Bugünden 1930'a 5,433,387 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

13 ARALIK 2012 PERŞEMBE CUMHURİYET SAYFA HABERLER 3 ‘Rabbim bu kez Antalya dedi’ Diyanet ezber bozdu ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) Diyanet İşleri Başkanlığı, ölenlerin ardından yakınlarının sıkça uyguladığı 7, 40 ve 52 duasının ve özel merasim yapmanın, dini bir dayanağı olmadığını açıkladı. Diyanet’in hurafeler bölümüne gelen, “Vefat edenler için 7, 40 ve 52’nci gün duası var mıdır, dini dayanağı nedir” sorusuna verilen yanıtta, ölenin ardından böylesi özel günler düzenlemenin ve dini merasim yapmanın hiçbir dini dayanağı olmadığına dikkat çekildi. Diyanet İşleri Başkanlığı’nın internet sitesinde de yer alan açıklamada, bu soruya şu karşılık verildi: “Bir kimsenin ölümünün 7, 40 ve 52’nci günü şeklinde zamanlar tayin edip bu zamanlardan özel merasim yapma şeklindeki uygulamaların hiçbir dini dayanağı yoktur. Ölen bir Müslümanın usulüne göre yıkanıp kefenlenmesi ve cenaze namazının kılınarak defnedilmesi farzdır. Bunun dışında yapılması zorunlu olan bir şey yoktur.” ANTALYA (Cumhuriyet Bürosu) Yaklaşık 3 yıldan bu yana yüksek tansiyona bağlı böbrek yetmezliği rahatsızlığı bulunan eski Maliye Bakanı Kemal Unakıtan (66) böbrek nakli olmak üzere Akdeniz Üniversitesi Hastanesi’ne yattı. Unakıtan’a, başarılı organ ve doku nakilleriyle tanınan hastanede canlı vericiden böbrek nakli yapılacak. Unakıtan’ın tedavisi Organ Nakli Merkezi’nde nefrolog Doç. Dr. Hüseyin Koçak tarafından yapılıyor. Unakıtan 2009’da ABD’deki Cleveland Clinic’te bypass ameliyatı olmuş, eşi Ahsen Unakıtan’ın “İstihareye yattım, Yüce Rabbim Cleveland dedi” açıklaması tartışma konusu olmuştu. Silivri, Deniz Feneri ve Dokunulmazlıklar Bugün Silivri’de savcılar, esasa ilişkin görüşlerini açıklayacak, sanıklar hakkında istenen cezaları bildirecek…. Yıllardır bazı sanıkları içerde tutan mahkemenin nasıl bir tutum takınacağı merak konusu! Usul konusunda pek çok tartışma yapıldı Silivri davaları hakkında: Delillerin değerlendirilmesi, tanıkların dinlenmesi, gizli tanıkların nitelikleri, sanıkların savunma hakları, sürekli olarak ciddi usul sorunları olarak kamuoyuna yansıdı… Hukukçular, avukatlar, barolar belli tepkileri dile getirdiler… Yargılama sırasında sanıklar lehine karar veren yargıçların yerleri değiştirildi… Birbiriyle ilişkili olup olmadıkları kuşkulu olan davalar birleştirildi… Ekleri ile birlikte milyonlarca sayfa tutan dava dosyaları oluşturuldu… Yıllardır içeride tutuklu bulunan sanıkların tahliye istekleri sürekli olarak reddedildi… Şimdi böyle bir davadan nasıl bir sonuç çıkacağı, kamuoyu tarafından heyecanla bekleniyor. ૽૽૽ Hemen hemen aynı usul sorunlarının tartışıldığı “Balyoz” davasının cezaları ortada: Toptancı bir yaklaşımla verilmiş, hukuka uygunluğu tartışmalı kararlar… Şimdilik temyiz aşamasında! ૽૽૽ Bu arada Deniz Feneri davasında tutuklu sanıklar salıverildi ve atılı olan suçların niteliği değiştirildi… Davanın savcıları mahkemeye verildi, yargılandı, beraat etti. ૽૽૽ İşte milletvekillerinin dokunulmazlıkları böyle bir ortamda tartışılıyor. Bu konuda çok geniş kapsamlı bir makale yazmış olan Ankara Baro Başkanı Prof. Metin Feyzioğlu bakın ne diyor: (Prof. Dr. Çetin Özek Armağanı, İstanbul 2004, ss. 397425. ayrıca “http://www.feyzioglu.av.tr/yayin/yasamadokulunmazligiuzerinedusunceler.html” adresinden de okunabilir.) “Bakanlar Kurulu’nun, Meclis’te çoğunluğa sahip siyasi parti veya siyasi partiler koalisyonunca oluşturulduğu günümüz parlamenter demokrasilerinde, yasama dokunulmazlığının, esas itibarıyla, muhalefetteki milletvekillerini koruduğu açıktır. Bu tespit, hukuk devleti ilkelerinin yeterince özümsenmediği ve yürütme organının hâkimler ve mahkemeler üzerinde etkili olduğu konusunda birtakım soru işaretlerinin bulunduğu, yani yargı bağımsızlığının halen tartışıldığı bir ülkede, daha güçlü bir şekilde dile getirilebilecektir. Kaldı ki, böyle bir ülkede, İçişleri Bakanlığı kadrolarında çalışan kolluk teşkilatı görevlilerinin adli görev yaparlarken, Cumhuriyet Savcılarını yanıltmaları ve açılmaması gereken soruşturma ve kovuşturmaların açılmasına sebebiyet vermeleri de bir ihtimal olarak göz önünde bulundurulmalıdır.” ૽૽૽ Prof. Feyzioğlu’nun bu saptamaları üzerine başka söze gerek var mı: Türkiye’de yargının durumu ortada… Dokunulmazlıklar sadece muhalefeti koruyor… Bu dokunulmazlıkları kaldırdığınız zaman kopacak kıyameti düşünmek dahi istemiyorum! Kaç kez kurtulabilirler! Esenyurt’taki yangın faciasını yaşayan inşaat işçileri işverenlerin duyarsızlığı nedeniyle Amasya’da da ölümle burun buruna geldi. Kaldıkları çadır kül oldu. 150 kişiden 1’i yaralandı Gülşah öğretmen için toplandılar Ⅵ VAN (Cumhuriyet) Ayrıldığı sevgilisi tarafından Konya’da öldürülen öğretmen Gülşah Aktürk’ün Van’daki meslektaşları Aktürk’ün görev yaptığı Namık Kemal İlkokulu önünde toplanarak kadına yönelik şiddeti protesto etti. Basın açıklamasını okuyan İlknur Karael, “Bu olayla öldürüleceğini biliyordu. Tedirgindi ama buna rağmen rapor almayı istemiyordu” dedi. MEHMET MENEKŞE 12.12.12 çılgınlığı Türkiye’yi de sardı SELAHATTİN ŞAHİN AMASYA Gümüşhacıköy ilçesinde TOKİ inşaatında çalışan 150 işçinin kaldığı çadırda çıkan yangında bir işçi yaralandı. Çadırda, İstanbul Esenyurt’ta bir alışveriş merkezi inşaatında geçen mart ayında çıkan ve 11 işçinin yanarak öldüğü yangından sağ kurtulan işçilerin de olduğu bildirildi. Amasya’nın Gümüşhacıköy ilçesinde TOKİ inşaatında çalışan 150 işçinin bulunduğu brandadan yapılma çadırlarda önceki gece ısınma amaçlı kullanılan odun soba sından yangın çıktı. 150 inşaat işçisinin henüz uyumaması büyük bir faciayı önledi. İşçilerden Aytekin Yılmaz’ın (35) yaralandığı yangında, çadır ve içindeki eşyalar tamamen kül oldu. Merzifon Devlet Hastanesi’nde tedavi altına alınan Yılmaz’ın sağlık durumunun iyi olduğu bildirildi. İşçilerden Kemal Erkomak, İstanbul Esenyurt’ta bir alışveriş merkezi inşaatında geçen mart ayında çıkan ve 11 işçinin yanarak öldüğü yangından sağ kurtulduklarını ancak burada da hiçbir can güvenliklerinin olmadığını belirtti. 12’yi 12 geçe ⅷ İZMİR (Cumhuriyet Ege Bürosu) İzmir’de sadece Konak’taki 4 nikâh salonuna 100’ün üzerinde çift başvurdu. Selenay Ürkmezer ve Ramazan Oğultaş’ın nikâhını ise saat tam 12.12’de Konak Belediye Başkanı Hakan Tartan kıydı. NEVŞEHİR 12.12.2012 çılgınlığı hemen herkesi sardı. Bu tarihte evlenmek isteyenler nedeniyle nikâh dairelerinde yoğunluk yaşanırken 12.12’nin ilk bebeği Adıyaman’da doğdu. Adı da “Yaren” oldu. Bu tarihte doğum yapmak isteyen anne adayları sezaryenle doğum için hastanelere başvurdu. Nevşehir’de sigortacı Elif Pamir (42) ile oto galerici Yalçın Kaya (42) (üstte) Göreme’den balonla havalanıp 1200 metre yüksekte nikâh kıydı. Nevşehir’de Anadolu Lisesi 12. sınıf öğrencileri için saat 12.12’de eğitime 12 dakika ara verildi. Minik bebek ölü bulundu Ⅵ ZONGULDAK (AA) Serap Demir (20), 2 aylık kızı Nazlı’yı emzirdikten sonra yatağına yatırdı. Daha sonra çocuğuna bakmaya giden anne, kızının nefes almadığını gördü. Demir’in yakınları durumu sağlık ekiplerine bildirdi. Sağlık ekipleri yaptıkları incelemede bebeğin yaşamını yitirdiğini belirledi. Soruşturma sürüyor. Çok kaza oluyor ama... ⅷ İşçiler, inşaatta hiçbir iş güvencesinin olmadığını ve kazaların basına ve kamuoyuna yansımadığını, cep telefonu ile çektikleri görüntülerin de işverenin adamları tarafından ellerinden alındığını ileri sürdü. Çadırların içindeki elektrik kablolarının soba borusunun yanından geçtiğini vurgulayan işçiler, “Başbakan bize ‘Çadırlarda kalmak olmayacak’ demişti. Çadırlarda kalıyoruz ve hiçbir can güvenliğimiz yok” dedi. Cinsel istismar mağduru ölü bulundu ⅷ ZONGULDAK (AA) Zonguldak’ın Kozlu beldesi Köserecik köyünde 3 yıl önce 14 yaşındayken cinsel istismara uğrayan Aynur C’nin (17), ailesiyle yaşadığı evde henüz belirlenmeyen nedenle kusmaya başlaması üzerine yakınları sağlık ekiplerine haber verdi. Eve gelen sağlık ekipleri, Aynur C’nin yaşamını yitirdiğini belirledi. Küçük kızın cesedi, Zonguldak Atatürk Devlet Hastanesi morguna kaldırılırken Aynur C’nin intihar etmiş olabileceği, kesin ölüm nedeninin yapılacak otopsi sonucu belirleneceği bildirildi. Toplu tecavüze 38 yıl hapis cezası RECEP KAPUCU ERZURUM Fırat H. ve Mahmut D; S.A’yı ile para karşılığı ilişki kurmak için anlaşarak Mahmut D’nin dükkânına götürdü. İki arkadaş; daha sonra para ödememek için silah tehdidiyle S.A’ya defalarca tecavüz etti. Ellerinden kurtulan S.A. şikâyetçi oldu. Fırat H. ve Mahmut D. gözaltına alınırken kan ve sperm örnekleri alınarak incelenmek üzere Ankara’ya gönderildi. İncelemede S.A’nın üzerinden çıkan sperm örnekleri ile iki zanlını örnekleri uyuştu. Mahkeme heyeti, tutuklu sanık Fırat H’yi 20 yıl 7 ay 25 gün, Mahmut D’yi ise 18 yıl hapis cezasına çarptırdı. Sanık avukatları karara itiraz etmeye hazırlanıyor.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog