Bugünden 1930'a 5,447,563 adet makale



Katalog


«
»

11 ARALIK 2012 SALI CUMHURİYET SAYFA HABERLER Nehir öldü, yakında çevresini de öldürecek 3 ⅷ Belo Monte barajı, tamamlandığı takdirde yağmur ormanlarının önemli bir kısmını yok edecek, en az 20 bin insanın göç etmesine ve özellikle Amazon’daki yerlilerin geleneksel yaşamının yok olmasına neden olacak. Asıl kıyamet Menderes’te İZMİR (Cumhuriyet Ege Bürosu) CHP İzmir Milletvekili ve Parti Meclisi üyesi Birgül Ayman Güler , Küç ük Menderes Nehri’nde yaşanan kirliliğin tüm bölgeye etkilediğini vurgulayarak “21 Aralık’ta kopacak kıyametten Şirince’nin kurtulacağı söylentileri ortalıkta dolaşıyor. Oysa Küçük Menderes Nehri’ndeki aşırı kirlilik nedeniyle, güzergâhındaki yerleşim yerlerinde ve denize döküldüğü Selçuk’ta kıyamet belirtileri var. Yani asıl kıyamet kirlilikte” dedi. Güler, konuyu TBMM gündemine taşıyarak, Küçük Menderes Nehri’ndeki kirlilik ve bu kirliliğin tehdit ettiği insan ve çevre sağlığını, Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar’a sordu. Küçük Menderes Nehri için zaman kaybedilmeden harekete geçilmesi gerektiğini belirten Güler, “kendi içindeki canlıları öldüren zehirli nehir çevreyi de öldürmeye başlayacak” dedi. ⅷ Kirliliğin en büyük nedeninin, nehre atıklarını gelişigüzel bırakan sanayi tesisleri olduğunu vurgulayan Güler “Küçük Menderes Nehri’nin geçtiği yerleşim yeri ve işletmelerde, Atık Su Arıtma Tesisi (AAT) kurulumu ve çalışma kapasitesi hangi aşamadadır? Kirlenmeyi önleyici herhangi bir acil eylem planı var mıdır?” diye sordu. Türkiye’de Güzel Şeyler de Oluyor Biliyorum, pek çok kişi gazete okurken, televizyon izlerken bunalıyor… Felaket haberleri, başta kadınlara ve doktorlara yönelik saldırılar, cinayetler, hırsızlıklar, yolsuzluklar, yaşam alanımızı daraltan baskılar, televizyon dizilerine bile müdahaleler, okulları ve öğrencileri dahi hedef almaya başlayan terör, azalmayan şehit haberleri, sınırlarımıza dayanmış olan kargaşa, savaş çığlıkları, hukukun evrensel kurallarının ihlal edildiği davalar, artan gelir adaletsizliği, işsizlik, geçim sıkıntısı, silueti bozulan İstanbul, tarihsel ve toplumsal kimliğinden koparılan Beyoğlu, artık lokantalarında içki içilemeyen Anadolu kentleri… İnsanı karamsarlığa, umutsuzluğa iten haberler. Üstelik yakın gelecekte bu karabasandan kurtulma olasılıkları da pek görünmüyor gibi… Üstüne üstlük bütün bu olumsuzlukların olağanlaşması, insanların günlük yaşamlarını sürdürme zorunluluğunun, art arda gelen bütün bu çarpıcı haberleri artık önemsizleştirmesi! Acaba durum gerçekten bu kadar kötü, bu kadar umutsuz mu? Hiç sanmıyorum: Bütün bu olumsuzlukların ardındaki süreçler, ne kadar planlı programlı, ne kadar ceberrut bir biçimde uygulanırsa uygulansın, tek bir doğrusal çizgide gelişmiyor, gelişemez! Tam tersine hepsi karşıtlarıyla birlikte oluşuyor… Diyalektik bir etkileşim, her olumsuz olayın tepkilerini de getiriyor… Olaylarla birlikte tepkiler de artıyor, birikiyor… Hiç kuşkunuz olmasın, bütün olumsuz siyasal, toplumsal, kültürel, hukuksal, ekonomik süreçler zıtlarıyla birlikte geliştiği için, toplum, sıkıntılı olmakla birlikte, demokrasi ve insan hakları bağlamında, daha özgür, daha adil, daha müreffeh bir yapıya doğru ilerleyecek! Örnek mi istiyorsunuz? Prof. Yılmaz Büyükerşen’e ve Eskişehir’e bakın: Kim demiş CHP’li belediyeler beceriksiz diye… Kim demiş bozkırın ortasında yelken yarışları yapılmaz diye… Kim demiş kentlerde toplu taşımacılığa önem verilmiyor diye… Kim demiş opera Anadolu’da tutmaz diye… Kim demiş yeterince müze yok, olanlar da ziyaret edilmiyor diye… Kim demiş kentler betonlaşma virüsüyle yaşanmaz hale geldi diye… Kim demiş yeşil alanlar azalıyor diye! Eskişehir’e gidin, düzenli bir kentte sanatı, kültürü yaşayın ve ıslah edilen Porsuk’ta tekne sefası yapın… Nehirlerde, göllerde, parklarda gezin, her biri özgün nitelik taşıyan 26 köprüden biri olan, Van Gogh’un tablosundaki köprüden geçerek Şehri Aşk Adası’nda dinlenin. Elbette büyükşehir belediye yönetiminin pek dillendirmediği bir Avrupa Birliği projesinden, çok özel bir eş ve çocuk evinden haberiniz olmayacak… Bu evde mahkumların çocukları, bütün gereksinmeleri karşılanarak, kaynaştırma grubunun eş ve çocukları ile birlikte büyütülüyor, annelerine de eğitim veriliyor. 15 sahneli salonuyla, opera binasıyla, en modern tekniklerle donatılmış müzeleriyle, 60 kişilik senfoni orkestrasıyla Eskişehir, 2013 yılı Türk Toplulukları Kültür ve Sanat Başkenti seçilmiş! Bütün bu mucizeleri, iktidardan destek değil, köstek görerek gerçekleştiren bir adam var, adam gibi bir adam: Prof. Yılmaz Büyükerşen. Geleceğin Türkiye’sini görmek, yaşamak istiyorsanız Eskişehir’e gidin, hayatınız renklensin, moraliniz düzelsin! İstanbul Haber Servisi Amazon’daki Xingu Nehri üzerine dünyanın en büyük üçüncü barajı Belo Monte’yi inşa etmeyi planlayan Brezilya hükümetine karşı, dün dünya çapında eylemler yapıldı. Dünyanın değişik bölgelerinden birçok kurum ve kişi Brezilya hükümetine hitaben hazırlanmış İngilizce sloganlarla fotoğraf çektirip internette paylaştı ve Brezilya büyükelçiliklerine mektuplar gönderdi. Belo Monte barajına karşı devam eden imza kampanyasına destek verildi. Eyleme Türkiye’den de Doğa Derneği destek verdi. Doğa Derneği Hasankeyf Kampanya Koordinatörü Dicle Tuba Kılıç yaptığı açıklamada “Belo Monte, tıpkı Hasankeyf ve Dicle Vadisi’ni tehdit eden Ilısu Barajı gibi bir UNESCO Dünya Kültür Mirası’nı, Amazon yağmur ormanlarının önemli bir bölümünü yok edecek” dedi. Brezilya hükümeti, önümüzdeki 20 yıl içinde Amazon’daki nehirlerde toplam 60 dev baraj inşa etmeyi planlıyor. Amazon’u kurtarın Dört dörtlük kaçakçılık tesisi DİYARBAKIR (Cumhuriyet) Türkiye’nin İran ve Irak’a sınırı olan Şemdinli ilçesinde akaryakıt kaçakçıları inanılmaz bir yönteme başvurdu. İran sınırının iç tarafından Şemdinli’nin Nikse Yaylası’na kadar 3 kilometre uzunluğunda boru hattı bulundu. Kaçakçıların, Nikse Yaylası’ndaki boru hattının ucuna küçük bir rafineri kurduğu ve her biri 5 bin litrelik 5 tankın dolum tesisi gibi çalıştırıldığı ortaya çıkarıldı. Dolum tesisinin hemen arkasına kaçakçıların konaklaması için de 2 odalı bir baraka yapıldığı belirlendi. 3 aylık bebeklerini döverek öldürdüler NEVŞEHİR (Cumhuriyet) Bir televizyon programında 3 yıl önce evlenen Celal Ş. (36) ve Dilek Ş. (25), polisi arayarak 3 aylık bebekleri Rukiye’nin öldüğünü bildirdi. Yapılan otopside, bebeğin kaburga kemiklerinde ve kafatasında kırıklar tespit edildi. Gözaltına alınan Celal Ş, “çocuğunu darp ederek öldürdüğü”, anne Dilek Ş. de “olayı gizlediği” iddiasıyla tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog