Bugünden 1930'a 5,404,841 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 9 ŞUBAT 2012 PERŞEMBE kultur@cumhuriyet.com.tr 14 KÜLTÜR 20. yy. başlarında Kafkasya’daki Fransa destekli çatışmaların gerçek öyküsü Kings of Convenience nisanda İstanbul’da Ⅵ Kültür Servisi 1014 Nisan tarihleri arasında İskandinav müziğinin en başarılı isimlerini konuk edecek Garanti Caz Yeşili Nordik Müzik Festivali’nde Kings of Convenience 2 gece üst üste Babylon sahnesinde olacak. 12 ve 13 Nisan’da konser verecek Norveçli grup, son olarak 2009 yılında “Declaration of Dependence” albümünü yayımlamıştı. Fransızlar, ‘biz’ ve Ermeniler Babam “Fransızca” bilirdi. 1950’lerde kurmay mektebinde Rusça da öğrenmişti ama asıl övündüğü Fransızcasıydı. Ablam da aynı yıllarda Fatih Kız Lisesi’nde Fransızcayı seçmişti. Güzel Sanatlar Akademisi’ndeki hocalarımızın Fransızca bilmeleri ise o kadar yakışmıştı ki… Fransızca aynı zamanda kibarlığın, sanatın, hatta aşkın diliydi. Nice yazarımız, şairimiz, ressamımız, ister gönüllü ister kaçarak, aynı zamanda Parisli olmamışlar mıdır? Derken “demokrasi”, “insan hakları”, “düşünce özgürlüğü” gibi uğruna nice zorlukları göğüslediğimiz çağdaş insanlık kavramları için de Fransız aydınlarının önderliklerini ve çektikleri çileleri öğrendiğimizde hep merak etmiştim; acaba Atatürk de Fransızca mı biliyordu? Yanıt “evet”ti... Nitekim Fransızcanın “Aydınlanma”nın da dili olduğunu sevgili İlhan Selçuk’un Le Monde tutkusundan ve mükemmel Fransızcasından anladım. Biz ise Pertevniyal Lisesi’nden itibaren İngilizceciydik. Beatles’dan Elvis’e müzik ilahlarımızın şarkılarını İngilizce söylemek ayGümrü’nün tarihi binaları Kars’taki eski mimariyle aynı karakterde. Gümrülü Süleyman ile Ferize’nin Kars’taki düğünlerinden. 1941. Ahmet Mete Işıkara deprem konulu serginin konuğu Ⅵ Kültür Servisi Hülya Düzenli’nin depremi konu alan “Ortak Bir Acı/Fukuşima Gölcük” sergisine ev sahipliği yapan Mine Sanat Galerisi, deprem uzmanı Prof. Dr. Ahmet Mete Işıkara’yı ağırlıyor. Bugün saat 15.00’teki buluşmada, Işıkara, depremi bir de sanat çerçevesinden değerlendirecek. “Ortak Bir Acı/Fukuşima Gölcük” sergisi, 29 Şubat’a kadar Mine Sanat Galerisi’nde. Diyici’den atölye rıcalıktı ama neden Fransızca öğrenmediğime hep hayıflanmışımdır. İşte böylesi bir geçmişin ardından, şimdi Fransız demokrasisinin “Türklerin Ermenilere soykırım yapmadığını söylemek suçtur” gibi akıl dışı bir yasa yaratmasına inanasım gelmiyor... Gözümün önüne “Fransız Devrimi”, dahası “Paris Komünü” geliyor... Usumdan Victor Hugo’lar, Jean Jacques Rousseau’lar, Emile Zola’lar geçiyor. Mevlana’yı, Hacı Bektaşi Veli’yi, Yunus Emre’yi ve diğer Anadolu aydınlarımızı tanımayan, ama Descartes’ı, Montesquieu’yü, Voltaire’i, Jean Paul Sartre’ı ezbere bilenlerimiz de az değildir… Gümrülü Pirçekli Esat, Karslı olunca kasaplık yapmıştı. Kars’ın tarihi binaları Gümrü’deki eski mimariyle aynı karakterde. Ne kadar sömürgeci olursa olsun, hatta Kuzey Afrika’daki zalimliği bir yana, Antep’imizdeki, Maraş’ımızdaki, Urfa’mızdaki o insanlık dışı işgalciliğini affetmesek bile, Fran ANTALYA BÖLGE TİYATROSU’NA SATIRLI SALDIRI ‘Tiyatro sahnesinde suç yoktur’ CEREN ÇIPLAK Antalya Bölge Tiyatrosu’nun (ABT) organizasyon sorumlusu Cengiz Gültekin’in, Ankara turnesi kapsamında sahneledikleri oyun sonrasında satırla saldırıya uğramasının ardından ABT ve Türkiye Tiyatrolar Birᮣ Antalya Bölge liği konuyla ilgili bir açıklama yaptı. Tiyatrosu’nun Genel ABT’nin 12 Ocak’ta Sanat Yönetmeni Ankara Sanat TiyatHakan Güneri politik rosu’nda sahnelediği Nâzım Hikmet uyartiyatro yaptıkları için laması “Deliorman çeşitli sataşmaların Şeyh Bedrettin Desolduğunu ancak bu tanı” oyunu sonrasında gerçekleşen saldırısaldırınınise nın üzerinden nereöldürmeye yönelik deyse bir ay geçtikten olduğunu söyledi. sonra saldırıyla ilgili açıklama yapan tiyatro adına görüştüğümüz Genel Sanat Yönetmeni Hakan Güneri, “Saldırı gerçekleştirildiğinde önce anlamaya çalıştık. Bilmediğimiz bir konuda fırtına koparmak istemedik” dedi. SaldıABT’nin Türkiye Tiyatrolar Birliği’yle birrının beş kişi tarafından pusu kurularak likte yaptığı açıklamada saldırıyı yapanların gerçekleştirildiğini, kendisinin de tehdit bulunup yargı önüne çıkartılıncaya kadar çeedildiğini belirten Güneri saldırının öldür şitli eylemler yapılacağı belirtiliyor. ‘Tiyatro meye yönelik olduğunu da vurguladı. sahnesinde suç yoktur’ sözleriyle başlayan açıklamada, “İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin muhalif sanatçıları terörist olarak nitelendirmiş ve sanatçıları hedef tahtasına oturtmuştur. İktidarın bu son derece geri ve saldırgan tutumunu eleştiriyor ve bakanın istifa etmesini bekliyoruz. Bize yapılan ve bundan sonra başka sanatçılara da yapılacağından kuşku duymadığımız bu fiili saldırıların bu kadar pervasızca ve vahşi olmasının sorumlularından biri de sayın bakandır. Antalya Bölge Tiyatrosu, Nâzım oyunları ile yaklaşık dört yıldır Anadolu’yu geziyor ve ustayı çok sevdiği memleketinin şehirlerinde, ilçelerinde ve sokaklarında dolaştırmaya devam ediyor, devam edecek…” sözlerine yer veriliyor. Tiyatro Eleştirmenleri Birliği adına açıklama yapan Üstün Akmen de Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay ile İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin’i acilen göreve çağırdı. Akmen “Bir tiyatro oyunundan rahatsızlık duyan çirkin ve zavallı güruh; sanatı böyle zor, bu kadar dar, böyle kanlı ve bu denli kepaze hale getirebiliyor” dedi. “Deliorman Şeyh Bedrettin Destanı”, 28 Şubat’ta yine Ankara Sanat Tiyatrosu’nda sivil toplum kuruluşlarının da desteğiyle basın bildirisinin okunmasının ardından sahnelenecek. sa bizim için özgürlüğün ülkesi sayılmamış mıdır? O kadar ki, örneğin “Fransız kurşunu değmez adama” türkümüzle yetişenlerimizin bile “Legion D’honneur” nişanını almalarından gurur duyabiliyoruz. Peki, ne yapmalıyız? Fransızlara, “ama bu yasanız fikir özgürlüğüne aykırı” demek işe yarar mı? Fransa tarihinin aynı zamanda demokrasi tarihi olduğunu, ülkesine yakışmayan Sarkozy bilmiyor mu? Bu nedenle izlenmesi gereken yol, onlara “düşünceye yasak getirilemeyeceği”ni anımsatmak değil, tarihsel gerçekliğin “soykırım”ı içermediğini inatla ve sabırla belirtmek. Tarihi belgelerle yetinmeyip, “dönemin tanığı” insanlarımızın yaşamöykülerini de unutmadan... Nitekim İlhan Selçuk bunu bakın nasıl vurgulamıştı: “Çanakkale Savaşı’nı herkes biliyor... Peki, 1915’te Anadolu’nun doğusunda yaşanan savaştan Türkiye’de ve dünyada kimin haberi var?” (27 Nisan 2005) Ⅵ Kültür Servisi Yeni albümü “Dila Dila” Baykuş Müzik’ten çıkan Senem Diyici 11 ve 12 Şubat tarihlerinde “Sesin Etrafında” isimli bir atölye düzenliyor. Tuva Sanat’ta gerçekleşecek atölyenin temel çalışma alanları ise nefes, nefesin bedenle uyumu, nefes alma farkındalığı, diyafram farkındalığı, ses kullanma tekniği, seste volüm, seste rezonans gibi başlıkları içeriyor. K A M İ L M A S A R A C I K Ü L T Ü R ⅷ Ç İ Z İ K ‘Yaşanmışlık’lar Babam 1914’te, şimdi Ermenistan’ın olan Gümrü’de doğmuş. Aynı kentteki Azeriler ile Ermenilerin kuşaktan kuşağa “hemşeri”liklerini bozan ırkçı Ermeni “Taşnak” saldırılarının Çarlık Rusyası eliyle Fransa desteğinde gerçekleştiğini ise ayrıntılarıyla yazmıştım. Amaç, Hazar petrollerinin Akdeniz’e ulaşmasını sağlayacak “büyük”(!) Ermeni devletini “Fransız sömürgesi” olarak kurmaktı... (“Aile Tarihimizde Ermeniler”5 Mayıs 2005Cumhuriyet) Son gelişmeler üzerine, o yazımda anlattığım bazı “yaşanmışlıklar”ı da özetleyerek yeniden anımsatıyorum.. Gümrü’deki ilk çatışmalarda dedem Pirçekli Eset (Favorili Esat) 50 yaşlarındaymış. 1916’da “Taşnak kurşunu”yla karnı yarılır... Dökülen bağırsaklarını yıkayıp yerine koyan yakın arkadaşı “Ermeni doktor” karnını diker… Dedemiz, o Taşnak kurşunu iziyle 115 yaşına kadar yaşadı. Aynı saldırılardan kaçan “Gümrülü Azeriler” kafileler halinde göçerek 70 km. mesafedeki Kars’a gelirler... 16 Mart 1921’de TürkiyeSovyetler Birliği arasında imzalanan “Moskova Antlaşması”yla kentin sakini olurlar. İşte halkın “kaç ha kaç” dediği, yaya, öküz arabalarındaki ve at sırtındaki o kış göçü sırasında gecenin soğuğunda donan çocuklardan 4’ü bir “ahır”a bırakılır… Sabaha doğru ineklerin nefes sıcaklığından 2’sinin buzları çözülür ve ağlamaya başlarlar... Arkadan gelenlerin fark edip aldıkları çocuklardan biri de 4 yaşındaki “Dıngılı (küçük) Süleyman”dır. Yani, ahırda dirildikten sonra 85 yıl yaşayan ve 55 yıl “Türk ordusunda subay” olarak görev yapan babam. Benzer bir durum, aynı ateş altında halamın da başına geliyor… Babaannem Sayalı Mama’mız, Taşnakların kurşun yağmuru sırasında kundaktaki Simizer halayı atının terkisinden düşürdüğünü fark edemiyor. Arkadan gelenler arasında bir yaşındaki halamı karların içinde ağlarken görüp kurtaran ise işte yine o karnını “Ermeni doktorun diktiği” dedem... “Kaç ha kaç”ı yaşayanlar şu gerçeği sayısız kez anlatmışlardı: Eğer Fransızlar ve İngilizler, Çarlık eliyle Taşnakları silahlandırıp, Türklerin üzerine saldırtmasalardı, 90 yıl önceki “halklar arası çatışma” ortamı yaratılamazdı. Bu nedenle 19151918 dramının gerçek suçluları Fransa, İngiltere ve Çarlık Rusyası’dır... BİZİM TİYATRO YENİ PROJESİ ‘SAVAŞTAN BARIŞTAN’ İLE 31. YILINI KUTLUYOR ᮣ Oyunda tarihsel olayların teatral bir anlatımı yanında kısa belgesel ve film gösterimleri, röportajlar, şiir ve müzik dinletileri de yer alıyor. Sorduğu sorularla seyirciyi de oyuna dahil eden, gelen cevaplarla da anlatımını zenginleştiren Zafer Diper, “Oynadıkça biz de öğreniyoruz” diyor. SİBEL ÇORBACIOĞLU C MY B C MY B Bir grup aydınsanatçı, televizyon için “savaş ve barış” konulu bir belgesel hazırlar. Fakat bitirdikleri bölümlere TV kanalları ilgi göstermez, çünkü yayımlanması istenen belgesel, gerçekleri tüm çıplaklığıyla anlatıyordur... Bu yıl 31. yılını kutlayan Bizim Tiyatro’nun yeni projesi “Savaştan Barıştan”, bu belgesel aracılığıyla savaş ve barışın tarihini izleyiciye hatırlatmayı hedefliyor. Osmanlı döneminden başlayarak, 1. ve 2. Dünya Savaşı, Vietnam, nükleer silahlar, 68 kuşağı gibi çeşitli dönem ve olayları da yansıtan belgesel yapımcıları rolüyle karşımıza çıkan Zafer Diper ve müzisyen Haluk Çetin hazırlamış oldukları bölümleri seyirciye sunuyor. Oyunda Diper ve Çetin’e, Nazan Diper, İclal Karaduman, Tarık Köksal ve Memetcan Diper eşlik ediyor. Yaklaşık bir yıllık hazırlık sürecinin ardından tamamlanan “Savaştan Barıştan”ı ‘Gerçek’ bir belgesel, ‘barışçıl’ bir oyun bir tiyatro oyunu olarak tanımlamak zor. Bu durum ‘oyun’un başında seyirciyle de tartışılıyor. Zira oyunda tarihsel olayların teatral bir anlatımı yanında kısa belgesel ve film gösterimleri, röportajlar, şiir ve müzik dinletileri de yer alıyor. Sorduğu sorularla seyirciyi de oyuna dahil eden, gelen cevaplarla da anlatımını zenginleştiren Zafer Diper, “Oynadıkça biz de öğreniyoruz” diyor. Bu etkileşimin çok önemli olduğunu, fakat seyircinin zaman zaman oyuna katılmaktan korktuğunu da sözlerine ekliyor. Oyunla ilgili bugüne kadar eleştiriden çok çeşitli istekler almış Diper, özellikle de Türkiye’de yaşanan olayları anlatması için. Türkiye ise oyuna bilinçli olarak dahil edilmemiş, çünkü Diper’e göre “Ülkemizde yaşanan her bir olay ayrı bir oyunun konusu.” 15 yıldır Ataol Behramoğlu ile şiirmüzik dinletileri gerçekleştiren ve projenin müzikal kısmını sırtlanan Haluk Çetin “Film, belgesel, şiir ve müzikten oluşan bu dört ayaklı işin iki ayağına yabancı değilim; şiir ve müzik” diyor ve ekliyor, “Sahne deneyiminde yabancı olduğum şey, olayın teatral boyutuydu”. Çetin, dünya görüşüne tam bir paralellik taşıyan bu projede Diper ile birlikte çalışmaktan da heyecanlı. Oyuna konu olan belgeselin gerçek olduğunu düşünen seyirciler olduğunu söyleyen Diper, böyle bir belgesel hazırlama planları olduğunu da söylüyor. Sizce savaşın nelerden beslendiğini, neden sona eremediğini anlatan bir belgeseli hangi kanal yayımlayabilir? “Savaştan Barıştan” 11, 17 ve 25 Şubat tarihlerinde saat 20.30’da Barış Manço Kültür Merkezi’nde. (0 216 418 95 49) Ustaların ilham perisi aşk Ⅵ Kültür Servisi Beşiktaş Belediyesi tarafından düzenlenen “Ustalara Saygı” toplantıları, Sevgililer Günü etkinliğiyle devam ediyor. 13 Şubat Pazartesi günü gerçekleştirilecek etkinlik, Melih Cevdet Anday Sahnesi’nde (Akatlar Kültür Merkezi) saat 20.00’den itibaren takip edilebilecek. Tuna Egemen’in sunacağı geceye Ayşe Sarısayın, Bedri Baykam, Cezmi Ersöz, Gül İrepoğlu, Haydar Ergülen ve Orhan Alkaya’nın yanı sıra Ömer Özgeç katılacak. Gece boyunca barkovizyondan hikâyeleri anlatılan ünlü sanatçıların dia gösterisi de izlenebilecek.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog