Bugünden 1930'a 5,426,899 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 5 ARALIK 2012 ÇARŞAMBA 6 HABERLER ‘Hattı kapatın’ Dr. Erdem’in SABİM şikâyeti sonrası intiharı, doktorları sokağa döktü. Tragedya Yaşadığımız zamanların anlamını kavramaktan kaçıp kurtulmak istiyoruz. Gittikçe kararan bulutlar, alacakaranlığın tan ışımasına değil de geceye dönüşeceğine dair korkular üstümüze çöküyor. Yaşadığımızın bir tragedya olduğunu düşünüyoruz. Peki sonunda gözyaşlarına boğulup arınacak mıyız? Bunu bilmiyoruz. Bildiğimiz, kabalığın, geriliğin, ilkel kültür öğelerinin her geçen gün biraz daha hayatımıza sızdığı, egemen olduğu ve doymak bilmediğidir. Ruhumuzu acıtan kabalık karşısında ne yapacağımızı şaşırıyoruz. Parlamentoda bir vekilin, “gençleri ve aileleri batı kültürünün etkilerinden kurtarmak için maneviyat bakanlığı kurulmasını” önerdiğini duyunca ürperiyoruz. (AKP’li vekil Oktay Saral Akşam gazetesi; Ali Ekber Ertürk’ün haberi) O vekil iyi gittiğini sandığı ekonomi ile uyumsuz gördüğü “milli ve manevi gidişatımızı” kurtarmak niyetinde olduğunu açıklıyor. Parmaklarını gözümüze sokarak “Bu yüzden bir maneviyat bakanlığı kurulması gerektiğine inanıyorum” dediğinde, işte o zaman tragedya gelip göğsümüzün üzerine oturuyor. ૽૽૽ Vekilin dehşet verici teklifi belki de “hadi canım sen de” diye karşılanabilir. Ama bakın ne diyor o muhterem zat: “Son aşamaya geldik. Gerekçemizi hazırlıyoruz. Teklifimizin içeriği; tarihimize, kültürümüze, inancımıza uymayan, neslimizi geçmişinden koparan, çarpık aile ilişkileri, dinimizin, gelenek ve göreneklerimizin men ettiği, ahlaksızlaştıran görsel ve yazılı eserlere karşı düzenleme öngörüyoruz. Basın ve yayını milli ve manevi değerlere bağlı olacak şekilde daha tertipli hale getirmeyi amaçlayan bir düzenleme teklifinde bulunacağız.” İşte budur. Gerçek bir tragedya ile karşı karşıyayız. Tüm öğeler yerli yerindedir. Gerçeğe uygun bir hikâyemiz var. Bugüne kadar olanları görenler, yaşayanlar “hayır, gerçek değil bu” diyebilir mi? Vekilin söyledikleri yaşadığımız hayatın ta kendisidir, “Eğitim Reformu” kâbusunu düşünün, yığınları mobilize etmeyi amaçlayan “Muhteşem Yüzyıl” operasyonuna bakın, ne görüyorsunuz? Ben bir tragedya görüyorum. ૽૽૽ Belki bu tragedyadan, umutlu olmamızı gerektiren bir hisse de çıkartılabilir. Oyunun asıl kahramanları da elbette hikâyenin gidişine ve kurallarına uymak zorunda kalacaklardır. Tragedyada kahramanların “anagnorisis”i, yükselişleri, tanınmaları, kahramanlıkları bir noktadan sonra olayların tersine döndüğü o uğursuz, bahtsız aşamaya; “peripetie”ye ulaşır. Yeni beklenmedik gelişmeler devreye girer ve sonunda tragedyanın acı veren sonuna, “pathos”una geliriz gözyaşları içinde. ૽૽૽ Belirtiler her geçen gün bu noktaya yaklaştığımızı gösteriyor. Koro, halkın sesi ne zaman devreye girecek bilemiyorum. Ama tragedyanın kahramanları için “pathos”tan başka bir gelecek de göremiyorum. Peki, seyirciler için bir “katharsis”, bir arınma, bir rahatlama, bir yenilenme olabilir mi bu oyunun sonunda? Bu biraz koronun son şarkısına; “acıyoruz ve korku duyuyoruz onlardan ve sonra üstümüzden akıp gidecek bu kir” ve kuşkusuz izleyicilerin koroya katılmalarına bağlıdır. Artık tragedyalara rağbet azaldı. Amerikan filmleri, sonu iyi biten sahtekârlıklar revaçtadır. Oysa hayat bir tragedya ve bunu bugün yüksek tepelerden her şeyi yönettiklerini zannedenlerin, olmadık tasarılarla hayatı zorlayanların iyi bilmeleri gerekir. Ve biz tiyatroyu gözyaşları içinde terk ederken, Aristoteles ağır kadife perdenin köşesinden başını uzatacak, gülümseyecek ve mırıldanacaktır: “İşte kir akıp gitti, işte arındılar.” AKP hükümetinin doktorlara gözdağı vermek istediğinin altı çizildi EğitimSen: 500 eğitimci hakkında soruşturma açıldı Haber Merkezi İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi doktoru Melike Erdem’in, Alo 184 Sağlık Bakanlığı İletişim Merkezi’ne (SABİM) gelen bir şikâyet sonrası ifadesi alındıktan sonra hastanenin 6. katından atlayarak intihar etmesi, doktorları “Melike’nin katili Recep’lerin düzeni” sloganı ile sokağa döktü. Gösterilerde, Sağlık Bakanlığı’nın Dr. Erdem hakkında soruşturma açılmadığı açıklamasının gerçeği yansıtmadığı ve Dr. Erdem’in elinde bakanlığa vereceği savunma ile intihar ettiği vurgulanarak Bakan Recep Akdağ istifaya çağırıldı. ANKARA’da Ankara Tabip Odası (ATO) Başkanı Özden Şener, Sağlık Bakanlığı önünde yaptığı açıklamada, “Hekimler mutsuz. Sağlığa yönelmiş en büyük tehdittir bu” dedi. Türk Tabipleri Birliği (TTB), ATO ve Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) üyesi sağlık çalışanları, SABİM’i Numune Hastanesi’nden Sağlık Bakanlığı’na yürüyerek “Melike’nin katili Recep’lerin düzeni”, “Bakan istifa” sloganlarıyla protesto etti. ATO Başkanı Dr. Özden Şener, burada yaptığı açıklamada, “Bizler insan gibi yaşamak ve yatağımızda ölmek istiyoruz. Melike arkadaşımız, sağlıkta dönüşüme, sırtından beslenen sağlık yöneticilerine veda etti. Kaç insan günde 150 hasta bakmaya kaç gün dayanır ya da kaç insan bir doktorun 100. hastası olmak ister” dedi. Şener, SABİM hattının hekimler üzerindeki baskı aygıtlarından biri olduğunu, hekimlere gözdağı vermek için kullanıldığını ve derhal kapatılması gerektiğini ifade etti. TTB Genel Sekreteri Dr. Beyazıt İlhan ise Bakan Akdağ’a “Vicdanınız hekimlerin ölmesinden rahatsızlık duymuyor mu” diye seslendi. Kilitlediler Fotoğraf: NECATİ SAVAŞ MEB’in gizli tanığı Alo 147 SİNAN TARTANOĞLU ANKARA EğitimSen, Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB), “Alo 147” şikâyet hattından gelen ihbarları değerlendirerek Türkiye genelinde 500 öğretmen ve okul yöneticisi hakkında soruşturma ve inceleme başlattığını açıkladı. Bakanlık müfettişlerinin eğitimcilere, “Okullarda dini ibadetler özgürce yapılabiliyor mu”, “Hükümet veya MEB aleyhine propaganda yaptınız mı”, “Örgüt üyesi misiniz” gibi sorular sorduğu öğrenildi. Sendika yöneticileri MEB’in gizli tanık sistemi anlamına gelen şikâyet hattı ile “kelle aldığını” belirtti. Şikâyet hattı üzerinden gelen isimsiz ihbarların, Ergenekon gibi davalarda sık sık gündeme gelen “gizli tanık” mantığı ile kullanıldığını aktaran sendika yetkilileri, ihbarlar üzerinden başta büyük kentlerde olmak üzere Türkiye genelinde yaklaşık 500 öğretmen ve okul yöneticisi hakkında soruşturma ve inceleme başlatıldığını bildirdi. Sendika yöneticileri, AKP’li bir il başkanının bir okul yöneticisini ᮣ Milli Eğitim Bakanlığı, öğrencilerin, öğretmenlerin ve velilerin “talep, şikâyet, görüş, öneri ve ihbar”larını bakanlıkla paylaşabilmesi için 1 Mart’ta Alo 147 şikâyet hattını açtı. EğitimSen yetkililerinin aktardığı bilgiye göre, Alo 147 zamanla “ideolojik olarak kelle alma sistemine” döndü. telefonla arayarak “Bu okulda Kuranıkerim dersi neden bu kadar az talep edildi” sorusunu sorduğunu aktardı. Telefonun görüşmesinden kısa bir süre sonra yönetici hakkında inceleme başlatıldığı ve incelemenin gerekçesinin “Alo 147 şikâyet hattı üzerinden gelen bir ihbar” olduğu belirtildi. Erdem’in öldüğü yere karanfiller ⅷ İSTANBUL’daki protestolar sabahın erken saatlerinde başladı. Dün sabah 08.0010.00 saatleri arasında, çok sayıda hastanede acil servisler dışında sağlık hizmeti vermeyen çalışanlar, hastane bahçelerinde bir basın açıklaması yaparak SABİM’in kapatılmasını istedi. Hekimlerin Dr. Erdem için bir araya geldiği yer ise Çapa’daki İstanbul Tıp Fakültesi oldu. Yüzlerce sağlık çalışanı yoğun yağışa ve fırtınaya karşın, şemsiyeleriyle Samatya’daki İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne yürüdü. Yürüyüş sırasında “Alo 184SABİM Sağlıkçı Taciz Hattı Kapatılsın, Sağlık Bakanı istifa etsin” yazılı pankart açan ve “Melike’nin katili Sağlık Bakanı”, “Sağlıkta dönüşüm ölüm getirdi” sloganları atan sağlık çalışanları, Samatya’da Dr. Erdem’in kendini boşluğa bıraktığı yerde basın açıklaması yaparak karanfiller bıraktı. (Fotoğraf: ŞULE KÖKTÜRK) Kuran sorusu Alo 147 hattı üzerinden gelen şikâyetler sebebiyle başlatılan soruşturmalarda, “Okullarda dini ibadetler özgürce yapılabiliyor mu”, “Hükümet, MEB ve 4+4+4 eğitim sistemi aleyhine propaganda yaptınız mı”, “Örgüt üyesi misiniz” gibi soruların da öğretmenlere ve yöneticilere sorulduğu bilgisi verildi. EğitimSen yönetimi, “MEB’in denetleme, inceleme ve soruşturma sistemi vardır. Ancak Alo 147 üzerinden yapılan ihbarların soruşturmaya dönüştürülmesinin mevzuatta yeri yok. Bu soruşturmaları açan MEB’in okullarda yapılabilecek dini ibadetlerin neler olduğunu açıklaması gerekir” değerlendirmesini yaptı. badet yapılabiliyor mu? İ ⅷ İZMİR’de il sağlık müdürlüğü önünde yapılan protestolarda da sağlık çalışanları, telefonlarıyla aradıkları Alo 184 SABİM hattını kilitledi. SES İzmir Şube Başkanı Veli Atanur, “Alo 184 SABİM hattı sağlık çalışanlarının sorgusuz sualsiz soruşturmaya maruz kaldıkları bir yapı haline getirilmiştir. Alo 184 SABİM sağlıkçı taciz hattına isyan ediyoruz” dedi. Alanda SES’ten bağımsız basın açıklaması yapan İzmir Tabip Odası da sağlıkta dönüşümün can almaya devam ettiğini vurgulayarak hattın kapatılmasını istedi. Açıklamaya, Genel Sağlıkİş Sendikası, Türk SağlıkSen ve Türk Hemşireler Derneği İzmir Şubesi de destek verdi. ⅷ MERSİN Sağlık Meclisi üyeleri “Alo 184 SABİM” uygulamasını Mersin Devlet Hastanesi önünde protesto etti. “AKP sağlığa zararlıdır”, “184 SABİM kapatılsın” sloganları atan sağlık emekçileri adına konuşan Mersin Tabip Odası Başkanı Galip Kırıcı, hattın sağlıkçı taciz hattına dönüştüğünü belirtti. Sağlıkçılar hattın kapatılmasını istedi. ⅷ İSKENDERUN SES ve TTB üyeleri de İskenderun Devlet Hastanesi önünde SABİM’i protesto etti. Ortak açıklamayı okuyan Fesih Güzel, SABİM’e gelen isimsiz ihbarlar nedeniyle bile yüzlerce sağlık emekçisine soruşturma açıldığını vurgulayarak bu hattın kapatılmasını istedi. 5 ayda 3 bin sağlık çalışanı şiddete maruz kaldı Sağlıkta şiddet ‘tavan yaptı’ ‘Psikolojik taciz’ de var Komisyonun araştırmasına göre en fazla “hemşireler” şiddete maruz kalırken bunu pratisyen doktorlar, uzman doktorlar, sağlık memurları ve idari personel izliyor. Komisyon Başkanı Necdet Ünüvar, sağlık çalışanlarının ayrıca üniversitelerle birlikte en fazla “psikolojik taciz” yani “mobbing”e maruz kalan kesim olduğu bilgisini verdi. Çalışma Bakanlığı’nın 170 hattına kamudan 1143, özel sektörden 1722 olmak üzere gelen 2 bin 865 çağrıya göre mobbinge uğrayanların yüzde 47’sini kadınlar oluştururken şikâyetçi erkeklerin oranı yüzde 53 oldu. AYŞE SAYIN Fotoğraf: HİCRAN ÖZDAMAR Doktora saldırıya 3 yıl hapis kasten yaralayan birisine 7 buçuk yıla kadar ceza verilebilecek. Yine aynı şekilde kamu görevlisine hakaret eden kişi mevcut yasa hükümlerine göre bir yıl ile iki yıl arasında ceza alırken yeni düzenlemeyle bu ceza yarı ya da üçte bir oranında fazla uygulanacak. TBMM Araştırma Komisyonu, sağlık çalışanlarına yönelik şiddetle ilgili çarpıcı sonuçlara ulaştı. 14 Mayıs1 Ekim 2012 tarihleri arasındaki 5 aylık sürede 3 bin 84 adet sağlık çalışanı şiddete maruz kaldı. Bunlardan 2 bin 94’ünün sözel, 990’ının fiziksel şiddet olduğu belirlendi. En fazla şiddet, yüzde 79 ile acil servislerde yaşanıyor. İkinci poliklinikler, sonra yoğun bakım üniteleri. Bakanlığa göre ‘sakıncalı’ Eşofmanlı görüntüye sansür ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) 4+4+4’e karşı eylemleri nedeniyle okul bilgisayarlarından EğitimSen’in internet sitesine girişi engelleyen Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), bu kez de dinsel simgelerin eğitimi kuşatmasına karşı bugün yapılacak eşofmanlı eylem haberini sansürledi. Ancak MEB, haberin metnini değil, genel başkan Ünsal Yıldız ile sendika yöneticisi Tuğrul Culfa’nın eşofmanlı görüntülerini “sakıncalı” olduğu gerekçesiyle yasakladı. Yıldız ve Culfa önceki gün düzenledikleri basın toplantısında, eğitimde dinsel simgelerin giderek yaygınlaştırılması karşısında düzenleyecekleri sivil itaatsizlik eylemini duyurmuş, okullara eşofmanlarla gideceklerini açıklamışlardı. MEB, bugün yapılacak eylem öncesinde harekete geçti ve okul bilgisayarlarından EğitimSen’in internet sitesine girişi kısmen yasakladı. ANKARA TBMM Sağlık Çalışanlarının Sorunlarını Araştırma Komisyonu, sağlık çalışanlarına dönük şiddetin, diğer kamu çalışanlarına göre 16 kat daha fazla olduğu sonucuna ulaştı. Şiddet uygulayanların yüzde 91’inin hasta yakınları olduğunu belirleyen komisyon, raporunda sağlık çalışanlarına şiddet uygulayanlara Türk Ceza Yasası’nda öngörülen cezaların yarı oranında artırılarak uygulanması önerisinde bulunacak. TCY’de, kamu görevlilerine karşı yaralama suçuna 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası öngörülüyor. Komisyonun önerisinin yaşama geçmesi durumunda sağlık çalışanını Ⅵ KAYSERİ (Cumhuriyet) Kayseri Eğitim ve Araştırma Hastanesi Gastroloji Polikliği’nde 12 Temmuz’da kendisini tedavi eden uzman doktor Orhan Kürşat Poyrazoğlu’na muayene olmak isteyen Veysi Koç (50), Poyrazoğlu’na ve uzman doktor Ahmet Karaman ile asistan doktor Aldülsamet Erdem’e bıçakla saldırmış ve endoskopi ünitesinin kapısını kırmıştı. 7. Asliye Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmada mahkeme, Koç’a “kamu görevlisine hakaret”ten 1 yıl 2 ay, “kamu malına zarar vermek”ten 6 ay ve “silahlı müessir fiile teşebbüs”ten 1 yıl 4 ay 26 gün olmak üzere 3 yıl 26 gün hapis cezası verdi. 1200 lira avukatlık ücretinin de sanıktan alınması kararlaştırıldı. ‘Ergen çocuğum’ konferansı Ⅵ Haber Merkezi İstanbul’da Nişantaşı Üniversitesi Bilimsel Etkinlikler Serisi çerçevesinde yarın “Ergen Çocuğum, Ergenliğim ve Kuşak Çatışmaları” konferansı verilecek. Üniversitenin İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi Psikoloji Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Halis Özerk’in konuşmacı olduğu toplantı Bayrampaşa Yerleşkesi’nde yapılacak.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog