Bugünden 1930'a 5,415,729 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 1 ŞUBAT 2012 ÇARŞAMBA kultur@cumhuriyet.com.tr 14 Derviş Zaim, ABD yolcusu Ⅵ Kültür Servisi Yönetmen Derviş Zaim’in filmleri, ABD’nin önde gelen müzelerinden “Boston Güzel Sanatlar Müzesi”nde gösterilecek. 2326 Şubat tarihleri arasında yapılacak olan gösterimde “Tabutta Rövaşata”, “Filler ve Çimen”, “Çamur”, “Cenneti Beklerken”, “Nokta”, “Gölgeler ve Suretler” filmleri seyirci ile buluşacak. Ayrıca ‘Gölgeler ve Suretler’ Derviş Zaim’in filmlerinin değerlendirileceği söyleşiler de yapılacak. Zaim, 1 4 Mart 2012 tarihleri arasında ise dünyaca ünlü sinema okullarının desteğiyle Los Angeles’ta düzenlenecek olan, Los Angeles Türk Film Festivali’nin de jüri başkanlığını üstlenecek. KÜLTÜR ABD’nin ilk siyahi sopranosu öldü Ⅵ Kültür Servisi ABD’nin ilk siyahi sopranosu Camilla Williams yaşamını yitirdi. 1919 yılında dünyaya gelen Williams, 15 Mayıs 1946’da New York Operası’nda Puccini’nin “Madama Butterfly” adlı eserinde başrol oynamıştı. Williams, ayrıca Leoncavallo’nun “Pagliacci”sinde “Nedda” rolünde, Puccini”nin “La Boheme” eserinde “Mimi” rolünde ve Verdi”nin “Aida”sında başrolde sahneye çıkmıştı. Uzun süredir kanser tedavisi gören Williams, ünlü bir Amerikan Opera Topluluğu’yla da kontrat imzalayan ilk Afro Amerikan sanatçıydı. Kürşat Başar Dörtlüsü Orient Bar’da Ⅵ Kültür Servisi Kürşat Başar Dörtlüsü 3 Şubat ve 17 Şubat tarihlerinde Pera Palace Hotel’deki Orient Bar’da dinleyenleriyle buluşacak. Saksafonda Kürşat Başar, piyanoda Burçin Büke, basta Uğur Yalçın ve davulda Alp Türeci’nin olduğu ‘Kürşat Başar Dörtlüsü’ne; Pera Palace Hotel’deki ‘Pera’da Zaman’ gecelerine özel olarak, sesiyle Şenay Lambaoğlu eşlik edecek. Orient Bar’da 22.00’de başlayacak olan performans için önceden yer ayırılması gerekiyor. (Rezervasyon: 0212 377 40 00) Mor ve Ötesi, Ghetto sahnesinde Ⅵ Kültür Servisi Mor ve Ötesi 2007 yılından beri klasikleştirdiği “akustik” konser serisinin 5. perdesinde bu sefer sahnede özel konuklarını ağırlayacak. Grup, daha önce akustik versiyonları hiç çalınmamış, eski ve yeni birçok şarkısıyla, sahneye davet edeceği şarkıcı/ müzisyen dostlarıyla zenginleştireceği yeni yılın ilk “Akustik Özel” konseri 3 Şubat saat 22.30’da Ghetto’da. Soyut dışavurumculuğun yaratıcılarından Jackson Pollock doğumunun 100. yılında anılıyor 20. yüzyılın sanat efsanesi ᮣ Pollock, 1940’lı ve 1950’li yıllarda resim sanatına getirdiği kökten değişiklikler, sanat dünyasında yol açtığı ateşli tartışmalarla 20. yüzyılın efsane ressamlarından biri olmuştu. Pollock’un bir yapıtı 2006’da 140 milyon dolara satılarak dünyanın en pahalı resmi olmuştu. TİYATROTEM’İN OYUNU İSTEK ÜZERİNE KUMBARACI50’DE Kültür Servisi Willem de Kooning’le birlikte soyut dışavurumculuk akımının en önemli iki temsilcisinden biri olan Jackson Pollock (191256), doğumunun 100. yılında anılıyor. Özellikle, soyut dışavurumculuğun doğup geliştiği New York’ta düzenlenen pekçok sergi ve etkinlik, bu kentin sanat dünyasının başkenti durumuna gelmesinin Pollock’un başını çektiği bu akımla gerçekleştiğini bir kez daha gözler önüne seriyor. Bugün soyut dışavurumculuk akımı içinde sayılan Pollock, De Kooning, Franz Kline, Mark Rothko, Robert Motherwell gibi sanatçıların hepsi de, aralarındaki farklılıklara karşın soyut çalışıyorlardı. Bireysel duygularını, özgür ve anlık anlatımlarla yansıtmayı amaçlıyor, farklı teknikleri özgürce deniyor, boyanın fiziksel özelliklerini duyumsallık, hareket, şiddet, gizem ya da şiirsellik gibi duyguları vurgulayabilmek amacıyla kullanıyorlardı. Soyut dışavurumcuların bir başka ortak özelliği de, boyayı, gerçeküstücülüğün otomatizm anlayışına benzer bir biçimde, o anda içten geldiğince, biliçaltını yansıtacak biçimde uygulamalarıydı. Hayat kadar ‘Hakiki bir Gala’ Kültür Servisi Tiyatrotem’in geçen sezon sahnelediği “Hakiki Gala”, genel istek üzerine yeniden seyirciyle buluşuyor. Ayşe Bayramoğlu’na “Tiyatro Ödülleri 2010 En İyi Yazar Ödülü”nü kazandıran “Hakiki Gala”, 10 Şubat ve 24 Şubat günleri saat 20.30’da Kumbaracı50’de izlenebilir. Yönetmenliğini Çetin Sarıkartal’ın yaptığı oyunda Ayşe Selen ve Şehsuvar Aktaş rol alıyor. Bu tek perdelik komedi, günümüzün rayting yapan ve çok tartışılan televizyon programlarında değme oyunculara taş çıkartan insanların, sağanak halinde yağan 3. sayfa haberlerin özneleri üzerinden “gerçeği” sorguluyor. (0212 243 50 51) 1930’ların sonlarında New York’a giden Pollock, manzara ve figür resimleri yaptığı bir dönemin ardından, Meksikalı duvar ressamları Siqueiros ve Orozco ile Picasso ve Miró’nun etkilerini yansıtan yarısoyut resimler yapmıştı. 1944 başlarında yaptığı “Duvar Resmi” adlı ilk büyük boyutlu tuvali ise Pollock’un özgün üslubunun ilk örneği olacaktı. 1940’lar boyunca, tüm kişiliğini yansıtacak “akıtma resim” tekniğini geliştiren Pollock, “hareketli soyut” diye tanımlanan yapıtlarında, tuvali genellikle yere serip boyayı çeşitli aşamalarda tuvale akıtıyor, elde ettiği karmaşık çizgisel imgelerle çok çeşitli etkiler ve anlatımlar oluşturuyordu. “Yaz”, “No. 10, 1949”, “Bir”, “Sonbahar Ritmi” gibi resimler bu döneminin ürünleriydi. 195152 yıllarında neredeyse yalnızca siyahbeyaz çalışan Pollock, 1952’de yeniden renk kullanmaya başlamış, “Mavi Kutuplar” gibi çok büyük boyutlu tuvaller yapmıştı. 1953’te “Portre ve Düş”, “Okyanus Griliği”, “Derinlik” gibi en önemli yapıtlarını üreten Pollock’un, bu tarihten sonra, alkol bağımlılığının da etkisiyle sağlığı hızla kötüleşmeye başlamıştı. 1945’te ressam Lee Krasner’la evlenerek East Hampton’a yerleşen Pollock, 1956’da bir araba kazasında yaşamını yitirdiğinde 44 yaşındaydı. Aynı yıl, New York’taki ünlü Modern Sanat Müzesi’nde (MoMa) anısına retrospektif bir sergi düzenlenecekti. 2000 yılında, Ed Harris’in yönettiği ve oynadığı “Pollock” filmi Oscar ödülüne değer görüldü. 2006’da, sanatçının “No. 5, 1948” adlı yapıtı 140 milyon dolara satılarak dünyanın en pahalı resmi oldu. Resimleri sanat eleştirmenleri arasında kutuplaşmalar yaratan ve pek çok eleştirel tartışmaya yol açan Pollock’a göre, sanat, kişinin bilinçaltından kaynaklanıyordu. O yüzden, tek ölçütü, yapıtlarındaki kişisel ifadenin gerçekliği ve içtenliği olmuştu. Çağdaşı sanatçıları derinden etkileyen Pollock, 20. yüzyılın en önemli modern ressamlarından sayılan ilk Amerikalı sanatçılardan biriydi. Pollock, çağdaş sanata getirdiği kökten değişikliklerle, sanat dünyasında yol açtığı tartışmalarla, yaşamı boyunca alkol bağımlılığına karşı verdiği mücadele ve genç yaştaki ölümüyle, rekor fiyatlara satılan yapıtlarıyla bugün de bir “efsane” olma özelliğini sürdürüyor. ‘İkametgâh Kadıköy’ projesi, sanatın eksenini alternatif söylemiyle karşı yakaya taşıyor BÜNYAMİN SÖNMEZ ANISINA KONSER Dostları onun için çalacak Kültür Servisi Viyolonsel sanatçısı Bünyamin Sönmez sanatçı dostlarının düzenlediği bir konserle anılıyor. 1 Aralık 2011 tarihinde 28 yaşında ani bir şekilde aramızdan ayrılan Sönmez’in anısına Süreyya Operası yönetiminin salon desteğiyle 5 Şubat’ta saat 16.00’da başlayacak konsere, Sönmez’in birlikte çaldığı müzisyen dostları Atilla Aldemir (keman), Ayla Erduran (keman), Birsen Ulucan (piyano), Borusan Quartet, Cana Gürmen (piyano), Çağ Erçağ (viyolonsel), Gökhan Aybulus (piyano), Hakan Ali Toker (piyano), Mehmet Sönmez (kontrbas), Muhiddin Dürrüoğlu (piyano) ve Tuluğ Tırpan (piyano) katılacak. Ücretsiz gerçekleştirilecek konser için gişeden salon kapasitesi kadar dağıtılacak “giriş kartı” alınması gerekiyor. (www.sureyyaoperasi.org) Kadıköy’de bağımsız ve birlikte ᮣ ‘Bağımsız ve Birlikte’. Bir güç birliği olarak tanımlanabilecek ‘İkametgâh Kadıköy’ projesinin sloganı bu. Anadolu yakasında yaşayan ve üreten sanatçıları bir araya getirebilmek amacıyla oluşturulan projenin merkezinde çeşitli sergiler yer alıyor. Ortak vurgu ise bağımsızlık. Ne projenin sponsoru var ne de sergilerin küratörü. SİBEL ÇORBACIOĞLU Eda Geçikmez’in çalışması. Çağdaş sanat ya da galeriler denildiğinde aklınıza ilk olarak neresi geliyor? Taksim mi, Tophane mi, yoksa Karaköy mü? Peki tek bir vapur yolculuğuyla Avrupa’dan Anadolu’ya, Kadıköy’e geçmeye ne dersiniz? Artık sizi burada “bağımsız ve birlikte” sanatçılar bekliyor. Bir güç birliği olarak tanımlanabilecek projenin sloganı bu. Anadolu yakasında yaşayan ve üreten sanatçıları bir araya getirebilmek amacıyla oluşturulan projenin adı ise “İkametgâh Kadıköy”. Merkezinde çeşitli sergilerin yer aldığı ve konser, panel, söyleşi gibi etkinliklerle desteklenen projede bağımsızlık ortak vurgu. Ne projenin sponsoru var ne de sergilerin küratörü. KargART, Hush Galeri, Piha nı seçmiş oldu.” Asfalt Art Gallery sahibi Nazan Azeri de projenin içeriğine vurgu yapıyor: “Burada yaşayan sanatçı çok, sanat öğrencisi bol. Sanatın sergilendiği ve tartışıldığı çok daha fazla mekâna ihtiyaç var. Biz her mekânın ve sanatçının bağımsızlığını kendi içinde koruyarak yan yana durmalarını sağladık. Sanatın özgürlüğünden ve bağımsızlığından yanayız” diyor. Beş mekânda eşzamanlı olarak gerçekleştirilen sergilerde resimden heykele, illüstrasyondan graffitiye farklı çalışmalar yer alıyor. Kadıköy’ü merkeze koyan sergilerde bir konsept ya da sınırlama da yok. Rafet Aslan, Soldan sağa, Aytaç Onur, Murat MRT Seçkin, Orhan Cem Çetin, Bahar Kocaman, GaFunda Karadağ, Ceyda Saygıner Falay, Nazan ye Su Akyol, Özgül Arslan, Mürteza Fidan, Azeri, İbrahim Gürman Kurucu Koçanoğlu, Defter Kazıyıcıları Kolektif Sanat, Asfalt Art Gallery ve İstanbul Kooperatifi, Eda Kum, İnsel ve Gaye İnal’ın Hatırası Fotoğraf Merkezi’nin 6 ay gibi kısa bir da aralarında olduğu pek çok “Kadıköylü” sasürede çalışmalarını tamamladığı “İkametgâh natçının işleri bu beş mekânda sergileniyor. Kadıköy”e Arka Oda, Dunia ve bağımsız plak KargART’tan Murat MRT Seçkin “Bu ilk firması Müzik Hayvanı da destek veriyor. projeyi bir intro, demo gibi görüyorum” derPiha Kolektif Sanat’ın sahibi Funda Kara ken onun sözlerini Piha’dan Karadağ tamamlıdağ, “Bu proje Kadıköy için ortak bir ge yor: “Şimdi elimizde ne var onu göreceğiz, bureklilikti” diyor. Hush Gallery sahibi İbrahim radaki sanatçılar kim, potansiyel ne, bu poGürman ise serginin adının nasıl ortaya çıktı tansiyel nereye doğru gidebilir... ” ğını anlatıyor: “Sanatçılardan ikametgâh mı is(“İkametgâh Kadıköy”19 Şubat’a kadar sütesek’ diye şakalar yapılırken proje kendi adı recek. http://ikametgahkadikoy.blogspot.com) ‘BİR FOTOĞRAF CAMIÇEKTİĞİ VE ÇEKEMEDİĞİ FOTOĞRAFLARIYLA SABAHATTİN ALİ SERGİSİ’ CKM’DE Kısa bir ömrün yansımaları Kültür Servisi Yapı Kredi Kültür Sanat Yayıncılık’ın Kadıköy Belediyesi Caddebostan Kültür Merkezi Sanat Galerisi işbirliğiyle düzenlediği “Bir Fotoğraf Camı Çektiği ve Çekemediği Fotoğraflarıyla Sabahattin Ali Sergisi”, 3 Şubat’ta Caddebostan Kültür Merkezi’nde açılıyor. Sergide, 1948’de öldürülen yazar Sabahattin Ali’nin yaşamöyküsünün fotoğraflarla anlatıldığı ilk bölümün ardından, yazarın ailesi, çocukluğu, gençliği, Almanya’da yaşadığı yıllar, öğretmenlik, askerlik, evlilik ve babalık dönemleri de fotoğraflarla aktarılıyor. Sergide ayrıca, yazarın kişisel evrakları ve eşyaları da yer alıyor. Nâzım Hikmet’in Bursa Hapishanesi’nden gönderdiği mektup ve ilk kez bu sergide görülecek bir fotoğrafı, Orhan Veli Kanık’ın imzalı kitabı, Sabahattin Ali’nin gözlüğü ve Paşakapısı Cezaevi’ndeyken üzerinde olan takım elbisesi de, serginin önemli parçalarından. Sergi kapsamında, 18 Şubat’ta da yazarın kızı Filiz Ali kitaplarını imzalarken, küratör Sevengül Sönmez de katılımcılara sergiyi gezdirecek. “Bir Fotoğraf Camı Çektiği ve Çekemediği Fotoğraflarıyla Sabahattin Ali Sergisi”, 3 Mart’a kadar görülebilir. (0 212 252 47 00) Sabahattin Ali eşi Aliye Ali ile birlikte. Sabahattin Ali ve kızı Filiz Ali. C MY B C MY B
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog