Bugünden 1930'a 5,427,272 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

5 ARALIK 2012 ÇARŞAMBA CUMHURİYET SAYFA HABERLER CHP lideri; Erdoğan’ı ‘yolsuzluktan’ vurdu, ‘dokunulmazlıkta’ net tavır koydu 5 Memur, zarfın üzerine bakıp şöyle demiş okura: “Cezaevinde milletvekili olur mu? Adres yanlış olmasın. Balbay adını ilk kez duyuyorum üstelik...” Okur şaşırmış... Soruyor: “Böyle bir şey olur mu?” Bal gibi olur, çünkü burası Türkiye ve insanımız henüz sözlü kültürden yazılı kültüre geçmedi. Türkiye’de ulusal gazetelerin satışı 4 milyonun üzerinde görülse bile gerçek satış 2.5 milyon. Nüfusumuz ise 75 milyon... İstanbul’da yaşayanların yüzde 20’si gazete okuyor mu yoksa birinci sayfalarına bakıp bırakıyor mu, belli değil... ૽૽૽ Memleketim yangın yeri... Memleketimin hallerinde kibirli, herkesi aşağılayan, dili bir karış siyasiler var. Sözde 12 Eylül darbesini yapan Kenan Evren ve Tahsin Şahinkaya’dan yargı önünde hesap soruluyor. Nerede o işkenceciler, darbeyi isteyenler? Bakın 12 Eylül Anayasası’nın getirdiği Siyasi Partiler ve Seçim Yasası ortada duruyor. Aldanmayın milletvekillerini halkın seçtiğine tüm partilerde... Genel başkanlar ve parti üst yönetimi seçiyor, biz de oy veriyoruz. Hepimiz varız bu işin içinde... Antidemokratik bir yöntemi içimize sindirip sonra da ahkâm kesiyoruz “demokrasi ve özgürlükler” diyerek. Önümüzde atanmışlar Meclisi var! Bu gerçeği görmek istemeyenler, 2010’da “Yetmez ama evet” diyenler, iş kendilerine dokununca yırtınıyorlar... ૽૽૽ Benim halkımın neredeyse yüzde 60’ı bu gerçekleri görmüyor. Yurtseverlerin yazdıklarını, çizdiklerini okumuyor... Zulüm, baskı, kibirlilik almış başını gidiyor. Bu gidişten kimi AKP milletvekilleri de rahatsız ama “Başkan Baba”nın hışmına uğramaktan korkuyor... Devleti kim soydu? ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) CHP Genel “Filistin’e gözlemci devlet statüsü Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Başbakan Tayyip verilmesi çok önemli bir adım. Filistin DevErdoğan’ı “yolsuzluk ustası, çalma virtüözü” let Başkanı Mahmud Abbas’la görüştüm, olarak nitelendirirken devleti soyanların arkasınkutladım. 1979’lu yıllarda pek çok arkada da Başbakan’ın olduğunu söyledi. Erdoğan ve daşımız Filistin’e gitti, omuz omuza müÇevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar’a cadele verdi. Arkadaşlarımızın mezarları “Yolsuzluğun resmini yapabilir misiniz” diye soordadır; onlara sahip çıkın, dedim. Bölran Kılıçdaroğlu, “Resmini yaparlar, romanını gedeki bazı marjinallerin düştüğü hataya yazarlar, filmini çekerler...” yanıtını verdi. Kıda düşmeyeceğiz. Ne İsrail’in yok edilmesi lıçdaroğlu, dokunulmazlıklar konusunda ise “Kapahasına Filistin, ne de Filistin’in yok bak gibi milletvekili seçeceğim olmaz, ya hep ya edilmesi pahasına İsrail demiyoruz.” hiç” değerlendirmesini yaptı. Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında, Filistin’e “gözlemci devlet” statüsü verilmesine destek verirken yolsuzluklar ve dokunulmazlıklar konusunda çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. CHP liderinin açıklamaları özetle şöyle: KİK Yasası: Bu yolsuzluk, adaletsizlik yapanlar gücünü kimden alıyor acaba? Örnek olay; 9 Ekim 2012 AKP ‘Emin’ kişi değil: Şanlıurfa Milletvekili Abdülkerim Gök, “Kamu denetçisi kimdir? Kamu İhale Yasası’nda değişiklik teklif İktidara karşı bireyi savuediyor. Teklifin özü şu: Bazı firmalar kazım Hikmet, “ Sen nan kişi demektir. “Emin mu ihalelerine katılamıyorlar. Bu yasakmutluluğun resmini kişi” demektir. Sen birilelı firmalar nasıl katılırlar, bunun yolunu açyapabilir misin Abirinin söylediklerini yapımak için bu yasa çıkarılıyor. O milletvedin” der... İki Erdoyorsan kusura bakma sen kiline soruyorum, Şanlıurfa’ya acaba hanğan’a sormak isterim: emin kişi olamazsın. İşi gi yüzle gideceksin? “Bana yolsuzluğun ehline verince bir anlam Bakan istifa etti mi?: Bakan Bayifade eder. Herkesin kabul resmini yapabilir miraktar, Kamu İhale Yasası değişikliği göettiği kişi olması lazım.” sin?” derim. Resmini rüşülürken “Tek bir yolsuzluk davası açılyaparlar, romanını yamışsa istifa ederim” dedi. Ama Plan ve zarlar, filmini çekerler. Burada yolsuzluk konusunda Bütçe Komisyonu’nda “KC olayında TOKİ ola duyarlı olan sivil toplum örgütlerine sesleniyorum. rak dolandırıldık; orada zaafımız olduğunu iti Sayın Erdoğan’a yolsuzluk konusunda bir ustalık raf ediyorum” diyor. Bakan istifa etti mi? Olay belgesi hazırlasınlar. Çalarken “virtüöz” gibi çabasına yansıyınca Başbakan hemen telefona sa lıyor. Ne diyordu? “Ben yürütme organının barılıyor. “Konuşurken dikkatli olacaksın, yazı şıyım.” E biz biliyoruz zaten! Deniz Feneri sanıkları lı metnin dışına çıkmayacaksın” diyor. Sana kim niye elini kolunu sallayarak geziyor. İşte bunun için. telefon edip “Aman dikkatli konuş” diyorsa sa Sırtını daya Erdoğan’a, istediğin kadar götürebina devleti soyduran odur. “Sesini kes, malı gö lirsin. Birileri “Biz de gidelim sırtımızı dayayatürüyoruz çaktırma, devleti soyan biziz, ya lım” diyebilirler. Sakın böyle düşünmeyin, bunların bancı değiliz” diyor. Baltayı taşa vurduğunu gör “ciğerine” kadar dokunacağım ben. (Zahid Akdün sen. Paşa paşa fırçayı yedin oturdun yerine. man’ı kastederek) RTÜK’ün başına getirdikleri kiDevleti kimlerin soyduğunu gördün mü? O kişi şi Deniz Feneri’nde malı götürenler. Şu sıralarda Recep Tayyip Erdoğan’dır. işsiz güçsüz, önümüzdeki günlerde Kızılay’ın ba Değil resmini, filmini çekerler: Nâ şına getirin, orada malı daha iyi götürür. Başkan Baba ve Memleketin Halleri... Hak, hukuk, adalet, ezilmişlik, yıllardır zindanda yatan, izinsiz gösteri yürüyüşüne katıldığı için boynuna “terörist” yaftası yapıştırılarak hapis cezası alanlar... Bunlar seni hiç mi hiç ilgilendirmiyor... Yaşananları görmüyor, ezilenin ve ezenin kim olduğunu bilmiyorsun. Baskı, zulüm!.. Seni umursamamak, ayağına çelme takmak! Hayatın içinden geçen ırmağı, insan olmanın onurunu hiçe saymak onun birincil görevi... Görmüyorsun! Sana “Ananı al da git” diyor dikleniyorsun, sonra korkup bir köşeye çekiliyorsun. Sen milletvekilisin, emekçisin, asgari ücretlisin... Tuzla tersanelerindesin, AVM inşaatlarının çadırlarında... Ya düşüp ölüyorsun ya da naylon çadırlarda cayır cayır yanıyorsun... Sınır boylarında, karakollarda Mehmet’sin! Terör örgütüyle çatışırken cep telefonuyla Elif’ini arıyorsun: “Hakkını helal et Elifim...” Ve şehit düşüyorsun... Diyorlar ki: “Genç yaşta şehit düşmek herkese nasip olmaz...” ૽૽૽ Sana zaman zaman memleketimin hallerini anlatıyorum ama nedense inanmıyorsun... Kana kan intikam duyguların gelişmiş... Üstelik yaşadığın ülkede neler olup bittiğini bile bilmiyorsun. Bir okurum elektronik posta atmış, dün sabah okudum... Mustafa Balbay’a acele posta servisiyle mektup göndermek istemiş. Zarfın üzerine Mustafa Balbay, CHP İzmir Milletvekili Silivri CezaeviSilivri/İstanbul, yazmış. Venezüella’da mı kucaklaştılar: Dokunulmazlıklar konusunda söylediğimiz çok açık, kürsü dokunulmazlığı hariç, dokunulmazlıkları kaldıralım. Vatandaşlarım siz TBMM’de ihaleye fesat karıştıran, yolsuzluk yapan, halkını değil cebini düşünen bir milletvekili ister misiniz? (Salondan yükselen “hayır” sesleri üzerine) Biz de istemiyoruz. Gelin bütün dokunulmazlıkları kaldıralım. Yargı zaten senin emrinde. Belki bizi de hapse atacaklar. Ama demokrasi uğruna hiçbir CHP’li bedel ödemekten kaçınmayacaktır. Ama “ben kabak gibi milletvekili seçeceğim”, bu olur mu? Ya hep ya hiç! Hepsini getir, göreceksin 135 CHP milletvekili ellerini kaldıracaklar. Biz teröristlerle kucaklaşmayı asla kabul etmiyoruz; doğru bulmuyoruz. Ama bir soruyu sormaktan kendimi alamıyorum. Bunlar Venezüella’da mı kucaklaştılar acaba? Bu ülkede o zaman başbakan yok muydu. Adalet fırıl fırıl: Konfüçyus, “Adalet, kutupyıldızı gibi yerinde durur, geri kalan her şey onun etrafında döner” der. Bizim ülkemizde fırıl fırıl dönen bir adalet var. Böyle olduğu için Türkiye Cumhuriyeti içinden çöküyor, çürüyor adeta. Adaletsiz toplum gaspa kapı açan toplumdur. TAHSİLAT YAPAMIYOR 3 YIL SUMEN ALTI EDİLEN YOLSUZLUK DOĞAL AFET SAYILDI SGK zorda MUSTAFA ÇAKIR Kömür ‘ak’lanıyor ALİCAN ULUDAĞ ANKARA Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), yeniden yapılandırılmış olmasına karşın alacaklarını tahsilde zorlanıyor. Kurum, 2008 yılında çıkarılan yasalarla yeniden yapılandırılan toplam 26.2 milyar liralık alacağından 6.6 milyar lirayı tahsil etti. 2011 yılında çıkarılan yasayla yapılandırılan 29 milyar liralık alacağın da 10 milyarı alınabildi. Diğer taraftan sosyal güvenlik sistemi de açık vermeye devam ediyor. SGK’nin 3. olağan genel kurulu için hazırlanan faaliyet raporunda şu değerlendirmelere yer verildi: 6111 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Yasası ve Diğer Bazı Yasa ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Yasa kapsamında kuruma olan borçların yapılandırılması amacıyla 2 milyon 383 bin 9 başvuru yapıldı. Vade sonunda tahsili öngörülen tutar, 29 milyar 7 milyon 372 bin 608 lira. Bu miktarın 10 milyar 525 milyon 679 bin 579 lirası tahsil edildi. 2008 Mayıs2012 Eylül döneminde toplam 1 milyon 213 bin 282 çalışan ile 85 bin 678 işyerinin kayıt dışı olduğu tespit edildi. 2007 yılında 56 milyar 875 milyon lira olan toplam gelir, 2011 yılında 124 milyar 480 milyon liraya, 2007 yılında 81 milyar 915 milyon lira olan toplam gider ise 2011 yılında 140 milyar 715 milyon liraya ulaştı. SGK’nin bu yıl sonu itibarıyla gelirlerinin 140 milyar 32 milyon lira, giderlerinin 160 milyar 533 milyon lira olacağı tahmin ediliyor. Toplam prim gelirlerinin emeklilik ve sağlık giderlerini karşılama oranı, 2011 yılında yüzde 67.8 olarak gerçekleşti. Data Center Projesi’yle, SGK’nin gelecekteki en az 1520 senelik bilgi sistemleri gereksinimini karşılayacak kapasitede ve teknolojide, Ankara/Batıkent’te 58 bin 590 metrekarelik bir arsa üzerinde SGK Veri Merkezi inşaa edilecek. ANKARA AKP hükümetinin “seçim yatırımı” diye eleştirilen kömür dağıtımıyla ilgili olarak Türkiye Kömür İşletmeleri (TKİ) tarafından 20082009 yıllarında “açık ihale usulü” yerine seçilmiş firmalardan kömür alımı yapılarak 329 milyon liralık “yolsuzluk” yapıldığı iddiasına ilişkin soruşturmada bilirkişi, her yıl yapılan kömür alımını “doğal afet” gibi “önceden öngörülemeyen olaylar” kapsamında saydı. Bilirkişi raporunda, eski Enerji Bakanı Hilmi Güler’in de aralarında bulunduğu 12 kişi hakkında suç unsurunun bulunmadığı belirtildi. Milyon dolarlık “kömür yolsuzluğu” soruşturması, eski Hazine Başkontrolörü CHP’li milletvekili Aykut Erdoğdu’nun savcılığa 3 Temmuz 2009’da yap tığı suç duyurusu üzerine başladı. TKİ’nin özel şirketlerden yaptığı kömür alımlarını inceleme görevi verilen Erdoğdu, savcılığa da verdiği raporunda, 2008 yılı içindeki kömür alımlarının 329 milyon 655 bin 669 TL’sinin Kamu İhale Yasası’na aykırı olarak gerçekleştirildiğini belirtti. Erdoğdu, raporunda “TKİ yetkililerinin özel firmalardan gerçekleştirdiği kömür alımlarında açık ihale usulü ile rekabet ortamı yaratmak yerine; ya pazarlık usulü ihale ile kendi belirlediği firmalardan ya da doğrudan temin veya protokol usulü adları altında ihale yapılmaksızın tek bir firmadan kömür alınması Kamu İhale Yasası’nın ‘yasak fiil ve davranışlar’ fiili ile örtüşmektedir” dedi. Ankara Savcılığı’nın rapor üzerine başlattığı soruşturma sürürken iki Hazine başkontrolü de 2009’daki alımlarda yasaya aykırılık tespit ederek 8 Şubat 2011 tarihinde suç duyurusunda bulundu. Savcılık, iki dosyayı birleştirdi. Savcılığın talebi üzerine suçlamalara ilişkin bilirkişi raporu hazırlandı. Cumhuriyet’in ulaştığı 250 sayfalık bilirkişi raporunda, Hazine kontrolörlerinin gördüğü suçlar tek tek aklandı. Kömürlerin açık ihale usulüyle değil, pazarlık veya doğrudan alım yöntemiyle temin edildiğine yönelik suçlamaya yanıt verilen raporda şöyle denildi: “TKİ’nin Kamu İhale Yasası’nın 21. maddesindeki ‘Doğal afetler, salgın hastalıklar, can veya mal kaydı tehlikesi gibi ani ve beklenmeyen veya idare tarafından önceden öngörülemeyen olayların ortaya çıkması üzerine ihalenin ivedi olarak yapılmasnın zorunlu olması’ halinin gerçekleşmesi nedeniyle pazarlık usulünde ve 22. maddesindeki, ‘İhtiyacın sadece gerçek veya tüzel tek kişi tarafından karşılanabileceğinin tespit edilmesi’ halinin gerçekleşmesi nedeniyle de doğrudan temin yönteminde yerli üreticilerden kömür alımları yapıldığı anlaşılmaktadır.” KADER’DEN ‘BİR ERKEK BİR KADIN’ ÇAĞRISI Aday listelerine ‘fermuar’ önerisi İstanbul Haber Servisi Kadın Adayları Destekleme Derneği (KaDer), siyasi partilere, seçimle gelinen tüm karar organları için aday listelerinin “fermuar” olarak tanımlanan “bir erkekbir kadın” şeklinde düzenlenmesi çağrısı yaptı. ‘5 Aralık Türk Kadınına Seçme ve Seçilme Hakkı’ verilmesinin 78. yıldönümü dolayısıyla KaDer yazılı açıklama yaptı. Açıklamada kadınların karar mekanizmalarında yer alması için kotanın yeterli olmadığına dikkat çekildi. Politik, sosyal, kültürel ve ekonomik alanlarda eşitlik için karar alınan tüm yönetim birimlerinde eşit temsil hakkı istenen açıklamada “Tüm siyasi partilere çağrıda bulunuyor ve seçimle gelinen tüm karar organları için aday listelerinin ‘bir erkekbir kadın’ olarak düzenlenmesini istiyoruz. ‘Fermuar’ denilen bu sistemin artık uygulanması gerektiğini hatırlatıyoruz. ‘Fermuar’ sistemi sosyal adaletin gereğidir” ifadelerine yer verildi. Türkiye Kadın Girişimciler Derneği’nden (KAGİDER) yapılan açıklamada ise bugün Türkiye’de, 550 milletvekilinin 77’sinin, 26 bakanın sadece 1’inin, 2 bin 924 belediye başkanının 26’sının, 34 bin 210 muhtarın 65’inin, 81 valinin sadece 1’inin kadın olduğuna dikkat çekildi. Kömürü aklayan rapor TAHMİN ÜZERİNDEN TESPİT aporda, “önceden öngörülemeyen olaylar” konusu şu ifadelerle açıklandı: “Kararnamelerle TKİ’ye verilen kömür temini görevinin her yıl tekrarlanacağı önceden bilinemez. Zira Bakanlar Kurulu tarafından fakir ailelere kömür verilmesi yerine nakdi destek yapılması kararı da alınabilir. Valiliklerce yapılan ihtiyaç bildirimleri periyodik değildir. Kararnamenin kapsadığı sürenin sonuna kadar ihtiyaç bildirimleri yapılabilmektedir. İhtiyacın miktarı, temini, teslimi.. vs. konularda da belirsizlik vardır. (..) Dolayısı ile TKİ’den ne zaman, ne miktarda kömür istenileceğinin önceden bilinmesine imkân yoktur. Alımlardaki ivedilik tartışmasızdır.” Raporun sonunda, bir kamu zararına veya kişi ya da firma yararına piyasa fiyatının üzerinde kömür alımı yapıldığının kanıtlanamadığı savunularak haklarında suç isnadı yapılan Hilmi Güler, Enerji Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Selahattin Çimen, TKİ Genel Müdürü Selahaddin Anaç ve TKİ Yönetim Kurulu üyelerinin bulunduğu 12 kişinin suç unsuru eylemlerinin ve herhangi bir kurum zararının mevcut olmadığı iddia edildi. Savcılık, bilirkişi raporundan hareketle gelecek günlerde dava açılıp açılmayacağına karar verecek. R Şandır: Dayatmayı ‘Burun kıran polisin görevi ne?’ kabul etmiyoruz ANKARA (ANKA) CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, Şafak Gümüşsoy’un açtığı davada AİHM tarafından verilen kararda Türkiye aleyhine tazminata hükmedildiğini belirterek konuyu Meclis’e taşıdı. Tanrıkulu, TBMM Başkanlığı’na İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin’in yanıtlaması istemiyle verdiği soru önergesinde, 2001’de aylık siyaset dergisi Devrimci Mücadele Birliği’nin ofisinde polis tarafından arama yapıldığını belirtti. Tanrıkulu, derginin sahibi Şafak Gümüşsoy’un gözaltına alınırken polis memuru A.Ç.’nin kendisine kafa atmak suretiyle burnunu kırdığını belirttiğini kaydetti. Tanrıkulu, şu soruları yö neltti: “Polis memur A.Ç. kimdir ve olay tarihindeki görevi nedir? Hakkında verilen ceza nedir?” ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır, geçen dönem TBMM’de yumruklaşmaya varan kavgaya neden olan içtüzük değişikliği konusunda AKP’nin yeni bir çalışma başlatmasına “İktidar grubunun dayatması kabul edilmeyecektir. Komisyonda ve Genel Kurul’da iktidar grubunun içtüzük değişiklik dayatmalarına karşı çıkarız, karşı çıktık, bundan sonra da karşı çıkarız” diye tepki gösterdi. Şandır, TBMM İçtüzüğü’nün Meclis’in çalışmasını, yasama görevini sağlıklı yapmasını temin eden, anayasa kadar değerli bir hukuk belgesi olduğunu ifade etti. Şandır, bu kapsamda içtüzükte yapılacak değişikliğin muhalefet ile birlikte yapılması gerektiğini kaydetti.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog