Bugünden 1930'a 5,419,774 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

11 MAYIS 2012 CUMA CUMHURİYET SAYFA HABERLER İstanbul PB Edirne Y Kocaeli PB Çanakkale Y İzmir Y Manisa Y Denizli Y Zonguldak PB Sinop Y Samsun Y Trabzon Y Giresun Y Y Ankara 23 27 21 22 25 26 26 19 20 19 18 20 22 Eskişehir Konya Sıvas Antalya Adana Mersin Diyarbakır Şanlıurfa Mardin Siirt Hakkâri Van Kars Y Y Y PB Y PB PB PB PB PB Y Y Y 20 22 21 26 29 27 30 31 28 30 24 20 20 Oslo Y Helsinki Y Stockholm Y Londra B AmsterdamB Brüksel Y Paris Y Bonn Y Münih PB Berlin Y BudapeştePB Madrid PB Viyana B 10 15 19 15 15 18 22 23 27 27 29 32 28 Belgrad B 27 Sofya Y 23 Roma B 23 Atina Y 25 Zürih B 28 Moskova B 22 Aşkabat PB 32 Taşkent Y 27 Baku B 26 Bişkek Y 28 Tiflis Y 22 Kahire B 33 Şam B 33 Ülke genelinin parçalı çok bulutlu, Marmara’nın güney ve batısı, Kuzey ve İç Ege, Akdeniz’in iç kesimleri, İç Anadolu, Batı Karadeniz’in iç kesimleri, Orta ve Doğu Karadeniz, Doğu Anadolu’nun kuzey ve doğusu ile Sakarya ve Aydın çevrelerinin aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, İç Anadolu’nun kuzeyi, Batı ve Orta Karadeniz’in iç kesimleri ile Bilecik, Kütahya, Uşak ve Afyonkarahisar çevrelerinde kuvvetli olması bekleniyor. 13 TARİHTE BUGÜN MÜMTAZ ARIKAN 11 Mayıs GÜNCEL CÜNEYT ARCAYÜREK Ⅵ Baştarafı 1. Sayfada yeniden açmasından sonra yoğun tepkilerle karşılaşınca ortamı yumuşatma çabaları, inandırıcı olmaktan uzak olduğu… kişisel amacı başkanlık sistemini demokrasimizin gereği gibi yutturmaya çalıştığı için… Darbelerden ve askeri vesayetten sürekli şikâyetçi görünür, üzerine giderken; aslında olanca ağırlığıyla koşullarını kurallarını uyguladığı sivil vesayetin sakıncalarını, ayıplarını gözlerden uzak tutmaya çalıştığı için... …vazgeçemeyeceği gündem: Yeni anayasa, başkanlık sistemi, darbeler! ૽૽૽ Başkanlık sistemini sindirme görevini üstlenen sözcüleri de, ustaları gibi (örneğin Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ), geçmişi karalıyor; 1950’lerden beri olan biteni bir hamlede silip bir kenara atıyorlar. İddialarına göre parlamenter sistemde “istikrar yok!” Dünden bugüne yaşanan 61 hükümet, 2 darbe, 2 muhtıra, birçok ekonomik sıkıntı, kriz. Sorumlu parlamenter sistem! Başkanlık sistemi olsaydı, 61 hükümetin gelip geçmeyeceğini, darbeler, ekonomik krizler yaşanmayacağını savunan ifadeler… Kurtuluşun yolu mu? Başkanlık sistemi! AKP’deki bir kısım sözcüler: Parlamenter sistemi sakıncalı, istikrarsızlığın kaynağı gibi göstermelerindeki neden; başbakanlığında yaşattıkları yetmiyormuş gibi, RTE’yi yedi yıllığına, ikinci bir kez seçilirse 14 yıl sıfatı başkan aslında bir diktatör olarak demokratik rejimin başına bela etmeye çalışıyor. 14 yıl halk deyimiyle milletin başında boza pişirmeye olanak sağlıyorlar... ૽૽૽ Pek çok sorunu tek yanlı, kendi amaçlarına, kurguladığı nizama uygun oldukça savunur RTE. RTE; bir 23 Nisan’da koltuğuna oturan çocuk Başbakan’a salık verdiği gibi; astığı astık kestiği kestik icraatını bugün tu kaka dediği 82 Anayasası’na borçlu olduğunu… …askerlerin armağanı 2002’den bu yana değiştirmeye yanaşmadığı Seçim Yasası’yla tek başına iktidara geldiğini hiç ama hiç anımsamaz. Muhalefetin iyi niyetlerle evet dediği ama mutlaka başka hedefler peşindeki RTE’nin, oluşmasını desteklediği 1960’tan bu yana bütün darbeleri, muhtıraları araştıracak komisyon yine RTE biçimi, şayet tek taraflı bir araştırma yapacaksa… ne gerçeklere ne de tarihe hizmet etmiş olacak. Şayet darbelerin öncesi ve sonrası neler yaşandığı birlikte araştırılmayacak olursa; yalnız örneğin 27 Mayıs 1960 sonrası, yalnız 12 Mart, 12 Eylül gününü izleyen dönemler masaya yatırılacak olursa; araştırma komisyonunun çalışmaları şimdiden çöp sepetine! ૽૽૽ Darbeleri araştıracak komisyonun ilk günü yaşananlar bu kuşkuyu körüklüyor. Vekil olmadan önceki mesleği askerlik olan emekli general; AKP Milletvekili Şirin Ünal haberi veren gazeteye göre sürpriz bir çıkış yaptı. Darbelerin çok çeşitli nedenleri olduğunu, gerçekçi bir değerlendirme yapabilmek için, “medya, eğitim, siyasi yönetim ilişkilerine bakılması gerektiğini” vurguladı... “Siyasiler darbeden önce siyasal, ekonomik, toplumsal sıkıntıları neden düzeltmedi” deyince; diğer bir AKP Milletvekili Selçuk Özdağ; “Sizden korktuk” diyor. O günleri yaşayanlar bilir. O günler korku gitmiş, bayram havası egemen olmuştu topluma! ૽૽૽ Komisyonun darbelere kaynaklık eden çeşitli nedenleri araştırmaya pek gönüllü olmadığı, yalnız darbe sonrasını inceleyip araştıracakmış gibi bir izlenim, bir kanı oluşuyor. Darbeleri incelerken yarattığı siyasal, toplumsal, ekonomik açmazları irdelemek elbette gerekli. Ama AKP’li vekilin söylediği gibi, asker de “durup dururken darbe yapmadı”. Her şey güllük gülistanlık iken üç beş general bir iki yıl ülkeyi yönetelim diye darbe yapmadı herhalde. Darbelerin gerçek yüzlerini görmek, topluma göstermek istiyorsak madalyonun iki yüzüne bakmak gerekmiyor mu? Kamuoyunda “Haberal yasası” olarak bilinen, tutuklu ve hükümlülerin hasta yakınlarını ziyaret etmelerine olanak sağlayan yasa değişikliği dün Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün onayının ardından yürürlüğe girdi. Bu insani değişikliğin yapılmasında eski CHP Genel Başkanı ve Antalya Milletvekili Deniz Baykal’ın katkısı büyük. Baykal, ocak ayında Başbakan Tayyip Erdoğan’a yaptığı ‘geçmiş olsun’ ziyareti sırasında ilk kez konuyu gündeme getirmişti. Cezaevindeyken babasını kaybeden Haberal’ın, o dönem annesinin kötüleşen sağlık durumuna dikkat çekerek, tutuklu milletvekiline ziyaret izni verilmesi için Erdoğan’dan ricacı olmuştu. Başbakan’ın o gün sıcak baktığı ve talimat verdiği bu öneri maalesef üç ay boyunca yasalaştırılamadı ve Haberal annesinin ancak tabutunu görebildi. Baykal’dan Erdoğan’a ‘İkinci Rica’ “Haberal’a yetişememiş olsa bile Başbakan sözünü tutmalı, bu kanun mutlaka çıkarılmalı. Binlerce tutuklu ve hükümlüyü ilgilendiren bir konu bu” demiş ve o dönem yazılmamak kaydıyla arkasından şunları eklemişti: “Bu kanun çıksın, Başbakan ile bir kez daha görüşeceğim. Hem kendisine teşekkür edeceğim hem de benzer bir yapıcı tututumun, tutuklu milletvekillerinin tahliyesi konusunda gösterilmesini isteyeceğim...” Kanunun dün onaylanarak yürürlüğe girmesinden sonra Baykal’ı arayarak Başbakan Erdoğan ile ne zaman görüşmeyi planladığını sordum. “O görüşmeyi yaptım bile!” dedikten sonra şu sınırlı bilgiyi paylaştı: “Kanun çıktıktan sonra Sayın Başbakan’a telefon ederek teşekkür ettim ve tabii, size daha önce de söylediğim gibi, tutuklu vekillerin durumu konusunda yeni adımlar atılması gereğine ilişkin beklentimi de kendisine aktardım.” Tahliyeler anayasadan öncelikli Erdoğan’ın yanıtı konusunda ise Baykal, bunu kendisinin açıklamasının uygun olmayacağını belirterek bilgi vermekten kaçındı. Ancak böyle telefonla yapılan bir nezaket görüşmesinde Başbakan’ın, tutuklu vekiller konusunda bir niyet beyanı dışında çok olumlu ya da çok olumsuz bir Teşekkür telefonunda iletti Zonguldak’ta 10 Nisan’da Medine Haberal’ın cenaze töreni sırasındaki sohbetimizde Baykal, tavır takınmış olabileceğine ihtimal vermek zor. Baykal, Erdoğan’la telefon görüşmesinden bağımsız olarak tutuklu vekiller konusundaki beklentilerini şöyle ortaya koyuyor: “Başından bu yana ben aynı şeyi söylüyorum. Türkiye’nin önündeki en öncelikli mesele tutuklu milletvekilleri konusudur. Ne anayasa değişikliği ne de başka bir şey bunun önüne geçebilir. İktidarıyla, muhalefetiyle hepimizin, bu tahliyeleri bir an önce sağlamak gibi bir zorunluluğumuz var. Türkiye’de bu konunun çözümü artık bir mecburiyet anlamına geldi. Bu konu çözülmeden ne Meclis Başkanı ne hükümetin ne de siyasi partilerin inandırıcı olma ihtimali vardır. Herkese düşen büyük sorumluluk var. Bir an önce sonuçlanması gerekir.” Baykal’ın Başbakan Erdoğan’dan ilk ricası geç de olsa “Haberal yasası”nın çıkarılmasını sağladı. Bu sayede tutuklu ve hükümlüler artık, hasta aile fertlerini ziyaret hakkına sahipler. Şimdi darısı, Baykal’ın Erdoğan’a telefonla ilettiği ikinci ricasının başına... 28 ŞUBAT’TA TUTUKLU SAYISI 50 OLDU 11 general tutuklandı ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) REFAHYOL hükümetini devirmek iddiasıyla yürütülen 28 Şubat soruşturmasında altısı muvazzaf toplam 11 general tutuklandı. 28 Şubat döneminin Genelkurmay İstihbarat Daire Başkanı emekli Tümgeneral Çetin Saner, suçlamaları reddederken “Bahsedilen BÇG ile Genelkurmay Karargâhı’nda 3 yıl beraber çalışmışız fakat ben nerede çalıştıklarını bugün öğrendim” dedi. 28 Şubat soruşurmasında tutuklanan askerlerin sayısı 50’ye yükseldi. Tutuklanan isimler şöyle: EDOK Muhabere Komutanı Korgeneral Tevfik Özkılıç, 3. Ordu Kurmay Başkanı Tümgeneral Berkay Turgut, EDOK Komutan Vekili, 9. Motorize Piyade Tugay Komutanı Tuğgeneral Mehmet Faruk Alpaydın, 11. Motorize Piyade Tugay Komutanı Tuğgeneral Metin Keşap, İzmir’deki İstimlak Okulu Komutanı Tuğgeneral Celalettin Bacanlı, EDOK Harekât Eğitim Başkanı Tuğgeneral Mehmet Ali Yıldırım; emekli Korgeneral Mustafa Bıyık, emekli Korgeneral Hakkı Kılınç, eski Genelkurmay Adli Müşaviri emekli Tümgeneral Erdal Şenel, emekli Tümgeneral Çetin Dizdar, 28 Şubat döneminin Genelkurmay İstihbarat Daire Başkanı emekli Tümgeneral Çetin Saner. Edinilen bilgiye göre, Saner savcılık ifadesinde, dönemin İçişleri Bakanı Meral Akşener ile arasında geçen “yağlı kazık” olayıyla ilgili olarak “Ben bizzat Akşener’in ismini vererek, onu soyarak yağlı kazığa oturturum demedim. Sadece ben adamı kazığa oturturum dedim” dedi. Tutuklanan bazı isimler, mahkemede şunları kaydetti: Mehmet Ali Yıldırım: BÇG yapılanmasıyla ilgili olarak tarafıma gösterilen belgeleri ilk defa gördüm. Zamanın hükümetine karşı herhangi bir oluşum içinde de bulunmadım. Hatta yaptığımız bir sunum nedeniyle bana Erbakan ve Tansu Çiller kutlama yazısı gönderdi. Berkay Turgut: O dönemde çalıştığım birimin isnat edilen suçlarla alakası yoktur. Tevfik Özkılıç: BÇG isimli bir grubu karargâhta duydum fakat bu grupta görev almadım. Bana gösterilen bazı evrakların yazım tekniği nedeniyle sahte olduğu kanaatindeyim. Hakkı Kılınç: Ben Jandarma Genel Komutanlığı tarafından, BÇG tarafından düzenlenen istihbari bilgilerin değerlendirildiği toplantılara komutanlığı temsilen katılmakla görevlendirildim. Bana bu konuda emir veren kişi dönemin Jandarma Genel Komutanı Teoman Koman’dır. Bu toplantılara 35 kez katıldım, başkaca özel bir görevde bulunmadım. Erdal Şenel: 28 Şubat sürecinde Genelkurmay Adli Müşavirliği’ni yönetiyordum. Bu makamın BÇG ile ilgili ilgisi yoktur. BÇG konusunda sadece duyuma dayalı bilgim vardır. BÇG ile hiçbir ilgim yoktur. Bana bu BÇG olarak birtakım yazılı emir ile yani Çevik Bir talimatıyla suç duyurusunda bulunma görevi verilmiştir. Ergenekon davasında savunma yapan eski özel harekâtçı Şahin’den itiraf: Karataş’ın eşini vurdum HATİCE TUNCER ERGİN VE AKDAĞ İlgezdi: İddialar gerçeği yansıtmıyor İstanbul Haber Servisi Ataşehir Belediye Başkanı Battal İlgezdi, hakkında basında yer alan kaçak yapılaşmaya karşı izin verdiği yönündeki ididaların gerçeği yansıtmadığını belirtti. İlgezdi, “Başkanlık görevini yaptığım 3 yıl içinde belediye meclisine tek bir öneri getirmeyen AKP’li meclis üyeleri ve kısa süre önce görevden aldığım 3 başkan yardımcısı basın aracılığıyla hakkımda asılsız iddialardan oluşan bir kampanya başlattılar. Verilmeyecek hiçbir hesabım yoktur” dedi. İlgezdi oturduğu dairenin de savunulduğu gibi Ağaoğlu İnşaat’a ait olmadığını vurgularken, “My Country” projesinde de ne başkanın ne de bir yakınının kiracı ya da mal sahibi olarak yer almadığını belirtti. Ergenekon davasının, birleştirmelerden sonraki üçüncü duruşmasına da İnternet Andıcı dosyasından tutuklu yargılanan eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ katılmadı. İbrahim Şahin “Ben yıllarca terör ile mücadele ettim. Dursun Karataş’ın karısını öldüren benim, orada vurulup gazi olan benim” dedi. Sivas’ta Ermeni cemaati önderlerinden Minas Durmazgüler’e suikastta kullanılmak üzere Glock marka tabanca sattığı iddia edilen İbrahim Şahin, “Silah namustur, ben silah satmam” dedi. Davada, Şahin, Minas Durmazgüler’e suikast planı iddiasına ilişkin savunma yaptı. Hayatının terörle mücadele ile geçtiğini belirten Şahin, “PKK, TİKKO, DHKPC ile mücadale ettim. Bu örgütlerle ilişkisi olmakla, vatan haini olmakla suçlanıyorum” dedi. Çiftehavuzlar’daki bir eve Nisan 1992’de yapılan ve aralarında Sabahat Karataş’ın bu bulunduğu 11 DevSol militanının öldürüldüğü operasyona ilişkin “Dursun Karataş’ın karısını öldüren benim. Orada yaralanıp gazi olan benim” diye konuştu. Şahin gözaltına alındığı 7 Ocak 2009 tarihinde Ankara ve İstanbul’daki evleri aranırken tutuksuz sanık Garip İrfan Torun’un Tokat’ta polise giderek “Bu silahı bana İbrahim Şahin vermişti. Parasını Şahin görmeden çantasına koydum” diye ifade verdiğini ve silahı teslim ettiğini anımsattı.“Garip İrfan Torun’un garip ifadesi” diye konuşan Şahin özetle şu iddialarda bulundu: “Torun, Sivas’ta çalışıyor. Teslim ettiği yer neden Tokat? İzmir’de bir televizyonda Fethullah Gülen ile ilgili konuşmalar yapmıştım. ‘Dinler arası diyalog’ diye Vatikan’a gidiyor. Dinler arası diyalog olmaz. Bundan dolayı tenkit ettim. 2005 yılında bundan yargılandım. Ama sonra konuştuk, davadan vazgeçtiler. Sivas polisinde Gülen ile davalık olduğum duyulmuş, bana düşman olmuşlar. Garip İrfan Torun da Sivas polisinde haber elemanı olarak çalışıyor. Oyun İki bakan Silivri’de Tepki çeken fotoğraf ÖMER ŞAN RİZE Rize’nin Fındıklı İlçe Emniyet Müdürlüğü’nü ziyaret eden anaokulu öğrencilerinin nezarethaneye konulması tepki çekti. Fındıklı Ahmet Şahinler Anaokulu öğrencileri, Trafik Haftası etkinlikleri kapsamında, 4 Mayıs’ta Okul Müdürü Emine Şengün ve öğretmenleri ile birlikte ilçe emniyet müdürlüğünü ziyaret etti. Gezi sırasında nezarethaneye giren anaokulu öğrencilerinin fotoğrafını çeken öğretmenleri, çocukların parmaklıklar arkasındaki fotoğrafını okulun internet sitesinde yayımladı. Fotoğrafları gören veliler sert tepki gösterdi. Bunun üzerine fotoğraflar siteden kaldırıldı. ları ortaya çıkmasın diye Torun’u Tokat’a göndermişler, bana iftira attırmışlar.” Minas Durmazgüler’e, suikast ihbarı olduğu gerekçesiyle 3 Kasım 2008 tarihinde koruma verildiğini, ancak iddianamedeki ihbar mektubunun 1 Aralık 2008 tarihli olduğunu belirten Şahin, “MİT müsteşarlarıyla her zaman görüşür, aldığım istihbaratları bildirirdim” dedi. Duruşmaya izleyen CHP İzmir milletvekilleri Alaattin Yüksel ile Mustafa Moroğlu, ara verildiğinde Mustafa Balbay ile bir süre görüştü. Cumhuriyet gazetesine 30 Mart 2008 tarihinde bomba atmaktan sanık Bedirhan Şinal’ın mahkeme başkanı Hasan Hüseyin Özese hakkındaki reddi hâkim talebi reddedildi. Duruşmada ifade veren gizli tanık Yavuz, davanın tutuksuz sanıklarından Osman Gürbüz’den Gebze’de 1994 ya da 1995 tarihinde polisin kovalamacası sonucu elde edilen silahların, kriminal incelemeye tabi tutulmaması için eski MİT’çi, Susurluk hükümlüsü Korkut Eken’in araya girdiğini öne sürdü. İstanbul Haber Servisi Adalet Bakanı Sadullah Ergin ve Sağlık Bakanı Recep Akdağ, Silivri Cezaevi’nde incelemelerde bulundu. Silivri Cezaevi’nde 3 saat süren ziyaretin ardından Ergin ve Akdağ, basın mensuplarına açıklama yaptı. Akdağ, Silivri Cezaevi’nde özellikle sağlık konusuna odaklandıklarını belirtti. Bakan Akdağ, Silivri Cezaevi’nde 24 saat görev yapan A tipi 112 servis olduğunu belirterek “Burada 8 kapalı birim, 1 de açık birim var. Bu servis ihtiyaç halinde bu birimlere süratle ulaşılabilecek bir noktaya yerleşmiş durumda ve bu kabiliyete haiz bir birim” diye konuştu. “İncelemeler sırasında ne gibi eksiklikler gördüklerine” ilişkin soru üzerine, Bakan Akdağ, “Aile hekimimiz ile görüştük. Gerçekten çok mükemmel ortamlar oluşturmuşlar. Tutukluları taşırken güvenlik açısından onların araçlarına güvenlik görevlileri de biniyor. Biraz kalabalık oluyor. Bunun gibi basit ayrıntılar var. Nasıl çözebileceğimizi de konuştuk” dedi. Ergenekon ve Balyoz sanıklarının sık sık şikâyetleri olduğuna yönelik bir soruya ise Bakan Akdağ, “Bütün o şikâyetler her neyse onlarla alakalı olarak sistemi değerlendirmiş olduk. Dışarıda nasıl hizmet veriyorsak buradaki vatandaşlarımıza da aynı hizmeti veriyoruz” dedi. Bakan Ergin de, Adalet Alt Komisyonu’nda değerlendirilen adli kontrol uygulamasıyla ilgili düzenlemeye ilişkin, “Eğer Adalet Komisyonumuz da bu görüşe katılır, Genel Kurulumuz da onay verirse, bu düzenleme parlamentodan geçmiş olacaktır. Şu yararlanır, bu yararlanamaz gibi bir değerlendirmeyi bizim yapma imkânımız yok. Netice itibarıyla kararı verecek olan hâkimlerdir” ifadesini kullandı. Ergin ve Akdağ daha sonra incelemelerde bulunmak için Metris Cezaevi’ne geçti. 3 üyesinin gözaltısını protesto etti ‘Dışarıdakiyle aynı’ Grup Yorum: Yılmayacağız MEHMET ALİ SOLAK BALBAY TWITTER’DA: İŞKENCE İLE BİLE BİR ARAYA GELEMEYİZ CHP İzmir Milletvekili ve gazetemiz yazarı Mustafa Balbay, oturum arasında bazı izleyicilerin sosyal paylaşım sitelerinde kendi adına hesap açtığını belirterek bundan sonra sosyal medyada daha çok yer alacağını söyledi. Balbay’ın Twitter’daki bazı ifadeleri şöyle: “Ergenekon davaları birleşti. Bu kadar birbirine benzemez kişi, işkence ile bile bir araya getirilemez”, “Ergenekon davaları birleşti. Pirincin taşını ayıklayamıyoruz diye, içine bulgur, mercimek, susam da koydular”, “Atasözümüz: Kurunun yanında yaş da yanar. Ergenekon davaları: Kurunun yanında taş da yanar.” ANTAKYA Grup Yorum üyeleri, 13 Mayıs’ta verecekleri Antakya konseri öncesi organizasyonda yer alanların evleri ve Hatay Haklar Derneği’nin basılarak 3 kişinin gözaltına alınmasını basın açıklamasıyla protesto etti. Yapılan açıklamada, “Suriye halkı ile dayanışmamıza hiç kimse engel olamaz. Gözaltılar ve tutuklamalar bizi vazgeçirmeyecektir” denildi. Antakya Ulus Meydanı’nda bir basın toplantısı düzenleyen Grup Yorum üyeleri, hiçbir gücün Suriye halkları ile dayanışmalarına engel olamayacağını söyledi. Grup Yorum adına açıklamayı okuyan Cihan Keşkek, konser organizasyonunu yürüten arkadaşlarının gözaltına alınmasından dolayı organizasyonu bizzat yürütmek üzere Antakya’ya geldiklerini söyledi. Grup Yorum’un konseri 13 Mayıs’ta Antakya’da Doğuş Okulları önünde saat 16.00’da yapılacak. C MY B C MY B
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog