Bugünden 1930'a 5,427,456 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 24 MART 2012 CUMARTESİ kultur@cumhuriyet.com.tr 16 KÜLTÜR Aytekin Özen yönetimindeki ‘Nar Taneleri’ adlı oyunun galası bu akşam Yunus Emre Kültür Merkezi’nde ‘Evet, su çatlağını bulur’ ÖZNUR OĞRAŞ “Bu topraklarda dedelerimizin terleri var. Aynı acıları, duyguları, hüzünleri, sevinçleri paylaştık” diyor “Nar Taneleri”... Nar Taneleri Folklor ve Tiyatro Topluluğu tarafından Bakırköy Belediyesi’nin desteğiyle sahnelenen “Nar Taneleri”, folklorik ezgi ve dansların da olduğu destansı bir oyun. Aram Gostanyan’ın hikâyesinden yola çıkarak Hagop Ari Güleç’in yazdığı, Aytekin Özen’in oyunlaştırıp yönettiği oyunun galası bu akşam saat 20.30’da Bakırköy Belediye Tiyatroları (BBT) Yunus Emre Kültür Merkezi’nde yapılacak. Bakırköy Belediye Başkanı Ateş Ünal Erzen ve Yeşilköy Ermeni Okulu’ndan Yetişenler Derneği Başkanı Arev Cebeci’nin ev sahipliğinde gerçekleşecek galaya Türkiye’de bulunan eski Yunanistan Başbakanı Yorgo Papandreu, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve Türkiye Ermenileri Patrik Vekili Aram Ateşyan’ın katılıması bekleniyor. Değişik kültürlerininançların barış ve kardeşliğini konu alan oyun, Müşfik Kenter’in sesinden dinlediğimiz bir şiirle başlıyor. Oyunu, anlatıcı rolünde diyebileceğimiz, kendi tarihini aramak için bir yolculuğa çıkan Hagop Ari Güleç’in yazdığı, Aytekin Özen’in oyunlaştırdığı ‘Nar Taneleri’nin bu akşamki galasına eski Yunanistan Başbakanı Yorgo Papandreu, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve Türkiye Ermenileri Patrik Vekili Aram Ateşyan’ın da katılmaları bekleniyor. “Adam” karakterinin gözünden seyrediyoruz. Özen, “Bu yolculuğun sonunda ‘Adam’ coşkuludur ve korkularını yenmiştir artık. Kendi varoluşunun köklerini ararken kültürünü yeniden keşfetmiştir. Artık umutludur dağılan nar tanelerinin yeniden bir araya geleceğinden. Öylesine köklü ve kutsal bir tarihi vardır ki kültürünün; o kendisini unutturmaz tarihe, sen onu unutsan da” diyor. “Nar Taneleri”nde din, dil, ırk ayrımı gözetmeksizin kardeşçe yaşayan insanların hikâyesi anlatılıyor. Seyirciyi en çok etkileyen hikâyeyi ise Hrant Dink’in sesinden dinliyoruz: “Sivas’ın bir gün hangi kazasında bilmiyorum, yaşlı bir bey beni aradı. Dedi ki: Oğul dedi, seni aradık, seni bulduk. Burada yaşlı bir tane kadın var. Herhal sizdendir bu dedi. Allah’ın rahmetine kavuştu. Bunun yakınını falan bulursanız gönderin, gelip alsınlar ya da biz burada namazımızı kılıp gömeceğiz. Peki, dedim, amca ararım. Verdi adını soyadını. Beatrice Hanım diye biri. 70 yaşında, Fransa’dan oraya gezmeye gitmiş. Aradım. 10 dakika içinde buldum. Biz birbirimizi biliriz. Çok azız çünkü. 10 dakika içinde buldum. Gittim dükkânlarına dedim: ‘Böyle birini tanır mısınız?’ Adını verdim. Yaşlı bir kadın döndü. Benim anamdır dedi. Dedim valla böyle böyle. Senin anan nerede? Yani Fransa’da yaşar. Abi dedi, o dedi senede 34 kere Türkiye’ye gelir. Ama İstanbul’a ya uğrar ya uğramaz. Kalkar köyüne gider dedi. Terk ettiğimiz köyüne gider. Dedim böyle böyle kalk git. Ertesi gün bana bir telefon açtı. Bulmuş, tespit etmiş anasını. Ağladı birden. Peki getiriyor musun naaşını? Burada mı gömeceksin? ‘Ben getireceğim ama burada bir amca var’ dedi. Ağlamaya başladı. Amcayı ver dedim. Amca aldı telefonu. Amca, niye ağlatıyorsun? ‘Oğlum’ dedi, ‘bir şey demedim’ dedi. ‘Dedim ki: Kızım, anandır, malındır ama bana sorarsan bırak kalsın, burada gömülsün. Su çatlağını buldu’ dedi. Ben döküldüm, orda döküldüm. Anadolu insanının ürettiği bu deyişten döküldüm. Bu algılamadan döküldüm. Evet... Su çatlağını bulmuştu.” Kendilerine “Nar Taneleri” demelerinin nedeni ise açık. Dink’in dediği gibi “Biz birbirimizi biliriz, hemen tanırız ve buluruz çünkü o kadar azız ki...” (Oyun, sezon boyunca BBT Yunus Emre Kültür Merkezi’nde sahnelenecek.) AB KÜLTÜREL MİRAS ÖDÜLÜ Biz O Çiftlerle Birlikte ‘Yaşadık’ Amerikan E! televizyon kanalı beyazperdenin unutulmaz çiftlerini seçmiş. “Aşk ve Para”nın yıldızları Jennifer Lopez ile George Clooney listenin tepesinde… Listenin öteki çiftlerini de sayayım: Julia Roberts ile Richard Gere (Özel Bir Kadın), Audrey Hepburn ile Gregory Peck (Roma Tatili), Demi Moore ile Patrick Swayze (Hayalet), Faye Dunaway ile Steve McQueen (İkili Oyun), Katherine Hepburn ile Spencer Tracy (Adem’in Kaburgası), Kathleen Turner ile William Hurt (Ateşli Vücutlar), Julie Christie ile Donald Sutherland (Şimdi Bakma), Laureen Bacall ile Humphrey Bogart (Sahip Olmak ya da Olmamak), Grace Kelly ile Cary Grant (Hırsızlar Kralı). ૽૽૽ Bu tür listeler her zaman ilgi çeker. Okur, seçicilerin yargılarını kendi yargılarıyla karşılaştırmaktan keyif duyar; sonunda kendi seçimini daha çok beğenir elbet, “daha üstün” olmanın gizli hazzını yaşar. Yukarıdaki listeyi kim yaptıysa aklına şaşayım diyeceğim hemen. Öyle ya, Humphrey Bogart ile Ingrid Bergman’ın Kazablanka’yla başı çekmediği bir “sinemada çiftler” listesi düşünülebilir mi! Bogart, Katherine Hepburn’le de ölümsüz bir çift oluşturmuştur. “Afrika Kraliçesi”yle. Boyunlarında ip, evlenirlerken duydukları mutluluğu onlarla birlikte yaşamayan seyirci var mıdır acaba? “Roma Tatili”yle Gregory PeckAudrey Hepburn çiftini ben de alırdım listeme. “Kadın Satılmaz”ın John WayneMaureen O’Hara’sını da mümkünü yok, unutmazdım. Glenn FordRita Hayworth… “Gilda Şeytan Kadın”dan söz ediyorum. Birlikte oynadıkları “Carmen” ise dünyanın en berbat filmlerinden biriydi. O filmde Leyla ile Mecnun bile olsanız gümbürtüye giderdiniz. Clark GableVivien Leigh’i, “Rüzgâr Gibi Geçti”nin Rhett Butler’ı ile Scarlett O’Hara’sını içermeyen bir “çiftler” listesi yapmak elbette içime sinmez. “Arabulucu”nun Alan BatesJulie Christie’sini eklemeden de oluşturamam listemi. “O kadar da önemli bir çift miydi?” diyeceksiniz belki. Ama ne edeyim, Hitchcock’un “Gizli Teşkilat”ı en sevdiğim filmlerden biri. Bu da Cary GrantEve Marie Saint’i benim için unutulmaz bir çift yapıyor. Dokuzuncu çiftim, Anne Bancroft ile Anthony Hopkins. “84 Charing Cross Road”da birbirleriyle hiç karşılaşmıyorlardı. Ama Atlantik’in iki kıyısından karşılıklı mektuplarıyla oluşan ilişkileri, onları benim “sinemada çiftler”im arasına yerleştirmeme yetti. “Kanlı Aşk”ın Gregory PeckJennifer Jones çiftiyle listemi kapatırdım. Listemi gören Harun kardeşim, Raj Kapoor’la Nargis’i önerdi. “Avare”yle. Önce yadırgar gibi oldum. Tam aklım kesiyordu ki, Mısırlı Enver VecdiLeyla Murat çifti geldi aklıma. Nice filmleriyle Türkiye’yi kasıp kavurmuşlardı. Ninem yaşasa da bunu okusa, şimdi kızardı bana. Onları neden birinci sıraya yerleştirmedim diye başımın etini yerdi. ૽૽૽ Bir an düşündüm: Sinemanın en iyi çiftlerini saptamak için soruşturmaya yanıt verenler de benim gibi kendi anılarını karıştıranlar da çift denilince neden hep “bir kadın bir erkek” düşünüyor? LaurelHardy, Bud AbbottLou Costello, Dean MartinJerry Lewis, Bob HopeBing Crosby, “Bazıları Sıcak Sever”de Tony CurtisJack Lemmon, “Vahşi Mücadele”de Burt LancasterKirk Douglas, “Deniz Ejderi”nde Charles LaughtonClark Gable, “Rüzgârın Mirası”nda Spencer TracyFredric March çiftleri unutulabilir mi? Bir başka çift daha geliyor aklıma: King Kong ile Fay Wray. Dev gorilin beyaz kıza aşkından sinema tarihinin en önemli çifti doğmuştu belki de. ૽૽૽ Bir de yalnızlar, “tek”ler var. “Kahraman Şerif”in Gary Cooper’i, “Vadiler Aslanı”nın Alan Ladd’i gibi. “Ben yalnız bir kovboyum”lardan yola çıkarak “sinemanın tekleri”ne de uzansam mı acaba? İlyas Bey Kü lliyesi Europa Nostra’dan Türkiye’ye iki ödül 23. ANKARA ULUSLARARASI FİLM FESTİVALİ SONA ERDİ ‘En İyi Film’ Yüksel Aksu’nun ANKARA(Cumhuriyet)Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Çankaya Belediyesi’nin katkılarıyla Dünya Kitle İletişimi Araştırma Vakfı tarafından bu yıl 23.’sü düzenlenen Ankara Uluslararası Film Festivali’nde, “Ulusal Uzun Film Yarışması” dalında, “En İyi Film Ödülü”ne Yüksel Aksu’nun “Entelköy Efeköy’e Karşı” filmi değer görüldü. Prof. Dr. Sami Şekeroğlu’nun başkanlığında, Osman Şahin, Çiğdem Vitrinel, Cüneyt Cebenoyan ve Doğan Sarıgüzel’den oluşan seçiciler kurulunun yaptığı değerlendirme sonucunda, “En İyi Yönetmen Ödülü” ile “Onat Kutlar En İyi Senaryo “Yangın Var”daki performansıyla Osman Sonant, “Mahmut Tali Öngören Özel Ödülü” ise “Aşk ve Devrim” filminin yönetmeni F. Serkan Acar’a değer görüldü. “En İyi Belgesel Film (Profesyonel)” dalında ise “Geçmiş Mazi Olmadı” filmiyle Mehmet Özgür Candan ödüle değer gördü. “Ulusal Kısa Film Yarışması” bölümünde ise “En İyi Kurmaca” ödülü “Ali Ata Bak” adlı filmiyle Orhan İnce’ye sunuldu. SİYAD Jürisi ise “SİYAD Jürisi Ulusal Uzun Film Ödülü”nü Ramin Matin’in “Canavarlar Sofrası” filmine verdi. Kültür Servisi 2012 yılı Avrupa Birliği Kültürel Miras Ödülü / Europa Nostra Ödülleri kapsamında, Milet İlyas Bey Külliyesi Projesi ile Allianoi Girişimi ve Dr. Ahmet Yaraş ödüle değer görüldü. Koruma kategorisinde Türkiye’den ödüle değer görülen Mimar Cengiz Kabaoğlu’nun başkanlığında gerçekleştirilen Aydın Milet’teki İlyas Bey Külliyesi’ne verildi. Kişi ve kurumlarda olağanüstü hizmet kategorisinde ise, Allianoi Girişimi ve Allianoi kazı başkanı Dr. Ahmet Yaraş ödüle değer görüldü. Avrupa’nın alanındaki en prestijli organizasyonu Europa Nostra’ya 31 ülkeden 226 proje katıldı; 28 proje ödül almaya hak kazandı. Bu projelerden “büyük ödül” alacak 6 tanesi 1 Haziran’da Lizbon’da düzenlenecek törende açıklanacak. Sennur Sezer’e ‘PEN Şiir Ödülü’ Kültür Servisi PEN Dünya Şiir Günü etkinliği, İstanbul Fransız Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Dünya genelinde hapiste olan yazar, çevirmen, yayıncı ve gazetecileri temsilen sahnede bir “Boş İskemle”nin yer aldığı etkinlikte, bu yılın PEN Şiir Ödülü’nü alan Sennur Sezer, önce “Dünya Şiir Günü Bildirisi”ni okudu, ardından da bir şiirini paylaştı. Törende PEN Türkiye Merkezi Başkanı Tarık Günersel, Sennur Sezer’e ödül plaketini sundu. Törende ayrıca, PEN Kadın Yazarlar Komitesi Başkanı Ayşe Kilimci’nin Sennur Sezer’e Ege’den yolladığı kutlama mektubu da okundu. Ödülü” yine “Entelköy Efeköy’e Karşı” filmine verildi. “En İyi Kadın Oyuncu Ödülü”ne “Güzel Günler Göreceğiz” ve “Yangın Var” filmlerinde canlandırdığı karakterlerle Nesrin Cavadzade, “En İyi Erkek Oyuncu Ödülü”ne HALDUN TANER ÖLÜMÜNÜN 25. YILINDA ANILDI ‘Bir uygarlık havarisi’ Anma töreninde konuşan Ali Sirmen “Ondan geriye ince bir humor, keskin bir gözlemcilikle bezenmiş öyküler kaldı “dedi. Doğan Hızlan ise “O benim için bir uygarlık havarisi, bir toplum hocasıydı” dedi. Kültür Servisi Cumhuriyet dönemi Türk edebiyatının önde gelen yazarlarından, epik tiyatro ve kabare tiyatrosunun öncüsü Haldun Taner ölümünün 25. yılında, mezun olduğu okulu Galatasaray Lisesi’nde anıldı. Galatasaray Eğitim Vakfı tarafından düzenlenen törene Vakfın Başkanı İnan Kıraç, Taner’in eşi Demet Taner, Doğan Hızlan, Murat Gülsoy, Gülriz Sururi, Ali Sirmen, Selçuk Erez, Yiğit Okur konuşmacı olarak katıldı. Göksel Kortay, İzzet Günay, Mine Kırıkkanat’ın da katıldığı törende piyanist dun Bey birikimlerini cömertçe payşalan bir insandı. Onu anarken öğretmen yanını ihmal etmek büyük haksızlık olur. 1960’lı yıllarda derslerini izlemiş biri olarak unutulmaz anlar yaşadığımı hatırlıyorum. Haldun hoca ders verirken seçkin bir öğretmen olarak sohbet ederdi. Öğretmen gibi ders vermezdi. Tartışır gibi, konuşur gibi, arkadaşlık eder gibi ders verirdi” dedi. Haldun Taner’i sadece edebiyat dünyasının içinde değerlendirmemek gerektiğini belirten Hızlan ise şöyle konuştu: “O benim için bir uygarlık havarisi, bir toplum hocasıydı. Ama bunu ne hakaret ederek, ne küçümseyerek ne de üstten bakarak yapardı. Edebiyatın içine yedirir, gülümsetirdi. Ama siz, o bıyıkaltı gülümsemenin ardında birdenbire iyi bir edebiyat yapıtından, iyi bir öyküden, iyi bir köşe yazısından bir sorunu, bir dersi öğrenirdiniz.” Gülriz Sururi, İnan Kıraç, Demet Taner, Yiğit Okur ve Gülsin Onay törene katılan isimler arasındaydı. (Üstte) Anma töreninde Doğan Hızlan da bir konuşma yaptı.(Yanda) Gülsin Onay da triosuyla mini bir konser verdi. Kıraç yaptığı konuşmasında, Haldun Taner’in telif haklarının Galatasaray Eğitim Vakfı’na verildiğini belirtirken Gürsoy ise “Şişhaneye Yağmur Yağıyordu” ve “Ayışı ğında Çalışkur” öykülerinin kısa çözümlemelerini yaptı. “Haldun Taner’den bize ne kaldı” sorusunu yanıtlayan Ali Sirmen ise “İnce bir humor, keskin bir gözlemcilikle bezenmiş öyküler kaldı. Hal C MY B C MY B
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog