Bugünden 1930'a 5,446,863 adet makale



Katalog


«
»

C İmtiyaz Sahibi: CUMHURİYET VAKFI adına ORHAN ERİNÇ Genel Yayın Yönetmeni: İBRAHİM YILDIZ Yazıişleri Müdürleri: Güray Öz (Sorumlu) Murat Ataş Miyase İlknur (Ek Yayınlar) Haber Merkezi Müdürü: Hakan Kara İstihbarat: Cengiz Yıldırım Ekonomi: Hasan Eriş Dış Haberler: Özgür Ulusoy Kültür: Celâl Üster Spor: Arif Kızılyalın Yayın Kurulu: Orhan Erinç (Başkan), İbrahim Yıldız (Başkan Yardımcısı), Cüneyt Arcayürek, Ali Sirmen, Hikmet Çetinkaya, Şükran Soner, Emre Kongar, Orhan Bursalı, Mustafa Balbay, Hakan Kara. Ankara Temsilcisi: Utku Çakırözer Ahmet Rasim Sok. No: 14 Çankaya 06550 Ankara Tel: (0312) 4423050 Faks: (0312) 4423010 ⅷ İzmir Temsilcisi: Serdar Kızık, H. Ziya Blv. 1352 S. 2/3 Tel: (0232) 4411220, Faks: (0232) 4418745 ⅷ Antalya Temsilcisi: Ahmet Oruçoğlu Cumhuriyet Meydanı Yıldız Ap. B Blok No: 80/5 Tel: (0242) 2480057 Faks: (0242) 2430509 ⅷ Mali İşler: Bülent Yener ⅷ Satış: Tunca Çinkaya ⅷ Cumhuriyet Reklam: Genel Müdür: Özlem Ayden ⅷ Genel Müdür Yardımcısı: Nazende Pal Tel: (0212) 251 98 74 75 /251 98 81 82 Faks: (0212)251 98 68 Rezervasyon: (0212) 343 72 74 Faks: 212 343 72 53 İmsak: 4.56 Güneş: 6.27 Öğle: 13.13 İkindi: 16.50 Akşam: 19.46 Yatsı: 21.10 Yayımlayan ve Yönetim Yeri: Yeni Gün Haber Ajansı Basın ve Yayıncılık A.Ş, Prof. Nurettin Mazhar Öktel Sk. No: 2. 34381 Şişli/İstanbul Tel: (0212) 343 72 74 (20 hat) Faks: (0212) 343 72 64 eposta@cumhuriyet.com.tr Yaygın süreli yayın Baskı: DPC Doğan Medya Tesisleri Hoşdere Yolu 34850 Esenyurt İstanbul Dağıtım: YAYSAT Doğan Medya Tesisleri Hoşdere 34850 Esenyurt İstanbul 9 NİSAN 2012 TACİZ DAVALARI İÇİN EMSAL KARAR ‘Mağdur olmasa da dava açılır’ Türkiye’ye gelen gençler için futbol bir çeşit kurtuluş. Feriköy Stadı’nda yedek futbolcular oynama sırasının kendilerine gelmesini bekliyor. Pek çok Afrikalı işsizlikten şikâyetçi. (Fotoğraflar: UĞUR DEMİR) Afrika’daki güç koşullardan kaçan göçmenler Türkiye’de yeni başlangıçlar peşinde ‘Yedek’ yaşamlar ELÇİN POYRAZLAR İstanbul’da Kurtuluş’ta bir göz oda. İçindeki minyatür bir mutfakta yemek pişiren genç bir kadın. Yaşamını sürdürebilmek için pişirdiği yemekleri satmak zorunda. Kadın bizi minnacık evine, hayallerinin ve yemek kokularının karıştığı odaya gülümseyerek davet ediyor. Adı Sarah. 27 yaşında. Ruanda’dan İstanbul’a 4 yıl önce gelmiş ve bu zorlu kente tutunmaya çalışıyor. Bize kendi öyküsünü anlatmayı tam ismini yazmama ve resmini çekmeme koşuluyla kabul ediyor. (Bunu görüştüğümüz her Afrikalı ile yaşadık.) Çünkü Sarah bir mülteci. Birleşmiş Milletler ona yaşayacağı başka bir ülke bulana dek Türkiye’de yaşamak durumunda. İstanbul’u kendisinin seçmediğini, BM’nin onu buraya getirdiğini söylüyor. Ruanda’daki gerilla çatışmalardan saklanmak için günlerce yeraltında yaşayan Sarah, 1994’teki Ruanda soykırımını da acıyla anımsıyor. Oradaki BM güçlerinin kendisinin de aralarında olduğu sivilleri kurtardığını ve kamplara yerleştirdiğini söyleyen Sarah orada mülteci programına başvuruyor ve bir süre sonra kendisini Türkiye’de buluyor. “Başlarda BM’ye ait bir sığınmaevinde kaldık. Daha sonra oradan ayrıldım ve edindiğim arkadaşların evlerinde kalmaya başladım. Bu arada BM bize yardım ediyordu.” ᮣ Ortadoğu’nun savaş ve isyanla yıkıldığı bir dönemde Türkiye; Suriye, Afganistan, İran ve Irak gibi ülkelerden kaçan insanların akımına uğruyor. Ancak bu ülkede gözden kaçan ve pek de buyur edilmeyen bir göçmen grubu daha var; onlar da Afrikalılar. İstanbul’daki Afrikalıların nasıl yaşadıklarını merak ettik ve hayatlarına misafir olduk. ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, mağduru bulunamasa bile cinsel tacizde veya istismarda bulunanlar hakkında dava açılabileceğine, yargılanabileceğine dikkat çekti. Daire, “Mağdur bulunamadıysa suçtan zarar gören yoktur” diyen yerel mahkemenin kararını bozdu. Davaya konu olay Kırıkkale’de yaşandı. Bir ilköğretim okulu yanında evleri olan G. A. ve Ö.A, okul bahçesinde bir kişinin, 3 kız çocuğuna cinsel tacizde bulunduğunu gördü. Ö.A’nın uyarılarıyla, tacizde bulunduğu belirtilen bir kişi yakalandı. Suç yerinden alınan örneklerin şüpheliye uygun olduğu belirlendi ve Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığı’nca cinsel istismar ve tacizden iddianame hazırlandı. Kırklareli Ağır Ceza Mahkemesi, mağdurların bulunamadığı gerekçesiyle hazırlanan iddianameyi kabul etmedi. Karara Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itiraz ederek tebliğname hazırladı. Dosyanın temyiz incelemesini yapan Yargıtay 14. Ceza Dairesi yerel mahkemenin kararını bozarak mağdurların açık kimliklerinin tespit edilememesi halinde bile kamu davasının açılabileceğine hükmetti. Kararda, “Mağdurlar üzerinde doğuracak olumsuz etki göz önüne alındığında kimliklerin tespit edilmemesi suçun oluşumunu etkilemez, bu gerçeği değiştirmeyecek olması karşısında, toplanan delillerin şüpheli hakkında kamu davasının açılmamasını gerektirmez” denildi. Kurtuluş evlilikte Kilise korosu ‘Bizden kaçıyorlar’ Sarah’ın ilk kiraladığı ev Aksaray’da bir bodrum katıymış. Duvarlarından su akan, penceresiz ve kötü kokulu bu yere ayda 350 TL verdiğini anlatıyor. “Kalacak yeri olmayan Afrikalılar gelip bende kalıyordu. Bazı dönemler tek odalık dairede 7 kişi birden yaşadığımız oldu.” Peki Türkiye’deki zorluklar? “Türkiye iyi bir yer” diyor Sarah. En büyük şikâyeti Türklerin çok azının İngilizce konuşması. Türkçe öğrenmeye çalışmasına karşın insanlarla iletişim kurmakta zorlanıyor. Bir de kendisine yönelik ırkçı davranışlardan dertli. “Otobüse bindiğimde bazen insanlar sanki kokuyormuşum gibi yanımdan kaçıyorlar. Bunu sokakta da yaşıyorum. Yanımdan geçmek istemeyenler kaldırım değiştiriyorlar.” Bunlar dışında Aksaray’da yolda yürürken tatsız tekliflerle de karşılaşmış Sarah. Bazı erkeklerin gelip “kaç para” diye sorduğunu anlatıyor. “O zaman ben de Türkçe ‘polis geliyor’ diye avazım çıktığı kadar bağırıyorum” diyor. Zaten en çok kullandığı sözler “Polis geliyor ve Allah Allah” imiş. Ne okul ne hastane Buradaki Afrikalıların çok farklı ülkeler ve kültürlerden gelmesine karşın din onları birleştiren olgu. İstanbul’daki birkaç Afrika kilisesinden biri olan Ateş ve Mucizeler Dağı Papazlığı Kilisesi’ndeki ayinlere katılım oranı son derece yüksek. Taksim’de bir binanın ikinci katındaki kilisenin kapısından girdiğimizde kilise korosundan gençler ellerindeki kâğıtlara bakarak prova yapıyorlardı. Bizi Türkçe “hoş geldiniz” diyerek karşıladılar. Kilisenin rahibi Samuel ibadet etmeye gelen insanların sorunlarıyla da yakında ilgileniyor. Rahip Samuel, pek çok Afrikalının burada iş ve sağlıkla ilgili sorunları olduğunu da anlattı. “Küçük işlere giriyorlar. Örneğin haftalık 150 TL maaş için anlaşıyorlar ama sonunda işveren onlara 100 TL veriyor ve bunu engellemek için hiçbir şey yapamıyorlar çünkü Türk yasaları onları korumuyor” diyor. Özellikle Afrikalı çocukların büyük zorluk içinde olduğuna dikkat çeken Samuel, “Anne babası kaçak olduğu için burada doğan çocukların bile hakları bulunmuyor. Okula gidemiyorlar, hastanelerin kapısından çevriliyorlar ya da korkudan doktora gidemiyorlar” dedi. Afrikalıların sosyalleştikleri ortamların başında internet kafeler geliyor. Kurtuluş’ta Behzat Bey’in işlettiği internet kafe de bunlardan biri. Kafedeki müşterilerin tamamı Afrikalı. Oradan vatanlarını arıyor, internet üzerinden geride bıraktıkları yakınlarıyla haberleşip hasret gideriyorlar. Kafede tanıştığımız 28 yaşındaki Nijeryalı Stanley’nin durumu Sarah’ındakinden çok daha farklı. Stanley’nin Türkçe öğrenerek Türki ye’de iş yapma hedefi var. İletişim, bilgi teknolojisi ve medya üzerine eğitim görüyor. İstanbul’da 2 yıl kaldıktan sonra Nijerya’ya geri dönerek iş hayatına atılmak istiyor. Behzat Bey ise kafesindeki Afrikalı müşteriler konusunda oldukça dikkatli. Behzat Bey kafesinde internet üzerinden eş bulma sitelerine giren pek çok Afrikalı gencin Kuzey Amerika ya da Avrupalı bir kadınla tanışıp evlenmek için 34 ay içinde Türkiye’yi terk ettiklerini de ekliyor. Peri Vadisi özgür akacak Peri Suyu Koruma Kurulu ve Munzur Koruma Kurulu (DEDEF) üyesi bir grup, Peri Vadisi’ne yapılmak istenen Pembelik Barajı projesini, İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Maslak Yerleşkesi önünden, barajın işletmesini ve yapım hakkını alan şirketin önüne yürüyüş düzenleyerek protesto etti. Grup, “Peri özgürdür, özgür akacak”, “Savaş hukukuna hayır”, “Direne direne kazanacağız” sloganları atarak yürüyüşe geçti. Munzur Koruma Kurulu sözcüsü Hasan Şen, günümüzde vadilerde 1939 yılında çıkarılan Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanunu’na göre acil kamulaştırmalar yapıldığını belirterek acele kamulaştırmanın uygulanabilmesi için ya olağanüstü bir durum ya da olağanüstü bir durumu tespit eden bir Bakanlar Kurulu kararının söz konusu olabileceğini söyledi. “Peri Suyu Köylüleri, Acil Kamulaştırma Yasası’na karşı verdikleri hukuk mücadelesinde, Danıştay 6. Dairesi tarafından yürütmenin durdurulması kararı verilmiş olup davayı kazanmış bulunmaktadır” diyen Şen, bugün saat 09.00’da suç duyurusunda bulunacaklarını ve milletvekillerinin katılımıyla da bir basın toplantısı düzenleyeceklerini kaydetti. (Fotoğraf: SİBEL BAHÇETEPE) Futbol ümit kapısı İstanbul’daki Uluslararası Milletler Derneği Afrika İlişkileri Başkan Yardımcısı Francis ise Afrikalı gençlere bambaşka alanda yol gösteren biri. Türk vatandaşlığına geçtikten sonra Deniz Boyner ismini alan Francis, Afrika kökenli genç futbolcular yetiştiriyor ve onların Türk ya da Avrupalı takımlarda oynaması için çaba harcıyor. Deniz Boyner 11 yıldır Türkiye’de yaşıyor. Vatandaşlığa geçme nedeni ise bir Türkle evlenmiş olması. Kadının ailesi başta Afrikalı diye karşı çıkıyor ama sonradan seviyorlar damatlarını. Deniz’in Afrikalı furbolculara koçluk yaptığı Feriköy stadyumunda heyecanlı bir maçı izlemeye gidiyoruz. Afrika ülkelerinden gelen bu gençler için futbol bir çeşit kurtuluş. Her yaz Afrika Milletler Kupası düzenleniyor ve bunu izlemek için Türkiye’den ve Avrupa’daki futbol kulüplerden yöneticiler geliyor. Francis “Buradaki gençler doğal olarak büyük isimler değil ve kulüplerin çoğu tanımadıkları bu oyuncular için para harcamak istemiyorlar. Oysa burada çok yetenekli gençler var. Onlar için üzülüyorum” diyor. Türk erkekten çocuk istiyor Sarah’ın genç bir kadın olarak pek çok hayali var. Aslında Türkiye’de bir yaşam kurmak fena olmaz ona göre. Afrikalı tanıdıkları için yaptığı aşçılık işini bırakıp işletme okumak istiyor. Sarah “İyi bir Türk erkeği ile evlenmek ve Türk bebeklerim olsun isterdim” diyor. 1300 ÇALIŞANI SİGARAYI BIRAKTI Türk Telekom’da sigarayla savaş İstanbul Haber Servisi Türk Telekom’un çalışanlarına yönelik hayata geçirdiği “Sigara Bıraktırma Poliklinikleri”ne başvuranların sayısı 4 bine ulaşırken, sigarayı bırakan çalışan sayısı 1300’ü buldu. Türk Telekom tarafından Kanser Haftası nedeniyle yapılan açıklamaya göre, polikliniklere başvuran çalışan sayısı geçen seneye oranla yüzde 33 artışla 4 bine çıktı. Polikliniklerden Türkiye çapındaki tüm Türk Telekom çalışanları ve aile bireyleri yararlanabiliyor. Başvuruda bulunanlara Nikotin Bağımlılık Testi uygulanarak kişinin nikotin bağımlılık derecesi belirleniyor. En uygun yönteme karar verildikten sonra tedavi başlıyor. Tedavilerin ücretsiz olarak yapıldığı projede, sigarayı bırakmayı başaran çalışanlar ise ödüllendiriliyor. ‘Sığınma yasası gerek’ İçişleri Bakanlığı rakamlarına göre bir yıl içinde yakalanan göçmen sayısı 4050 bin civarında. Kimi uzmanlar bunun 2 ya da 3 ile çarpılması gerektiğini savunuyor. UNHCR’nin Dış İlişkiler Sorumlusu Metin Çorabatır mültecilerin başka bir ülkeye gidebilmek için burada 45 yıl yaşadıklarını ifade etti. Çorabatır göç konusunun daha insani bir boyutta ele alınması gerektiğini ve göç yasasının getirilmesi gerektiğini belirtti. Kimi futbolcuların Türkiye’de B liginde ve Kıbrıs’taki takımlara alındığını söyleyen Francis, “Buradaki gençler furboldan besleniyor. Futbol onlar için bir çıkış yolu” diyor. C MY B C MY B
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog