Bugünden 1930'a 5,408,922 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

8 MART 2012 PERŞEMBE CUMHURİYET SAYFA emek@cumhuriyet.com.tr EMEK 7 Ucuz emek ve yedek işgücü kavramlarıyla özdeşleşen emekçi kadınlar bugün başta Ankara, İstanbul ve İzmir olmak üzere pek çok kentte alanlara çıkacak. Emekçi kadın sendikalı iş, şiddetsiz yaşam istiyor 973 bin kadının üçte biri, yani 2 milyon 391 bini tarımda çeşitli işlerde çalışıyor. İkinci en büyük kesimi hiçbir nitelik istemeyen işlerde istihdam edilirken yüzde 11’i hizmet ve satış, ikinci bir yüzde 11’i de büro ve müşteri hizmetlerinde çalışıyor. Ağırlık tarımda Türkiye’de çalışan 6 milyon durumuna bakıldığında kriz dönemlerinde çalışan kadın sayısının arttığı görülüyor. Ucuz ve yedek işgücü olarak görülen kadın, krizdeki sermayenin de can simidi haline geliyor. Yaklaşık 7 milyon çalışan kadının 4 milyon 30 bini kayıt dışı. dınlarda 777 bin kişi oldu. Krizde işsizliğin girdabında 1 milyon 617 bin kadın istihdama katılırken bu kadınların yüzde 48’i kayıt dışı çalışmak zorunda bırakıldı. Kadınların işgücüne katılım oranı 5 puan artışla yüzde 23.6’dan yüzde 28.8’e yükselirken çalışma hayatına kadınların katılımı arasında en alt sıralarda olan Türkiye için bu artış kötü çalışma biçimlerindeki artışla birlikte olumlu bir tablo sunmadı. 617 bin kadın çalışma hayatına ücretsiz aile işçisi, 199 bini de kendi hesabına çalışan olarak en kötü ve kırılgan istihdam biçimleri ile dahil oldu. 2011’de kadınlarda işsizlik oranı yüzde 11.3 olarak açıklanmışken umutsuz işsizler dahil edildiğinde oran yüzde 24.5’e yükseldi. Buna karşın erkeklerde işsizlik 2011 resmi verilerine göre yüzde 9.2. Bununla birlikte umutsuz ve diğer işsizler dahil edildiğinde bu oran yüzde 13.1 oluyor. Yani aslında resmi istatistiklerin gizlediği gerçek, kadın işsizliği. Yedek işgücü Çalışma yaşamında kadının İşte çalışan kadının talepleri Ł Kamuya ait, ücretsiz olarak yararlanacağı ve kaliteli hizmet sunan kreşler, yaşlı ve hastalar için gündüz bakımevleri istiyor. Ł Çalışma yaşamında kadınerkek ayrımının ortadan kaldırılmasını ve eşdeğerde işe eşit ücret istiyor. Ł Örgütlenme hakkının güvence altına alınmasını istiyor. Sendikal yaşama yönelik kısıtlamaların, örgütlenme önündeki engellerin ve grev yasaklarının kaldırılmasını istiyor. Ł Kamusal mekânların toplumsal cinsiyetin etkisi gözetilerek düzenlenmesini istiyor. Ł Hem evde hem işte çalışıyor, erken emeklilik istiyor. Ł Esnek, güvencesiz, düşük ücretle çalışmak istemiyor. Ł Şiddetten, tacizden, yıldırıdan (mobbing) arındırılmış işyerleri istiyor. Ł 8 Mart’ın resmi tatil olmasını istiyor. Ł Sendikalarda kadın yapıları kurulmasını istiyor. Ł Sendikalarda her düzeyde daha fazla kadın temsili istiyor. Ł Sendikaların karar alma mekanizmalarında, yönetimlerde daha fazla kadın görmek istiyor. Kreş en acil sorun Çalışan annelerin yüzde 87’si, okul çağına gelmemiş çocukları için kreşe gereksinim duyuyor. Hakİş Konfederasyonu, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla örgütlü olduğu işyerlerinde 1000 kadın çalışanın katılımıyla anket yaptı. Anket uygulanan kadınların yüzde 26’sı 1, yüzde 23’ü 2, yüzde 5’i 3 çocuk sahibi. 5’ten fazla çocuk sahibi olan kadın oranı yüzde 1. Çocuk sahibi olmayan çalışan kadınların oranı yüzde 45 düzeyinde. Katılımcıların yüzde 20’si 1 yıldan az, yüzde 15’i 13 yıl, yüzde 18’i 37 yıl, yüzde 6’sı 710 yıl yüzde 23’ün 1015 yıl arası, yüzde 18’i de 15 yıldan daha fazla süreyle çalışıyor. Çalışan kadınlar için öncelikli konular da sırasıyla şöyle: Emeklilik güvencesi, iş sağlığı ve güvenliği, iş güvencesi, daha yüksek ücret, iş, sosyal ve aile hayatında saygı görme, sendikalı olmak, meslekte yükselmenin önünün açılması, bu yolda eğitim, iş ve aile yaşamını uyumlaştırma hizmetleri, özgüven artması, doğum izni ve ödeneği, eşit ücret, ücretsiz sağlık hakkı. Anket uygulaması yapılan kadınların yüzde 83’ü sendika üyesi. Anket çalışmasında “Sendika sizce neyi ifade ediyor” sorusuna verilen cevaplarda sırasıyla sosyal haklar ve yardımlar, daha güvenli ve sağlıklı bir işyeri ortamı, hak ve menfaatlerin korunması, demokratik bir ortam, sosyal güvenlik şemsiyesi altında çalışmak, daha yüksek ücret, işini kaybetme riski, erkek egemen bir yapı yer alıyor. endikaların yeterince güçlü olmadığı hayatına katılmak zorunda kalan kadınlar, işgünümüzde işveren tarafından ucuz sizliği de ağır bir biçimde yaşıyor. Kayıt dıemek, yedek işgücü olarak görülen ka şı, kuralsız ve güvencesiz çalışma girdabındın, bunun bedelini özellikle kriz dönemle da, nitelikli işlerin kapısı kadınlara kapalı. rinde daha zor koşullarda daha düşük üc DİSKAR tarafından TÜİK Hanehalkı İşgücü retlerle çalışarak ödüyor. Güvencesiz çalış Anketi verileri kullanılarak hesaplanan kriz manın her geçen gün arttığı ülkede, 7 milyon döneminde kadınların istihdamdaki yerine civarındaki kadın çalışanın yarısından faz ilişkin verileri kadınlar açısından ne kadar valası kayıt dışı çalışıyor. 2008’deki krizin ağır him olduğunu ortaya koyuyor. Kriz dönefaturasını da kadınlar yüklenmiş durumda. minde (20072011) kayıt dışı verileri 716 bin kişi artışla 10 milyon Hızla artan işsiz139 bine ulaşıp yeni liğin girdabında, Türkİş: Kadın, bir rekora imza en kötü koşulatarken kayıt larda çaucuz emekle özdeş dışındaki lışma artış Türkİş, 8 Mart Dünya Ka en çok kadın işçilerimiz kadınlar Günü dolayısıyla yaptığı muhattap kılınmaktadır” ifadeaçıklamada, “Eve iş verme, yarızamanlı çalışma gibi esnek çalışma biçimlerinin en olumsuz hallerini kadın işçilerimiz yaşamakta, emek yoğun, düşük ücretle, sosyal güvenceden ve örgütlenmeden yoksun istihdam biçimlerine lerini kullandı. Türkİş Yönetim Kurulu yayımladığı mesajda, iş yaşamında ‘ucuz emek’, ‘yedek işgücü’ kavramlarının en çok kadın işçilerde kendisini bulduğunu ve kayıt dışı istihdamın en önemli kaynağını kadınlar oluşturduğunu söyledi. S Elektrik Mühendisleri Odası’nın en büyük iki şubesinin başkanları kadın EMO‘da yönetim kadınlarda ÖZLEM GÜVEMLİ Elektrik Mühendisleri Odası’nın (EMO) tarihinde ilk kez kadınlar yönetime geldi. Geçen hafta yapılan genel kurulların ardından odanın en büyük iki şubesi İstanbul ve Ankara’nın yönetim kurulu başkanları kadın oldu. 2 yıl boyunca EMO Ankara Şubesi’nin başkanlığını Ebru Akgün Yalçın, İstanbul Şubesi’nin başkanlığını da Beyza Metin yapacak. 29 yaşındaki Beyza Metin aynı zamanda oda tarihinin en genç başkanı. Demokrat Mühendisler Grubu’nun 1940 oy alarak yönetimi geldiği EMO İstanbul Şubesi’nin başkanı Beyza Metin, kadın olması nedeniyle biraz sıkıntılı bir seçim süreci yaşadı. Beyza Metin, seçim günü Meslekte Birlik Grubu’nun yönetim kurulu adaylarından birinin, seçmenlerine gönderdiği “EMO’nun demokrat bir bayan tarafından yönetilmesini istemiyorsanız bize oy verin” içerikli mesajından; yanlışlıkla Demokrat Mühendisler’i destekleyenlere de gelmesi ile haberdar oldu. Bu kadarını beklemediklerini söyleyen Metin, “Tüm baskılara ve saldırılara karşın bugün örgütün neredeyse yarısından fazlasını temsil eden şubelerde kadın başkanlar var. Geçen dönem sayman üye idim. Şu anki yönetim kurulunda 3 kadın üye var. Şube başkan yardımcımız da kadın. İlk kez bu kadar çok kadın ᮣ ‘EMO’nun demokrat kadınlar tarafından yönetilmesini istiyorsanız bize oy verin’ dediler, sonuç umduklarından da iyi oldu. var yönetimde” diye konuştu. Meslek odaları üzerinde KHK’ler ile estirilen baskıya da dikkat çeken Metin, odalara yönelik bu tutumun 2008 yılında DDK tarafından TMMOB hakkında hazırladığı ra por ile başladığını adeta odaların lağvedilmeye çalışıldığını belirtti. Metin, anayasanın 135. maddesinin değiştirilmesiyle meslek odalarının kadükleştirildiğini bu yüzden anayasa değişikliği sürecinde “hayır” kampanyası yürüttüklerini anlattı. Son KHK’lerle de “iktidarın uydusu” odalar oluşturulmaya çalışıldığını ifade eden Metin şöyle devam etti: “HES karşıtlarının, nükleer karşıtlarının yanında TMMOB var. Birliğin toplum içinde bir saygınlığı var. Söylediği dikkate alınıyor. Bu yüzden TMMOB’ye yönelik bir saldırı var. Özerk yapımıza son verilmek isteniyor, mesleki alanda denetimlerimize varana kadar üyelerimizle olan bağımız koparılmaya çalışılıyor. İktidar burayı çok büyük tehlike görüyor. Artık bu süreçte sokağa inmenin vakti geldi. Aktif bir süreci örmeyi ve diğer emekmeslek örgütleri ile süreci işletmeyi düşünüyoruz. Muhalefet meslek odalarına kaldı.” Ağır sağlık ve güvenlik riski var Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Recep Akdur, kadın işçilerin erkeklere göre daha ağır sağlık ve güvenlik riski altında olduğunu belirterek bu durumun kadınlar lehine düzeltilmesi gerektiğini söyledi. Kadınların fizik, fizyolojik ve psikolojik yapılarının önemli farklılıklar göstermesine karşın hâlâ iş koşul ve ortamlarının büyük bir çoğunlukla erkeklere göre düzenlendiğini belirten Akdur’un dikkat çektiği noktalar şöyle: Çalışan kadına, işyerlerinde gebe kaldıklarını özgürce açıklayabilecekleri bir iklim yaratılsın. Gebe çalışanlar için, tanı gününden itibaren, gebelere özgü periyodik tıbbi izlem programı tam uygulanmalı. Doğum öncesi ve sonrası izinlerini eksiksiz kullanmalı ve işyerinden ayrı olduğu bu süre ona işyerinde herhangi bir şey kaybettirmemelidir. Emzirme döneminde özgürce bebeğini emzirebilmesi için başta izin olmak üzere her türlü imkân tanınmalı. Ev, annelik ve iş üçgeni arasında yaşadıkları sorumluluk ve stres nedeniyle bir yandan dikkati daha dağınık olan kadın çalışan öte yandan da bu üçlünün yarattığı baskı nedeniyle yoğun baş ağrısı ve anksiyete yaşar. İş ortamı kadınların bu üçgendeki işlevlerini rahatça karşılayabileceği olanaklar sağlamalı. Bütün makine ve işler ergonomik ölçüleri erkeklere göre ayarlandığında ve bireysel malzemelerin büyük çoğunluğu erkek ölçülerine göre yapılıyor. Birçok kimyasal kadınlarda daha düşük doz ve sürede daha ağır sağlık sorunlarına yol açıyor. İş makineleri ve malzemelere kadınlara göre ayarlanmadığı için istisnasız tüm kadın çalışanlarda işe bağlı olarak eklem ve kas (özellikle boyun, omuz, sırt, elbilek, diz ve ayak) ağrıları erkeklerden kat kat daha fazla. Önce burada hissettiler Metin, dört yıldır TMMOB’nin kadın kurultayı düzenlediğini anımsatarak yönetimlerde, odalarda yaşanan sorunları masaya yatırdıklarını belirtti. Bu kurultayların kadınları cesaretlendirdiğini dile getiren Metin, “Kadınların kendilerini burada hissetmelerini sağlayacak politikalar yürütüldü. Sonuçlarını da bu dönem aldık” dedi. Ezilmişliğe başkaldırıyorlar... ᮣ KESK’li kadınlar bugün işe gitmeyerek hizmet üretmeme kararı aldı. MUSTAFA ÇAKIR ANKARA KESK Kadın Birimi üyesi İlknur Başer, esnek, güvencesiz çalışmaya, kadın emeğinin ucuz işgücü olarak görülmesine, kadına yönelik şiddete, kadın cinayetlerine, yıldırı (mobbing), taciz, tecavüzlere, savaşa, baskı ve tutuklamalara dikkat çekmek amacıyla 8 Mart’ın tatil ilan edilmesini istediklerini söyledi. “Neden 8 Mart’ın tatil olmasını istiyoruz? Bu dönem, muhafazakâr politikaların yoğunlaştığı, kadınlara 3 çocuk doğurun denildiği, kadının eve kapatılmaya çalışıldığı, çalışma koşullarının kötüleştiği bir dönem. Kadın cinayetleri bu politikaların sonucu olarak yüzde 1400 arttı. Bütün bunlara karşı biz 8 Mart’ta alanlarda olmak, sokaklarda olmak, kadınların yaşadığı bu ezilmişliğin farkına varılması için, kadın dayanışmasının örülmesi için bugünün tatil edilmesi ni istiyoruz” diyen Bayer, kadınların ezilmişliğinin toplum tarafından, kadınlar tarafından fark edilmesi için alanlara çıkmak istediklerini söyledi. Başer, eylemler kapsamında Türkiye genelinde hizmet üretmeyeceklerini, alanlarda olacaklarını Ankara’da da saat 11.00’de Sakarya Meydanı’nda toplanılacağını, 11.30’da da Kolej Meydanı’na yürüyerek miting yapacaklarını bildirdi. Kolej’deki mitinge bütün kadın örgütlerinin katılacağını anlatan Başer, sonrasında KESK’e bağlı sendikaların etkinliklerinin gün boyunca devam edeceğini belirtti. 8 Mart’ı hafta olarak ele aldıklarını anlatan Başer, etkinliklerinin 28 Şubat’ta başladığını, bu kapsamda Meclis’teki siyasi partileri de ziyaret ettiklerini dile getirdi. Ayrıca tüm kadın milletvekillerine 8 Mart’ın tatil ilan edilmesi için faks ve mail gönderdiklerini belirten Başer, tutuklanan kadın arkadaşlarının da bir an önce serbest bırakılmasını istediklerini söyledi. C MY B C MY B
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog