Bugünden 1930'a 5,427,716 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 5 ARALIK 2012 ÇARŞAMBA kultur@cumhuriyet.com.tr 14 SIRADA ADANA, GAZİANTEP VE MERSİN VAR Kültür Servisi Dünyaca ünlü piyanist ve besteci Fazıl Say, 13. Uluslararası Antalya Piyano Festivali ve Almanya’daki “Artist in Residence Haftası” kapsamında verdiği konserlerin ardından, programına Anadolu konserleri ile devam ediyor. Bursa’da 25 Kasım’da verdiği konser ile Anadolu’daki dinleyenleriyle buluşan Say, 1 Aralık’ta Trabzon’da, 3 Aralık’ta da İzmit’te konser verdi. Say, bu konserlerde, “Kara Toprak”, “Bodrum” ve “Mavi Su” gibi, kendi eserlerinin yanı sıra, Mozart, Beethoven ve Bach eserlerini de yorumladı. Sanatçının gelecek konser programı ise şöyle: 2324 Aralık Adana Büyükşehir Belediyesi Tiyatrosu, 25 Aralık Gaziantep Dedeman Oteli, 26 Aralık Mersin Kültür Merkezi. KÜLTÜR Fazıl Say’dan Anadolu konserleri Oldu da Bitti Maşallah! 15 metre uzunluğu ve tonlarca ağırlığıyla “Nirvana’daki Yatan Buda” heykeli. Topkapı Sarayı’nda ‘Çin Hazineleri’, Tophanei Âmire’de ‘İpek Yolu’na Açılan Büyülü Kapı’ sergileri İpek Yolu, barış yolu ‘Yap boz’ İstanbul İstanbul Tasarım Bienali’ni son haftasında en azından yaşadığınız kentte ‘oyun da olsa’ söz sahibi olmak için görmelisiniz butonundan sonra yeşile basınca, kent eskisi gibi olmuyor. Birden çok kullanıcı yeEski TOKİ Başkanı Erdoğan Bayrakşile bastığında ise kent daha normal hale tar, geçen yıllarda, bir basın toplantısında geliyor. şöyle demişti: “İstanbul yıkıldıkça güzelBu “kent yapma oyunu”nda, “ideal leşiyor.” Bu yıl ilki düzenlenen İstanbul kent reçetesi yazmak gibi bir derdi yok” Tasarım Bienali sona erKozar ve Ünal’ın. Kentin tekil meden, İstanbul Moaktörlerle değil, çoğul fikirlerle ᮣ ‘İstanbulOMatik’ adlı tasarlanması gerektiğine vurgu dern’de “Musibet” sergisi kapsamında yer alan ve interaktif yerleştirmede bir yapıyorlar. O yüzden bu oyunBayraktar’ı hiç de haklı da da katılım arttıkça kent daha kent yapma oyununa çıkarmayan bir “oyuna” yaşanılabilir oluyor. dahil oluyorsunuz. Kentin dahil olabilirsiniz. Tabii İnsanları düşünmeye iten bir “oyun da olsa” kenti yatekil aktörlerle değil, çoğul oyun bu, “İstanbul’u şekillenşanılır bir yer kılmak istidiren güçlerin İstanbul’a nefikirlerle tasarlanması yorsanız... ler ettiğini deneyimleyebilegerektiğine vurgu yapan ceği bir küçük deney odası Mimarlar Cem Kozar ve Işıl Ünal’ın “İstanbuloyunun yaratıcıları mimar yaptık” diyor yaratıcıları. OMatik” adlı bu interakPolitikacıların uçuk fikirleri, Cem Kozar ve Işıl Ünal, tif yerleştirmesi, kentin belediye başkanlarının vaatleri, “Oyunda da katılım son dönemdeki yıkım kentle ilgili sıradışı projelerinin odaklı dönüşümüne eleştide yansıması var bu oyunda. artıkça kent daha rel bir gözle bakıyor. Bu Kozar ve Ünal, kentsel dönüşüyaşanılabilir oluyor” diyor. mün de Türkiye’deki inşaat “Bir İstanbul yapma oyunu” diye tanımlayabisektörünü canlandırma girişimi leceğimiz yerleştirmenin olduğunu söylüyorlar: “Tamazemininde, aralarında sivil toplum kuruluş men para kazanma üzerine kurulu bir ları, yeşil alan, TOKİ, tarihi kent, star misistem bu. Mimarlar da bunun aracı olmar gibi kenti şekillendiren butonlar var. maya itiliyor. Mesela Tarlabaşı dönüButonlara bastıkça kentin mimari yapısı şüm projesinde de pek çok ünlü mimar şekilleniyor ve kente dair her defasında yer aldı. Evet bir şeylerin yapılması gefarklı olasılıkla karşılaşıyorsunuz. rekiyor ama İstanbul’a özgü enerjiyi Örneğin TOKİ’yi temsil eden butona ba görmek, bunu okumak ve anlamak gesınca kentin “TOKİ’li” halini görüyorsurekiyor ”. nuz, yeşili temsil eden butona basınca yeşil (1. İstanbul Tasarım Bienali 12 Aralık’ta bir kent oluşuyor... Ancak izleyici, tarih sona eriyor) CEREN ÇIPLAK tarihine kadar sürecek “Dunhuang’ın Renkleri” sergisinin görinlerce yıldan beri, yaşakemli sunumu ve bilgilendirmesi nan koşullar ne olursa oldışında bir ayrıcalığı var: Değerbisun insanoğlunun peşini lirlik, algılama, bilimsel yöntem bırakmadığı tek baskın öğe kültür ve “tıpkısının aynısı” diye dalga ve ticaret. geçilen kopyalama sisteminin yaGeçen günlerde Çin ve Türkilın ve bilimsel hali ve Çin’in ustaye’nin kültür bakanlıklarının girilık gösterisi. şimi ile önce Topkapı Sarayı’nda Dunhuang Araştırma Enstitüsü açılan, pişmiş topraktan yapılmış, Başkanı Fan Jinshi, katalog yazıyeraltı kenti buluntusundan dört sında, “Tarihi İpek Yolu üzerinasker, at heykeli ve çeşitli eserledeki önemli ulaşım ve ticaret rin oluşturduğu “Çin Hazineleri” merkezi Dunhuang, dünyanın ve aynı günün akşamı Mimar Sidört büyük medeniyetinin, altı nan Güzel Sanatlar Üniversitesi dinin ve onlarca etnik grubun Tophanei Âmire’deki “İpek Yokültürlerinin kaynaşma yeriydi. lu’na Açılan Büyülü Kapı: Dun Çin’de bulunan en büyük, en iyi huang’ın Renkleri” sergileri tam korunan Budist mağaralar olma anlamıyla bir hatırlatmaydı. Adı özelliğini taşıyan Mogao mağa“Çin Yılı” bile olsa, sanatın, biliraları, MS 4 ile 14. yüzyıllar aramin, düşünce sisteminin, doğayı sındaki dönemde, Çin’deki ve algılamanın, yolculuk gizeminin dünyadaki Budist sanatın üstün ve efsanelerin, yani Çin’den Robaşarılarını temsil ederek dünya ma’ya uzanan 6 sanat tarihinde bin 400 kilometbir yere saᮣ Topkapı Sarayı’ndaki sergi önemli relik yolun hahip oldu” diyordu. 20 Şubat, Mimar Sinan Güzel tırlatması. Bir 715 mağara, 45 başka anlamda Sanatlar Üniversitesi Tophane bin metrekare duvar yalnızca yün, ali Amire’deki sergi ise 7 Ocak resmi, 2000’den tın, gümüş, ipek fazla heykel, kütüp2013 tarihine kadar ve kutsallık dehane mağarası değil, İpek Yonen yerde 50 binden izlenebilecek. lu’nun kültürel fazla eser. zenginliğiydi Her yazılan ayrınsöz konusu olan. tı, sunulan görsel zenginlik; koruAslında, kasım ayının ilk haftama bilinci, uygulamadaki ustalık, sında Gaziantep Büyük Şehir Beyüksünmeden, yok saymadan geçlediyesi ve sivil toplum kuruluşlamişi ile günümüze göndermelerde rının kusursuz ev sahipliğini Zeug bulunan (kısıtlı olanaklar içinde) ma Müzesi salonlarında yaptığı ve bu sergi, günümüz sanatçıları için de bir öğreti. Şiiri, kutsallıkla kuüç gün süren, yerli ve yabancı bişatılmış efsaneleri resmetmedeki lim adamları, yazarlar, sanatçılar, anlatım zenginliği ve heykelleri ile valiler ve diğer üst düzey büroher bir yapıt gülümsüyor; dans kratların da katıldığı 7. İpek Yolu Belediye Başkanları Forumu sanki edenler, nilüfer çiçekleri, sapkın Raudraksa ile yarış, matem, cenişin başlangıcıydı. Pek çok ülkenetin kralı, Nirvana, kadın donörden 30’dan fazla yabancı konuk. ler, bin gözlü ve bin kollu’lar bu Amaç, ‘İpek Yolu’nu kültürel desergide gülümsüyor bizlere. rinliği ile hayata geçirmek... Sanat eserinin röprodüksiyonunu Evet!.. Bu serüvenin içinde, yitirilyapan sanatçının da adı yazılı üsmeye yatkın kültür ve sanatın bintelik. Gel de ayırt et! Ama yolunu lerce yıldan beri süregelen izine Sultanahmet’ten, Tophane’den geyer ayrılmıştı. ‘İpek Yolu’ barış çirenlerin görmesi gerek her iki yoluna dönüştürülebilir miydi? Geçmiş, yadsınamayacak derinlik sergiyi. Biraz keder dağıtırsınız. İsterseniz “Çin çıkarması mı teydi. Tabii ki sanat ve kültürün yoksa?” diyebilirsiniz! Tabii öncülüğünde… “İpek Yolu”nu da düşünerek. Tophanei Âmire’de ise 7 Ocak GÜROL SÖZEN B Geleneksel kültürümüzde var, çocuğun ağzına lokumu verip bedeninden bir parçayı kesiveriyor, bağırıp çağırmasını da oldu da bitti maşallah diye yaygarayla bastırıyoruz. Taksim’e yapılanlar da buna benziyor. Kentin en önemli alanını, o kentte yaşayan hiç kimseye sormadan kazıverdik işte, ne olmuş buyurganlığıyla. Oysa daha yakın zamanda otobüslerin rengi eflatun mu, fıstık yeşili mi olsun, yeni yapılacak gemilerin direkleri önde mi, arkada mı olsun diye ortalık yerlere sandıklar koyup halkın görüşünü alıyoruz diye demokratlık taslayan aynı kent yönetimi değil miydi? Aceleleri var demek. Görüş almaya falan zaman yok. Ne güzel bir demokrasi, benden yana olanlar için her şey güzel ama karşı görüşe hayat hakkı yok. İşbitirici, oldu da bitti maşallah demokrasisi. Kentle ilgili konularda demokrasi denildi mi, unutamadığım bir olay gelir aklıma: Bir arkadaşımız öğrenim için Londra’ya gitmiş. Kıyıda köşede bir mahallede bütçesine uygun küçük bir öğrenci evi tutmuş, okuluna gidip geliyor. Bir gün kapısında üzerinde adı soyadı yazan resmi bir zarf bulmuş. Zarfta şöyle yazıyormuş: Mahallemizdeki parkta şöyle bir imar değişikliğinin yapılması planlanmaktadır. Bu konuda bir itirazınız varsa şu güne kadar bildiriniz. O ülkenin yurttaşı olmayan, geçici olarak orda oturan bir insanın görüşüne bile değer veren demokrasi anlayışı bir yanda, ben yaptım oldu, sen kimsin diyen anlayış tepemizde. Paris’in ünlü Luvr Müzesi, bir zamanlar kralların sarayıydı. 1789 Fransız Devrimi, özgürlük, eşitlik, kardeşlik sloganıyla gerçekleştirilip zindanlar yıkılınca, Luvr da müze yapıldı, iki yüz yıldır dünyanın en çok ziyaret edilen müzelerinden biri. Bir de Luvr’un karşısında geniş bir boşluk oluşturan Tuileries Bahçesi vardır. Bu bahçenin yerinde de bir zamanlar Napolyon’un da aralarında olduğu imparator ve kralların oturduğu Tuileries Sarayı varmış. 1871’de işçiler kenti ele geçirdiklerinde, zalim yönetimlerden çektiklerinin acısıyla sarayı ateşe verip yakmışlar. Paris Komünü fazla yaşayamadı ama yanmış sarayın iskeleti de yıllar boyu kentin göbeğinde bir hayalet gibi durdu. Paris halkı tam on bir yıl tartıştı, bu yanmış sarayı ne yapalım diye. Sonunda Fransız Ulusal Meclisi’nin kararıyla yıkıldı ve bugünkü park ortaya çıktı. Son on yıldır sarayın yeniden yapılması tartışılıyor. Sıradan yurttaşlardan kent uzmanlarına dek herkes görüşlerini açıklıyor. Tartışmalar henüz sonuçlanmadığından somut bir adım atılamadı. Demokraside kararlar tartışa tartışa alınıyor ki, sonradan kimse benim görüşüm sorulmadı, bu nasıl iş demesin. Yapılanlar herkesin içine sinsin. Bakalım bizde böyle bir demokrasi kültürü ne zaman oluşacak! Yaşadığımız şehirlerin her gün bir köşesinin boğazlanışını daha ne kadar, ağzına lokum sokuşturulmuş sünnet çocukları gibi çaresiz izleyeceğiz. Usta Muharrem Ertaş anıldı Ⅵ KIRŞEHİR (AA) Bozlak geleneğinin en büyük ustalarından biri olarak kabul edilen Muharrem Ertaş, ölümünün 28. yılında Kırşehir Belediyesi tarafından düzenlenen törende türkülerle anıldı. “Türkülerle Muharrem Ertaş Konseri”nde, Kırşehir Belediyesi Neşet Ertaş Müzik Topluluğu, ünlü saz ustasıyla oğlu Neşet Ertaş’ın sevilen türküleri ve uzun havalarını seslendirdi. Turgut Uyar Şiir Ödülü Ⅵ Kültür Servisi Bencekitap Yayınları’nın düzenlediği 3. Turgut Uyar Şiir Ödülü yarışmasının son katılım tarihi 19 Mart 2013. Çağdaş Türk Edebiyatına yeni değerler kazandırmak bağlamında katkı sağlamak amacıyla düzenlenen yarışmanın seçici kurulu Gonca Özmen, Gültekin Emre, Hami Çağdaş, Sennur Sezer ve Tarık Günersel’den oluşuyor. Yarışma sonuçları ise 20 Mayıs 2013 tarihinde ilan edilecek. (www.turgutuyarsiiryarismasi.com) 612 ARALIK TARİHLERİ ARASINDA DAME DE SION’DA 1974 MANCHESTER YANGINININ VİDEOSUYLA Barok müzik günleri Kültür Servisi Notre Dame de Sion Barok Müzik Günleri, 612 Aralık tarihleri arasında müzikseverleri ağırlamaya hazırlanıyor. Etkinlik, yarın Pierre Hantaï dinletisiyle başlıyor. 7 Aralık’ta Andres Rodrigo Lopez, Başak Ersöz, Damla AliPierre Hantaï ve zade ve Yağmur Dâi’den oluSkip Sempé şan Barokist Quartet’i ağırlayacak etkinlikte, 8 Aralık’ta da Johann Sebastian Bach’ın tuşlu çalgılar için yazdığı “Partitas”larının tamamını iki resitalde yorumlayacak Orhan Memed konuk olacak. Barok Müzik Günleri, 9 Aralık’ta “İki klavsenli resital P. Hantaï S. Sempé” başlığı altındaki konserle Pierre Hantaï ve Skip Sempé’yi ağırlayacak, 11 Aralık’ta Orhan Memed dinletisiyle sürecek. 12 Aralık’ta traversoda Nihan Atalay, klavsende Eriko Wakita’nın yer alacağı “Duo Traverso” dinletisiyle son bulacak etkinlikte, tüm dinletiler saat 19.30’da başlayacak. (0 212 219 16 97) Turner Ödülü Elizabeth Price’ın Kültür Servisi İngiltere’de modern sanat dalında verilen en önemli ödüllerden Turner Ödülü, sürpriz bir isme, Elizabeth Price’a gitti. Bu yıl, geçen yıllara göre daha çekişmeli geçen yarışmanın favorisi, mermerden yaptığı dışkı heykeliyle Paul Noble’ydi. Elizabeth Price, Paul Noble, Luke Fowler ve Spartacus Chetwynd’dan oluşan 4 aday arasındaki yarışı, “The Woolworths Choir of 1979” adlı videosuyla kazanan Price, 25 bin sterlin (yaklaşık 65 bin TL) değerindeki para ödülünün de sahibi oldu. Price çalışmasında, 1979 yılında Manchester’da meydana gelen bir yangının çarpıcı fotoğraflarını gözler önüne seriyor. Turner Ödülü’ne Luke Fowler, İskoçyalı psikiyatr R.D. Laing’in hayatı ve çalışmalarını konu eden 93 dakikalık filmiyle, geleneksel sanat çalışmalarıyla bilinen Spartacus Chetwynd ise toplumsal ahlak konulu performansıyla katılmıştı. Eserler, 6 Ocak 2013 tarihine kadar Tate Britain’da sergilenecek. Elizabeth Price
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog