Bugünden 1930'a 5,399,368 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 26 NİSAN 2012 PERŞEMBE dishab@cumhuriyet.com.tr 12 DIŞ HABERLER ‘Tahran kararını vermedi’ İran’ın nükleer silah üretimi konusunda iyimser ifadeler kullanan İsrail Genelkurmay Başkanı Gantz, Tahran’da liderliğin akılcı kişilerden oluştuğunu düşünüyor Dış Haberler Servisi İsrail Genelkurmay Başkanı Benny Gantz, nükleer silah geliştirmeye yönelik bir karar vereceğine inanmadığını belirttiği İran’ın, dini lider Ayetullah Ali Hamaney’in istemesi durumunda nükleer silah geliştirmede ilerleme kaydedeceğini iddia ederek “Her şeyden önce bu yönde bir karar alması gerekiyor” dedi. Gantz, İsrail’in bağımsızlık günü nedeniyle Haaretz gazetesine verdiği söyleşide, İran’a yönelik diplomatik ve ekonomik yaptırımların meyvesini vermeye başladığını da kaydetti. İran destekli Hizbullah ve İslami Cihad gibi örgütlerin İran yoluyla nükleer bombaya sahip olmaları durumunda dünyada bunun hedefi olacak tek ülkenin İsrail olacağını ileri süren Gantz, “Ama biz ihtiyatlı bir devletiz. İsrail devleti bölgenin en güçlü devletidir ve öyle de kalacaktır” dedi. İran’a karşı askeri operasyon seçeneğine genellikle temkinli yaklaşan ve İran’la uluslararası görüşme kapısının açık bırakılmasını söyleyen İsrail Genelkurmay Başkanı, “İran’ın nükleer silah konusunda daha fazla ilerlemesi durumu daha da kötüleştirir” diyerek bu yılın “kritik” bir yıl olduğunu iddia etti. Gantz, “Bu tartışmanın ortasından çok sonundayız. İran, nükleer programını ya sivil alanda da sürdürür ya da biz veya dünya, muhtemelen her ikimiz, bir şeyler yaparız” ifadelerini kullandı. Gantz, İran’ın nükleer silah yapımına gitmeyeceğine inanmasına karşın, “Bir asker her ihtimale hazır olmak zorundadır. Bütün silah kapasitemizi kullanmaya hazırlıklıyım. Siyasi liderliğe cesur ve çetin kararlar almak düşüyor” diye konuştu. İran liderliğinin “akılcı kişilerden oluştuğuna inanıyorum” diyen İsrail Genelkurmay Başkanı, İran’ın nükleer tesislerinin bombardımana dayanıklı olmadığını, bunun, İran’ın nükleer programının zaafı olduğunu ileri sürdü. İsrail Savunma Bakanı Ehud Barak da dün İsrail radyosuna yaptığı açıklamada, İran’ın henüz atom bombası üretme kararı almadığını söyledi. Barak, yaptırımların etkisiyle ilgili olarak da Amerikalılar ve Avrupalılar ile İsrail’in kararlı olmaları halinde, nükleer silah üretmeden önce İran’ı durdurma şansının bulunduğunu söyledi. Le Pen Avrupası’nda Irkçılık Birkaç günde Avrupa aşırı sağının paylaşılamayan yıldızına dönüşen Marine le Pen hakkındaki analizlerden birine, bir “El Pais”okuru gazetenin internetteki baskısına kara çarşaflı bir kadın resmi yerleştirmiş. Karalar altındaki kadının yüzü, elleri filan görünmüyor… Yüzü tümüyle kapatan ve bele kadar inen kara peçe altına eller dahi saklanmış… Başka gezegenden gelen UFO görüntüsündeki fotoğraf altına ilaveten şu üç cümle sıkıştırılmış: “Yalnız Arapça konuşuyorlar ve kendi gettolarını yaratıyorlar. Kadınlar … kadın düşmanı, maço, cinsiyet ayrımcısı bir dünyada yaşıyor. Problem burada!” Avrupa’nın İslam’a bakışı bu. Marine le Pen; her biri üçerbeşer çocuk yapan bu “kara çarşaflı ufoların” istilasından şimdi işte yurdunu korumayı, kendisine misyon ediniyor.... Barak da aynı fikirde Haaretz’e konuştu. (Fotoğraf: AFP) Benny Gantz, ‘Şamar oğlanı’ geleneği “El Pais” okurunun yorumu bana; Roma’da yeni gezdiğim ünlü “getto” mahallesini hatırlattı. Roma’da hâlâ “getto” diye anılan ve yalnız Yahudilerin yaşadığı bir mahalle bulunuyor. Bu mahallede, büyük bir de “getto müzesi” var. Batının ırkçılık ve ayrımcılık tarihçesinin başlangıcını anlatan gettonun beş asırlık serüvenini burada öğrendim… “Getto” ilk kez İtalya’da 1516 yılında icat edilmiş… Bu, Katolik kilisesinde Lüter’in protestan isyanının fitillendiği dönem… Kilisedeki kavga malumunuz olduğu gibi Katoliklerle; “yoldan çıkarak” kiliseye bayrak açan Protestanlar arasında… Yahudilerle ilgisi yok… Ama Avrupa’da büyük değişim rüzgârları esiyor, çok büyük bir altüst oluş yaşanıyor. Kontrolden çıkan isyanın faturası, konuyla hiç ilişiği olmayan ama “farklı” oldukları için huzursuzluktan sorumlu tutulan “Yahudilere” çıkarılıyor. Okkanın altına öncelikle; Yahudiler gidiyor… “Getto” denen ayrı mahallelere sürülen Yahudiler; burada “cüzamlı” muamelesi görüyorlar, belli saatler dışında kendilerine tahsis edilen alandan dışarı çıkamıyorlar. Belli meslekler dışında hiçbir iş icra edemiyorlar. “Getto” tarihi, baştan sona böyle bir “şamar oğlanı yaratma” tarihi… “Lüter” devrimi itibarıyla Eski Kıta’yı saran bütün büyük krizlerde Yahudilerin ensesine binen bu eski Avrupa geleneği, çözüm bulunamayan sorunlara karşı hep bir “şamar oğlanı bulmaktan” ibaret… II. Dünya Savaşı bitimine dek her krizde “şamar oğlanı” işlevi görevi Yahudilerin yerini, bundan böyle “Müslümanlar” almış durumda. ‘HEDEF ILIMLI İSLAM DEĞİL’ Libya’da İslamcı partiye yasak Dış Haberler Servisi Libya’da denetimi elinde bulunduran Ulusal Geçiş Konseyi (UGK), dinci parti kurulmasını yasakladı. UGK, önceki gün kabul ettiği yasayla din, bölge ve aşiret temelli parti kurmaya ve dışardan yardım alınmasına yasak getirdi. UGK üyesi Mustafa Landi yaptığı açıklamada, siyasi partilerin, yabancı ülkelerdeki partilerin uzantısı olamayacaklarını da bildirdi. UGK üyesi Fethi Baja yasanın ılımlı İslamcıları hedef almadığını, ancak “diğerlerini dışlayan radikal unsurları dışlamayı amaçladığını” belirtti. Yeni yasayla, parti kurmak için en az 250, dernekler için en az 100 kurucu üye şartı da getirildi. “Arap Baharı” ülkelerinden Mısır ve Tunus’ta yapılan seçimlerden İslamcılar kârlı çıkmıştı. Libya’da haziran ayında yapılacak kurucu meclis seçimlerinde de benzeri bir sonuç bekleniyor. Kurucu meclisin 120 sandalyesi bağımsız adaylara, geri kalan 80 sandalyesi ise siyasi parti adaylarına ayrıldı. Libya’nın en önemli siyasi hareketlerinden Müslüman Kardeşler seçimlere doğrudan katılmayacağını duyurmuştu. Suriye’nin gözlemci vetosu reddedildi Dış Haberler Servisi Şam yönetimi, aralarında Türkiye’nin de bulunduğu “Suriye’nin Dostları” grubu ülkelerinden gözlemci istemediğini bildirdi. ABD’nin BM Daimi Temsilcisi Susan Rice, Suriye’nin isteğinin BM tarafından kabul edilmediğini de duyurdu. BM ve Arap Birliği’nin Suriye özel temsilcisi Kofi Annan ise BM gözlemcilerinin, görev yaptığı bölgelerden ayrıldıkları an saldırıların başladığı yolundaki haberlerden kaygı duyduğunu söyleyerek “Bu durum kabul edilemez” dedi. ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton da Annan’ın planının başarısızlığa uğraması halinde Şam’ı daha fazla cezalandırmaya yönelik adım atacaklarını bildirdi. Annan, gözlemciler ayrılır ayrılmaz saldırıların başladığı iddialarını kaygı verici olarak niteledi. (AFP) Yeni ‘günah keçisi’ Müslümanlar Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ilk turundaki etkileyici başarısıyla Fransa’ nın 3. siyasi gücüne dönüşen Marine le Pen’in atılımındaki en büyük sır da burada; Avrupa’nın “geleneksel şamar oğlanı seçiminde” yaptığı yaşamsal değişimde yatıyor. Çok değil… geçen yıla dek baba Le Pen’ in yönettiği aşırı sağ parti; Avrupa siyasi çevrelerinde “yarı nazi” etiketiyle anılan kaba saba bir faşit oluşum diye tarif ediliyordu. On yıl önce baba Le Pen liderliğindeki parti Fransa Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde ikinci tura kaldığında, Avrupa’da yer yerinden oynamış; “demokratik değerlere” bağlı tüm kamuoyu önderleri, bu ilkel partiye iktidar basamaklarının yolunu açmamak için seferber olmuşlardı… Bu defa Marine le Pen tabii gerçi 2. tura kalmadı. Ancak partinin yüzde 20 sınırında seyreden seçmenleri yarışın orta yerinde. İkinci turda kıyasıya mücadele veren sağın adayı Sarkozy ile solun adayı Hollande arasında aşırı sağ seçmenler paylaşılamıyor… Sarkozy de Hollande da… Le Pen’cilere göz kırpıyor. On yıl önce Cumhurbaşkanlığı yarışında Jean Marie Le Pen’e karşı mücadele veren Chirac’ın yaptığı gibi, “Le Pen olgusunu” dışlamamaya özen gösteriyorlar. Tersine… Marine Le Pen’ in seçmenlerini kollarının kanatlarının altına almaya, anlamaya, çözmeye çalışıyorlar… Ne oldu da böyle birden dünün “azılı faşo” partisi,meşru oluverdi? Bu sorunun en kısa yanıtı, Marine le Pen’in “şamar oğlanı” hedefini değiştirmiş olmasında yatıyor. 80’li yaşlarını süren baba Le Pen, ikinci dünya savaşı günlerinden kalma Yahudi düşmanlığından kurtulamamıştı... Jean Marie le Pen liderliğindeki “Ulusal Cephe” Müslüman karşıtlığı yanında antisemitizm köklerini koruyan bir partiydi. Batıda “antisemit” bir partinin asla “meşruiyet” kazanamayacağını gören partinin 43 yaşındaki şimdiki genç lideri Marine le Pen, babasından yönetimi devralır almaz ilk iş “günah keçisi” listesinden Yahudileri çıkarttı. Onların yerine güçlü biçimde “Müslümanları” yerleştirdi. Marine Le Pen’in “Ulusal Cephe”de gerçekleştirdiği en çarpıcı reform işte bu. “Mahdume le Pen”; şimdi Fransa’nın kapılarını ne zaman “göçmenlere kapatmaktan” söz etse; bununla artık sadece “Müslümanları” kastettiği biliniyor. “Aşırı sağın” yükselişi dendiğinde, herkesin aklına bu nedenle derhal kara çarşaflı kadınların eksik olmadığı Müslüman gettoları geliyor. Müslümanlar, Eski Kıta’nın artık “yeni şamar oğlanı”… Küreselleşme, göç, Avrupa’nın açık sınırları, ekonomik kriz, işsizlik… sıralamasında kaygı yaratan tüm sorunların kesiştiği ortak payda bundan böyle Müslümanlar. Fırsat bulduğumuzda buradan devam ederiz. NÜKLEER FÜZE YARIŞI Hindistan’dan sonra Pakistan da fırlattı Dış Haberler Servisi Pakistan’ın nükleer başlık taşıma kapasitesine sahip füze denemesi yaptığı bildirildi. Pakistan Ordusu Bilgilendirme Merkezi, Hatf IV Shaheen 1A füzesinin Hint Okyanusu’nda başarıyla test edildiğini açıkladı. Füzenin orta menzilli Shaheen1A’nın gelişmiş modeli olduğu belirtildi. İslamabad’ın bu denemesi geçen hafta komşu Hindistan’ın Hint Okyanusu’nda 5 bin km. menzilli balistik füze denemesi yapmasının ardından gelirken yorumlarda Pakistan’ın misillemede bulunduğuna, iki ülke arasındaki silahlanma yarışına dikkat çekiliyor. Bazı kaynaklar Pakistan’ın denediği füzenin menzilinin 25003000 km. arasında olabileceğini savundu. Erdoğan’dan gözdağı: Güçlü bir ordumuz var Haber Merkezi Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Suriye’deki gelişmeler konusunda, “Güçlü bir silahlı kuvvetlere sahibiz. Bu sınır ihlalleri noktasında, daha önceki yanlışı tekrar etmeleri halinde Türkiye’nin yaklaşım tarzı böyle olmaz” dedi. Erdoğan, Katar’a ziyaretinde El Cezire televizyonuna verdiği mülakatta, Şam yönetiminin Türkiye’nin reform çağrılarına uzun süre kulak tıkadığını, bunun neticesinde ülkenin içine sürüklendiği kaosun uluslararası bir sorun haline dönüştüğünü söyledi. Suriye’deki yetkililerin Türkiye, Suudi Arabistan ve Katar’ı “Suriye’ye düşmanlık” ile suçlamalarını “çelişki” olarak nitelendiren Erdoğan, “Biz, Beşşar Esad’ın yaptıklarını kabul etmiyoruz ve Beşşar Esad’ın yaptıklarına düşmanız” dedi. Erdoğan, bir soru üzerine Türkiye’nin sınırının ihlal edilmesi durumunda NATO’nun devreye girebileceğini belirterek şunları kaydetti: “Bizi rahatsız edici sınır ihlalinin devamı halinde biz, tabii bir NATO ülkesi olarak, atılması gereken adımı atarız. Biz bu adımı attığımız anda NATO’nun üye ülkelerden birinin saldırıya uğramasıyla ilgili 5. maddesi devreye girer. Umarım işler o noktaya kadar gitmez.” Erdoğan, sınır ihlallerine yönelik başka bir soru üzerine, “Güçlü bir silahlı kuvvetlere sahibiz. Bu noktada da attığımız adımları özellikle dikkatle atıyoruz ve dikkatle atmaya inşallah devam edeceğiz. Ama Suriye özellikle şunu bilmeli ki, yani bu sınır ihlalleri noktasında, daha önceki yanlışı tekrar etmeleri halinde, tabii ki Türkiye’nin yaklaşım tarzı böyle olmaz” dedi. ACI KAYBIMIZ Merhum Abdülkadir ve Nimet Göktan’ın ilk kızları, Gönül Okçu, Güneş Soyer ve Koral Göktan’ın sevgili ablaları, Mehmet Eryılmaz’ın sevgili ve biricik eşi, merhum Pınar Eryılmaz ve Meltem Pekpak’ın eşsiz ve sevgili annecikleri, Esra ve Mirza Starçeviç’in çok sevgili anneanneleri, Halit Pekpak’ın ve ailesinin saygıdeğer ve sevgili kayınvaldesi, CüneytDerya ve ailelerinin, Gülden Okçu, Tunç ve Onur Soyer ve ailelerinin sevgili teyzeleri, İnci Samim İşlek, Gamze, Emre ve ailelerinin, İmren Rojay, Nimet ve Ellen Bayrıdost’un, Nurdan Göktan’ın sevgili kuzenleri, Birsen, Aydın, Gülsen, Osman, Bengi, Berna, Kadir Eroğlu ailelerinin ve Hamiyet Yıldırım’ın sevgili yengesi, Çok sevdiği Mordoğanlıların can arkadaşları KIZILCAHAMAM SULH HUKUK MAHKEMESİ’NDEN ESAS NO: 2008/97 KARAR NO: 2012/60 Davacı Zülal Şengül vekili Av. Ali Altınok tarafından, davalılar Medine Aköz v.s. aleyhine Ankara İli, Kızılcahamam İlçesi, Yenice Mahallesinde kayıtlı, 130 ada 305 parsel için açılan Ortaklığın Giderilmesi davasının sonucunda; Dava görüldüğü sırada, davalı Müzeyyen Mader’in tüm aramalara rağmen tebligata yarar açık adresinin tespit edilememiş olması sonucunda, gazete ilanı yapılmakla gazete ilanı yayınlandığı tarihten itibaren 7 gün içerisinde tebliğ edilmiş sayılacağının ihtar edildiği ile; Mahkememizin 26/03/2012 tarih ve 2008/97 Esas, 2012/60 Karar sayılı karan ile; “Davanın kabulüne; Ankara İli, Kızılcahamam İlçesi, Yenice Mahallesi 130 ada 305 parsel sayılı taşınmazın umum arasında satılarak ortaklığının giderilmesine; Satış bedelinin; dava konusu taşınmazda malik olarak gözüken taraflar arasında Kızılcahamam Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2008/401432 EK, 2008/402433 EK, 2004/200197 EK, 1994/184189 EK, 2012/39 EK sayılı veraset ilamlarındaki ve tapudaki payları oranında ödenmesine; Ortaklığın umum arasında satış suretiyle giderilmesi konusunda Mahkemeler Yazı İşleri Müdürünün memur tayin edilmesine; Satış suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilen taşınmazların satış bedelinden %09,9 (bindedokuzvirgüldokuz) oranında karar ve ilam harcının taraflardan tapu kaydındaki ve veraset ilamındaki payları oranında alınmasına; Davacı tarafın bu yargılama nedeni ile yapmış olduğu, başlangıç gideri 22,90TL(Başvurma harcı; 6,60TL, peşin harç: 14,00TL, vekalet harcı: 2,30TL), tebligat giderleri toplamı; 148,50TL, keşif ücreti gideri olarak 648,55TL, gazete ilanı 594,72TL ile gazete ilanı müzekkere masrafı 16,00TL, müzekkere masrafı olarak; 20,50TL, yurtdışı tebligat masrafı olarak toplam; 176,00TL olmak üzere genel toplam; 1.627,17TL yargılama giderinin paydaşların payları oranında alınarak davacıya verilmesi ile davacının payına düşen yargılama giderinin, davacı üzerinde bırakılmasına; Davacı Zülal Şengül kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan dolayı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Uyannca belirlenen 900,00TL vekalet ücretinin paydaşlarının payları oranında alınarak, davacı tarafa verilmesi ile davacı Necla İpek’e isabet edecek miktarın kendi üzerinde bırakılmasına; Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren sekiz gün içerisinde Mahkememize verilecek dilekçe ile Yargıtay’da temyiz yolu açık olmak üzere karar verilmiş olup; Gazete ilan tarihinden 7 gün geçtikten sonra kararda belirtildiği üzere sekiz gün içerisinde Mahkememize verilecek dilekçe ile Yargıtay’ta temyiz yolu açık olduğu, Mahkememizin 2008/97 Esas, 2012/60 Karar sayılı, kararının tebliği yerine geçerli olmak üzere ilan olunur. İşbu ilan, gazetede yayımlandığı, tarihten itibaren 7 gün sonra tebliğ edilmiş sayılacaktır. “Resmi ilanlar: www.ilan.gov.tr’de” (Basın: 25872) .21*5( ø/$1, &+3 øVWDQEXO 2OD÷DQ øO .RQJUHVL 0D\ÕV 3D]DU JQ VDDW ¶GD <ÕO &DG =H\WLQEXUQX DGUHVLQGH EXOXQDQ $EGL øSHNoL 6SRU 6DORQX¶QGD DúD÷ÕGDNL JQGHPOH 1LVDSOÕ RODUDN WRSODQDFDNWÕU øO .RQJUHPL] oR÷XQOXN VD÷ODQD PDGÕ÷Õ WDNGLUGH 0D\ÕV 3D]DU JQ VDDW ¶GD 1LVDSVÕ] RODUDN D\QÕ \HUGH WHNUDU WRSODQDFDNWÕU .RQJUH \HOHULQH VD\JÕ\OD GX\XUXOXU 2÷X] .DDQ 6$/,&, &+3 øVWDQEXO øO %DúNDQÕ GÜNDEM: $oÕOÕú %DúNDQOÕN 'LYDQ 6HoLPL 6D\JÕ 'XUXúX YH øVWLNODO 0DUúÕ +HVDS .RPLV\RQX 6HoLPL )DDOL\HW YH +HVDS 5DSRUODUÕQÕQ RNXQPDVÕ 5DSRU h]HULQGH *|UúPHOHU +HVDS .RPLV\RQX 5DSRUXQXQ 2NXQPDVÕ *|UúOPHVL .DUDUD %D÷ODQPDVÕ YH $NODPD 2UJDQODUÕQ 6HoLPL D øO %DúNDQÕ 6HoLPL E øO <|QHWLP .XUXOX h\HOHULQLQ 6HoLPL F øO 'LVLSOLQ .XUXOX h\HOHULQLQ 6HoLPL G .XUXOWD\ 'HOHJHOHULQLQ 6HoLPL 'LOHNOHU YH WHPHQQLOHU .DSDQÕú L. GÜLÖZ ERYILMAZ’ı kaybettik. Bütün saydığımız ve sayamadığımız sevdiklerine ve emekleri geçen hekim, hemşire, yardımcılara sonsuz teşekkürlerimizi sunarız. Bize katılmak isteyenlere cenazesi Yeşilyurt Camisi’nden, 26.4.2012 Perşembe günü (bugün) öğle namazı sonrasında kaldırılacaktır. 4 İran Devrim Muhafızı öldü EKBER KARABAĞ AİLESİ TAHRAN İran güvenlik güçleri ile PKK’nin bu ülkedeki uzantısı PJAK arasında yaşanan çatışmada, 4 İran Devrim Muhafızı ölürken 4’ünün de yaralandığı belirtildi. İran basını, çatışmanın ülkenin doğusunda Irak sınırı yakınındaki Pave ilçesine bağlı Nudşeh bölgesinde önceki akşam yaşandığını duyurdu. PJAK güçlerinin de çatışmada kayıplar verdiği belirtildi. İran’ın geçen yılki operasyonlarında ağır kayıplar veren PJAK, Eylül 2011’de İran’a karşı silahlı operasyon yapmama kararı almıştı. Bu tarihten sonra çatışmalarda önemli oranda azalma olsa da zaman zaman çatışma haberleri duyuluyor. C MY B C MY B
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog