Bugünden 1930'a 5,399,876 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 2 NİSAN 2012 PAZARTESİ 8 İstanbul Edirne Kocaeli Çanakkale İzmir Manisa Denizli Zonguldak Sinop Samsun Trabzon Giresun Ankara Y B Y Y Y Y Y Y Y Y Y Y Y 13 16 16 14 19 19 19 11 10 10 10 13 15 Eskişehir Konya Sıvas Antalya Adana Mersin Diyarbakır Şanlıurfa Mardin Siirt Hakkâri Van Kars Y Y Y PB PB PB Y B Y Y Y Y K 13 15 9 19 23 22 17 21 16 16 10 10 6 Oslo PB Helsinki K Stockholm K Londra PB AmsterdamPB Brüksel PB Paris B Bonn PB Münih B Berlin B Budapeşte B Madrid Y Viyana B HABERLER 5 1 2 12 11 12 12 13 11 9 15 18 14 Belgrad B 17 Sofya B 14 Roma B 19 Atina B 19 Zürih PB 17 Moskova K 1 Aşkabat PB 24 Taşkent B 25 Baku B 16 Bişkek B 21 Tiflis Y 20 Kahire B 27 Şam B 22 Trakya, Batı Akdeniz kıyıları, Doğu Akdeniz ile Karaman, Şanlıurfa dışında tüm yurt yağışlı. Yağışların; genellikle yağmur ve sağanak, sabah saatlerinde Bilecik, Van ve Bayburt çevrelerinin karla karışık yağmurlu, Erzurum ve Ardahan çevrelerinde kar şeklinde olacağı tahmin ediliyor. Doğu Karadeniz’in iç kesimleri ile Doğu Anadolu’nun kuzey ve doğu kesimlerinde eğimin fazla olduğu alanlarda çığ tehlikesi bulunmaktadır. TARİHTE BUGÜN MÜMTAZ ARIKAN 2 Nisan YURTTA SINAV MANZARALARI YGS’de ter döken 1.8 milyon öğrenci, ikinci sınava hazırlanmaya başlıyor GÜNDEM Ⅵ Baştarafı 1. Sayfada MUSTAFA BALBAY ‘LYS’ye odaklanın’ Şeker hastası sınava giremedi İzmir’de doğuştan şeker hastası olan 19 yaşındaki Rüya Çıralı, üniversitede okumasına rağmen, kendisi gibi şeker hastalarına daha iyi bakabilmek için endokrin hemşiresi olma hayaliyle girdiği YGS’de mevzuata takıldı. Sınav görevlileri, Rüya Çıralı’nın, yaşamı için sürekli karnında takılı olması gereken insülin pompasıyla sınava giremeyeceğini söyledi. Pompanın sağlık gerekçesiyle sürekli takılı olması gerektiğini söyleyen Çıralı, salonu terk etmek zorunda kaldı. Çıralı daha sonra babası Şenol Çıralı ile birlikte karakola giderek sınav görevlisinden şikâyetçi oldu. 17 yaşında kalp krizi geçirdi Stres can aldı Samsun’un İlkadım ilçesinde üniversite sınavına girecek lise öğrencisi 17 yaşındaki Damla Orhan sabah saat 05.00’te kalkarak hazırlanmaya başladı. Bu sırada fenalaşan genç kız hastaneye kaldırdı. Kalp krizi geçirdiği şüphesiyle müdahale edilen genç kız kurtarılamadı. Damla’nın eniştesi Davut Çatalsakal, “Sınav heyecanını bir yıldır yaşıyordu. Ailesi sınav nedeniyle çok sıkmıyordu. Ama Damla içine atan bir çocuktu. Sınav yükü ona ağır geldi. Kaldıramadı” diye konuştu. Eğitim Servisi Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS), dün yapıldı. 1 milyon 837 bin adayın katıldığı sınav, Türkiye’de tüm il ve bazı ilçeler ile KKTC’nin başkenti Lefkoşa olmak üzere toplam 160 sınav merkezinde gerçekleştirildi. Saat 10.00’da başlayan sınav, tek oturumda yapıldı ve 160 dakika sürdü. Sabah erken saatlerden itibaren sınav merkezlerine gelen adaylar, kontrollerin ardından salonlara alındı. Sınav salonlarına, çanta, saat, cep telefonu, bluetooth kulaklık, aksesuvar, metal para gibi eşyalar ile çağrı cihazı, telsiz, fotoğraf makinesi, cep bilgisayarı, hesap makinesi, kalem, silgi, kalemtıraş, müsvedde kâğıdı, cetvel gibi araçlar alınmadı. Sınav soruları uzmanlar tarafından “müfredata uygun, öğrencinin düşünme ve çıkarım yapma yeteneğini sorgulayan, öğrencilerin zorlanmayacağı ve barajı geçme açısından sıkıntı yaşamayacakları bir sınav” olarak değerlendirildi. Uğur Dershaneleri Bölüm Başkanları soruları şöyle değerlendirdi: Türkçe: Paragraf sorularında bazı paragraflar uzun tutulmuş Türkiye’nin tüm il ve ilçeleriyle birlikte KKTC’nin başkenti Lefkoşa’da gerçekleştirilen sınav, 160 dakika sürdü. Biyoloji: Özellikle dersine devam eden, geçmiş yıllardaki sınav sorularını çözen öğrencilerin zorlanmadan çözebileceği sınav olmuştur. Matematik: Geometride bazı sorular yeni müfredata göre tasarlanmış ancak şu anki 12. sınıf öğrencilerinin de yorum yaparak çözebileceği sorular. Coğrafya: Hem bilgi hem bilgiyi yorumlama gücü; şekil ve grafik yorumu isteyen seçici sorulardır. Sorularda, güçlü çeldiriciler bulunmaktadır. Konu atlamadan çalışın tur. 114 sözcükten oluşan paragraf sorularıyla karşılaşılmıştır. Tüm soruların paragraflar üzerinde yoğunlaşması, soruların çözüm süresini uzatmıştır. Kimya: Sorular yeni müfredata uygun hazırlanmıştır. Tamamen beklenen sorulardan oluşmuştur. Tarih: Terim bilgisi öne çıkarılmış ancak bazı sorularda bilginin yorumlanması da istenmiştir. İyi hazırlanan öğrencilerin, soruları çözerken zorlanma yacağını söyleyebiliriz. Felsefe: Soruların dili açık, ifadeler anlaşılır şekildedir. Ancak önceki yıllardan farklı olarak filozofların görüşlerini, felsefedeki ayrıntılı bazı kavramları bilmeyi ve doğrudan yanıtlamayı gerektiren sorular bulunmaktadır. Fizik: Yeni müfredata uygun soruların yer alacağı bir sınav olmasından korkuyorduk fakat eski müfredattan sorumlu öğrencilerin bulunması da göz önüne alınmış. Uğur Dershaneleri Rehberlik Uzmanı Nazik Kösegil, üniversiteye giriş maratonunun ikinci aşaması olan LYS’lere 11 hafta kaldığını hatırlatarak, “Tüm adayların YGS’de gösterdiği performansın muhakemesini bir kenara bırakıp hızlı bir şekilde LYS konularına odaklanması lazım. Unutmamak gerekir ki LYS’ler soru sayısı olarak fazla ve tüm konuları içerdiğinden adayların kalan süreyi verimli değerlendirerek hiçbir konuyu atlamadan hazırlanması şarttır” dedi. Dostları ve yoldaşları yazarımızı son yolculuğunda yalnız bırakmadı Hüseyin Baş’ı uğurladık İstanbul Haber Servisi Gazetemiz dış politika yazarı Hüseyin (Hacıbaşıoğlu) Baş, ailesi, dostları, meslektaşları, Barış Derneği davasından mücadele arkadaşları tarafından alkışlar ve gözyaşları arasında dün son yolculuğuna uğurlandı. Aydın ve devrimci kimliğiyle çok sevilen ve sayılan Baş, Teşvikiye Camisi’nde kılınan öğle namazının ardından Ulus Mezarlığı’nda toprağa verildi. Törende Hüseyin Baş’ın kardeşi Hasan Hacıbaşıoğlu, ablası Birsen Mesutoğlu ve eşi Nevenka Hacıbaşıoğlu taziyeleri kabul etti. Törende konuşan Gazetemiz İmtiyaz Sahibi ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Orhan Erinç, Baş’ın vefatı ile yalnızca Cumhuriyet gazetesinin değil Türkiye’nin çok önemli bir düşünürünü, dış politika uzmanını kaybettiğini söyledi. Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül ise “Baş, zaman zaman bizi düşündürdü, zaman zaman duygulandırdı. Öğretileri bundan sonra da bize ışık tutacaktır” dedi. Sanatçı Tarık Akan ise Baş ile dostluklarının 1980 Barış Derneği’nde başladığını ve 67 yıl birlikte yargılandıklarını anlattı. Akan “HüHüseyin Baş’ın (Hacıbaşoğlu) eşi Nevenka Hacıbaşoğlu, eşini uğurlarken gözyaşlarına boğuldu. (Fotoğraf: SİBEL BAHÇETEPE) Polise 1 Nisan şakası “Devrimci Liseliler” üyesi bir grup genç Ankara’daki Yüksel Caddesi’nde “Milli Eğitim Bakanlığı’na yürüyoruz” yazılı döviz açarak taleplerini içeren sloganlar atmaya başladı. polis yasadışı olacağını belirttiği yürüyüşe engel olmak için caddenin çıkışına barikat kurdu. Kendilerine kimsenin engel olamayacağını ifade eden eylemciler, polis barikatını koşarak aşacaklarını belirtti. Sloganlar atarak barikata doğru koşan gençler barikatın önüne geldiklerinde durup “1 Nisan Şakaaa” yazılı dövizi açtı. Eylemcilerin bu hareketi hem barikattaki polisleri hem de eylemi izleyen yurttaşları gülümsetti. Sınava atla yetişti Kars’ta Selim ilçesi Aşağıdamla köyünden sabah saatlerinde yola çıkan minibüs kar yağışı ve tipi nedeniyle yolda mahsur kaldı. Kızı Kader’i sınava yetiştirmek için çaba harcayan baba Turan Karadağ kızı Kader ile birlikte ata binerek Kafkas Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi’ne geldi. 10 dakika geç kalan Kader sınava girdi. Kastamonu’nun Tosya ilçesinde yaşayan Sedat Toygar, şifresini bilen bir arkadaşının sınav yeri tercihini değiştirmesi nedeniyle sınava Hakkâri’de girdi. Toygar, “Hakkâri güzel bir şehir, insanları sıcakkanlı, kime ne sorduysak en güzel bir şekilde söylediler. İnşallah benim için hayırlı olur” diye konuştu. seyin Baş, muhteşem bir beyin, muhteşem bir kültür, başka türlü bir insandı” değerlendirmesini yaptı. Devrimci bir aydın Bilim Sanat Galerisi sahibi Nevzat Metin de Baş’ı 1963’ten bu yana tanıdığını, TİP mücadelesinde birlikte olduklarını, vefatı ile Türkiye’nin en büyük yurtseverini, aydınını, entelektüelini kaybettiklerini söyledi. Gazetemiz yazarı Ataol Behramoğlu da Hüseyin Baş ile cezaevinde kaldıklarını anımsatarak, şunları ‘Hakkâri güzelmiş’ söyledi: “İyimserliği sıradan değildi, insanlığın geleceğine olan inancını bilimsel bilgiyle temellendirmiş, gerçek devrimci, aydındı.” Yazarımız Erdal Atabek de “Gerçekten de hayatın her türlü eziyetine gülerek, esprilerle cevap vermiş bir aydındı. 38 ay birlikte hapishanede yattık” derken, Barış Derneği davasından yargılandığı arkadaşı Şefik Asan ise “Espri dünyası büyük bir kayba uğradı” değerlendirmesini yaptı. Törene, Baş ile birlikte Barış Derneği davasından yargılanan çok sayıda arkadaşı, sanatçı Rutkay Aziz, Menderes Samancılar, Genco Erkal, Rahmi Saltuk, Cüneyt Türel, yazar Demir Özlü, yönetmen Ali Özgentürk, ressam Komet, heykeltıraş Halis Başarır, karikatürist Tan Oral, yazar Leyla Erbil, Tektaş Ağaoğlu, avukat Turgut Kazan, heykeltıraş Handan Börüteçene, ressam Alaattin Aksoy, yönetmen Yavuz Özkan, gazetemiz Genel Yayın Yönetmeni İbrahim Yıldız, gazetemiz yazarları Dr. Erdal Atabek, Hikmet Çetinkaya, Prof. Dr. Erol Manisalı, Zeynep Oral, Meriç Velidedeoğlu, Orhan Bursalı, Ali Sirmen, Ataol Behramoğlu, Coşkun Özdemir, Erol Toy, çizerlerimiz Musa Kart, Semih Poroy, gazetemiz avukatlarından Akın Atalay, gazetemiz Kültür Servisi Şefi Celal Üster, sanatçılar Tarık Akan, Bülent Kayabaş, Özdemir İnce, Umur Bugay, Berhan Şimşek, Arif Keskiner, eski YÖK Başkanı Erdoğan Teziç, avukatlar Ergin Cinmen ve Alp Selek, iş dünyasından Kasım Zoto, Selahattin Beyazıt ve Murtaza Çelikel, gazeteciler Seçkin Türesay ve Osman Arolat ile çok sayıda arkadaşı ve seveni katıldı. durumda. BM ve Arap Birliği’nin özel temsilcisi Kofi Annan şu aşamada önemli bir köprü işlevi görüyor. Suriye’ye yönelik hedefleri daha net görmek için bu ülkenin bağımsız devlet olma sürecini ve sonrasını sütuna yatırmakta fayda var. Osmanlı’nın dağılmasından sonra Suriye Fransız mandasında kaldı. İkinci Dünya Savaşı’nın ardından 1947’de Suriye Arap Cumhuriyeti adıyla yeni bir bağımsız devlet dünya sahnesine çıktı. Bağımsızlık sonrası Suriye yönetimini hep darbeler belirledi. Hüsnü el Zaim, Edip Çiçekli, Şükrü el Kuvvetli, derken 16 Kasım 1970’te Hafız el Esad tek adam olarak damgasını vurdu. Arapça “diriliş” anlamına gelen Baas Partisi de sadece Suriye’nin değil tüm Arap dünyasının kaderini değiştirmek hedefiyle varlığını yükseltti. Zira Suriye kendisini Arap dünyası içinde birleştirici bir konumda görüyordu. Bu “birleştiriciliğin” somut denemeleri de yapıldı. 1958’de Nâsır’ın Mısır’ı ile Suriye ortak devlet oldu ve Birleşik Arap Cumhuriyeti adını aldı. Bu deneme üç yıl sürdü. 1970’te Mısır ve Suriye yanına Libya’yı da aldı, Arap Cumhuriyetleri Birliği kuruldu. 1974’te Mısır’ın İsrail’le yaptığı Camp David Anlaşması bu denemeyi de bozdu. Esad yönetimi daha sonra Bağdat’a yöneldi, Saddam’la ortaklık anlaşması yaptı. Orada da Baas Partisi iktidardı. Ortaklığın sloganı şu oldu: Tek parti, tek ordu! İranIrak savaşı bu denemeyi de boşa çıkardı. ૽૽૽ Tarihin cilvesine bakın ki, Suriye’nin birleşme denemeleri yaptığı Mısır, Libya, Irak yönetimleri devrildi, geriye sadece Esad rejimi kaldı. Bugünkü duruma bu pencereden bakınca şu yorumu da yapabiliriz: 1991’de sona eren soğuk savaştan arta kalan Ortadoğu rejimlerinden sonuncusu da sallanıyor. “Çöl tilkisi” lakaplı baba Hafız Esad 1980’de Moskova ile 20 yıllık uzun erimli bir anlaşma yapmışken 1991’de ABD’nin 1. Körfez Savaşı’nda ustaca bir manevra ile saf değiştirmişti. Ağustos 1991’de Suudi Arabistan’da konuşlanan uluslararası gücün ilk askerleri Suriyelilerdi. 1990’da ABD’nin “terörist devletler” listesinde yer alan Suriye, 1991’de Körfez İşbirliği Konseyi’nin zirve toplantısına ev sahipliği yaptı. 1995’te de dönemin ABD Başkanı Bill Clinton Şam’ı ziyaret etti. ૽૽૽ O günden bugüne geldik. Esad ailesi ayrı bir yazı konusu. Yukarıda özetlediğimiz tarihçeyi şu perspektifle aktardık: Bağımsız devlet ilanından sonra sağlam bir “kuruluş” temeli atamazsanız yolun devamında hep tökezliyorsunuz. Suriye’nin geldiği noktanın özeti bu. Türkiyemiz için de sıklıkla vurgulamak durumunda kaldığımız, “Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde verdiğimiz Kurtuluş Savaşı kadar, kuruluş savaşı da çok önemlidir. Hatta kuruluş savaşı, kurtuluş savaşından daha önemlidir” cümlesinin anlamı da bu. Atatürk’ü, dünyanın öteki coğrafyalarındaki salt savaş kazanan askerlerden, devlet adamlarından ayıran da bu. Kuruluş temelleri öylesine sağlam ki yık yık bitmiyor. Hatta yıkmaya girişeni yıkıp bitiriyor! 2. Ergenekon devam ediyor Ⅵ İstanbul Haber Servisi 2. Ergenekon davasına 20 gün sonra bugün Silivri Cezaevi yerleşkesi bitişiğindeki duruşma salonunda devam edilecek. Duruşmada tutuksuz sanık Yüksel Dilsiz’in yeniden talep etmesi durumunda çapraz sorgusuna kapalı oturumda devam edilebilecek. Çiçek’ten ‘şakalı’ gönderme Ⅵ BURSA (Cumhuriyet) TBMM Başkanı Cemil Çiçek, Atatürk Kongre Kültür Merkezi’nde düzenlenen “Anayasa Platformu Vatandaş Toplantısı”nda, yaptığı konuşmada, “Ümit ediyorum ki, siyaset kurumu, bu anayasa meselesini 1 Nisan şakası haline getirmez ve yüzünün akıyla bu süreci başarıyla sonlandırır” dedi. Sağlıklı bir diyalog ortamına herkesin ihtiyacı olduğunu vurgulayan Çiçek, “Söylediğiniz laflardan dolayı sonradan yüzünüzün kızardığı bir ortam, anayasa yapım işini zorlaştırır” dedi. ADAMDER 12 EYLÜL DAVASINA MÜDAHİL OLDU ‘Rütbeleri sökülsün’ Öğrencilerden protesto TGB Liseli YGS’yi Tünel’den Fransız Konsolosluğu önüne kadar yürüyerek protesto etti. Kabataş Erkek Lisesi öğrencisi Şafak Erdem geçen yıl yaşanan şifre skandalını anımsatarak “AKP eğitimi gericileştirmek için her şeyi yapmaktadır” dedi. Liseli Genç Umut üyesi bir grup da YGS’yi ve 4+4+4’ü Beyoğlu’ndaki Mis Sokak’tan Galatasaray Lisesi önüne yürüyerek protesto etti. (SİBEL BAHÇETEPE) THY Suriye seferlerini durdurdu Ⅵ İstanbul Haber Servisi THY’den yapılan açıklamada, “Suriye’de son dönemlerde yaşanan olağanüstü durumun daha da ağırlaşması sebebiyle 1 Nisan 30 Nisan tarihleri arasında icra edilmesi planlanan tarifeli seferlerimiz iptal edilmiştir” denildi.THY, Şam’a her gün, Halep’e ise pazartesi, çarşamba, cuma, cumartesi ve pazar günleri sefer düzenliyordu. ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) 12 Eylül darbesinin yargılanacağı davaya müdahil olmak için mahkemeye başvuran darbe mağduru subaylar, darbeden sonra devlet başkanı olan Genelkurmay Başkanı Orgeneral Kenan Evren ile Milli Güvenlik Konseyi üyesi Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Tahsin Şahinkaya’nın rütbe ve nişanlarının geri alınmasını istedi. TSK’den atılan askerlerin oluşturduğu Askeri Darbelerin Asker Muhalifleri Derneği (ADAMDER) adına Genel Başkan emekli Üsteğmen Tuna Atalay ile Onur Kurulu Başkanı emekli Üsteğmen Rahmi Yıldırım da davaya müdahil olmak için dilekçe verdi. Atalay ve Yıldırım dilekçelerinde, darbeden sonra 1020 askerin “yasadışı görüş” suçlamasıyla TSK’den atıldığını ve işkence ile sorgulandığını anlatan üsteğmenler, Evren ve Şahinkaya’nın insanlık suçlarından yargılanmasını istedi. Çayan ve arkadaşları unutulmadı Tokat’ın Almus ilçesine bağlı Kızıldere köyünde 40 yıl önce öldürülen sosyalist devrimci gençlik liderlerinden Mahir Çayan ve arkadaşları için köyde anma düzenlendi. Yoğun güvenlik önlemleri altında gerçekleştirilen anmaya Halkın Cephesi ve TAYAD üyelerinden oluşan dört yüz kişi katıldı. Çayan ve arkadaşlarının öldürüldüğü evin önünde Grup Yorum üyeleri marş söyledi. TAYAD üyesi Ahmet Kulaksız, “Devrimci mücadelemiz sürecek” dedi. Üsküdar’da korkutan patlama Ⅵ İstanbul Haber Servisi Üsküdar’da dün saat 10.30 sıralarındaki elektrik ve kanalizasyon hattında meydana gelen patlama paniğe neden oldu. Mehmet Akif Ersoy Mahallesi Bosna Bulvarı üzerinde meydana gelen patlamada rögar kapakları ve kaldırım taşları yerinden fırladı. Patlamaya gaz sıkışmasının neden olduğu belirlendi. C MY B C MY B
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog