Bugünden 1930'a 5,400,039 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

9 ŞUBAT 2012 PERŞEMBE CUMHURİYET SAYFA HABERLER Kılıçdaroğlu, Erdoğan’ın Kürecik’teki füze kalkanının hesabını vermesini istedi 5 yargılayan ilahi adalet, Hrant cinayetinde örgütü bulamıyor. Onun için öyle çok şeylerin yok olduğunu düşünüyorum hayatımızdan. Darmadağın olmuş yüreklerimizde, acıların ve hüzünlerin buz kesmiş derinliklerinde kendi kendime kahroluyorum. Son fırtınayı, kıyımları, katliamları, hukuku ve adaleti uzun uzun düşünüyorum. Her şey planlı bir biçimde ustaca hazırlanmış... ૽૽૽ 10 yıl boyunca kendisine destek veren liberallere bile tahammülü yok artık AKP iktidarının. Yine yıllar önce bir 24 Ocak günü akşam saatlerinde öldürülen Diyarbakır’ın genç Emniyet Müdürü Gaffar Okkan’ın, beş koruma polisiyle birlikte kentin en işlek caddesinde öldürülmesinin üzerine ne kadar gidildi? Cinayet Hizbullah’ın üzerine kaldı... Bence cinayetin arkasındaki “büyük patron” ve onun kolları şimdi aramızda dolaşıyor. Son günlerde demokrasi, özgürlükler ve insan haklarına karşı tavır almak, özellikle Ece Temelkuran’ı ağır bir dille eleştirmek moda oldu. Ne olduğunu, kimlere hizmet ettiğini bir türlü çözemediğim bu liboş tayfa, Ece’yi hedef tahtasına oturtuyor ve yaylım ateşine başlıyor. Yaşadıklarımız ve yaşayacaklarımız! Bakalım daha nelere tanıklık edececeğiz! Erhan Tuncel kapı kapı dolaşıp konuşuyor: “Herkes beni kullandı?” Kullananlar bir savcı, bir vali, iki emniyet müdürü mü sadece? Hepsi o kadar olmamalı... Hrant cinayetinin üzerindeki örtü kaldırılmalı... Kaldırılmadığı sürece daha çok aydın, yazar, çizer, bilim insanı öldürülür... ૽૽૽ Unutmayın kurt puslu havayı sever... Komşumuz Suriye’de kan gövdeyi götürüyor, Ortadoğu giderek kan gölüne dönüşüyor. Bu arada Uludere katliamı unutturuluyor... MİT Müsteşarı Hakan Fidan ve iki MİT çalışanı bugün ifade vermek için Beşiktaş Adliyesi’ne çağrılıyor. Yine dün öğle saatlerinde İstanbul’da KCK operasyonlarını yürüten İstihbarat ve Terörle Mücadele Şube müdürleri görevden alınıyor. Sahi neler oluyor Türkiye’de, bilen var mı? ‘Halkı kandırmasın’ ᮣ Kılıçdaroğlu, “İsrail ile kavga ediyormuş gibi görünüp perde arkasında İsrail’i korumak için Kürecik’e füze kalkanı kuran Erdoğan’dır” dedi. ANKARA (AA) CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın, “Paul Auster CHP’nin davetine icabet eder de buraya gelirse, lütfen Türkiye’den sonra birlikte İsrail’e gitsinler” açıklamasına yanıt verdi. Kılıçdaroğlu, “Sayın Başbakan’ın Paul Auster ile ilgili yeterli bilgisi yok. Onun siyasal görüşleri ve demokratik duruşu hakkında da yeterli bilgisi olduğunu sanmıyorum. Sadece onun etnik kimliğinden yola çıkarak beni İsrail’e davet ediyor, İsrail’e gitmemi istiyor. Malatya Kürecik’e radarı, İsrail kalkanını kuran, Başbakan’ın kendisidir. Önce bunun hesabını versin. Perde önünde İsrail ile kavga ediyormuş gibi görünüp perde arkasında İsrail’i korumak için Kürecik’e füze kalkanı kuran Erdoğan’dır. Halkı kandırmasın” dedi. Kılıçdaroğlu, CHP kurultayından Suriye’deki gelişmelere, Başbakan Erdoğan’ın CHP’ye yönelik açıklamalarından Paul Auster’e kadar gündemdeki konulara ilişkin Anadolu Ajansı’na ‘BAŞBAKAN BU ÜLKEYE YAKIŞMIYOR’ Kılıçdaroğlu, Erdoğan’ın, Suriye için demokrasi ve özgürlük derken “Ben ana muhalefet partisi genel başkanını izletiyorum, telefonlarını dinletiyorum” ifadesini kullandığını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bunu söylerken acaba kulakları duyuyor mu? Bunların ne anlama geldiğini biliyor mu? Bu ülkeye yakışan bir Başbakan mı? Bu ülkeye yakışmadığını herkes biliyor. Artık dünyanın her tarafından Başbakan’a yönelik eleştiriler geliyor. Demokrasi, özgürlükler, anayasa, ülkenin yönetimi, yargı açısınaçıklamalarda bulundu. CHP’nin 26 Şubat’ta yapacağı olağanüstü tüzük kurultayına ilişkin sorular üzerine Kılıçdaroğlu, diğer tüm siyasi partilere örnek, demokratik bir tüzüklerinin olacağını söyledi. dan bu eleştiriler geliyor. Başbakan’ın dönüp kendisine bakması lazım. ‘Benim bu insanlarla bir alıp veremediğim yok, neden bu insanlar beni eleştiriyor’ demesi lazım. Bunu görmeden, onun kafasında tek şey var: Acaba ben ana muhalefet partisi genel başkanını nasıl sustururum? Hiç meraklanmasın, ben susmayacağım. İstediği kadar baskı yapsın. Başbakan’ın, CHP’ye ve bana yönelik eleştirilerinin nedeni, çünkü önünde tek güç kaldı. Resmi diktatörlüğünü ilan etmek için önünde tek engel var; CHP.” ikinci kurultayın yapılmayacağına” ilişkin yorumların hatırlatılmasına, “Büyük olasılıkla... Çünkü 1 Mart’ta, maddelerde öngörülen değişiklikler de 26 Şubat tarihli kurultayımızda ele alınacak” karşılığını verdi. “3 günde 2 kurultay”, “CHP kurultaylar partisi” eleştirilerinin hatırlatılmasına karşılık Kılıçdaroğlu şunları söyledi: “Kurultay yapmak ne zamandan beri hukuka aykırı bir olay oldu? Aslında demokrasi varsa kurultaylar olacaktır. Hem kurultayı yapmayacaksınız, sonra ‘ben demokratım’ di ‘Örnek olacağız’ Kılıçdaroğlu, bunun, kurultayda delegelerin oylarına sunulacağını ifade ederek “Bu ülkeye demokrasiyi getiren bir parti olarak tüzük konusunda diğer siyasal partilere örnek olacağız” dedi. Kılıçdaroğlu, “1 Mart’ta yeceksiniz. Bu olmaz. Demokrasiyi getiren bir parti olarak, kurultayı engellediğimiz zaman doğru bir şey yapmış olur muyuz? Demokrasiye karşı çıkmış oluruz. O nedenle arkadaşlar imza attığında, ‘tüzüğün verdiği bir haktır’ dedik. Hakkı kullanmak isteyen arkadaşlar, kullanacaktır. Bizim AKP’nin yaptığı gibi, onların üzerinde baskı kurmak, enselerinde boza pişirmek, ‘niye kurultayı topluyorsun’ diye hakaret etmek... Böyle hakkımız da yetkimiz de yok. ‘CHP yine kurultay topluyor...’ Toplarız, kurultay toplamak suç mu, ayıp mı? Tam tersine kurultay toplamasak yanlış, haksızlık yapmış oluruz.” Kılıçdaroğlu, Erdoğan’ın, “Bırakın Türkiye’yi, CHP bile böyle bir genel başkanı hak etmiyor” açıklamaları üzerine ise “Acaba Türkiye onun gibi bir başbakanı hak ediyor mu” sorusunu yöneltti. Kılıçdaroğlu, Twitter üzerinden sanatçı Cem Karaca’yı ölüm yıldönümü nedeniyle andı. Kılıçdaroğlu mesajında, “Özgür ve eşit bir dünyanın hayalini kuruyor ve onun mücadelesini veriyoruz. Bu mücadeleye emek veren herkesi sevgi ve şükranla anıyoruz. İnsanlık baskıcı hükümdarlar, diktatörler gördü; hepsini yendi. Hâlâ ferman yazanlar var ama ferman onlarınsa bu ülke bizim” dedi. Kurt Puslu Havayı Sever... Çıplak bir çığlığın yankısı! Yenilgi! Acı! Hüzün! Gözyaşı! Kanlı pusularda vurdular arkadaşlarımızı, dostlarımızı, gençlerimizi... Bizi bize kırdırdılar! Tüm bunlar bir düş müydü, kış mevsimlerinden geri kalan? Yoksa bir yalan mıydı, bir kandırmaca, bir oyun mu, anlayamadık. Eşit, özgür yurttaşların yaşadığı bir Türkiye değil miydi isteğimiz! Örgütlü cinayetlerin üstünü örtenlere karşıydı mücadelemiz, demokrasiye ve özgürlüğe olan tutkuydu. Bu yüzden yemin etmiştik, bu yüzden bedeli ne olursa olsun ödeyecek, örgütlü ama üstü örtülü cinayetlerin çözülmesini sağlayacaktık. Üstü örtülen Hrant Dink cinayetinin üzerindeki örtü kaldırılmadan ne Uğur Mumcu’nun ne Musa Anter’in ne de öteki cinayetlerin arkasındaki “derin güçler” ortaya çıkarılır. ૽૽૽ Demokratik hukuk devletinde adalet sağlıklı işler, ilişkiler zinciri, vatanın bölünmez bütünlüğü mavralarıyla vakit geçirilmez. Bağımsız ve yansız bir yargı olmadan, demokrasi yaşam biçimi ne yazık ki olmaz. Onun için Hrant Dink davası bitmemiş, henüz yeni başlamıştır. O davada sadece tetikçi Ogün Samast’la azmettiren Yasin Hayal cezalandırılmış, başta jandarma ve polis muhbiri Erhan Tuncel olmak üzere öteki sanıklar salıverilmişti. Erhan Tuncel cezaevinden salıverildikten sonra kapı kapı dolaşıp, her gittiği yerde bazı savlar ortaya atıyor... Hangisi doğru acaba? Söylediklerinin bir bölümünü zaten Hrant’ın avukatları yargı sürecinde ortaya koydu, belgeler ve bilgiler topladı... Tuncel de benzer şeyler anlattı... ૽૽૽ Hrant’ın öldürüleceğini Trabzon’daki polis ve jandarma istihbaratı biliyor bilmesine de sadece “görevi ihmal” gerekçesiyle yargılanıyorlar... Bu yaşananlar insanın içini acıtıyor. Parasız eğitim isteyen gençleri zindanlarda “örgütlü suçtan” Başbakan Erdoğan valiler toplantısında yaptığı konuşmada BDP’yi eleştirdi Valilere ‘dindar nesil’ talimatı ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, BDP ve CHP’yi eleştirirken “Faili meçhuller araştırıldıkça, toprak kazıldıkça bir ucu Ergenekon’u savunan statüko partilere, diğer ucu da örgütün kuklası haline gelmiş bu partiye dokunur” dedi. Erdoğan, valilere, “dindar nesil projesi”ne dört elle sarılmaları talimatını verdi. Erdoğan, JW Mariott Otel’de düzenlenen valiler toplantısı’nda yaptığı konuşmada, Cumhuriyetin geçmişin mirası üzerine oturmuş, geçmişten devraldığı tecrübelerle şekillenmiş bir başlangıç olduğunu ancak 1940’lı yıllarla birlikte “metal yorgunluğu” tehlikesiyle karşı karşıya kaldığını ileri sürdü. Erdoğan, “Osmanlı devletini çok hızlı bir şekilde çöküşe götüren, devlete ve millete çok ama çok ağır bedeller ödeten İttihat ve Terakki zihniyeti, maalesef Cumhuriyete de musallat olmuştur” dedi. Erdoğan, şöyle devam etti: “Bugün, Türkiye’yi, sadece İttihat ve Terakki’nin o dönemde yaptığı hatalar takip etmiyor. Maalesef, 1900’lü yıllardaki büyük hataların, büyük ihmallerin bedelini bugün dahi öderken aynı zamanda, uslanmaz, yüzü kızarmaz, ders almaz bir zihniyetle de bugün hâlâ mücadele ediyoruz. Bu zihniyet, 150 yıl boyunca yaptığı gibi bugün de halkı, milleti küçümsüyor. Bu zihniyet, bu anlayış, mafyavari, çetevari örgütlenmelerle, derin yapılarla ülkeye karanlık bir istikamet çizmek istiyor.” Bir televizyon programına tinerci bir çocuğun çıkarılmasına değinen Erdoğan şöyle konuştu: “Tinerci bir nesil mi yetiştireceğiz, dediğimde bakıyorsunuz bir televizyon kanalında bir tanesi çıkmış, bir tinerci çocukla söyleşi yapıyor. Başbakan’ın ‘tinerci bir nesil mi yetiştireceğiz’ ifadesinden rahatsız oldun mu, diyor. Gazetecilik bu mu? Sen bir tinerci çocuğu oraya çıkarmakla bir defa tiner kullanmaya meşruiyet kazandırıyorsun. Bu nasıl bir gazeteciliktir? Böyle bir anlayış olabilir mi? Ondan sonra gazete patronları medya patronları bizim bu ifadelerimizinden rahatsız oluyorlar. Ama biz inandıklarımızı, doğrularımızı anlatmaya devam edeceğiz. Onun için siz değerli valilerimizden, bu projeye çok büyük bir hassasiyetle, dört elle sarılmanızı rica ediyorum.” AKP’lilerin, Ipad ve cep telefonlarıyla kürsüdeki CHP’lileri fotoğraflamak istemeleri gerginliğe yol açtı. CHP’liler verilen aralardan bol bol “tweet” attı. CHP’liler eylemleri için “kürsü işgali” değil, “kürsüyü korumaya aldık” dediler. (Fotoğdaf: NECATİ SAVAŞ) CHP’liler muhalefetin sesini kısmaya dönük düzenlemeyi protesto etti KART İSİMLERİ AÇIKLAYABİLECEĞİNİ SÖYLEDİ Meclis’te içtüzük direnişi ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) TBMM Genel Kurulu’nda, AKP’nin muhalefetin sesini kısmaya dönük içtüzük değişikliğini görüştürmekte ısrar edip adeta “inatlaşmaya” gitmesi üzerine CHP, Meclis kürsünü işgal ederek son yılların Meclis’teki en büyük “direniş eylemine” imza attı. Eylemlerini “Meclis kürsüsünü korumaya almak” diye nitelendiren CHP’liler verilen sayısız aranın ardından da TBMM Başkanı Cemil Çiçek ’in içtüzük değişikliğini görüştürmek istemesi üzerine “Çiçek istifa!” diye slogan atarken AKP’liler de CHP’lileri “yuhaladı.” Meclis dün DYP Milletvekili Feyzi Şıhanlıoğlu’nun yaşamını yitirdiği 2001’deki içtüzük değişikliği görüşmelerindekine benzer direniş ve gerilime sahne oldu. Çiçek’in geçen hafta devreye girmesiyle ertelenen kriz, dün grup başkanvekillerinin bir araya geldiği toplantılardan da sonuç alınamadı. AKP’nin, “muhalefet engelleme yapıyor” gerekçesiyle siyasi partilerin “grup önerisi” verme hakkını 1 günle sınırlayan değişiklikte ısrar etmesi üzerine görüşmeler tıkanınca AKP, tek başına grup önerisi getirerek dünden itibarin içtüzük değişikliği önerisini görüştürmek istedi. Başbakan Tayyip Erdoğan ile görüşen AKP’liler “içtüzük görüşmelerini sürdürmekte ısrar” kararı aldı. AKP’nin grup önerisi saat 18.00 sıralarında kabul edildikten sonra, birleşimi yöneten AKP’li TBMM Başkanvekili Mehmet Sağlam, hem Ce Baydar: Brifing veren Ufuk Ersoy Yavuz mu ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) dürlüğü’nde çalışıp çalışmadığını sor CHP Konya Milletvekili Atilla du. Baydar, ismi geçen başka birinin Kart, ABD Büyükelçiliği’ne brifing olup olmadığı sorusuna, “R.A. diye veren Emniyet yetkililerinin isimlerini rumuzdan bahsedilmektedir. R.A açıklayabileceklerini kaydetti. CHP Mısır’da güneş tanrısı değilse kimAydın Milletvekili Metin Lütfi Bay dir?” dedi. Baydar, iddiaların yer dar ise WikiLeaks belgelerinde bri aldığı WikiLeaks belgelerinin çevirifing veren emniyetçilere ilişkin “Ufuk lerinin de yer aldığı dosyayı basın Ersoy Yavuz” isminden bahsedildi mensuplarına dağıttı. Kart da Meclis’te düzenğini belirtti. lediği basın toplantısında, CHP Aydın Milletvekili “Türkiye CumhuriyeMetin Lütfi Baydar, Mecti’nin organlarını, anayalis’te düzenlediği basın topsal kurumlarını başka üllantısında, İçişleri Bakanı kelere istihbar eden bir İdris Naim Şahin yanıtlaEmniyet yapılanmasıyla ması istemiyle TBMM Başkarşı karşıya olduğumuz kanlığı’na verdiği yazılı sogörülmektedir. Türkiru önergesi hakkında bilgi ye’nin, güvenlik ve istihverdi. Ergenekon soruşturbarata ilişkin bilgileri, ması kapsamında Emniyet Emniyet aracılığıyla başGenel Müdürlüğü ve İçişleka ülkelere ihbar edilri Bakanlığı yetkilileri taramektedir” ifadesini kulfından ABD Büyükelçiliği Atilla Kart landı. Emniyet’in bu konuda yetkililerine brifing sunulup kamuoyunu kandırmaması sunulmadığını öğrenmek isteyen Baygerektiği anlatan Kart, gerekirse söz dar, şu soruları yöneltti: “Bu brifinge kimler katılmıştır? konusu büyükelçiliğe brifing veren Deniz Baykal için Emniyet Genel Emniyet yetkililerinin isimlerini açıkMüdürlüğü yetkililerine atfen ifa layabileceklerini söyledi. Kart, şu dede edilen iddialar doğru mudur? ğerlendirmeyi yaptı: “Emniyet ağırDoğruysa kanıtları nelerdir? Bun lıklı, legal ve illegal birimlerin işlar için bugüne kadar niçin yargı birliğiyle Türkiye yönetilmektedir. ya intikal ettirilmemiştir? Ergene KDGM Yasası’yla, ilçeler düzekon savcılarının ve Emniyet Genel yindeki yetkili bürolar aracılığıyla Müdürlüğü yetkililerinin her hafta ‘polis devleti örgütlenmesi’ büyük ölBaşbakan’a Ergenekon davasıyla il çüde tamamlanmıştır. Bu yapılangili brifing verdiklerinden söz edil manın ‘yurtdışı dinamikleri’ vardır. Emperyalizm ve faşizm, siyasi ve mektedir, bu doğru mudur?” Belgelerde “Ufuk Ersoy Yavuz” ekonomik dinamikleriyle her geçen isminden bahsedildiğini belirten Bay gün egemen hale gelmektedir. Böydar, bu kişinin Emniyet Genel Mü le bir tablodan demokrasi çıkmaz.” Alkış, slogan, yuhalama... Çiçek, 4. kez kürsüye çıktığında, “hiçbir şey olmamış” gibi, içtüzük teklifini görüştürmeye çalışınca, önce “alkışla” protesto eden CHP’liler, bu kez “Çiçek istifa!” diye hep bir ağızdan slogan attı. Meclis’te “miting meydanı” benzeri görüntüler yaşanırken, AKP’liler de CHP’lileri “yuhaladı.” CHP’lilere, “Bundan sonra böyle kürsü işgali eylemleri ile görüşmeler engellenirse, bu içtüzük hükümleri nasıl uygulanacak” diye tepki gösteren Çiçek, CHP’liler slogan atmaya devam edip, eylemi sürdürünce, bir kez daha toplantıya ara verip, grup başkanvekillerini toplantıya çağırdı. AKP’liler ise “Sabaha kadar çalışacağız” diyerek inatlaşmayı sürdürdü. Gazetecilik bu mu? mil Çiçek’in kürsüye çıkacak olması hem de içtüzük görüşmelerinde yaşanacak gerilimin ekranlardan izlenmesini engelleyecek şekilde, Meclis TV’nin kapanacağı saat 19.00’a kadar birleşime ara verdi. CHP’liler, Çiçek’in başkanlığında toplantı başlamadan yaklaşık 10 dakika önce genel kurul salonuna girerek, Genel Kurul salonundaki komisyon sıralarını doldurdu. Bunun üzerine Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu ve Meclis’i temsilen de TBMM Başkanvekili Mehmet Sağlam, Bakanlar Kurulu sıralarına oturdular. Çiçek, birleşimi açtıktan sonra CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, Sağlam’ın içtüzük önerisinin Anayasa Komisyonu’ndaki görüşmelerinde, AKP’nin önerisi lehinde konuşmalar yaparak “tarafsızlığını” yitirdiği gerekçesiyle, Meclis’i temsil edemeyeceğini ifade etti. Bu sırada CHP’liler topluca kürsüyü işgal etti. Çiçek, ‘Tarafsızlığını yitirdi’ birleşime 10 dakika ara verdiğini duyurup grup başkanvekillerini kürsü arkasında toplantıya çağırdı. Ancak kürsü arkasında 1 saat 10 dakika süren toplantıda da uzlaşma çıkmadı. Çiçek AKP’lilerle bir süre daha görüştü. AKP’liler parti yönetimiyle görüştükten sonra “görüşmelere devam” kararlılığıyla Genel Kurul’a geldiler. Uzlaşma sağlanamayınca BDP’liler de “kürsüyü koruma altına aldıklarını” açıklayan CHP’lilerin yanına giderek, destek verirken “işgale” katılmayan MHP; ayağa kalkarak Çiçek’i ve AKP’yi protesto etti. Çiçek, CHP ve BDP’liler “alkışlı protestoları” eşliğinde “Bu Meclis çok badire atlattı ama böyle bir görüntüyü hak etmiyor” dedi. Ancak gerilim düşmeyince toplantıya yeniden ara vermek zorunda kaldı. Çiçek, defalarca görüşmeye ara vermesine karşın, AKP yönetiminin aldığı karar doğrultusunda görüşmeleri sürdürdü. BDP ve MHP’den de destek ocuk terörist’ Konuşmasında Uludere olayına da değinen Erdoğan, konuyla yakından ilgilenmeyi sürdüreceklerini belirtirken isim vermeden BDP’yi sert sözlerle hedef aldı. Erdoğan, “Peki bunlar, bu çocuk yaştaki teröristlerle ne zaman ilgilenecekler, bu çocuk yaştaki terörist olgusunu ne zaman sorgulayacaklar? Sadece çocuk yaştaki teröristler değil, örgüt içindeki vahşet, işkence ve infazı da bunlar görmez” dedi. ‘Ç C MY B C MY B Ekrandan kaçırıldı
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog