Bugünden 1930'a 5,410,009 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

27 ŞUBAT 2012 PAZARTESİ CUMHURİYET SAYFA HABERLER İstanbul Edirne Kocaeli Çanakkale İzmir Manisa Denizli Zonguldak Sinop Samsun Trabzon Giresun Ankara K K K K Y Y Y K Y B B B Y 6 4 7 5 13 12 13 6 6 14 16 15 10 Eskişehir Konya Sıvas Antalya Adana Mersin Diyarbakır Şanlıurfa Mardin Siirt Hakkâri Van Kars Y Y K Y Y Y Y Y Y Y PB PB PB 7 10 4 16 16 15 10 16 10 9 2 2 2 Oslo K Helsinki B Stockholm B Londra Y AmsterdamY Brüksel B Paris Y Bonn Y Münih Y Berlin K Budapeşte B Madrid B Viyana K 3 0 2 12 9 9 11 8 7 6 6 18 5 Belgrad B 4 Sofya K 4 Roma B 14 Atina Y 13 Zürih B 7 Moskova B 1 Aşkabat B 15 Taşkent Y 8 Baku PB 10 Bişkek Y 9 Tiflis PB 12 Kahire B 21 Şam B 18 Ülke geneli parçalı ve çok bulutlu, Orta ve Doğu Karadeniz kıyıları, Doğu Anadolu’nun doğusu ile Mardin çevreleri dışında kalan tüm ülke yağışlı geçecek. Yağışlar; Marmara’nın güney ve doğusu, Kıyı Ege, Batı Karadeniz kıyıları, Doğu Anadolu’nun batısı, Hatay, Osmaniye, Kahramanmaraş ve Adana çevrelerinde kuvvetli olmak üzere, Marmara Bölgesi, Orta ve Batı Karadeniz kıyılarında karla karışık yağmur ve kar yağışlı geçmesi bekleniyor. 15 TARİHTE BUGÜN MÜMTAZ ARIKAN 27 Şubat Hocaların hocası ‘Yoksul çocukların üzerinde oyun oynanmak isteniyor’ dedi GÜNDEM Ⅵ Baştarafı 1. Sayfada MUSTAFA BALBAY Vehbi Koç Ödülü Unat’a Hocaların hocası İstanbul Haber Servisi Vehbi Koç Vakfı tarafından eğitim, kültür ve sağlık alanında 2002 yılından bu yana verilen “Vehbi Koç Ödülü”ne Uluslararası göç, kadın hakları gibi konularda bu yıl Türkiye’nin ilk kadın siyaset bidünyaca önemli başarılarda limcisi, Ankara Üniversitesi Siyasal imzası olan “hocaların hocaBilgiler Fakültesi’nin ilk kadın dosı” olarak anılan Unat, “Eğitim çenti, ilk kadın profesörü, ilk kahayatım süresince ‘eşitlikliözgür dın kürsü kurucusu Prof. Dr. eğitim nasıl olmalıdır’ sorusuyla Nermin Abadan Unat lailgilendim. Genç insanlara özgür yık görüldü. Eğitim hayatı düşüncenin kapısını açmak, meboyunca “eşitlikçi ve özgür raklı olmalarını sağlamak ve soru eğitim nasıl olmalıdır” sormayı kazandırmak için uğraştım” sorusuyla ilgilendiğini ifadiye konuştu. Atatürk’ün “Hayatta en hakiki mürşit ilimdir” sözlerini anımsade eden Prof. Dr. Unat, tan Unat, şöyle devam etti: “Ben esas iti“Meclis’e getirilen kabarıyla hayatım boyunca ne yaptım? nun teklifine göre, zoTürkçeyi 14 yaşında öğrenmiş bir inrunlu eğitim 4+4+4 sissanım. Elimden geldiği kadar uluslartemine göre olacak. arası alanda üretilen bilgileri Türk genŞimdi getirilen sisteme çliğine aktarmayı kendime hayat vazigöre çocuk isteğe bağlı fesi gördüm. Bilgi ile donanmış ve ziolarak evde kalabiliyor. hinsel yetenekleri ile kendine göre bir Kendi kendine öğretim yol çizebilmiş insanları yetiştirebilyapabilir deniyor. Çocukmek, kadını ve erkeği eşit yurttaş haline getirmek benim vizyonumda ları okullardan uzaklaştırtuğla üstüne tuğla koymak anlamak bir yoksulluktur. Armına geliyor.” kadaş ve çevre edinememek ᮣ 2002 yılından bu yana verilen “Vehbi Koç Ödülü”ne, birçok ilke imza atan çağdaş kadın profilinin simge ismi Prof. Dr. Nermin Abadan Unat layık görüldü. ayrı bir yoksulluktur. Bu sistemi dogmatik bir düşünce sisteminden başka bir şey istemeyen insanlar ister. Yoksul çocukların üzerinde oyun oynanmak isteniyor. Bu ortamda bu ödül benim için çok önemlidir” dedi. Vehbi Koç Ödülü ve Vehbi Koç’u anma töreni önceki akşam Levent’teki İş Kuleleriİş Sanat İstanbul Salonu’nda yapıldı. Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Koç törendeki konuşmasında “Ekonomik krizler, dünya gündeminde çok önemli yer tutuyor. Ekonomik gelişmeler, kültür, sanat, eğitim gibi alanları da etkiliyor. Vehbi Koç da ekonomik büyüme ve gelişmelerle sanatı, kültürü, bilimi, eğitimi bir bütünlük içinde görürdü” dedi. Günümüzde donanımlı insanlara ge reksinim duyulduğunun altını çizen Koç, “Bu rekabetçi gençlik eğitim ile sağlanır. Bunun yanında Türkiye’nin kalkınma ve demokrasi sorununa da eğitim çare olur. Bu nedenle Koç Grubu, en çok yatırımı eğitim alanında yapıyor” diye konuştu. “Bizler Koç Topluluğu olarak ilk günden bu yana Van’ın yeniden kalkınması sürecine desteğimizi sürdürüyoruz. Biliyorsunuz depremde çok sayıda eğitimcimizi de ne yazık ki kaybettik. Lojman tesisinin temelini çok yakın bir zamanda atacağımızı da bu anlamlı gecede sizlere iletmek istiyorum” şeklinde bilgi verdi. Törende piyanist Birsen Ulucan ve keman sanatçısı Özcan Ulucan müzik dinletisi sundu. Vakfın Yönetim Kurulu Başkanı Semahat Arsel’in rahatsızlığından dolayı gelemediği törene Koç Holding Yönetim Kurulu Şeref Başkanı Rahmi Koç ve Koç ailesinin üyelerinin yanı sıra, sanat, iş, medya dünyasından çok sayıda davetli katıldı. Van’da lojman Unat ödülünü, Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Koç’un elinden aldı. (Fotoğraf: VEDAT ARIK) CEZAEVİNDE TECAVÜZ İDDİASI 1992 yılında işgal altındaki Azerbaycan’da katledilenler anıldı Bakanlık müfettiş görevlendirdi Haber Merkezi Adalet Bakanlığı, Pozantı Cezaevi’ndeki çocuk mahkumlara tecavüz edildiği iddialarını araştırmak üzere müfettiş görevlendirdi. Ceza ve Tevkif Evleri Genel Müdürü Mustafa Onuk, “İddiaları değerlendireceğiz. İnşallah denildiği gibi değildir” dedi. Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkif Evleri Genel Müdürlüğü, Adana Pozantı M Tipi Cezaevi’nde “taş atan çocuklar” olarak bilinen 18 yaşından küçük tutuklu ve hükümlülerin taciz ve tecavüze uğradığı iddialarını araştırmak üzere cezaevi müfettişi (kontrolör) görevlendirdi. Tutuklandıktan sonra adli tutukluların koğuşlarına konulan çocukların cinsel taciz ve tecavüze uğradıkları açıklanmıştı. Ceza ve Tevkif Evleri Genel Müdürü Mustafa Onuk, iddiaları araştırması için bir müfettiş görevlendirdiğini belirterek şunları söyledi: “Şu an itibarıyla bu iddialarla ilgili bir şey söyleyemeyiz. İddia var ve araştıracağız. Raporlar geldikten sonra bir değerlendirme yapacağız ve gerekirse kamuoyuyla bunu paylaşacağız. İnşallah denildiği gibi değildir, öyle umut ediyoruz” dedi. Çocuk cezaevlerinde inceleme yapan TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu, 2010 yılının Mart ayında çocuklara uygun olmayan ve işkence iddialarıyla gündeme gelen Adana Pozantı ile İzmir Bergama ve Kayseri İncesu cezaevlerinin kapatılmasını istemişti. Hocalı için büyük miting ᮣ Yürüyüş esnasında bazı provokasyonlar ortaya çıkarken, gösteriye İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin protestosu damga vurdu. ALİ AÇAR Azerbaycan’ın Ermenistan işgal altında tutulan Yukarı Karabağ bölgesindeki Hocalı’da 2526 Şubat 1992’deki katliamda yaşamını yitirenler Taksim Meydanı’nda düzenlenen mitingle anıldı. Mitingde konuşan İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin Azerbaycan’ın acısının Türkiye’nin acısı olduğunu belirterek “20 yıl önce bugün katiller, acımasızca Hocalı’da 613 insanı kadın, erkek, çocuk, yaşlı demeden katlettiler. O kan bugüne kadar yerde kalmadığı gi Taksim’deki anma gösterisine yoğun katılım oldu. (Fotoğraf: UĞUR DEMİR) bi bundan sonra da yerde kalmayacaktır. Akan kanın hesabını Türk milleti yaşadıkça, adaletle hukukla soracaktır” dedi. Şahin, konuşması sırasında ise bir grup tarafından ıslıklar ve “yuh” sesleri ile protesto edildi. Grup içerisinde yürüyen ve “intikam” sloganları atan Alperenciler ise tertip komitesi tarafından sık sık uyarıldı. Taksim Meydanı’na gelindiğinde ise bir grup gösterici ellerindeki tuvalet kâğıtlarını havaya atarak “Sarkozy pisliğini temizle” diye bağırdı. Hocalı Katliamını Anma Gönüllüleri Komitesi Sözcüsü Mesut Ülker, yaptığı konuşmada, Hocalı katliamının insanlığa karşı yapılmış bir saldırı olduğunu be lirtti. Mitinge, sanatçıların yanı sıra çok sayıda Azerbaycan milletvekili de katıldı. Öte yandan mitingin ardından Agos gazetesi yönüne giden otobüslere çevik kuvvet araçları eşlik ederken gazete binası çevresinde de yoğun güvenlik önlemi alındı. Azerbaycan Büyük Kuruluş Partisi Başkanı ve Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi üyesi Milletvekili Fazıl Gazanfer, katliama ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı: “Hocalı katliamı Meksika ve Pakistan’da soykırım olarak tanındı. Türkiye de tanımalı. Türkiye Karabağ konusunda Rusya’nın geri çekilmesini sağlamalı.” Azerbaycan Adalet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Eltimad İsmailov ise “Türkiye, Türklerin yaşadığı coğrafyalara sahip çıkmalıdır” diye konuştu. 361 SANIK SORGULANDI KESK’in düzenlediği mitingde, iktidarın kitlelere yönelik politikası eleştirildi Balyoz davasında tanıklar dinlenecek İstanbul Habar Servisi Balyoz Harekât Planı davasına iki haftalık aradan sonra bugün Silivri Cezaevi Yerleşkesi bitişiğindeki duruşma salonunda devam edilecek. Mahkemenin tanık olarak dinlemeye karar verdiği 31 kişiden bugünkü duruşmaya çağrılanların ifadeleri alınacak. İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi, 15 Şubat’ta Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Bekir Kalyoncu, eski Genelkurmay başkanları emekli Orgeneraller İlker Başbuğ ve Yaşar Büyükanıt’ın tanık olarak dinlenmesini kararlaştırmış ve 2 Mart Cuma günkü duruşmada hazır edilmeleri için ilgili kurumlara yazı yazmıştı. Mahkeme Tuğgeneral Levent Gözkaya ve emekli Korgeneral Köksal Karabay’ın tanık olarak dinlenmesini kararlaştırmıştı. Mahkeme, soruşturma aşamasında tanık olarak dinlenen 15 kişinin ve dava konusu seminerde gözlemci olarak bulunan 11 askerin de tanık olarak dinlenmesine karar vermişti. İstanbul’da 1. Ordu Komutanlığı’nda 57 Mart 2003 tarihlerinde gerçekleştirilen seminerin perde arkasında Balyoz Darbe Planı yapıldığı iddiasına ilşikin davada 249’u tutuklu, büyük çoğunluğu üst rütbeli emekli ve muvazzaf subay olan 365 sanık yargılanıyor. Davada bugüne kadar görülen 77 duruşmada 361 sanığın savunma ve sorgu işlemleri tamamlandı. ‘Yıldırma politikası izleniyor’ SİBEL BAHÇETEPE Türkiye’deki ilk yayılış ve tartışılış biçimi Ergenekon davasının tipik bir fotoğrafını ortaya koyuyor. AİHM’nin uzmanları bu fotoğrafa hiç dokunmadan mahkeme heyetinin önüne koysalar, önceliği Türkiye’deki medya mahkemelerinin neden olduğu haksızlıklara verirler. Konuyu üç açıdan ele alalım. 1 Adalet Bakanlığı’nın AİHM’ye gönderdiği bilgiler. 2 AİHM’nin aldığı ara kararın medyada yer alış biçimi. 3 Ara kararın özü. ૽૽૽ Rıza Türmen’in 16 Şubat Perşembe günü Cumhuriyet’in ikinci sayfasında yayımlanan “AİHM’nin Tuncay Özkan Kararı” başlıklı yazısı gerçek durumu bütün açıklığıyla ortaya koyuyordu. Medyanın yarattığı toz dumandan sonra benim kafam da o yazıyla berraklaştı. 20 Şubat’ta duruşmaların başlamasıyla birlikte Tuncay’dan, Göktaş’tan kararların tam metnini aldım. “Duruşma salonu tutuklusu” neredeyse hepimizin doğal savunmanı avukatlar Celal Ülgen, Hüseyin Ersöz, Serkan Günel’le bunları değerlendirdik. Adalet Bakanlığı AİHM’ye öyle bir metin göndermiş ki, evlere şenlik. Tuncay’ın işlevsiz bir el bombası çeperinden yapılmış mumluğu, “bomba ve patlayıcılar” olmuş; kitaplarında kullandığı, binlerce okura mal olmuş bilgiler, “devlete ait gizli bilgilerin çalınması” olmuş... Göktaş’ın evinde hiç arama yapılmadığı halde, “evde ele geçen dokümanlar” listelenmiş, tutuklandıktan 3 ay sonra yapılan Poyrazköy kazılarıyla bağlantısı kurulmuş. Yargılandığı iddianamede bile olmayan bu bağlantıyı bakanlık AİHM yolunda kurmuş. Tuncay için de Ergenekon iddianameleri yetmemiş, Kafes’ten Islak İmza’ya kadar öteki davalardan da yargılandığı havası verilmiş. Okurken, acaba yanlış mı okuyorum diye birkaç kez başa döndüm. Öyle anlaşılıyor ki Adalet Bakanlığı, AİHM’ye başvuran herkesin kamuoyunda bilinen davaların tümünde yargılandığı imajını yerleştirmeye çalışıyor. ૽૽૽ AİHM, Adalet Bakanlığı’nın verdiği bu “bilgileri”, “başvurunun kabul edilebilirliğine ilişkin karar” bölümünde özetlemiş. Tarafların görüşünü alt alta yazmış. İşte bizim iktidar koalisyonu medyamız bu bölümü alıp “AİHM Ergenekon’un varlığını kabul etti, kesin kararını verdi” diye haber yaptı. Adalet Bakanlığı’nın mevcut iddianameleri kötü biçimde özetleyerek, birbirinin içine katarak verdiği yanlış bilgiler AİHM’nin son kararı olmuştu, başvurular reddedilmişti. Başka bir deyişle, Ergenekon dalgaları ve iddianameleri nasıl haberleştirilmişse AİHM de bunun bir parçası haline getirilmişti. Aslında şaşırmak gereksiz ama, yine de bu kadarına pes demeden edemiyorum. Ne diyelim? Bakanlık atmış, medyası tutmuş. ૽૽૽ Oysa AİHM, son kararından önceki ara kararını verdi. O da şu: Yargılamanın adil yapılıp yapılmadığına dava sürerken karar veremem. Yargılama bittikten sonra başvurursanız ele alırım. O nedenle, bu konuda, şu aşamada verdiğiniz bilgi ve belgeleri dikkate almıyorum. Ancak, uzun tutukluluk süresi ve tutukluluğa karşı etkili yargı yolunun bulunmayışına ilişkin başvurunuzu kabul ediyorum. Bu konuda hükümetinizden savunma isteyeceğim, ondan sonra karar vereceğim. Kararın özeti böyle. Bakanlık 3 ay içinde savunmayı göndermek durumunda. En çok bir 3 ay daha süre isteme hakkı var. Çok da umutlu değilim ama, dilerim yargı paketleri AİHM’deki vahim tablomuzu değiştirir. Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) öncülüğünde bir araya gelen çok sayıda sendika, siyasi parti ve demokratik kitle örgütleri, KCK operasyonları kapsamında KESK ve KESK’e bağlı sendikaların üye ve yöneticilerinin gözaltına alınması, tutuklanması, AKP iktidarının baskı ve yıldırma politikalarını dün Kadıköy İskele Meydanı’nda “Korkmuyoruz, susmuyoruz, teslim olmayacağız” mitingi ile protesto etti. Mitingde, son 1 yıl içinde KESK’in 30 üye ve yöneticisinin tutuklandığı anımsatılarak “KESK bizim onurumuzdur, onurumuzu çiğnetmeyeceğiz. Ne darbelere, ne statükoya ne de AKP faşizmine teslim olmadık, olmayacağız” denildi. KESK Genel Başkanı Lami Özgen, bir zulüm döneminden geçildiğini belirterek “Kendinden olmayan herkese kin duyanların yarattığı öfke dalgaları gözaltı ve tutuklamalarla, şafak operasyonlarıyla girdaba dönüşerek demokrasi güçlerini boğmaya çalışıyorlar” dedi. DİSK Genel Sekreteri Adnan Serdaroğlu ise özgürlük isteyen, direnen kesime karşı AKP iktidarının yıldırma politikası uyguladığını söyledi. TTB Merkez Konsey üyesi Dr. Hüseyin Demirdizen de “Bugün emeğimize, ekmeğimize, sağlık hakkımıza, saldırılar karşısında birlikte olursak mücadelemizi yürüteceğiz” diye konuştu. BDP’li belediyeyi ‘terörist’ yaptı İstanbul Haber Servisi Gazi Mahallesi’nde Nalbur Çetesi olarak bilinen grubun, 29 Ocak 2012 Pazar günü halka yönelik gerçekleştirdiği saldırıda kafasından vurularak ağır yaralanan Battal Tepeli’nin geçen perşembe günü yaşamını yitirmesi Gazi Mahallesi’nde düzenlenen yürüyüşle protesto edildi. Grup, Gazi Mahallesi girişinden, Tepeli’nin yaşamını yitirdiği Gazi Cemevi’nin önüne kadar yürüdü. Grup adına açıklamayı okuyan Nurcan Alkan, çeteleşmenin, devlet güçleri tarafından özellikle devrimci, demokrat ve yurtseverlerin olduğu emekçi semtlerde yoğunlaştırılmasının tesadüf olmadığını öne sürerek, “Bizler Battal Tepeli gibi cinayetlerin bir daha yaşanmaması için mücadele edeceğiz ve sorumlulardan hesap soracağız” dedi. ‘Çete’ öfkesi dinmiyor Haber Merkezi BDP’li Hatip Dicle’nin milletvekilliğinin YSK tarafından düşürülmesiyle milletvekili olan AKP’li Oya Eronat, Diyarbakır Belediyesi’yle ilgili olarak “bu teröristlerden bu belediyeyi almak, kötülere karşı mücadele vermek, Hakk’a hizmettir” dedi. Eronat’ın bir toplantıda yaptığı konuşma AKP Diyarbakır İl Başkanlığı’nın resmi internet sitesinde yayımlandı. Eronat, bir süre önce Kahramanmaraş Belediye Başkanı ile yaptığı ABD gezisinde belediye başkanına gösterilen ilgiden memnuniyetini dile getirerek, “Bizim Diyarbakır’ımızın da bu şekilde ağırlanmasını istiyorum ama bunun bir BDP’li belediye ile olmayacağını hepimiz çok iyi biliyoruz” dedi. Eronat, “Bu teröristlerden, bu kötülerden bu belediyeyi almak, bu kötülere karşı mücadele vermek Hakk’a hizmettir” diye konuştu. C MY B C MY B
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog