Bugünden 1930'a 5,399,876 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 14 ŞUBAT 2012 SALI 18 SPOR AZİZ YILDIRIM’IN DA ARALARINDA BULUNDUĞU 93 SANIĞIN YARGILANMASINA BUGÜN SİLİVRİ’DE BAŞLANIYOR ŞİKE DAVASI İÇİN TOP SANTRADA F Peker utbolda şike iddialarına ilişkin Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım’ın da aralarında bulunduğu 23’ü tutuklu 93 sanık hakkında 9 ay ile 115 yıl arasında değişen hapis cezaları istemiyle açılan davanın görülmesine, bugün Silivri Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde başlanacak. Saat 09.00’da başlayacak duruşma 4 gün boyunca Silivri’de yapılacak. Sanıkların kimlik tespitinin yapılması ve iddianamenin 3 TRT spikeri tarafından okunmasının ardından dava Çağlayan Adliyesi’nde görülmeye devam edecek. İddianamede, eski Giresunspor Başkanı Olgun Peker’in, ‘haksız ekonomik çıkar sağlamak amacıyla silahlı suç örgütü kurup yönetmek’, ‘dolandırıcılık’, ‘yağma’, ‘rüşvet’, ‘şike’, ‘konut dokunulmazlığını ihlal etmek’, ‘mala zarar vermek’, ‘tehdit’, ‘resmi belgede sahtecilik’ ve ‘özel belgede sahtecilik’ suçlarından 48 ile 115 yıl arasında hapis cezasına çarptırılması isteniyor. Aynı iddianamede, Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım’ın da, ‘haksız ekonomik çıkar sağlamak amacıyla suç örgütü kurup yönetmek’, ‘dolandırıcılık’, ‘şike’ ve ‘teşvik primi vermek’ suçlarından toplam 22 ile 72 yıl arasında hapis cezasına çarptırılması talep ediliyor. Örgüte üye olduğu iddia edilen Fenerbahçe Asbaşkanı Şekip Mosturoğlu’nun da ‘suç örgütüne üye olmak’, ‘dolandırıcılık’, ‘şike’ ve ‘teşvik primi vermek’ suçlarından 6 yıl 9 ay ile 21 yıl 3 ay arasında hapis cezasına çarptırılması talep edilen iddianamede, Sarı Lacivertlilerin yöneticisi İlhan Ekşioğlu’nun 19.5 yıl ile 65 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırılması öngörülüyor. Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Başkanvekilliği görevinden istifa eden Göksel Gümüşdağ’ın ‘haksız ekonomik çıkar sağlamak amacıyla kurulan suç örgütüne üye olmak’ ve ‘şike’ suçlarından 2.5 yıl ile 7.5 yıl arasında hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, Beşiktaş Kulübü eski yöneticisi Serdal Adalı’nın ‘şike’ suçundan 1.5 ile 4.5 yıl arasında, Siyah Beyazlıların futbol direktörü Tayfur Havutçu’nun aynı suçlamaya ilişkin 1 ile 3 yıl arasında hapis, Trabzonspor Kulübü Başkanı Sadri Şener’in ‘teşvik primi verme girişiminde bulunmak’ suçundan 1 yıl 2 ay ile 3.5 yıl, Bordo Mavililerin Asbaşkanı Nevzat Şakar’ın ‘teşvik primi verme girişiminde bulunmak’ ve ‘tehdit’ suçlarından 1 yıl ile 3 yıl 9 ay arasında hapis cezasına çarptırılması talep ediliyor. Odyakmaz ŞENER VE ŞAKAR İFADE VERDİ ⅷ Trabzonspor Başkanı Sadri Şener ile Asbaşkan Nevzat Şakar’ın, şike teşvik davasına ilişkin Trabzon’da talimatla ifadeleri alındı. Şener ve Şakar, İstanbul Özel Yetkili 16. Ağır Ceza Mahkemesi’nde bugün görülmeye başlanacak davaya ilişkin Trabzon 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde talimatla ifade verdi. Şener ve Şakar, haklarındaki suçlamaları kabul etmeyerek, beraatlarını istedi. Şener’in davaya konu olan A.Gücü ile yapılan transfere ilişkin “A.Gücü bizden Gabric’i istemişti. Biz de onlardan Witek’i istemiştik. Bu transfere kimse aracı olmadı. Ben de transferle ilgili kimseyi aramadım” dediği öğrenildi. Şener’in, Zeki Mazlum’a verildiği iddia edilen para konusunda ise “Zeki Mazlum, Trabzonspor Kulübü’nün güvenliğinden sorumludur. Zeki Mazlum’a verildiği iddia edilen para stadın güvenliğiyle ilgili verilen paradır. Dava konusu olayla ilgisi yoktur” şeklinde konuştuğu bildirildi. F.BAHÇE BAŞKANI AZİZ YILDIRIM’DAN İLK DURUŞMA ÖNCESİ SERT MESAJLAR: ‘Vatanı satanlara bunlar yapılmadı’ F enerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım, avukatları aracılığıyla sert bir açıklama yaptı. Yıldırım’ın kullandığı ifadeler şöyle: ⅷ F.Bahçe’nin haklılığına adanmış ömrümün beni getirdiği son yer olan burada, huzurlarınızdayım. 3 Temmuz’dan bu yana yegâne sevdamız F.Bahçe’ye ve bizlere yapılanlar, kamuoyunun malumudur. Ancak bu nasıl bir yazgı ve nasıl bir tesadüftür ve teselli kaynağıdır ki; F.Bahçe ile buluştuğum ilk gün 14 Şubat Sevgililer Günü’dür. YILDIRIM VE DİĞER SANIKLAR SİLİVRİ’YE NAKLEDİLDİ ⅷ Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım’ın da aralarında bulunduğu tutuklu sanıklardan 20’si dün Silivri Cezaevi’ne nakledildi. Soruşturma kapsamında tutuklandıktan sonra Metris Cezaevi’ne götürülen Aziz Yıldırım ile birlikte 20 kişi, cezaevi araçlarıyla jandarma eşliğinde Silivri Ceza ve İnfaz Kurumları Yerleşkesi’ne getirildi. Cezaevine konvoy eşliğinde giren sanıklar, Silivri 1 No’lu Cezaevi’ne konuldu. yani savcının deyimiyle ‘örgüt olmadıkları için’ cezaevinden çıktıklarında, zaten kendilerinin suçsuz olduklarını söylediler. Ve yasayı sizin için çıkardık diyen sporla ilgili bazı kişiler, utanmadan bizlerden gayri ahlaki taleplerde bulundular. Herkes gördü. ⅷ Futbol takımımız darmadağın edildi. Kulübümüz basıldı. Hemen hemen her talebimiz, gerekçesiz reddedildi. Gün o gündü. F.Bahçe’ye, F.Bahçeliye hakaret etme, saldırma günüydü. Günlerini gün ettiler. Herkes seyretti. Bizler sustuk. Hep bu ‘Cumhuriyet’in güneşinin’ en tepede olmasını amaçladık. Ama gördük ki; ‘Bir yerde küçük insanların büyük gölgeleri varsa o yerde güneş batıyormuş’. ele geçirmekti ve bunun için önce ona hizmet eden, onun başarısı için uğraşan F.Bahçeliler ele geçirilmeliydi. Öyle de yaptılar. Ancak karşılarında F.Bahçe’nin o büyük taraftarlarını buldular. ‘MÜCADELE ZULÜM VE ZALİMLERLE’ ⅷ Bu yargılamayı takip ve buna tanıklık eden herkes bilmelidir ki; mücadelemiz zulüm ve zalimledir. 8 aydır sizlerin huzuruna çıkarılmayı beklemekteyiz. Bizlere reva görülen bu muamele, ne vatanını satanlara ne yetim hakkı yiyenlere ne de devlete ve halkına kurşun sıkanlara görülmedi. ⅷ Suçlandığımız asılsız iddialar, hiçbir bilgi ve belgeye dayanmadan, kişilik haklarımız hunharca katledilerek, yanlı ve yanlış her bilgi kamuoyuna servis edildi, sızdırıldı. Kamuoyu seyretti. Bu davanın şikâyetçisi olduğunu yani yargılamada taraf olduğunu bağıranlar, 8 aydır hakkımızda televizyonda programlar yaptı. Ağızlarından salyalar saçarak F.Bahçe’ye bugüne kadar mektup dahi yazmamış ‘birileri’ Türkiye’nin en büyük köşe yazarları oldular. Bize saldırdılar. Kamuoyu yine seyretti. ⅷ Kendileri için kanun çıkaranlar sadece F.Bahçeli huzurlarındayız. Şimdi susma sırası onlarda! Aslında mizacım bu kadar haksız, bu kadar kurguya dayalı bir linç kampanyasına cevap vermeye uygun değil. Ancak Türkiye Cumhuriyeti’nin, hiçbir yere bağımlı ve özel olmadığını düşündüğüm mahkemelerine inancım tam. Ancak Sokrates; “Kimseye hiçbir şey öğretemem, sadece onların düşünmelerini sağlarım” demiş. Ben de aslında, sizlerin; çok da yakın olmadığınız bir konuda sadece düşünmenizi sağlamaya çalışmaktan öte bir şey yapmayacağım. ‘GÜZEL GÜNLER GÖRECEĞİZ’ ⅷ Bizler, kuyunun derin olduğunu değil; ipin kısa olduğunu düşünenlerdeniz. Sizlerden önemle beklentim; burada yapılan yargılamada, kişisel olarak hiçbir talebimin ya da çıkarımın olmadığını bilmenizdir. Ve maalesef birilerinin istediği gibi burada yargılananın aslında F.Bahçe olduğunu, benim de hâlâ F.Bahçe Spor Kulübü Başkanı olarak huzurunuzda bulunduğumu, bu süreçte, bir an olsun, lütfen unutmayınız. ⅷ Bizi, bu mücadelemizde, bir an olsun yalnız bırakmayan büyük F.Bahçe taraftarlarına, şükranlarımı sunuyorum. Onlar olduğu müddetçe, her türlü esarete hazır olduğumu kamuoyunun bilgisine sunarım. Ve bilmelerini isterim ki; haklılığımıza inananların haklılığı yakındır. Ve inanıyorum ki; hep birlikte, güzel günler göreceğiz, güneşli günler. ‘EMEĞİMİZİ Ç ALDIL AR’ ⅷ Sonra bizlerle Başbakanımızın irtibatını koparmaya kalktılar. Ve hatta kulübümüz ve yönetimdeki arkadaşlarımızla da irtibatımızı koparmaya çalıştılar. Ama yapamadılar. Sonra oklarını F.Bahçe’ye çevirdiler. ⅷ Takımımızın, Şampiyonlar Ligi hakkını, emeğini, parasını çaldılar. Hem de sizleri yani yargılama yapacak mahkemeleri dahi hiçe sayarak! Ancak bunu da başaramadılar. Bir kısmı kaçtı, kalanlar ise kovalanmayı beklemekte. Ve gördük ki; Bizler, hohlaya hohlaya buz dağlarını eritmişiz. Şimdi ortalık ‘Çamurdan’ geçilmiyor. ⅷ Gelinen noktada kamuoyunun ‘BİRİLERİ DÜĞMEYE BASTI’ ⅷ Hiçbir hukuki suç içermeyen konuşmaları gerekçe göstererek hakkımızda dinleme kararı aldılar. Birileri düğmeye bastı. Amaç, F.Bahçe’yi Övgüde de Yergide de Dengemiz Yok! Son zamanlarda, insan aklının alamayacağı olaylar cereyan ediyor. İnsanın, hangisinden söz edeceğine karar vermesi zorlaştı. Gündemin zenginliği içinde, Hakan Şükür konusu dikkatimi çekti. Bir milletvekili, vekillik görevinin yanı sıra doktorluk mesleğini de yapmak için izin istemiş. Vermemişler. O da karşılık olarak; “Hakan Şükür de televizyon kanallarındaki görevinden çekilsin” demiş. Kendine göre doğru bir mantık. Aslında Hakan Şükür’ün zaten yüksek olan vekillik maaşının üstüne bir de televizyon kanallarından astronomik rakamlar alması, kamuoyunda sık sık gündeme getirilip, tartışılıyor. Ama ne yapsın Hakan Şükür? Parlamentoya harikalar yaratsın diye seçilmedi o. Evrensel boyuttaki şöhreti ve AKP felsefesine uygun olması nedeni ile seçildi. Türkiye’deki taraftar potansiyelinden yararlanıldı. Peki, Hakan Şükür parlamentoda ne yapacaktı? Pek öyle konuşmayı seven bir insan da değildi. Donanımı ve deneyimi olmadığından komisyonlarda görev yapması da uygun olmazdı. Can sıkıcı bir durum. Bir işi var ama fiilen işi yok gibi. Aslında diğerleri ne yapıyor? Televizyondan izliyoruz. Oturumlarda uyuyanlar var. Uyumayanlar da kavga ediyor, hatta dövüşüyorlar. Parlamentoyu adeta bir ‘ring’e çevirdiler. Hiç olmazsa Hakan Şükür’ün yurtiçinde ve yurtdışında ülkemizi temsil etmişliği var. Bu da bir kamu görevidir. Onu eleştirirken, diğerlerinin de göz ardı edilmemesi gerekir. Şükür için ‘paragözlü’ sıfatını kullanıyorlar. Doğru olabilir. Kim değil ki? Paradan kim zarar görmüş ki Hakan Şükür görsün? Hakan Şükür’e özellikle Fenerbahçe taraftarlarının büyük tepkisi var. Bir türlü sevemediler. Nedendir? Bilinmez. Oysa Alex, diğer takımların taraftarlarından da sevgi görüp, takdir ediliyor. Alex’e büyük sevgi gösterisi, Hakan Şükür’e bir o kadar nefret. Ne kadar büyük çelişki. Bence; kafa yorulması gereken bir konu. Aşağı yukarı elli yıldır, spor sayfalarında ‘görüş’ yazıyorum. Şimdiye kadar olumsuz tepki aldığım sayılıdır. Elli yılda, elli tane tepki görmedim. Bunların içinden bir tanesi çok garibime gitmişti. Hafızamda yer etmiş. Bir Fenerbahçeli taraftar, Hakan Şükür’ün futbolunu övdüğüm için; “Ne o Halit Bey, sizden hiç ümit etmezdik. Siz de mi Fethullahçı oldunuz” diye eleştirmişti. Açıkça sap ile samanı birbirine karıştırarak. Ne olursa olsun, biz değerlerimize sahip çıkmazsak kim çıkacak? İyi futbol oynamak başka şey, siyasi görüş başka şey. İyi futbolcu olmak başka şey, milletvekilliği görevi yapmak da başka şey. Neden acaba bunun bilincine varamıyoruz? F.Bahçe Başkanı ve yöneticiler Silivri’ye getirildi, taraftarlar yollara koyuldu, pankartlar asıldı, çadırlar kuruldu Böyle bir sevgi seli görülmedi HİLMİ TÜRKAY Fenerbahçeli taraftarların hemen hemen her maç öncesinde tribünlerden “Fenerbahçe sen çok yaşa, canım feda olsun sana. Hiçbir şeye değişilmez, senin sevgin bu dünyada” diye bağırışlarına tanık olurum. Hatta bunu defalarca söylerler. Çok büyük bir sevgi bağlılıkları vardır Sarı Lacivertli renklere. Bu sevgileri anlatmakla olmaz, ancak görerek yaşanır. 3 Temmuz’dan bu yana olup biten onca olumsuzluklar karşısında nasıl dik durduklarını hepimiz gördük. Bu aslında kolay bir iş değildir. Aralardan birileri çıkıp olayları ‘provoke’ edebilirlerdi.Ama hiç böyle bir şey olmadı. Örnek bir davranış sergilediler, el ele verip kenetlendiler. Bu kenetlenme her geçen gün çığ gibi büyüdü. Fenerbahçe’ye yakışan bir duruş sergilediler. Spor kamuoyu gıpta ile izledi. Yanlış hatırlamıyorsam gerek Beşiktaş, gerekse Galatasaraylı kulüp yöneticilerinden bazıları Fenerbahçe’nin yaşadığı durumla ilgili olarak “Aynısını bizler yaşamış olsaydık işin içinden çıkamazdık” diye söz ettiler. Bugün Silivri’de son derece hareketli saatler yaşanacak. Ancak bu hareketli saatler dün itibarıyla, yani erken başladı. F.Bahçe’nin Karabük deplasmanı dönüşü gazeteye biraz gecikmeli geldim. Sosyal paylaşım sitesi Twitter’ıma baktığımda Metris Cezaevi’nde bulunan Fenerbahçeli başkan ve yöneticilerin (Aziz Yıldırım, Şekip Mosturoğlu, Tamer Yelkovan, İlhan Ekşioğlu, Cemil Turan) Silivri’ye götürüldüğünü öğrendim. Sarı Lacivertli yandaşlar dururlar mı? Hemen koyulmuşlar yola. Başkanları Aziz Yıldırım ve diğerlerine yetişemeseler de kollarını sıvayıp çalışmalara girişmişler. İlk yaptıkları iş, “Sana söz yine baharlar gelecek, Kırılsa da kanadımız, asiye çıkmaz adımız, duyan duysun bilen bilsin böyledir bizim sevdamız, Fenerbahçeme dokunma” pankartlarını asmak olmuş. Sonra sayısı fazla ‘çadır’lar kurmuşlar. Yiyecek, içecek desteği alacaklar. Bulundukları yerle duruşmanın yapılacağı yer hayli uzak. Yine de aralara ‘demir bariyer’ler konulmuş. Fenerbahçelilerin başkanlarını görme şansları bulunmuyor. Meterolojiye göre hava bugün yağmur veriyor. Belki ıslanacaklar saatlerce ya da günlerce. Hiç umursamıyorlar. Hatta; “Yağmur yağsın, Yıldırım çaksın” diye birbirlerine espri yapanlar cabası. Genciyle yaşlısıyla çiçekler atacaklar yollara. Amaçları belli; moral ve destek vermek. Sanıyorum bu özel günde duruşma bölgesinde çok özel anlamlı ve de görülmeye değer bir sevgi seli yaşanacak. Bazı sevgiler vardır anlatılmaz yaşanır. İşte bunlardan birisi de Fenerbahçe sevgisidir. O da anlatılmaz yaşanır. Ben böyle düşünüyorum. ANADOLU KULÜPLERİ BAŞKAN ADAYI ÇIKARAMADI ANKARA Spor Toto Süper Lig’de mücadele eden 11 Anadolu ekibinin yöneticisi, Kulüpler Birliği Onursal Başkanı İlhan Cavcav’ın davetiyle dün Ankara’da bir araya geldi. 27 Şubat’ta yapılacak Türkiye Futbol Federasyonu Başkanlığı seçimi için yapılan zirveden ortak bir adayın ismi çıkmadı. Bazı kulüplerin istifa eden Mehmet Ali Aydınlar’ın geri dönmesini istediği ancak bunun genel kabul görmediği öğrenildi. Anadolu ekiplerinin bir süre daha bekleme kararı aldığı bildirildi. Toplantı sonrası İlhan Cavcav şu açıklamaları yaptı: ⅷ 3 büyük kulüp temsilcisi ne zaman bir araya gelse sahadaki rekabetlerini masaya taşıyorlar. ⅷ Digitürk yayın gelir dağılımıyla büyük kulüpler 7075 milyon TL, Anadolu kulüpleri ise 2022 milyon TL para ile aynı ligde aynı şartlar altında mücadele ediyor. Yeni seçilecek TFF’den gelecek yıl bu dağıtım sistemini adaletli bir şekilde ele almasını isteyeceğiz. ⅷ TFF başkan adayları üzerinde görüşmelerde bulunduk ancak herhangi bir isim üzerinde mutabık kalmadık. 75 milyonluk ülkede federasyon başkanını Almanya’dan, ABD’den ithal mi edeceğiz? Şenes Erzik’e başkanlığı teklif ettim. ‘Benim yaşım 70, bu yaştan sonra mümkün değil’ dedi. ⅷ TFF Genel Kurulu’nda Divan Başkanı Yalçın Karadeniz bir 7. madde oylattı. Ne olduğunu kimse bilmiyor. Genel kurulda okunmayan bir maddenin oylanmış, reddedilmiş denmesi Türk futbol tarihinde yapılan genel kurulların en acısıdır. Genel kurulun iptal edilmesi gerekir. ARIBOĞAN VE HELVACI CAS DAVASINDA Spor Servisi F.Bahçe’nin Şampiyonlar Ligi’ne alınmaması nedeniyle Sarı Lacivertli kulübün TFF ve UEFA aleyhine Uluslararası Spor Tahkim Mahkemesi’nde (CAS) açtığı davanın 22 Mart’taki ilk duruşmasına eleştirilerin odak noktasındaki eski TFF Başkanvekili Lutfi Arıboğan ile Başhukuk Müşaviri İlhan Helvacı da katılacak. Arıboğan Sporx’e yaptığı açıklamada, “Bize CAS’tan davet geldi. Bu bir yüzleşme daveti değil ve katılma mecburiyetimiz yok. CAS bize 22 Mart’taki duruşmaya katılabileceğimiz yönünde bir davet gönderdi. Mecbur değiliz ama bu konu çok speküle edildiği için ben ve İlhan Helvacı duruşmaya gideceğiz” şeklinde konuştu. C MY B C MY B
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog