Bugünden 1930'a 5,408,922 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 11 MAYIS 2012 CUMA 6 HABERLER Başbakan Erdoğan’ın hedef gösterdiği yazarımız Bekir Coşkun: Yazımın faydası oldu. Başbakan Atatürkçü oldu, TSK’yi savundu Kalemim kirlenmez Müdür 5. kez görevden alındı Sizi Gidi Faşistler Sizi... Dönekler, yalakalar, yağdanlıklar, yandaşlar, candaşlar, dindaşlar askeri darbelere, faşizme karşı değiller mi? Görünürde karşılar! Faşizm ayrımcılıktır! Faşizm intikam duygularını harekete geçirir, ayrımcılığı körükler... 12 Eylül askeri darbesinin hayatta olan iki başrol oyuncusu Kenan Evren ve Tahsin Şahinkaya yargılanıyor mu? Yargılanıyor! Tutuklu mu Evren ve Şahinkaya? Değil! Peki, 12 Eylül’ü yapanlar, DAL’da insanları işkenceden geçirenler, Diyarbakır, Metris, Mamak, Aydın, Eskişehir zindanlarında gençlerimizi işkenceden geçirip öldürenler bu davanın neresinde? Bilinmiyor! ૽૽૽ Faşist askeri darbelerin iyisi, kötüsü olur mu? Olmaz! Adı üzerinde faşist askeri darbe! O zaman şu soruyu soralım: 12 Eylül faşist askeri darbesinin hazırladığı Partiler Yasası, Seçim Yasası neden hâlâ duruyor yerli yerinde? Niçin bu konuda candaşlar, yandaşlar, dindaşlar, dönekler “kelam” etmiyor? Georgi Dimitrov’un günlüklerini yıllar önce okumuştum. Dün yeniden elime aldım üç ciltlik günlükleri... Üç cilt olan günlükler 19331949 yılları arasını içeriyor... Dimitrov’un adı, dünya çapında Nazilerin açtığı Leipzig davasındaki ünlü savunmasıyla duyuldu. 1935’ten kapanışına değin Komünist Enternasyonal’in Genel Sekreterliği’ni yürüten Dimitrov, Bulgaristan’da 9 Eylül 1944 devriminin ardından kurulan “halk demokrasisinin” başbakanı olarak toplumsal, sosyal, kültürel dönüşümlerin mimarı oldu. ૽૽૽ Dimitrov’u uzun uzun anlatmama gerek yok... Onun savunmasını okumadan Türkiye’de faşizmle mücadele edilmez... Hele hele darbelerle, darbeseverlerle hiç ama hiç hesaplaşılmaz yargı önünde. Salt halkı kandırırsınız... ૽૽૽ Bir torbaya katilleri, mafya liderlerini, katliam sanıklarını, faili Suçu C okumak İstanbul Haber Servisi AKP iktidarının yandaşı olmayana yaşam hakkı tanımama uygulamalarının son örneği Sarıyer’de yaşandı. 4 kez görevinden alınıp mahkeme kararıyla geri dönen ve Cumhuriyet okumakla suçlanan Sarıyer Öğretmenevi Müdürü Ali Akdemir 5. kez görevden alındı. İstinye Devlet Hastanesi Başhekimi Dr. Cengiz Tamer ise 12 kez görevden alındıktan sonra mahkeme kararıyla yeniden görevine iade edildi. Sarıyer İlçe Milli Eğitim Müdürü Celal Yılmaz Gültekin’in Ali Akdemir için, “O müdürün masasında Cumhuriyet gazetesi var, onun orda ne işi var” dediği iddia edildi. CHP Sarıyer İlçe Başkanı Mehmet Deniz, Tamer ve Akdemir’e destek amacıyla bir basın açıklaması yaptı. Deniz “Öğretmenevinin Atatürkçü düşüncenin hâkim olduğunu gören zihniyet Cumhuriyet okuru olmakla suçladıkları Akdemir’in görevine son verdi” dedi. Deniz, “En son 2007’de, 7 bin 500 TL tazminat kazanarak görevine iade edilmiştir. Devlet kurumları birilerinin kendilerine ve eş, dostlarına peşkeş çekecekleri, kendi çiftlikleri gibi kullanacakları yerler midir?” dedi. Deniz, “Baskıcı ve yıldırıcı uygulamaların son bulmasını istiyoruz” diye konuştu. Başhekim olarak görev yaptığı hastanede tam 11 kez, “SMS ile randevu sisteminin uygun kurulmadığı, herhangi bir hizmet sözleşmesinin yapılmadığı, randevu için 2 kontör alındığı”, “Hastanede klasik müzik yayını yapıldığı” ve “Hizmet gereği” gibi gerekçelerle, bakanlık tarafından görevinden alınan Tamer, 12. kez mahkeme kararı ile görevine iade edilmişti. ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) çak kemiğe dayandı. Göreceksiniz, Benim, bizlerin Yazarımız Bekir Coşkun, kendisi önümüzdeki 19 Mayıs Atatürk’ü Anma demokrasi dışında Gençlik ve Spor Bayramı Cumhuriyet hakkında Türk Silahlı Kuvvetli (TSK) hiçbir arayışımız mensuplarına “dava açın” çağrısıntarihinin en katılımlı bayramı olacak.” da bulunan ve “Kaleminden pislik Coşkun “Benim bu yazımın iki yönde olamaz. akan yazar” tanımlamasını yapan faydası görüldü. Birincisi, Başbakan Üniversitelerin ve bu Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Atatürkçü oldu. İkincisi de Başbakan üniversitelerdeki sözlerine, “Tehditler olabilir, baskıTürk Silahlı Kuvvetleri’ne sahip çıktı. gençlerin de demokrasi lar olabilir ancak benim kalemim Bugün bu yazı hakkında Başbakan tüm Başbakan’ın dediği gibi kirlenmeye dışındaki gelişmelere karşı TSK mensuplarına dava açmaları gecektir. Biz kalemimizi ihalede, öderektiğini söyledi. Dava açılabileceği dile duracaklarından eminim. nekte, tahsilatta kullanmadık. Bizim getiriliyor. Ben bu yazının hesabını verBakınız bugün Türkiye’deki kalemimiz sadece yazı yazmaya yameye hazırım.” demokrasiyi en çok rar” diyerek yanıt verdi. Coşkun, Ayrıca Coşkun, halen Başkent Ünisavunanlar hapiste. kendisine yöneltilen tehditlere boversitesi’nin kurucusu Prof. Dr. Mehyun eğmeyeceğini de söyledi. met Haberal’ın Ergenekon davası nedeTürkiye’deki yönetime el Başkent Üniversitesi’ndeki öğrenniyle tutuklu bulunduğunu da anımsakoyanlar iyi niyetli değil. cilerle “Başımıza Demokrasi Düştü” tarak “Bugün, Haberal’ın Ankara’nın başlığı altında bir söyleşiye katılan bozkırının ortasında kurduğu üniversiCoşkun, Türkiye’de demokrasi için yılmadan mücadele tenin salonunda konuşuyorum. Bırakın Haberal’ın açtığı vereceklerini, vermeleri gerektiğini belirterek şöyle kobu hastaneleri, organ nakil ünitelerini... Üniversitenin şu nuştu: “Bizler, demokrasi dışına çıkmadan, cam çerçeve görüntüsü bile onun yaptığı işlerin ne denli önemli olduindirmeden, demokratik haklarımızı kullanacağız. Bakınız, ğu anlatıyor. Dünyanın başka bir yerinde olsa Haberal’ın bugün toplumda büyük bir tepki başladı. Bunun ilk örneği heykeleni dikerler, baştacı ederlerdi. Ancak bizim ülke1 Mayıs’ta alanlarda gerçekleştirildi. Ben Ankara’da, Anmizde Haberal şu anda cezaevinde. Bu örnek dahi Türkitalya’da, İzmir’de, İstanbul’da görüyorum. İnsanlarda bıye’nin ne halde olduğunu anlatmaya yeter” dedi. ‘ Muhalif her unsura tehdit ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) CHP Genel Başkan Yardımcısı Yakup Akkaya, Başbakan Tayyip Erdoğan’ın yazarımız Bekir Coşkun’u “hedef göstermesini” kınarken CHP Zonguldak Milletvekili Ali İhsan Köktürk de, Erdoğan’a “Bir gazeteciye hakaret etme hakkını nereden alıyorsunuz? Başbakanlık hakaret etmeyi sağlayan bir sıfat mı” diye sordu. Akkaya “Başbakan Erdoğan’ın Bekir Coşkun’u hedef göstermesinin kibrinin ulaştığı noktayı göstermesi açısından ibretlik olduğunu” söyledi. Akkaya “Gazetecilerin faili meçhul cinayetlere kurban gittiği bir ülkede, Başbakan’ın, bir gazeteciyi, bu kadar pervasızca hedef tahtasına oturtması kabul edilemez. Burada tehdit edilen sadece bir gazeteci değil, AKP’nin yarattığı korku imparatorluğuna karşı çıkabilecek her muhalif unsurdur. Başbakan, diktatörlük heveslilerine yakışır şekilde, herkese gözdağı verme gayretindedir” dedi. Coşkun’a büyük destek Ankara CUMOK, Bekir Coşkun’a destek ziyaretinde bulundu. Ziyarette, CHP İstanbul Milletvekili Umut Oran ve Cumhuriyet Kadınları Derneği Başkanı avukat Şenal Sarıhan da vardı. Okurlara seslenen Coşkun, sayı olarak çok olunması gerektiğini dile getirerek “Gençlerin daha çok olması lazım. Yeni bir strateji geliştirmemiz gerekir. Ne yapacağımıza siz karar vereceksiniz. Çocuklarımıza verdiğimiz sözlerimiz var. Biz yandık. Onurumu kırarak işkence yapıyorlar. Saldırı nerelere kadar uzanacak bilmiyorum. Korkmayın. Turgut Özal için bile bir gün ‘Sırtında sadece paltosu vardı’ diye yazmıştım. Bir iki ay içinde her şey değişir, yeter ki siyasiler yol açsın” diye konuştu. Umut Oran ise, “Çok çalışmamız, birbirimize sahip çıkmamız gerekir. Birileri bütün bu olanların hesabını ödeyecek” dedi. (Fotoğraf: NECATİ SAVAŞ) atarsınız!.. Bu da yetmez!.. Gazeteciler, bilim insanları, katil Alparslan Arslan’ı da ekler; sonracığıma önce 12 Eylül davasını açıp, 28 Şubat bombasını patlatırsınız. Bunlar olurken Bekir Coşkun bir yazı yazar, Genelkurmay yanıt verir muhtıra gibi. Bekir, hedef tahtasına oturtulduğu için faşistlerden tehdit telefonları alır... O da yetmez, İstanbul Barosu Başkanı Ümit Kocasakal’a gelir sıra, ardından astsubaylara... Ohh! İçiniz rahatlamıştır, zil takıp oynama zamanıdır... Alkışlar size tosuncuklarım benim... ૽૽૽ Ben de merak eder dururum, Milli Savunma Bakanı niçin konuşmaz bu olup bitenler karşısında, neden sesini çıkarmaz, diye... Bir türlü anlayamam(!)... Seçilmiş milletvekilleri Silivri’de ve Diyarbakır’da mazgallarda gökyüzünün maviliğini görmek ister. Halil Berktay gibileri, bir yerlerden buyruk alır 1 Mayıs 1977 katliamını saptırır, kimileri Kenan Evren’i destekler... Eh bu arada DİSK’e vuracaksın, kötüleyeceksin, katliamı solcuların üzerine yıkacaksın ki, tadından yenmesin... Faşizm budur işte... Yıldırma, baskı ve sindirme, karalama ve zindanlarda çürütme... Erdal Eren 17 yaşında idam edildi, ailesi 12 Eylül davasına müdahil olarak katılamıyor... DİSK katil, solcular katil, devrimciler katil, yurtseverler katil! ૽૽૽ Onun için Dimitrov’un savunmasını okumayanlara sesleniyorum, sosyalistliğin, yurtseverliğin, faşizmin ne olduğunu öğrenmeleri için... Dönekler, yandaşlar, candaşlar, dindaşlar askerin siyasete müdahalesine, bildiri, muhtıra yayımlamasına karşı değiller miydi? Bekir Coşkun hedef tahtası oldu Ümit Kocasakal gibi... Bizden olanlar, bizden olmayanlar! İkiyüzlülüğün böylesini görmemiştim bu kadar! Sizi gidi faşistler sizi! meçhul cinayetleri örten birkaç JİTEM’ciyi, özel harekâtçıyı, muslukçuyu, lokanta işletmecisini koyup, içine bir de eski Genelkurmay Başkanı’nı, emekli generalleri, muvazzaf subayları Muhalefet, tutuklu vekiller konusunda kendilerine bilgi verilmesini istiyor Müdür namaza zorluyor ‘Adli kontrol alternatif değil’ ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) Tutuklu milletvekilleri konusunda AKP’nin tavrını bekleyen muhalefet partileri, TBMM Başkanı Cemil Çiçek’e süreçle ilgili bilgi vermesi çağrısı yaptı. BDP Grup Başkanvekili Hasip Kaplan, Çiçek’in süreçle ilgili 3 muhalefet partisini bilgilendirmesini isteyerek “Ya bu süreci noktalar ya da devam eder. Yani Meclis Başkanı şu an bütün bunların muhatabı artık” dedi. CHP Grup Başkanvekili Emine Ülker Tarhan, TBMM Adalet Alt Komisyonu’nda “adli kontrol” sisteminin kapsamını genişleten düzenlemenin olumlu, ancak tutuklu milletvekillerinin sorununun çözümüne alternatif olmadığını bildirdi. Tarhan, “Biliyorsunuz tutuklamaya alternatiftir adli kontrol sistemi. Tutuklamayı gerektiren hallerde biz süre sınırlaması olmaksızın adli kontrol sisteminin uygulanmasını önermiştik” dedi. Bu konuda uzlaşma sağlanmasının olumlu olduğunu kaydeden Tarhan, ancak bu düzenlemenin tutuklu milletvekili sorununun çözümüne alternatif bir metin olmadığını ifade etti. Tarhan, “AİHM kararları çerçevesinde en azından bir yargıcın, bir mahkemenin adli kontrol değil, tutuklama kararının gerekçesini çok ayrıntıları ile izah etmesi lazım. Bütün tutuklular bakımından bunu izah etmesi gerekecek. Ancak Meclis Başkanı’nın inisiyatifinde sürdürülen tutuklu milletvekillerine ilişkin 100. madde üzerinde uzlaşma sağlanan sürece asla alternatif değildir” dedi. BDP Grup Başkanvekili Hasip Kaplan da, Adalet Alt Komisyonu’nda, 3. yargı paketinde denetimli serbestlik maddesinin kapsamının genişletilmesinin tutuklu milletvekillerini de etkileyeceği yönündeki soru üzerine tutuklu milletvekillerinin yargı paketinin konusu olmadığını ifade etti. Milletvekillerinin zaten anayasanın 83. maddesine aykırı olarak hukuksuz şekilde tutuklu olduğunu ifade eden Kaplan, üç muhalefet partisinin uzlaştığı CMK 100. madde değişikliğini “yargı paketiyle sulandırmanın doğru olmadığını” ifade etti. AKP’nin Meclis ile AKP MYK’sini birbirine karıştırdığını belirten Kaplan, “AKP’ye tavsiyemiz Berlin’de en son cumhurbaşkanı ile giden heyetimizin yaşadığı kriz benzeri krizlerle her gün yüzleşmemesi için bu sorunu çözmesi gerekiyor” dedi. Kaplan “Çiçek de bu gelişmeden sonra üç muhalefet partisini artık çağırıp bilgilendirmesi gerekiyor. Ya bu süreci noktalar ya da devam eder. 3 muhalefet partisi olarak Çiçek’i bekliyoruz” diye konuştu. çekmeye hazırlanıyor İmdat frenini ‘Edison cennete gider mi?’ MAHMUT ORAL Polis terörüne protesto CEMİL CİĞERİM SAMSUN Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) öğrencileri ve çalışanları, Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç’ı protesto etmek isteyen öğrencilerin dövülerek gözaltına alınmasını protesto etti. EğitimSen OMÜ Temsilcisi Turgut Yılmaz, “Polisin ve özel güvenlik personelinin ne sebeple olursa olsun öğrencilere saldırmaya hakkı yoktur. Saldırıları kınıyoruz” dedi. EğitimSen Samsun Şube Başkanı Metin Erol da “Gençlik ve Spor Bakanı’nın dahi onaylamadığı görüntüleri, OMÜ yönetimi içine sindirmektedir. Rektör görüşme isteğimizi geri çevirmiştir” diye konuştu. OMÜ Rektörü Prof. Dr. Hüseyin Akan ise “Öğrencilere, tören alanına yakın bir yerde basın açıklaması yapabilecekleri bildirilmiş olmasına rağmen, bu eylemlerini sürdürmüşlerdir. Barikatı aşmaya çalıştıkları sırada öğrenciler ile güvenlik görevlileri arasında arbede çıkmıştır. Olay ile ilgili inceleme başlatılmıştır” açıklamasını yaptı. ⅷ AKP’den Çiğdem Münevver Ökten, CHP’den Şafak Pavey, MHP’den Tunca Toskay ve BDP’den Nazmi Gür’den oluşan Türk parlamenter heyetinin Almanya Meclis Başkanvekili Wolfgang Thierse ile yaptığı görüşme, konu Neonazi cinayetlerinden Türkiye’nin Hıristiyanlara ve hapisteki parlamenterlere yönelik tutumuna gelince tatsız bitti. Hürriyet Daily News’ten Barçın Yinanç’ın haberine göre, Thierse, sözü Türkiye’deki Tutuklu vekil gerginliği Hıristiyanlar’a ve tutuklu vekillere getirince heyete eşlik eden Berlin Büyükelçisi Hüseyin Avni Karslıoğlu heyetin Neonazi cinayetlerini konuşmak üzere geldiğini söyledi. Thierse, “Siz bana hangi konuda konuşacağımı söyleyemezsiniz” dedi. Daha sonra Thierse masadan kalktı ve “görüşmenin bittiğini” söyledi. Thierse Karslıoğlu’na “Bu yaptığınız utanç verici” diye çıkıştı. HAMBURG (ANKA)Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın yargıya yönelik eleştirileri Alman basınının konusu oldu. Almanya’nın siyasi gazetelerinden ‘Die Tageszeitung’ yayımladığı yorumda Erdoğan’ın artık ‘imdat frenlerini çekmeye hazırlandığını’ öne sürerek “Askerlerin, gazetecilerin ve işadamlarının hatta Erdoğan’ın yakın çalışma arkadaşlarının gözaltına alınma olaylarının arkasının bir türlü gelmemesi üzerine, Erdoğan artık imdat frenini çekmeye hazırlanıyor. Türkiye Başbakanı, gözaltıların artık bir son bulması gerektiğini, aksi takdirde bu durumun ülkeyi ‘bunaltacağını’ söylüyor” denildi. Türkiye’de 28 Şubat darbesi çerçevesinde 60’tan fazla kişinin gözaltına alındığı belirtilen gazete yorumunda, “Erdoğan hükümetinin eski Kemalist yapılarla hesaplaşmak üzere oluşturduğu özel yargı organları kontrolden çıkmak üzere. Bunun ardında ise Fethullah Gülen hareketinin giderek artan etkisi var” denildi. DİYARBAKIR Diyarbakır’ın Ergani ilçesinde Milli Eğitim Müdürü Yasin Yıldız’ın resmi makam aracıyla köy köy dolaşıp dini içerikli kitaplar dağıttığı, Kutlu Doğum Haftası kapsamında hafta sonlarında ilçe ve köylerindeki birçok okulu Hizbullah’a yakın derneklere tahsis ettiği, kurumdaki görevlileri namaz kılmaya, Eğitim BirSen ve MemurSen’e üye olmaya zorladığı belirtildi. Yıldız’ın dağıttığı kitaplarda, “Memurlar, öğrenciler değil beş vakit namazı, cuma namazını bile kılamıyor. Başörtüsüne karşı verilen mücadelenin daha fazlası namaz için sergilenmeli” denirken “Edison cennete gider mi?” başlıklı bir yazıda ise “Dinimize göre ancak imanlı olan bir kimse cennete gider. İnsanlığa faydalı olan yalnız âlimler değildir. Öküzler de ilk insanlardan bu yana insanlığa büyük hizmet vermişlerdir” denildi. Yıldız ile ilgili EğitimSen’in yaptığı birçok şikâyetin hasıraltı edildiği, herhangi bir inceleme yapılmadığı belirtildi. Yıldız’ın dağıttığı dini içerikli kitaplarda çocukların namaz kılmayan anne babaya itaat etmemeleri istenirken namaz ile ilgili dernek ve vakıflar kurulması öneriliyor. AİHM, davayı karara bağladı ÖDP’ye kötü haber Haber Merkezi AİHM, Özgürlük ve Dayanışma Partisi’nin (ÖDP) hazineden seçim için gerekli mali yardımı alamadığı gerekçesiyle yaptığı şikâyet başvurusunda Türkiye’yi haklı buldu. ÖDP’nin 2003 yılında açtığı davayı bugün karara bağlayan AİHM, “Türkiye’nin ayırımcılığın yasaklanmasıyla ilgili Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 13. maddesi ve buna bağlı olarak adil seçimlerle ilgili 1. protokolün 3. maddesini ihlal etmediğine” hükmetti. C MY B C MY B
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog