a beğenilerini, konuştuğu sırada sık sık sıralara vurarak dile getirdi. Pakistan parlamentosunda konuşan Erdoğan, muhalefetin kapsamını da belirleyerek “Muhalefetin esas görevi, iktidarı sınırsızca eleştirmek değildir. Yanlış yapılıyorsa, doğrusunu söylemektir. Yapıcı bir muhalefet, demokrasinin olmazsa olmazıdır” dedi. Terörle mücadelede Pakistan’ın yanında olduklarını ifade eden Erdoğan, “Şu anda İslam dünyasında olanları görüyoruz, takip ediyoruz. Bütün bunlar güçlü bir İslam dünyası olursa, inanıyorum ki bunları da barışla çözme imkânımız olacaktır. Halkın talebi karşısında durulmaz. Pakistan halkı ne istiyorsa, ona saygı duymak size de saygıyı getirir” diye konuştu. Pakistan ana muhalefet partisi, Pakistan Başbakanı Yusuf Rıza Gilani’yi protesto etmek amacıyla Erdoğan onuruna verilen akşam yemeğine katılmadı. Navaz Şerif liderliğindeki Pakistan Müslüman Birliği Basın Koordinatörü Asım Niyazi, “Partimizden hiç kimse yemeğe gitmeyecek. Çünkü biz Gilani’yi başbakan olarak tanımıyoruz” dedi. Partiden üst düzey bir yetkili, tavırlarının Gilani’ye karşı olduğunu belirterek Erdoğan’ın şeref konuğu olduğunu söyledi. Temasları iki gün sürecek olan Erdoğan, kaldığı otelde Türk gazetecilerin sorularını yanıtladı. (Fotoğraf: AAABDURRAHMAN ANTAKYALI) TBMM KOMİSYONU GÜNEYDOĞU’DA ‘Acıların yaşanmadığı bir Türkiye istiyorlar’ ᮣ Güneydoğu’da yakınlarını faili meçhul cinayetlerde yitirenlerle görüşen İnsan Hakları Terör Alt Komisyonu’nun Başkanı Bostancı, ‘’Bu ailelerin matem hali ancak barışın sağlandığı bir Türkiye’de son bulacak’’ dedi. MAHMUT ORAL ‘Kararı kim verdi? OBÜS KAZASI 1 şehit 4 yaralı DİYARBAKIR (Cumhuriyet Bürosu) PKK’literöristler tarafından kaçırılan AKP Kulp İlçe Başkanı Veysel Çelik’in kurtarılması için Diyarbakır Muş sınırında sürdürülen operasyonlar sırasında teröristlerin bulunduğu alana obüs topuyla yapılan atış sırasında meydana gelen kazada 1 polis şehit olurken, 4 güvenlik görevlisi de yaralandı. Çelik’in kurtarılması için sürdürülen operasyonlar Seri Sıpi, Şenyayla ve Kozme Dağı’nda yoğunlaştırıldı. Teröristlerin bulunduğu alanlara obüs topuyla atış gerçekleştirildi. Atış sırasında bir mermi toptan fırlamayarak içinde patladı. Patlamada özel harekâtçı polis memuru Akın Bayram ve 3 topçu er ile 1 geçici köy korucusu olmak üzere 5 güvenlik görevlisi yaralandı. Helikopterlerle Diyarbakır Asker Hastanesi ile Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılan yaralılardan polis memuru Bayram Akın şehit düştü. Operasyonlarda 4 PKK’linin öldüğü bildirildi. ‘Çözüm yeri ABD değil TBMM’ CHP’li Tanrıkulu Kürt sorununun toplumsal mutabakatla çözülebileceğini fakat AKP hükümetinin sorunu Türkiye’de çözmek istemediğini söyledi MAHMUT ORAL ABD ve İsrail de işin içinde Kaçırılan AKP yöneticileriyle ilgili bir soruya Buldan, “Bu tür şeyler savaş süreçlerinde olabiliyor. Bizim istediğimiz sorunun müzakere ederek, barışçıl yöntemlerle çözülmesidir” karşılığını verdi. Buldan, Uludere konusundaki bir soru üzerine de “Bu olayın içerisinde ABD’nin de İsrail’in de olduğunu çok iyi biliyoruz. Türkiye’nin ABD ve İsrail işbirliği ile insanlarımızı katlettiğini ve hatta emrin Başbakan tarafından verildiğini çok iyi biliyoruz. Başbakan, istediği kadar başkalarını suçlasın” diye konuştu. DİYARBAKIR CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, Kürt sorununun toplumsal mutabakatla çözülmesi gerektiğini belirterek, “Bu soruna biz Türkiye ölçeğinde uzlaşma arıyoruz. Kürt sorununun çözüm yeri ABD, Brüksel değil, TBMM’dir” dedi. Sezgin Tanrıkulu ve Perihan Sarı ile Mersin Milletvekili Altuğ Atıcı, İzmir Milletvekili Musa Çam, partilerinin Bingöl İl Olağan Kongresi’ne katıldı. Bingöl Kültür Merkezi’ndeki kongrede konuşan Tanrıkulu, AKP ve Başbakan Recep Tay yip Erdoğan’ın Kürt sorunu karşısındaki politikalarını eleştirdi. Tanrıkulu, “Bugün artık insanlarımız ölüyorsa bu soruna mutabakatla, uzlaşmayla, barışla bir çözüm gelmiyorsa tek sorumlusu vardır, o da AKP’dir ve Başbakan’dır. Bu mesele Türkiye’nin meselesidir. Biz bu soruna Türkiye ölçeğinde çözüm arıyoruz, Türkiye ölçeğinde mutabakat arıyoruz, uzlaşma arıyoruz ve tek bir insanın ölmemesini, burnunun kanamamasını istiyoruz. O nedenle bu sorun konusunda şunu açıklıkla ve cesaretle söylüyoruz, sorunun yeri çözüm yeri Amerika de ğil, Brüksel değil, çözüm yeri TBMM’dir” dedi. Erdoğan ve AKP’nin, Kürt meselesini TBMM’de çözmek istemediğine dikkat çeken Tanrıkulu “Elinde hangi imkân yok? Yüzde 50 oy almadı mı? Meclis’te çoğunluğu var, istediği yasayı değiştirebiliyor. Peki, bu sorun konusunda niye adım atmıyorlar? Bu meseleyi Meclis’te çözmek istemiyor. Bu meseleyi Türkiye’de çözmek istemiyor. Bedeli ne olursa olsun bütün siyasi partiler Meclis’te bir komisyon kursunlar ve meseleyi orada konuşsunlar” diye konuştu. DİYARBAKIR TBMM İnsan Hakları Terör Alt Komisyonu, Diyarbakır’da HEP İl Başkanı Vedat Aydın’ın öldürülmesi ve cenazesinde çıkan olaylarla ve Tuğgeneral Bahtiyar Aydın’ın ölümü konusunda tanıkları dinledi. Vedat Aydın ile Tuğgeneral Bahtiyar Aydın cinayetlerine ilişkin araştırma yapmak ve tanıkları dinlemek üzere 4 gün boyunca Diyarbakır, Tunceli, Batman ve Siirt’te temaslarda bulunan TBMM İnsan Hakları Terör Alt Komisyonu üyeleri, basın toplantısıyla çalışmaları hakkında bilgi verdi. Komisyon adına açıklamalarda bulunan Komisyon Başkanı ve AKP Amasya Milletvekili Naci Bostancı, “Çok büyük bir öfke ve bir tür husumet duygusu görmedik. Artık bu acıların yaşanmayacağı bir Türkiye tahayyül ediyor ve bunu istiyorlar. Şiddetin ve acının yaşanmadığı bir Türkiye, onların da belki yıllarca, on yıllarca süren matemine son verecek bir Türkiye’yi resmi olarak düşünüyorlar” dedi. Komisyon üyesi CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün de “Vatandaşların en çok şikâyetçi olduğu konulardan bir tanesi Uludere. Büyük bir travma yaratmış yüz küsur gün önce yaşanan bu olayın faillerinin bulunmaması ve şeffaf davranılmaması komisyonumuza da umutsuzluk duygularını ifade etmelerine yol açtı” dedi. C MY B C MY B
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog