Bugünden 1930'a 5,431,332 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

6 ARALIK 2012 PERŞEMBE HABERLER CUMHURİYET SAYFA 9 YİMPAŞ’ın patronuna haciz AYKUT KÜÇÜKKAYA Yeşil sermayenin en önemli şirketlerinden YİMPAŞ Holding’in şirketlerine ve şirketin patronu Dursun Uyar’ın evine 3 Aralık 2012 günü (3 gün önce) hacze gidildi. Dursun Uyar’ın evindeki eşyalar, yatak odasındaki kasada 10 bin TL değerindeki altın bilezik ve şirketlerin malları haczedildi. Türkiye’deki davaları birbiri ardına kazanan YİMPAŞ mağdurları İslami holdingin şirketlerine ve şirketin bir numaralı ismi Dursun Uyar’a karşı milyonlarca TL tutarında icra takibi başlatmıştı. 3 mağdurun icra takiplerinin kesinleşmesinin ardından 3 Aralık 2012 günü şirketlere ve Uyar’ın evine hacze gidildi. Yozgat 1. İcra Müdürlüğü’nce; YİMPAŞ Holding AŞ’den 287 bin TL alacaklı mağdur Z.A.S. adına, YİMPAŞ Gıda Sanayi ve Ticaret AŞ’den 843 bin TL alacaklı mağdur Y.G. adına, YİMPAŞ Yozgat İht. Mad. Paz. ve Tic. AŞ’den 192 bin TL alacaklı mağdur Ş.U. adına söz konusu şirketlerde haciz işlemi gerçekleştirildi. Aynı gün YİMPAŞ’ın patronu Dursun Uyar’ın evinde de alacaklı mağdur Y.G. adına haciz işlemi yapıldı. Bu sırada mağdur vekili avukat Hülya Erarslan “çilingir marifeti ile yatak odasında bulunan kasanın açılmasını” talep etti. Bundan sonraki süreç resmi haciz tutanağında şu ifadelerle yer aldı: “Talep gereği çilingir marifetiyle kasa açıldı, 4 adet bilezik ve 5 adet çeyrek altın kasadan çıktı. Kıymetli eşya olduğundan İcra Müdürlüğümüz kasasında muhafaza edilmek ve kıymetli eşya defterine kaydı yapılmak üzere fiilen haciz edilerek el konulmuştur…” Uyar’ın kızı Müberra Karakoç’un altınların kendisine ait olduğu yönündeki itirazı ise dikkate alınmadı. Mağdur avukatlarından Acun Papakçı gelişmeyi gazetemize şöyle değerlendirdi: “SPK, borsada işlem görmek veya fiili halka arz yapmak için başvuran YİMPAŞ’a 30 Haziran’a kadar ek süre verilmişti. Ancak aradan geçen sürede açılmış davalar kazanıldı. Eğer YİMPAŞ belgeleri sunmuş olsa, şirket borsada işlem görmeye başlayacak, bu gelişmeler nedeniyle YİMPAŞ hissesi alan yatırımcılar zarara uğrayacaktı.” Kılık Kıyafet 1980 sonrası YÖK, üniversitelere bile kıyafet zorunluluğu getirmişti. Tabii zamanla bu yasak tavsadı. Kimi yerde uygulandı, kimi yerde uygulanmadı. Sonuçta da başörtüsü yasağı olarak kaldı. İlkokuldan üniversiteye kadar gittiğimiz okullarda önce önlük, sonra da ceket pantolon, kravat zorunluluğu vardı. Önlükler o zaman da okuldan okula değişiyordu, ama genellikle siyahtı. Formalar da devlet okullarında lacivert ceket, beyaz gömlek, gri pantolon şeklindeydi. Bugün de pek çok ülkede, bazı ülkelerde de bazı okullarda bu zorunluluk var. Bizde önce özel okullar kaldırdı formayı. Aslında yabancı ülkelerde aksine özel okullar kendi formalarında ısrarcı. Hatta bazı ünlü kolejlerin formalarını giymek, armasını takmak, okul çevresindeki mağazalarda satılan okulun adı yazılı gömlekleri, kazakları almak turistik bir duruma dönüşmüş. ૽૽૽ Kıyafet ve saç sorunu bizim dönemimizde bir tür teröre dönüşmüştü. Kimi meraklı hocalar neredeyse derslerini çalışmaktan çok bu işi kendilerine görev edinmiş, kapıda tek tek öğrenci yakalamaktan zevk alır hale gelmişlerdi. Zorla saç kesmek, kıyafetini beğenmedi diye öğrenciyi disipline yollamak, azarlamak sıradan olaylardı. Okul formasının öğrenciler arasındaki sınıf farkını, gelir farkını sıfırlamak için uygulanan eski bir yöntem olduğunu biliyoruz. Konu dönüp dolaşıp Atatürk devrimlerine bağlanıyor. Cumhuriyet döneminde yapılmak istenen aslında, farklılıkları ve aidiyetleri belirleyen giyim tarzının ortadan kaldırılmasıydı. Aynı şey “bey, efendi gibi lakapların kaldırılması” uygulamasında da vardır. Peki kötü bir uygulama mıdır bu? Kimin hangi etnik kökenden, dinden, tarikattan, sınıftan, milletten olduğunu belirleyen farklı kılıklar ve başlıklar daha mı iyiydi? ૽૽૽ Kılık kıyafet bizde her zaman büyük bir meseledir. Çünkü görünüş bizde çok fazla şey ifade eder. 12 Eylül öncesi dönemde sağ sol ayrımı bile kıyafetlerle, bıyık, sakal tipiyle anlaşılırdı. Solcular parka giyer, ülkücüler takım elbise tercih edip bıyıkları sarkıtırdı. Görüntüyle aidiyetini ifade etmek eski bir alışkanlık. Tıpkı futbol seyircileri gibi. Eğer okullarda kıyafetin serbest bırakılmasının ardında hükümete duyulan güvensizlik olmasa eminim çok az kişinin itirazı olurdu. Çünkü ne çocuklar forma giymeyi sever ne de kimse bu tür kurallara bayılır. Ama sorun kıyafet değil, hükümetin her alanda yaptığı uygulamaların arkasında başka bir şey aranıyor olmasında. Yani güvensizlikte... Çünkü bir yandan tek tip insana karşıyız denirken bir yandan televizyon dizileri, köşe yazıları, kitaplar, oyunlar yasaklanmak isteniyor. Bir yandan Kürt sorunu her yönüyle tartışılıp özgürlükler bağlamında en ileri safhaya götürülsün deniyor, öte yandan Meclis’e gelmiş vekiller dokunulmazlıkları kaldırılıp hapse gönderilmekle tehdit ediliyor. Türkiye farklılıklarıyla barışmadıkça, kavga siyasetiyle oy toplamaya devam eden politika anlayışını sürdürdükçe ne yazık ki kendi dinamiklerini beklenen ölçüde kullanamayacak... Avukattan borsa tepkisi ‘Başkanlık’ çatlağı AYŞE SAYIN AKP’nin inadı, Anayasa Uzlaşma Komisyonu’nun çalışmalarını durdurma noktasına getirdi Uzman çavuşa hüzünlü veda Geçici görevle gittiği Hakkâri’nin Çukurca ilçesinde 25 Kasım’daki çatışmada ağır yaralanan ve önceki gün GATA’da şehit düşen Uzman Çavuş Ömer Tunçbilek için Isparta’nın Gökçehöyük beldesinde tören düzenlendi. Şehidin babası İbrahim, annesi Safiye, eşi Mediha, askerliğini yapan kardeşi Servet ve yakınları gözyaşlarına boğulurken bir buçuk yaşındaki kızı İclal Safiye Tunçbilek, her şeyden habersiz arkadaşlarıyla oynadı. Cenazenin, top arabasına konulması sırasında fenalaşan şehidin kız kardeşine, sağlık görevlileri müdahale etti. Şehidin cenazesi belde mezarlığında gözyaşlarıyla toprağa verildi. ANKARA MHP ve CHP’nin “Başkanlık sistemini geri çekin” önerisini parti içindeki Ömer Çelik başkanlığındaki “anayasa komisyonu”na götüren AKP, “başkanlık sistemi” önerisinden geri adım atmayınca, TBMM Anayasa Uzlaşma Alt Komisyonu’nda kriz çıktı. CHP ve MHP, AKP’nin “başkanlık önerisi” sistemini revize etmediği takdirde “anayasa masasının fiilen dağıldığı” anlamına geleceğini belirtti. Uzlaşma Komisyonu’nun içinde “yasama” ve “yürütme” bölümünü görüşmek üzere oluşturulan alt komisyonda, AKP, “başkanlık sistemi” önerisinden vazgeçmeyeceğini bildirdi. AKP’li Mustafa Şentop ve Ahmet İyimaya, AKP içinde oluşturulan “anayasa komisyonu”na, başkanlık sistemi konusunda muhalefetin tavrını aktardıklarını belirtti. İyimaya, “Başkanlık sistemi önerimiz üzerinden görüşmelerin devam etmesi konusundaki duruşumuzu sürdürüyoruz. Bu durum müzakereyi engellemez. İki sistem üzerinde de görüşmeler sürdürülebilir” dedi. CHP’li komisyon üyesi Atilla Kart ve Süheyl Batum ise AKP’nin önerisini “revize etmesini” istedi. AKP’li Şentop, “Gözden geçirmeyi düşünmüyoruz” deyince de Kart, “O zaman yeni bir dayatma ile karşı karşıyayız” karşılığını verdi. İyimaya ise muhalefetin tepkisi üzerine “Zaten 3 parti ‘Yeni bir dayatma’ hayır dedikten sora başkanlık sisteminin olmayacağı kesin” deyince, diğer AKP’li Şentop’un, “önerimizi değiştirmemiz mümkün değil” diye ısrar etmesi dikkat çekti. Kart ise “Bu şartlarda müzakere pratik anlamı olan süreç değil. AKP önerisini revize etmelidir. Aksi takdirde, uzlaşma komisyonu çalışmalarının iktidar eliyle fiilen sona erdirilmesi anlamını taşır” dedi. MHP’li Faruk Bal, başkanlık sistemini kabul etmelerinin mümkün olmadığını belirterek Türkiye’nin mevcut parlamenter sistemi sürdürmesini istedi. Başkanlık sistemi ile ilgili kriz, TBMM Başkanı Cemil Çiçek başkanlığında yapılacak Anayasa Uzlaşma Komisyonu toplantısında değerlendirilecek. AKP’li Kotan’ın eşinden yarım saat boyunca şiddet gördüğü ortaya çıktı Vekili oğlu kurtarmış ALİCAN ULUDAĞ İntiharlar araştırılsın ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel, askerde intihar edenlerin sayısının şehit olan askerlerden fazla olduğunun ortaya çıkmasının ardından konunun araştırılmasını istedi. Orgeneral Özel, “disiplinsizlik” ve “ahlaki durum” gerekçesiyle orduyla ilişiğinin kesilmesinden sonra intihar eden Üsteğmen Nazlıgül Daştanoğlu’nun ölümüyle ilgili olarak da soruşturma talimatı verdi. TSK’de son 10 yılda 818 şehide karşın meydana gelen 934 intihar vakasının detaylı olarak araştırılacağı, bu doğrultuda özel bir ekip oluşturulduğu öğrenildi. Fotoğraflar: NECATİ SAVAŞ / KAYHAN AYHAN Orgeneral Özel’den emir: Enerji Bakanı Yıldız: Doğalgaz için patates veririz ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, ABD’nin İran’a yönelik yaptırımları genişletme kararıyla ilgili olarak kendilerini sadece İran’dan gaz temininin ilgilendirdiğini, karşılığında patates bile verilebileceğini söyledi. TBMM’de gazetecilerin sorularını yanıtlayan Yıldız, Erbil’e yapacağı ziyarete Bağdat tarafından izin verilmemesiyle ilgili olarak “Mahcubiyetlerini telafi etmek isteyeceklerdir çünkü onlar bizim kardeşlerimiz” dedi. ABD’nin İran’a yönelik yaptırımlarının sorulması üzerine Yıldız, “Enerji Bakanlığı’nı sadece doğalgaz temini ilgilendirir. Karşılığında ne verildiği bizim için önemli değil, patates bile olur” karşılığını verdi. ABD’li yetkililere “İran’dan gaz almayın derseniz bu İran yaptırımı değil Türkiye yaptırımı olur” dediklerini söyleyen Yıldız, Türkiye ile İran arasındaki sözleşmelerin yaptırım dışı kalmasının kabul edildiğini aktardı. Türkiye, İran’dan aldığı gazın bedelini TL olarak ödüyor. İran ise bu parayla Türkiye’den altın alıp Dubai üzerinden ülkesine naklediyor. ANKARA AKP Ağrı Milletvekili Fatma Salman Kotan’ın eşinden dayak yediği iddialarını yalanlamasına karşın, geçen ay savcılığa giderek kocası İdris Kotan’dan “şiddet” gördüğüne ilişkin ifade verdiği ortaya çıktı. Kotan’ın, “Yaklaşık yarım saat darp edildim. Ardından oğlum araya girerek beni kurtardı” dediği öğrenildi. TBMM Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Üyesi Fatma Kotan, basında çıkan haberler üzerine yaptığı açıklamalarda, eşinden şiddet gördüğü iddiasının gerçeği yansıtmadığını söylemişti. Fatma Kotan’ın dün ortaya çıkan bir ifadesi, eşinden dayak yediğini kanıtladı. 23 Kasım 2012 tarihli ifadede Fatma Kotan, olayın ayrıntılarını anlattı. Daha önce eşiyle anlaşmalı boşanma konusunda anlaştıklarını belirten Kotan, 21 Kasım’da eşi İdris Kotan ile Çukurambar’daki evlerinde bulunduklarını aktardı. Boşanma konusunda protokol hazırlamak ve gerekli işlemler için adliyeye gitmeyi kararlaştırdıklarını dile getiren Kotan, savcıya şunları anlattı: “Eşim boşanmayacağını ifade ederek bana saldırdı. Şiddetli şekilde darp etti. Yaklaşık yarım saat darp edildim. Kafamda ve gözümde yaralanmalar oluştu. Ardından oğlum araya girerek beni kurtardı. Olayın akrabalarım tarafından duyulmaması için birkaç gün dışarı çıkmayarak olayı gizledim. Ancak eşimin bana yine zarar verebileceğini düşünerek, müracaat etmek istiyorum.” HDK’den çifte eylem Halkların Demokratik Kongresi (HDK) üyeleri, BDP’li ve bağımsız milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılması için fezleke hazırlanmasına tepki göstermek ve artan soruşturmalar tutuklamaları protesto etmek için Ankara ve İstanbul’da eylem düzenledi. HDK Ankara Meclisi üyeleri, TBMM’nin Dikmen Kapısı önünde yaptıkları açıklamada “Dokunulmazlıklarının kaldırılmasının çözümsüzlüğü ve savaşı körükleyeceği açıktır” dedi. İstanbul Gençlik Meclisi üyeleri ise Tünel’den Galatasaray’a kadar yaptıkları yürüyüş sonunda basın açıklaması yaptı. Açıklamada, “YÖK’ün disiplin yönetmeliğinin, faşizan saldırıların, soruşturmalarının altında gençliği susturmak yatmaktadır” denildi. Ⅵ ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, kamuoyunda “Büyükşehir yasası” olarak bilinen 6360 sayılı “On Üç İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Altı İlçe Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun”u onayladı. Yasaya göre, İstanbul Şişli’nin Ayazağa, Maslak ve Huzur mahalleleri Sarıyer’e, Ankara Yenimahalle’nin bazı mahalleleri Etimesgut ve Çankaya’ya bağlanacak. Büyükşehir yasasına onay ‘Alevilere de hizmet götürsün’ Eşinin daha önce de kendisine karşı şiddet içerikli davranışlarda bulunduğunu belirten Kotan, “Mevcut pozisyonum ve durumum dikkate alınarak yine aile büyüklerimin araya girmesi nedeniyle bu konuları şikâyet konusu yapmamıştım. Şu an eşimin bana daha büyük bir zarar vermesinden endişe duyuyorum. Bu nedenle yakın koruma talep ediyorum. Zira sık sık Ankara ve Ağrı başta olmak üzere yurdun çeşitli yerlerine iş icabı gidiyorum. Her türlü korumanın tarafıma sağlanmasını talep ediyorum” dedi. ‘Z Eşine kurşun yağdırdı İstanbul Haber Servisi İstanbul Fatih’te iki aydan beri ayrı yaşayan çiftin sokak ortasındaki tartışması cinayetle sonuçlandı. Dün saat 13.30 sıralarında meydana gelen olayda Mustafa Sökmen, cadde üzerinde karşılaştığı eşi Dilek Sökmen ile tartışmaya başladı. Kısa sürede kavgaya dönüşen olayda Mustafa Sökmen, belindeki tabancasını çıkararak eşine ateş etti. Ağır yaralanan Dilek Sökmen kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi. Eşini vurduktan sonra olay yerinden ayrılmayan Mustafa Sökmen ise polis tarafından gözaltına alındı. Ⅵ ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) CHP İstanbul Milletvekili Binnaz Toprak, Alevilere yönelik ayrımcılık iddiasıyla dava açan Turan Eser ile TBMM’de basın toplantısı düzenledi. Diyanet İşleri Başkanlığı’na bütçeden ayrılan kaynağın oldukça önemli bir miktar olduğunu ifade eden Toprak, başkanlığın Aleviler ve gayrimüslimlere de hizmet götürmesi gerektiğini söyledi. Ⅵ ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Ali Çelik’in (77) cezasını kaldırdı. Cumhurbaşkanlığı’ndan yapılan yazılı açıklamada, “Cumhurbaşkanı Gül, örgüt üyeliği sebebiyle tutuklanmış, hükümlü Ali Çelik’in cezasını Adli Tıp Kurumu’nca saptanan sürekli hastalık hali nedeniyle kaldırdı” denildi. Gül bir hükümlüyü affetti arar vermesinden korkuyorum’ DİNK AİLESİ AVRUPA KONSEYİ’NE BAŞVURDU Haber Merkezi Dink ailesi, Hrant Dink davası kararının yerine getirilmediği ve gerçek suçluların adalet önüne çıkarılmadığı gerekçesiyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) kararlarının uygulanışının denetçisi olan Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’ne başvurdu. Dink ailesinin avukatı Fethiye Çetin tarafından Avrupa Konseyi’ne iletilen raporda, AİHM’nin Dink kararının uygulanması yönünde Türk hükümetinin hiçbir “somut, ciddi ve samimi” adım atmadığı görüşü dile getirildi. Raporda, Dink cinayetiyle ilgili soruşturmanın ilerlemediği, gerçek sorumluların yargılanmadığı ve olası benzer olaylara karşı önlem alınmadığına vurguda bulunuldu. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin, Dink ailesinin gözlemleri temelinde bu hafta Türk hükümetinden konu hakkında ek bilgi talep edebileceği kaydedildi. Ⅵ İstanbul Haber Servisi Dünya Konsoloslar Birliği Genel Kurulu 1213 Kasım’da Monaco’da yapıldı. 92 ülkeden 400 delegenin katıldığı genel kurulda Jamaika’nın Türkiye Fahri Konsolosu Aykut Eken oybirliği ile 20122015 dönem genel sekreterliğine seçildi. Birliğin yönetim kuruluna 4 dönemdir seçilen Eken, 2 dönemdir genel sekreterlik görevini üstleniyor. Eken yeniden seçildi
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog