Bugünden 1930'a 5,418,512 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

21 MAYIS 2012 PAZARTESİ CUMHURİYET SAYFA HABERLER 600’den fazla öğrenci cezaevinde, bir yılda 4 bin 700 genç okuldan uzaklaştırıldı 5 İşte AKP tablosu TÜREY KÖSE Sokağın Sesini Parlamentoya Taşımak... Fotoğraf: AACEM ÖKSÜZ ANKARA CHP Bilim Yönetim ve Kültür Platformu (BYKP) tarafından hazırlanan “Ne Azarlanan, Ne Tasarlanan: Özgür ve Yenilikçi Gençlik” raporunda, AKP iktidarının “itaatkâr ve kindar” bir gençlik istediğinin altı çizilirken “hareketli, renkli, özgür” gençlik hedefleyen CHP’nin “Genç Türkiye Politikası”nı hayata geçireceği vurgulandı. Raporda anayasanın “gençleri denetlenmesi gerekenler” olarak gören 58. maddesinin değiştirilmesi, gençlik evleri kurulması, gençlere asgari bir vatandaşlık gelirinin garanti edilmesi, tüm üniversite öğrencilerine uzun vadeli yaşam destek kredisi verilmesi, harçların, YÖK’ün kaldırılması gibi politikalar kamuoyuyla paylaşıldı. CHP Genel Başkan Yardımcısı Sencer Ayata başkanlığında çalışmalarını sürdüren BYKP’nin hazırladığı gençlik konulu “politika notu”nda “Türkiye nüfusunun yarısı 30 yaş altında olmasına rağmen AKP bütünlüklü bir gençlik politikası geliştirmemiştir” denildi. Çalışmada gençliğin içinde bulunduğu koşullar ve iktidarın yaklaşımıyla ilgili şu bilgi ve değerlendirmelere yer verildi: Başbakan, gençleri “ya dindar olacaksınız ya da tinerci” diye kutuplara ayırmaktadır. AKP’nin gençlere yaklaşımı tektipçi, baskıcı ve dışlayıcıdır. Gençler, AKP ölçütlerinde dindar değillerse, kinle yaklaşılan, baştan tasarlanması gereken bir toplumsal kesim CHP’NİN ‘GENÇ TÜRKİYE POLİTİKASI’ AKP’nin “itaatkâr ve kindar gençlik tasarısı” eleştirilirken CHP yönetimi gençlere verile“CHP’nin gençlik politikası, ilhamını gençlere Cumhuriyeöğrencinin tutuklucek gençlik evleri ti emanet edecek kadar güvenen Atatürk’ten ve merkeluğuna sebep olan kuracaktır. “Hareketli zine özgür insan idealini koyan sosyal demokrasi geçözel yetkili ağır ceza Gençlik” politikalarına mişinden almaktadır” denildi. CHP’nin gençlik polimahkemelerinin kaldıönem verilecektir. CHP, tikası konusunda da şu değerlendirmeler yapıldı: rılmasını savunmaktadır. üniversite harçlarını kal 1982 Anayasası’nın 58. maddesi değiştirilmeli, Tutuklu öğrencilerin eğidıracak, tüm üniversite timlerine devam edebil“Devlet, gençlerin kişiliğini serbestçe geliştirmeöğrencilerine uzun vadeli meleri ve sınavlara katılayaşam destek kredisi sunasini, temel hak ve özgürlüklerden eşit biçimde bilmeleri sağlanacaktır. caktır. CHP, müfredatı özyararlanmasını ve toplumsal, ekonomik ve siyaÜniversitelerde baskıcılıgürlükçü, eleştirel düşünsal yaşama etkin biçimde katılmasını sağlayağın simgesi haline gelen ceye açık, çağdaş bilime cak her türlü siyasal, ekonomik ve hukuksal önYÖK kaldırılacaktır. CHP, dayalı ve çoğulcu bir yalemi almakla yükümlüdür” hükmü getirilmelidir. gençlere belli bir yaşam pıya kavuşturacaktır. CHP, bütünlüklü “Genç Türkiye Politikası”nı standartını, asgari bir CHP üniversitelerin vatandaşlık gelirini gahayata geçirecektir. Devlet kurumları ile STK’ler araözerkliğini savunmakranti edecek, kaliteli sında eşgüdüm sağlanması için “Gençlik Politikaları ta, AKP ise bu kurumsağlık ve eğitim hizları fethedilecek kaEşgüdüm Kurumu (GENÇKUR)” kurulacaktır. metlerini ücretsiz leler olarak görTBMM’nin gençlik alanındaki faaliyetlerinin etkisini arttırmak sağlayacaktır. mektedir. için “Gençlik İhtisas Komisyonu” kurulacaktır. CHP, birçok Melda Onur olarak görülmektedir. Türkiye’de 600’den fazla öğrenci tutukludur. İktidara yakın rektörler, yargılamaların sonuçlarını dahi beklemeden bu öğrencileri okullardan atmaktadır. Aşırı polis şiddeti sıradan hale gelmiştir. YÖK disiplin yönetmeliği ile öğrencilere cezalar yağdırılmaktadır. Sadece 20102011 yıllarında üniversite öğrencilerine 4 bin 700’e yakın okuldan uzaklaştırma cezası verilmiştir. 12 Eylül’ün devamcısı AKP, gençlere açıkça “siyasetten uzak durun” demektedir. Gençlere iki seçenek sunul maktadır: “Ya kindar ol ve benden ol ya da sus ve sesini çıkarma.” Bu seçeneklerin dışına çıkanlar kınamalar, uzaklaştırmalar, tutuklamalar, gözaltılar, cop ve biber gazına maruz kalmaktadır. Gençlerin ancak yüzde 10’u arkadaşlarıyla siyaset konuşurken sadece yüzde 3.7’si bir siyasi partiye üyedir. Ataerkil değerler gençlerin toplumsal yaşamda özgürce yer almalarının önüne geçmektedir. Kadınlar sadece anne olmaya özendirilmektedir. AKP döneminde Türk eğitim sisteminin dört temel sorunu vardır: Eşit sizlik, niteliksizlik, plansızlık ve baskıcılık. UNESCO eğitim endeksinde Türkiye 125 ülke arasında 77. sıradadır. 19882002 yılları arasında yüzde 16 olan genç işsizlik oranı 20032010 döneminde ortalama yüzde 21’e çıkmıştır. Yine aynı dönemde kentsel işsizlik oranı yüzde 25’e kadar yükselmiştir. AKP’nin politikasızlığından en çok etkilenen görülmeyen gençlerdir. Gençlerin ancak yüzde 40’ı okumakta, yüzde 40’ı çalışmakta, geri kalan yüzde 20’si de ne çalışmakta ne de okumaktadır. Erdoğan, ABD Predatorlarının 31 dakikalık Uludere görüntüsü olduğunu ve içeriğini bilmediğini söyledi ‘Görüntüler Türk gözcülerden’ ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) Başbakan Tayyip Erdoğan, ABD’nin Predatorlarının 31 dakikalık görüntüsünün Irak tarafıyla ilgili olduğunu ve içeriğini bilmediğini belirtirken, Uludere operasyonunun Türk gözcülerinden alınan görüntülere göre yapıldığını söyledi. Pakistan’a gidişi öncesinde Esenboğa Havalimanı’nda gazetecilerin Uludere olayıyla ilgili sorulara yanıt veren Erdoğan, olayla ilgili talimat verme konusunda mevcut sistem nasıl çalışıyorsa öyle çalıştığını, güvenlik güçlerine verilen iznin, güvenlik güçleri tarafından kendi mücadele ve tasarruf alanlarında kullanıldığını anlattı. Erdoğan, “Bunu farklı yerlere çekmek isteyenler varsın çeksinler ve maalesef bu neticede arzu etmediğimiz, arzu edilmeyen bir şekilde cereyan etmiştir. Görüntülerle ilgili söylenenler ‘Yok Amerika böyle dedi, yok Amerika şöyle bir açıklama yaptı’... Bunların hepsi uydurma haberlerdir. Bir defa Amerika’nın kendi Prodetorları ile ilgili görüntülerden hareketle değil, bizim gözcülerimizden hareketle burada böyle bir uygulama yapılmıştır. Bu gözcülerdeki görüntüler neticesinde de bu adım atılmıştır ve bu bütün görüntülerin hepsi verilmesi gereken yerlere de verilmiştir. ABD’nin Predatorlarının 31 dakikalık bir süreci vardır. Bu da bizim sınırlarımız içinde değil, tamamıyla Irak tarafındadır. Aldığı görüntüler nedir, ne değildir doğrusu onu ben de zaten bilmiyorum. Bunlar mevcut yönetime karşı bu gazetenin atmış olduğu bir uydurma haberdir. Hilafı hakikattir. Bunu da bilmenizi özellikle istiyorum” dedi. TBMM’de bu dönem bazı önemli “yeni”liklere tanık oluyoruz. CHP milletvekillerinin hak ihlalleri ve sivil toplum örgütlerinin sesini duyurmak için yaptığı bazı basın toplantılarına BDP’li Ertuğrul Kürkçü ile Sırrı Süreyya Önder de katılıyor. CHP’li Rıza Türmen BDP’li Hasip Kaplan’la birlikte düzenlediği basın toplantısında vicdani retçilerin yanında duruyor. CHP’li “yeni” milletvekilleri Hüseyin Aygün, Veli Ağbaba, Sezgin Tanrıkulu, Melda Onur düzenledikleri basın toplantılarında sık sık “sokağın sesi”ni TBMM’de duyurmaya çalışıyor. Aylin Nazlıaka, Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi’nde (DTCF) yaşanan öğrenci olaylarında saldırıya uğrayan öğrencilere destek veriyor. CHP milletvekilleri basın toplantılarında tutuklu öğrencilerin aileleri ve arkadaşlarına, avukatlara, STÖ’lere söz veriyor. Gerçi bu haberleri basında pek göremiyoruz ama yılmıyorlar. Geçen hafta Melda Onur milletvekili arkadaşları Engin Özkoç, Haydar Akar ve Erdal Aksünger’le birlikte düzenlediği basın toplantısında sözü 20 yıl önce kaçırılan askerlerin ailelerine bıraktı. 20 yıldır evlatlarından, yakınlarından haber alamayan aileler, “TBMM çatısı altında” dertlerini dinleyen birilerini bulmuş olmaktan mutluydu. 1992’de Şırnak’ın Uludere ilçesinde kaçırılan Jandarma Er Engin Ekşi’nin ağabeyi Fadıl Ekşi, “Kardeşim evden gideli 20 yıl oldu. Umudumu kaybetmedim ama devlete güvenim kalmadı. Devlete hakkımı helal etmiyorum” dedi. Batman Sason’dan kaçırılan Jandarma Astsubay Kıdemli Başçavuş Yaşar Gökçe’nin ağabeyi Yavuz Gökçe “Ölü mü diri mi bilmiyoruz. Kaçırıldığında 1 yıllık evliydi, eşi altı aylık hamileydi. Şu anda oğlu 20 yaşında. Sağsa kendisini, değilse mezarını istiyoruz” diye isyan etti. Yaklaşık 8 ay önce Diyarbakır’ın Lice ilçesinde kaçırılan uzman çavuş Zihni Koç’un babası Veysel Koç da “Oğlumun bir an önce kurtulmasını ve Suriye’de gazetecilere gösterilen ilginin benim oğluma da gösterilmesini istiyorum. Ben çocuğumu istiyorum” dedi. Melda Onur, “1992 yılından itibaren Güneydoğu’da çeşitli tarihlerde PKK tarafından kaçırılan ve bazıları için gaiplik kararı bulunan askerlerin akıbetlerinin araştırılması ve son yıllarda kaçırılarak halen PKK’nin elinde bulunduğu bilinen asker ve kamu görevlilerinin kurtarılması amacıyla” Meclis araştırması açılmasını da istedi. Onur, “Asker kaçağının peşine düşen devlet, kaçırılmış askerin peşine düşmüyor” dedi. Aynı gün Hüseyin Aygün’ün Odak dergisi etrafında örgütlendikleri savıyla tutuklanan öğrencilerin aileleriyle birlikte düzenediği basın toplantısına Melda Onur da katıldı. Aygün, son 15 günde 104 öğrencinin gözaltına alındığını vurgularken “Bu inanılmaz bir şey; KCK, Ergenekon gibi operasyonlar dahil bütün operasyonları sollayan bir şey” dedi. Aileler “Odak dergisi çalışanlarına ve tutuklu öğrencilere özgürlük. 29 Mayıs 12.30 Adliye önü” pankartı açarak destek istediler... Mağdurlar ‘darbe’yi araştırıyor TBMM Darbeleri Araştırma Komisyonu üyelerinin birçoğu “darbe mağduru”. Komisyonun BDP’li üyesi Sırrı Süreyya Önder 12 Eylül sonrası 7 yıl hapis yatmış. AKP’li üye Selçuk Özdağ da 7 yıl cezaevinde kalmış. CHP’li komisyon üyesi Süleyman Çelebi DİSK davasından yargılanırken 4 yıl cezaevinde yatmış, diğer CHP’li üye Mehmet Şeker 1.5 yıl hapis yatmış. CHP’li diğer üye Ahmet Toptaş da 12 Eylül mağdurlarından. Süleyman Çelebi, geçen hafta komisyon toplantısında 12 Eylül darbesinin “öne alındığını” vurgularken, “o gün”ü şöyle anlattı: “Bülent Ecevit, 6 Eylül’de ‘birisi düdük çalacak, sahaya inin’ dedi. Bunun üzerine sahaya inme kararı verildi. DİSK ile CHP 12 Eylül’de Trabzon’da büyük bir demokrasi mitingi yapma kararı aldı. Trabzon’da tarihin en büyük mitingi yapılacaktı. Bir hafta sonra da Yozgat’ta, Çorlu’da mitingler yapılacaktı. Bu toplumsal refleksin ortaya çıkmasını engellemek için darbe tarihinin öne alındığını düşünüyorum. Trabzon mitinginde DİSK adına ben konuşacaktım. O gece sabaha karşı telefon çaldı. Fındıkİş diye bir sendikamız vardı. Genel başkanı Akçin Koç CHP’li, genel sekreteri de eski TİP’liydi, aralarında atışırlardı. Koç arayıp, ‘Başkan kalk darbe oldu’ deyince, ben ‘Hanginiz yaptınız darbeyi’ dedim. ‘Dışarı bak, kimin yaptığını anlarsın’ dedi. Oteli tanklar çevirmişti.” ‘Çok çalışma başkan Silivri’ye gidersin’ Yenimahalle Belediyesi tarafından yaptırılan Nâzım Hikmet Kongre ve Sanat Merkezi’nin açılışı, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun da katıldığı törenle gerçekleştirildi. Açılış töreninde yaptığı konuşmada Yenimahalle Belediye Başkanı Fethi Yaşar’ın kendine değil, kentine çalıştığını kaydeden Kılıçdaroğlu, “Bu kadar çok fazla iş yapma başkan, vallahi Silivri’ye gidersin sonra. Bir kent sanatla, kültürle uygarlaşır. Bu sanatkültür merkezi Nâzım Hikmet’in adını taşıyor. Kurtuluş Savaşı’yla ilgili en güzel destanı o yazmıştır. Onunla üniversite yıllarında yasak kitaplarıyla tanıştım. Kitaplarını gizli gizli okurduk. Biz ona Anadolu’da bir çınarın altında bir mezarı çok gördük” dedi. Kılıçdaroğlu, Ankara Anakent Belediye Başkanı Melih Gökçek’in ise metro inşaatını tamamlayamadığını anımsatıp “Yaşar, belediyeyi 140 milyon TL borçla aldı. Borçları siliyorsunuz, yatırım yapıyorsunuz, yoksullukla mücadele ediyorsunuz. Bir de bir başkasını düşünün; metroyu yapamıyor, halinden perişan, aciz durumda” diye konuştu. (Fotoğraf: MEHMET KAMAN) Bahçeli kiminle ‘nikâhlıydı’? 12 Haziran seçimleri arifesinde MHP’yi hedef alan “kaset skandalı” ile siyaset dışı bırakılan emekli büyükelçi Deniz Bölükbaşı, MHP Genel Başkan Yardımcısı ve Ankara Milletvekili olarak siyasetteki tanıklıklarını kitaplaştırdığı “Siyaset İskelesi adlı kitabında Genel Başkan Devlet Bahçeli”yle ilgili de bir portreye yer verdi. Bahçeli’nin özel yaşamının çok yakınındakiler için bile kapalı alan olduğunu anlatan Bölükbaşı, kamuoyunun bilmediği bazı özelliklerine de ışık tutuyor. Bahçeli’nin kalp rahatsızlığı nedeniyle çok sevdiği sigarayı bırakma öyküsünü de “edebi” bir dille anlatan Bölükbaşı’nın “Bahçeli Portresi”nden bir bölüm şöyle: “Özel yaşamı kapalı alandır, siyasi yaşamı ve çevresinden tamamen tecrit edilmiştir. Siyaset dışında bilinen en büyük dostu bir dönem sigaraydı. Aralarına kalp ameliyatı girdi, mecburen ayrıldılar. Günde iki paketten fazla ‘Tekel 2000’ içerdi, bu bahiste de milli ve milliyetçiydi... Kalp damarlarının kıskançlığı, büyük ve kadim muhabbete son verdi. Sigaradan sonra Türk kahvesini de bıraktı. (...) İçki kullanmazdı ama burada da medeni ve demokrattı. Yanında, masasında içmek isteyene karışmazdı. (...) Öte yandan burç ve dönenceleri, günün hangi saatinde hangi burca girildiği, güneş battıktan sonra ‘Tekel’ bağlantılı burca girilmesinin yaklaştığı konularında da bilgi sahibiydi. Bu son burca girildiğini hatırlatarak, bazı arkadaşlarına takılırdı. Adana kebabı ve şalgam diğer bir tutkusuydu, dostuydu. Araya kolesterol engeli girdiğinde balıkla flört ederdi, ama et ve kebapla nikâhlıydı.” ‘Hacimleri ortada’ Karakaş, Almanya’da bazı sivil toplum kuruluşu temsilcileriyle görüştü 19 Mayıs kutlamalarının hükümete karşı bir yanıt ya da yeni bir Cumhuriyet mitingi biçiminde değerlendirilmesinin sorulması üzerine Erdoğan, “Aslında bu değişikliği hazmedemeyenlerin kendilerine göre yapmış oldukları kutlamaların hacmi ortada. Demek ki millet bayram yapmak istiyor ve dayatmalara pek iltifat etmiyor. Değişik yerlerde, statlarda yapılan bayram eğlenceleri, aynı şekilde kapalı spor salonlarında yaptığımız kutlamalar ilgi alakası bakımından çok açık, net kendini ortaya koydu” dedi. Erdoğan, bir gazetecinin “Basra’da dağıtılan el ilanlarında Haşimi’nin geri verilmemesi halinde Türk firmalarına yönelik çeşitli eylemler olabileceği söylentisini nasıl değerlendiriyorsunuz” sorusunu yanıtlarken, “Haşimi ile ilgili bir sıkıntı varsa zaten hükümetin bir sorunudur ve bizim ülkemiz demokratik parlamenter sistemin en ideal şekilde çalıştığı bir ülkedir. Sayın Haşimi Türkiye’de bizim misafirimizdir ve biz bu kardeşimizi kendisi ne zaman dönmek isterse, döneceği güne kadar ağırlayacağız” diye konuştu. CHP yurtdışında örgütleniyor HAMBURG (ANKA) CHP Parti Meclisi üyesi ve eski Kültür Bakanı Ercan Karakaş, CHP yurtdışı örgütlenmesi kapsamında Almanya’nın Hamburg ve Bremen kentlerinde bazı sivil toplum kuruluşu temsilcileriyle bir araya geldi. Karakaş, Hamburg’da “Hamam Hafen” adlı restoranda eşi Müjde Ar ile birlikte Hamburg ve çevresi Atatürkçü Düşünce Derneği Başkanı Coşkun Coştur, Sosyal Demokrat Halkçı Derneği temsilcileri Behçet Algan ile emekli psikiyatr Dr. Etem Ete, Alman Sosyal Demokrat Parti Hamburg Eyalet Meclisi üyesi Ali Rıza Şimşek ve sivil toplum örgütü temsilcileriyle görüş alışverişinde bulundu. Yurtdışı örgütlenmesinin bir ay içerisinde sonuçlanmasını beklediklerini söyleyen Karakaş, yurtdışında yaşayan vatandaşların daha yaygın örgütlenmesi konusunda eyaletlerde 5 ya da 7 kişiden oluşan temsilciler oluşturulacağını belirtti. Karakaş, “Yurtdışı örgütlenmesi ile birlikte CHP’ye üye kaydını hızlandıracağız ” dedi. ‘Haşimi bizim misafirimiz’ MUSTAFA EKMEKÇİ’Yİ ÖZLEMLE ANIYORUZ ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) Gazetemiz yazarı Mustafa Ekmekçi, ölümünün 15. yıldönümünde bugün çeşitli etkinliklerle anılacak. Ekmekçi için ilk tören saat 12.00’de Cebeci Asri Mezarlığı’ndaki gömütü başında yapılacak. Ardından gazetemiz Ankara Temsilciliği’ndeki Cumhuriyet Kültür Merkezi’nde (CKM) saat: 18.00’de “İleri Demokrasi Mi? Diktatörlük mü?” başlıklı bir açık oturum gerçekleştirilecek. Çağdaş Gazeteciler Derneği Genel Başkanı Ahmet Abakay ile Köy Enstitüleri ve Çağdaş Eğitim Vakfı Genel Başkanı Erdal Atıcı’nın sunuş yapacağı açık oturumu, gazetemiz yazarı Işık Kansu yönetecek. Açık oturuma, gazetemiz yazarı Özgen Acar ve CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökhan Günaydın konuşmacı olarak katılacak. Türey Köse, Ayşe Sayın, Erdem Gül, Mahmut Lıcalı parlamentokulisi@gmail.com C MY B C MY B
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog