Bugünden 1930'a 5,400,039 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

26 NİSAN 2012 PERŞEMBE CUMHURİYET SAYFA HABERLER İnsan Hakları Komisyonu’nda AKP’li vekilin ‘Aziz Nesin halkı kışkırtmasaydı babam ölmezdi diye düşündünüz mü’ sorusuna ‘Bazen ben de provoke oluyorum ama adam öldürmüyorum’ cevabını verdi 7 Altıok’tan ders gibi yanıt Gerçekler Başbakan’ı yalanlıyor Seferihisar’daki camiye CHP’nin sahip çıktığı anlaşıldı EMRE DÖKER Laf Ola Beri Gele... Bugün biraz geçmişe gidip, günümüzde gündeme gelen konulardan kimilerinin geçmişini irdeleyelim dedim. Kimi ağızlardan “Üçbeş keçiyi güdemez”, kimilerinden de “Üç kazı güdemez” diye eleştiriden çok aşağılamayı amaçlayan sözlerin kayda geçmiş ilklerinden biri 356 yıl öncesine ait. Babaoğul Mustafa Nihat ve Nijat Özen’leri saygıyla anarak sözü Evliya Çelebi’ye bırakalım. ૽૽૽ “Ertesi gün 1067 başlangıç tarihinde (1656 Ekimi sonları) Kırım Sultanı Mehmed Giray Han’ın Çolak Dedeş Ağa nam ulağı İstanbul’dan gelip Kırım’a giderken paşa efendimize (Melek Ahmed Paşa) mektublar getirip okudukta paşa acayip temaşa olmuş diye şaşkınlık içinde kaldı ve dedi ki: Evliya’m, haberin var mı? Boynueğri Mehmed Paşa sadaretten ma’zül olup Köprülü Mehmed Paşa vezir olmuş. Bunun üzerine Mühürdar Osman Ağa: Gör a ne günlere kaldık ki Köprülü gibi bir miskin, iki öküze saman vermeye kadir olmayan bir adam sadri a’zam oldu deyince paşa gayet kızıp: Bre sefih oğlan, senin ne haddin vardır ki miri miran ve veziri a’zama dil uzatırsın diye elindeki hezaren değneği alarak Osman Ağa’yı taşraya çıkarıp haps eyledi.” ૽૽૽ Geçmişten günümüze ulaşan kısa hikâyelerden biri de “Vay bana ördek dedin” başlığıyla anlatılanıdır. Hani iki arkadaş yolda giderlerken biri gökyüzüne bakıp “Yağmur yağacak” deyince alıngan arkadaşı “Vay sen bana ördek dedin” diye maraza çıkarmış ya... Arkadaşı üsteleyince gerekçesini şöyle anlatmış: “Yağmur yağınca havuzlar dolacak, yollarda buheyreler (gölcükler) oluşacak. Oralarda kim dolaşıp yüzecek? Ördekler. İşte bu yüzden sen bana ördek demiş oldun.” Kimi belgelere getirilen yorumları ve kimi köşe yazılarını okuyunca aklıma geldi. Büyük bölümü “Sen bana ördek dedin” ya da “Sen bana geçmişte ördek demiştin” sonucunu gözler önüne seriyor. Bu mantıkla kızdıklarının idam edilmesini bile isteyenler var. Tutuklanmaları önerileri neredeyse masum kalıyor(!). ૽૽૽ Türkçemize yabancı sözcüklerin, özellikle de modaya uyarak kullanılan İngilizce sözcüklerin sızdırılmasını hoş karşılamayan, hatta kızanlardan biri de benim. Birkaç kez bu köşede de yazmışlığım var. Sayın Başbakan’ın kısa süre önce yapılan bir açılışta, markalar dışındaki sözcüklerin Türkçe olması önerisini bu nedenle önemsedim. Ama sanırım ki bu dolaylı eleştiri daha çok AKP’lileri, bakanlıkları ve belediyelerini ilgilendiriyor. Haydarpaşaport Projesi, birkaç gün önce İstanbul Büyükşehir Belediyesi Meclisi’nde onaylandı. Galataport Projesi yargı ile ilgili meslek kuruluşları arasında mekik dokuyor. Sahil Yolu’nda Sirkeci’ye giderken Sarayburnu’nda gemilerin yanaşıp kalktığı bölümü gösteren okta da “İstanbul Port” yazılı. Bekleyelim bakalım ne olacak?.. ૽૽૽ Not: Bilmediklerim varsa ve Cumhuriyet okurları anımsatırsa onları da eklerim. İZMİR Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın gazetemizde 20 Nisan 1936 tarihinde yayımlanan haber küpürünü göstererek, tek parti döneminde camilerin yıkıldığı, satıldığı yönündeki savlarının gerçeği yansıtmadığı ortaya çıktı. Başbakan Erdoğan, önceki gün AKP grup toplantısındaki konuşmasında, gazetemizde yayımlanan “Bu ne insafsızlık, Seferihisar’da tarihi cami ahır yapılmış” başlıklı haber kupürünü göstermişti. Yazının içeriğinde ise caminin ve yanındaki medresenin, İzmir’in Yunan işgali sırasında yaşanan olaylar nedeniyle tahrip edildiği anlatılıyordu. Dönemin CHP’li yöneticilerinin ve zarar verilen ve ahıra dönüştürülen camiyi yeniden ibadete açmak için yaptığı çalışmalar anlatılıyordu. Söz konusu Kasım Çelebi Camisi, CHP dönemindeki çalışmaların ardından ibadete açıldı ve hâlâ hizmet veriyor. Yanındaki medresenin restore edilmesi için de CHP’li Seferihisar Belediyesi çalışma yürütüyor. Restoras yon projesinin hazırlandığını ve koruma kuruluna sunulduğunu belirten Seferihisar Belediye Başkanı Tunç Soyer, “Projemiz kabul edildi. Kaynak bulunması için İzmir Valiliği’ne başvurduk. Yakın zamanda restorasyon çalışmalarına başlanacak” dedi. Atatürk restore ettirdi İzmir İl Genel Meclisi’nin CHP’li üyesi Mehmet Şenel de ailesinin 100 yılı aşkın süredir Seferihisar’da yaşadığını belirterek medrese olarak kullanılan caminin 1922’de Yunan işgali sırasında tahrip edildiğini dedelerinden dinlediğini de belirterek “Büyüklerimizin bize anlattığına göre burası Mustafa Kemal Atatürk’ün emriyle restore edilmiş ve ibadete kazandırılmış. Burada cami yıkılması söz konusu değildir. 100 yılı aşkın süredir bizim ailemizi bu bölgede yaşıyor, ibadetlerini bu camide gerçekleştiriyor. Hiçbir zorlama ve baskıya da uğramadılar. Başbakan camileri ve dini siyasete alet etmekten vazgeçşin” diye konuştu. ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu içinde oluşturulan “terör alt komisyonu” Sivas ve Başbağlar katliamlarında yaşamını yitirenlerin yakınlarını dinledi. AKP’li Oya Eronat’ın, “Aziz Nesin halkı kışkırtmasaydı babam yaşıyor olabilir miydi diye düşündünüz mü” sorusu buz gibi hava estirdi. Altıok ise “Görüşler dile getirilince insanlar kışkırmamalı. Ben de bazen provoke oluyorum ama adam öldürmüyorum” karşılığını verdi. TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu, 3 Temmuz 1993’teki Sivas katliamında hayatını kaybeden şair Metin Altıok’un kızı Zeynep Altıok ile 5 Temmuz 1993’te PKK’nin Başbağlar katliamında sağ kurtulan Başbağlar Köyü Muhtarı Ali Akarpınar ve Başbağlar Köyü Güzelleştirme ve Kalkındırma Derneği Başkanı Mehmet Ali Dikkaya’yı dinledi. Şair Metin Altıok’un kızı Zeynep Altıok, Sivas davasının zamanaşımından düşmemesi gerektiğini belirterek, insanlık suçlarında zamanaşımı olmaması gerektiğini söyledi. Altıok, “Babamı ‘Cumhuriyet burada kuruldu burada yıkılacak’ diye gelen gerici yobazlar, şeriat istiyoruz diyenler öldürdü. Davada 33 idam çıktı. İdam cezası uygulanması zaten uygulanmasın da. Firar edenler var, Emniyet’in karşısında yıllarca yaşayan, kırmızı bültenle arananlar var. Kaçak olanlar askere gitti çocukları oldu. Hapishanedeyken çocuğu olanlar oldu. Tutuklu gazeteciler çocuğuna dokunamazken, onların hapishanede çocuğu oldu.” Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ ın, Sivas katliamından SHP’nin devamı olduğunu savunduğu CHP’yi sorumlu tutmasını da AKP eleştiriye katlanamadı diğer katliamlara kulak tıkıyorum demek değildir” dedi. Zeynep Altıok eleştiren Altıok, “SHP iktidar ortağıdır. CHP devamıdır deniliyor. Evet belki böyledir. Refah Partisi’nin devamı da AKP’dir. Sanık avukatlarından 26’sı AKP’de yöneticidir. 8 tanesi milletvekilidir. 2 bakanlık yapan isim vardır. O dönemin siyasi devamlılığına bakıp tartışmayı doğru bulmuyorum” diye konuştu. Soruşturmanın adil yürütülmesi gerekirken, siyasi “gölgeleme” yapıldığını kaydeden Altıok, “Soruşturma adil yürütülmesi gerekirken siyasi gölgeleme düştü diye düşünüyorum. Sivas ile Başbağlar ilgili diye bir araya getiriliyor. Sivas zamanaşımına uğramadan 2 gün önce Meclis’e geldik. İnsan Hakları Komisyonu Başkanı bana ‘Başbağlar için ne düşünüyorsunuz?’ dedi. Bunun sorulması adil değil. Başbağlar da acılarımızdandır. Babamın katiline odaklı olmam bu ülkedeki Bu sözler üzerine AKP’li Mehmet Metiner, “RP’nin devamı demek ideolojik bir noktadır. Politik okumadır” derken Altıok, kendisinin kimseyi suçlamadığını söyledi. Altıok, “Siz de yargılanamayanların suçsuzluğundan emin olmayın. Ne birini suçlayalım ne de savunalım” dedi. Metiner, “Ben partimi savunuyorum” derken Altıok, “Partinizi suçlamadım. 19 yıl siyasiler yanınızda olmazsa siz ister istemez siyasi yerlerde bulunmak zorundasınız. Adaleti bulamadım” dedi. Metiner, “İsim verin bulalım failleri” derken, Altıok, “Siz kimi kastediyorsanız ben de onu kastediyorum” karşılığını verdi. Altıok’un “Sivas araştırmaları önergesi AKP tarafından 17 kere reddedildi” sözlerine Metiner, “AKP’ye neden önyargılısınız?” karşılığını vedi. Bunun üzerine Altıok, “AKP reddetmesin o zaman” yanıtını verdi. Tartışma devam ederken AKP’li Oya Eronat “Aziz Nesin kışkırtması nedeniyle o da böyle yapmasaydı, bir cahil kesimi harekete geçirmeseydi. Bazı insanlar için din hassas konudur. Kaşınması doğru mu? Böyle yapmasaydı babam ölmeseydi diye kafanızdan geçti mi” diye sorunca, hava gerildi. Altıok ise “Aziz Nesin saygın yazarlardandır. Görüşleri kendine ait. En azılı provoke katilin bile adil şekilde araştırılması gerekiyor. Aziz Nesin bunu söylemeseydi yaşanmaz mıydı? Belki evet ama bu ütopik bir görüş. Ben de bazen provoke oluyorum ama adam öldürmüyorum” karşılığını verdi. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı Avrupa Parlamentosu’nda (AP) coşkuyla kutlandı. Almanya’dan gelen 130 Türk ve Alman çocuğu AP’de ağırlayan sosyalist milletvekili İsmail Ertuğ, 23 Nisan’ın dünya çocuklar günü ilan edilmesini istedi. Avrupalı ve Türk yetkililere soru ve beklentilerini ileten çocuklar, en çok Türkiye’nin ne zaman AB’ye üye olacağı, Avrupa’da Türkiye karşıtlığının nedenleri, Türkçe eğitim talepleri, vizelerin kaldırılması, çocuklar arasında ten renklerine göre ayrımcılık yapılmaması, dünya genelinde çocukların aç kalmaması ve koruma altına alınması ve savaşların önlenmesi üzerinde durdu. Berlin 23 Nisan Derneği temsilcileri de AP’deki kutlamaları katılımı arttırarak geleneksel hale getireceklerini söyledi. AP’de 23 Nisan Şenliği Deniz Feneri’nde savcı müsadere istedi İHD’liler Ankara’ya yürüyor Ⅵ İstanbul Haber Servisi İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Cezaevi Komisyonu, F tipi cezaevlerinde yaşanan tecrit, hak ihlali, baskı ve işkencelere dikkat çekmek için Bakırköy Kadın ve Çocuk Tutukluevi önünden Ankara’ya yürüyüşe başladı. İHD üyeleri Maltepe ve Gebze cezaevlerini ziyaret ettikten sonra verilecek molanın ardından Kandıra, Bolu ve Sincan cezaevlerine ulaşacak. İHD üyeleri ardından Ankara’da TBMM’ye yürüyecek. (Fotoğraf: SERKAN YILDIZ) 11 milyon Avro nerede? ALİCAN ULUDAĞ ANKARA Yetkisizlik kararıyla İstanbul’a gönderilen Deniz Feneri iddianamesinde, Almanya’da kurulan Deniz Feneri e.V’nin yardımseverlerden topladığı ve hesaplarında bulunan 41.4 milyon Avro’nun 14 milyon Avro’luk kısmının, 46 seferde Türkiye’ye transfer ettiği vurgulandı. Derneğin yaklaşık 11.7 milyon Avro’sunun “amaç dışı kullanıldığı” ifade edilen iddianamede, şüphelilerin dernek parasıyla şirketlerine para aktardığı, 4 adet taşınmaz ile feribot aldığına dikkat çekildi. Dernek hesaplarında oluşan açıkların ise sahte alındı belgeleriyle denkleştirildiği anlatıldı. İddianameyi hazırlayan savcılar Hakan Pektaş ve Veli Dalgalı, TCK’nin 55. maddesi gereğince şüphelilerin suçtan elde ettikleri kazançları kullanmak suretiyle edindikleri ve soruşturma kapsamında tedbir konulan mal varlıklarının müsaderesine karar verilmesini de istedi. Ankara 3. Sulh Ceza Mahkemesi, görevden alınan savcıların talebi üzerine Karaman ve Akman’ın arasında bulunduğu 18 şüphelinin “doğrudan ortak ya da sahip oldukları taşınmazlara, kara, deniz veya hava ulaşım araçlarına, ortağı bulundukları şirketlerdeki ortaklık paylarına el konulmasına” karar vermişti. Yani davayı görecek olan mahkeme, 11 milyon Avro parası amaç dışı kullanılan derneğin kurulduğu 27.02.1999 tarihinden sonra edindikleri mallara bu parayı tahsil etmek için el koyabilecek. BDP: 300 bebek cezaevinde Ⅵ ANKARA (AA) BDP, cezaevlerinde kalan anne ve çocukların sorunlarının araştırılmasını istedi. BDP Mardin Milletvekili Erol Dora ve milletvekili arkadaşlarının imzasıyla TBMM Başkanlığı’na sunulan araştırma önergesinin gerekçesinde, 300’ün üzerindeki annenin 06 yaş arasındaki çocuğuyla birlikte cezaevlerinde kaldığı ifade edildi. Cezaevlerinde kalan çocukların sağlıklı bir sosyalleşme imkânından mahrum olduğu savunulan gerekçede, “Cezaevlerinde kalan kadın mahkumlara yönelik tutukevi modelinin geliştirilmesi ve bu modelin acilen tüm hapishanelerde uygulanması gerekmektedir” denildi. Ⅵ DİYARBAKIR (Cumhuriyet Bürosu) Terör örgütü PKK’ye yönelik operasyonda Hakkâri’nin Şemdinli ilçesinde 15, Şırnak’ta ise biri kadın beş kişi yakalandı. Şanlıurfa’nın Viranşehir ilçesinde de örgütün propagandasını yapmak suçundan hakkında yakalama kararı bulunan F.S gözaltına alındı. C MY B C MY B 21 kişi gözaltına alındı
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog