Bugünden 1930'a 5,433,387 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 20 MAYIS 2012 PAZAR 4 HABERLER Tapuda ruhani varlıklar adına kayıtlı olduğu belirlenen 51 taşınmaz azınlık vakıflarına iade edildi Bir ‘İnsan Sıcağı’ Anısı Sevgili, Laik bir toplumda büyümenin sonucu, milli ve dini her bayramı layıkıyla yaşadım. Bayram namazı ile başlayan, dini bayram günlerim de oldu, aziz dostum Süleyman İlden’in, Kerametaltı’ndaki evinde, papyonlu, smokinli uzun etekli Cumhuriyet balosu (sonuncusu 2011’de gerçekleşti) ile taçlanan 29 Ekim kutlamalarım da. Son yıllarda, “nedense!” eski bayramları daha sık anımsar oldum. Bu yazıyı kaleme aldığım 19 Mayıs bayramı günü, onlardan birini yazmak isterim. 1988 yılı baharında, ABD’ye davetliydim. Bir buçuk aylık bir süre içinde ülkenin gerçekten dört bir yanını gezdim, çok şey gördüm. Daha önce de edinmiş olduğum ABD’nin çok güzel bir ülke, Amerikalıların da, tab’an iyi insanlar olduğu yönündeki görüşlerim pekişti. Demokrasilerde âdet, sizi davet edenler, neler görmek istediğinizi soruyorlar. Ben de, cezaevi anılarımın taze olduğu o sıralarda, daha önce, Türkiye’de tanıdığım, Uğur Mumcu’nun okul arkadaşı, ABD’de yaşayan, Melda Türker’in de etkisiyle, ABD’deki cezaevlerinin koşullarını görmek istedim ve San Francisco’da Saint Quentin’in ünlü gaz odası dahil, birçok hapishaneyi ayrıntısıyla gördüm. Hapishane koşullarının, fizik yapıdan başlayarak düzeltilmesi projesinde görevli olan Melda Türker işini candan benimsemiş bir kişiydi. ABD’de içinde yer aldığı yenilikleri Türkiye’de de yaşama geçirmek için çok uğraştı. Bakan düzeyinde kendisine çok sözler verildi, ilgi gösterilir gibi olduysa da somut sonuç elde edilmedi. ૽૽૽ Melda Hanım’la birlikte Ohio’daki eyalet merkezi Colombus’un hemen burnunun dibindeki Chillicotehe (Kızılderili dilinden gelen bu ad “Çilikati” diye okunur) yeni yapılmış, süper modern 3. kuşak bir cezaevini geziyorduk. Hemen söyleyeyim, o yıllarda, Türkiye’de “spor sarayları”nda bile oradaki kadar güzel kapalı saha bulmak güçtü. Her neyse, lafı uzatmayalım, gezerken bir ara, “size ibadethanelerimizi de gösterelim” dediler ve biri kilise, biri havra olarak kullanılan iki mekân gösterdiler. Hepsi bu mu? diye sorduk. Önce şaşırdılar, sonra da biraz tuhaf bir tonla yanıtladılar. Haa bir de öbürleri var. Onlara da bir yer ayırdık. Kim öbürleri? diye sordum. Müslümanlar dediler. “Öbürleri” derkenki ses tonları, müstağni halleri sinirime dokunmuştu. Hah işte biz de o öbürlerindeniz, yani Müslümanız onları görmek isteriz, dedim. Bizi on on beş kadar zencinin bulunduğu mescit olarak kullanılan yere götürdüler. Kendimizi tanıttık, Türkiye’den geldiğimizi söyledik. Melda Hanım’ın kılığından önceleri hiç de ihtimal vermedikleri halde Müslüman olduğumuzu öğrenip, sevindiler. İçlerinden biri, bayramımızı kutladı. Ben bir aydır Amerika’da olduğum için bayram olduğunun farkında değildim. Ama hiç renk vermedim, teşekkür ettik. Sonra sordular: Neden geldiniz? Hapishaneyi geziyorduk, burada Müslümanlar olduğunu öğrenince, geldik. İçlerinden, kalın sesli iriyarı olan biri, Demek, dedi, “Burada Müslüman kardeşlerimiz var, bayramlarını kutlayalım, mahzun kalmasınlar, dediniz” ve bizim için geldiniz. Çok teşekkür ederiz. Sonra sarıldı boynuma. Hepsi gülümsüyorlar, şükranlarını sunuyorlardı. Gözleri yaşaranlar oldu. Melda Hanım’a baktım, gözlüklerinin altından yaşlar parlıyordu. O an için yedi dağ ardındaki o mazlumlar (çünkü o yıllarda Amerika’da İslam mazlumların diniydi) can kardeşim olmuşlardı. İşte bu da, yurttan binlerce kilometre uzakta, önceleri bayram olduğunun bile farkında olmadığım bir bayram gününün unutulmaz anısı. Sevgili, hapishanede en çok aranan ve en mutlu eden şey “insan sıcağı”dır; “insan sıcağı” deyince de ben hep Erdal Atabek’i hatırlarım. İsa’nın hakkı İsa’ya MAHMUT LICALI ANKARA AKP iktidarı döneminde yürürlüğe giren Vakıflar Yasası’nda cemaat ve azınlık vakıflarına taşınmaz iadesini düzenleyen hüküm kapsamında yapılan 1421 başvurunun 69’u “namı mevhum” (hayatta olmayan ruhani varlıklar) adına kayıtlı olan taşınmazlara yapıldı. “Hz. İsa”, “Hz. Meryem” ve “Azizler” gibi ruhani varlıklar üzerine kayıtlı tapulara yönelik yapılan 69 başvurudan 51’inin vakıflar adına tescili uygun görüldü. AKP iktidarının 2008 yılında yürürlüğe koyduğu Vakıflar Yasası kapsamında cemaat ve azınlık vakıflarına taşınmaz iadesi hakkı tanınmıştı. Başvurularda azınlık vakıflarının mülk sahibi hanesine “Hz. İsa” yazdığı ve tapunun da “Hz. İsa” adına tescil edildiği iddialarını soran MHP Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın soru önergesini yanıtlayan Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, cemaat vakıflarının 1936 yılında vermiş oldukları beyannamelerde gayrimenkullerini adrese dayalı olarak cadde, sokak, kapı numarası olarak beyan ettiklerini belirtti. Arınç, daha sonra 1968 yılında da vakıflara ait mazbut, mülhak, cemaat, esnaf taşınmaz kütükleri oluşturulurken cemaat vakıflarının beyanlarına göre cemaat va mazların iadesini düzenleyen hüküm kapsamında 1421, 2011 yılında yürürlüğe giren düzenleme kapsamında ise 84 taşınmazın iadesi için başvurusu yapıldığını belirtti. Buna göre AKP iktidarında cemaat vakıflarının taşınmaz iadesi için başvuru sayısı 2 bin 767 olarak be Arınç söz konusu uygulama kapsamında yapılan başvurulardan 69’unun tapusunun namı mevhum adına kayıtlı olduğunu belirtti. Namı mevhum; “Hz. İsa”, “Hz. Meryem”, “kutsal ruh” ve “azizler” gibi hayatta olmayan ruhani varlıklar üzerine kayıtlı tapuları ifade ediyor. ÜSTÜN YETENEĞE KARA TAHTA 51 tapu vakıflara verildi Arınç, hayatta olmayan ruhani varlıklar üzerine kayıtlı 69 tapuya ilişkin başvurularda 51 taşınmazın vakıflar adına tescilinin uygun görüldüğünü belirtti. Arınç, zaman zaman namı müstearlar (tapunun doğrudan ruhani varlıkların üzerine tescil ettirilmesi) adına kayıtlı taşınmaz mallar bulunduğu iddia edilmesine karşın bugüne kadar Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne bu kapsamda bir başvuru yapılmadığını belirtti. Arınç, namı müstearlar adına kayıtlı tapulara yönelik başvuru olması halinde konunun Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından inceleneceğini ifade etti. TBMM, fen liselerini denetleyecek MAHMUT LICALI ᮣ Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, azınlık vakıflarına ait taşınmazların iadesi sürecinde, “Hz. İsa”, “Hz. Meryem” ve “Azizler” gibi ruhani varlıklar üzerine kayıtlı tapuların 51’inin cemaat vakıfları adına tescil edildiğini açıkladı. kıfları adına tapuda kayıtlı taşınmaz listeleri alındığını ifade etti. lirlendi. Arınç, 2008 yılında yürürlüğe giren Vakıflar Yasası’nın geçici 7. maddesinde düzenlenen “namı müstear” veya “namı mevhumlar” adına kayıtlı tapulara ilişkin taşınmazlar hakkında 18 ay içinde başvuru yapılması koşuluyla iade edilmesi uygulamasına atıf yaptı. 2 bin 767 başvuru Arınç, 2002 yılında yürürlüğe giren Vakıflar Yasası kapsamında 1262 adet, 2008 yılında yürürlüğe giren Vakıflar Yasası’nda cemaatlere başvuruları halinde taşın ANKARA Üstün yetenekli çocukların keşfedilmesi, eğitimleriyle ilgili sorunların tespit edilmesi amacıyla kurulan TBMM Üstün Yeteneklileri Araştırma Komisyonu’nun Ankara Fen Lisesi’ne habersiz yaptıkları ziyaret tüm Türkiye’de yapılacak. Milletvekillerinin habersiz ziyaretiyle Ankara Fen Lisesi’ndeki kötü koşulların gün yüzüne çıkması sonucunda komisyon üyeleri, haber vermeden üstün yeteneklilerin eğitim aldığı okulları ziyaret etme kararı aldı. Bu kapsamda komisyon üyesi bazı milletvekilleri geçtiğimiz hafta İstanbul’da habersiz denetim ziyaretleri gerçekleştirdi. Komisyon üyesi CHP İzmir Milletvekili Hülya Güven, İstanbul’da çok sayıda okulu ziyaret ettiklerini, ilkokullarda tablet bilgisayarlar dağıtılır, akıllı tahtalarla dersler işlenirken, Türkiye’nin en zeki çocuklarının okuduğu okullarda kara tahta ve beyaz tebeşirle derslerin yapıldığını ifade etti. ANAYASA KOMİSYONU Cinsel kimlik haklarına AKP vetosu ᮣ BDP ve CHP’nin “cinsel yönelim” ve “sosyal dışlanmaya karşı korunma” önerisine AKP karşı çıkınca, iki maddesinin yazımı tamamlanan yeni anayasanın “temel hak ve özgürlükler” bölümünde yer alacak “eşitlik” ilkesi yazılamadı AYŞE SAYIN ANAYASA MAHKEMESİ KARARI: Belediye Meclisi vergi tarifesi belirleyemez ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) Anayasa Mahkemesi, Belediye Gelirleri Kanunu’nun, belediye meclislerine ilan ve reklam vergilerinin tarifesini belirleme yetkisi veren hükmünü iptal etti. Anayasa Mahkemesi’nin, Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu’nun başvurusu üzerine, belediyelerin bazı vergi tarifelerini belirlemesine imkân veren Belediye Gelirleri Kanunu’nun ilgili hükmünü oybirliğiyle iptaline ilişkin gerekçeli kararı, Resmi Gazete’nin dünkü sayısında yayımlandı. Yüksek mahkeme, anayasaya göre vergilendirmenin kanunla yapılabileceğine ve vergi sınırlarında değişiklik yapma yetkisinin kanunun öngörmesi koşuluyla ancak Bakanlar Kurulu’nca verilebileceğine işaret etti. Yüksek mahkeme, iptal kararının bir yıl sonra yürürlüğe girmesini de kararlaştırdı. ANKARA TBMM Anayasa Uzlaşma Komisyonu, “temel hak ve özgürlükler” bölümünün “temel ilkeler” kısmındaki “insan onuru ve haysiyeti” ile “temel hak ve özgürlüklerin niteliği ve bütünlüğü” başlıklarını taşıyan iki maddenin yazımını tamamlarken BDP’nin eşcinsellerin haklarının da anayasal güvence altına alınmasını içeren “cinsel yönelim hakkı ”, CHP’nin “mahalle baskısı, cinsel yönelim” dahil her konuda “sosyal dışlanmaya karşı korunma” önerisine AKP “genel ahlaka aykırı” diye karşı çıkınca “eşitlik” ilkesinin yazımına geçilemedi. TBMM Uzlaşma Komisyonu TBMM Başkanı Cemil Çiçek ’in yurtdışında olması nedeniyle önceki günkü toplantısında, Yazım Alt Komisyonu’nca taslak metinleri ve gerekçeleri hazırlanan “temel haklar ve özgürlükler” bölümünün “temel ilkeler” başlığı altında yer alacak ilk 2 maddesi üzerinde görüşme yapıldı ve karara bağlandı. Uzlaşma Komisyonu’nun çalışmaları, Yazım Komisyonu’nun “Herkes; dil, din, mezhep, inanç, ırk, (etnik köken) renk, cinsiyet (cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği) siyasi düşünce ve diğer sebeplerle ayrım gözetilmeksizin hukuk önün de eşittir” şeklinde yazdığı 3. madde üzerinde çıkan tartışmalar nedeniyle tıkandı. “Eşitlik” başlığını taşıyan 3. maddede BDP, eşcinsel evlilikleri de içeren “cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği” kavramının açıkça yer verilmesini istedi. AKP ise eşcinsel evliliklere yol açan bu kavramların “genel ahlaka aykırı, neslin korunmasına ters” diyerek reddetti. CHP ise “cinsel kimlik, mahalle baskısı ve ötekileştirmeyi” içeren “sosyal dışlanmaya karşı korunma” kavramının “eşitlik” maddesinde yer alması konusunda ısrarcı oldu. AKP’nin böyle bir ifadeye gerek olmadığı görüşüyle uzlaşmazlık doruğa çıktı. Uzlaşma Komisyonu, 3. madde üzerinde uzlaşma sağlayamayınca Yazım Komisyonu’nun yeniden çalışma yapmasını kararlaştırdı. Yazım Komisyonu 3. madde ve ardından gelen maddeler üzerinde taslak metinleri hazırladıktan sonra önümüzdeki hafta çarşamba günü Uzlaşma Komisyonu yeniden toplanarak maddelere son şeklini verecek. Anjiyo oldu Bu arada anayasa çalışmalarının stresi AKP İstanbul Milletvekili Mustafa Şentop’u hasta etti. Kalbinden rahatsızlık hissettiği için toplantıya katılmayan Şentop dün anjiyo oldu. C MY B C MY B
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog